Arama

Türkçedeki istisnalar nelerdir?

En İyi Cevap Var Güncelleme: 24 Kasım 2008 Gösterim: 5.217 Cevap: 3
Ziyaretçi - avatarı
Ziyaretçi
Ziyaretçi
24 Kasım 2008       Mesaj #1
Ziyaretçi - avatarı
Ziyaretçi
Türkçedeki istisnalar nelerdir açmak gerekirse türkçede iki sessiz yanyana gelmez spor tren vb. benim aradığımda Türkçe olma kuralına uymayan fakat türkçe olan kelimeler yani istisnalar
EN İYİ CEVABI fadedliver verdi
Her dilde sesler, sesliler ve sessizler olmak üzere iki büyük gruba ayrılır. Buna uygun olarak seslilerle sessizleri gösteren harfler de iki grupta toplanır.
1) Sesliler:
Reklamlar
Türkçede 8 sesli vardır: a, e, ı, i, o, ö, u, ü. ' Seslinin çıkışı sırasında dilin durumuna, söyleyişin, dilin arkasında ya da önünde oluşuna göre sesliler ikiye ayrılır:
a) Kalın sesliler; a, ı, o, u.
b) ince sesliler: e, i, ö, ü.
Dudakların söyleyiş sırasında aldıkları biçime göre sesliler ikiye ayrılır:
a) Düz sesliler: a, e, ı, i.
b) Yuvarlak sesliler: o, ö, u, ü.
Söyleyiş sırasında ağzın biçimine ve açıklığına göre de sesliler ikiye ayrılır:
a) Geniş sesliler: a, e, o, ü.
b) Dar sesliler: ı, i, u, ü.
Buna göre her seslinin, dilin, dudakların durumu ve ağız açıklığı bakımından üç niteliği vardır:
a: kalın, düz, geniş
e: ince, düz, geniş
ı: kalın, düz, dar

i: ince, düz, dar
o: kalın, yuvarlak, geniş
ö: ince, yuvarlak, geniş
u: kalın, yuvarlak, dar
ü: ince, yuvarlak, dar

2) Sessizler:
Türkçede 21 sessiz vardır: b, c, ç, d, f, g, ğ, h, j, k, l, m, n, p, r, s, ş, t, v, y, z.
Bazı sessizlerin çıkarılışı sırasında ses telleri titreşimli oldukları halde, bazı sessizlerde ses tellerinin titreşmediği görülür. Bu bakımdan seslileri ikiye ayırıyoruz:
a) Titreşimli olan ve yumuşak denilen sessizler: b, c, d, g, ğ, j, l, m, n, r, v, y, z.
b) Titreşimli olmayan ve sert denilen sessizler: ç, f, h, k, p, s, ş, t.

1. Büyük Sesli Uyumu:
Türkçede bir kelimenin ilk seslisi kalınsa, sonraki sesliler de kalın olur: adım, kaya, dalga, dudak, kırlangıç, okuma, biçki, kirpik, vergi, gözlük, yüzük vb.

Türkçede büyük sesli uyumuna uymayan kelimeler genellikle yabancı kökenlidir: gazete, kahve, lokomotif, otomobil, dünya, insan, meydan, telefon vb.


Türkçede bu kurala uymayan birkaç kelime vardır: anne, dahi, elma, hangi, hani, inanmak, kardeş, şişman, vb.


Türkçede bazı birleşik kelimeler de büyük sesli uyumuna uymaz: başkent, duruvermek, Kocaeli, ilkokul, biraz, gecekondu, salkımsöğüt vb.


Türkçede ekler çoğunlukla büyük sesli uyumuna uyar:
yurd-u-muz, ev-ler-den, bayram-laş-mak, baba-mız, so-kak-tan, siz-den vb.


Bazı ekler ise büyük sesli uyumuna uymaz: -leyin (akşamleyin, sabahleyin), -mtırak (yeşilimtırak, mavimtırak),
-daş (meslekdaş, gönüldaş), -ken (çalışırken, durmazken),
-ki (akşamki, yarınki), -yor (bilmiyor, ötüyor).


