Cevap Yaz Yazdır
En İyi Cevap Var|Gösterim: 82.914|Cevap: 30|Güncelleme: 16 Ekim 2015

Beyindeki kan pıhtısı nasıl tedavi edilir?

22 Aralık 2008 13:39   |   Mesaj #1   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
iyi günler diyerek başlıyorum.1,5 aydır çok şey unuttuk abim yüzünden aşırı baş ağrısı ve genelde elleri ayakları uyuşuyor konuşmasında sorunlar oluyor doktora başvurduğunda ise kan pıhtısından bahsedilmiş.Doktoru ile iletişime girdiğimde sadece burun kılcal damarlarından kaynaklanan kan pıhtısının beyine gittiğinden bahsetti ve gerekli açıklamayı tam olarak yapmış değil.Bazı araştırmaları sadece kend çabamla yapıyorum.Ne yapmam gerek yada abimin durumu tam olarak ne olabilir...Teşekkürler
EN İYİ CEVABI fadedliver verdi
Sadece bilgilendirmek amaçlı,muhakkak uzmana danışmalısınız.
Kafatasının içinde, beyin zarlarıyla örtülmüş, beyazımtırak ve yumuşakça bir kitle durumundaki sinir organı. Duyum ve bilinç merkezini oluşturan beyin, insanları hayvanlardan ayıran en önemli organdır. Bu bakımdan insan beyni hayvanlarda görülmeyen bilinç, konuşma, sevinç, üzüntü gibi olayları da bir merkezdir. Dış dünya ile olan maddi ve manevi bütün ilişkiler, duyular aracılığı ile beyne iletilir, orada değerlendirilir ve vücudun gerekli tepkiyi göstermesi ayarlanır. Gri ve beyaz hücrelerden oluşan beyin, kafatasının arkasında bulunan bir delikle omuriliğe bağlanır. Beyin ve omurilik, üç katlı koruyucu zarla (meninks) sarılıdır. Beyne en yakın olan iç zar ile orta zar arasında beyin sıvısı denilen bir sıvı bulunur. Anatomik yapıdan beyin, beyin yarıküreleri, orta beyin, beyincik ve beyin sapından oluşur. Beyin yarıküreleri de “lop” denilen dört kısma ayrılmıştır. Loplar, alın (frontal), yan (parietal), şakak(temporal) ve artkafa (oksipital) diye adlandırılır. Ayrıca loplar “girus” kıvrımlara ayrılır. Loplarda duyu organları aracılığıyla alınan duyuların yorumlanması (çiçek kokusu ile yemek kokusunun ayırt edilmesi gibi) ve kaslara hareket sağlayıcı uyarıcıların yapılması gerçekleşir (yazı yazmak için el ve parmaklara gerekli uyarıların verilmesi gibi). Beyin yarı kürelerinin üzerinde beyin kabuğu (korteks) denilen gri hücrelerden oluşmuş, kıvrımlı bir kısım vardır. Beyin kabuğunun iç tarafı beyaz sinir liflerinden oluşmuş, çok yoğun bir tabakayla kaplıdır. Sinir lifleri sinir hücreleriyle beyin hücreleri arasındaki bağlantıyı kurarlar. Beyin kabuğunda duyularla ilgili belirli görevleri üstlenmiş bölgeler vardır; sözgelimi görme merkezi artkafa lobunun kabuğundadır. Organlardan işlevleri fazla ve duyarlı olanlar için, beyin kabuğunda daha geniş bir bölge ayrılmıştır. Bu bakımdan beyin kabuğunda en geniş bölge el ve dudak hareketlerine uyaran bölgelerdir. Orta beyin, Varol köprüsüyle beyinciğin bağlantısını sağlar. Beyincik, vücudun dengesini, kasların gerilmesini ve kaslar arasında uyumun sağlanmasını denetler. Beyin sapı denen omurilik soğancığında (bulbus) beyinden gelen sinirler omuriliğe geçerken yön değiştirirler; sağ yarıküreden gelen sinirler vücudun sol tarafını, sol yarıküreden gelenler de sağ tarafını denetler. Soğancıkta omurilikten gelen uyarılar alınır, ayrıca sindirim, solunum, dolaşım sistemlerine komutlar verilerek denetleme yapılır. Beyinde, gelen uyarıların dağıtım merkezi olarak çalışan “talamus” ile, iç organların dış tepkilere göre çalışmasını ayarlayan, acıkma, susama duyularını harekete geçiren “hipotalamus” merkezleri vardır. Beynin çalışması, milyonlarca kablo görevi yapan sinir lifinin haber götürüp direktif taşıdığı, çok karmaşık bir telefon santralı gibidir. Bu kablolar arasında gerekli bağlantılar yine on binlerce küçük bağlantı merkezlerinde yapılır. Sinir lifleri arasında elektrik akımı aracılığı ile haberleşme sağlandığı ilk defa İtalyan hekimi L. Galvani tarafından bulunmuştur. Beynin oksijen ihtiyacı oldukça fazladır. Vücut ağırlığının %2’sini kaplayan beyin, vücuda giren oksijenin %25’ini kullanır. Bu bakımdan beyne kan götüren ve getiren damarlar, diğer organlardakine göre, sayı bakımından daha fazla ve daha geniştir. Normal boyutlardaki yetişkin bir insanın beyin ağırlığı 1.500-1.600 gr.’dır. vücut ağırlığına göre insan beyni 1/50 oranında iken, en gelişmiş memelilerde bu oran 1/100’ü bulur.
