Cevap Yaz Yazdır
En İyi Cevap Var|Gösterim: 6.448|Cevap: 7|Güncelleme: 5 Nisan 2011

Kul hakkı hakkında bilinmesi gerekenler nelerdir?

Mesaja atla
Ziyaretçi
11 Kasım 2008 19:38   |   Mesaj #1   |   
Ziyaretçi - avatarı
Ziyaretçi
Kul hakkı hakkında bilinmesi gerekenler nelerdir?
EN İYİ CEVABI Keten Prenses verdi
kul hakkı nedir?
Sponsorlu Bağlantılar
11 Kasım 2008 19:55   |   Mesaj #2   |   
Keten Prenses - avatarı
Üye
Bu mesaj 'en iyi cevap' seçilmiştir.
kul hakkı nedir?
Sponsorlu Bağlantılar
Ziyaretçi
17 Kasım 2008 13:03   |   Mesaj #3   |   
Ziyaretçi - avatarı
Ziyaretçi
kul hakkı nedir
fadedliver
17 Kasım 2008 13:11   |   Mesaj #4   |   
fadedliver - avatarı
Ziyaretçi
Ziyaretçi
27 Kasım 2008 14:03   |   Mesaj #5   |   
Ziyaretçi - avatarı
Ziyaretçi
KUL HAKKI NEDİR UZU SAYFA
Sponsorlu Bağlantılar
B.L.A.C.K
27 Kasım 2008 14:07   |   Mesaj #6   |   
B.L.A.C.K - avatarı
Ziyaretçi
Kul hakkı, geniş bir kavram. Kulun bedenine ve malına yapılan tecavüzler maddî hukuk, kalp ve ruhuna verilen zararlar ise mânevî hukuk olarak değerlendirilmeli.

Kulun maddî hukukuna en büyük tecavüz, öldürme hâdisesi. İnsanın yaşama hakkına son verme, onun bu kâinatla olan bütün münasebetlerini bir anda kesip atma, kulu, Rabbine ibadetten alıkoyma, İlâhî eserleri tefekkürden, rahmanî nimetlere şükürden menetme cinayeti. Allah’ı tesbih eden yetmiş trilyona yakın hücrenin bütün bu tespihlerini bir kurşunla delip geçme, yahut bir bıçakla kesip atma ihaneti.

Fıkıh âlimlerimiz katlin üç yerde câiz olduğunu söylerler.

- İmandan sonra küfre girme
- evli olduğu halde zina etme
- haksız yere bir insanın kanına girme.

Bunlar dışında insanın hayatına son verilemiyor.

“Kim bir nefsi, kısas yahut yeryüzünde fesat çıkarma sebeplerinin biri olmaksızın öldürürse bütün insanları öldürmüş gibidir.”
(Mâide Sûresi, 32)


mealindeki âyet-i kerimenin tefsiri sadedinde Üstad Bediüzzaman Hazretleri, şu enteresan beyanda bulunur:

“Bir mâsumun hayatı, kanı, hatta umum beşer için de olsa heder olmaz. İkisi nazar-ı kudrette bir olduğu gibi, nazar-ı adalette de birdir.”
( Sünuhat)


Yâni, Allah’ın sonsuz kudretine nazaran bir insan yaratmakla bütün insanları yaratmak arasında fark olmadığı gibi, Onun sonsuz rahmet ve adaleti noktasında da bir insanın katli ile, bütün insanların katli arasında fark yoktur.

İnsanoğlu her nasılsa, başkalarının hakkını çiğnerken o insanların Allah’ın kulu olduklarını unutuyor. “Ben Allah’ın bir kuluna zulmedersem, Onun kahrına hedef olurum.” diye düşünemiyor. Bunun içindir ki, kendisine İlâhî ikazlar geliyor.

Bu rahmanî ikazlara tercüman olma sadedinde Allah Resulü de (asm.) ümmetini defalarca ve değişik şekillerde ikaz etmiştir.

Sadece üç misâl:

“Mazlumun bedduasından sakınınız. Çünkü onun duasıyla Allah arasında perde yoktur.”
(Buharî, Müslim)

“Ümmetimden müflis odur ki, kıyamet günü namaz ve zekâtla gelir. Ama, bu arada sövdüğü şu kimse, dövdüğü bir başka kimse dahi gelir. Bunun üzerine kendisinin hasenatından şuna verilir, buna verilir. Üzerinde haklar bitmeden kendi hasenatı tükenirse, o zaman onların hatalarından alınır kendisine yüklenir. Daha sonra cehenneme atılır.”
(Müslim)

“Kaçmayarak, yalnız Allah’tan sevap bekleyip sabrederek, düşmana karşı durduğun halde öldürülürsen, borçlarından başka bütün günahlarına kefaret olur. Bunu bana Cibril söyledi.”
(Müslim)


Bu son Hadis-i Şeriften çok önemli bir hakikat dersi alıyoruz: Şehitlik de kul hakkını kaldırmıyor.

Allah yolunda canını veren bir mümin bunun büyük mükâfatını görmekle birlikte, kullara olan borçlarından kurtulamıyor. Zira kul hakkının affını Cenâb-ı Hak kula bırakmış. Aynı şekilde, samimi tövbe eden bir müminin de geçmiş günahları affolunuyor, ama kul hakkı bu affa da girmiyor.