Büyük sesli uyumuna uymayan kelimelerde ekler, kelimenin son seslisine uyar: şişman-ın, anne-den, hangi-si, geliyor-muş vb.


2. Küçük Sesli Uyumu:
Türkçe bir kelimenin ilk seslisi düzse (a, e, ı, i) sonraki sesliler de düz olur: bakırcı, başlamak, anlamak, ısırmak, seslenmek, istek, yelek vb.
Türkçe bir kelimenin ilk seslisi yuvarlaksa (o, ö, u, ü), sonraki sesliler de ya dar yuvarlak (u, ü) ya da düz geniş (a, e) olur:çocuk, durgunluk, yoklamak, sürmek, gülümsemek, odun, yumurta vb.
Türkçede geniş, yuvarlak sesliler (o, ö) bir kelimenin yalnızca birinci hecesinde bulunur: oya, koyun, övmek, dövmek vb.

Dilimizde bu kurala uymayan birkaç kelime vardır.
Bu kelimelerde düz sesliden sonra b, m, v sessizleri varsa, Sonra gelen düz sesli, dar yuvarlak olur: kabuk, kavun, kavurmak, yağmur, çamur vb.

Bunun gibi bazı bileşik kelimelerin, ünlemlerin, yabancı kelimelerin ikinci, üçüncü... hecelerinde o, ö seslileri bulunabilir: ayol, oho, alkol, aktör, profesör, bandrol vb.


Yukarıda da belirtildiği gibi -yor eki sesli uyumuna uymaz; bazı değişiklikler gösterir. Eklendiği fiilin seslisi ince de olsa kendisi kalın olarak devam eder: ver-i-yor, sev-i-yor. ikinci ve üçüncü hecelerde bulunan o seslisi daralmaz: ko-nuş-u-yor, dur-u-yor.


Küçük sesli uyumuna uymayan kelimelerde ekler, kelimenin son seslisine uyar: çamurluk, doktorluk, geliyor-sun, profesör-ü vb.

a. "ile" kelimesinin ek olarak kullanılışı:
ile bağlacı, sessizle biten kelimelere ek olarak getirildiği zaman: a) başındaki i seslisi düşer, b) büyük sesli uyumuna uyar: adamla (adam+ile), taşla (taş+ile), telefonla (telefon + ile) vb.
Sesliyle biten kelimelere ek olarak getirildiği zaman iki seslinin yan yana gelmesi sonucu: a) başındaki i seslisi y'ye dönüşür, b) büyük sesli uyumuna uyar: babayla (baba+ile), orduyla (ordu+ile), dergiyle (dergi+ile), kardeşle (kardeş+ite^, üzüntüyle (üzüntü-f-ı'te) vb.
Sonunda 3. kişi iyelik eki bulunan kelimelere ek olarak getirildiği zaman: a) başındaki i seslisi y'ye dönüşür, b) büyük sesli uyumuna uyar: arkadaşıyla (arkadaşı+ile), dolayısıyla (dolayısı+ile), ölçüsüyle (ölçüsü+ile) vb.

b. imek ek fiilinin yazılışı:
imek ek fiili ayrı yazıldığı zaman sesli uyumlarına uymaz: güzel idi, küskün imiş, kalır ise vb. Ancak imek fiili günümüzde çoğunlukla ekleşmiş olarak kullanılmakta ve sesli uyumlarına uymaktadır.
Sessizle biten kelimelere eklendiği zaman: a) başındaki i seslisi düşer, b) sesli uyumlarına uyar: yakarsa (yakar ise), severse (sever+ise), güzeldi (güzel+idi), kalırdım (ka-lır+idim), gelirmiş (gelir+imiş) vb. .
Sesliyle biten kelimelere ek olarak getirildiği zaman: a) başındaki i seslisi y'ye dönüşür, b) sesli uyumlarına uyar: altıncıydı (altıncı + idi), yabancıymış (yabancı+imiş), neyse (ne + ise) vb.


