Arama

Doktorluk

Güncelleme: 22 Haziran 2017 Gösterim: 40.447 Cevap: 3
Bachata - avatarı
Bachata
Ziyaretçi
15 Haziran 2006       Mesaj #1
Bachata - avatarı
Ziyaretçi

Doktorluk

Ad:  1.jpg
Gösterim: 1069
Boyut:  32.1 KB

İşin Doğası


Sponsorlu Bağlantılar
  • Tıp doktorları, insanların sağlığını korumak, hastalıklara tanı koymak, tıbbî ve cerrahî girişimlerde bulunarak hastalıkları tedavi ederler, sağlık alanında araştırmalar yaparlar.
  • Sağlıklı bebekleri ve erişkinleri hastalıklardan korumak için aşılama hizmetleri düzenlerler.
  • Hastanın durumuna göre özel testler veya röntgen incelemesi yaptırırlar.
  • Aile planlaması konusunda danışmanlık yaparlar.
  • Sorumlu olduğu hastane veya tıp servislerini idare ederler.
  • Bulaşıcı hastalıkları önlemek için çalışma yaparlar.

Kariyer Olanakları


  • Temel Tıp Bilimleri Önlisans Diploması : Temel Tıp Bilimleri Kademesini başarıyla tamamlayanlara üniversiteden ayrıldıkları takdirde verilir.
  • Temel Tıp Bilimleri Lisans Diploması : Temel Tıp Bilimleri Önlisans ve Temel Tıp Bilimleri Lisans eğitimini başarıyla tamamlayanlara verilir.
  • Klinik Bilimler Yüksek Lisans Diploması: Klinik Bilimler Yüksek Lisans Kademesini başarıyla tamamlayanlara verilir.
  • Tıp Doktorluğu Diploması: Temel Tıp Bilimleri Önlisans, Klinik Bilimler Yüksek Lisans ve Aile Hekimliği Kademelerini başarıyla tamamlayanlara verilir.
  • Tıp doktorluğu diplomasını alan kimse “Pratisyen Hekim” unvanını taşır. Tıp doktoru olan kimse TUS (Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı)’ta başarılı olursa şu alanlardan birinde uzmanlaşabilir:

Koruyucu Hekimlik Uzmanlık Dalları


1- Halk Sağlığı
  • Epidemiyoloji
  • İşçi Sağlığı ve Güvenliği
  • Okul Hekimliği
  • Askeri Sağlık Hizmetleri Hekimliği
2- Spor Hekimliği
3- Hava ve Uzay Hekimliği
4- Deniz Hekimliği
5- Hijyen ve Koruyucu Hekimlik
6- Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji
7- Aile Hekimliği

İyileştirici Hekimlik (Klinik) Uzmanlık Dalları:


  • İç Hastalıkları
  • Göğüs Hastalıkları ve Tüberkiloz
  • Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları
  • Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji
  • Ruh Sağlığı ve Hastalıkları
  • Deri ve Zührevî Hastalıklar
  • Nöroloji (Sinir Sistemi Hastalıkları)
  • Genel Cerrahi
  • Çocuk Cerrahisi
  • Ortopedi ve Travmatoloji (İskelet Sistemi Hastalıkları)
  • Anesteziyoloji ve Reanimasyon
  • Kadın Hastalıkları ve Doğum
  • Kulak – Burun – Boğaz Hastalıkları
  • Göz Hastalıkları
  • Üroloji (Boşaltım Sistemi Hastalıkları)
  • Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon
  • Hidroklimatoloji
  • Radyoloji
  • Göğüs Cerrahisi
  • Kalp ve Damar Cerrahisi
  • Beyin ve Sinir Cerrahisi
  • Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Vb.

