Arama

Güzellik Sırları ve Pratik Bilgiler - Sayfa 5

Güncelleme: 22 Temmuz 2016 Gösterim: 218.115 Cevap: 130
Sedef 21 - avatarı
Sedef 21
Ziyaretçi
28 Nisan 2008       Mesaj #41
Sedef 21 - avatarı
Ziyaretçi

Pürüzsüz bir cilt için altın tüyolar


Düzenli bir vücut bakımı 3 aşamada mümkün: Temizleme, arındırma ve nem
Sponsorlu Bağlantılar
Düzenli bir vücut bakımıyla cildinizi pürüzsüz, esnek ve yumuşak tutabilirsiniz. Bu bakımda duş jelleri, peeling ürünleri ve nemlendiriciler en büyük yardımcınız olacak

Pürüzsüz bir cilde sahip olmak tüm kadınların ortak isteği. Cilt sağlıksız beslenmeden strese ve uyku bozukluklarına kadar pek çok faktörden olumsuz etkilenebiliyor. Aşırı kuruluk veya yağlanma da ciltte gerginliklere veya pürüzlenmeye neden olabiliyor.

Temizleyici bakım ürünleri düzenli kullanım sonrası daha pürüzsüz ve esnek bir cilt vaat ediyor. Bu bakım ürünlerinin pek çok destekleyici ürünü de var.
Uzmanlar standart bir cilt bakımını üç aşamada topluyor: Temizleme, arındırma ve nemlendirme.

Hemen her kozmetik markası bir duş jeline sahip. Jeller vücudun genel temizliğini gerçekleştiriyor. Temizleme özelliği açısından markalar arasında genelde bir fark yok. En büyük fark kokuları. Kendinize uygun duş jeli seçerken kokusuna bakarak alabilirsiniz.

Tanecik yapılı peeling ürünleri vücudun ölü derisini arındırmaya yarıyor. Gözenekleri açarak hem derinin nefes almasına hem de ardından kullanılacak vücut ürünlerinin daha kolay emilmesine yardımcı oluyor. Vücudun pürüzsüzleşmesinde en büyük pay peeling’in. Peeling’i haftada bir veya iki defa duş sırasında nemli vücuda masaj yaparak uygulayabilirsiniz. Nemlendiriciler gerginliği azaltıp vücudun esnekliğini artırıyor. Genelde bitkilerin çekirdek yağlarından hazırlanıyorlar. Erken yaştan itibaren düzenli olarak nemlendirici kullanmak olgun ciltlerde görülen kırışıklık problemini önemli ölçüde azaltıyor. Kullandığınız parfümün nemlendiricisi varsa onu seçin. Parfümünüzün etkisini artırmada yardımcı olduğu söyleniyor.

Nemlendiriciler


Yaşlılık belirtilerini azaltıcı
Estee Lauder’ın vücut nemlendiricisi Re-nutriv Smooting Body Creme
bitkisel yağlarla yüksek teknolojinin birleşiminden oluşuyor. Ürün içerdiği yağlar sayesinde nem tutma ve sıkılaştırma özelliğine sahip. Düzenli kullanıldığı takdirde yaşlılık belirtilerini azalttığı iddia ediliyor.

Birbirinin ardı sıra uygulanacak
La Mer’in bu üç ürünü belli başlı cilt problemlerine çözüm vaat ediyor. Vücut serumu ciltteki renk değişimini düzenliyor. Losyon cildin uzun süre nemli kalmasını sağlıyor. Ve mavi su yosunlu krem ise vücudu sıkılaştırıyor.

Nemlendirici süt
Biotherm’in kurumaya karşı vücut sütü Lait Corporel yıpranmış ciltlere karşı üç açıdan onarma sağlamayı vaat ediyor: Cildin koruyucu katmanını güçlendirmek, esnekliğini artırmak ve pürüzsüz bir dokunuş kazandırmak. Akışkan kıvamından dolayı ürün cilt tarafından hızla emilebiliyor.

Vücut peeling’i
Elmas, inci ve quartz tozu
La Prairie’nin Cellular Micro Dermabresion Creme’i düzenli kullanıldığı takdirde cildi yenilemeyi vaat ediyor. İçeriğindeki doğal elmas, tatlı su incileri ve quartz kristalleri tozu sayesinde ölü deriyi soyuyor. İlk beş gün art arda kullanılan ürün daha sonra haftada bir kullanılıyor.

Volkanik kum tanecikleri

Thalgo’nun Deep Sea Peeling’inin içeriğindeki yosun sayesinde yoğun bir nemlendirme özelliğine sahip olduğu söyleniyor. Volkanik kum tanecikleri gözenekleri temizlerken, turunçgil çiçekleri cildinize koku yayıyor.

Bitkisel yağlar
Dermalogica diğer duş jelleri gibi derin bir temizlik vaat ediyor. İçeriğinde çok sayıda bitkisel yağ var. Çay ağacı, limon ve okaliptus yağları cildi arındırmaya yarıyor. Sandal ağacı, lavanta ve portakal ise cildinizi nemlendirmeyi ve yoğun kokularıyla zevk vermeyi amaçlıyor.

Feminen kadınlar için

Tommy Hilfiger’in duş jeli Dreaming aynı adlı parfümün yan ürünü. Tasarımcısı bu ürünün feminen yanlarını keşfetmiş kadınlar için olduğunu söylüyor. Jelin hakim kokusu şeftali. Ayrıca amber çiçeği, frezya ve sümbülteber de kullanılmış.

Volkanik kum tanecikleri
Thalgo’nun Deep Sea Peeling’inin içeriğindeki yosun sayesinde yoğun bir nemlendirme özelliğine sahip olduğu söyleniyor. Volkanik kum tanecikleri gözenekleri temizlerken, turunçgil çiçekleri cildinize koku yayıyor.

Nemlendiricili duş jeli
Philip B.’nin duş jeli Chai Latte tüm cilt tipleri için uygun. Bu ürün zencefil, tarçın, kakule gibi baharatlarla kokulandırılmış.lendirme.

Son düzenleyen Safi; 22 Temmuz 2016 20:39
nünü - avatarı
nünü
Ziyaretçi
1 Mayıs 2008       Mesaj #42
nünü - avatarı
Ziyaretçi
Güzellik olmak için illa bol para harcamanız gerekmiyor. Evde bulduğunuz malzemeleri kullanarak da güzelleşebilirsiniz. üstelik de doğal yoldan!

Sponsorlu Bağlantılar
Güzelliğine özen gösteren kadınlar için cilt maskeleri her dönemde gözde kozmetikler arasında yer alıyor ve kadınlar bu ürünler için para dökmekten çekinmiyor. Oysa yumurta, bal ve yoğurt karışımlarıyla hazırlanan maskeler, sahip oldukları işlevleri ile kozmetik dükkanlarında satılan pahalı maskeleri aratmıyor.
Evde kolaylıkla hazırlayabileceğiniz maskerlerden bazıları şunlar:

Besleyici maske
ıçinde bulunan badem yağı ve yumurta sarısı sayesinde cildi sanki yeni doğmuş bir bebeğinki gibi yumuşacık yapan bu besleyici maskeyi ayda 1 kez uygulayabilirsiniz.

Malzemeler:
  • 3 tatlı kaşığı toz haline getirilmiş badem
  • 1 tatlı kaşığı badem yağı
  • 1 tatlı kaşığı krema
  • 1 adet yumurta sarısı
Hazırlanışı:
Yoğun bir kıvama gelinceye kadar bütün maddeleri bir kasede karıştırın. Gözlerin etrafına gelmeyecek şekilde maskeyi yüzün tamamına sürün. 15-20 dakika dinlenmeden sonra ılık suyla durulayın.

Onarıcı maske
özellikle yaz aylarında uzun süreli güneş banyolarının ardından uygulamak için ideal bir maske. Bal ve gliserinin yumuşatıcı etkileri sayesinde cildin nem oranını arttıran bir maske.

Malzemeler:
  • 1 adet limon
  • 3 çorba kaşığı bal
  • gliserin
Hazırlanışı:
Limon suyuyla balı hızlı hareketlerle iyice karıştırın. 15 gram gliserini ilave edin. özlü bir karışım elde edinceye kadar karıştırın. Hazırladığınız maskeyi masaj yapmadan yüzünüze ve boynunuza yayın. 15 dakika kadar yüzünüzde dinlendirdikten sonra ılık suyla temizleyin.

Dinlendirici maske
Bu maske aynı zamanda yüzünüzün daha kolay bronzlaşmasını sağlar. Karışımdaki malzemeler cildi besler ve aynı zamanda pürüzsüz bir görünüm almasına yardımcı olur.

Malzemeler:
  • 1 adet yumurta sarısı
  • 1 kase yoğurt
  • 1 tatlı kaşığı zeytinyağı
  • 5 damla havuç yağı
Hazırlanışı:
Yumurta sarısını 2 tatlı kaşığı yoğurtla çırpın. Zeytinyağı ve havuç yağını ekleyin. Karışımı yüzünüze ve boynunuza sürün. 20 dakika kadar dinlendirip ılık suyla temizleyin
Son düzenleyen Safi; 22 Temmuz 2016 20:40
pörçük - avatarı
pörçük
Ziyaretçi
25 Mayıs 2008       Mesaj #43
pörçük - avatarı
Ziyaretçi
Cilt, saç bakımı, makyaj gibi konularda denenmiş pratik öneriler..

Yağlı saçlar için pudra

Saçınız yağlı bir görünüme sahipse, geniş uçlu bir makyaj fırçasını mineral bir pudranın içine batırın. Fırçanın ucun da kalan fazlalığı azaltmak için sapına elinizle hafifçe vurduktan sonra pudrayı saç diplerinize uygulayın. Uyguladığınız pudra fazla yağı emerek saç tutamları¬nız arasına karışacak. Bize inanın, kimse duş almaya vaktiniz olmadığını anlayamayacak.

Güzel kokmak için

Saçlarınıza az bir miktar parfüm sıkın. Büyük uçlu bir fırça yardımıyla saç diplerinizden başlayarak uçlarına kadar tarayıp kokuyu dağıtın. Tüm gün muhteşem kokacaksınız.

Nasırlar için vazelin

Yatmadan önce nasırlarınıza vazelin uy¬gulayın. Ardından çoraplarınızı giyin ve yatın. Sertleşmiş nasırlarınızı, vazelin gece boyunca yumuşatacak.

Makyaj tazelemenin pratik yolu
Makyajınızı yeniden yapmak için zamanınız yoksa, bir kulak pamuğunu makyaj temizleyicisine batırın ve makyajınızın yalnızca akmış veya bulaşmış bölgelerini silin.

Avakado ile yumuşayın
Taze bir avokadonun çekirdeğini çıkartıp kabuklarını soyun ve meyveyi tüm vücudunuzda gezdirin. 20 dakika boyunca devam ettikten sonra duşa girin. Avokado meyvesi doğal bir nemlendirici olduğu için cildinizin ne kadar yumuşadığına inanamayacaksınız.

Kırılan tırnağınızı yapıştırın
Kırıldığı zaman tırnağınızı koparmak yerine, bir damla Japon yapıştırıcısını kırıldığı yere damlatın. Üzerine en sevdiğiniz ojeden yoğun bir tabaka sürün. Kırık çizgiyi kamufle etmek için kırmızı, bordo veya mercan gibi ışık geçirmeyen mat renkleri tercih etmelisiniz.

Ruj temizlerken..

Kırmızı rujunuzu ovalamak yerine küçük bir makyaj pamuğunu veya kağıt mendili makyaj temizleyicisine batırıp silebilirsiniz.
Göz kremi kaşlara da kullanılır
Yoğun bir göz kremini kaşlarınıza uygulayarak onları da nemlendirmeniz mümkün. Ayrıca, kepeğe benzeyen o beyaz zerreciklerden de kurtulmuş olacaksınız.

Cildiniz kabartma tozuyla parlasın

Uyguladığınız bir otobronzan sonrasında cildinizde çizgiler meydana geldiyse, banyo lifinin üzerine koyacağınız bir miktar kabartma tozu ile cildinizi ovarak bu çizgilerden kurtulabilirsiniz.

Kirpik kıvırıcınızı ısıtın
Kirpikleriniz dümdüzse, metal kirpik kıvırıcıyı birkaç dakikalığına fönle ısıtın. Böylelikle kirpikleriniz daha kolay şekil alır. Ayrıca, suya dayanıklı bir maskara uygulayın. Diğer maskaralardan daha hızlı kuruduğu için kirpiklerin kıvrımını daha etkili bir şekilde belli edecektir.

Fırçanıza saç spreyi uygulayın
Saçlarınızı kuruttuktan sonra fırçanızın üzerine bir miktar saç spreyi sıkın ve saçınızı tarayın. Böylelikle saçlarınız kaskatı olmadan hacmini ve parlaklığını koruyacak.

Nemlendiricinize bebek yağı katın

Parlak ama çok yağlı görünmeyen bacaklara sahip olmak için günlük vücut nemlendiricinizin içine bir damla bebek yağı ekleyin.

Bitki yağından yararlanın

Tırnakların etrafını çevreleyen ölü derilerin sertleşip şeytan tırnağına dönüşmemesi için, bu bölgelere bir miktar kayısı yağı damlatın.