c. -ken ekinin yazılışı:

-ken (iken) eki büyük sesli uyumuna uymaz; eklendiği kelimenin seslileri kalın da olsa. bu ekin seslisi ince kalır:
yazarken (yazar+ıken)": dururken, (durur+iken), sokaktay-ken (sokakta+iken) vb.

d. ki bağlacının yazılışı:
ki bağlacı ayrı yazılır: demek ki, kaldı ki, neyse ki, dedin ki vb. Bazı kelimelerdeyse ki bağlacı birleşip kalıplaşmıştır:
mademki, sanki, halbuki vb.

e. -ki ekinin yazılışı:
-ki eki sesli uyumlarına uymaz; seslisi kalınlaşmaz ve yuvarlaklaşmaz: duvardaki, akşamki, Ahmet'inki, Dursun'unki, bendeki vb.
Ancak bazı kelimelerde ince yuvarlak seslilerden sonra gelen -ki eki, küçük sesli uyumuna uyar, i seslisi yuvarlaklaşır: dünkü, bugünkü vb.

f. mi soru ekinin yazılışı:
mi soru eki kendinden önce gelen kelimeden ayrı yazılır, ancak kendinden önceki kelimenin son seslisine göre sesli uyumlarına uyar: araba mı, kardeşim mi, koşuyor mu, gördün mü vb. Soru ekine birtakım ekler de gelebilir. Bu ekler soru ekiyle bitişik yazılır: Okuyor musun, gelebilir miyim vb.

g. de bağlacının yazılışı:
de bağlacı kendinden önce gelen kelimeden ayrı yazılır, ancak kendinden önceki kelimenin son seslisine göre büyük sesli uyumuna uyar: babam da, ben de vb.


3. Sessizlerin Uyumu

Türkçe kelimelerin sonunda yumuşak sessizler (b, c, d, g) bulunmaz. Kelimeler bunların sertleriyle (p, ç, t, k) biter:
ağaç, çok, sebep, ahenk, yurt vb.


Ancak anlamları ayrı iki kelimeyi ayırmak için kullanılır:
ot (bitki), od (ateş); ad (isim), at (hayvan).


Türkçede p, ç, t, k sessizleri iki sesli arasında yumuşar;
b, c, d, g sessizlerine dönüşür: dip dibi, yurt yurda, sebep sebebe, sokak sokağa, çok çoğu, ahenk ahengi gibi.


Bazı tek heceli kelime köklerinde ve kelimelerde sert sessizler, iki sesli arasında sert kalabilir:
sap sapı, aç açı, süt sütü, hukuk; hukuku, millet milleti vb.
Türkçede sert sessizle biten kelimeye gelen eklerde sert sessizle başlar: dip-ten, çalış-kan, ağaç-tan vb.


Eklerin Köklere Uyumu

Türkçede -ma, -me ile biten mastarlardan sonra -a, -e, -ı, -i eklerinin -ya, -ye, -yı, -yi biçimleri getirilir: kaçma kaçmaya kaçmayı, sevme sevmeye sevmeyi vb.
-mek, -mak ile biten mastarlardan sonra -a, -e, -ı, -i eklerinden biri gelirse k düşer, bu eklerin -ya, -ye, -yi, -yi biçimleri kullanılır: yazmak yazmaya yazmayı, görmek görmeye görmeyi vb.
Fiil çekimlerinde fiil kök ya da gövdeleri yazılışta olduğu gibi kalır: başlayan (başlıyan değil) başlayarak (başlıyarak değil), bekleyecek (bekliyecek değil), söyleyen (söyliyen değil), okumayan (okumıyan değil) vB.

