Arama

1920'li yıllarda sosyal hayat nasıldı? - Sayfa 4

En İyi Cevap Var Güncelleme: 6 Mayıs 2014 Gösterim: 60.065 Cevap: 42
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
31 Ekim 2012       Mesaj #31
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
arkadaşlar sosyal hayat nasıl oluyor
Sponsorlu Bağlantılar
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
1 Kasım 2012       Mesaj #32
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
lüten cevaplayın
Sponsorlu Bağlantılar
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
4 Kasım 2012       Mesaj #33
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
1920 1. dünya savaşı sonrası neymiş tv olmadığı için sosyal hayat güzelmiş insanlar yakınlarını kaybediyordu birbirleriyle konuşacak zaman mı buluyordu kıtlık içindeler zaten çok zordu yani o dönemler hiç bir sosyal hayat yoktu
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
6 Kasım 2012       Mesaj #34
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
1920'li yıllarda sosyal hayat nasıldı?

Unutmayın ki 1920'li yıllar, I. Dünya Savaşı sonrası ve ülkemiz için de Kurtuluş Savaşı yıllarıdır. Bazı kişiler için savaş sadece rahatlarını biraz bozarken, halkın çoğu için kıtlık, yokluk, yakınlarını yitirmek, kan, savaş, milli mücadele içindekiler için coşku, milli mücadelenin karşısındakiler için ise korku dönemidir.
Böyle bir dönemde sosyal hayatın 1920'lerin medeni olanaklarını da düşünürsek çok zor olduğunu, eğlence yerine kaygı ya da umutlu bir inanışın ağır bastığını tahmin edebiliriz. Her aileden savaşa bir ya da bir çok kurban verildiğini düşünürsek, 1920 de halkın durumunu, Atatürk'ün büyük mücadele inancını, kahramanlarımızın Allah'a ve milli mücadeleye inancını bilerek sosyal hayatın bu mücadele etrafında yoğunlaştığını söyleyebiliriz.
Konuyu etraflıca incelemek için Kurtuluş Savaşı ve I. Dünya Savaşı ile ilgili yazı, belgesel ve kitaplardan yararlanınız.


Kaynak: 1920'li yıllarda sosyal hayat nasıldı?
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
7 Kasım 2012       Mesaj #35
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
himayeleştirilmiş metin istiyorum
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
7 Kasım 2012       Mesaj #36
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
CUMHURİYET’İN İLK YILLARINDAKİ DURUM

Fransız inkılâbının mahsulü olan cumhuriyet fikri, Türkiye’de Osmanlı Devleti’nin yıkılışıyla birlikte kurulan yeni devletin hükûmet şekli olarak ancak 1923 yılında benimsenmiştir. Cumhuriyetin ilânı sürecine gelinceye kadar Osmanlı toplumunun yenileşme döneminden geçtiği de hatırlanırsa Cumhuriyetin ilânı meselesini sâdece 1923 yılı Ekim ayında aniden ortaya çıkmış bir sosyo-kültürel hareket olarak değerlendirmemek gerekir. Cumhuriyetin ilânına giden yolda Osmanlı toplumunun özellikle Meşrutiyet devrinden itibaren gerek sosyal hayatında gerekse hukukî yapısında gerçekleştirdiği yenileşme hareketlerindeki dönüm noktaları unutulmamalıdır.
Cumhuriyete giden yol...
Osmanlı Devleti’nde, hükümranlık haklarının Osmanlı toplumu lehine çok cüz’î ölçüde de olsa sınırlandırılması yolundaki ilk teşebbüs Ayanlar’ın Osmanlı Padişahı ile akdettiği Sened-i İttifak’tır. Bu sözleşme ile bir takım siyasî hakların elde edilmesi ve yönetimin ilk defa zayıf da olsa sınırlandırılması mümkün olabilmiştir. 1839 yılında ilân edilen Tanzimat Fermanı ile ilk kez Osmanlı padişahının yetkileri üzerinde kanun gücünün varlığı kabul ediliyordu. Bu özelliği ile Tanzimat, hukuken bağlayıcı olup, padişahın yetkilerini sınırlamaktaydı. Ancak bu ferman anayasalı bir hareket özelliğine sahip olmayıp tek taraflı bir irade beyanından başka bir şey değildi. Tanzimat Fermanı, mutlak yetkilere sahip bir devlet başkanını dünyevî ve beşerî mânâda müeyyidesiz de olsa kendi isteği ile yetkilerini sınırlayan ve kanun üstünlüğünü ortaya çıkaran bir belge olarak demokratik gelişmelerin başlangıcı sayılabilir. Bununla birlikte aydınlarımız Tanzimat dönemini siyasî rejim bakımından mutlakıyetle millî hâkimiyet rejimi arasında bir intikal devresi olduğunu da ifâde etmektedirler.
1876 yılına gelindiğinde gerçekleştirilen I.Meşrutiyet’in ilânı, anayasalı yeni bir sistemin ortaya çıkmasını sağlamış, bu tarihten itibaren Türk siyasî hayatında anayasalı dönem başlamıştır. Bu gelişme cumhuriyete giden yolda önemli bir aşama olarak kabul edilebilir. Bu önemli gelişmeye rağmen I.Meşrutiyet Anayasası devlet şeklini monarşi dışına taşıyamamıştır. Saltanat yine babadan oğula intikal etmiş ve yine bazı müesseselere tayin padişah tarafından yapılmıştır. Hâkimiyet bu anayasaya göre millete değil, Osmanlı soyuna aitti. Ancak bilindiği gibi Osmanlı’nın devlet telâkkisinde hâkimiyetin kaynağı Tanrı’dır. Ortaya çıkan mevcut bu yeni duruma rağmen 1876 Anayasası ile Osmanlı Devleti’nin dinî telâkkilere dayalı bir devlet olma vasfını kaybettiği söylenemez. Bütün bu gelişmeler sonrasında Meşrutiyet anayasalarının Batı’lı mânâda anlam kazandıramadığı “Millî Hâkimiyet” kavramı; siyasî hayatımıza ancak Atatürk ile birlikte girmiştir.

Haberin Devamı: cumhuriyetin ilk yıllarındaki durum
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
7 Kasım 2012       Mesaj #37
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
1920 lerde sosyal hayat nasıldı?
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
7 Kasım 2012       Mesaj #38
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
[amvQUOTE=Misafir;1705356]cumhuriyet dönemindeki sosyal yaşam hakkında bir yazı istiyorum..[/QUOTE]
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
7 Kasım 2012       Mesaj #39
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
bana 20 li yıllaarın bilgisi lazım arkadaşım ... Msn Grin
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
11 Kasım 2012       Mesaj #40
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
hoca ödev verdi nasıl yapıcam ya 1920 leri bilen yazsın acil !

Benzer Konular

11 Şubat 2013 / Misafir Soru-Cevap
8 Şubat 2012 / Ziyaretçi Soru-Cevap
12 Nisan 2009 / üeüe Cevaplanmış
20 Mayıs 2011 / Misafir Soru-Cevap
29 Kasım 2012 / Misafir Soru-Cevap