Uçuğunuzu kremle yatıştırın
Uçuğun çıkmaya başladığını hissettiğiniz anda üzerine bir miktar yoğun formüllü nemlendirici sürerek daha kötü bir hale gelmesini önlemiş olursunuz.

Göz kaleminizi dondurun

Göz kaleminizin ucu uygulama sırasında dağılıyorsa, onu 15 dakikalığına buzluğa koyun.
Sivilcenize diş macunu sürün
Sadece bir bezelye büyüklüğünde uygulayın. Diş macunu sivilcenin yağını emerek daha fazla büyümesini engeller. 15 dakika sonra yüzünüzü yıkayın.

Sabunu susuz kullanın
Kullanmaya kıyamadığınız sabunlarınızı iç çamaşır çekmecenize veya tişörtlerinizin durduğu rafa koyarsanız, bunları giydiğinizde harika kokarsınız.

Kaşlarınızı diş fırçasıyla tarayın
Kullanılmamış nemli bir diş veya kaş fırçasının üzerine saç spreyi sıkarak kaşlarınızı rahatça düzleştirip şekle sokabilirsiniz.

Kuru bölgelerinize pişik kremi sürün
Çatlak dirsek ve ayak topuklarınızı yumuşatmak için bu bölgelere yoğun bir tabaka halinde pişik kremi uygulayın.

Yumuşak kirpikler
Gözlerinize makyaj yapmadan ilgi çekmek için, kirpiklerinizin ucuna birkaç damla vazelin uygulayıp tarayın. Böylece seksi ve parlak bakışlara sahip olacaksınız.

Saç tellerinizi yatıştırın

Saç spreyini uyguladıktan sonra, kutusunu yatay şekilde tutarak saçınızın üzerine baskı uygulayın.

Koltuk altınıza peeling

Eğer koltuk altlarınız kuruyor ve pul pul dökülüyorsa narin bir vücut peeling'i ile bu bölgeyi yumuşatabilirsiniz.

El kreminiz oto bronzan ile harmanlayın
Solaryuma gitmeyi tercih etmiyorsanız birkaç damla bronzlaştırıcı kremi el kreminizle karıştırın ve bu karışımı bacaklarınıza sürün.

Doğal bukleler için

Saçlarınızı fön kullanmadan doğal yollarla kurumasını bekleyin.
Cilt lekeleri için çay torbası
Eğer cildiniz bir sebepten ötürü tahriş olmuş ve sişmişse, demli ama soğuk bir poşet yeşil çayı cildinizin üzerine yerleştirin, iki-üç dakika kadar tutun.

Sirke ve sodayla parlak saçlar
Bir ölçek sirkeyi dört ölçek sodayla karıştırın ve saçınızı bu karışımla ıslatın. 15 dakika boyunca saçınızda kalmasına özen gösterin. Böylece istediğiniz parlaklığa kavuşabileceksiniz.

Kendi kreminizi kendiniz yapın
Kokusuz bir kreme damlatacağınız birkaç damla parfüm ile saatlerce istediğiniz gibi kokmanın keyfine varın.

Dişlerinizi ağız gargarası ile fırçalayın

Eve geç geldiğiniz gecelerde kendinizi dişlerinizi temizleyemeyecek kadar yorgun hissediyorsanız, ağzınızı bir gargara ile çalkalayın. Ardından kuru diş fırçanızla diş etlerinizin dişlerinizle buluştuğu noktaları hafifçe fırçalayın.

Yumurta beyazıyla yüzünüzü canlandırın

Yumurtanın beyazını cildinize maske şeklinde yayın. Daha sonra beş dakika yüzünüzü yıkayın.

Bacaklarınızı saç kremiyle tıraş edin
Tıraş köpüğünüz bittiyse onun yerine saç kremi kullanabilirsiniz. Bu krem, tüylerinizi yumuşatarak tıraşı kolaylaştıracak ve bacaklarınızı da ipeksi bir yumuşaklığa kavuşturacak.
Bia - avatarı
Bia
Ziyaretçi
16 Haziran 2008       Mesaj #44
Bia - avatarı
Ziyaretçi

Alımlı Gözler için:

Gözlerimiz


ve onlardan yansıyan bakışlarımız tüm kimliğimize anlam katar. Onların dikkat çekmelerini ve etrafa güzel bakmalarını sağlamak sizin elinizde. İşte güzel bir makyajın ince noktaları, gözlere canlılık kazandıran egzersiz ve bakımlar...

Günlük Bakım :

Göz çevresi için özel bir krem kullanmak gerçekten şart mı? Hiç şüphesiz evet! Vücudumuzun en hassas bölgesi olan gözlerimizde kullanacağımız ürünlerin de, bu duyarlılığa uygun, özel üretilmiş ürünler olmaları şart. Göz çevresi derisi, yüzün diğer kısımlarından 7 kat daha ince. Bu nedenle bakımını, onu tahriş etmeyecek kadar hafif dokunuşlarla yapmak gerekli. En doğu seçim, yağlı olmayan, hafif jel ve solüsyonlar kullanmak. Diğer yandan, göz çevresi, diğer bölgelere oranla, kullanılan
ürünlere karşı çok daha duyarlı. Bu duyarlılıkları nedeniyle, formülleri göze özel üretilmiş, tahriş etmeyen ve alerjik olmayan kremleri kullanmalısınız. Ancak bu şekilde, hiçbir yan etkiye maruz kalmadan istediğiniz sonucu elde edebilirsiniz. Dikkat etmeniz gereken bir diğer nokta da, kullandığınız ürünlerin Ph değerinin göz yaşlarının Ph değerinden daha düşük olması. Göz için üretilen özel ürünlerin, en büyük özellikleri, gözenekleri derinlemesine temizleyip, sıkılaştırarak gerginleştirici etki yapmaları. Bu ürünler aynı zamanda göz çevrelerinizi,

Gözleri Rahatlatan Küçük Egzersizler:


İçinde yaşadığımız dünyada, gözlerimiz stres kaynakları, yapay ışıklar, bilgisayar, televizyon gibi birçok etkene maruz kalır. Bunların kötü etkileri ile mücadele etmek için ve gözlerinizi dinlendirmek için yapabileceğiniz küçük egzersizler var. İki elinizin avuç içleri ile gözlerinizi kapatın ama avuçların gözlerinize değmemesine özen gösterin. Gözkapaklarınızı kapalı olarak, karanlıkta bir süre tutun. Isı ve karanlık gözlerin dinlenmesini sağlayacaktır. Özellikle bürolarda, bilgisayar başında çalışanlar, gözleri yoruldukça bu egzersizi sık sık yapılabilir.

Göz Makyajı için ipuçları:


Gözler çok hassas bölgeler oldukları için, makyaj yaparken ilk dikkat etmeniz gereken, kullandığınız malzemelerin kaliteli olması. Daha sonra renklerin uyumuna çok dikkat etmelisiniz. İyi bir makyaj,gözlerinizin güzelliğini birkaç kat daha vurgulayacaktır

Kaşlar:


Gözlere anlam kazandıran, onlara kişilik veren kaşlardır. Onlara düzgün bir şekil vererek, hafifçe fırçalayarak ve küçük kalem darbeleri ile kalınlaştırarak, gözlerinizin genç görünmesini sağlayabilirsiniz. Kaşlarınıza şekil verirken, asıl dikkat etmeniz gereken, kaşlarınıza doğru açı vermek. Kaşlarınızın doğru yerde başlayıp, doğru yerde bitmesini sağlamak için, ince bir kalem alın. Önce bunu göz pınarlarınızdan yukarı doğru uzatın. Kalemin dış tarafından kalan fazlalıkları alın. Gözlerinizin dış tarafını da aynı yöntemle şekillendirin. Kaşların güzel görünmeleri için, her zaman yukarı doğru olmaları gerekir. Asla gözlerinizin üzerine inen bir kaş hattınız olmamalı. Böyle bir açı sizi daha yaşlı gösterecektir.

Farlar:


Far rengi olarak asla gözleriniz ile aynı rengi seçmeyin. Bu yapabileceğiniz en büyük hata olur. Koyu renk gözlüler, mavileri, canlı yeşilleri, sarı ve altın tonlarını, bej ve tonlarını tercih ederken; yeşil gözlüler ise, rozeleri, fuşyaları, lilaları, mavi ve kahverengileri seçmeli; asla yeşil tonlarını kullanmamalılar. Mavi gözlüler ise, yeşil ve mavilerden kaçınmalı, bunun yerine kahverengi, kızıl, gri tonlarına yönelmeliler. İyi bir etki sağlamak için, tek bir renk yerine iki ve hatta üç rengi karıştırmak daha başarılı sonuç verir. Bir açık, bir koyu, bir de orta renkle çok alımlı gözlere sahip olabilirsiniz. Eğer hangi renkleri karıştırabileceğinizi bilmiyorsanız, sakın endişelenmeyin. Bugün, bütün büyük kozmetik firmaları, birbiri ile kullanılabilecek renkleri aynı kutu içerisinde bir araya getirerek satıyorlar.

Kalem Çekme Teknikleri:


Kalem, gözün kontürlerini takip ederek sürülür. Çizginin gözün dışına doğru kalınlaştırıması gözlerinizi ve bakışlarınızı daha çok vurgulamaya yarar. Ayrıca kalem yardımı ile, gözünüzün şekli üzerinde oynama şansınız da var. Örneğin, yuvarlak gözleri olanlar, kalemi çok ince olarak çekmeli ve uçlarını yatay olarak bir parça uzatmalıdırlar. Kirpiklerin altına kalem sürmek, gözün daha küçük görünmesine yol açar. Eğer gözleriniz birbirlerine çok yakınsa, kalem hattını iyice dışarı doğru çekmelisiniz. Ancak gözleriniz birbirinden çok ayrı ise, çizgilerin çok kısa olması ve gözün dış sınırında hemen bitmesi gerekir. Çok küçük gözleri daha büyük göstermek için, kalemi gözkapağının hemen üstünden kalın bir hat olarak çekmelisiniz. Büyük gözlerde
ise kalemi ince bir hat şeklinde çekmek çok daha iyi sonuç verecektir. Badem gözlüler ise kesinlikle gözlerinin bu şeklini gizlememeli; aksine, bu güzel şekli vurgulamak için, kalemi yukarı doğru çekmeliler.

Maskara Nasıl Sürülmeli.? :


Maskara sürdükten sonra kirpiklerinizde top top birikintilerin olmaması için fırçadaki fazlalıkları, tüpün kenarında temizlemelisiniz. Üst kirpiklere sürerken önce, üstten ince bir kat geçip, daha sonra alttan yukarı doğur kıvırmalısınız. Fırçayı, tekrardan tübe batırmadan, alt kirpiklerinizin üzerinde de hafifçe gezdirin, çünkü alt kirpik makyajının çok hafif olması gerekir. Kirpiklerin kalın görünmesi için, önce ilk katın kurumasını bekleyin, ikinci katı daha sonra sürün.
Son düzenleyen Safi; 22 Temmuz 2016 20:45
nünü - avatarı
nünü
Ziyaretçi
10 Temmuz 2008       Mesaj #45
nünü - avatarı
Ziyaretçi
Kadınların en büyük güzellik sırrıdır makyaj. Cildinizdeki kusurları kapatır, kendinizi iyi hissettirir. .Fakat bazen öyle hatalar yapılır ki makyaj sizi çirkinleştirir. Bir güzellik adımı daha atmadan makyaj yaparken yapılan hataları gözden geçirin..

Dudak kaleminin koyu renk olması

- Koyu renk bir dudak kalemi ancak koyu renk bir rujla işe yarar. Başka türlü dudağınızın üstüne bir halka çizilmiş gibi durur. Bu hatayı düzeltmek için açık renk bir dudak kalemi ile dudak etrafındaki gölgeleri alın.

Nemlendiriciden hemen sonra makyaja başlamak
- Pudra, fondöten ya da kapatıcıdan hemen once nemlendirici sürdüyseniz makyajınız her yere bulaşır ve renkler birbirine girer. Bu hatanın tekrarlanmaması için nemlendiriciyi sürdükten sonra 10 dakika bekleyin.

Çok açık renk kapatıcı kullanmak

- Kapatıcının amacı yüzünüzde saklanması gereken lekeleri, göz altındaki morlukları yok etmektir. Eğer teninizden çok daha açık renk bir kapatıcı kullanırsanız saklamak istediğiniz bölge daha çok göz önüne çıkar. Bu hatayı düzeltmek için cildinize uyan bir kapatıcı alın; mesela cildinizin bir ton açığı olabilir.

Allığın çok koyu renk olması
- Elmacık kemiklerinizi belirginleştirmek için koyu renk allık kullanırsanız emin olun istediğinizden çok daha fazla dikkat çeker. Ve koyu renk allık yüzünüzü kirli gibi gösterir. Doğal bir görünüm için çok koyu olmayan bir allık kullanın.