“Tövbekâr olanlar hakkında hukukullah dâvâsı takip edilmez. Ancak hukuk-u şahsiye dâvâsı kalır.”
( Hak Dini Kur’an Dili)


Meselâ, gıybet eden bir insan gıybet ettiği kimseden helâllik almadıkça bu günahın cezasından kendini kurtaramaz.

Kur’an-ı Hakîm’de, ilk bakışta kul hakkı gibi görünen ve kullar arasındaki adalet esaslarını tespit eden birçok âyetlerden sonra, “İşte bu Allah’ın hudududur, onu tecavüz etmeyin.” mealinde İlâhî ikazlar gelir. Demek ki, kul hakkını çiğnemek, Allah’ın hududuna tecavüz olarak kabul ediliyor. Artık böyle bir cinayeti işleyen insan kime iltica edecek, kimden yardım dileyecektir?

İnsan, Allah’ın kulu olduğundan onun hukukuna riayetsizlik de İlâhî azabı netice veriyor ve bu noktada hukuklar birleşiyor.

Kendi parmağımızı niçin kesemez, hayatımıza neden kastedemeyiz? Çünkü, ne beden bizim, ne de ruh. Haneyi harap etmeye de hakkımız yok, misafiri oradan çıkarmaya da. Yaparsak ne olur? Allah’ın mahlûkatında Onun rızası dışında tasarrufa kalkışmış oluruz. Bu ise hem hukukullah’a karşı bir isyan, hem de kul hakkını ihlâldir. Demek ki aynı fiil ile iki hukuka birden tecavüz ediliyor.
Blue Blood
27 Kasım 2008 14:16   |   Mesaj #7   |   
Blue Blood - avatarı
Ziyaretçi
Alıntı
Ziyaretçi adlı kullanıcıdan alıntı

KUL HAKKI NEDİR UZU SAYFA

Kısaca Kul Hakkı insanların karşılıklı ilişkilerinden doğan birbiri üzerindeki haklarıdır.
Alıntı

Kul Hakkı, Başkasının bedenine, malına, maddiyatına, Kalp ve ruhuna verilen zararlardır.
Kulun maddî hukukuna en büyük tecavüz, öldürme hâdisesidir.
Öldürme fiili, İnsanın yaşama hakkına son vermektir.
İnsanoğlu her nasılsa, başkalarının hakkını çiğnerken o insanların Allah’ın kulu olduklarını unutuyor.
“Ben Allah’ın bir kuluna zulmedersem, Onun kahrına ve Gazabına hedef olurum.” diye düşünemiyor.
Bunun içindir ki, insanlar sıkıntı ve sorunlardan kurtulamıyor.
Nasıl ki, resmi bir görevliye hakaret eder veya onun elbisesinden bir düğme koparırsan, Görevlinin mensup olduğu Devlet, senin peşine düşer ve seni cezalandırırsa, Allah’ında yarattığı kullarına da zarar verirsen bunun nasıl cezasız kalacağına inanır ve Allah’ın kullarını nasıl sahipsiz bırakabileceğini düşünebilirsin.
İnsanlar bu konuda önemine atfen defalarca uyarılmıştır.
Sadece üç misal:
a)“ Mazlumun (Zulüm görmüş, kendisine zulmedilmiş, haksızlığa uğratılmış.) bedduasından sakınınız. Çünkü onun duasıyla Allah arasında perde yoktur.”
b)“ Ümmetimden iflas etmiş, tükenmiş kimseler O'dur ki, kıyamet gününde yalnız ibadeti ile gelir.
Ama, bu arada sövdüğü şu kimse, dövdüğü bir başka kimse de kıyamet gününde onunla birlikte hesap vermeye gelir.
Bunun üzerine kendisinin borçlu olduğu kimselere, kendisinin önce yapmış oldukları hayır ve iyilikleri alacaklı kimselere verilir, Üzerinde diğerlerinin hakları bitmeden kendi iyilikleri tükenirse, o zaman da, onların hatalarından bir kısmı alınarak borçluya yüklenir. Daha sonrada cezalandırılır.
c)“Allah yolunda üç kez şehit dahi olsan ve üzerinde kul hakkı varsa Cennete giremezsin. Tüm günahların affedilir, Kul Hakkı hariç ”
İfade edildiği gibi, Şehitlik sevabı dahi, hiçbir şekilde kul hakkını kaldırmıyor.
Bu doğrultuda, Diğer bir kul hakkıda, insanların aleyhinde yaptığın dedikodu için dahi, o insandan helâllik almadıkça bu günahın cezasından kendini kurtaramıyorsun.
"Kul hakkı" gibi görünen ve kullar arasındaki adalet esaslarını tespit eden birçok bildirimlerde, önemine atfen sık sık
“İşte bu Allah’ın hudududur, ona tecavüz etmeyin.” anlamında uyarılar yapılmıştır.
Demek ki, kul hakkını çiğnemek, Allah’ın hududuna tecavüz olarak kabul ediliyor.
İşte bu nedenle çok önemlidir.

Ayrıca detaylı bilgi için bakınız > Kul Hakkı Nedir? Kul Hakkı Hakkında
Misafir
5 Nisan 2011 21:24   |   Mesaj #8   |   
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
yardım edin
Sponsorlu Bağlantılar
Hızlı Cevap
Mesaj:

Bu sayfalarımıza baktınız mı
paneli aç