Cevap Yaz Yazdır
Güncelleme: 30 Mart 2017  Gösterim: 573  Cevap: 1

Bipolar Bozukluk

30 Ağustos 2016 18:49       Mesaj #1
kenan23 - avatarı
Üye
Manik depresif bozukluk olarak da adlandırılan bipolar bozukluğun öz Türkçesi iki uçlu duygulanım bozukluğudur. Bu bozukluk, kişilerin maniden depresyona kadar uzanan ruh halindeki aşırı değişiklikler olarak tanımlanır. Mani dediğimiz dönem; kişinin aşırı hareketli, konuşkan, enerjik, umarsamaz ve güçlü olduğu zamanlardır. Depresyon dönemi de kişinin umutsuzluğa kapıldığı, dikkatini toparlayamadığı, uykusuzluk çektiği, anlama ve hatırlama güçlüğü çektiği, iştah kaybı veya artışı çektiği, vb sıkıntıları yaşadığı dönemdir. Yani bipolar bozuklukları olan kişiler ortalama dört ay her türlü zorlu şeyi yapabilceklerini düşünüp çok aktif bir şekilde yaşamlarını sürdürürlerken, birden depresyon dönemine girip hayattan bezmiş, hiç bir şey yapmaya gücü kalmamış, mutsuz ve bitik bir şekilde dibe vururlar. Bu dönem de ortalama altı ay sürer. Kişi bu iki dönemi de çok uçlarda yaşar. Örneğin mani dönemindeki kişi kendini peygamber, veya bir devlet büyüğü olarak görebilir, hayaller, halisunasyonlar görebilir, toplum kurallarına uymayabilir veya düşüncesiz para harcayıp riskli ticari girişimlerde bulunabilirler. Depresyon dönemi ise kişiyi değersiz hissetmekten, öz güven eksikliğinden veya işe yaramaz hislerinden intihara kadar götürebilir.
Bipolar bozukluğun tam olarak nedeni bilinmemekle birlikte kesin olarak kalıtsal bir aktarım olduğu da söylenemez. Hastalığın tanısı konurken aile geçmişi de sorgulanır, ancak yakınlarında bu bozukluk var diye çocuklarında da kesin mevcuttur diye bir kanıya varamayız. Bu rahatsızlığın nedeni daha çok beyinde bilgi iletimini sağlayan nörotransmitterler olarak görülür. Çünkü beyin hücreleri arasındaki iletimin doğru yapılmaması duygudurum, hafıza, düşünce ve öğrenme kapasitesini kötü yönde etkiler. Dolayısıyla bipolar rahatsızlığın temelinin sinyallerin yanlış iletilmesinden kaynaklandığı öngörülüyor.
Bu rahatsızlığın tedavisinin temelinde ilaç tedavisi ve psikoterapi yatar. Psikoterapi, depresyon ve mani devrelerini tetikleyebilcek olay ve durumları saptamaya ve bu durumları kontrol altına almaya yardımcı olur. Ayrıca sadece bipolar bozukluğu olan kimseye değil yakınlarına da terapi yapılması gerekir. Grup terapisi de faydalı olur. Çünkü kişinin en uç duygudurumlarını yaşarken yakınlarının da verdiği tepkiler ve hastalara davranış biçimleri de hastayı büyük oranda etkiler. Ayrıca hastaya yapılan tedaviler akut tedavi ve koruyucu tedavi olarak ikiye ayrılır. Akut tedavi; hastalık belirtileri başladığı zamanda hastayı en kısa zamanda yatıştırmak için uygulanan tedavidir. Koruyucu tedavi ise; yeniden hastalanmayı engelleme amacı taşır. Dolayısıyla hasta yakınlarının hastayı doğru gözlemleyebilmeleri tedavinin erken başlamasında ve işe yaramasında büyük rol oynar.
Sponsorlu Bağlantılar

Yazan: Deniz Dirin
Sorularla Psikolojim


30 Mart 2017 13:24       Mesaj #2
nötrino - avatarı
VIP SiNiRLi-RUTİNE AYKIRI

30 Mart Dünya Bipolar Günü!


Ruh sağlığı alanında çalışan dernek ve örgütlerin oluşturduğu platform tarafından, 30 Mart Dünya Bipolar Günü nedeniyle "bipolar bozukluğa" ilişkin basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda açıklamalarda bulunan Bipolar Yaşam Derneği sözcüsü Prof. Dr. Sibel Çakır, "Bir duygudurum bozukluğu olan bipolar bozukluk, eski ismiyle manik depresif hastalık ya da taşkınlık veya çökkünlük dönemlerinin yaşandığı, duygusal ve davranışsal iniş çıkışlarla giden, ara dönemlerde hastaların olağan iyilik hallerine döndükleri fakat bu hastalık dönemlerinin yaşam boyu görülebildiği bir bozukluktur." diye konuştu.

Halihazırda bipolar bozukluğun başarılı bir şekilde tanındığını ve etkili biçimde tedavi edilebildiğini dile getiren Çakır, ancak hastalığın ilk yıllarındaki müphem belirtilerin, bozukluğun yineleyici doğasının ve değişik zamanlarda farklı hastalık dönemleri ile ortaya çıkmasının tanı koyma sürecini zorlaştırdığını aktardı.

Dikkatsiz Haberler Mücadeleyi Olumsuz Etkiliyor!


Çakır, Türkiye'de yaklaşık 2 milyon kişide bipolar bozukluk görüldüğünü kaydederek, bu durumdan doğrudan ya da dolaylı olarak etkilenen aile bireyi sayısının ise 6 milyon olduğunun tahmin edildiği bilgisini verdi. Çakır, zaman zaman medyada yer alan gerçek dışı ya da eksik adli vaka öykülerinin, intihar, uyuşturucu madde, alkol kullanımı ve bipolar bozukluk arasında bağlantı kurulmasının bozuklukla mücadele eden geniş kitleyi derinden sarstığını söyledi. Bu haberlerin hastalıkla mücadelede önemine değinen Çakır, bu konuda haber yaparken dikkatli ve spekülasyondan uzak olunmasını istedi.

Kaynak: AA (30 Mart 2017)



Daha fazla sonuç:
Bipolar Bozukluk

Hızlı Cevap
Mesaj:


Kaynak:

Bu sayfalarımıza baktınız mı
paneli aç