Arama

Alışveriş Hastalığı (Kompulsif Satın Alma)

Güncelleme: 12 Mayıs 2015 Gösterim: 9.646 Cevap: 1
_PaPiLLoN_ - avatarı
_PaPiLLoN_
Ziyaretçi
17 Eylül 2008       Mesaj #1
_PaPiLLoN_ - avatarı
Ziyaretçi
Alışveriş Hastalığı (Kompulsif Satın Alma)

Sponsorlu Bağlantılar

Alış veriş hastalığı (kompulsif satın alma) , kişinin dürtüsel olarak satın alma dürtüsünü hissetmesi ve bu dürtüsünü kontrol edememe neticesinde ortaya çıkan, kişiyi maddi açıdan zor durumlar sokan bir hastalıktır. Bu hastalığın temelinde kişiyi tehlikeye, heyecana sokan dürtüler yer almakta olup tıpkı bir kumarbazın kumar masasındaki davranışlarına benzemektedir.


Günümüz tüketim toplumunda kişileri yoğun mali sıkıntıya sürükleyen, ardından evlilik ve aile yaşamında önemli sorunlara yola açan bu bozukluğa olan ilgi gün geçtikçe artmakta, yaygınlığının kendisine gösterilmiş ilgiden çok daha fazla olduğu düşünülmektedir. Mutsuzluk, yalnızlık, öfke, engellenme ve sinirlilik gibi olumsuz duygular yaşayan kişide alışveriş, kişinin kendisini mutlu, güçlü, üstün, yeterli ve rahatlamış hissetmesine yol açmaktadır. Bununla birlikte kompulsif (zorlantılı) satın almanın, kişide bulunan içsel boşluk hissini tam olarak ortadan kaldıramaması ve uzun süreli bir etkiye sahip olmaması kişideki depresyonu arttırabilmektedir. Bu kişilerde satın alma eylemi, düşük olan kendilik saygısını arttırıp, kişiyi aşan stres, engellenme ve depresyon ile baş etmede rol oynamaktadır.


Anne baba ilişkisi içerisinde çocukları açısından doyurucu bir iletişim sağlayamayan ailelerde, çocukları ile aralarındaki bu boşluğu bu tipte bir şeyler satın alarak doyurmaya çalışan ailelerin çocuklarında bu rahatsızlığa ileride daha fazla rastlanılabildiği belirtilmektedir. Yani bu sorun en çok, parayı sevginin eş değeri gibi gören, çocuklarının isteklerini bu yolla giderebileceklerine inanan yüksek sosyoekonomik düzeydeki ailelerde gözlenmektedir. Hastalığın ortalama başlama yaşı 17-30 yaş arasında olup kadınlarda çok daha sık olarak gözlenmektedir.


Hastaların büyük bir çoğunluğu, alış veriş öncesi büyük bir arzu, hoşnutluk ve mutluluk hali yaşarlar kontrol edilemez bir istek ve sonrasında da gerginlik hissi duyduklarını ve bunu ancak alış veriş yaparak giderebildiklerini belirtmektedirler. Alış veriş sonrasında ise yoğun bir suçluluk hissi oluşmaktadır. Bu rahatsızlık bazen tekrarlama eğiliminde olup nöbetler halinde de olmaktadır. Bu kişiler bir mağazaya girdiklerinde ne alacaklarını bilemediklerini yada farkında olmadıklarını belirtmektedirler.


Kişiliklere göre farklılık gösterse de, kadınların tercih ettikleri genelde elbise, kozmetik eşya ve mücevher daha az sıklıkla yiyecek olmakta, erkeklerin ise; elektronik eşya, büyük ev aletleri olmaktadır. Cinsiyetler arasındaki bu farkta; erkeklerin daha çok bağımsızlık ve hareketliliğini yansıtan araçları alma eğiliminde oldukları, kadınların ise görünüş ve duygusal yönlerini ön planda tutan simgesel ve kendilerini tanımlayan eşyaları aldıkları yönünde olarak tanımlanmaktadır. Tedavisi mümkün olan bu hastalık ilaç ve bilişsel-davranışçı terapiler ile tedavi edilmektedir.