Laboratuvar Uzmanlık Alanları


  • Biyokimya ve Klinik Biyokimya
  • Patolojik Anatomi
  • Tıbbî Farmakoloji
  • Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji

Akademik Uzmanlık Dalları


  • Adli Tıp
  • Anatomi
  • Fizyoloji
  • Fizyopatoloji
  • Tıbbî Histoloji ve Embriyoloji
  • Tıp Tarihi ve Deontoloji
  • Tıbbî Genetik
  • Nükleer Tıp

İstihdam


Sağlık ocaklarında, ana çocuk sağlığı merkezlerinde, verem savaş dispanserlerinde, SSK hastanelerinde, çeşitli kurumların sağlık birimlerinde, devlet hastanelerinin acil servislerinde, özel hastane ve polikliniklerde, hekim ve yönetici olarak çalışabildikleri gibi kendi muayenehanelerini de açabilirler.

Ülkemizde sağlık personeline, özellikle hekime ihtiyaç artmaktadır. Her alanda yetişmiş hekime, özellikle pratisyen hekime büyük ihtiyaç vardır.

Gereken Kişilik Özellikleri


  • Tıp programında okumak ve tıp doktoru olmak isteyen kimselerin üst düzeyde akademik yeteneğe , kuvvetli bir belleğe sahip olmaları gerekmektedir.
  • Fizik, kimya, biyoloji, anatomi ve fizyoloji gibi konulara ilgi duymaları ve bu alanlarda başarılı olmaları gerekmektedir.
  • Operatör olmak isteyenlerin ayrıca el – parmak becerisine sahip olmaları gerekir.
  • Okumayı seven, her zaman tıptaki yenilikleri izleyen, dikkatli, sabırlı, azimli, fedakârlıktan kaçınmayan, insanlara karşı saygılı, onların duygularını anlayabilen kişiler olmaları gerekmektedir.
  • Meslektaşları ve hastalarıyla iyi iletişim kurabilmesi için hoşgörülü, insan sevgisi ve insanlara yardım isteği güçlü, sosyal insanlar olmalıdırlar

Benzer Meslekler


  • Diş Hekimliği, Veteriner Hekimlik.

Eğitim


Mesleğin temel eğitim süresi 6 yıldır.
Tıp programında öğretim “Tıp Doktorluğu” ve “Temel Tıp Bilimlerinde Lisans Eğitimi” olmak üzere iki düzeyde yapılır. Tıp doktorluğu düzeyi 3 kademeden oluşur. Temel Tıp Bilimleri Önlisans Kademesi, öğretimin ilk iki yılını kapsar. Bu dönemde biyoloji, fizik, kimya dersleri ile anatomi, fizyoloji, mikrobiyoloji vb. temel tıp dersleri verilir. Klinik Bilimleri Yüksek Lisans Kademesi, öğretimin 3., 4. ve 5. sınıflarını kapsamakta ve bazı temel tıp bilimleri dersleri ile klinik, poliklinik gibi uygulama alanları ve gerekli laboratuvar çalışmalarını içermektedir. Öğretimin 6. yılını kapsayan Aile Hekimliği Kademesi, klinik ve poliklinik uygulamalarını içermektedir.

Temel Tıp Bilimleri Lisans Eğitimi ise, Temel Tıp Bilimleri Önlisans Kademesini başarı ile tamamlayanlardan dileyenlerin devam edebilecekleri 2 yıllık bir eğitimdir. Bu dönemde, botanik, zooloji, anatomi, biyokimya, biyofizik, mikrobiyoloji vb. dersleri okutulmaktadır.
Son düzenleyen Safi; 22 Haziran 2017 21:39
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
2 Ekim 2006       Mesaj #2
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Ad:  1.jpg
Gösterim: 497
Boyut:  34.0 KB

Doktorluk


DOKTOR


Sponsorlu Bağlantılar
a. (fr. docteur'darı)
1. HEKİM in eşanlamlısı.
2. Bir üniversite tarafından verilen doktorluk unvanını almış kimse (genellikle tümleçle): Tıp, edebiyat, hukuk doktoru.