Ziyaretçi - avatarı
Ziyaretçi
Ziyaretçi
24 Kasım 2008       Mesaj #2
Ziyaretçi - avatarı
Ziyaretçi
arkadaşlar acil lazım cevap şimdiden teşekkürler
Sponsorlu Bağlantılar
fadedliver - avatarı
fadedliver
Ziyaretçi
24 Kasım 2008       Mesaj #3
fadedliver - avatarı
Ziyaretçi
Bu mesaj 'en iyi cevap' seçilmiştir.
Her dilde sesler, sesliler ve sessizler olmak üzere iki büyük gruba ayrılır. Buna uygun olarak seslilerle sessizleri gösteren harfler de iki grupta toplanır.
1) Sesliler:
Türkçede 8 sesli vardır: a, e, ı, i, o, ö, u, ü. ' Seslinin çıkışı sırasında dilin durumuna, söyleyişin, dilin arkasında ya da önünde oluşuna göre sesliler ikiye ayrılır:
a) Kalın sesliler; a, ı, o, u.
b) ince sesliler: e, i, ö, ü.
Dudakların söyleyiş sırasında aldıkları biçime göre sesliler ikiye ayrılır:
a) Düz sesliler: a, e, ı, i.
b) Yuvarlak sesliler: o, ö, u, ü.
Söyleyiş sırasında ağzın biçimine ve açıklığına göre de sesliler ikiye ayrılır:
a) Geniş sesliler: a, e, o, ü.
b) Dar sesliler: ı, i, u, ü.
Buna göre her seslinin, dilin, dudakların durumu ve ağız açıklığı bakımından üç niteliği vardır:
a: kalın, düz, geniş
e: ince, düz, geniş
ı: kalın, düz, dar

i: ince, düz, dar
o: kalın, yuvarlak, geniş
ö: ince, yuvarlak, geniş
u: kalın, yuvarlak, dar
ü: ince, yuvarlak, dar

2) Sessizler:
Türkçede 21 sessiz vardır: b, c, ç, d, f, g, ğ, h, j, k, l, m, n, p, r, s, ş, t, v, y, z.
Bazı sessizlerin çıkarılışı sırasında ses telleri titreşimli oldukları halde, bazı sessizlerde ses tellerinin titreşmediği görülür. Bu bakımdan seslileri ikiye ayırıyoruz:
a) Titreşimli olan ve yumuşak denilen sessizler: b, c, d, g, ğ, j, l, m, n, r, v, y, z.
b) Titreşimli olmayan ve sert denilen sessizler: ç, f, h, k, p, s, ş, t.

1. Büyük Sesli Uyumu:
Türkçede bir kelimenin ilk seslisi kalınsa, sonraki sesliler de kalın olur: adım, kaya, dalga, dudak, kırlangıç, okuma, biçki, kirpik, vergi, gözlük, yüzük vb.

Türkçede büyük sesli uyumuna uymayan kelimeler genellikle yabancı kökenlidir: gazete, kahve, lokomotif, otomobil, dünya, insan, meydan, telefon vb.


Türkçede bu kurala uymayan birkaç kelime vardır: anne, dahi, elma, hangi, hani, inanmak, kardeş, şişman, vb.


Türkçede bazı birleşik kelimeler de büyük sesli uyumuna uymaz: başkent, duruvermek, Kocaeli, ilkokul, biraz, gecekondu, salkımsöğüt vb.


Türkçede ekler çoğunlukla büyük sesli uyumuna uyar:
yurd-u-muz, ev-ler-den, bayram-laş-mak, baba-mız, so-kak-tan, siz-den vb.


Bazı ekler ise büyük sesli uyumuna uymaz: -leyin (akşamleyin, sabahleyin), -mtırak (yeşilimtırak, mavimtırak),
-daş (meslekdaş, gönüldaş), -ken (çalışırken, durmazken),
-ki (akşamki, yarınki), -yor (bilmiyor, ötüyor).


Büyük sesli uyumuna uymayan kelimelerde ekler, kelimenin son seslisine uyar: şişman-ın, anne-den, hangi-si, geliyor-muş vb.


