Arama

Mimarlık Gündemi - Sayfa 5

Güncelleme: 7 Nisan 2014 Gösterim: 22.406 Cevap: 52
Daisy-BT - avatarı
Daisy-BT
Ziyaretçi
25 Şubat 2011       Mesaj #41
Daisy-BT - avatarı
Ziyaretçi

Etkinlik Tarihi 27.02.2011
Sponsorlu Bağlantılar
Saati : 15.00-16.45

Etkinlik Adresi; Mülkiyeliler Birliği Lokali
Kuzguncuk Çarşı Caddesi No:10
İskele karşısı


Bostan’daki Yapılaşmaya Karsı Kuzguncuk’ta Ayda Bir Siir

Kuzguncuk Bostan bölgesinde yapılaşmaya karşı çıkan inisiyatif bir buluşma ile kararı protesto ediyor. Grubun yaptığı basın açıklaması şöyle:

Üsküdar ilçesi Kuzguncuk mahallesinin tam kalbinde bulunan yaklaşık 17 dönüm arazi tapuda “bostan” olarak tanımlanmıştır. Bu arazi uzun yıllar bostan olarak işletilmiş ve Kuzguncuk halkının sebze meyve ihtiyacını karşılamıştır. Bu sebeple de; Kuzguncuklular tarafından, bostanın mülk sahibi ve işletmecisi olan Şoro’nun oğlu İlya’nın adıyla birlikte anılmış ve “İlya’nın Bostanı” olarak adlandırılmışt. Bu bostan alanı bugün Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün mülkiyetinde tescillidir.

Bostan’ın 2011 başı itibarı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yap-işlet-devret modeli ile yatırım programına alındığını ve bostanın bulunduğu yerde bir ilkokul yapılacağını öğrenmiş bulunmaktayız.Bu yeni proje, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün bostan üzerindeki üçüncü yapılaşma girişimidir.

Kuzguncuk halkı 1990 yılından bu yana semtteki bostanın yapılaşma tehdidine karşı mücadele ediyor. İlya’nin bostanı olarak bilinen bostan Kuzguncuk halkının soluk alabileceği, herhangi bir depremde sığınabileceği tek yeşil alan. Kuzguncuk halkı ve Kuzguncuklular Derneği, bostanın yapılaşmasına karşı birçok değişik etkinlik düzenliyor. Bu etkinliklerden biri de Bostan’daki Yapılaşmaya Karşı Kuzguncuk’ta Ayda Bir Şiir etkinliğidir. Kuzguncuk’ta yaşayan şairlerin katılacağı bu ilk dinletiye ilgi gösterileceği sanılmaktadır.
Katılımcı Şairler:

Orhan Alkaya
Cengiz Bektaş
Egemen Berköz
Gülsüm Cengiz
Yaşar Miraç



Mimdap


BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 2 üye beğendi.
Daisy-BT - avatarı
Daisy-BT
Ziyaretçi
25 Şubat 2011       Mesaj #42
Daisy-BT - avatarı
Ziyaretçi

Ad:  otel18.jpg
Gösterim: 296
Boyut:  65.5 KB
Sponsorlu Bağlantılar

2010′da World Travel Awards tarafından ‘Dünyanın En İyi Şehir Oteli’ seçilen Mövenpick Hotel İstanbul, önceki akşam bir davetle 8. yılını kutladı.

Ev sahipliğini otelin Genel Müdürü ve Türkiye Bölge Müdürü Frank Reichenbach’ın yaptığı davete İsviçre Başkonsolosu Ernst Balzli ve eşi Alice Balzli, İsviçre Havayolları Genel Müdürü Gregor Wende, Nestle Türkiye CEO’su Dr. Hans-Ulrich Mayer, otel misafirleri ve iş dünyasının seçkin simaları katıldı.
2003′ten beri hizmet veren Mövenpick Hotel İstanbul’un aynı zamanda 2009 yılında ‘Avrupa’nın En İyi İş Oteli’, 2008 ve 2007 yıllarında ise ‘Türkiye’nin En İyi İş Oteli’ dalında birinci olduğunu belirten Reichenbach, 8 yıl boyunca kendilerine destek veren tüm misafirlere teşekkürlerini sundu.


Kaynak : Akşam


BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 2 üye beğendi.
Daisy-BT - avatarı
Daisy-BT
Ziyaretçi
9 Mart 2011       Mesaj #43
Daisy-BT - avatarı
Ziyaretçi

ODTÜ Mimarlık Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aydan Balamir, Avusturya Cumhuriyeti Nişanı’na layık görüldü…