Çok parlak renkler kullanmak
- Koyu pembe ya da turuncu özel bir gün için ideal seçim olabilir fakat günlük yaşantınızda bu renkler sizi hem çok abartılı hem de daha yaşlı gösterir. Bu hatayı düzeltmek için günlük hayatta daha doğal renkleri tercih edin; örneğin kahverengi, bej gibi. Bu tonlar her cilt tipine uyar.
Son düzenleyen Safi; 22 Temmuz 2016 20:47
Sedef 21 - avatarı
Sedef 21
Ziyaretçi
6 Ağustos 2008       Mesaj #46
Sedef 21 - avatarı
Ziyaretçi

Güzellik mitleri


Güzelliğe dair duyduğumuz efsanelere her gün bir yenisi ekleniyor. Peki ama hangileri gerçekten doğru?

Yatarken makyajı temizlemek!
Geceleri yatmadan önce makyajını temizlemeye üşenenler; pek çok sivilceye, genişlemiş gözeneklere ve kırılan kirpiklere sahip olmayı göze alıyor demektir. Bu konuda yapılan bir diğer hata da, saçları bozmamak için makyajı saç diplerine kadar temizlememek! Bu durumda makyaj kalıntıları zamanla saç diplerinde birikerek burdaki gözenelerin tıkanmasına neden olur!

Yüzüstü yatmak kırışıklık nedeni!

En yumuşak çarşaf ve yastıklar bile göz çevresinde ve yanaklarda kırışıklığa neden olur. Uyurken sıt üstü yatmaya özen gösterin. Bu konuda zorlanıyorsanız fazla zorlamayın. Çünkü uykusuz kalmanızz cildinize daha çok zarar verecektir!

Boyun bölgesinde vücüt losyonu kullanmak!
Boyun bölgesi narin ve korumaya ihtiyaç duyulan bir bölgedir. Bu bölge ilk başta yüzümüe ait bir bölge gibi görünmese de aslında tam tersidir. Yüzünüz için kullandığınız kremleri boynunuz için de kullanmayı ihmal etmeyin.

Şekerin bağ dokusuna olumsuz etkisi!
Şekerli gıdalar sadece fazla kilolara değil cildin zarar görmesine de neden olur. Fazla şeker aldığımızda cildimiz elastikiyetini kaybeder. Vücuda günde 6 – 10 çay kaşığı şeker alımı idealdir. 60 gramlık çikolata yaklaşık 7, asitli içecekler (0.33 litre) 10 çay kaşığı şeker içerir.

UV-B ışınları gözlere ve cilde zararı!
Özellikle dağ ve deniz kenarında UV ışınları o kadar yoğundur ki, gözleriniz kırışmaktan da öte zarar görür. Bu ışınlar daha bulanık görmeye neden olur. Bu nedenle her mevsim güneş gözlüğü kullanmak şarttır. Güneş gözlükleri için ‘Ne kadar koyu, o kadar iyi mantığı’ her güneş gözlüğü için geçerli değildir. Aynı şekilde açık renkli camlar da bizi bu zararlı ışınlardan her zaman koruyabilir.

Bacak bacak üstüne atmak!
Biz kadınların en svdiği oturma biçimi değil midir bacak bacak üstüne atmak? Ama maalesef bacak bacak üstüne atarsak varislere ve çatlaklara davetiye çıkarmış oluyoruz. Çünkü bu şekilde oturduğumuzda kan damarlarda rahatça akamaz ve kendine yeni yollar arar. Aynı zamanda rahat olduğunu düşündüğümüz bu oturma şekli, omuriliği zorlar. Bu da zamanla sırt ağrılarına yol açar!

‘Çok fazla uyuyanlar çok çabuk şişmanlar’ düşüncesi!
Bu yanlış bir düşüncedir. Çok uyuyanlar sanılanın aksine zayıftır. Az uyuyanlar, uykuculara göre daha çok kilo alma riski taşırlar! Bunun iki nedeni vardır. İlki; açlığı bastıran leptin diğeri de açlık hissi veren ghrelin hormonları. Az uykuyla geçirilen gecelerde kandaki leptin miktarı azaldığı ve ghrelin miktarı arttığı için vücut daha çok kalori ihtiyacı hisseder.

Selülit kremlerini tüm vücutta kullanmak!
Selülit kremlerinde; yağı ve suyu vücuttan atmaya yarayan maddeler bulunur. Bu maddelerin kesinlikle boyun ve göğüs bölgesinde işi yoktur! Çünkü dekolteyi gergin ve yumuşak tutan şey, zaten yağ ve nemdir. Bunlar da selülit kremlerinin içinde bulunmaz.

Sivilceleri azaltan çinko!
Kendimize ekstra özen gösterdiğimiz günlerde sanki antlaşma yapmışlar gibi sevimsiz sivilceler anında yüzümüzde belirir. Onların acilen yok edilmesi konusunda herhangi bir sihirli madde yok. Ama çinko içeren bir kapatıcı oldukça işe yarar! Çünkü çinko antibakteriyeldir. Tedavi sürecine destek olur. Ayrıca kızarıklıkları kapatır. UV ışınlaından dolayı reaksiyona karşı korur.
Son düzenleyen Safi; 22 Temmuz 2016 21:45
firstlady - avatarı
firstlady
Ziyaretçi
26 Ağustos 2008       Mesaj #47
firstlady - avatarı
Ziyaretçi
Cilt Temizliğinin Püf Noktaları

İyi bir yüz temizliği, ciltteki yağın kirlenen kısmını ve fazlasını arındırmalı ancak tümünü silip süpürmemelidir.

Bütün bir yıl yaz mevsimini bekliyoruz. Ama hepsi iki aydan ibaret ve hemen geçip gidiyor. Eylül ayını yarıladık bile! Havada tatlı bir serinlik ve rüzgar hakim. Yağmur ise yağdı yağacak. Sonbahar evimize ve kendimize döndüğümüz bir mevsim. Zaten sıcaktan kaçmaya çabaladığımız hareketli bir dönemden sonra, biraz dinginliğe ve bakıma ihtiyacımız var. Şimdi sağlık sorunlarımızla ilgilenmenin, yavaş yavaş cildimizi ve yıpranan saçlarımızı toparlamanın zamanı geldi. Güneşin pırıltısı biraz daha azalınca derin bakımlara geçebiliriz.



CİLDİNİZİ TEMİZLEYİN

Eylül başı temizlik dönemidir. Bir seyahatten sonra eve döndüğünüzde ne yaparsınız? Önce evinizi toparlar ardından valizlerinizi boşaltıp son olarak da çamaşırlarınızı yıkarsınız. Bunlar, cildimiz için de geçerlidir. Cilt bakımında ilk adım, günlük temizliktir. Her sabah ve her akşam olmak üzere, günde iki defa cildimizi özenle temizlemeli ve tonikle silmeliyiz. Ardından nemlendiricimizi sürebiliriz. Birçok insan makyaj yapmayı ihmal etmez ancak cilt temizliğine gereken özeni göstermez. Oysa makyaj yapılsa da yapılmasa da, yüzünüzün düzenli olarak günlük birikimlerden arındırılması gerekiyor.

KURU CİLTLERE KREM

Yağlı ciltlerde jeller ve losyonlar, kuru ciltlerde kremler tercih edilir. Bu tip ürünlere, genel olarak "temizleme sütü" adı verilir. Bu tip temizleyiciler, özellikle kıl köklerinde bulunan sertleşmiş sebumun (cildin yağ salgısı) ve sebuma bulaşmış olan kir ve makyaj artıklarının temizlenmesinde çok etkilidir. Bu açıdan derin bir temizlik sağlarlar. Temizleme kremlerinde daha fazla yağ (%40-50) losyonlarda ise daha az yağ (%10-25) bulunur. Yağlar, ciltteki yağı (sebum, yağ ve makyaj artıkları), su ise suda eriyebilen maddeleri çözer. Kir ve keratin pulları gibi eriyemeyen maddeler ise tonikli pamukla silinerek temizlenir. Göz çevresindeki deri çok hassastır. Bu nedenle daima özel bir temizleyici tercih edilmeli ve göz çevresine çok nazik davranılmalıdır.

MİKROFİBER KUMAŞLAR

Cilt temizliği veya hafif peeling için özel olarak imal edilen mikrofiber kumaşlar ve eldivenler oldukça etkili bir şekilde temizliği tamamlarlar. Onları sadece su ile ıslatarak kullanırsanız, daha önce özenle temizlediğiniz yüzünüzden hala kir çıktığını fark edersiniz. İçinde hiçbir kimyasal olmadığı için en hassas ciltlere bile uygulanabilir. Her yerde bulunmuyor ama rastlarsanız hem yüzünüze hem de vücudunuza uygulayabilirsiniz.

TONİK TEMİZLİĞİ ÖNEMLİ

Cildin günlük bakımı yapılırken ikinci adım, kalan son artıkları arındıran ve gözenekleri sıkıştırmaya yarayan tonik uygulamasıdır. Temizleme kremleri ve losyonlar, sabunlar ve jeller ciltteki yağı ve suda eriyebilen maddeleri çözdükten sonra, kir ve keratin pulları gibi eriyemeyen maddeler tonikle silinerek temizlenir. Tonik, özel bir solüsyondur. Genellikle su ve alkol ile hazırlanır. Bazı toniklerde salisilik asit, portakal çiçeği kolonyası, gül suyu veya daha farklı maddeler de kullanılır. Tonik seçerken alkolsüz olanları tercih edin. Sade gül suyu ve maden sodası gayet iyi toniklerdir.

GÖZENEKLERİ TEMİZLEYİN

Gözeneklerin sıkışması aslında hatalı bir ifadedir. Çünkü gözeneklerin kas yapısı yoktur. Bu nedenle de açılıp kapanması veya sıkışıp gevşemesi söz konusu değildir. Ancak biriken kirler ciltteki gözenekleri tıkayarak zorlar ve genişlemesine yol açar. Tonikler bunları temizlediği için gözenekler tekrar normal boyutlarına dönerler. Tonikler düzenli olarak kullanıldığında gözeneklerin açılmasına pek fırsat kalmaz. Öte yandan, toniklerin içinde bulunan maddeler cildi biraz tahriş ettiği için dokular hafifçe şişer. Bu tepki gözenekleri geçici bir süre için sıkıştırır. Tabii bu yapısal bir değişiklik değildir, kısa süreli bir toparlanmadır.
GÜLGECELER - avatarı
GÜLGECELER
Ziyaretçi
27 Ağustos 2008       Mesaj #48
GÜLGECELER - avatarı
Ziyaretçi

Gülle gelen güzellik


Güller, kadınları güzelleştirmek için mucizevi bir iksir...
Çiçeklerin kraliçesi olarak sayılan ve özel günlerin anlamlı çiçeği gülün marifeti sadece kadınların gönlünü fethetmek değil! Aynı zamanda onları güzelleştirmek için mucizevi bir iksir...

Çiçeklerin en anlamlısı olarak bilinen, güzelliğiyle küsleri barıştıran, aşıkları kavuşturan gül, sadece anlamlı bir çiçek değil aynı zamanda güzelliğin de vazgeçilmez bitkilerinden. Ana vatanı Anadolu, İran ve Çin olan gülün, suyu ve yağı, parfüm ya da yiyeceklerde de kullanılıyor.

Anadolu'nun gül diyarı olarak bilinen Isparta - Burdur civarında gül ziraatının 120 yıllık bir geçmişi var. Buradan elde edilen gül yağı ve gül suyu, dünya piyasasına yüksek değerden satılıyor.

Cilt Temizliği
- Bir kaba 2 yemek kaşığı kil, 3 yemek kaşığı gülsuyu ve 1 çay kaşığı zeytinyağını koyup iyice karıştırın ve koyulaşıncaya kadar iyice kaynatın.

Yüzünüzü yıkadıktan sonra bu karışımı göz ve dudağın kenarları hariç cildinize sürün. 5 ya da 7 dakika beklettikten sonra yüzünüzü yıkayın. Bu gül maskesi cildin kirlerini ve fazla yağlarını alıp temizler. Gül kokusu cildi rahatlatır ve besler.


- 4 litre üzüm sirkesi içine 10 avuç kuru gül yaprağını ekleyip karıştırın. 15-20 gün güneşte tutup süzün. Gargara, losyon, makyaj temizleyicisi olarak kullanabilirsiniz.

- Üç avuç taze gül yaprağını beş dakika suda kaynatın sonra bir çay kaşığı dövülerek toz haline getirdiğiniz ıhlamur yaprağından, bir çorba kaşığı taze kaymak, bir tatlı kaşığı süzme bal ilâve edin.

Hazırlanan karışım krem kıvamına gelinceye kadar kestane unu ilave ederek karıştırın. Cildin parlak, nemli ve güzel olmasını sağlayan bu karışımı yüzünüze sürebilirsiniz.
Cilt bakımı

- Pul pul dökülen kuru bir cilde sahipseniz bu görünümden kurtulmak için kurutulmuş gül yapraklarını küçük parçalara bölün, süt, mısır nişastası ve bir parça bal ile karıştırın. 15 dakika beklettikten sonra, bu karışımla yüzünüze yavaş yavaş masaj yapın. Bu masaj sayesinde cildiniz kaybettiği nemi geri kazanacaktır.