Psikiyatrist Dr. İbrahim BİLGEN

Avatarı yok
nötrino
Yasaklı
12 Mayıs 2015       Mesaj #2
Avatarı yok
Yasaklı
Ucuzlukta Gördüğünü Satın Alma Dürtüsü

Sponsorlu Bağlantılar
Satın alma güdüsüne teslim olmak bazıları için büyük bir sorundur.Montreal Bankası’nın 2012’de yaptığı bir araştırma, Kanada’da gereksiz alışveriş için harcanan paranın yılda ortalama 3000 dolara yakın olduğunu gösterdi. Başka bir araştırma Amerikalıların yüzde 75’inde gördüğünü satın alma durumunun gözlendiğini, bunların yüzde 10’unun ise bir tek parçaya 1000 dolardan fazla para ödediklerini ortaya koydu. İnsanlar neden parayla ilgili bir konuda ani kararlar verir? Bu dürtüye nasıl karşı konulabilir?

Kıtlık Dürtüsü

San Francisco Devlet Üniversitesi’nden psikoloji doçenti Ryan Howell satın alma dürtüsünün biraz hayatta kalma içgüdüsüyle bağlantılı olduğunu söylüyor. Bu insanın avcılık ve toplayıcılık döneminden kalma bir dürtüydü ve istedikleri bir şeyi gördüklerinde bir daha karşılarına çıkmayabileceği kaygısıyla hemen toplamalarını gerektiriyordu.Günümüzde böyle bir sıkıntı yok. Satın alma gücümüz olduğu sürece istediğimiz hemen hemen her şeyi istediğimiz zaman alabiliyoruz. Fakat özellikle ucuzluk dönemlerinde atalarımız gibi davranmaya devam ediyoruz. Bir eşyada etiketin yarısı işaretini gördüğümüzde bu dürtü devreye giriyor. Howell, o eşyayı o an satın almazsak bir daha o fiyata bulamayacağımız duygusuna kapıldığımızı söylüyor.

‘Terapi’ mi?

Bir diğer neden de satın alma yoluyla kendini iyi hissetme duygusudur. Michigan Üniversitesi’nden Doçent Scott Rick ‘alışveriş terapisi’ olarak ifade edilen olgunun gerçek olduğunu ifade ediyor. Bazıları kendilerini üzgün hissettiklerinde mutlu olmak için alışverişe çıkıyor; böylece hayatlarında kontrolü elde tuttukları duygusu tazeleniyor.Rick yararı olmakla birlikte böylesi ‘terapi’lerin masraflı olduğunu söylüyor. Onun yerine kitap raflarını yeniden düzenleme ya da gardırobu toparlayıp eskileri eskiciye verme gibi etkinliklerin de aynı şekilde işe yarayacağını vurguluyor.Bazı araştırmalarda da dokunmanın para konusundaki kararları etkilediği görüldü. Bir nesneye dokunduğumuzda sahip olma duygusu tetiklenir ve onu kaybetmek istemediğimiz için ihtiyacımız olsa da olmasa da satın alma yoluna başvururuz.

Dürtüye Karşı Koymak

Uzmanlar bu türden içgüdülere biraz disiplinle karşı konulabileceğini söylüyor. Satın almadan önce böyle bir dürtünün olduğunu kabul ederek 24 saat beklenmesi tavsiye ediliyor. Eğer ertesi gün aynı şeyi hala istiyorsanız ve maddi olarak gücünüz yetiyorsa satın alabilirsiniz. Ama büyük ihtimalle ilginiz ve o yoğun satın alma duygusu geçmiş olacaktır.Bir diğer tavsiye de alışveriş için ne kadar para harcadığınızı yakından takip edin. Ne kadar para ödemek zorunda olduğunuzu düşünmek yoluyla sadece gerçekten ihtiyacınız olan şeyleri almanız kolaylaşacaktır.

Kaynak: BBC Capital (19 Mart 2015)


Benzer Konular

7 Temmuz 2011 / Ziyaretçi Soru-Cevap
4 Mart 2015 / Misafir Cevaplanmış
6 Nisan 2016 / Misafir Soru-Cevap
11 Şubat 2016 / Misafir Taslak Konular