Ad:  aydan1.jpg
Gösterim: 291
Boyut:  29.8 KB

ODTÜ Mimarlık Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aydan Balamir, TBMM Ana Binası ile bakanlıkların da aralarında bulunduğu 15binanın Avusturyalı mimarı Holzmeister üzerine yazdığı kitabı ve araştırmaları dolayısıyla “Avusturya Cumhuriyeti Altın Liyakat Nişanı”na layık görüldü.
Doç. Dr. Balamir ödülünü, ODTÜ Mimarlık Fakültesi’nde düzenlenen törende, Avusturya Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreteri Johannes Kyre ve Avusturya Büyükelçisi Heidemaria Gürer’in elinden aldı. Törene ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Acar da katıldı. Kyre, törende yaptığı konuşmada, ünlü mimar Clemens Holzmeister’ın cumhuriyetin kuruluş yıllarında TBMM ile çok sayıda bakanlık binasının da aralarında bulunduğu 15 yapıtın tasarımını üstlendiğini belirtti. Doç. Dr. Balamir’in, Holzmeister üzerine 2001-2005 yılları arasında Ankara, İstanbul ve Viyana’da sergiler düzenlediğini, “Clemens Holzmeister; Çağın Dönümünde Bir Mimar” adlı kitabı kaleme aldığını dile getiren Kyre, böylece ünlü mimarın dünya çapında tanınmasına büyük katkı verdiğine işaret etti. Kyre, Balamir’in ünlü mimarın 125. doğum günü için sergi hazırlığında olduğunu da iletti. Kyre, Avusturya Cumhurbaşkanı Heinz Fisher tarafından Doç. Dr. Balamir’e, Holzmeister üzerine yürüttüğü çalışmalarındaki başarılarından dolayı altın liyakat nişanı verilmesine karar verildiğini belirtti. Ankara Çankaya’da bir caddeye Holzmeister adının verildiğini anımsatan Kyre, yakın zamanda Oran’da bir parka mimarın adının verileceğini, ayrıca TBMM bahçesi önüne de mimarın anısına bir anıt dikilmesi üzerine hazırlıklar yürüttüklerini bildirdi. Doç. Dr. Aydan Balamir de liyakat nişanını 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde almasının ayrı bir önemi olduğunu belirtti. ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Acar ise ODTÜ öğretim üyesine Avusturya liyakat nişanı verilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek yetkililere teşekkür etti.

Holzmeıster kimdir?

Avusturyalı mimar Clemens Holzmeister (1886-1983), iki dünya savaşı arasındaki yıllarda tasarladığı anıtlar, kiliseler, tiyatro yapıları ve opera sahneleriyle ünlendi. Kayda geçmiş 700′e yakın projesini hayata geçirdiği ülkeler arasında en başta Avusturya, Almanya ve Türkiye geliyor. Clemens Holzmeister, Türkiye’de cumhuriyetin kurulduğu yıllarda yönetimin ”resmi mimarı” olarak tanındı. 1927-37 yılları arasında gerçekleştirdiği ilk 15 eseri içinde, Cumhurbaşkanlığı Köşkü’nün yanı sıra, Ankara’nın bakanlıklar bölgesini oluşturan binalar yer alıyor.

Holzmeister, TBMM için 1937′de açılan uluslararası mimari proje yarışmasının birincilik ödülünü Atatürk’ten aldığı sırada, Avusturya’nın Hitler tarafından işgali nedeniyle ülkesine dönmeyip Türkiye’de yaşamayı tercih etti. Büyük Millet Meclisini projelendirişi, İstanbul ve Ankara’da geçen 16 yıllık sürgün dönemine rastlar. Holzmeister, bu dönem içinde, İstanbul Teknik Üniversitesi’nin Mimarlık Fakültesinde profesör olarak görev yaptı. Balamir’in Eylül 2010 tarihinde yayımlanan kitabı, 2001-2005 yıllarında Ankara, İstanbul, Viyana ve Sao Paulo’da gösterime giren “Clemens Holzmeister: Tarihin Dönüm Noktalarında bir Mimar” başlıklı sergiden yola çıkıyor.
Uluslararası sergi, ilk olarak TBMM ana binasının Şeref Holü’nde açıldı. Kitap, serginin görsel malzemesi ve metinleri genişletilip, 19 yazar tarafından kaleme alınan araştırma makalelerinin eklenmesiyle oluşturuldu. Türkçe ve İngilizce olarak iki dilde hazırlanan sergi ile kitap, Holzmeister’ın tüm yapıtını arka plan öyküleriyle birlikte ve zengin bir görsel sunum içinde ele alıyor


Mimdap

BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 2 üye beğendi.
Daisy-BT - avatarı
Daisy-BT
Ziyaretçi
19 Mart 2011       Mesaj #44
Daisy-BT - avatarı
Ziyaretçi

Ad:  esenboga2.jpg
Gösterim: 256
Boyut:  52.4 KB

Master planlarıyla 1990’ların sonunda kurulan havaalanlarında gelecek 25 yıl boyunca artan talep doğrultusunda ihtiyaç duyulan tesislerin planlı ve bilimsel veriler ışığında yapılması sağlanacak.

Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü, Türkiye’nin aralarında Ankara Esenboğa’nın da olduğu en köklü havaalanlarının sivil havacılık sektörünün hızlı yükselişi karşısında atıl kalmamaları için 25 yıllık master planlarını hazırlatıyor. Master planlarıyla 1990’ların sonunda kurulan havaalanlarında gelecek 25 yıl boyunca artan talep doğrultusunda ihtiyaç duyulan tesislerin planlı ve bilimsel veriler ışığında yapılması sağlanacak. Yaklaşık 2 yıldır süren master planı çalışmaları, ODTÜ’den mimar, mühendis, şehir planlamacısı, çevre mühendisi, havacılık ve istatistik dallarında uzman öğretim üyelerinden oluşan 25 kişilik bir grup tarafından gerçekleştiriliyor.

ODTÜ’lü ekip, master planlarını üç havaalanı için havayolu ve yer hizmetlerine yönelik şirketler ile belediyelerden de görüş alarak, DHMİ Genel Müdürlüğü yetkilileriyle oluşturuyor.Yıl sonunda tamamlanacak master planlarının, bu dört havaalanının ardından sırasıyla Türkiye’deki tüm havaalanı ve meydanları için de hazırlanması planlanıyor. DHMİ Genel Müdürlüğü, master planları ile Türkiye’nin önde gelen bu havaalanlarında atıl yatırımların önüne geçmeyi hedefliyor.

Maliyet korkutuyordu

Bugüne kadar maliyetli olduğu için hazırlanmayan master planları için 2,5 milyon TL’lik ödenek tahsis edilirken, yetkililer, bu miktarda bir ödenekle hazırlanan planların milyonlarca liralık atıl yatırımın önüne geçeceğini ve maliyetini kısa sürede çıkaracağını belirtiyor. Master planları ile havalimanları için gelecek 25 yıl içerisinde yararlı olabileceği tespit edilen arazilerin de elde tutulması sağlanacak. Böylece havaalanının herhangi bir tesisin genişletilmesi söz konusu olduğunda yer sorunu yaşanmayacak.


Yılda 10 milyon yolcu

1955 yılında hizmete sunulan Esenboğa Havalimanı yıllık 10 milyon yolcu kapasitesine sahip. Toplam 7 milyon 500 bin metrekarelik alana kurulu olan Esenboğa Havalimanı’nda 182 bin metrekarelik iç ve dış hat ortak kullanımlı terminal yer alıyor. Havalimanı’nda kompozit beton kaplamalı 3 bin 750×60 metre ve 3 bin 750×45 metre boyutlarında iki pist bulunuyor. Yap-İşlet-Devret modelli ihale ile inşa edilen yeni iç ve dış hatlar terminali, Ekim 2006’dan beri hizmet veriyor. Yeni terminallerde, 168 bin metrekarelik alan, 18 yolcu köprüsü, 105 check-in kontuvarı, 34 pasaport kontuvarı, 123 bin metrekarelik alan üzerinde 4 bin araçlık kapalı otopark yer alıyor.



Kaynak : Hürriyet Ankara

BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 2 üye beğendi.
Daisy-BT - avatarı
Daisy-BT
Ziyaretçi
21 Mart 2011       Mesaj #45
Daisy-BT - avatarı
Ziyaretçi

Japonya’da meydana gelen 9 büyüklüğündeki depremin ardından gözler yine Marmara’da beklenen depreme çevrildi. 17 Ağustos 1999′dan bu yana özellikle İstanbul’daki eski binaların depreme ne kadar dayanıklı olup olmadığını tartışıyoruz. Ancak İnşaat Mühendisleri Odası yeni yapıların da deprem yönetmeliğine uymadığını ortaya çıkardı.

Ad:  yeni10.jpg
Gösterim: 285
Boyut:  59.4 KB

İstanbul – Oda, 2008’de İstanbul’un dört bir yanında 1030 projeyi inceledi. Sonuç: ‘Yüzde 90’ı deprem yönetmeliğine uymuyor.’ Oda Başkanı Cemal Gökçe, 2009 ve 2010 sonuçlarının da benzer olduğunu söyledi.

Ayakta kalamazlar

İstanbul’da depremle ilgili yapılan tüm çalışmalar ve tartışmalar mevcut yapı stokları üzerinden devam ediyor. Mevzuatlara göre, yeni yapılan inşaat projelerinin deprem yönetmeliğine uygun olması gerekiyor. Ancak İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Başkanı Cemal Gökçe, İstanbul’daki yeni binalarla ilgili tehlikeyi gözler önüne seriyor: “Deprem yönetmeliği güvenli yapıların anayasasıdır. 2008’de incelediğimiz 1030 projenin bu Anayasaya aykırı olduğunu gördük. Demek ki bu yapılar depremde ayakta kalabilecek yapılar değil. İstanbul’un dört bir tarafından proje geldi. Toplamdaki projelerin de yüzde 8’ini oluşturuyordu. Geri gönderdiklerimizden bazıları projeyi düzeltti. Ancak bazıları hiç geri dönmedi. Belediyelerden ruhsatı aldı, inşaatlar yapıldı.”

Gökçe, sorunun kaynağı ile ilgili de şunları söyledi: “Mevzuatlarımızda sorun yok ancak yeterli kalifiye eleman ve denetim yok. Yapı denetim kuruluşlarında proje mühendisleri var.