- 3 çay bardağı gül suyuna 1 çay bardağı vazelin koyun ve karıştırın. Bu karışım el ve dudak çatlaklarına iyi gelecektir.

- Saf zeytinyağının içine 10-15 damla gül yağı koyun vücuda masaj yapın.

- Küvete banyo suyunun içine 11-15 damla gül yağı damlatıp iyice karıştırın, bu karışım hem güzel kokmanızı hem de rahatlamanıza yardımcı olacaktır.

Saç bakımı

- 30 gr şampuanın içine 12 damla gül yağı koyun ve karıştırın. Saç diplerine masaj yaparak saçınızı yıkayın. Bu maske saçınızı besler, kepeklenmesini önler.

- 4 damla gül yağını saç fırçanıza dökün saçınızı tarayın.

Sağlıklı yaşam

Gül reçeli, gül şarabı, gül balı yenmeye devam edildiğinde mideyi kuvvetlendirir, yaralara ve tıkanıklıklara iyi gelir.

- İshali engellemek için 20 gr. Gül kurusunu 1litre suda kaynatın, günde 3 fincan içebilirsiniz.

- 2 su bardağı taze gül yaprağını, 2 bardak şeker ile karıştırın. 1 bardak su ile kısık ateşte 1-2 saat pişirin. Ocaktan almadan önce içine yarım limon suyu katın. Bu karışım hafif sindirim sistemi iltihaplarına, romatizma ve eklem iltihaplarına iyi gelir.

- 1 litre şarabın içine 1 avuç gül yaprağı atın, yarım saat dinlenmesi için bırakın. Cildinizi bu karışım ile temizleyin.

Gül yağının faydaları

- Antiseptik (mikrop öldürücü )olarak kullanılan gül yağı makyajı temizler, ciltteki doğum lekelerini alır. Alerjik ciltlere iyi gelir. Cilde canlılık kazandırır.

- Boğaz ve bademcik iltihaplarının giderilmesine yardımcı olur.

- Ellerinizin ve cildinizin güzelleşmesi için gül yağını badem yağıyla karıştırıp, kullanabilirsiniz.

Hassas ciltlere gül suyu

Aşağıdaki belirtilerden üç veya daha fazlasına sahipseniz cildinizin hassas olduğunu söyleyebiliriz...

- Yün ve keten gibi sert kumaşlar cildinizi rahatsız ediyor. Kaşınmaya ve bunu takip eden birkaç gün boyunca yanmaya sebep oluyor.

- Sürdüğünüz parfüm veya taktığınız nikel takılar teninize değdiği yerlerde kurdeşene neden oluyor.

- Kaşımasanız bile bir sivrisinek ısırığı günlerce kalıyor.

- İçeriğinde mineral yağ, koruyucu veya güçlü bir koku bulunan cilt temizleyicilerini uyguladığınızda, cildiniz bozulmaya daha meyilli hale geliyor.

- Saçınızın doğal rengi sarı veya kızıl. Ayrıca teninizin rengi çok açık veya çilleriniz var.

- Güneşe, soğuğa, sıcağa, neme veya rüzgâra maruz kaldıktan sonraki birkaç gün cildiniz batıyor, kaşınıyor veya geriliyor.

nünü - avatarı
nünü
Ziyaretçi
29 Ağustos 2008       Mesaj #49
nünü - avatarı
Ziyaretçi
Çantamda Olmazsa Olmaz

cnta0
Kızlar, bizbizeyken şunu bir açıklığa kavuşturalım. Hepimizin çantası makyaj malzemeleri ile dolu. Hatta küçücük çantalar moda olduğunda bile cüzdanımızı küçülttük ama yine de parlatıcımızı almadan çıkmadık. Ee yemek yeriz parlatıcımız gidiverir. O zaman onu hemen tazelemek gerekir. Dudaklarımız her daim parlamasın mı? Peki ya bu sıcak günlerde çantaya bir parfüm atmadan sokağa çıkılır mı? Güzel kokumuz yanından geçtiklerimizin bile başını döndürmeli. Ve tabii ki allık. Elimizde makyaj çantamız koşa koşa tuvaletin yolunu tutmamızın başlıca sebebi. İşte çantamızın olmazsa olmazları:
cnta1
Moroccan gülleri, Fransız manolyası ve Mısır yaseminleri ile Agent Provocateur adı üstünde yanınızdakileri kışkırtmak için tasarlanmış bir parfüm. 98 ytl değerindeki parfümü tüm güzellik marketlerinde bulabilirsiniz.
cnta2
Pastel'in High Gloss adını verdiği dudak parlatıcısı ise her kızın elinden düşüremediği makyaj malzemesidir. Uzun süre dayanan bu ürün parlak, ıslak ve dolgun görünümü ile hem çantamıza hem kalbimize giriyor. Ürünün fiyatı ise 8.25 ytl.
cnta3
Lancester kompakt pudra ise olmazsa olmazlarımızın başlıcasıdır. Cansız yüzümüze yeniden taze bir görüntü kazandıran, ve cildi tahriş etmeyen ürünün fiyatı 87 ytl.
eLmA_$eKeR! - avatarı
eLmA_$eKeR!
Ziyaretçi
30 Ağustos 2008       Mesaj #50
eLmA_$eKeR! - avatarı
Ziyaretçi
spacer
gengm7



_ GENÇLİK MAKYAJI _



Gençlik, aşırıya kaçılmadıkça, makyaj ile deneme ve eğlenme zamanıdır.

Fondötene ihtiyacınız olmadığı gibi, çerçeveleme veya gölgeleme gibi çok ciddi makyaj teknikleriyle uğraşmanıza da gerek yok.

Unutmayın, siz önde olmalısınız; makyajınız değil.


CİLT BAKIMI :



Bu dönem cildiniz için doğru bakım disiplininin oturtulduğu dönemdir.

Cildinize uygun bir temizleme kremi bularak sabah, akşam kullanın.

Gün sonlarında yüz temizliğinde daha da özenli olun.

Eğer yağlı bir cildiniz veya sivilceniz varsa jel temizleyicileri deneyin.

Cildi nemlendirme de çok önemlidir.

Sivilce sorununuz varsa yağsız bir nemlendirici kullanın.

Bu tip sorunlarda, genellikle eğilim cildi kurutmaya yöneliktir.

Halbuki, bu yöntem cildi daha da kötüleştirir.

Doğru olan, uygun bir nemlendirici ile gözeneklerin nefes almasını sağlamaktır.

Şöyle ya da böyle, herkes gençlik çağlarında sivilce veya bir takım başka cilt problemleriyle uğraşmak durumunda kalmıştır.

Bu durum sıkıcı olmasına rağmen, üstesinden gelmek için pek çok çözüm ve tedavi yolu vardır.



TEN :



Kapatıcı (concealer):

Cilt renginize tam olarak uyanını satın alın.

Yüze uygulandığında belli olmamalıdır.

Fark ediliyorsa cildinize uymayan bir renk demektir.

Sadece kusurlarınızı örtmek için kullanın.

Hafif bir pudrayla oturmasını sağlayın.

Cildiniz genç olduğu için fondöten kullanmanıza gerek yok.



Allık:

Allık görünümde büyük değişiklik yapar.

Kendiniz için doğru rengi bulun ve elmacık kemiklerinizin üzerine sürerek iyice dağıtın.

En doğru allık rengi, spor yaptığınız zaman yanaklarınızın dönüştüğü renktir.

Eğer kullandığınız allık çok belli ise allık tonunuz yanlış demektir.


Toz allık mı, krem mi? Cildiniz pürüzlü ise, en iyisi ve uygulama açısından en kolayı toz allıktır.

Krem allık, canlı ve doğal görünür ancak uygulaması daha zordur.

Sürdükten sonra, hem yanağa hem de yanlara ve aşağılara doğru iyice yedirilmesi gerekir.

Cildiniz yağlıysa krem allıktan uzak durun.


GÖZLER :



Göz farı : Gençlik, gözlerinizin muhteşem görünmesi için fazla makyaj gerektirmeyen bir dönemdir.

Unutmayın ki fazla makyaj gözlerinizin güzelliğini yok eder.

Gölgelendirme için hafif, eğlenceli renklerle pastel, yumuşak, metalik ve biraz da canlı renkler deneyin.

Asla koyu renk gölgelerle göz şeklinizi değiştirmeye çalışmayın.

Bu, gözlerinizin olduğundan daha küçük görünmesine neden olur.

Kalın hatlı eyeliner veya kalem de sert bir görünüm verir.

Bunun yerine, en sevdiğiniz farınızı göz çevrenize uygulayın.

Daima az gölgeyle başlayın; yetmiyorsa eklemek, fazlasını silmekten daha kolaydır.

Leylak veya lavanta tonlarından biri hemen herkeste güzel durur.


Rimel: Hem üst hem alt kirpiklerinize sürün, dışa doğru daha kalın uygulayın.

Doğal bir görüntü sağlamak için kahverengi rimel kusursuzdur.

Siyah fazla sert görünebilir.


Kaşlar: Doğru şekli bulmak önemlidir, ama şüphe duyuyorsanız kendi kaşlarınıza sadık kalın.

Kalın ve doğal görünümlü ellenmemiş kaşlar yanlış alınmış kaşlardan daha güzeldir.


DUDAKLAR :



Günlük kullanım için dudak renginize benzeyenleri seçin.

Özel günlerinizde (mezuniyet gibi!) doğal renkli bir kalem ile dudak çevrenizi çizip üzerine parıltılı bir parlatıcı kullanın.


Diş telleri: Diş telleriniz varsa, çıkarıncaya kadar parlak rujlardan kaçının.

Dudaklarınızın kurumasını önleyecek dudak koruyucuları veya parlatıcılar kullanın.

Çatlaklar ağzınıza, yani istemediğiniz yerinize dikkat çekebilir.

Diğer yüz hatlarınıza yoğunlaşın: bakımlı bir cilt, hafif allık ve belki gözlerinize uygulayacağınız küçük bir gölge dikkati başka tarafa çeker.


SAÇ BAKIM PROGRAMLARI






KURULUK :


nedenleri :


SebumunMsn Star yetersiz salgılanması gibi iç etkenler.

Perma, boya, sıcak kurutma, uzun süreli güneşlenme gibi dış etkenler.



* Bu duruma gidermenin yolu besleyici bir program uygulamaktır.


Ne yapmalı?


* Eğer saçınız çok yıpranmışsa ( güneş sonrası gibi ) şampuandan önce besleyici bir ürün uygulayın.

Saçınızı sıcak bir havluyla sararak, uyguladığınız üründe önerilen süre kadar bekleyin.

Sıcak havlu ürünün saçınıza daha iyi nüfuz etmesini sağlar.

Şampuan öncesi uyguladığınız bu bakımın avantajı, saçı daha sonraki bakımlara hazır hale getirmektir.


* Daha sonra, saç tipinize uygun ve besleyici özelliğe sahip bir şampuan ile saçınızı yıkayın.


* Kuru saçlar onlarla ilgilenmenize bayılır; şampuan sonrası saç kremi uygulamakta tereddüt etmeyin.

Kreminizi durulama gerektirmeyen ürünler arasından da seçebilirsiniz.

Bu tip ürünlerin avantajı diğer yıkamaya dek saçı dış etkenlere karşı korumasıdır.


* Haftada bir kez, kuru saçlar için hazırlanmış besleyici bir maske uygulayın.


* Saçınızı çok sıcak kurutmayın.

Eğer güneşleniyorsanız, şapka veya bandana kullanın ya da güneşten koruyucu bir ürün uygulayın.


* Saçınızı hiç bir zaman sert bir şekilde fırçalamayın.

Kuru saçlar kırılmaya çok meyillidir.

Fırçalamadan önce saçınızın kolay taranmasını sağlayacak ürünler kullanmaktan çekinmeyin.

Saç fırçanızı ise yumuşak ve doğal kıllı olanlardan seçin.

Saçın doğal korunmasını köklerdeki sebum salgısı sağlar.

Saçınızı kökten uca doğru fırçalayın, böylece sebumun saç boyunca yayılmasını sağlamış olursunuz.


* Kuru saçlarda saç uçlarında çatallaşmalar yani kırıklar çok sık görülür.

Saç uçları köklere göre daha hassas ve kırılgandır.

Onları düzenli olarak kestirin.




Msn Star derinin sahip olduğu yağ.





DÖKÜLME :


Günde 100 kadar saç teliniz dökülüyorsa huzursuz olmayın.

Bu dökülme yeni çıkan saçlarla dengelendiği için gayet normal.

Saçlarınızın sağlığını korumaya devam etmeniz yeterli.


Normal sınırların dışında bir saç dökülmesi yaşıyorsanız, mutlaka önlem almanız gerekiyor.

Eğer bir saç hastalığınız yoksa, normalden fazla saç dökülmesinin genellikle 3 nedeni vardır:


- İlkbahar ve sonbahardaki iklim değişimleri.

- Hamileliğe bağlı hormonal değişiklikler ( özellikle doğumdan sonraki 3 aylık dönem)

- Bilinçsiz olarak uygulanan zayıflama rejimleri.


Ne yapmalı?


* Saç dökülmesini engellemek için en az 3 ay bakım uygulamanız gerekir.

