Hatay Sorunu
Ankara Antlaşması uyarınca Payas ile Mey-danıekbez arasında uzanan sınırın güneyinde, Fransız mandası altındaki Suriye hükümetine bağlı İskenderun sancağı kuruldu. Sancak yönetiminin Araplar ile Rum ve Ermeniler' den yana tutum takınması Türk nüfusun Türkiye'ye katılmak için mücadeleye başlamasına neden oldu. Bölgede huzursuzluğun giderek artması ve Milletler Cemiyeti'ne başvuruların etkili olması üzerine Fransızlar 1926'da sancak sınırları içinde, merkezi İskenderun olan bir hükümet kurmaya yöneldiler. Yapılan seçimler sonunda Araplar'ın çoğunlukta olduğu bir millet meclisi oluşturularak anayasa yapıldı ve "Bağımsız İskenderun Hükümeti"nin kurulduğu ilan edildi. Ne var ki, bu yeni duruma Suriye'nin karşı çıkması üzerine hükümetin adı "Kuzey Suriye Hükümeti" olarak değiştirildi.
1936'da Suriye'deki Fransız manda yönetimi sona erdiğinde Suriye'nin İskenderun sancağını topraklarına katmaya kalkışması üzerine sorun Türkiye'de yeniden gündeme geldi. Yöreye Hatay adı verilerek çalışmalara başlandı. Ama Hatay sorununun devletlerarası ikili görüşmelerle çözülememesi üzerine konu Milletler Cemiyeti gündemine getirildi. Milletler Cemiyeti Hatay'ın geleceğini belirlemek üzere bir halkoylamasına gidilmesini kararlaştırdı. Halkoylaması da, Milletler Cemiyeti gözlemcilerinin taraflı davranma olasılığı konusunda Türkiye'nin itiraz etmesi üzerine sonuçlandırılmadı.
1937'de Milletler Cemiyeti sancakta yarı bağımsız bir yönetim kurulması için karar aldı. Buna göre toprak bütünlüğü Türkiye ile Fransa tarafından korunacak olan sancak içişlerinde bağımsız, dışişlerindeyse Suriye'ye bağlı olacaktı. Yapılan seçmen sayımı sonucunda meclise 22 Türk, 9 Alevi Arap, 5 Ermeni, 2 Sünni Arap ve 2 Ortodoks Rum milletvekilinin girmesi kararlaştırıldı. 2 Eylül 1938'de toplanan meclis Hatay Cumhuriyeti' nin kuruluşunu tüm dünyaya duyurdu. Cumhurbaşkanlığına Tayfur Sökmen'in seçildiği Hatay Cumhuriyeti'nin para birimi Suriye Lirası'ydı ve dış dünyada Suriye'nin devlet başkanı tarafından temsil ediliyordu.
DEVAMI Hatay