Cevap Yaz Yazdır
Gösterim: 29.883|Cevap: 5|Güncelleme: 23 Eylül 2016

Osmanlı Padişahları - Sultan İkinci Selim

Mesaja atla
17 Şubat 2007 15:46   |   Mesaj #1   |   
kompetankedi - avatarı
SMD Bir Dünyalı

SULTAN İKİNCİ SELİM

Ad:  Sultan İkinci Selim2.jpg
Gösterim: 206
Boyut:  53.8 KB

Selim II (SARi)
(d. 28 Mayıs 1524, İstanbul - ö. 15 Aralık 1574, İstanbul)
Sponsorlu Bağlantılar
Osmanlı padişahı (1566-74).

Avrupa ve Asya'da barışın egemen olduğu, Akdeniz’de OsmanlI egemenliğinin güçlendiği bir dönemde hüküm sürmüştür.
I. Süleyman'nın (Kanuni) oğludur. Annesi Hurrem Sultan'dır. İyi bir öğrenim gördü.

Ağabeyi Mehmed'in ölümü (1543) üzerine onun yerine Manisa sancakbeyliğine atandı. Babasının 1548’de İran’a karşı açtığı sefer sırasında Rumeli muhafızlığı göreviyle Edirne’ye gönderildi. Tahtın en güçlü vârisi olan Şehzade Mustafa’nın, Hurrem Sultan ile Rüstem Paşa’nın tertipleri sonucunda öldürülmesi (1553), Şehzade Cihangir'in de ölmesi üzerine, taht için öbür kardeşi Şehzade Bayezid’le rakip duruma geldi. Nahçıvan Seferi sırasında babasının yakınlığını kazandı.

Hurrem Sultan’ın ölümünden (1558) sonra iki kardeş arasındaki mücadele iyice kızıştı. I. Süleyman olası bir çatışmayı önlemek amacıyla aynı yıl Bayezid'i Kütahya’dan Amasya’ya sancakbeyi, Selim’i de Manisa’dan Konya’ya beylerbeyi olarak gönderdi. Şehzade Bayezid babasının bu kararına karşı çıkarak ayaklandı. Mayıs 1559’da Konya’da, Temmuz 1559’da da İran sınırı yakınlarındaki Saad Çukuru denen yerde Selim’e yenilerek İran’a sığındı. Daha sonra Kazvin’de oğullarıyla birlikte öldürüldü (1561). Böylece tahtın tek vârisi durumuna gelen Selim, babasının Zigetvar Seferi (Bakınız
Zigetvar Seferi (Zigetvar Kuşatması) sırasında ölmesi üzerine tahta çıktı (30 Eylül 1566).

Selim bundan sonra devlet yönetimini damadı Sadrazam Sokollu Mehmed Paşa’ya bıraktı. 1567’de başkaldırarak Sana’yı ele geçiren Mutahhar’ın Aden ve çevresine egemen olması üzerine Koca Sinan Paşa komutasında Yemen’e gönderilen Osmanlı ordusu, bu ayaklanmayı bastırdı (1570). 1568’de bir antlaşmayla İran’la dostluk ilişkisi kurulurken, aynı yıl Avusturya ile yapılan bir antlaşmayla da Osmanlılarrn Eflâk ve Boğdan üzerindeki egemenliği pekiştirildi. 18 Ekim 1569’da Fransız bayrağı çekmek koşuluyla tüm yabancı gemilerin Osmanlı karasularında ticaret yapmasına izin verildi.