Ayrıca bu bakımı beslenme ile de takviye etmelisiniz.

Unutmayın, saç kökünün beslenmesi yediklerimizle doğrudan ilişkilidir.

Özellikle H, B5, B6, çinko gibi saçı besleyen vitamin, mineral ve besinlerden mahrum kalmayın.


* Saçınızı saç yapınıza uygun ve sık yıkama için hazırlanmış bir şampuanla her gün yıkayın.


* Bebek şampuanı kullanmayın. Büyüklerin saçları için yetersizdir.


* Haftada bir kez mutlaka besleyici ve nemlendirici maske uygulayın.

Bu, saçınızı hem dışarıdan gelecek zararlı etkenlere karşı korur hem de kuvvetlendirir.


* Güneşlenme, havuz ve deniz sırasında koruyucu ürün kullanın.






PARLAKLIK KAYBI


Saç, gün boyu, kireç, sigara dumanı, yağmur ve hava kirliliği yüzünden tozlanıp kirlenir.

Bir de bunlara uzun süreli güneşlenme, sıcak kurutma, perma ve boya gibi etkenler eklenince

saçın yapısında değişiklikler oluşmaya başlar.

Su ve sebum yetersizleşir. Korunmasız kalan saç parlaklığını kaybeder ve donuklaşır.

Saçınıza eski parlaklığını kazandırmak, ışığı daha iyi yansıtmasını sağlamak için

özel bir program uygulamanız gerekir.


Ne yapmalı?


* Öncelikle, saçınızı gün boyu birikmiş kirden arındırmak için köklerden uçlara doğru iyice fırçalayın.


* Daha sonra, saç tipinize uygun bir şampuanla yıkayın.

Böylece saçınızdaki kireç ve kirlilik yok olacak, saç telleriniz kayganlaşacak,

saçınız parlamaya başlayacaktır.


* Şampuandan sonra saç telleriniz parmaklarınızın arasında gıcırdayana dek ılık su ile durulayın.

Durulamanın sonunda, saçınıza soğuk su tutun.

Soğuk su, saç tellerinize canlılık ve dirilik verecektir.



* Saçınızı derinlemesine tazelemek ve parlaklığına kavuşturmak için

haftada bir kez parlaklık verici özel bir maske uygulayın.


* Daha parlak bir görünüm istiyorsanız, saçınızı kurutup şekillendirdikten sonra parlatıcı bir spray sıkın.





ESNEKLİK KAYBI


Saçınız elleyince bir köpüğü andırıyorsa, şekil vermekte zorlanıyorsanız,

canlılığını, diriliğini ve gücünü kısaca esnekliğini yitirmiş demektir.



Esneklik kaybı her tip saçta görülebilir.

Nedeni ise, genellikle, stres, sigara, uykusuzluk gibi sağlıksız bir yaşam ve dengesiz beslenmedir.

Sizin canlılığınızı yok eden bu kötü koşullar saçınızı da etkiler.

Çözüm, vitaminler ve enerjidir.

Ciddi bir şekilde bakım programı uygulamanız gerekir.


Ne yapmalı?


* Saçınızı, saç tipinize uygun olarak seçtiğiniz şampuan ile dönüşümlü olarak,

enerji verici özel bir şampuan ile de yıkayın.


* Şampuan sonrası, vitaminler açısından zengin, canlandırıcı özelliğe sahip bir yıkama maskesi uygulayın.

Uygulama sırasında saç diplerinize masaj yapın.

Masaj sırasında sert olmayın, küçük basınçlar uygulayarak kan dolaşımınızın hareketlenmesini sağlayın.


* Saçınızı mümkün olduğunca kendi kendilerine kurumaya bırakın.

Eğer sıcak kurutma yapmak durumundaysanız, saç kurutma makinesini saçınızdan 30cm. uzakta tutun.


* Şekil vermek için canlılık ve enerji veren ürünler kullanın.

Seçtiğiniz ürünlerin sprey, köpük ve su gibi hafif yapıda olmalarına özen gösterin.


* Saçınızdaki esneklik kaybının genellikle iç nedenlerden kaynaklandığını unutmayın.

Dengeli beslenin ve vitamin alın.

Özellikle B vitamini saçlara canlılık verir.



* B vitamininin en çok bulunduğu besinler: Tahıllar, baklagiller, fındık, çay, süzme bal, bira mayası,

ıspanak, bezelye, fasulye, karnıbahar, lahana, süt, yumurta, kırmızı et, karaciğer, böbrek ve balık.




HACİMSİZ SAÇLAR



Saçınızı fazla hacimsiz mi buluyorsunuz?

Bunun iki nedeni olabilir: ya saç tellerinizin incedir ya da normal kalınlıktadır

ama çok düz oldukları için kabarmazlar.

Saç telleriniz inceyse onlara hacim kazandırmak için

ince saçlar için özel olarak üretilmiş ürünler tercih etmelisiniz.

Saçınız çok düzse onu ağırlaştıracak ürünlerden uzak durun

ve saçınızı hacimli gösterecek modeller uygulayın.

Örneğin, uzun saç daha ağırdır ve ağırlığından dolayı kısa saça göre daha hacimsiz görünür.


Ne yapmalı?


* Saçınızı hacim kazandırıcı bir şampuan ile yıkayın.

Kremli şampuanlardan kaçının.


* Şampuandan sonra, hacim verici bir yıkama maskesi uygulayın.


* Saçınızı havluyla hafif friksiyonlar yaparak kurulayın.

Böylece saçınız tel tel ayrılacak ve kabaracaktır.

Kurutma makinesi kullanıyorsanız, parmaklarınızla saç köklerinizi ayırarak kurutun.


* Eğer saç telleriniz inceyse ince telli saçlar için hazırlanmış bir serum uygulayın.


* Saçınıza şekil verirken hacim artırıcı spray veya köpüklerden yararlanın.


sabakmsh6



Uzun veya kısa, düz veya kıvırcık...

bakımlı saç her kadını güzel gösterir üstelik kendimizi iyi hissetmemizi sağlar.

Lepiska saçlar için, işte bazı ipuçları.







YIKARKEN :


- Saçın güzel olması için öncelikle temiz olması şarttır.

Şampuanınızın etkisini ve genel saç hijyeninizi artırmak için

fırçalarınızı sık sık sabun ve sıcak suyla temizleyin.


- Şampuan öncesi saçınızı kir ve tozdan arındırmak için fırçalayın.

Şampuanınız daha etkili olacaktır.


- Krem işlemini uygularken,kullandığımız saç kremi herhangi bir bakım özelliği taşımıyorsa

saç derisine temas etmeyecek şekilde sadece uç kısımlara uygulayın ve bol suyla durulayın.


- Saç derisinin asit seviyesi ciltten daha fazladır.

Bu nedenle bazik özellikli sabun saç için kesinlikle tavsiye edilmez.

Saç tellerinin kurumasına ve canlı hücrelerin tellerden ayrılmasına neden olur.


- Şampuanın köpürme oranı, içeriğindeki köpürtücü maddelere ve kullanılan suyun sıcaklığına bağlıdır.

Ayrıca saç ne kadar kirliyse şampuan o kadar az köpürür.

Su ne kadar sert ve kireçliyse, o kadar fazla şampuan kullanmak gerekir.

Kısaca köpürme, şampuanın çok fazla temizlediği anlamına gelmez.






HACİM KAZANDIRMAK :


- Saçınızı yıkadıktan sonra havluyla hafif friksiyon yaparak kurulayın.

Daha sonra saç dibinize masaj yapın.

Bu yöntemle saç dipleriniz uyarılır ve kan dolaşımı düzenlenir;

böylece saçınız tel tel ayrılacak ve kabaracaktır.

Kurutma makinesi kullanıyorsanız, parmaklarınızla saç köklerinizi ayırarak kurutun.


- Saçınız kuruyken hacim kazandırmak istiyorsanız,

bir püskürtücü yardımıyla nemlendirin ve yuvarlak hareketlerle saç dibinize masaj yapın.

Daha sonra şekillendirici bir köpük kullanın ve saçınızı kurutma makinesi ile kurutarak köpüğü sabitleyin.


- Saçınızı fırçalarken öne doğru eğilerek içten fırçalayın.

Sonra arkaya atarak dıştan da fırçalayın.

Bu işlem saçı iyice düzeltecek ve daha "havalı" durmasını sağlayacaktır.


- Küçük bir reçete: bir havluyu birayla nemlendirerek nemli saç diplerinize sürüp saçınızı öyle kurutun.

Biradaki maya saçın hacmini artırarak harika görünmenizi sağlayacaktır.






BAKIM :


- Saçınız düzse, muhtemelen yağlanmadan şikayetçisiniz.

Bunu önlemek için günlük olarak derin temizleyici bir şampuan kullanıp,

haftada bir yağ birikimini önleyecek temizleyici jel uygulayın.


- Saçınız kıvırcıksa, muhtemelen kuruluk probleminiz var;

nemlendirici bir şampuan ve krem kullanın.

Yıkadıktan sonra saçınızın suyunu bir havluyla alıp,

4-5 damla silikon bazlı parlaklık verici serum uygulayın (saçınızın kalınlığına göre miktarı artırabilirsiniz).

Saçınızı elinizle açın ve kendi kendine kurumasını tercih edin.


- Saçınız dalgalıysa, parlaklık artırıcı bir şampuan ve krem kullanın.

İyi çalkalayın.

Geniş dişli bir tarakla saçlarınızın uçlarını açıp uçlardan köklere kadar

silikon bazlı parlaklık verici bir sprey uygulayın.

Önüne bigo takılmış bir fönle kurutun.


- Yaz aylarında saçınızın ve saç derinizin bakımına daha fazla özen gösterin.

Boyalı, permalı saçların yazın özellikle bakıma ihtiyacı vardır.

Kullanacağınız ürünlerin güneş korumalı olmasına dikkat edin.

Saçınıza nem verecek bakım maskeleri uygulayarak besleyin;

saçınızdaki kuruluğu ve yıpranmayı önleyerek canlı, parlak bir görünüm sağlayacaktır.

Saçınızı deniz tuzu ve klordan tamamen arındırmak için çok iyi durulayın.






BOYA YAPARKEN :


- Kötü sürprizlerle karşılaşmamak için ya da bir ürünü ilk kez kullanıyorsanız;

boyayı önce bir tutam saçınızda deneyin.

Daha tedbirli davranmış olursunuz!


- Saç diplerinize dudak besleyicisi sürün!

Cildinizle saçınız arasında kalan bu bölgede oluşan mumumsu besleyici,

boyanın cildinize yayılmasını önleyecektir.


- Saçınızı boyandıktan sonra oraya buraya dağılmış boyayı temizlemek için boyanın bir kısmını saklayın.

Boyalı bölgeye taze boyayı sürdükten sonra bölgeyi ılık suyla yıkayın.


- Saçınıza ışıltı ve parlaklık kazandırmak için boyalı saçlar için hazırlanmış olan şampuanları tercih edin.

Yeniden yapılandırıcı ve enerji verici bir serumla düzenli olarak kür yapmayı da ihmal etmeyin.






KÜÇÜK REÇETELER :


- Saç deriniz kuruyor ve kaşınıyor ise, başınızı elma sirkesiyle yıkayın.

Elma sirkesi kaşıntınızın kesilmesine yardımcı olacak, kuruluğu da giderecektir.


- Saçınız sürekli karışıyor ve zor mu taranıyor?

Herhangi bir saç kreminden çok az bir miktarı (birkaç damla) spreyli bir şişeye koyun.

Su ekleyin ve iyice çalkalayarak kullanın.


- Kepekten korunmak için bal kullanın!

Çeyrek bardak sıcak suda 1 kaşık balı eritin.

Parmaklarınızla saç diplerinize masaj yaparak bu karışımı iyice yedirin.

Daha sonra saçınızı yıkayıp durulayın.

Farkı farkedeceksiniz!


saboyamaro9





Kimyasal boyalar mı yoksa doğal boyalar mı, hangisini seçmeli?

Saç rengini değiştirmek, beyazları gizlemek veya sadece bir ışıltı yaratmak için...

En uygun saç boyası nasıl seçilir?

Hangi metoda öncelik tanınmalı?

Saç sağlığına zarar vermeden nasıl kullanmak lazım?

Güzel günlerin şerefine saçlarınıza eğlence katın!
< /span>







KİMYASAL BOYALAR : KULLANIŞLI VE BAZEN AGRESİF


Üç ana kimyasal boya vardır:

Direkt boyalar saçı değiştirmez.

Doğrudan saç telinin dış yüzeyine sabitlenirler.

Boya negatif, saç pozitif yüklü olduğundan birbirlerine mıknatıs gibi yapışarak saça sabitlenirler.

Bu boyalar saçın renginin açılmasına veya beyaz saçların örtülmesine izin vermez

ancak saçta yansımalar sağlar.

Etkileri birkaç (genellikle 6-8) şampuanlamadan sonra hafifler.

Oksidasyon bazlı boyalardan daha iyi tolere edilirler.


Kalıcı boyalar olarak bilinen oksidasyon bazlı boyalar saç teline nüfuz eder.

