Arama

Saddam Hüseyin

Güncelleme: 12 Ocak 2017 Gösterim: 12.797 Cevap: 3
T_walkeR - avatarı
T_walkeR
Ziyaretçi
28 Nisan 2009       Mesaj #1
T_walkeR - avatarı
Ziyaretçi
Saddam Hüseyin (28 Nisan 1937 - 20 Aralık 2006)
Saddam Hüseyin Abdülmecid el-Tikritî, 1979 yılında başlayan cumhurbaşkanlığı görevini, Irak'ın 2003 yılında ABD tarafından işgal edilmesine kadar sürdürdü. 13 Aralık 2003'te Amerikan güçleri tarafından esir alındı, 19 Ekim 2005'te aleyhine dava açıldı. Saddam Hüseyin halen tutuklu olup yargılama süreci devam etmektedir.
Sponsorlu Bağlantılar
200px Saddam Hussein at trial2C July 2004
Saddam Hüseyin yargıç karşısında
  • Görev süresi: 16 Haziran 1979 – 9 Nisan 2003
  • Önce gelen: Ahmet Hasan el Bekir
  • Sonra gelen: Celal Talabani
  • Doğum: 28 Nisan 1937, El-Avya, Tikrit, Irak
  • Ölüm: 30 Aralık 2006
  • Siyasi parti: Baas Partisi
Saddam Hüseyin (Saddam Hüseyin Abdülmecid et-Tikritî; d. 28 Nisan 1937, Tikrit - ö. 30 Aralık 2006, Bağdat), devrik Irak devlet başkanıdır.

Hayatı

Çocukluk Yılları

Gerçek doğum tarihi kaydedilmemiştir ve 1935 ile 1939 arasında olduğuna inanılmaktadır. Bazı kaynaklarda 1 Temmuz 1939 olarak görülür. Tikrit kentine 13 kilometre uzaklıktaki El-Avya köyünde çobanlıkla geçinen bir ailenin çocuğu olarak doğmuştur. Babası Herman'ın doğumundan 6 ay önce ortalıktan kaybolmuştur. Annesi tarafından "karşı duran, göğüs geren kişi" anlamına gerilen Herman ismi verilen Herman Hüseyin; üç yaşına kadar amcasının yanında kalmış, annesinin yeniden evlenmesiyle annesinin yanına geri dönen 10 yaşına kadar orada yaşamıştır. Üvey babasından şiddet görmesi nedeniyle oldukça dindar bir sünni olan amcasının yanına geri dönmüştür. 1958 yılında Saddam Hüseyin'in hayatı, belki de ileride hiç tahmin edemeyeceği şekilde değişim göstermiştir Baas partisine üye olmuştur.

Gençlik Yılları
1959 yılında Hüseyin'in adı General Abdülkerim Kasım suikastinde geçtmiştir. Bu tarihte Hüseyin ayağından vurulmuş ancak CIA,MOSSAD ve Mısır istihbaratının desteğiyle Tikrit’e kaçmayı başarmıştır. Ardından önce Suriye’ye daha sonra da Beyrut’a geçmiş; Beyrut’ta CIA tarafından eğitim görmüştür. Son olarak Mısır’a giden Hüseyin burada sık sık Amerikan Büyükelçiliği’ni ziyaret etmiştir. Sürgünde olduğu dönemde Kahire Üniversitesi’nde Hukuk bölümünde öğrenim görmüştür.
1963 yılında yanında büyüdüğü amcasının kızı Sacide Talfah ile evlenerek bu evliliğinden Rana, Raghad ve Hala isimli üç kızı ve Uday ve Kusay adında iki oğlu edinmiştir. Daha sonra iki kez daha evlenen Saddam Hüseyin'in Ali isminde bir oğlu daha vardır.
1964 yılında Irak’a dönen Hüseyin hapse atılmış ancak 1967 yılında hapisten çıkarak kısa sürede Baas partisinin başına geçmiştir. Irak'ın, laik Arap milliyetçiliğini, ekonomik modernizasyonu, ve Arap sosyalizmini benimseyen Baas Partisi'nin ileri gelen bir üyesi olarak, partisini iktidara getiren 1968'deki darbede önemli bir rol oynamıştır.

