Cevap Yaz Yazdır
Güncelleme: 21 Şubat 2017  Gösterim: 36.170  Cevap: 2

Cem Sultan

25 Kasım 2006 20:38       Mesaj #1
Kral_Aslan - avatarı
VIP MsXTeam

Cem Sultan

Ad:  cem sultan.jpg
Gösterim: 289
Boyut:  78.5 KB

(d. 23 Aralık 1459, Edirne - ö. 24 Şubat 1495, Napoli),
Osmanlı şehzadesi.
Sponsorlu Bağlantılar

Ağabeyi II. Bayezid’e karşı taht mücadelesi vermiş, ama yenilerek Batı’ya sığınmak zorunda kalmıştır.
II. Mehmed’in (Fatih) oğluydu. Edirne sarayında dönemin ünlü bilginlerinden öğrenim gördü. Çok küçük yaşta Kastamonu sancakbeyliğine atandı (1469). Babası, Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan’a karşı sefere çıkınca, ona vekâlet etti (1473). Ağabeyi Mustafa Çelebi’nin ölümü üzerine 1474’te Karaman beylerbeyliğine getirildi. Sekiz yıllık beylerbeyliği sırasında edebiyat, müzik, coğrafya ve felsefeyle ilgilendi; Farsçadan çeviriler yaptı. Konya halkının sevgisini kazandı ve geleceğin padişahı olarak görülmeye başladı.

Cem Sultan ile II. Bayezid arasında babalarının sağlığında başlayan çekişme, II. Mehmed’in 1481’de ölümüyle taht kavgasına dönüştü. Sadrazam Karamani Mehmed Paşa’nın II. Bayezid’den önce Cem Sultan’a padişahın ölüm haberini ulaştırma çabası başarısızlıkla sonuçlandı ve Cem’in güçlü destekçisi Mehmed Paşa öldürüldü. II. Bayezid, kardeşinden önce Amasya’dan İstanbul’a gelerek 21 Mayıs 1481’de ulema ve yeniçerilerin desteğiyle tahta çıkmayı başardı. Kendisini yasal veliaht sayan ve Bayezid’in padişahlığını tanımayan Cem Sultan, Karamanlılardan topladığı bir orduyla Bursa’ya ilerledi. Bayezid’in Ayaş Paşa komutasındaki ordusunu yenerek kente girdi ve hükümdarlığını ilan etti (28 Mayıs 1481); kendi adına hutbe okutup para bastırdı. Büyük bir orduyla üzerine yürüyen Bayezid ile, halası Selçuk Hatun aracılığıyla anlaşmayı denedi; Anadolu’nun kendisine verilmesi koşuluyla devleti aralarında paylaşmayı önerdi. Anlaşma gerçekleşmedi ve Cem, 20 Haziran 1481’de Bayezid’in ordusuna yenilerek önce Konya’ya, oradan da ailesiyle birlikte Memlûklere sığınmak üzere Suriye’ye gitti. 26 Eylül’de Kahire’de Sultan Kayıtbay tarafından büyük bir törenle karşılandı.

Bir süre Mısır’da kalan ve hacca giden Cem, Kayıtbay’ın da yardımıyla Anadolu’ya dönmek üzere 26 Mart 1482’de Kahire den ayrıldı. 14 Mayıs’ta Adana’da Karamanoğlu Kasım Bey’le anlaşarak Ankara’ya yürüdü ve 8 Haziran’da kaleyi kuşattı. Ama Bayezid’in ordusunun yaklaştığını öğrenince kuşatmayı kaldırarak Alaşehir’e kaçtı; 20 Temmuz 1482’de, daha önce sığınma koşullarını görüştüğü St. Jean Şövalyeleri’ne ait bir gemiyle Rodos’a gitti.