II. Selim, Akdeniz’deki Osmanlı egemenliğini pekiştirmek, ticaret yollarının güvenliğini ve denizaşırı eyaletler arasındaki bağlantının kolaylaştırılmasını sağlamak amacıyla, Sokollu Mehmed Paşa’nın muhalefetine karşın, Venediklilerin elinde bulunan Kıbrıs’ın fethedilmesine karar verdi. 15 Mayıs 1570’te sefere çıkan Osmanlı donanması 9 Temmuz’da Girne, 9 Eylül’de Lefkoşa ve 1 Ağustos 1571’de de Magosa’yı ele geçirerek Kıbrıs’ın fethini tamamladı. Kıbrıs eyalet yapılarak İçel, Tarsus ve Sis (Kozan) sancakları buraya bağlandı. Ama OsmanlIların Kıbrıs’ı ele geçirmeleri papa, İtalya devletleri ve İspanya’nın OsmanlIlara karşı bir ittifak oluşturmasına yol açtı. Müttefik donanması 7 Ekim 1571’de İnebahtı Deniz Savaşı’nda(*) Osmanlı donanmasını ağır bir yenilgiye uğrattı. Ertesi yıl Kılıç Ali Paşa komutasında Akdeniz’e açılan Osmanlı donanması karşısında yalnız kalan Venedik barış istedi. Mart 1573’te yapılan antlaşma ile OsmanlIların Kıbrıs’taki egemenliğini tanımayı, savaş tazminatı ödemeyi ve Soporo Kalesi’ni (bugün Yugoslavya’da) geri vermeyi kabul etti.

Yıllık verginin artırılması üzerine ayaklanmış olan Boğdan voyvodası Korkunç İvan, Haziran 1574’te öldürülerek ayaklanma bastırıldı. Bu arada Osmanlı donanması 1572’de İspanyolların ele geçirdiği Tunus’u almıştı. Avusturya ile 1568’de yapılan barış antlaşmasını sekiz yıl için yenileyen II. Selim, kısa bir süre sonra öldü. İstanbul’da Ayasofya’nın avlusundaki türbeye gömüldü. II. Selim sanatçıları, bilginleri korumuş, sarayında birçok şair bulundurmuştur. Kendisi de Selimi mahlasıyla şiirler yazmıştır. Bayındırlığa önem vermiş, Mekke yollarını onartmış, çeşitli yerlerde camiler, hanlar, hamamlar, külliyeler yaptırmıştır. Yapımını 1568’de başlattığı Edirne’deki Selimiye Camisi, Mimar Sinan'ın başyapıtı olmuş, ama Selim caminin tamamlanışını (1575) göremeden ölmüştür.

kaynak: Ana Britannica


Son düzenleyen Safi; 23 Eylül 2016 23:25
nünü
24 Kasım 2007 15:44   |   Mesaj #2   |   
nünü - avatarı
Ziyaretçi

SELİM II Sarı


(İstanbul 1524 - ay. y. 1574),
türk padişah (1566-1574).
Sponsorlu Bağlantılar
Ad:  Sultan İkinci Selim3.jpg
Gösterim: 65
Boyut:  53.6 KB

Yavuz Sultan Selim'in torunu, Kanuni Sultan Süleyman ile rus asıllı Hürrem Sultanin oğlu. Sarayda çok iyi bir öğrenim gördükten sonra Kütahya, ardından da Karaman sancakbeyliğine atandı. Bu dönemde şiire, özellikle de içkiye düşkün bir şehzade olarak tanındı. Kardeşleri Mehmet ve Bayezit ile birlikte babasının Budin sete rine katıldı (1541). Kanuni’nin ikinci İran seferi sırasında (1548) annesinin önerisiyle saltanat kaymakamlığında bulundu. Şehzade Mehmet'in ölümünden bir süre sonra Manisa sancakbeyliğine gönderildi. Katıldığı Nahçivan seferi sırasında veliaht şehzade Mustafa Çelebi’nin Konya Ereğlisi yakınında babasının buyruğuyla öldürülmesine tanık oldu (1553).