Beyin Hastalıkları:
Sponsorlu Bağlantılar
Beyinde görülen kanamalar,urlar, iltihaplanmalar vb. çeşitli hastalıklardır. En önemli organ olan beyinde görülen çeşitli hastalıkların vücudun başka bir yerinde önemli bozukluk yaratma olasılığı yüksektir. Kızamık, tifo, zatürree gibi hastalıklar sırasında, ya da göz, iltihaplanmalarında mikroplar beyne yayılarak beynin iltihaplanmasına yol açabilirler, buna beyin iltihabı (ansefalit) denir. Ansefalit, ölümle, psikolojik yetersizliklerle ya da felçlerle sonuçlanabilir. Kılcal damarların sertleşmesinden doğan beyin kanamaları daha çok yaşlılarda görülür. Şiddetli kanamalarda koma durumu, felç ya da ölüm görülebilir. Kan dolaşım sistemine katılan bir kan pıhtısı beyinde tıkanmaya neden olur, buna beyin ambolisi denir ve sonucunda felç görülür. Beyin damarlarının iç yüzeylerinin kanser vb. gibi hastalıklarla bozulmasından dolayı tıkanmalar da olabilir, buna beyin trombozu adı verilir. Çeşitli nedenlerle beyin dokusunda ya da beyin zarında urlar ortaya çıkarak, bulundukları yere ve neden oldukları rahatsızlıklara göre değişik belirtiler gösterirler. Hareketlerde görme, işitme gibi duyularda bozukluklar, baş ağrısı gibi belirtiler yapan urlar çoğunlukla ameliyatla alınır. Daha çok küçük yaşlarda beyine, beyin-omurilik suyunun birikmesinden ileri gelen “hidrosefali” görülür. Nedeni, beyin-omurilik sıvısının beyinden akmasını sağlayan yollardan birinin tıkanmasıdır. Düşme, çarpma, vurma gibi olaylar sonucu beyin sarsıntıları, ezilme, yaralanma ve beyin patlaması görülür. Kimi akıl hastalıkları doğrudan beynin yapısıyla ilgili değilse de, psikoz tipi hastalıklar beynin iyi çalışmaması sonucu ortaya çıkar. Bellek yitimi (amnezi) gibi hastalıklarsa beyin zedelenmesiyle ilgilidir. Bu bakımdan birçok akıl hastalığı son zamanlarda beyin cerrahisiyle iyileştirilmektedir.
fadedliver
22 Aralık 2008 13:52   |   Mesaj #2   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Bu mesaj 'en iyi cevap' seçilmiştir.
Sadece bilgilendirmek amaçlı,muhakkak uzmana danışmalısınız.