Yaşamının bu ikinci döneminde St. Jean Şövalyeleri ve Rodos başrahibi Pierre d’Aubusson’un elinde Bayezid’e karşı kullanılan diplomatik bir silah durumuna geldi. Sığınmayla başlayan yaşamı tutsaklığa dönüştü ve çeşitli pazarlıklara konu oldu. 1 Eylül 1482’de Rodos’tan, önce Nice’e ardından Chambery, Rumilly ve Boislamy’ye götürüldü. Uzun pazarlıklar sonucunda, 1489’da Papa VIII. Innocentius’a verildi. Papanın OsmanlIlara karşı açılacak bir haçlı seferine katılma önerisini reddetti. Bunun üzerine papa ile ilişkileri gerginleşti. VIII. Innocentius ölünce, 1492’de VI. Alexander’in papa seçilmesiyle bir ölçüde özgürleşti. Bu sırada Kudüs’e yapacağı sefer için Cem’i yanına almak isteyen Fransa kralı VIII. Charles, VI. Alexander’ın Cem’in başı için II. Bayezid’le pazarlık yaptığını öğrenince Roma’ya girdi ve Cem’i yanma alarak kentten ayrıldı. Yolda hastalanan Cem, Napoli’ye götürüldü ve orada öldü. Zehirlenerek öldürüldüğü de söylenir. Bozulmaması için ilaçlanan cesedi beş yıl daha pazarlık konusu yapıldı ve ancak 1499’da Bursa’ya getirilerek Şehzadeler Türbesi’ne gömüldü.

Cem’in Oğuz ve Murad adlarındaki iki oğlundan Oğuz’u, II. Bayezid öldürtmüştü. Küçük oğlu Murad, 1517’de Mısır’ın I. Selim (Yavuz) tarafından alınması üzerine Rodos’a sığındı ve 1521’de I. Süleyman (Kanuni) adayı ele geçirince idam edildi.
Batı’da “Zizimi” adıyla anılan ve yaşamı çeşitli yapıtlara konu olan Cem’in Türk edebiyatında önemli bir yeri vardır. Divan edebiyatında gurbet ve vatan temalarını işleyen ilk şairlerdendir. Şiirleri çoğunlukla liriktir. En çok beğenilen yapıtlarını ve mektuplarını Farsça yazmıştır. Türkçe Divan'ı (1981, 2 cilt), Farsça Divan'ı, Fal-ı Reyhan-ı Sultan Cem (1951) adlı bir falnamesi ve Hurşid ü Ferahşad adlı bir mesnevisi vardır. Selman-ı Saveci’nin Cemşid ü Hurşid mesnevisini Türkçeye çevirerek babasına sunmuştur.

kaynak: Ana Britannica

Son düzenleyen Safi; 21 Şubat 2017 01:17


ener
25 Nisan 2011 13:05       Mesaj #2
ener - avatarı
Ziyaretçi
Cem Sultan
(1459 Edirne-1495 Napoli),

II. Mehmet'in Çiçek Hatun'dan doğan oğlu. Beş yaşında eğitimine başlandı. Dokuz yaşında Kastamonu Sancakbeyliğine gönderildi. 1474'te Karaman Beylerbeyliği görevini üstlendi. Bu görevdeyken babası öldü. Osmanlı tahtı için ağabeyi II. Bayezit ile mücadeleye girişti. Kapıkullarının ve Halvetiye tarikatı üyelerinin desteğini kazanan ağabeyi II. Bayezit, tahta geçip padişah olmayı başardı. Bayezit'in destekçilerine karşılık; Anadolu halkı, özellikle de Anadolu'daki çiftbozan takımı, Cem'in yanında yer aldı. Fakat Cem, ağabeyine karşı verdiği mücadelede yenik düştü.

Hicaz ve Mısır'a kaçtı. Yeniden bir ordu topladı. Bayezit'e iktidarı paylaşmayı önerdi. Bu öneri benimsenmeyince ordusuyla Ankara üzerine yürüdü. Ancak bu kez de yenilerek Rodos şövalyelerine sığındı. Şövalyeler onu, Bayezit'ten aldıkları bol para karşılığında Avrupa'ya götürdüler. Birkaç yıl ülke ülke dolaşan Cem, Napoli'de öldü. Bayezit'ten aldığı para karşılığında Papa Aleksander Borgia tarafından zehirlendiği söylentisi yaygındır. Ölümünden sonra cesedi Anadolu'ya getirilerek Bursa'da diğer ağabeyi Şehzade Mustafa'nın yanına gömüldü. İyi bir şair olan Cem, iki divan yazmıştır. Ayrıca "Cemşidü Hurşid" adlı bir mesneviyle, "Fal-i Reyhan-ı Sultan Cem" adlı bir fal kitabı da vardır.
Morpa Genel Kültür Ansiklopedisi & MsXLabs



Son düzenleyen Safi; 21 Şubat 2017 01:08
21 Şubat 2017 00:57       Mesaj #3
Safi - avatarı
SMD MiSiM

CEM SULTAN


türk şehzade
(Edirne 1459-Napoli 1495).