—Denize. Gemi doktoru, ticaret gemilerinde görev yapabilmek için özel bir sınavdan geçirilmiş tıp doktoru; yönetmelik gereği her gemide bir doktor bulunması zorunludur.
Doktor, Latince öğretmen demektir. Bin yıl önce, ilk üniversitelerin ortaya çıkmasıyla birlikte, akademik bir unvan olarak kullanılmıştır. Günümüzde, doktora sahibi olan kişilere verilmekle birlikte, genellikle Tıp Doktoru anlamında kullanılır ve kişilerin adlarından önce gelen Dr. kısaltmasıyla belirtilir.

Bizde hekim olarak anılan bu meslek grubunun tarihi çok daha eskilere dayanır. İbni Sina modern tıbbın babası olarak bilinir ve Avrupa'da Avicenna adıyla ders kitaplarında okutulur.

İslam dinine göre de tüm peygamberlerin hekimlik uygulamaları yaptığı bilinir. Özellikle Muhammed'in rahatsızlanan insanlar için Allah'tan gelen ilhamla yaptığı tedaviler tıbbı nebevi (peygamber tıbbı) olarak bilinir ve hadis kitaplarında önemli bir yer tutar.

Doktor unvanı, ilk olarak Avrupa'da ortaya çıkmış ve zamanla Amerika'ya ve diğer Avrupa sömürgelerine de yayılmıştır. Dünya üzerinde doktor kelimesini Türkçe'deki dizilişi ve anlamıyla yazan 15 kadar daha ülke bulunmaktadır. Örneğin Macaristan, İsveç, Danimarka, Yugoslavya, Türki Devletler vs.

Türkiye'de doktorlar 6 yıllık üniversite eğitimi görürler ve mezun olduklarında pratisyen hekim olurlar, reçete yazma ve hastanelerde çalışma iznine sahip olurlar. Belirli bir alanda uzmanlaşmak isteyenler, yılda iki defa yapılan (Nisan ve Eylül aylarında) Tıpta Uzmanlık Sınavı'na (TUS) girerler.

Bu sınavı başaran (sınava girenlerin yaklaşık %5-10'u) hekimler branşlarına göre 4 ila 6 yıl arasında ihtisas eğitimi görerek uzman hekim olurlar. Ayrıca Tıp Fakültesi dışında Diş Hekimliği Fakültesi mezunları da "Diş Doktoru", "Diş Hekimi" veya "Diş Tabibi" olarak adlandırılmaktadır, diş hekimlerinin uzmanlık alanı, mesleki sıfatları ile bütünleşmiş durumdadır.

Pratisyen Hekimlik , Dünyada Tıp disiplinleri arasında ayrı bir uzmanlık alanıdır. 1. basamak hekimliğinin uzmanlık alanı "pratisyen hekimliktir".

Dünyada pek çok ülkede tıp fakültesini bitiren hekimler meslek örgütleri tarafından en az yarısı sahada olmak üzere bir eğitime tabi tutularak "pratisyen hekim" unvanını almaktadırlar. Türkiye'de yasal boşluklar nedeniyle bu eğitimi, verebilecek tek kurum olan Türk Tabipleri Birliği Genel Pratisyenlik Enstitüsü (TTB-GPE) rudimanter bırakılmıştır.

Türkiye'de şu anda 'genel tababet' olarak adlandırılan pratisyen hekimlik için mezuniyet sonrası bir eğitim bulunmamaktadır. Tüm dünyada bu eğitimi alan doktorlar hastayı ilk gören ve tüm Sağlık sorunlarını yakından takip eden Aile hekimliği uygulamalarının bel kemiğidirler.

Böylece küçük sağlık sorunları Mahallede halledilmiş olacağından hem hastanın işi çabuk hallolmuş olur hem de daha karmaşık sorunlar için hastaneye sevk edilenlerin hastanelerdeki bekleme süresi azalmış olur.
Son düzenleyen Safi; 22 Haziran 2017 21:43
alperen100 - avatarı
alperen100
Ziyaretçi
20 Ekim 2009       Mesaj #3
alperen100 - avatarı
Ziyaretçi

Doktor veya tabip.


