Misak-ı Milli
asıl adı AHD-İ MİLLİ BEYANNAMESİ,
Osmanlı Meclis-i Mebusanı’nın, Anadolu’daki ulusal hareketin oluşturduğu programı kabul ve ilan eden bildirisi (28 Ocak 1920).
4-11 Eylül 1919’da toplanan Sivas Kongresinde
(Bakınız Sivas Kongresi), Mondros Mütarekesi
(Bakınız Mondros Mütarekesi) koşullarına direnmeyi amaçlayan Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti kuruldu. İstanbul’daki Damat Ferid Paşa hükümeti, kongreyi engellemeyi başaramaması üzerine istifa etti. Onun yerini alan ve Heyet-i Temsiliye’ye yakınlık duyan Ali Rıza Paşa hükümeti, Sivas Kongresi’nin talepleri doğrultusunda Osmanlı Meclis-i Mebusaninı yeniden toplantıya çağırdı. 1919 sonundaki Meclis-i Mebusan seçimlerinde Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti büyük başarı gösterdi. 12 Ocak 1920’de toplanan Meclis-i Mebusan’da Kuvayı Milliye yanlıları Felah-ı Vatan adlı bir grup oluşturdu. Misak-ı Milli adı verilen program 28 Ocak 1920’deki gizli oturumda görüşüldü ve oybirliğiyle kabul edildi. Meclis-i Mebusan, 17 Şubat 1920’de bu programın bir bildiriyle basma duyurulmasını ve bütün ülkelerin parlamentolarına iletilmesini kararlaştırdı.
Misak-ı Milli başlıca şu hükümleri içeriyordu: - Mondros Mütarekesi yapıldığı sırada işgal altında bulunan ve Arapların çoğunlukta olduğu Osmanlı topraklarının geleceği, bu bölge halkının oyuyla belirlenecekti. Mütareke şırasında işgal altında olmayan ve Osmanlı İslam çoğunluğunun bulunduğu topraklar ise bölünmez bir bütündü.
- Elviye-i Selâse için gerekirse halkoylaması yapılabilirdi.
- Batı Trakya’nın geleceği orada yaşayanların özgür oylarıyla belirlenmeliydi.
- Hilafet, padişahlık ve hükümet merkezi olan İstanbul ile Marmara Denizinin güvenliği korunmalıydı.
- Azınlıklar hukuku ilkelerine karşılıklı olarak uyulacaktı.
- Tam bağımsızlık ve özgürlük, Osmanlı Devleti’nin varlık ve gelişmesinin temeliydi; siyasal, yönetsel, yargısal, mali ve başka konularda kısıtlama kabul edilemezdi. Misak-ı Milli, çizdiği sınırlarla, çokuluslu imparatorluğun yerini alacak, daha türdeş bir ulusal devletin de altyapısını belirliyordu.
Mondros Mütarekeşi’ni uygulatmak üzere İstanbul’da bulunan İtilaf Devletleri yüksek komiserlikleri, mütareke hükümlerine karşı çıkan bir meclisin varlığını sürdürmesinden rahatsız oldular. İstanbul’un 16 Mart 1920’de fiilen işgal edilmesi sonucunda, Osmanlı Meclis-i Mebusanı da dağıldı. Misak-ı Milli ise Kurtuluş Savaşı güçleri, özellikle de TBMM ve onun hükümeti tarafından gerçekleştirildi. Misak-ı Milli sınırları içinde gösterilen Musul ve Hatay’ın statüleri ise farklı bir gelişme gösterdi. Musul, 1926’da İngiltere’yle yapılan antlaşmayla Irak’a bırakıldı. Gene Misak-ı Milli sınırları içinde olduğu halde, 20 Ekim 1921’de Fransızlarla yapılan Ankara Antlaşmasıyla bu sınırlar dışında sayılması Türk hükümetince uygun görülen Hatay 1938’de ayrı devlet durumuna geldi, 1939’da da anavatana katılma kararı aldı.