Şehzade Cihangir'in de aynı yıl ölümü üzerine Kanuni, hayatta kalan son iki oğlunun kendisine olan bağlılıklarını denemek amacıyla Selim'i Manisa’dan Karaman, Bayezit’i de Kütahya'dan Amasya sancakbeyliğine atadı (1556). Büyük şehzade Selim babasının buyruğuna hemen uyarken, küçük şehzade Bayezit'in bu karara bir süre direndikten sonra yeni görevine gitmesi, padişahın Selim'e eğilim göstermesine yol açtı. Bu arada, Lala Mustafa Paşa'nın da iki kardeşi sinsice birbirine karşı kışkırtması üzerine, aldatıldığını düşünerek hazırlıklarını tamamlayan şehzade Bayezit, 20 bin kişilik bir kuvvetle Konya üzerine yürüdü. Kanuni’nin üçüncü vezir Sokullu Mehmet Paşa komutasında yardımına gönderdiği birliklerle gücünü artıran şehzade Selim, kardeşini Konya ovasında karşılayarak yenilgiye uğrattı (1559).

Bunun üzerine 4 oğlunu da yanına katıp İran’a sığınan şehzade Bayezit, orada onlarla birlikte öldürülünce (1561), Selim tahtın tek mirasçısı olarak kaldı. Öte yandan, Konya savaşı’ndaki başarısından ötürü Selim’ in kızı Esmahan Sultanla evlendirilerek ödüllendirilen ve böylece veliaht şehzade nin damadı olan Sokullu Mehmet Paşa, ayrıca sadrazamlığa da getirildi (1565). Kanuni’nin Zigetvar seferi sırasında ölme si üzerine sancakbeyi bulunduğu Kütahya’dan İstanbul’a gelen Selim II, burada 11. osmanlı padişahı olarak tahta çıktı (1566). Kanuni'nin ölümünü ordudan gizlemiş olan sadrazarın Sokullu Mehmet Paşa'nın çağnsına uyarak İstanbul’dan Belgrad’a gitti. Ordunun başında Zigetvar'dan Belgrad’a gelen Sokullu, yeni padişahı askerin karşısına çıkararak Kanuni'nin 48 gündür gizli tutulmuş olan ölümünü açıkladı. Belgrad’dan İstanbul'a dönerken, babasının koyduğu içki yasağını kaldırdığını duyuran Selim II, bu yasağın sürme sinden yana olan Rumeli kazaskeri Hamit ile Anadolu kazaskeri Perviz efendileri azletti. İstanbul’da yeniçerilerin başkaldırma girişimleri üzerine unutmuş görünerek vermek istemediği cülus bahşişini dağıttırmak zorunda kaldı. Sana’nın imam Mutahhar'ın eline geçmesiyle başlayan Yemen sorununun (1567) çözümünü sadrazam Sokullu Mehmet Paşa’ya bırakarak sarayına çekildi.

Daha sonra Edirne'ye giden padişah, burada değerli armağanlarla kendisini ziyarete gelen İran elçisi Şahkuluhan'ı kabul etti; AvusturyalIlarla 8 yıllık bir barış antlaşması yapılmasını onayladı; Mimar Sinan’a Edirne’deki Selimiye camisi'nin yapımını başlattırdı (1568). Sumatra sultanı Alaettin’in Portekizlilere karşı kendisinden İslam dünyasının halifesi olarak yardım istemesi üzerine Mısır kaptanı Kurtoğlu Hayrettin Hızır Bey’i Sumatra seferiyle görevlendirdi; böylece türk egemenliği Okyanusya'ya dayandı (1569). Sokullu ile birlikte Selim II de babası gibi Kırım Hanlığı'nı kullanarak Moskova prensliğinin genişlemesini engelleme siyaseti izledi.

Ancak, bu amaçla gerçekleştirilen Astrahan (Ejderhan) seferi, Don-Volga kanalını açarak Karadeniz'le Hazar denizi' ni birleştirme girişimi sonuçsuz kaldı. Bu arada, Fransa ile İstanbul’da Kanuni'den sonra ikinci kapitülasyon anlaşması imzalandı (1569). Sokullu'nun karşı çıkmasına karşın, şeyhülislam Ebussuut Efendi’nin verdiği fetvaya dayanarak Kıbrıs seferini açan padişah, Lala Mustafa Paşa'yı serdarlığa (ordu komutanlığı), üçüncü vezir Piyale Paşa'yı da donanma komutanlığına getirdi (1570). Venedik egemenliğindeki Kıbrıs adası fethedilerek osmanlı topraklarına katılırken (1571), kaptanıderya Müezzinzade Ali Paşa komutasındaki türk donanmasının yine aynı yıl inebahtı (Lepanto) deniz savaşı’nda Kutsal ittifak devletlerinin haçlı donanmasınca yok edilmesi üzerine, Akdeniz'de Yavuz Sultan Selim döneminde başlayan türk üstünlüğü sona erdi.