İktidar Yılları
1979’da iktidar olan Hüseyin, 1980 yılında İran’ı işgal ederek 8 yıl sürecek İran-Irak Savaşı'nın başlamasına neden olmuştur. 16 Nisan 1988’de de tarihe Halepçe Katliamıkimyasal silah kullanımına izin vermiştir. Aynı yıl İran-Irak Savaşı'nı sona erdirmiştir. olarak geçen Kürtlere karşı
İran savaşından 2 yıl sonra Hüseyin 2 Ağustos 1990’da Kuveyt’i işgal ederek tekrar gündeme gelmeyi başarmıştır. ABD’nin buna yanıtı sert olmuş ve 1991 yılında Birinci Körfez Savaşı'nı başlatmıştır.
11 Eylül 2001 tarihinde ABD’de yaşanan terör eylemlerinin ardından Hüseyin tekrar Amerika'nın hedefi haline gelmiş ve ülkesi0 George Bush yönetimi, 20 Mart 2003’te Irak’ta kitle imha silahları olduğunu öne sürerek işgal edilmiştir. Daha sonra yapılan açıklamalar ışığında Irak’ta kitle imha silahları bulunmadığı açıklanmıştır. 16 Temmuz 1979'da başlayan devlet başkanlığı görevini, Irak'ın 9 Nisan 2003 tarihinde ABD tarafından işgal edilmesine kadar sürdürmüş 2006 yılının 30 Aralık gününde idam edilerek hayatına son verilmiştir. Naşı kızına teslim edilmiştir ve doğduğu köye defnedilmiştir.

Devlet yönetimi
Kuzeni, general Ahmet Hasan el Bekir'ın yardımcısı olarak, Irak hükümeti ile Irak silahlı kuvvetleri arasındaki fikir ayrılıklarını, baskıcı güvenlik kuvvetleri oluşturarak oldukça sıkı bir şekilde kontrol ediyordu. Saddam, bir devlet başkanı olarak hükümeti oldukça otoriter bir tarzda yönetti ve İran-Irak Savaşı'nda (1980–1988) ve 1991'deki Körfez Savaşı'nda iktidardaydı. Saddam Hüseyin hükümeti, bağımsızlık veya otonomi isteyen etnik veya dini gruplara sert müdahalelerde bulunmuştur. Çok disiplinli bir liderdi.

İdamı
13 Aralık 2003 –ABD ordusu tarfından Tikrit yakınlarında bir sığınağın içinde yakalandıTemmuz 2004 –Irak mahkemelerinde yargılanmasına karar verildi. İlk olarak, 8 Temmuz 1982'de kendisine karşı düzenlenen ve başarısız olan suikast girişiminin ardından Şii kasabası Duceyl’de 148 kişinin öldürülmesinden suçlandığı davaya başlandı. Bu davada üvey kardeşi Barzan el Tıkriti’nin de aralarında bulunduğu 7 kişi de yargılandı.Ağustos 2006 – 1987’de Kürtlere karşı soykırım yaptığı suçlamasıyla yargılandığı Enfal Davası başladı.5 Kasım 2006 – Duceyl Davası’nda insanlığa karşı işlenen suçlardan mahkum edildi ve asılarak idamına karar verildi.3 Aralık 2006 – Saddam Hüseyin , Bender ve El Tıkriti için temyize başvuruldu.26 Aralık 2006 – Irak temyiz mahkemesi idam kararını onadı ve idamın 30 gün içinde uygulanması gerektiğini bildirdi.30 Aralık 2006 – Saddam Hüseyin Türkiye saati ile sabaha karşı 04.55'te asılarak idam edildi.Hüseyin, ABD ve müteffiklerinin 2003'te Irak'ı işgal etmeleri ile 13 Aralık 2003'de yakalanmış ve esir alınmıştır. Hüseyin Irak Geçici Hükümeti'nce kurulan Irak Özel Mahkemesi'nde 1 Temmuz 2004'te yargıç önüne çıkartılmıştır. ABD gözetiminde tutulan Hüseyin'in hukuki nezareti Irak Geçici Hükümeti'ne teslim edildi. Mahkeme 5 Kasım 2006'da Hüseyin'in insanlığa karşı işlenen suçlar'dan dolayı asılarak idam edilmesine karar vermiştir. Karar açıklanmadan önce kurşuna dizilerek infaz edilmek istediğini söyleyen Saddam Hüseyin'in talebi reddedilmiştir.
Hüküm 30 Aralık 2006 sabahı TSİ 05:00'da (yerel saat ile 06:00'da) yerine getirilmiştir. İdam cezasının gerçekleştirilmesi Irak resmi kurumlarınca görüntülendi ve bu görüntüler tüm dünyaya dağıtılmış büyük bir yankı uyandırmıştır.