Mehmet ll'nin (Fatih) Çiçek Hat'un’dan olma küçük oğlu. Öğrenimi için beş yaşında hocaya teslim edildi. Dokuz yaşında Kastamonu sancakbeyliğine atandı ve öğrenimini orada sürdürdü. Babası, Uzun Hasan'a karşı sefere, çıktığında (1473), Edirne’de bırakılarak Rumeli'nin korunmasıyla görevlendirildi. Karaman beylerbeyi olarak gönderildiği (1474) Konya'da, lalası Gedik Ahmet Paşa’nın gözetiminde öğrenimini sürdürdü, iyi yönetimiyle halkın sevgisini kazandı.

Larende'de (Karaman) saray, cami, bedesten ve çarşı yaptırdı. Babası tarafından türk-rodos ilişkilerini düzenlemekle görevlendirildi (1476), yapılan görüşmelerden bir sonuç alamadıysa da Rodos şövalyeleriyle ilk temasını gerçekleştirmiş oldu. Mehmet ll'nin bilinmeyen bir yöne sefer hazırlığı içerisindeyken ansızın ölümü (3 mayıs 1481) 22 yaşındaki genç şehzade için dönüm noktası oldu. Padişahın ölümünü gizleyen sadrazam Karamani Mehmet Paşa, bir yandan Amasya valisi Bayezit'e haber iletirken, bir yandan da güvenilir adamlarından birini kendisini tahtın vârisi sayan Cem'e göndererek onu İstanbul’a çağırdı. Ancak, Cem’e gönderilen haberciyi Anadolu beylerbeyi Sinan Paşa yolda öldürttü. Öte yandan, Bayezit'in tahta çıkmasını isteyen yeniçeriler, Cem yanlısı Karamani Mehmet Paşa’yı öldürdüler. Olayların gelişmesinden zamanında haber alamayan Cem'den önce İstanbul’a varan Bayezit tahta çıktı.

Saltanat hakkından vazgeçmeyen Cem, tahtı ele geçirmek için başkaldırdı: ağabeyi Bayezit ll'nin birliklerini dağıtarak Bursa'ya girdi, hükümdarlığını ilan ederek adına hutbe okuttu, para bastırdı. Bu arada, ağabeyine elçi olarak gönderdiği halaları Selçuk Hatun aracılığıyla Anadolu'nun kendisine bırakılarak imparatorluğun ikiye bölünmesini önerdi. Bu öneriyi geri çeviren Bayezit II, Cem'e karşı harekete geçti, iki kardeşin ordusu Yenişehir ovasında karşılaştı ve savaş öğleye kadar sürdü (1481). Yenilen Cem yaralı olarak Konya'ya kaçtı. Ardından Mısır sultanına sığınmak üzere ailesi ve maiyetiyle birlikte Kahire'ye gitti (1481) ve sultan Kayıtbay tarafından gerçek bir hükümdar gibi karşılandı. Hacca gitti, dönüşünde Anadolu ile bağlantı kurdu. Halkın Bayezit'ten yüz çevirdiğini, tahta geçmek için koşulların uygun olduğunu bildiren Karamanoğlu Kasım Bey'in çağrısı üzerine Anadolu'ya geçti; Adana'da buluştuğu Karamanoğlu Kasım Bey ile bir anlaşma yaptı. Buna göre, Cem tahta çıkınca Kasım Bey'e Karaman bölgesini bırakacak, o da karşılığında Cem'i metbu tanıyacaktı. Hemen harekete geçerek kuvvet topladı ve Kasım bey ile birlikte Konya'yı kuşattı.