Bunlar, saçın ve özellikle saça rengini veren melaninin yapısını değiştirir.

Bu boyalar iki bileşik ile iş birliği halinde etkilerini gösterir: oksijenli su (oksidan) ve amonyak (alkalin).

Amonyak, saç teline kimyasal boyanın girmesine izin verecek şekilde saçın kabuğunu açar.

Kabuklar açıldıktan sonra amonyak uçar.

Oksijenli su ise saç telinin içindeki doğal renk hücrelerini değiştirerek

boyaların birleşip görünebilir olmasına izin verir.

Bu boyalar beyaz saçların tamamen kapanmasına izin verdiği gibi,

saç rengine yapılacak açma veya koyultma gibi kökten renk değişimleri için de uygundur.

Dayanıklılıkları ise uzun sürelidir.


Ton sür ton olarak adlandırılan boyalar ise,

yukarıda anlatılan direkt boyalar ve oksidasyon bazlı boyaların ortalarında bir yerde bulunur.

Amonyak içermezler ama oksijenli su içerirler.

Saç kabuğunun açılıp boyanın tutunması için amonyak yerine aynı işlevi gören

farklı bir molekül kullanılmaktadır.

Yani bu tür boyalarda da saç teli kabuğunun hemen altı boyayı tutar.

Bu da ton sür ton boyamanın direkt boyalardan fazla ama

oksidasyon bazlı boyalardan daha az dayanması anlamına gelir.

Ton sür ton boyalar %50’ye varan oranlarda beyaz saçları örter

ve yaklaşık 24 şampuanlama içinde de hafifler.






BOYAMA FARKLARINI ANLAMAK KOLAY MIDIR ?


Evet, farklı boyama şekillerini ayırt etmek kolaydır.

Boyama şekli çoğunlukla kutunun üzerinde belirtilmiştir.

Ayrıca göz önüne alınabilecek çeşitli ipuçları da vardır.

Örneğin, “ 6-8 şampuanlamadan sonra hafifler ” dendiğinde uçucu bir boyama şekli anlaşılır.

“ Beyaz saçları tamamen kapatır ” ibaresi ise oksidasyon bazlı bir boyayı tanımlar.






DOĞAL BOYALAR SAÇI KUVVETLENDİRİR


Kına çok popülerdir.

Kınanın avantajı çivit, papatya gibi diğer doğal boyaların

saç sağlığına verebileceği tehlikelerin hiçbirini bulundurmamasıdır.

Kına en fazla tanınan doğal saç boyasıdır.

Hem saç boyası hem de dövme yapımında kullanılan kına;

Kuzey Afrika, Orta Doğu ve Hindistan’da yetiştirilen bir bitkiden elde edilir.

Bu bitkiden elde edilen renkler sarıdan kırmızıya kadar değişirken

esmer veya turuncu tonlarından geçer.

Bunlar da maun ve kumral yansımalar elde edilmesine neden olur.


Birçok doğal boya kına kullanılarak yapılır.

Ancak, bu bitki fazla bir renk seçeneği sunmaz;

bu nedenle bazı üreticiler kına ile çivit gibi farklı karışımlar yoluna gider.


Doğal boyalar saç telinin içine nüfuz etmez, beyaz saçı tam olarak kapatamaz.

Ancak saça bir ışıltı ve dolgunluk kazandırır.

Dolayısıyla saça bakım yapmaları nedeniyle avantajlıdır.

Eğer saçınızı boyamak değil de sadece kuvvetlendirmek istiyorsanız nötr kına uygulayın:

boya maddelerinden arınmış kına saçınızı boyamaz.


Doğal boyaların özelliği, sentez ile elde edilmiş boyalarınkine oranla çok daha ufak olan molekülleridir.

Bu özellik onların saç telinin tümüne ve özellikle saç telini oluşturan kabuğa nüfuz etmelerini sağlar.

Böylece direkt boyaların yaptığı gibi saç renginin geneliyle bütünleşirler.


Doğal boyalar şampuanlamayla yok olur.

Düzenli olarak kullanılırsa yoğunlukları artar;

çünkü saçta halen var olan boyanın üzerine tutunurlar.

Böylece doğal boyalar, saçın genel bütünlüğünü bozmadan

saç renginin sabit tutulabilmesi açısından yararlıdır.


Kimyasal boyalara oranla daha uzun bir bekleme süresiyle uygulanmalıdırlar.

Bu süre genellikle bir saat olmasına rağmen,

her şey saçınızın doğal rengi ve kalitesine bağlı olarak dikkatle uygulanmalıdır.

Örneğin açık renk saçta “havuç turuncusu” gibi bir sonuç istenmiyorsa,

uygulama süresi kısa tutulmalıdır.


Doğal boyayla boyanmış bir saça kimyasal boya uygulandığında,

kutuda belirtilen süreden daha uzun bir uygulama süresine ihtiyaç vardır.

Kimyasal bazlı boyanın kuvvetlenen saça nüfuz etmesi ve bunu aşması daha uzun süre tutar.

Beklenen neticeyi almak bazen birkaç denemeyle mümkün olur.






BOYALAR SAÇI BOZAR MI ?


Evet, özellikle saç telinin yapısını değiştirerek boyayan bazı kimyasal boyalar

uzun dönemde saçınıza zarar verebilir.

Bunlar, direkt boyalar ile ton sür ton boyalardır.


Özellikle kokusu yüzünden amonyak kötü bilinir.

Oysa uçucu olma özelliği nedeniyle en az agresif olan iyi bir alkalindir.

Gerçekten de amonyak saça kendini sabitlemez.

İşlevini bitirdiğinde uçar.

Oysa etanolamin gibi kullanılan bazı diğer alkalinlerde durum böyle değildir.

Bunlar hiçbir koku vermezler ancak saç elyafına yapışıp kalırlar.


Amonyak kokusunu sevmeyenler için,

bu kokuyu örten parfümlerle üretilmiş krem biçiminde boyalar bulunmaktadır.






BOYALARIN SAĞLIĞA ZARARLARI VAR MIDIR ?


Oksidasyon bazlı boyalara kıyasla direkt ve doğal boyalar daha az alerjiye neden olur.

Alerji vakalarının çoğu doğrudan boya maddesiyle ilgilidir.

Bu nedenle ev kullanıcılarına hararetle tavsiye edilen şey,

tüm saça boya uygulamadan önce küçük bir bölgede boyayı denemeleridir.

Kuaförler de benzer şekilde uygulama yapar.






ALERJİ RİSKİ :


Boya ürünleri mutlaka önceden test edilir.

Ancak bazı insanlar diğerlerine göre daha hassas olabilir ve yapılan testlere rağmen ürün,

bu insanlarda alerjiye neden olabilir.

Testler, 1986 tarihinden beri hayvanların üzerinde değil,

hücrelerin üzerinde gerçekleştirilmektedir.

Bu testler insan vücudunun hassasiyetleri üzerine dayandırılmıştır.

Bio-kimyagerler hücresel değişiklik veya mutasyonların olup olmadığını araştırır.

Bu testler bitirildiğinde, insan derisi üzerinde yapılan testlere geçilir.

Bunlar hammadde üzerinde yapılmaktadır.

Bu da tahriş oranında fikir yürütülebilmesine izin verir.

Kına da alerjiye sebep olabilir:

özellikle doğal olmayan “kara kına”. Kara kınada alerjiye neden olan,

doğal kınaya karıştırılmış bakır oksit veya kurşun tuzudur.

Bu moleküller saç için zararlıdır.

Kara kınada göz ardı edilmemesi gereken bir alerji ve zehirlenme riski vardır.

Kurşun tuzları saça sabitlenir.

Bu nedenlerle bahsi geçen bir boyamanın üzerine kalıcı yeni bir boya uygulamak da sakıncalıdır;

çünkü saçı yakma tehlikesi bulunur.

Kimyasal boyaların prospektüslerinde üreticilerin,

ürünlerinin metalik tuzlar içeren bir boyayla boyanmış saçlara uygulanmaması için talimatları vardır.






RENK DEĞİŞTİRMEDEN ÖNCE RÖFLE YAPMAK :


Direkt ve uçucu bir boya seçin.

Bu tip boyalar genellikle 6-8 şampuanlamada hafifler ama saça bir ışıltı getirir.

Beyaz saçlar kapanmaz.

Saçınızın doğal rengini de değiştirmezsiniz.






RENK DEĞİŞTİRMEDEN BEYAZLARI KAPATMAK :


Ton sür ton boyalar beyaz saçları %50 den 70’e varan oranlarda kapatır.

Bunlar direkt boyalar gibi saçın rengine kökten bir değişiklik getirmez,

ancak saçı kendi doğal renk tonunda boyar veya ufak bir renk farkı sağlar.

Bu boyalar 6-8 hafta içinde hafifler.






BEYAZ SAÇLARI KAPATMAK VE RENK DEĞİŞTİRMEK :


Bunun için oksidasyon bazlı bir boya kullanmanız gereklidir.

Bu tür boyalar beyazları tamamen kapattıkları gibi renk değişiklikleri yapmak için de uygundur.

Bu arada, beyaz saçı bulunmayıp da saç rengini değiştirmek isteyenler için

beyaz saçları kapatmayan ancak kökten renk değişikliklerine izin verip

renk çeşitleri bol olan kalıcı boyalar da vardır.






KÖKTEN RENK DEĞİŞİKLİĞİ YAPMAK VEYA AÇIK MEÇLER ELDE ETMEK :


Saçın rengini açmak, kökten renk değişiklikleri veya

saçın genelinden çok daha açık renkte meçler elde etmeye yarar.

Böylece esmerden sarışına veya sarışından kızıl renge geçilebilir.

Saçı açmak saçın asıl yapısını değiştirir.

Saça rengini veren doğal madde olan melanin yok edilir.

Renk açıcılar, oksijenli su gibi oksidasyon bazlıdır.


Açılmış olan saç daha hassastır ve kırılganlığı nedeniyle daha fazla bakım ister.

Buna rağmen genel anlamda bozulmuş değildir.

Bu nedenlerle boyanın kullanım talimatlarına ve uygulama sürelerine dikkatle uyulmalıdır.

Tabii ki fazla agresif olan ve oksijenli suyla yapılan saç açma işlemlerinden de kaçınılmalıdır.

Yoksa saça geri dönülemeyecek kadar büyük zararlar verilebilir.


Saç açma işlemi kalın veya ince telli her tür saça uygulanabilir.

Önemli olan açma işleminin uygulanacağı saçın öncesini bilmektir.

Örneğin, kalın olup da saç teli kabukları açık olan bir saç,

sağlıklı ince bir saça göre açma işlemine daha hassas olacaktır






KUAFÖRDE Mİ, EVDE Mİ BOYAMALI ?



Kuaförde kullanılan boyalar, piyasada satılanlardan çok farklı değildir.

En büyük fark, boyada kullanılan temel aktif maddelerin konsantrasyon oranlarındadır.

Kuaförlerde doğal olarak eve oranla daha geniş bir renk ve çeşitleme imkanı bulunmaktadır.

Yöntemler de farklılık gösterebilir çünkü kuaförler farklı nüanslarla karışımlar elde edebilir.

Üreticilerin sadece profesyoneller için ürettikleri ,

dolayısıyla sadece kuaför salonlarında bulunabilen boyaları da vardır.


Kendi saçınıza uyarlanmış, kişiselleştirilmiş bir boyama istiyorsanız

en iyi çözüm bir kuaför salonuna gitmeniz olacaktır.

Özellikle de ilk kez boya yaptıracaksanız veya iki ton arasında kararsızsanız...






RENKLER : SENENİN EĞİLİMLERİ VE BİRKAÇ ÖNERİ...



Bir renk seçmek her zaman kolay değildir.

Zevkiniz olduğu kadar tarzınıza uygun bir renk seçmek doğru olacaktır.


Mat bir cildiniz varsa, sıcak yansımaları olan, dore veya bakır renklerini seçin.


Açık, pembemsi bir cildiniz varsa, size daha soğuk,

kül ya da erik kurusu tonlarında renkler uygun olacaktır.

Genel anlamıyla, koyu tonların hatları sertleştirme,

daha açık tonların da hatları yumuşatma özellikleri vardır.


ampuanre4





Şampuan, saç bakımının ilk adımıdır.

Seçerken, saçınızın yapısına ve gereksinimlerine uygun olanları tercih edin.

Unutmayın...seçim kadar doğru uygulama da önemlidir.






- Şampuandan önce, saçınızı mutlaka fırçalayın.

Böylece saçınız birikmiş olan tozlardan arınacak ve şampuanın etkisi artacaktır.


- Şampuanı saçınıza uygulamadan önce avucunuza dökün.


- Şampuanlama sırasında, parmak uçlarınızla saç derinize hafif masajlar yaparak kan dolaşımını hızlandırın.


- Saçınızı, şampuanlıyken, seyrek dişli bir tarakla tarayın.


- Ilık suyla bolca durulayın.


- İyice durulandıktan sonra, parlaklık kazandırmak için diplerden uçlara soğuk su tutun.


gnebh0




TATİLE ÇIKMADAN ÖNCE :


Saçınıza perma, boya, balyaj gibi işlemler yaptırmaktan kaçının.