Cezanın yankıları
Hüseyin'in idamı ABD, İsrail ve İngiltere tarafından memnuniyetle karşılanırken; Libya 3 günlük yas ilan edilmiş ve kurban bayramı kutlamalarına son verilmiştir. Pakistan, Malezya ve Rusya yönetimleri de idam cezasının uygulanmasının ülkeyi iç savaşa doğru götürmesinden endişe ettiklerini açıklamışlardır. AB olayı barbarlık olarak değerlendirdiğini; Hamas ise olayı siyasi bir cinayet olarak gördüklerini belirtmiştir.
İnfazdan sonra Irak'ta Rizkar Muhammed Emin gibi bazı hukukçuların idamın Irak yasalarına göre yasal olmadığını iddia ettikleri bilinmektedir.

Saddam Hüseyin'in Bağdat'taki davası
Duruşma Bağdat'ta yoğun güvenlik önlemleriyle korunan Yeşil Bölge'de, özel olarak inşa edilen bir salonda yapıldı.
Saddam Hüseyin ve davada kendisiyle birlikte yargılanan diğer yedi sanık, 1982 yılında Duceyl kasabasında 143 Şii'nin öldürülmesi talimatını vermekle suçlandı. Saddam Hüseyin ölüm cezasına çerptırıldı.



Mahkeme salonundaki kişilerin kimler?
1- Iraklı ve yabancı gazeteciler
2- Muhammed Azavi Ali, eski Baas partisi yetkilisi
3- Ali Daim Ali, eski Baas partisi yetkilisi
4- Barzan İbrahim el-Tıkriti, Saddam Hüseyin'in üvey kardeşi ve eski istihbarat servisi başkanı
5- Taha Yasin Ramazan, eski Devlet Başkanı Yardımcısı
6- Mizher Abdullah Ravid, eski Baas partisi yetkilisi
7- Abdullah Kadim Ruadi, eski Baas partisi yetkilisi
8- Avad Hamad el-Bandar Devrim Mahkemesi'nin eski baş yargıcı
9- Saddam Hüseyin Devrik Irak lideri
10- Rizgar Muhammed Amin (*, **)

* Yargıç (istifa etti)
** Yeni yargıç Ahmed Hüdayir

BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.
Son düzenleyen Safi; 2 Ocak 2016 23:56
Biyografi Konusu: Saddam Hüseyin nereli hayatı kimdir.
Mavi Peri - avatarı
Mavi Peri
Ziyaretçi
28 Haziran 2012       Mesaj #2
Mavi Peri - avatarı
Ziyaretçi
Saddam Hüseyin

Sponsorlu Bağlantılar
((d. 28 Nisan 1937, El Avja, Tikrit - ö. 30 Aralık 2006, Kadimiye, Bağdat)), Iraklı devlet adamı. 1957'de Baas Partisi'ne girdi. Başbakan Abdülkerim Kasım'a karşı düzenlenen başarısız bir suikast girişimi içinde yer aldı. Kendisinin de olayın içinde olduğunun anlaşılmasından sonra Suriye'ye, oradan da Mısır'a kaçtı. Kahire'de hukuk öğrenimi gördü. Baas Partisi iktidarı ele geçirince (1963) Bağdat'a döndü. Ancak partisinin bir darbe sonucu devrilmesiyle tutuklandı ve 1964-1966 arasında hapiste yattı. Hapisten çıkınca Baas Partisi genel sekreter yardımcılığına seçildi ve partisinin iktidara gelmesini sağlayan darbenin hazırlayıcılarından biri oldu. 1969'da Devrim Komuta Konseyi başkan yardımcısı oldu. Devlet başkanı Bekir istifa edince Konsey başkanlığının yanı sıra devlet başkanlığı ve Baas genel sekreterliği görevlerini de üstlendi (1979). İran'dan, Şattülarap su yolu üzerindeki Irak haklarının tanınmasını istedi. İran bu isteğe olumlu cevap vermeyince Irak uçakları İran havaalanlarını bombaladılar ve İran-Irak Savaşı başladı (1980). Savaşın başlamasıyla Irak'ta ve Arap dünyasında çok etkili bir konuma geçen Saddam Hüseyin 1986 ve 1987'de savaşa son verilmesi ve her iki ülkenin kendi sınırlarına çekilmesi için çağrılarda bulunduysa da İran savaşa devam etme kararı aldı. Taraflar 20 Ağustos 1988'deki ateşkes antlaşmasından sonra Cenevre barış görüşmelerine başladılar. Arap dünyasının lideri konumuna gelmek isteyen Saddam Hüseyin aynı zamanda Kuveyt'in zengin petrol yataklarına sahip olmak ve buna bağlı olarak OPEC'e yüksek kur politikasını dayatmak amacıyla 2 Ağustos 1990'da Kuveyt'i işgal etti. Bu işgal üzerine 28 ülke Irak'a karşı askerî koalisyon oluşturdu. Barışın sağlanması için yapılan görüşmelerde bir sonuca varılamadı. 24 Şubat 1991'de müttefiklerin Irak ve Kuveyt'e karşı geniş çaplı bir kara saldırısından sonra Iraklılar kitleler hâlinde teslim oldular. 28 Şubat 1991'de Irak, BM Güvenlik Konseyi'nin 12 kararını kabul ettiğini açıkladı ve böylece ateşkes sağlanmış oldu. Saddam Hüseyin'in 1992-1993'te bir kez daha Birleşmiş Milletler denetimini kırmak istemesi, bu kez yalnızca ABD, İngiltere ve Fransa'yla sınırlı kalan yeni bir operasyon başlatılmasına yol açtı.

