Arama

-Z- Harfi İle Başlayan Kelimeler - Sayfa 51

Güncelleme: 19 Temmuz 2017 Gösterim: 67.297 Cevap: 523
Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
11 Haziran 2015       Mesaj #501
Safi - avatarı
SMD MiSiM
ZULMANİ sıf. (ar. zulmetten zulmani). Esk. Karanlıkla ilgili, karanlık olan.
Kaynak: Büyük Larousse
Sponsorlu Bağlantılar

Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
11 Haziran 2015       Mesaj #502
Safi - avatarı
SMD MiSiM
ZULMEN be. (ar. zulm den zulmen). Esk. Haksızca, zalimce, zulmedercesıne.
Kaynak: Büyük Larousse
Sponsorlu Bağlantılar

Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
11 Haziran 2015       Mesaj #503
Safi - avatarı
SMD MiSiM
ZULMET, -ti a. (ar. zulmet). Esk.
1. Karanlık: "Bir ağır zulmet altında bütün varlıklar sükûnete daldıkları bir zamanda.
(H. E. Adıvar).
2. Zulmet-efza, karanlı ğı artıran. || Zulmet-i ebkem, suskun, dilsiz karanlık. || Zulmet-i kabr, mezar karanlığı. || Zulmet-i ten, bedenin karanlığı.

Kaynak: Büyük Larousse
Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
11 Haziran 2015       Mesaj #504
Safi - avatarı
SMD MiSiM
ZULMETMEK. || Zulüm görmek, kendisine işkence ve eziyet yapılmak, büyük bir haksızlığa uğramak.
—Psikan. Şelfin bazı bölümlerinin ya da fantazmalı saldırıların hedefi olan nesnenin, özneye karşı giriştiği misilleme. (Bk. ansikl. böl.)
—ANSİKL. Psikan. M. Klein, çalışmalarının başında fantazmada saldırıya uğrayan iyi nesnelerin, çocuktaki ağızcıl, anal ve üret- rasal düzeyde çeşitli olanaklar yoluyla kendisine karşı zalimce bir üstelemeyle misilleme tehdidinde bulunduklarını düşünüyordu. Ardından 1957’de, zarara uğrayan nesnenin zalimce misillemesinin daha derin bir nedenini buldu. Buna göre zarara uğrayan nesne, zarara uğramayan nesneyi kıskanıyor ve sırf bu nedenle ona saldırmak istiyordu. M. Klein ayrıca yarılma mekanizmalarının, nesneyle olduğu kadar şelfle de il- , gili olduklarını ve zulmün kötü nesnelerden başka bir yerden de gelebileceğim ortaya koydu. Buna göre narsis örgütlenme içinde şelfin bazı bölümleri, şelfin öteki bölümlerine zulmedebiliyordu.
Kaynak: Büyük Larousse
Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
11 Haziran 2015       Mesaj #505
Safi - avatarı
SMD MiSiM
ZUM ya da ZUUM a (ar. zucm, zu'um). Esk.
1. Batıl inanç.
2. Şüphe, kuşku: "Askerin kesret-i keyfiyet eder diye zu’m ederdi" (Cevdet Paşa, XIX. yy).
3. Zum u zehab, kuşku ve endişe: "... Devlet-i Aliyye dahi tebaasının zum u zehablarını refte refte tadile sarf-ı himmet buyurmakta olup..." (Cevdet Paşa, XIX. yy.).

Kaynak: Büyük Larousse
Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
11 Haziran 2015       Mesaj #506
Safi - avatarı
SMD MiSiM
ZUPPA İNGLESE a. (ital. zuppa ingle- se, supanglez). Hamurunun arasına pastacı kreması ve kirseh, maraskinoya yatırılmış meyve şekerlemesi döşenen ve bezelerle süslenerek soğuk sunulan tatlı.
Kaynak: Büyük Larousse
Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
12 Haziran 2015       Mesaj #507
Safi - avatarı
SMD MiSiM
ZURNA a. (fars. nây-i sür, sur-nay'dan). Müz.
1. Türk halk müziğinde üflemeli bir çalgı. (Üstte yedi, altta bir deliği vardır. Kamışlı ağızlıktan üflenerek çalınır. İran’da soma, Hindistan'da şanai olarak adlandırılan Batı Asya kökenli bu çalgı, değişik adlar alarak [saranai (Vietnam'daki çam halkı), sarinai ya da sarunai (Endonezya)] Güney-Doğu Asya'ya dek yayılır.)
2. Zurna gibi, çok dar pantolon için kullanılır. || Zurnanın zırt dediği yer, yapılmakta olan bir işin en önemli, can alıcı noktası. || Zurnanın son deliği, makam ve mevki bakımından hiçbir önemi olmayan kimse.

♦ sıf. Arg. Anlamsız, saçma: Çok zurna bir iş.

Kaynak: Büyük Larousse
Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
12 Haziran 2015       Mesaj #508
Safi - avatarı
SMD MiSiM
ZURNACI a.
1. Zurna çalan çalgıcı.
2. Zurnacının karşısında limon yemek, bir kimsenin aklını karıştırarak ya da onu baştan çıkararak işini göremeyecek duruma düşmesine yol açacak davranışlarda bulunmak.
Kaynak: Büyük Larousse
Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
12 Haziran 2015       Mesaj #509
Safi - avatarı
SMD MiSiM
ZÜBD a. (ar zübd). Esk. Kaymak, tereyağı.
Kaynak: Büyük Larousse
Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
12 Haziran 2015       Mesaj #510
Safi - avatarı
SMD MiSiM
ZÜBDE a. (ar. zübde). Eşk.
1. Bir şeyin en iyi kısmı, parçası.
2. Öz, özet, sonuç: "... bütün faziletlerin zübdesi addettikleri bu kudret..." (H. C. Yalçın).
3. Zübde-i kâinat, evrenin özü; Hz. Muhammet. || Zübde-i makat, sözün özü.

Kaynak: Büyük Larousse

Benzer Konular

16 Haziran 2018 / NeutralizeR Nedir
20 Ağustos 2018 / NeutralizeR Nedir
21 Ocak 2018 / NeutralizeR Nedir
28 Mayıs 2018 / NeutralizeR Nedir
24 Ağustos 2016 / NeutralizeR Nedir