Bin yıl önce, ilk üniversitelerin ortaya çıkmasıyla birlikte, akademik bir unvan olarak kullanılmıştır. Günümüzde, doktora sahibi olan kişilere verilmekle birlikte, genellikle Tıp Doktoru yani Tabip anlamında kullanılır ve kişilerin adlarından önce gelen Dr. kısaltmasıyla belirtilir. Bu meslek grubunun tarihi çok daha eskilere dayanır.

Doktor unvanı, ilk olarak Avrupa'da ortaya çıkmış ve zamanla Amerika'ya ve diğer Avrupa sömürgelerine de yayılmıştır.
Türkiye'de tıp doktorları 6 yıllık üniversite eğitimi görürler ve mezun olduklarında pratisyen doktor olarak anılırlar. Mezuniyetlerinin TC Sağlık Bakanlığı tarafından tasdiklenmesi sonrası reçete yazma ve sağlık kurumlarında çalışma iznine sahip olurlar. Belirli bir alanda uzmanlaşmak isteyenler, yılda iki defa yapılan (Nisan ve Eylül aylarında) Tıpta Uzmanlık Sınavı'na (TUS) girerler. Bu sınavı başaran (sınava girenlerin yaklaşık %5-10'u) pratisyen doktorlar uzmanlık anlarına göre 4 ila 6 yıl arasında uzmanlık eğitimi görerek uzman doktor olurlar. İlaç ile tedavi eden tıp doktorları pratisyen veya uzman, farketmez hekim başlığı altında anılırlar. Ameliyat ile tedavi eden tıp doktorları cerrah başlığı altında anılırlar. Tabip ismi hekim ve cerrahları kapsayan tüm tıp doktorları topluluğunu betimler.

Ayrıca Tıp Fakültesi dışında Diş Hekimliği Fakültesi mezunları da "Diş Doktoru", "Diş Hekimi" veya "Diş Tabibi" olarak adlandırılmaktadır, diş hekimlerinin uzmanlık alanı, mesleki sıfatları ile bütünleşmiş durumdadır.

Pratisyen Hekimlik
dünyada tıp disiplinleri arasında ayrı bir uzmanlık alanıdır. 1. basamak hekimliğinin uzmanlık alanı "pratisyen hekimlik" dir. Dünyada pek çok ülkede tıp fakültesini bitiren hekimler meslek örgütleri tarafından en az yarısı sahada olmak üzere bir eğitime tabi tutularak "pratisyen hekim" unvanını almaktadırlar. Türkiye'de şu anda 'genel tababet' olarak adlandırılan pratisyen hekimlik için mezuniyet sonrası bir eğitim bulunmamaktadır. Tüm dünyada bu eğitimi alan tıp doktorlar hastayı ilk gören ve tüm sağlık sorunlarını yakından takip eden aile hekimliği uygulamalarının bel kemiğidirler. Böylece küçük sağlık sorunları mahallede halledilmiş olacağından hem hastanın işi çabuk hallolmuş olur hem de daha karmaşık sorunlar için hastaneye sevk edilenlerin hastanelerdeki bekleme süresi azalmış olur.
Son düzenleyen Safi; 22 Haziran 2017 21:27
_AERYU_ - avatarı
_AERYU_
Ziyaretçi
19 Ağustos 2013       Mesaj #4
_AERYU_ - avatarı
Ziyaretçi
Doktorluk
Ad:  2.jpg
Gösterim: 431
Boyut:  28.7 KB

Doktor Kimdir?
Tababet yapan kişiye doktor denir. Doktorun en önemli görevi insan sağlığını korumak ve bozulmuş sağlığı düzeltmeye çalışmaktır. Bu amaçla doktor yer yüzünde var olan tüm hastalık durumlarının ve bunların tedavilerinin öğretildiği bir eğitimden geçer. Bu eğitim sırasında insan vücudunu ve çalışma prensiplerini öğrenir. Hastalıkları önlemek ve tedavi etmek amacıyla çalışan meslek grubudur. Doktorluk kutsal bir meslek olarak görülür.