MsXLabs.org & MORPA Genel Kültür Ansiklopedisi
BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 2 üye beğendi.
Son düzenleyen Safi; 2 Ocak 2016 23:57
Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
3 Ocak 2016       Mesaj #3
Safi - avatarı
SMD MiSiM
Saddam Hüseyin

Ad:  saddam hüseyin.PNG
Gösterim: 1391
Boyut:  412.7 KB

Ad:  Saddam Hüseyin1.jpg
Gösterim: 1052
Boyut:  99.5 KB

Ad:  Saddam Hüseyin2.jpg
Gösterim: 1097
Boyut:  60.3 KB

Ad:  Saddam Hüseyin3.jpg
Gösterim: 4592
Boyut:  190.1 KB

Ad:  Saddam Hüseyin4.jpg
Gösterim: 3572
Boyut:  151.8 KB
Avatarı yok
nötrino
Yasaklı
12 Ocak 2017       Mesaj #4
Avatarı yok
Yasaklı

Saddam Hüseyin'i Sorgulayan CIA Ajanından İtiraflar!


Saddam Hüseyin 2003 yılında yakalandığında, ABD'nin Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA), yakalanan kişinin gerçekten Irak'ın eski lideri olup olmadığına karar verecek ve onu sorgulayacak bir kişiye ihtiyaç duyuyordu. O kişi John Nixon'du.Nixon 1998 yılında CIA'e katıldığı günden beri Saddam hakkında çalışmalar yürütüyordu. 2011'de CIA'den ayrılan Nixon'un görevi, dünyadaki liderleri analiz etmekti. "Bir kriz anında siyasetçiler bize gelir, karşılarındaki kişinin kim olduğunu, ne istediklerini, neden böyle davrandıklarını sorardı" diye anlatıyor işini Nixon.

Saddam Hüseyin ABD askerleri tarafından Tikrit'te yakalandığında Nixon da Irak'ta bulunuyordu. Saddam'ı teşhis etme görevi kendisine verildi. Saddam Hüseyin'in çok sayıda dublör kullandığı söylentisi o sıralarda yaygındı. Ancak Nixon, "Onu gördüğüm anda aklımda tek bir şüphe kalmadı" diyor: "Onunla konuşmaya başladığımda, yıllardır masamda duran kitabın kapağındaki bakışı gördüm yüzünde."

Saddam Hüseyin'in Saklandığı 'Örümcek Deliği!'


Ad:  _93268151_7f817acd-49d2-4fd5-b66a-dde5359852d3.jpg
Gösterim: 739
Boyut:  72.3 KB
Saddam Hüseyin'i sorgulama görevini de alan Nixon, devrik liderle ilk uzun sorguyu gerçekleştiren kişi oldu. Sorgu günlerce sürdü. "Ara sıra kendime dünyada en çok aranan adamı sorguladığım gerçeğini hatırlatıyordum. İnanılmaz bir şeydi. Başkanı Sorgulamak: Saddam Hüseyin'in Sorgusu adlı kitabın yazarı olan Nixon, Saddam Hüseyin'i "çelişkilerle dolu" diye tanımlıyor.

Örneğin, ABD medyasının gösterdiğiyle çelişen bir şekilde Saddam Hüseyin'in insani yanını gördüğünü söylüyor: "Gördüğüm en karizmatik insanlardan biriydi. İstediği zaman etkileyici, hoş, komik ve nazik olabiliyordu. Ama bazen de çok daha karanlık yüzünü gösteriyordu: Kaba, kibirli, edepsiz ve kötü kalpli - hatta sinirlendiği zaman korkunç. Sorgularımda iki veya üç kere bu kötü yüzünü gördüm" diyor Nixon. Sorgu sırasında Saddam Hüseyin küçük ve izbe bir odada serbest bir şekilde tutuluyor ve katlanabilir metal bir sandalyeye oturtuluyordu. Odada ise Nixon'un dışında yalnızca bir yalan makinesi operatörü ve bir tercüman bulunuyordu.