Bu tarz kimyasal işlemler güneşin zararlı etkilerini artırır

ve saçınızın daha hızlı kurumasına yol açar.

Yine de kuaförünüze uğrayıp, saç uçlarındaki kırıkları ve rengi açılmış kısımları kestirin.




TATİL SIRASINDA :


Saçınızı güneşten, tuzdan, kumdan ve klordan korumak için UV filtreli koruyucu bir ürün kullanın.

Saç için hazırlanmış özel bir koruyucu ürün seçebileceğiniz gibi

yüzünüz veya vücudunuz için kullandığınız güneş kremini saçınız için de kullanabilirsiniz.


Deniz veya havuzdan çıktıktan sonra mutlaka yumuşak bir suyla saçınızı yıkayın.

Suyunu aldıktan sonra koruyucu ürünü tekrar uygulayın.


Eğer saçınız boyalıysa rengi koruyacak tek yol saçınızı kapatmanızdır.

Bu nedenle bir bandana ya da şapka kullanmaya gayret edin.


Akşamları, saçınızı, tuz, klor, kum ve koruyucu üründen tamamen arındırmak için iyice yıkayın.

Mümkünse bir güneş bakım şampuanı ve yıkama maskesi kullanın;

değilse, kuru ve yıpranmış saçlar için hazırlanmış şampuanları tercih edin.

Eğer saçınızın çok kuruduğunu hissediyorsanız, 2 günde bir besleyici bir maske uygulayın.




TATİL DÖNÜŞÜ :


Tatil dönüşü saçlar donuk ve parlaklığını kaybetmiş görünür.

Panik yapmayın.

Doğru bir bakımla kısa sürede eski güzelliklerine ve sağlıklarına kavuşacaklardır.

- Şok bir kürle bakıma başlayın:

haftada 2 veya 3 kez şampuan öncesi bir besleyici uygulayın.

Saçınız eski kuvvetini ve parlaklığını yakalayana dek küre devam edin.

- Şampuan olarak, kuru ve yıpranmış saçlar veya boyalı saçlar için olanları kullanın.

Saçınız eski formuna kavuşunca saç yapınıza uygun olana dönebilirsiniz.

- Şampuan sonrası bir bakım maskesi veya serum uygulayın.


kepekca7





Kepek sorunu neredeyse gizemli bir konu.

Şöyle ki, henüz hiç bir araştırma sonucu kepeğin

tam olarak neden kaynaklandığı konusunda tatmin edici değil.

Dolayısıyla bulunmuş tam bir tedavisi de yok.

Yaygınlığı % 90'lar seviyesinde olan bu sorun genellikle 12 yaş ve üstünde görülmeye başlıyor.

Kepeğin "konak" adı verilen bir türü de bebeklerde görülebiliyor.

Gerçek şu ki, koyu bir giysinin omuzlarında beliren kepeğin görüntüsü çok rahatsız edici ve çirkin.

Konunun detayları ve önerilenler bu sorunu yaşayanlara sınırlı oranda olsa da öneriler getiriyor.









NEDİR ?


Bir kişinin tüm vücut yüzeyi devamlı olarak ölü hücrelerini atar.

Cilt her yirmi dört günde bir yüzeyini yeniler.

Kepek, kafa derisindeki ölü deri hücrelerin anormal oranlarda kuruyarak atılması durumudur.

Bu durum kaşındırıcı, sıkıntı verici ve çoğunlukla dönemseldir.

Yaz aylarında azalır, kış aylarında azar.

Normal bir saç derisinde ölü cilt hücrelerinin atılması ve yenilerinin oluşması süreci normal ve orantılıdır.

Kepek sorunu olan bir kişide ise bu oran bozulur,

çoğunlukla dökülen hücrelerin tamamı ölmemiştir.

Asıl ortaya çıkarılamayan da bu durumun nedenidir.






NE SEBEP OLUR ?



Kepek probleminin iki ana nedeni vardır:


İçsel nedenler:


- Hormonal dengesizlikler

- Sağlık sorunları

- Fazla terleme

- Yetersiz temizlik/hijyen

- Alerjik hassasiyetler

- Yorgunluk

- Duygusal stres

- Fazla oranda şeker, yağ, nişasta tüketimi

- Dengesiz/yanlış beslenme


Dışsal nedenler:


- Abartılı saç spreyi, saç jölesi veya saç jeli kullanmak

- Saç boya maddelerinin yanlış kullanımı

- Elektrikli bigudilerinin yanlış kullanımı

- Soğuk hava ve kuru mekan sıcaklıkları

- Sıkı şapka veya eşarplar

- Saçın seyrek yıkanması veya iyi durulanmaması

- Stres, panik, tansiyon



Kepek problemi genellikle kafa derisinin kuruluğu olarak bilinmesine rağmen

bu problemi yaşayanların çoğu yağlı deriye sahiptir.

Bu arada genel kanını aksine seyreden diğer bir husus da

kepeğin kellikle hiç bir bilinen bağının olmamasıdır.






TEDAVİ EDİLİR Mİ ?


Kepek probleminin en yaygın tedavisi aşağıdaki maddeleri içeren şampuanlardır:


- Kömür-katran

- Pyrithione-çinko

- Salisilik asit

- Selenyum sülfit

- Kükürt


Kepek doğal bir süreç olduğundan ortadan kaldırılamaz; ancak kontrol edilebilir.

Yoğun problem yaşanmayan durumlarda kepeği

düzenli kullanılan kepek şampuanıyla kontrol altında tutmak mümkündür.

Bu mümkün olmadığı taktirde doktor tavsiyesiyle alınabilecek ilaçlı şampuanlar kullanılabilir.


Her iki durumda da şampuan sonrası saçın çok iyi durulanması gerekir.

Saç yıkama sıklığının yani hijyenin kepek ile doğrudan ilişkisi olduğundan

sık ve iyi yıkanmanın önemi unutulmamalıdır.


Kepek problemi olan kişide saç derisi dışında kaş, şakak, alın gibi bölgelerde

kızarıklıkla birlikte oluşan kepeğimsi döküntüler varsa,

bu kişinin kepekten ayrı bir problemi olabileceğinden doktora başvurması doğru olur.






SONUÇ :


Kepek probleminin ortadan kaldırılması mümkün olmasa da

bazı önlemlerle kontrol altına alınması mümkün:


Beslenme:

Beslenmenin kepek üzerinde büyük etkisi var.

Kepeğin oluşmasına imkan sağlayacak yararsız karbonhidrat,

yağ asitlerine karşı bol B vitamini tüketin.


Şampuan:

Piyasada bulunan iyi kepek şampuanlarından kullanın.

Saçınızı sık yıkayarak iyi durulayın.


Alternatif uygulamalar:

Kafa derisinin pH değerlerini dengelemesi açısından yıkanırken

iki şampuan arası elma sirkesi kullanımı faydalı sonuçlar vermiştir.



Sarımsak ve kekik de kepeğe karşı iki iyi silah sayılır.

Bunların tablet veya doğal yollarla tüketimi kepek probleminde yardımcı olacaktır.


Soğanlar yüksek oranda kükürt içerir.

Ara sıra bir soğanın ezilerek kafa derisine masajla sürülmesi etkili olabilir.

Haftada bir de saçınızı mutlaka kükürtlü bir şampuanla yıkamalısınız.



Alternatif tedaviler:

Kepeğin bazı homeopatik tedaviye, akupunktura, bazı özel masajlara cevap verdiği de kanıtlanmıştır.


Hangi tedavi veya uygulama yöntemini seçerseniz seçin;

etraflı bilgi edinin ve çözümlerin şahsa özel olduğunu unutmayın.


kvrcktc7




Esnek, canlı ve dolgun buklelere sahip olmak zor değil.

İmrenilecek bukleler için tavsiye ve ipuçlarına göz atın.






buklewr1 GÜZEL BUKLELER :


Buklelerin havalı ve esnek olabilmesi için saçın...


- Sağlıklı olması; yani yeterince beslenmiş olması gerekir.

Çünkü sebum uzun saçı en uç noktasına kadar besleyemez.

Bu nedenle her yıkamadan sonra saç tipine uygun bir bakım ürünüyle saçınıza bakım yapılması gerekir.

Saça dipten uca kadar yapılacak bu bakım sayesinde kırıklar da önlenebilecektir.


- Doğru kesimli olması gerekir.

Saç ne kadar kısaysa o kadar fazla kıvrılacaktır.

Bu nedenle bukleler için isteğiniz doğrultusunda bir kesim yaptırmanız da gerekir.






boyunam1BOYUN EĞEN SAÇLAR :


Kıvırcık saçların beslenmesi ve yıpratıcı dış etkenlerden korunması gerekir.

Saçlar kurumuşsa canlılığını yitirir ve istenmeyen şekilde, düzensiz kıvırcıklar haline dönüşür.

Her ihtiyaç için muhteşem ürünler çözüm sağlamaktadır:


- Nemli ortamlarda saçınız istenmeyen şekilde kıvrılıyor mu?

Gündüz kremleri gibi derinlemesine işleyen bir serum kullanın.

Bukleleri ağırlaştıran yağlı ürünlerden kaçının.


- Kıvırcıklarınız düzensiz mi?

Ayaklanan buklelerinizi “styling” yani şekillendirme ürünleriyle alt edebilirsiniz.


- Kıvırcıklarınız hafifliklerini mi yitirmiş?

Onlara hafifliklerini tekrar kazandıracak bir güç vermek için nemlendirici bir ürün kullanın

ama fazla ağır sabitleyicilerden kaçının.


- Kıvırcıklarınız havalı değil mi?

Defrize edici bir jel yardımıyla saçınızdaki kırıkları iyice düzeltin

bigosu bulunmayan fönleri hiçbir zaman kullanmayın.

Bu tip fönler kıvırcıkların tüm esnekliğini yok eder.






ekspresfw1EKSPRES BAKIM :


Saçınızı duşta ıslatın,

bir havluyla kurulayın,

hafif bir masajla saç şekillendirme ürününü hemen uygulayın.

Saçınız çok kıvırcıksa onları fırçalamayın ve sakın bigosuz bir fön kullanmayın.

Saçınıza canlılık ve parlaklık kazandırmak için bir serum da kullanabilirsiniz.

Kıvırcık saçlar kuru oldukları için genellikle cansız ve sönük görünür.

Bu nedenle doğru hareket şampuan uygulamasından sonra yapılacak bir bakımdır.

Sirkeli suyla durulama yaparak saça canlılığı yeniden kazandırılabilir.

Bunların dışında şekillendirme ürünleri de kırıkları düzelterek saça canlılık kazandırır.






permabd6SAĞLIKLI PERMALI SAÇLAR :


Kıvırcıkların sağlığını ve saçın tatlı parlaklığını korumak için

permalı saçlara daha özenli bir bakım uygulamak lazımdır.

Bu durumda da saçın genel sağlığı için kuruluğa karşı savaşı sürdürmek ,

zayıf düşen saçı kuvvetlendirmek şarttır.

Bunun için tavsiye edilen şey haftada bir, kuru saça maske uygulamak ve

bir saat maskeli durduktan sonra saçı iyice durulamaktır.


sac3pk6


UZUN SAÇIN BAKIMI





Kafa derimiz ve saçımız kötü kullanılmaya oldukça dayanıklı olmasına rağmen

fazla veya yanlış yapılmış permadan, boyadan, renk açıcılardan veya masajdan zarar görebilir.

Saçın dayanabildiği "güzelleşme" miktarı kişiden kişiye değişir.

Uzun saçların etkilendiği en büyük problem saç uçlarının kırılmasıdır.

Bu kırıklar saç uçlarında ayrılma, koparak saçın kısa kalması ve genel anlamda

saç sağlığının bozulması gibi etkileri de beraberinde getirir.

Sabah uyandığınız andan tekrar yattığınız ana kadar ve hatta uyurken bile

saçlarınızın kırılmasına sebep olan etkenler vardır.

Genellikle bu etkenlerden ilki ve en sık rastlanılanı

(yanlış fırçalama, yanlış yıkama, düzensiz saç kesimi gibi) kötü bakımdır.

Yaşam şekli faktörleri örneğin kötü beslenme, stres

hatta huzursuz uyuma bile saç sağlığınıza etki edebilir.

Basit ama doğru bazı bakım teknik ve ürünler kullanarak,

uzun, gür, ışıltılı ve sağlıklı saçlara sahip olabilirsiniz.

Tavsiyelerimize kulak verin!






DOĞRU FIRÇALAMA :


Uyandığınızda parmaklarınız yardımıyla saçınızdaki karışıklıkları ,

varsa düğümleri saçı zorlamadan açın.

Öne eğilin ve saçınızın öne doğru dökülmesini sağlayın.

Kullandığınız fırçaların mutlaka tahtadan, doğal ve yumuşak bir fırça olmasına özen gösterin.

Fırça yardımıyla saçı önce üstten, kökten uca doğru, fırçalayarak saçınızı havalandırın;

sonra da iç taraftan fırçalayın. Daha sonra doğrularak aynı işlemi tekrarlayın.

Fırçaladığınız tutamlardan elinizi geçirerek statik elektriği alın.