Risk devam ediyor

Ancak bir kısmı yeterli denetime sahip değil. Uygun bir denetim yapılabilmesi için mutlaka sertifika almaları, eğitim ve sınavdan geçmeleri gerekiyor. İstanbul’da sürekli yeni yapılar inşa ediliyor. Ancak mevcut yapı stoku olduğu gibi duruyor. Risk de aynen devam ediyor. 2009 ve 2010 çalışmalarının sonuçlarını da yakın zamanda açıklayacağız. Ancak benzer bir manzara var.”


Tsunami dalga boyu 5.5 metre

İstanbul depremi sonrasında oluşacak tsunami için ODTÜ ile Japon bilim adamları ‘tsunami analizi’ hazırladı. Yapılan bu analize göre, tsunami halinde İstanbul kıyılarındaki maksimum dalga boyu 5.56 metre olacak. (Marmara Denizi’nde lodosta dalga boyları kimi zaman 7-8 metreye kadar ulaşıyor.) 10 kilometre boyunca İstanbul’un Marmara denizi kıyılarına bu dalgalar vuracak. Dalgalar karaların içlerine doğru 150 metre ilerleyecek. Dalga boyunun yüksek olmamasına karşın kıyılarda tedbir olmadığı ve yapılaşma olduğu için tehlike büyük. Tsunaminin en güçlü vuracağı yer ise Adalar olacak. Dalga boyunun 10 metreye kadar yükselebileceği tahmin ediliyor.


‘Yapılanlar sadece makyaj’

17 bin 480 kişinin yaşamını yitirdiği Marmara depreminden ders alınmadığının tek delili elbette ki yeni inşaa edilen binaların yönetmeliklere uygun olmaması değil. Deprem önlemlerinin yetersizliğini uzmanlar şöyle anlatıyor:

Mimarlar Odası İstanbul Şube Başkanı Eyüp Muhçu: Deprem Master planı yapıldığı ile kaldı. Kısa, orta ve uzun vade hazırlıkları yapılmadı. Kamu binalarının güçlendirilmesi, güvenli olmayan kimi mahallelerin yıkılması, kentlerin depreme karşı hazırlanması konusunda ciddi bir çalışma yok. Yapılanlar göstermelik, sadece makyaj niteliğinde. TOKİ’nin yaptığı binaların yapı denetimi sistemi dışında tutulması, bu binaların depreme ne kadar dayanıklı olduğu konusunda kuşkular doğuruyor. Bu binaların denetimi yapımcı firmaların insafında. Deprem konusunda umarsamazlık devam ediliyor.”
İTÜ Maden Mühendisliği Fakültesi Jeofizik Mühendisliği öğretim üyesi Prof. Dr. Haluk Eyidoğan: Yönetmelikleri ve yasaları uymak için yapıyoruz. Deprem, sel, heyelan gibi tehlikelerden dolayı kent artık bir risk havuzuna döndü.
Giderek intihar havuzlarına dönüşecek. Deprem Master Planı bir yol haritasıdır. Buna uyulmadı. Yeniden düzenleme adına bir şey yapılmadı. Bazı otoyollar, köprüler, viyadükler ve okullar güçlendirildi. Onlarca hastaneden sadece ikisi sağlamlaştırıldı. Hepsi bu kadar.
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Deprem Mühendisliği Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Erdik: Yeni yapılan büyük yatırımcılar tarafından yapılan projelerin depreme uygun olup olmadığı konusunda bir kaygım yok.
Deprem hazırlık çalışmaları kapsamında daha çok çalışmaların yapılması gerekiyor. Depremden sonra yerine koyamayacağımız iki şey var. İnsan hayatı ve tarihi kültürel varlıklarımız. Bunlara öncelik verilmesi gerekiyor.

12 soruda deprem gerçeği

Uzmanlar, Marmara’da büyük bir depremin olacağı konusunda hemfikir. Felaket göz göre göre geliyorken İstanbul depreme ne kadar hazırlıklı? Neler yapıldı? Deprem olunca neler yapmalı? Deprem için kritik 12 soru ve yanıtları şöyle:


1- Beklenen deprem ne zaman olabilir?
Uzmanların bu konudaki tahminleri çeşitli; 30 ila 50 yıl içinde olur diyenler de var, 2016’ya, 2029’a veya 2034’e kadar olacak diyenler de.

2- Hangi büyüklükte olacak?

Tahminler net: ‘7’den az olmayacak.’ Bu da 9-10 şiddetinde bir depreme eşdeğer.


3- Olası bir depremde kaç kişi ölecek, zararın boyutu ne olacak?
Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi’nce hazırlanan deprem senaryosuna göre, 52 ila 87 bin arasında kişi ölecek. İstanbul’daki 1.5 milyon binanın yüzde 60’ı hasar görecek.