Doktorun görevi nedir?
Doktorluk fazlasıyla sorumluluk sahibi olmayı gerektiren bir meslektir. Her doktor hastasına dünya üzerinde o ana kadar bilinen en iyi ve en yeni hizmeti vermelidir. Hastalarının kendisine bu konuda sorgusuz sualsiz tam güvendiğini düşünerek doktor kendisini bu hizmeti sunmaya hazır halde tutmalıdır. Bu amaçla doktorlar temel eğitimlerinde çok titiz ve detaylı bir eğitimden geçmeli mevzuniyet sonrası eğitimlerine devam etmeli ve ettirilmelidirler.

Farklı doktorların farklı görevleri olur. Pratisyen hekimler, aile doktorları insanların gündelik hastalıkları ve kronik hastalıklarının takiplerini yaparlar. Soğuk algınlığı, nezle, grip, diyabet, tansiyon gibi kronik takip gerektiren hastalıkları takip eder, aşılamaları düzenlerler.

Vücuttaki bölümlere göre uzmanlık branşları seçerek uzmanlaşmış doktorlar vardır. Örnek olarak dermatolojist cilt hastalıkları ile, Ürolojist idrar yolları ve erkek genital hastalıkları ile, jinekoloji kadın hastalıkları ile, nörolojist, beyin ve sinir sistemi hastalıkları ile iç hastalıkları uzmanı, iç organ hastalıkları ile ilgilenir.

Ameliyatla tedavi edilen hastalıklar için cerrahi branşlar vardır. Yine organa göre uzmanlaşma olur. Beyin ve sinir sitemi ameliyatlarını yapanlar: Beyin cerrahları, kulak burun boğaz ameliyatlarını yapanlar: KBB cerrahları, kol bacak gibi uzuvlara ait ameliyatları yapanlar: Ortopedik cerrahlar, jinekolojik organların ameliyatlarını yapanlar: Jinekolojik cerrahlar, böbrek, idrar yolları, erkek cinsel organları ameliyatlarını yapanlar: Ürolojik cerrahlar, kalp ve damarların ameliyatlarını yapanlar: Kardiyovasküler cerrahlar, deri ve dış görünüşü düzeltmeye yönelik operasyonlar yapanlar: Plastik cerrahlar, sindirim ve endokrin sistemine ait ameliyatları yapanlar: Genel cerrahlardır.

Tüm doktorlar aynı şekilde çalışmaz. Kimi doktor tüm gün hasta muayene edip tedavi verirken, kimisi günün belli bir kısmında hasta ameliyat eder. Bazı doktorlarda hastaları hiç görmeden çalışır. Bunlar laboratuvar, radyoloji departmanları, araştırma ve eğitim hizmetleri ile ilgilenen doktorlar olabilir.

Genel olarak bakıldığında doktor önce hastasını görür. Onunla konuşur ve hastalığı hakkında kafasında çeşitli düşünceler ve tahminler oluşturur. Ardından bu tahminleri doğrulamak veya hastalığı anlamak için çeşitli labarotuvar ve radyolojik testler ister. Sonra hastasını tekrar bu testlerle beraner değerlendirir. Hastalığın tanısını koyar. Tedaviyi düzenler.
Doktorlar güncel tedavileri bilmek, bunun için devamlı eğitim almak, yoğun bir tempoda çalışmak ve mesai saatleri dışında oluşabilecek acil hastalıklar için hazır olmak zorundadır.

Doktor yemini nedir?
Doktorlar mezuniyet törenlerinde etik değerlere bağlı kalacaklarına dair yemin ederler. Böyle bir garanti vererek bu çok önemli mesleği uygulama hakkını kazanırlar. Çok eski zamanlardan beri bu uygulama, tıp alanında kötü uygulamaların önüne geçilmek için yapılmıştır. Hipokrat tarafından yazıldığı düşünülmektedir.