Kafatasının içinde, beyin zarlarıyla örtülmüş, beyazımtırak ve yumuşakça bir kitle durumundaki sinir organı. Duyum ve bilinç merkezini oluşturan beyin, insanları hayvanlardan ayıran en önemli organdır. Bu bakımdan insan beyni hayvanlarda görülmeyen bilinç, konuşma, sevinç, üzüntü gibi olayları da bir merkezdir. Dış dünya ile olan maddi ve manevi bütün ilişkiler, duyular aracılığı ile beyne iletilir, orada değerlendirilir ve vücudun gerekli tepkiyi göstermesi ayarlanır. Gri ve beyaz hücrelerden oluşan beyin, kafatasının arkasında bulunan bir delikle omuriliğe bağlanır. Beyin ve omurilik, üç katlı koruyucu zarla (meninks) sarılıdır. Beyne en yakın olan iç zar ile orta zar arasında beyin sıvısı denilen bir sıvı bulunur. Anatomik yapıdan beyin, beyin yarıküreleri, orta beyin, beyincik ve beyin sapından oluşur. Beyin yarıküreleri de “lop” denilen dört kısma ayrılmıştır. Loplar, alın (frontal), yan (parietal), şakak(temporal) ve artkafa (oksipital) diye adlandırılır. Ayrıca loplar “girus” kıvrımlara ayrılır. Loplarda duyu organları aracılığıyla alınan duyuların yorumlanması (çiçek kokusu ile yemek kokusunun ayırt edilmesi gibi) ve kaslara hareket sağlayıcı uyarıcıların yapılması gerçekleşir (yazı yazmak için el ve parmaklara gerekli uyarıların verilmesi gibi). Beyin yarı kürelerinin üzerinde beyin kabuğu (korteks) denilen gri hücrelerden oluşmuş, kıvrımlı bir kısım vardır. Beyin kabuğunun iç tarafı beyaz sinir liflerinden oluşmuş, çok yoğun bir tabakayla kaplıdır. Sinir lifleri sinir hücreleriyle beyin hücreleri arasındaki bağlantıyı kurarlar. Beyin kabuğunda duyularla ilgili belirli görevleri üstlenmiş bölgeler vardır; sözgelimi görme merkezi artkafa lobunun kabuğundadır. Organlardan işlevleri fazla ve duyarlı olanlar için, beyin kabuğunda daha geniş bir bölge ayrılmıştır. Bu bakımdan beyin kabuğunda en geniş bölge el ve dudak hareketlerine uyaran bölgelerdir. Orta beyin, Varol köprüsüyle beyinciğin bağlantısını sağlar. Beyincik, vücudun dengesini, kasların gerilmesini ve kaslar arasında uyumun sağlanmasını denetler. Beyin sapı denen omurilik soğancığında (bulbus) beyinden gelen sinirler omuriliğe geçerken yön değiştirirler; sağ yarıküreden gelen sinirler vücudun sol tarafını, sol yarıküreden gelenler de sağ tarafını denetler. Soğancıkta omurilikten gelen uyarılar alınır, ayrıca sindirim, solunum, dolaşım sistemlerine komutlar verilerek denetleme yapılır. Beyinde, gelen uyarıların dağıtım merkezi olarak çalışan “talamus” ile, iç organların dış tepkilere göre çalışmasını ayarlayan, acıkma, susama duyularını harekete geçiren “hipotalamus” merkezleri vardır. Beynin çalışması, milyonlarca kablo görevi yapan sinir lifinin haber götürüp direktif taşıdığı, çok karmaşık bir telefon santralı gibidir. Bu kablolar arasında gerekli bağlantılar yine on binlerce küçük bağlantı merkezlerinde yapılır. Sinir lifleri arasında elektrik akımı aracılığı ile haberleşme sağlandığı ilk defa İtalyan hekimi L. Galvani tarafından bulunmuştur. Beynin oksijen ihtiyacı oldukça fazladır. Vücut ağırlığının %2’sini kaplayan beyin, vücuda giren oksijenin %25’ini kullanır. Bu bakımdan beyne kan götüren ve getiren damarlar, diğer organlardakine göre, sayı bakımından daha fazla ve daha geniştir. Normal boyutlardaki yetişkin bir insanın beyin ağırlığı 1.500-1.600 gr.’dır. vücut ağırlığına göre insan beyni 1/50 oranında iken, en gelişmiş memelilerde bu oran 1/100’ü bulur.