4- Tokyo depremi İstanbul’da olsa ne olurdu?
İstanbul Üniversitesi Jeofizik Bölümü öğretim görevlisi ve deprem uzmanı Doç. Dr. Oğuz Gündoğdu yanıt veriyor: “Milyonlarca can kaybı olur. Köprü, viyadük ve otoyollardan hiçbiri ayakta kalmaz. Tarihi yapılar yerle bir olur. Ne Marmaray, ne de tüp geçit kalır.”


5- 17 Ağustos 1999 depreminin sonuçları ne olmuştu?
Resmi kayıtlara göre, 17 bin 480 kişi öldü, 23 bin 781 kişi de yaralandı. 285 bin konut, 42 bin bina hasar gördü. 16 milyon insan depremden dolaylı etkilendi.


6- Evinizin depreme dayanıklı olup olmadığını nasıl tespit edersiniz?
İnşaat Mühendisleri Odası veya bu konuda uzman firmalara başvurulabilir. Başvurunun ardından uzmanlar binanın deprem yönetmeliğine göre yapılıp yapılmadığını, doğru malzemelerle yapılıp yapılmadığını inceliyor. Yapıda kolon kesme, taşıyıcı duvarların yıkılması gibi bir tahribat yapılıp yapılmadığına bakılıyor.


7- Yeni binaları kim denetliyor?
Yeni yapılan binaların yapı denetim şirketlerince denetlenmesi yasal bir zorunluluk. Bu denetim yapılmadığı takdirde binalar kaçak duruma düşüyor ve ilgililer tarafından yıkılabiliyor. Ancak TOKİ gibi kamu tarafından yapılan konutlarda bu zorunluluk aranmıyor. Kendi denetimini kendi yapıyor.


8- İstanbul’daki binalarla ilgili hangi önlemler alındı?
Beklenen Marmara depremi ile ilgili 2009’da yapılan son çalışmaya göre 10 riskli ilçe belirlendi. Bu ilçeler arasında da 6’sında binalar tarandı. Toplam 146 bin 987 binanın yaklaşık yüzde 30’unun riskli olduğu tespit edildi. Yani olası bir depremde bu ilçelerdeki her 3 evden birinin yıkılma ihtimali var.


9- İstanbul’da depreme hazırlık için neler yapıldı?
İstanbul Halk Ekmek stoklarında 10 günlük hammadde, su ve LPG’yi hazır bulunduruyor. İtfaiye araç ve personel sayısı artırıldı, 2 milyon 50 bin kişiye ilk yardım eğitimleri verildi. İstanbul’un 2 yakasında oluşturulan afet depolarında 2 bin 500 adet sağlık seti bulunuyor. Sokaklara 4 bin 450 yangın musluğu konuldu. Günde 20 bin kişiye iki çeşit yemek verebilecek seyyar mutfak ve 25 bin gıda paketi hazır. 71 helikopter pisti yapıldı. Feribotlar ise hastane olarak kullanılmak için hazır hale getirildi.


10 – Deprem hazırlık bütçesi ne kadar?
Dünya Bankası’ndan alınan 322 milyon 150 bin doların 138 milyonu deprem için kullanıldı. Maliye Bakanlığı’nın 2009 verilerine göre, deprem için 30 milyon 119 bin TL vergi toplandı. Ancak bu vergiler deprem için özel bir fona değil, genel bütçeye aktarıldı.


11- Deprem öncesinde neler yapılmalı?
Her ailenin bir deprem planının olması şart. Aileden en az bir kişinin deprem ve ilk yardım konusunda eğitim alması hayat kurtarabilir. Evin depreme karşı güçlendirilmesi, eşyaların sabitlenmesi zararı azaltacaktır. Yangın söndürücü, ilk yardım çantası, el feneri, battaniye, düdük, kürek gibi malzemelerin evde ve işyerinde bulundurulmalı.


12 – Deprem olduğunda neler yapılmalı?
Deprem anında önce başın korunması gerekiyor. Uzmanlar deprem geçene kadar en yakın masa veya sıranın altına girilmesini öneriyor. Deprem anında kapılar sıkıştığından deprem hissedildiğinde hemen kapılar açılmalı. Uyurken deprem olursa yuvarlanarak yatağın kenarına geçilmesi gerekiyor. Kolonların altında durmak ve merdivenlere gidilmesi ise çok tehlikeli. Deprem sonrasında tsunami tehlikesine karşı denizlerden uzak durulması hayati önem taşıyor. Araba kullanırken deprem olursa aracın durdurulması ve içinden çıkılması gerekiyor.