İstanbul tersanesinde yeni bir donanmanın yapımına başlanmasını buyuran Selim II, meydana getirilen bu donanmanın kaptanıderyalığına atadığı Kılıç Ali Paşa’yı Akdeniz’de dosta-düşmana karşı bir gösteri seferine çıkmakla görevlendirdi (1572). Ertesi yıl Kutsal ittifak'tan ayrılarak 300 bin duka altını savaş tazminatı ödemeyi kabul eden Venedik Cumhuriyeti’yle bir barış antlaşması imzalandı (1573). İspanya ile süren savaşta, Tunus ispanyollar’dan geri alındı. Osmanlı yönetimine karşı ayaklanarak ibrail, Bender, Akkerman gibi kaleleri ele geçiren voyvoda ioan’ı kesin bir yenilgiye uğratan, sonra da tutsak alıp boynunu vurduran vezir Ahmet Paşa, Boğdan’da türk egemenliğini pekiştirdi (1574). Bu arada, Edirne'de dünyanın mimarlık başyapıtlarından biri olan Selimiye camisi'nin yapımı tamamlandı. Sarayından çıkmayı pek sevmeyen ve son zamanlarda devlet işleriyle artık hiç ilgilenmeyen Selim II, içMIİ olarak gittiği hamamda ayağı kayıp kafa üstü mermer zemine düşünce öldü. Büyük oğlu Murat III ardılı oldu (1574).

Sefere hiç gitmeyen ve İstanbul’da ölen ilk osmanlı padişahı olan Selim II, içkiye, eğlenceye, özellikle Boğaziçi âlemlerine çok düşkündü. Ancak, siyasal kişiliği hiçlikle tanımlanamayacağı gibi, devlet işlerine hiç karışmadığı ve her şeyi Sokullu’ ya bıraktığını söylemek de doğru olmaz. Sokullu’ya karşın Kıbrıs seferini başlattı; Lala Mustafa ile Özdemir Osman paşaları devletin en yüksek tohumlarına yükseltti. inebahtı bozgunundan sonra yeni türk donanmasının oluşmasında başlıca etken oldu. Murat ll’den başlayarak özen gösterilmesi bakımından tüm osmanlı şehzadeleri gibi çok iyi bir öğrenim ve eğitim gördüğünden, döneminin aydın kişilerinden biri olarak ünlü şairler arasında yer aldı. Şehzadeliğinden başlayarak şairlere, bilginlere ilgi gösterdi; sarayında Sami, Hatemi, Ferahi, Ferdi, Nigâri, Nihani gibi şairlere yer verdi. Gelibolulu Âli, Ebussuut Efendi gibi bilginleri korudu. Ulemaya cülus bahşişini ilk kez o verdi. Selimi mahlasıyla divan edebiyatı yolunda yazılmış ustalıklı şiirleri vardır. Ayrıca, delikanlılık çağında sadece bir spor olarak kemankeşlikle uğraştığı için çektiği yayı en ünlü pehlivanların bile çekemediği söylenir. Ayasofya’daki türbesinde gömülüdür.

Kaynak: Büyük Larousse

Son düzenleyen Safi; 23 Eylül 2016 23:26
5 Ekim 2010 12:00   |   Mesaj #3   |   
asla_asla_deme - avatarı
VIP Never Say Never Agaın

Ìkinci Selim

Ad:  Sultan İkinci Selim4.jpg
Gösterim: 103
Boyut:  67.1 KB

orta boylu, alni açik, maví gözlü, ince kasli ve sarisin bir padisahti. Zamaninda cereyan eden mühim hadiselerden bazilari sunlardir.