2. Küçük Sesli Uyumu:
Türkçe bir kelimenin ilk seslisi düzse (a, e, ı, i) sonraki sesliler de düz olur: bakırcı, başlamak, anlamak, ısırmak, seslenmek, istek, yelek vb.
Türkçe bir kelimenin ilk seslisi yuvarlaksa (o, ö, u, ü), sonraki sesliler de ya dar yuvarlak (u, ü) ya da düz geniş (a, e) olur:çocuk, durgunluk, yoklamak, sürmek, gülümsemek, odun, yumurta vb.
Türkçede geniş, yuvarlak sesliler (o, ö) bir kelimenin yalnızca birinci hecesinde bulunur: oya, koyun, övmek, dövmek vb.

Dilimizde bu kurala uymayan birkaç kelime vardır.
Bu kelimelerde düz sesliden sonra b, m, v sessizleri varsa, Sonra gelen düz sesli, dar yuvarlak olur: kabuk, kavun, kavurmak, yağmur, çamur vb.

Bunun gibi bazı bileşik kelimelerin, ünlemlerin, yabancı kelimelerin ikinci, üçüncü... hecelerinde o, ö seslileri bulunabilir: ayol, oho, alkol, aktör, profesör, bandrol vb.


Yukarıda da belirtildiği gibi -yor eki sesli uyumuna uymaz; bazı değişiklikler gösterir. Eklendiği fiilin seslisi ince de olsa kendisi kalın olarak devam eder: ver-i-yor, sev-i-yor. ikinci ve üçüncü hecelerde bulunan o seslisi daralmaz: ko-nuş-u-yor, dur-u-yor.


Küçük sesli uyumuna uymayan kelimelerde ekler, kelimenin son seslisine uyar: çamurluk, doktorluk, geliyor-sun, profesör-ü vb.

a. "ile" kelimesinin ek olarak kullanılışı:
ile bağlacı, sessizle biten kelimelere ek olarak getirildiği zaman: a) başındaki i seslisi düşer, b) büyük sesli uyumuna uyar: adamla (adam+ile), taşla (taş+ile), telefonla (telefon + ile) vb.
Sesliyle biten kelimelere ek olarak getirildiği zaman iki seslinin yan yana gelmesi sonucu: a) başındaki i seslisi y'ye dönüşür, b) büyük sesli uyumuna uyar: babayla (baba+ile), orduyla (ordu+ile), dergiyle (dergi+ile), kardeşle (kardeş+ite^, üzüntüyle (üzüntü-f-ı'te) vb.
Sonunda 3. kişi iyelik eki bulunan kelimelere ek olarak getirildiği zaman: a) başındaki i seslisi y'ye dönüşür, b) büyük sesli uyumuna uyar: arkadaşıyla (arkadaşı+ile), dolayısıyla (dolayısı+ile), ölçüsüyle (ölçüsü+ile) vb.

b. imek ek fiilinin yazılışı:
imek ek fiili ayrı yazıldığı zaman sesli uyumlarına uymaz: güzel idi, küskün imiş, kalır ise vb. Ancak imek fiili günümüzde çoğunlukla ekleşmiş olarak kullanılmakta ve sesli uyumlarına uymaktadır.
Sessizle biten kelimelere eklendiği zaman: a) başındaki i seslisi düşer, b) sesli uyumlarına uyar: yakarsa (yakar ise), severse (sever+ise), güzeldi (güzel+idi), kalırdım (ka-lır+idim), gelirmiş (gelir+imiş) vb. .
Sesliyle biten kelimelere ek olarak getirildiği zaman: a) başındaki i seslisi y'ye dönüşür, b) sesli uyumlarına uyar: altıncıydı (altıncı + idi), yabancıymış (yabancı+imiş), neyse (ne + ise) vb.


c. -ken ekinin yazılışı:

-ken (iken) eki büyük sesli uyumuna uymaz; eklendiği kelimenin seslileri kalın da olsa. bu ekin seslisi ince kalır:
yazarken (yazar+ıken)": dururken, (durur+iken), sokaktay-ken (sokakta+iken) vb.