Kaynak : Radikal

BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 2 üye beğendi.
Daisy-BT - avatarı
Daisy-BT
Ziyaretçi
23 Mart 2011       Mesaj #46
Daisy-BT - avatarı
Ziyaretçi

İstanbul’da ‘1. Derece Acil Ulaşım Yolu’ olarak belirlenen Fatih Fevzipaşa Caddesi’nin her iki tarafı yasal olarak araç işgali altında! Çünkü yolun 1 kilometrelik bölümünün her iki tarafı, Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İSPARK’ın otoparkı artık


Ad:  deprem21.jpg
Gösterim: 298
Boyut:  110.8 KB

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) 11 yıl önce aldığı kararla “1. Derece Acil Ulaşım Yolu” olarak belirlenmiş yollardan biri olan Fatih Fevzipaşa Caddesi’nin büyük bölümünün, İSPARK’a otopark olarak hizmet vermesi için devredildiği ortaya çıktı. Saraçhane ile Edirnekapı’yı birbirine bağlayan caddenin 1 kilometrelik bölümünün her iki tarafı yasal olarak araç işgali altında!..

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezi’nin (UKOME) 2000 yılında aldığı kararla kentteki 562 nokta “1. Derece Acil Ulaşım Yolu” olarak belirlenirken, Milliyet zaman zaman yaptığı haberlerle bu yollarda getirilen park yasağına kimsenin uymadığını gündeme taşımıştı. Son yaptığımız araştırmada da aradan geçen 11 yılda kural tanımazlığın devam etmesi bir yana bazı acil ulaşım yollarının bizzat belediye tarafından otopark alanına dönüştürüldüğünü ortaya çıktı.

Eski tabelalar kaldırıldı

2000 yılında UKOME kararıyla 1. derece acil ulaşım yolu ilan edilen Fatih Fevzipaşa Caddesi, otoparka çevrilen yollardan birisi. Saraçhane ile Edirnekapı’yı birbirine bağlayan 2 bin 200 metre uzunluğundaki caddedeki acil ulaşım yolu tabelaları sökülmüş durumda. Çünkü caddenin 1 kilometrelik kısmının her iki tarafı İBB’ye bağlı İstanbul Otopark İşletmeleri AŞ’ye (İSPARK) devredildi.

2004’de caddenin Akdeniz caddesi girişi yakınında görüntülediğimiz “1. Derece Acil Ulaşım Yolu” tabelasının yerinde ise yeller esiyor. Tabelanın bulunduğu direğin birkaç metre ilerisine İSPARK tabelası yerleştirilmiş. Caddenin Saraçhane tarafının başındaki Dülgerzade Camii önünden bir kilometrelik güzergâh boyunca İSPARK tabelaları ve görevlileri bulunuyor. Araçların saati 5 liradan park edildiği yolun kenarında park yeri bulmak oldukça zor. 1 kilometrelik İSPARK hattının bitiminden itibaren caddede 1 kilometre boyunca herhangi bir tabela yer almıyor. Caddenin sonundaki Edirnekapı otobüs durakları civarındaki 200 metrelik kısmında ise 4 adet acil ulaşım yolu tabelası dikkatimizi çekiyor. Ancak 2 bin 200 metrelik caddenin sadece 200 metrelik bölümü “acil ulaşım yolu” görülüyor.


Belediyeden yanıt yok

İSPARK yetkilileri Fevzipaşa Caddesi’ndeki 1 kilometrelik bölümün 2007 Mayıs ayında işletmeye devredildiğini söyledi. Büyükşehir Belediyesi’ne, Basın Danışmanlığı aracılığıyla “1. Derece Acil Ulaşım Yolu” statüsündeki caddenin hangi gerekçeyle park yapıldığını sorduk. Ancak iki gün boyunca yetkililer bir açıklama göndermedi.



Kaynak : Milliyet

BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 2 üye beğendi.
Daisy-BT - avatarı
Daisy-BT
Ziyaretçi
21 Ağustos 2011       Mesaj #47
Daisy-BT - avatarı
Ziyaretçi

Ordu-Giresun’da denizin içindeki ilk havalimanını yapacak olan IC Holding’in patronu İbrahim Çeçen, “Eskiden yurtdışındaki alanlara özenirdik. Şimdi daha iyilerini yapıyoruz” dedi.

Ulaştırma Bakanlığı’nın Ordu ile Giresun arasına bölgenin ilk deniz üstünde yapılacak havalimanı ihalesini Cengiz İnşaat ile birlikte kazanan IC Holding’in patronu İbrahim Çeçen, “Yurtdışına gittiğimizde terminal binalarına özeniyorduk. Şimdi dünya ile yarışan projeler yapıyoruz” diye konuştu. Ulaştırma Bakanlığı’nın bölgesel havacılıkta büyüme planları çerçevesinde daha önce Afyon- Kütahya-Uşak arasında yapılacak Zafer Havalimanı ihalesini kazanan IC Holding, denizin ortasında yapılacak Ordu-Giresun Havalimanı’nı 300 milyon TL’ye yapacak. Çeçen, 4 kilometrelik pisti bulunacak havalimanının temelinin ise cuma günü atılacağını açıkladı. Bu arada havalimanı inşaası ve işletmesinde yurtdışında da büyümeyi hedeflediklerini söyleyen Çeçen, Rusya’da St Petersburg Havalimanı’nın inşaatı için yapılan ihaleyi de kazandıklarını ve maliyetinin 1 milyar dolar olduğunu söyledi. Çeçen, Bulgaristan’da Burgaz Havalimanı ve Hırvatistan’da Zagrep Havalimanı ihalelerine teklif verdiklerini ve Zagrep’te ön yeterlilik aldıklarını kaydetti. Çeçen, Bomonti’de eski Tekel fabrikası yerine yapacakları projede Tuncay Özilhan ile birlikte bir müze de yapacaklarını açıkladı. Çeçen, “Orası bir sanayi müzesi ve Efes’in rehberliğinde olmasını istiyoruz” dedi.