Komsu devletlerle sulh anlasmalari yapildi. Ìndonezya'ya denizden sefere çikildi. Hindistan ve civarindakí müslüman hükümdarlara istekleri üzerine yardimlarda bulunuldu. Bir Türk gölü haline gelen Akdeniz'deki Kibris korsanlari, devamli devietin donanmasina ve ticaret gemilerine zarar verdiginden Kibris'in fethine karar verildi. Lala Mustafa Pasa tarafindan Kibris birbuçuk sene içinde tamamen fetholundu. Kibris'in imdadina gelen haçli donanmasi Ínebahti'daki Türk donanmasini yakinca, padisah üzüntüsünden günlerce uyuyamadi. Cok kisa bir zaman sonra eski donanrnadan kat kat üstün yeni bir donanma yapilip yine Akdaniz'e acildi. Bir sene içìnde tam 158 gemi ile yeni donanma denize açilinca, Venedikliler sankí galip degil de maglüb bir devletmisçesine bir anlasma imzalamak mecburiyetinde kaldilar.

Ayasofya Camii yeniden onarildi. Selimiye Camii bu devrede insa edildi. Kirim Hanligina, Rusya seferine çikma iznì verildi ve Rusya vergiye baglandi.

Tunus sehri fethedildi ve bütün Tunus, Osmanli topraklanna katildi.
Ìkinci Selim de babasi gibi saírdi. Saheser bir beyti

Biz bülbül-i muhrik-i dem-i sekvayi firákiz.
Ates kesilir gecse sabâ gülsenimizden.

Son devrin ünlü Sairlerinden Yahya Kemal, Íkinci Selim'in bu beyti için, Selimiye kadar güzel bir siir, demistir.
Babasindan 14.892.000 km. kare olarak devraldigi Ímparatorluk topraklarini, 15.162.000 km. kare olarak birakmistir.

15 Aralik 1574 günü vefat etmis, dedesi Ya vuz gibi ancak sekiz sene padisahlik yapmistir. Ayasofya'daki türbesine gömülmüstür. (Allah rahmet eylesin.)

Ebussuud Efendi, Seyh Mehmed Âsik Efendi, Kastamonulu Seyh Saban Efendi, Birgili Mehmed Efendi, Sakâik'a zeyl yazan Ãsik Çelebi ve kinalizade Ali Efendi, Sokollu Mehmed Pasa, Ìkinci Selim devrinde vefat eden büyüklerdir.

MsXLabs.org & Osmanlı Tarihi
Son düzenleyen Safi; 23 Eylül 2016 23:26
24 Mayıs 2011 14:34   |   Mesaj #4   |   
_Yağmur_ - avatarı
SMD MsXTeam

Sultan İkinci Selim


(1524 İstanbul-1574 İstanbul)
Osmanlı padişahı.

13. Osmanlı padişahı olan II. Selim, Kanunî Sultan Süleyman'ın Hurrem Sultan'dan olan oğludur; Sarı Selim adıyla da anılır. Babasının sağlığında kendinden büyük bütün kardeşlerini, annesi Hurrem Sultan'ın entrikalarıyla öldürttü; böylece veliaht olan Selim, Manisa sancağına gönderildi. Babasının ölümüyle tahta çıktı (1566). Devletin yönetimini, damadı Sadrazam Sokullu Mehmet Paşa'ya bırakarak saraya çekildi.

Döneminde Osmanlı Devleti'nin toprakları eski sınırlarını korumakla birlikte, devlet ekonomik sıkıntılar çekti; Anadolu'da ve Arabistan'da yer yer ayaklanmalar oldu. Yemen ayaklanması bastırıldı (1569), yeni topraklar ele geçirildi. Don ile Volga nehirleri arasında, Hazar'ı Karadeniz'e bağlamak amacıyla açılan kanal yarım kaldı.