Hipokrat yemini şöyledir:
Orjinal Hali
"Hekim apollon aesculapions, hygia panacea ve bütün tanrı ve tanrıçalar adına!... and içerim, onları tanık ve şahit tutarım ki, bu andımı ve verdiğim sözü gücüm kuvvetim yettiği kadar yerine getireceğim. Bu sanatta hocamı, babam gibi tanıyacağım, rızkımı onunla paylaşacağım. Paraya ihtiyacı olursa kesemi onunla bölüşeceğim. Öğrenmek istedikleri takdirde onun çocuklarına bu sanatı bir ücret veya senet almaksızın öğreteceğim. Reçetelerin örneklerini, ağızdan bilgileri şifahi malumatı ve başka dersleri evlatlarıma, hocamın çocuklarına ve hekim andı içenlere öğreteceğim. Bunlardan başka bir kimseye öğretmeyeceğim. Gücüm yettiği kadar tedavimi hiçbir vakit kötülük için değil, yardım için kullanacağım. Benden ağı ( zehir ) isteyene onu vermeyeceğim gibi, böyle bir hareket tarzını bile tavsiye etmeyeceğim. Bunun gibi gebe bir kadına çocuk düşürmesi için ilaç vermeyeceğim. Fakat hayatımı tertemiz bir şekilde kullanacağım. Bıçağımı mesanesinde taş olan muzdariplerde bile kullanmayacağım. Bunun için yerimi ehline terk edeceğim. Hangi eve girersem gireyim, hastaya yardım için gireceğim. Kasıtlı olan bütün kötülüklerden kaçınacağım. İster hür ister köle olsun erkek ve kadınların vücudunu kötüye kullanmaktan mazarrattan sakınacağım. Gerek sanatımın icrası sırasında, gerek sanatımın dışında insanlarla münasebette iken etrafımda olup bitenleri, görüp işittiklerimi bir sır olarak saklayacağım ve kimseye açmayacağım. Vegrorum arcana visa, audita intellecta nemo eliminet."

Günümüzdeki Hali
"Tıp fakültesinden aldığım bu diplomanın bana kazandırdığı statü,hak ve yetkileri kötüye kullanmayacağıma, hayatımı insanlık hizmetlerine adayacağıma, hastalarımı memnun edeceğime, insan hayatına mutlak surette saygı göstereceğime, mesleğim dolayısıyla öğrendiğim küçük sırları saklayacağıma, hocalarıma ve meslektaşlarıma saygı ve sevgi göstereceğime dil,din, milliyet, cinsiyet, takım, ırk ve parti farklarının görevimle vicdanım arasına girmesine izin vermeyeceğime, mesleğimi dürüstlükle ve onurla yapacağıma namusum ve şerefim üzerine yemin ederim."

Doktorun yapması ve yapmaması gerekenler
Doktorların meslek amaçları insana yardımdır. Yardım edilecek insanın ırkı, dini, mezhebi, dili, milliyeti hiç önemli değildir. Doktor insanların mahremiyetine saygı gösterir. Sırlarını saklar. Her ne kadar bu mesleğin yapılması karşılığında bir maddi kazanç elde edilse de bu kazanç hiç bir zaman amaç olmamalı araç olmalıdır. Araç olmalıdır çünkü uygulanan bu mesleğin değeri çok büyüktür. Toplumun her kesiminden insanların sıkıntılı anlarında yanlarında olan, onlara çare bulan, bu çareleri bulmak için hayatının büyük bölümünü eğitimle geçirmiş ve güncel yenilikleri takip etmek zorunda olan bir kişinin maddi sıkıntısı olmamalıdır. Ancak maddi hırslarla yapıldığı taktirde meslek tehlikeli hale gelebilmektedir.