Beş kere ile başlayarak ve rahat bir rutine oturtuncaya kadar

her hafta saçınızı taradığınız fırça darbesi adedini artırın.

Saçınız fırçalanma miktarı arttıkça yağlanmaya başlarsa fırçalama sayısını azaltın.

Saçınızı sadece kuruyken fırçalayın.

Saçın en zayıf olduğu zaman ıslak olduğu zamandır.

Bu nedenle ıslakken fırçalamak saça zarar verebilir.

Mümkünse saç kuruyken bile fırçalamadan önce tarayın.






DOĞRU TARAMA :


Saçı küçük tutamlara ayırın.

Geniş dişli tarak kullanarak ve saçı açmaya aşağıdan başlayarak tarayın.

Saçı daima aşağıya doğru tarayın.

Mutlaka tahta veya şimşir tarak kullanın.

Plastik ve benzeri sentetik maddelerden yapılmış tarakları kullanmayın.

Saçı asla çekiştirmeyin ve zorlamayın.

Açmakta zorlandığınız tutamların üstünden elinizle tutarak saç kökünün çekilmemesine dikkat edin.






DOĞRU YIKAMA VE KURUTMA :


saim7


Saçınızı ıslatıp şampuan sürmeden önce bir kat saç kremi sürün.

Sonra normal şampuanlama işleminizi gerçekleştirin ve saçınıza karşı nazik davranın.

Şampuan seçiminde dikkatli olun:

saçın doğal yağ ve özelliklerini zedelemeyecek yumuşaklıkta şampuanlar kullanın.

Saç diplerinize şampuanla masaj yapmak kan dolaşımını artırır,

saç diplerinin beslenmesine neden olur.

Hayatınızın gereği çevre faktörlerinden etkileniyorsanız

şampuanlama sırasında saçınızın partiküllerden tamamen arınmış olmasına dikkat edin.

Mümkünse daima açık havada saçınızı kurutun.

Bu mümkün değilse kurutma makinesinin saçınıza zarar vermemesi için

fazla sıcak olmayan ayarla belli bir mesafe bırakarak saçınızı kurutun.






DOĞRU SARMA VE KIVIRMA :


bigudivw6



Normal bigudiler kullanın ve saçı bigudilere fazla sıkı sarmayın.

Elektrikli bigudilerden, sıcak fırça ve maşalardan kaçının

ancak bunları kullanmak zorundaysanız mutlaka ılık konumlarında kullanın.

Saçı tutamlara ayırıp bukleler halinde toplayarak

saç dibine tokalarla tutturup kendi halinde kurumasını sağlamak en sağlıklı kıvırma yöntemidir.






SAÇ VE ÇEVRE :


evrejt0


Denize veya havuza giderken saçınıza bir koruma bakımı uygulayın.

Böylece saçınızı güneşten, klordan ve tuzlu sudan korumuş olursunuz.

Yaz-kış bir şapka veya eşarp kullanarak saçı çevre kirliliği

ve güneşin istenmeyen etkilerine karşı koruyabilir;

deniz veya havuza girerken kullanacağınız bir bone sayesinde saçınızı tuzlu su

veya klorun vereceği zararlardan koruyabilirsiniz.






SAÇ VE UYKU :


uykupd3


Uyuma pozisyonunuz bile saç sağlığınızı etkiler.

Huzursuz uyuyanlar uyku sırasında saçlarını bol bol kırar.

Uykuda huzursuzsanız saça zararı azaltmak için saten yastık kılıfı deneyin.

Yatarken saçı yukarı doğru ama sıkı olmadan toplamak da iyidir.

Ancak saçı toplarken mutlaka kumaş kaplı lastikler kullanmaya özen gösterin.






SAÇ KESİMİ VE UZAMASI :


makasmv4


Saçınızı düzenli aralıklarla kestirin (mesela her 2 ayda bir).

Saçınızın düzenli olarak kesilmesi özellikle sağlıklı uzama için çok önemlidir

çünkü kırık ve sağlıksız saçın düzenli olarak kesilmesi hem bu sıkıntıyı azaltacağı

hem de saçın sağlığını artıracağı için uzama hızına da pozitif etkisi olacaktır.

Bu arada her saç kesiminde kendinize verebileceğiniz yeni görünüm ve hava da yanınıza kar kalır tabii.


Saçınız vücut kimyanıza, denge ve sağlığınıza uyumlu olarak uzar.

Saç uzatırken sabır ve iyi bakım en önemli hususlardır.

Saçınız kendinize iyi baktığınız oranda sağlıklı ve ışıltılı olacaktır.

Dengeli beslenme, düzenli spor, gerektiği kadar vitamin katkısı

hem saçınızın hem de tüm vücudunuzun ihtiyacıdır.

Kendinize iyi baktığınız oranda saç ve saçınızın görüntüsünden mutlu olacaksınız.






SAÇ BAKIMI :


bakimyz3


Saç kremi uygularken kıstasınız hep kulak hizasının altı olsun, asla kremi saç diplerine sürmeyin.

Kremi mümkün olduğunca az kullanın.

Fazla krem çoğunlukla kırılmayla sonuçlanır ve saçın bazı katmanlarının zedelenmesine neden olur.

En iyisi her gün krem kullanmamaya çalışın.

Gerekiyorsa saçınızı açmak için başka ürünler kullanın.






SAÇ ŞEKİLLENDİRME :


sekllz8


Saç şekliniz kişiliğinizi yansıtır ve harika bir kendini ifade biçimidir.

Ancak unutmayın: çoğu saç şekillendirme ürünleri sert kimyasallar içerir ve bunlar da saça zararlıdır.

Saçınızı şekillendirmek için kullanacağınız ürünlerin içeriklerine dikkat edin.

1-2 günlük güzel bir görünüm için saçlarınıza zarar vermeyin.

Unutmayın: size en çok yakışan saç doğal görünümünüzdür!


doalcn5


Yumurta, bal, yoğurt, maydanoz...

besleyici özellikleri sayesinde dolabımızdan hiç eksik olmayanlardan birkaçı...

Peki, onların besleyici, güçlendirici

hatta yatıştırıcı özelliklerinden güzelliğiniz için yararlanmayı hiç düşündünüz mü?

İşte size evde kolayca hazırlanabilecek bakım tarifleri...



dogalkizxs2






BESLEYİCİ YAĞ :


Özelliği : Kuru saçları besler ve korur; kolay şekil almalarını sağlar.


Gerekenler :

- 50 ml zeytinyağı

- 25 damla biberiye öz yağı



Hazırlanışı :

İki yağı birbirine karıştırın ve elde ettiğiniz karışımı ışık geçirmeyen (boyalı) cam bir şişeye aktarın.


Uygulama :

Köklere fazla yaklaşmadan, saçınızın tamamına sürün.

Daha sonra, saçınızı sıcak bir havlu ile çevreleyin.

1 saat beklettikten sonra şampuanlayarak yıkayın






PARLAKLIK VERİCİ LOSYON :


Özelliği : Saça parlaklık, hacim ve ipeksi bir görünüm kazandırır.


Gerekenler : - 1 demet maydanoz


Hazırlanışı :

Maydanozları saplarını koparmadan ayıklayıp yıkayın.

1/2 litre su ısıtıp maydanozları içine atın.

15 dakika kaynattıktan sonra soğumaya bırakın.

Soğuduktan sonra çay süzgeciyle süzün.



Uygulama :

Ayda 1 kez, şampuan sonrası tüm saçınıza uygulayın.

Parmaklarınızla hafif masaj yaparak iyice yedirin.

Bir kaç dakika bekleyin ve bol suyla durulayın.






GÜÇLENDİRİCİ MASKE :


Özelliği : Yıpranmış saçları onarır ve güçlendirir.


Gerekenler :

- 2 yumurta sarısı

- 1 çay bardağı rom



Hazırlanışı : Malzemeleri cam bir kase içinde karıştırın.


Uygulama :

Ayda 1 kez, şampuandan önce, ıslak saça uygulayın.

15 dakika beklettikten sonra durulayın ve saçınızı şampuanlayın.


SAÇ ÜRÜNLERİ



05curly1mx4


Saçlarınıza istediğiniz şekil ve görüntüyü kazandırmak için

kullandığınız ürünlerin sırlarına ulaşmak ister misiniz?

Örneğin Sarah Jessica Parker’ın seksi kıvırcıkları,

ya da Penelope Cruz’un iyice belirginleştirilmiş uzun meçleri,

ya da Meg Ryan’ınki gibi dağınık ve yaramaz bir imaj mı istiyorsunuz?

İlk kural: her şeyden önce kaliteli saç ürünleri kullanın.

Saç kesiminize ve saç tipinize doğru uyarlandıklarında

hızlı bir şekilde beklentinizi gerçekleştirmenize yardımcı olacak,

saçınıza biçim ve parlaklık kazandıracaklardır.

Biraz da el alışkanlığı edinince yapılabilecekleriniz sınırsız....

keyfini çıkarın!





KÖPÜK VE JELLER :


Piyasaya çıkan inanılmaz miktardaki yeni ürüne rağmen

kadınların güzellik ürünleri arasındaki köpük ve jeller yerlerini koruyor.

Ancak halen akıllarda kalan bir soru var: hangisini seçmeli?



Köpükler :


Saçlara hacim kazandırmak,

kökleri canlandırıp kaldırmak veya esnek lüleler oluşturmak için köpük idealdir.



Uygulama :

Nemli saça bol miktarda ürün sürülür,

tarak veya parmak uçlarıyla köpük saça iyice yedirilir

ve saç kurutulurken şekillendirilir.

Saçın kıvırcık olması için bigo da kullanılabilir.

Sıcaklık ürünün bir dahaki yıkamaya kadar sabitlenmesine neden olacak

ve saçınızın istediğiniz formda kalmasını sağlayacaktır.

Saçlarınız kuru mu?

O halde nemlendirici içeren köpük ürünlerini tercih edin.

İsimlerinden de anlaşılacağı gibi bu ürünler saçınıza şekil verip hacim kazandırırken

nemlenerek beslenmelerini de sağlar.



Jeller:


Birkaç tutam saçı şekillendirip sabitlemek için kullanabilirsiniz.

Jel ürünler saçı derhal şekillendirir ve uzun ömürlüdür.

İlginç bir detay: yeni nesil jeller daha doğal sonuçlar vererek

eskilerine oranla daha az “kağıt” etkisi yapıyor.

Boyutları ve kullanım kolaylıkları açısından idealler.



Uygulama :


Kullanımları çok kolaydır.

Ürün elde yayıldıktan sonra tutamlar halinde saça sürülür.

Kendi kendine kurumaya bırakılır.






ŞEKİLLENDİRİCİLER :
Krem, wax veya diğer halleriyle de olsa tümünün aynı misyonu vardır:

yapılacak saça şekil kazandırmak.

Kısa sürede saça farklı bir şekil, farklı bir hava verilebilmesinde çok işe yararlar.

Saç kesiminizi belirginleştirmek, bazı stratejik bölgeleri öne çıkarmak,

birkaç meç veya saç tutamını ayırmak gibi hedefleri gerçekleştirmek için

şekillendiriciler en büyük yardımcınız olacaktır.

Üstelik bu tür ürünlerin çoğu, gün içersinde saç kuru da olsa

yeniden şekil verilmeye müsait olarak tasarlanmıştır.


Uygulama :


Az miktarda ürünü avucunuzda ısıtarak (bu ürünlerin fazlasını kullanmak saçı ağırlaştıracaktır!)

nemli saçlarınıza kökten uca kadar uygulayın.

Daha sonra parmaklarınızla saçınıza vermek istediğiniz şekli kazandırın.






YATIŞTIRICI KREMLER :


Elveda asi lüleler, her tarafa doğru fırlayan saçlar, lüzumsuz hacim...

yatıştırıcı kremler artık karşı atakta!

Sonuç: düz ve ışıltılı saçlar



Uygulama :

Bu kremler genellikle nemli saça şekil verilmeden önce uygulanır.

Üründen az bir miktar alınarak parmakların yardımıyla

saçın her tarafına yedirildikten sonra saça şekil verilir.

Kurutma sırasında ürünün etkisiyle saç düzelerek istenmeyen kıvrılma, ve kabarmalar yok olur.

Yatıştırıcı kremler iki yıkama arası kuru saça da uygulanabilir.






PARLATICI ÜRÜNLER :


Saç tipi veya kesiminiz ne olursa olsun bu sezon önemli olan parlaklık!

Kısa veya uzun,

kıvırcık veya düz,

esmer veya sarışın,

saçlarınızın parlaklığı sağlıklarını yansıtır.


Uygulama:


“Son dokunuş” sayılabilecek bu ürünler genellikle sprey veya püskürtmeli jel olarak

saça şekli verildikten sonra kullanılır.
Son düzenleyen eLmA_$eKeR!; 30 Ağustos 2008 22:06 Sebep: Mesajlar Otomatik Olarak Birleştirildi

Benzer Konular

14 Aralık 2008 / Misafir Sağlıklı Yaşam
10 Ekim 2008 / HeliX Taslak Konular
4 Nisan 2013 / reyan Astroloji/Fallar
7 Nisan 2007 / RuffRyders Taslak Konular