Lala Mustafa ve Piyale paşalar tarafından Kıbrıs alındı (1 Ağustos 1571). Bunun üzerine Papalık, Venedik ve İspanyol donanmaları İnebahtı'da Osmanlı donanmasını bozguna uğrattı (7 Ekim 1571). İspanyollar tarafından ele geçirilen Tunus; Sinan ve Kılıç Ali paşalar tarafından geri alındı (1574). Hiçbir sefere katılmayan ve devlet işleriyle ilgilenmeyen Selim, 8 yıl üç aylık padişahlığını sarayda yaşayarak geçirdi ve 15 Aralık'ta bir kaza sonucu beyin kanamasından öldü.

MsXLabs.org & Morpa Genel Kültür Ansiklopedisi
Osmanlı Padişahları - Sultan İkinci Selim

Son düzenleyen Safi; 23 Eylül 2016 23:15
23 Eylül 2016 21:55   |   Mesaj #5   |   
Safi - avatarı
SMD MiSiM
Ad:  Selim II Külliyesi (Karapınar).jpg
Gösterim: 146
Boyut:  58.2 KB

Selim II Külliyesi (Karapınar)


Konya’nın Karapınar ilçesinde cami, misafirhane, dükkânlar, kervansaray, hamam ve çeşmeden oluşan menzil külliyesi. II. Selim tarafından Mimar Sinan’a yaptırılmıştır; üstlerindeki yazıtlara göre caminin tamamlanış tarihi 1563/64, çeşmeninki 1569/70’tir. Kervansaray ve dükkânlar günümüze ulaşmamıştır.

Sponsorlu Bağlantılar
1959’da onarıldığı için bugün çok sağlam durumda olan cami, yaklaşık 15 m çapındaki tek bir kubbeyle örtülü, kare planlı bir yapıdır. Kubbeye geçiş pandantiflerle sağlanmıştır. Yuvarlak kubbe kasnağı dışarıda, köşelerdeki birer çift payanda kemeriyle desteklenmiştir. Tek şerefeli iki minare kuzey cephesinin iki köşesinde yer alır. Bunların önünde beş kubbeli son cemaat yeri vardır. Sarımsı kesme taşla örülmüş beden duvarları tam ortada ve köşelerde payanda ayakları oluşturularak güçlendirilmiştir.

Bugün harap durumdaki misafirhane, cami avlusunu doğu, kuzey ve batıdan “U” biçiminde saran bir sıra kubbeli odadan oluşur. “U”nun tam ortasında avlu kapısı vardır. Bu kapıdan başlayan bir yolun kıble aksı üzerinde kuzeye doğru uzandığı kalan izlerden anlaşılmaktadır. Kervansarayın bu yolun sonunda, sağda ve soldaki iki bölümden oluştuğu sanılır. Belgelerde adı geçen dükkânların yeri belli değildir. Bazı kaynaklarda bunlar misafirhane ile kervansaray arasında, ana aksı dikine kesen ikinci bir yol üstünde karşılıklı iki sıra halinde gösterilmiştir. Hamam bu yapılar topluluğunun doğusunda yer alan ayrı bir yapıdır.

Selim II Külliyesi (Payas)


SOKOLLU MEHMED PAŞA KÜLLİYESİ olarak da bilinir, Hatay’ ın Dörtyol ilçesindeki Yakacık’ta (eskiden Payas) Sokollu Mehmed Paşa’nın II. Selim’in emriyle Mimar Sinan’a yaptırdığı menzil külliyesi. Ortaçağdan kalma bir Ceneviz kalesinin hemen doğusunda yer alır. Kuzey-güney doğrultusunda uzanan kapalı bir arastanın batı yanındaki kervansaray ve imaretle, doğusundaki cami, medrese, mektep ve hamamdan oluşur. Yaklaşık 130 mxl30 m büyüklüğünde bir alanı kaplayan bu yapıların hepsi birbirine bitişiktir.