Komşu’dan marina teklifi


Çeçen Çeşme Marina’nın başarısının ardından Yunanistan’dan marina işletme teklifleri aldıklarını söyleyerek “Çeşme, bizim için bir model. Önce işi hazmetmemiz lazım. Sonra büyüme işine bakacağız. Yoksa işletecek marina çok. Yunanistan’da bütün marinalar satılık, istediğimizi alabiliriz. İkinci marina için bu sezonun bitmesini bekleyeceğiz” dedi.


Mimdap
Kaynak : Sabah
21 Temmuz 2011

BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 2 üye beğendi.
Efulim - avatarı
Efulim
VIP VIP Üye
24 Şubat 2012       Mesaj #48
Efulim - avatarı
VIP VIP Üye
AKM Yeniden Hayat Buluyor
İstanbul'un Taksim Meydanı'ndaki Atatürk Kültür Merkezi yeniden hayat buluyor. Merkezin restore edilmesine yönelik aranan sponsor bulundu.

120215akmhlarge


2008 yılından bu yana kapalı olan ve 'yıkıldı yıkılacak' söylentileri nedeniyle geleceği belirsiz kalan AKM'nin eski günlerine dönmesi için düğmeye basıldı. Tarihi miras Atatürk Kültür Merkezi için Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın çabaları nihayet sonuç verdi.
Merkezin restore edilmesine yönelik aranan sponsor bulundu. AKM'yi üstlendiği sosyal sorumluluklarla Türkiye'ye birçok değer kazandıran Sabancı Vakfı aslı uygun olarak restore edecek. Bu konudaki anlaşma dün akşam sağlandı.
Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı ile Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, bugün AKM'nin hayata dönüş projesine imza attı.

AKM’nin tarihçesini anlatan ve mahkeme kararıyla durdurulan restorasyon çalışmaları hakkında bilgi veren Kültür ve Turizm Bakanı Günay, "Uğurlu bir adım atmaya çalışıyoruz" dedi. AKM için basit bir tadilatla yetinilmeyeceğini, köklü bir elden geçirme işlemi yapılacağını söyleyen Bakan Günay, "Bizim bir destek arayışımız vardı. Bir sponsorluk arayışımız vardı. Güler Sabancı’ya başvurduk. Sabancı Vakfı kültür yaşamına katkıları olan bir kuruluş. Bakanlığımıza daha önce Adana’da, Malatya’da, Maraş’ta, Kocaeli’nde Kültür Merkezi yapmışlardı. Atatürk Kültür Merkezi’ne yapım ortağı olarak katılacaklar" diye konuştu. Bakan Günay, bu katkının karşılığı olarak bir salona Sabancı isminin verileceğini sözlerine ekledi.

30 MİLYON TL KATKI
AKM’nin yenileme çalışmalarına 30 milyon TL’lik katkı sağlayacak olan Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı ise "Bakanımızdan bir teklif gelince, böyle bir teklifle ilgilenmeden duramazdık. AKM’nin hepimizin hayatında önemli yeri var. Cumhuriyet tarihimizin sanat ve kültür hayatının merkezi olan bu binanın yeni teknolojilerle donanarak, ses ve ışık düzeniyle ama eskisine sadık kalarak yeniden İstanbul sanat severleriyle buluşmasına katkımız olacağı için grubumuz adına gurur duyuyoruz" şeklinde konuştu.
Sabancı ses ve ışık teknolojisini yenileyecekleri salonlardan birine Sabancı Operası adının verileceğini de sözlerine ekledi.

ADI ATATÜRK KÜLTÜR MERKEZİ KALACAK
AKM’nin yenilendikten sonra da Atatürk Kültür Merkezi adını taşıyacağını özellikle vurgulayan Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, yapıma karşı çıkanların dile getirdiği AKM alışveriş merkezi olacak görüşlerinin artık geride kalan bir tartışma olduğunu söyledi. Günay, Mart sonunda ihale için düğmeye basılacağını ve yapımın 2013, 29 Ekim’ine yetiştirileceğini de aktardı. Günay, toplam maliyet kosununda bilgi vermesinin doğru olmayacağını ancak yeterli kaynaklarının olduğunu da sözlerine ekledi.
BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.
Sen sadece aynasin...
Daisy-BT - avatarı
Daisy-BT
Ziyaretçi
26 Şubat 2012       Mesaj #49
Daisy-BT - avatarı
Ziyaretçi

Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun Tasarısı, TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonunda, bazı değişikliklerle kabul edildi.