d. ki bağlacının yazılışı:
ki bağlacı ayrı yazılır: demek ki, kaldı ki, neyse ki, dedin ki vb. Bazı kelimelerdeyse ki bağlacı birleşip kalıplaşmıştır:
mademki, sanki, halbuki vb.

e. -ki ekinin yazılışı:
-ki eki sesli uyumlarına uymaz; seslisi kalınlaşmaz ve yuvarlaklaşmaz: duvardaki, akşamki, Ahmet'inki, Dursun'unki, bendeki vb.
Ancak bazı kelimelerde ince yuvarlak seslilerden sonra gelen -ki eki, küçük sesli uyumuna uyar, i seslisi yuvarlaklaşır: dünkü, bugünkü vb.

f. mi soru ekinin yazılışı:
mi soru eki kendinden önce gelen kelimeden ayrı yazılır, ancak kendinden önceki kelimenin son seslisine göre sesli uyumlarına uyar: araba mı, kardeşim mi, koşuyor mu, gördün mü vb. Soru ekine birtakım ekler de gelebilir. Bu ekler soru ekiyle bitişik yazılır: Okuyor musun, gelebilir miyim vb.

g. de bağlacının yazılışı:
de bağlacı kendinden önce gelen kelimeden ayrı yazılır, ancak kendinden önceki kelimenin son seslisine göre büyük sesli uyumuna uyar: babam da, ben de vb.


3. Sessizlerin Uyumu

Türkçe kelimelerin sonunda yumuşak sessizler (b, c, d, g) bulunmaz. Kelimeler bunların sertleriyle (p, ç, t, k) biter:
ağaç, çok, sebep, ahenk, yurt vb.


Ancak anlamları ayrı iki kelimeyi ayırmak için kullanılır:
ot (bitki), od (ateş); ad (isim), at (hayvan).


Türkçede p, ç, t, k sessizleri iki sesli arasında yumuşar;
b, c, d, g sessizlerine dönüşür: dip dibi, yurt yurda, sebep sebebe, sokak sokağa, çok çoğu, ahenk ahengi gibi.


Bazı tek heceli kelime köklerinde ve kelimelerde sert sessizler, iki sesli arasında sert kalabilir:
sap sapı, aç açı, süt sütü, hukuk; hukuku, millet milleti vb.
Türkçede sert sessizle biten kelimeye gelen eklerde sert sessizle başlar: dip-ten, çalış-kan, ağaç-tan vb.


Eklerin Köklere Uyumu

Türkçede -ma, -me ile biten mastarlardan sonra -a, -e, -ı, -i eklerinin -ya, -ye, -yı, -yi biçimleri getirilir: kaçma kaçmaya kaçmayı, sevme sevmeye sevmeyi vb.
-mek, -mak ile biten mastarlardan sonra -a, -e, -ı, -i eklerinden biri gelirse k düşer, bu eklerin -ya, -ye, -yi, -yi biçimleri kullanılır: yazmak yazmaya yazmayı, görmek görmeye görmeyi vb.
Fiil çekimlerinde fiil kök ya da gövdeleri yazılışta olduğu gibi kalır: başlayan (başlıyan değil) başlayarak (başlıyarak değil), bekleyecek (bekliyecek değil), söyleyen (söyliyen değil), okumayan (okumıyan değil) vB.
Ziyaretçi - avatarı
Ziyaretçi
Ziyaretçi
24 Kasım 2008       Mesaj #4
Ziyaretçi - avatarı
Ziyaretçi
Size ne kadar teşekkür etsem azdır saolun.
Hızlı Cevap
Mesaj:

Benzer Konular

25 Kasım 2012 / Ziyaretçi Soru-Cevap
7 Nisan 2016 / Misafir Cevaplanmış
4 Mart 2012 / heathblast Cevaplanmış
28 Kasım 2011 / Misafir Soru-Cevap