Padişaha bağlı kalma andı içen kenti alamayınca, kuşatmayı kaldırarak Ankara üzerine yürüdü, ama orasını da ele geçiremedi. Bayezit II komutasındaki kuvvetlerin hızla yaklaştığını haber alması üzerine Taşeli’ne çekildi çaresizlik içinde Rodos şövalyelerine sığınmak zorunda kaldı. Rodos şövalyeleriyle yaptığı anlaşma uyarınca Rumeli'ye geçerek taht kavgasını sürdürebileceğini sanıyordu, ama gerçekte hıristiyan dünyasının değerli bir esiriydi. Rodos şövalyeleri, onu ellerinde tutma karşılığında her yıl 45 000 duka altını vermeyi kabul eden Bayezit II ile anlaştılar. Cem bir süre sonra Macaristan'a gönderileceği vaadiyle Rodos'tan Fransa'nın Nice kentine götürüldü (1482). Bu arada, Cem yanlılarını ortadan kaldırmakla uğraşan Bayezit II, Gedik Ahmet Paşa'yı öldürttükten (1482) sonra kardeşinin üç yaşındaki oğlu Oğuz Han'ı da boğdurttu. Cem, Nice’te başgösteren veba üzerine Savoia dukalığının merkezi Chambery'ye oradan da Rumilly'ye getirildi, daha sonra Dauphinâ’de Le Pauet şatosunda, ardından Rochechinard şatosunda kaldı.

Burada Baron Jacques de Sassenage'nin kızı Rhillippine-Hölöne'e ilgisi Guy Allard'ın romanına konu oldu (Zizimi, prince ottoman, amoureux de Philippine-Helöne de Sassenage). Rodos şövalyelerinin elindeki malikânelerde dolaştırıldıktan sonra Bourganeuf şatosunda kendisi için yaptırılan kuleye (Grosse Tour ya da Tour de Zizimi) kapatıldı. Papa innocentius Vlll'in Rodos şövalyeleriyle yapmış olduğu anlaşma uyarınca "Hıristiyanlığın çıkarı için", altı yılı aşkın gözaltında yaşadığı Fransa'dan Roma'ya götürüldü (1489). Durumu kaygıyla izleyen Bayezit II, kardeşini gözetim altında tutması karşılığında papaya yılda 40 000 altın vermeyi önererek, üç yıllık ödeneği peşin gönderdi. Papa innocentius Vlll'in yerine geçen papa Alexander VI, bir yandan Cem için Osmanlılar'a güvence verirken, öte yandan da onu elinde tutmakla OsmanlI imparatorluğu'nun hıristiyanlığa karşı hareketini sınırlamayı umuyordu. İtalya'yı istila ederek Roma'ya giren Fransa kralı Charles VIII, Kudüs'e yapacağı haçlı seferi için kendisine teslim edilmesini istediği Cem'i, Napoli seferi'nde yanına aldı (1495).

Yolda hastalanan Cem, Napoli’de öldü (Bayezit H'nin isteği doğrultusunda papa tarafından zehirlendiği ileri sürülür). Cenazesi 1499'da Napoli’den getirilerek Bursa'da büyük ağabeyi Mustafa'nın türbesine gömüldü. Cem Sultan döneminin tanınmış şairlerindendi. Karaman beylerbeyi olduğu sırada çevresine toplanan ve Cem şairleri diye tanınan Sadi, Haydar, Sehai, Ua'li, Kandi, Şahidi gibi sanatçılardan bir kısmı onun yanından ölümüne kadar ayrılmadı. Cem'in sürgündeyken gördüğü yerleri, sürdürdüğü yaşamı anlatan özlem ve acılarını yansıtan başarılı şiirleri türkçe ve farsça D/Van'larındadır. Bir de Cemşid Cı Hurşid mesnevisi vardır. Cem Sultan'ın yaşamı bazı romanlara (Feridun Fazıl Tülbentçi, 1959), tiyatro yapıtlarına (A. Turan Oflazoğlu, 1974) konu oldu. Bulgar tarihçi Vera Mutafçiyeva’nın belgesel romanı Cem Sultan olayı türkçeye de çevrildi.

Kaynak: Büyük Larousse




Daha fazla sonuç:
Cem Sultan

Hızlı Cevap
Mesaj:


Kaynak:

Bu sayfalarımıza baktınız mı
paneli aç