Doktorların en sık karşılaştığı sorunlar
Doktorluk son yıllarda en büyük değişime uğrayan meslek gruplarından biri olmuştur. Yıllarca aynı usül ve tekniklerle yürütülen tababet son 20 yıl içerisinde teknolojik gelişmelerle beraber hızlı bir değişim yaşamaktadır. Elektronik ve teknolojik cihazlar tıbbın her alanını istila etmiş, hasta hizmet kalitesini yükseltmiştir. Artık tahliller daha doğru, görüntüleme merkezleri son teknoloji ile donanmış durumda, teşhisler daha doğru konur hale gelmiştir. Operasyon teknolojilerindeki müthiş yenilikler tedavileri çok daha başarılı hale getirmiştir. Kısaca son 20 yılda tıp çağ atlamıştır.
Bu yeniliklerin elbette bir bedeli vardır. Tüm dünyada yaşanan bu gelişmelerle tıp dünyası modern alet edevata, dolayısı ile dış ülkelere bağımlı hale gelmiştir. Çok büyük yatırımlarla sahip olunan bu cihazlar hekimliği bireysel uygulanabilen bir meslek olmaktan çıkarmış, hastaneleri büyük şirketler haline getirmiş, hekimleri de bu şirketlerin çalışanları haline getirmiştir.

Geçtiğimiz yıllarda kazandığı ile kendisini ve ailesini geçindirmeye çalışan hekimin sırtında şu anda koca koca hastaneler, tüm bu hastanedeki çalışanlar, sıklıkla yenilenmesi gereken bir dünya modern aletin masrafları vardır. Hekim emeğinin ancak bir kısmını artık evine götürebilmekte bu yüzden de eskiye oranla daha çok çalışarak daha çok iş üretmek zorunda kalmaktadır.
Artık kitap okumak, kongre takip etmek, güncel bilgileri yakalamaya çalışmak ikinci planda kalmıştır. Hele yorucu tempo sonrası bir tatil yapıp kendine gelmek akla bile getirilmemelidir. Çünkü hekimin sabit aldığı bir maaşı kalmamıştır. Hakediş adı verilen bir sisteme göre kazandığının belli bir kısmı kendisine verilerek çalıştırılmaktadır. Bu durumda uzun tatiller mali kriz anlamına gelmektedir.

Yatırımı hekim bilgisinden çok teknolojik aletlere ve bina görünümüne yapmak zorunda olan hastanelerde her mali krizde hekimlere verdikleri ücretlerde kısıtlamalar oluşturarak cendereyi daraltmaktan hiç çekinmemektedirler.
Devlet hastanesinde çalışan doktorların hali ise bir başka acı tablodur. Devlet yıllarca bu meslek grubunda kaliteli insanları çalıştırmak amacıyla doktorlara özel muayene açma hakkını tanımıştır. Doktorlarda gayet onurlu bir şekilde yine özveri ile mesai saatlerinde devlet güvencesi ile maddi durumu iyi olmayan insanlara hizmet vermişler mesai saatleri dışında da maddi durumu daha iyi olup daha özel hizmet almak isteyenlere hizmet vermişlerdir.

Bu yolun kapanması sanılmasın ki hastaların avantajına olmuştur. Evet hastalar artık ceplerinden para ödeyip özel doktor muayenehanesine gitmiyorlar. Çünkü onlar artık SGK güvencesi kullandıklarını zannederek yine kendi ceplerinden milyonlarca lirayı fark adı altında, özel hastanelere, bunların patronlarına, çalışan yüzlerce personeline, yurt dışından getirilen milyon dolarlarlık teknolojik aletlerine ve bir de onlara bu hizmeti sunan doktorlarına ödüyorlar. Geçmiş olsun.

Doktorların özel ve devlet hastanesinde aldığı maaşlar ne kadardır?
Doktorlar ne kadar kazanıyor? Bu gün ülkemizde devlet hastanelerinde çalışan pratisyen hekimler 2-3 bin arası, uzman hekimler 5-7 bin TL arası, özel hastanelerde çalışan uzman hekimler 7-10 bin TL arası para kazanmaktadır.
Son düzenleyen Safi; 22 Haziran 2017 21:43

Benzer Konular

21 Haziran 2017 / sorucu Meslekler
27 Nisan 2009 / __ilocuq__ Cevaplanmış