Nixon, Saddam Hüseyin'i bir narsist olarak tanımlarken "benimle konuşarak bir etkileşimde bulunmak hoşuna gitmişti" diyor. Nixon'ın daha fazla bilgi alabilmek adına dostane bir ilişki kurmaya çalıştığı ilk sorgunun ardından Saddam, konuşmalarından keyif aldığını söyledi. "Aylardır saklanıyordu ve kimseyle diyalog kurma imkanı olmamıştı" diyor Nixon. Fakat sonraki gün bambaşka bir iletişim kurdu: "Çok şüpheciydi, gördüğüm en şüpheci insanlardan biriydi. Kendisine sorduğum her soruya karşılık bana bir soru soruyordu."

Nixon, konuşmasını teşvik edebilmek için CIA'in Saddam Hüseyin'e önerebileceği pek bir şey olmadığını kabul ediyor: "Tarihe geçme hissi ve fikirlerinin dünyadaki en büyük güç tarafından kayda geçirilmesinin çekiciliğinden etkilenmesini bekliyorduk". Konuşmak zorunda olduğu konuların bir kısmı CIA tarafından belirlenmişti fakat bunların dışında da istediğini anlatmasına imkan tanınıyordu: "Saddam'dan cevaplar almak zorunda olduğumu biliyordum. CIA, çalışanlarına kaynakları nasıl sorgulamak gerektiğini ve onların nasıl birer potansiyel araca dönüştürülebileceğini öğretiyor. Ama dikkatli olmanız lazım. En önemli bilgiyi alma ihtimalini, konunun başka yerlere sapmasına izin vererek imkansız hale getirmek istemezsiniz. Sorguda en önemli konu, kitle imha silahlarıydı."

Beyaz Saray'ın Bilmek İstediği Tek Şey Kitle İmha Silahlarıydı!


ABD ve İngiltere, Irak'ın işgalinde ana gerekçe olarak ülkede kitle imha silahları bulunduğu iddiasını kullanmıştı. Nixon, "Beyaz Saray'ın bilmek istediği tek şey buydu" diyor. Fakat Nixon, Saddam Hüseyin ve danışmanlarıyla yaptığı görüşmelerle bu konudaki araştırmalarının ardından Saddam Hüseyin'in ülkenin nükleer silah programını yıllar önce terk ettiği ve tekrar başlamaya da niyeti olmadığını fark etti. Bu bulgu, Nixon ve çalışma arkadaşlarının "başarısız" olarak görülmesine yol açtı.

Nixon, beş yıl boyunca Başkan George W. Bush ile görüşmeye davet edilmedi. Ancak 2008 yılında FBI'ın Saddam Hüseyin hakkındaki bulgularından sonra Bush ile görüştü. Nixon'un Bush hakkındaki görüşleri ise epey sert. Hem Bush'un hem Saddam Hüseyin'in elini sıkmış olan nadir insanlardan biri olan Nixon, Bush'tansa Saddam'la vakit geçirmeyi tercih edeceğini söylüyor. Bush'u gerçeklikten kopuk olarak tanımlayan Nixon, danışmanlarının da Bush'un etrafında toplanıp kayıtsızca kafa sallamaktan başka bir şey yapmadığını belirtiyor:

"Eskiden CIA olarak söylediklerimizin önemsendiğini ve başkanın bizi dinlediğini zannederdim. Ama sonra gördüm ki ne dersek diyelim politika istihbaratı gölgede bırakıyor." Saddam'ın devrilmesinden sonra Irak'ın başına gelenler ise Nixon'ı utandırıyor. Bush yönetiminin Saddam'ın devrilmesinin ardından neler yaşanabileceğine dair hiçbir fikri olmadığını söyleyen Nixon, Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) gibi gruplara bakınca Saddam'ın iktidarda kalmasının bölge için daha iyi olabileceğini düşünüyor.

Kaynak: BBC Bilim (5 Ocak 2017)

Benzer Konular

28 Haziran 2012 / Daisy-BT Dinler Tarihi
4 Temmuz 2012 / Efulim Felsefe tr
15 Mart 2013 / _EKSELANS_ Sanat tr