Tasarıya göre, riskli yapıların tespiti, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanacak yönetmelikte belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde masrafları kendilerine ait olmak üzere öncelikle yapı malikleri veya kanuni temsilcileri tarafından, bakanlık tarafından lisanslandırılan kurum ve kuruluşlara yaptırılacak. Çalışmanın sonucu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı veya ilgili idareye bildirilecek.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, riskli yapıların tespitini süre vererek, maliklerden veya kanuni temsilcilerinden isteyebilecek.

Verilen süre içinde yaptırılmadığı takdirde, tespitler Çevre ve Şehircilik Bakanlığı veya idare (belediyeler veya il özel idareleri) tarafından yapılacak veya yaptırılacak.
Bu tespitlere karşı malikler veya kanuni temsilciler, 15 gün içerisinde itiraz edebilecek. Bu itirazlar, bakanlıkça, üniversitelerden 4 ve bakanlıkta görevli iki kişiden oluşturulan teknik heyet tarafından incelenerek, karara bağlanacak.

Yenileme projelerinin gerektirdiği uygulamalar, verilen süre içinde yapı malikince yapılmadığı takdirde il özel idaresi veya belediye tarafından yapılarak masrafı yapı malikinden tahsil edilecek. İl özel idaresi veya belediye, yapı malikinin uygulama masraflarını ödemesini kolaylaştırıcı tedbirler alabilecek.

Bakanlığın talebi üzerine Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunu kapsamında bulunan yerler de dahil olmak üzere, riskli alanlarda ve rezerv yapı alanlarında olup Hazinenin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlardan; Kamu idarelerine tahsisli olanlar, MSB'nin uygun görüşü alınıp Bakanlar Kurulu kararıyla, kamu idarelerine tahsisli olmayanlar, ilgili kamu idaresinin görüşü alınarak bakanlığa tahsis edilecek veya bakanlığın talebi üzerine TOKİ'ye ve idareye bedelsiz devredilebilecek.
Hazine dışındaki kamu idarelerin mülkiyetinde olan taşınmazlar da TOKİ'ye veya idareye bedelsiz devredilebilecek.

Tahsis ve devir tarihinden itibaren 3 yıl içinde ve gerekli görülen hallerde bakanlığın talebi üzerine Maliye Bakanlığınca uzatılan süre içinde maksadına uygun olarak kullanılmadığı ilgili bakanlıkça tespit edilen taşınmazlar, bedelsiz olarak ve resen tapuda Hazine adına tescil edilecek veya önceki maliki olan kamu idaresine devredilecek.

Uygulamayı yürüten kurum veya kuruluş, riskli alanlarda kanun kapsamındaki proje ve uygulamalar süresince her türlü imar ve yapılaşma işlemlerini geçici olarak durdurabilecek.
Uygulamaya konu olan taşınmazlar, tahsis ve devir işlemleri sonuçlandırılıncaya kadar Maliye Bakanlığınca satılamayacak, kiraya verilemeyecek, tahsis edilemeyecek, ön izne veya irtifak hakkına konu edilemeyecek.

İlgili bakanlık, idare ve TOKİ tarafından talep edilmesi halinde, riskli alanlardaki yapılar ile riskli yapılara elektrik, su, doğalgaz hizmetleri verilmeyecek ve verilen hizmetler ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından durdurabilecek.

CNN Turk





BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 2 üye beğendi.
Avatarı yok
nötrino
Yasaklı
20 Mayıs 2012       Mesaj #50
Avatarı yok
Yasaklı
ODTÜ'den Deprem İzolasyon Sistemi

ODTÜ'lü uzmanlar tarafından geliştirilen "Sismik İzolasyon Sistemi" ile büyük depremlerde hasar oranının düşürülmesi hedefleniyor. Projeyle Türkiye'nin değişmez gerçeği depremle mücadele için önemli bir adım atılacak.

Türkiyenin değişmez gerçeği depremle mücadele ve depremin şidettini daha az hissetirmek için Orta Doğu Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümünde "Sismik İzolasyon Sistemi" geliştirildi. Bu deprem similasyon sistemi ile yüksek büyüklükte depremlerin hasar oranlarının düşürülmesi hedefleniyor.

Depremlerde binayı koruyabilecek şekilde tasarlanan sistem, binaların altına yerleştiriliyor ve depremin yıkıcı şiddeti daha az hissediliyor. Uzmanlar, "Sismik İzolasyon Sistemi"nin çalışma prensibini, "deprem sırasında temel ile binanın bir anlamda bağlantısını kesmek" olarak tanımlıyor. Bu şekilde zemindeki hareket binada çok az hissediliyor. Düşük maliyetli ve kolay uygulanabilir olarak tanımlanan sistem, yüzde 100 yerli olma özelliğini de gösteriyor.


Kaynak : CNN (19 Mayıs 2012,19:58)

Benzer Konular

15 Ağustos 2018 / AreX Ekonomi
19 Ocak 2016 / kompetankedi Meslekler
1 Nisan 2009 / ThinkerBeLL Mimarlık