Külliyenin güneydoğu köşesinde bulunan caminin planı haç biçimindedir. Haçın ortası yaklaşık 8 m çapında bir kubbeyle, kolları da enlemesine yerleştirilmiş birer çapraz tonozla örtülüdür. Kuzeydoğu köşesindeki minarenin yalnız şerefeye kadar olan bölümü özgündür. Caminin kuzeyindeki uzunlamasına dikdörtgen planlı avlu, doğu, kuzey ve batıdan medresenin hücreleriyle çevrilidir. Bunların önündeki revaklar yıkıktır. Batıdaki hücrelerin arasındaki bir kapıdan, hemen arkadaki arastaya geçilir.
Ad:  Selim II Külliyesi (Payas).JPG
Gösterim: 122
Boyut:  49.1 KB
Arasta çapraz tonozlarla örtülü, 115 m uzunluğundaki bir orta yol ile bunun iki yanındaki (gene çapraz tonozlarla örtülü) dükkân sıralarından oluşur. İki ucunda birer kapısı, tam ortasında bir dua kubbesi vardır. Dua kubbesinden kuzey kapısına kadar uzanan doğudaki dükkân sırasının arkasında çifte hamam yer alır. Hamamın kadınlar bölümü bugün yıkık durumdadır.

Kervansaray arastanın batı dükkân sırasının arkasını boydan boya kaplar. Buraya dua kubbesindeki görkemli bir taçkapıdan geçilerek girilir. Taçkapının üstündeki yazıtta yapının tarihi olarak 1574/75 verilmiştir. Yaklaşık 40 m x 50 m boyutlarındaki avlu güney, batı ve kuzeyden çapraz tonozlu revaklar ve bunların arkasında yer alan ahır bölümüyle çevrilidir. Avlunun dördüncü (doğu) kenarıyla arasta arasında kervansarayın konuk odaları yer alır. Bunlar kuzey-güney doğrultusunda üç grup halinde sıralanmıştır ve her grubun kendine ait bir iç avlusu vardır. Kervansarayın güneyinde, gene bir iç avlu çevresinde düzenlenmiş mutfak ve kilerleriyle imaret bulunur.

kaynak: Ana Britannica

23 Eylül 2016 21:55   |   Mesaj #6   |   
Safi - avatarı
SMD MiSiM

Selimiye Camii


Kalfalığımı İstanbul'daki Şehzade Camii'nde yaptım. Ustalığımı da Süleymaniye Camii'nde tamamladım. Fakat bütün gücümü bu Sultan Selim Han camiinde sarf edip uzmanlığımı ayân ve beyân ettim. (Mimar Sinan)
53165d1469043261 edirne selimiye camii1

Selimiye Camii (Edirne) II. Selim'in emri üzerine Mimar Sinan tarafından Kıbrıs'ın fethiyle elde edilen ganimetlerle eski sarayın Baltacılar koğuşunun bulunduğu yerde yapılan cami. 1568 - 1575 yıllarında tamamlanan Selimiye Camii Osmanlı-Türk mimarisinin en büyük eseridir. Üçer şerefeli dört minaresi vardır. Her minarenin yüksekliği 79,89 m.'dir. Kubbesi 31,28 m. çapında olan Selimiye Camii'nin harim tarafındaki minarelerin şerefelerine ayrı merdivenlerden çıkılabilmektedir.

Osmanlı hükümdarı II. Selim tarafından Mimar Sinan'a yaptırılan Selimiye Camii, zamanın başkenti olan Edirne'de, şehrin en yüksek noktasında Yıldırım Bayezıt'ın yaptırdığı Baltacılar Koğuşu'nun kalıntıları üzerine yapılmıştır. Yapımına 1569'da başlanmış ve 1575'de tamamlanmıştır. Osmanlı-Türk sanatının en muhteşem eseridir. Mimar Sinan, Selimiye için "ustalığımın eseri" demiştir. Açık havalarda Rodop Dağları'ndan ve Uzunköprü'nün Süleymaniye Köyü'nden görülebilmektedir.

DEVAMI Edirne
Hızlı Cevap
Mesaj:



Bu sayfalarımıza baktınız mı
paneli aç