Beyin Hastalıkları:
Beyinde görülen kanamalar,urlar, iltihaplanmalar vb. çeşitli hastalıklardır. En önemli organ olan beyinde görülen çeşitli hastalıkların vücudun başka bir yerinde önemli bozukluk yaratma olasılığı yüksektir. Kızamık, tifo, zatürree gibi hastalıklar sırasında, ya da göz, iltihaplanmalarında mikroplar beyne yayılarak beynin iltihaplanmasına yol açabilirler, buna beyin iltihabı (ansefalit) denir. Ansefalit, ölümle, psikolojik yetersizliklerle ya da felçlerle sonuçlanabilir. Kılcal damarların sertleşmesinden doğan beyin kanamaları daha çok yaşlılarda görülür. Şiddetli kanamalarda koma durumu, felç ya da ölüm görülebilir. Kan dolaşım sistemine katılan bir kan pıhtısı beyinde tıkanmaya neden olur, buna beyin ambolisi denir ve sonucunda felç görülür. Beyin damarlarının iç yüzeylerinin kanser vb. gibi hastalıklarla bozulmasından dolayı tıkanmalar da olabilir, buna beyin trombozu adı verilir. Çeşitli nedenlerle beyin dokusunda ya da beyin zarında urlar ortaya çıkarak, bulundukları yere ve neden oldukları rahatsızlıklara göre değişik belirtiler gösterirler. Hareketlerde görme, işitme gibi duyularda bozukluklar, baş ağrısı gibi belirtiler yapan urlar çoğunlukla ameliyatla alınır. Daha çok küçük yaşlarda beyine, beyin-omurilik suyunun birikmesinden ileri gelen “hidrosefali” görülür. Nedeni, beyin-omurilik sıvısının beyinden akmasını sağlayan yollardan birinin tıkanmasıdır. Düşme, çarpma, vurma gibi olaylar sonucu beyin sarsıntıları, ezilme, yaralanma ve beyin patlaması görülür. Kimi akıl hastalıkları doğrudan beynin yapısıyla ilgili değilse de, psikoz tipi hastalıklar beynin iyi çalışmaması sonucu ortaya çıkar. Bellek yitimi (amnezi) gibi hastalıklarsa beyin zedelenmesiyle ilgilidir. Bu bakımdan birçok akıl hastalığı son zamanlarda beyin cerrahisiyle iyileştirilmektedir.
24 Aralık 2008 22:29   |   Mesaj #3   |   
Keten Prenses - avatarı
Üye
Alıntı
Ziyaretçi adlı kullanıcıdan alıntı

iyi günler diyerek başlıyorum.1,5 aydır çok şey unuttuk abim yüzünden aşırı baş ağrısı ve genelde elleri ayakları uyuşuyor konuşmasında sorunlar oluyor doktora başvurduğunda ise kan pıhtısından bahsedilmiş.Doktoru ile iletişime girdiğimde sadece burun kılcal damarlarından kaynaklanan kan pıhtısının beyine gittiğinden bahsetti ve gerekli açıklamayı tam olarak yapmış değil.Bazı araştırmaları sadece kend çabamla yapıyorum.Ne yapmam gerek yada abimin durumu tam olarak ne olabilir...Teşekkürler

kendi kendinize araştırma yapmanıza gerek yok. başka bir nöroloji uzmanına gidin.. tomografi yada uygun görülen mr yada başka bir görüntüleme metoduyla sorun görüntülenir. ve doktorunuzdan sağlıklı bilgi alabilirsiniz. bulunduğunuz yeri yazarsanız size nörolog tavsiye edebilirim.. geçmiş olsun
Misafir
6 Eylül 2009 22:51   |   Mesaj #4   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
mrb ben 23 yaşındayım başım çok dönüyo etraf kayıyo böle ayakta durmakta zorlanıorum başım agorlaşıyo talıyamıyorum bazen burun kanmam oluyo sizce neden
fadedliver
6 Eylül 2009 23:17   |   Mesaj #5   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Alıntı
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı

mrb ben 23 yaşındayım başım çok dönüyo etraf kayıyo böle ayakta durmakta zorlanıorum başım agorlaşıyo talıyamıyorum bazen burun kanmam oluyo sizce neden

Geçmiş olsun, uzman bir doktora başvurmalısınız.Önemli bir durumda olabilir ihmal etmeyiniz.
Sponsorlu Bağlantılar
Misafir
11 Eylül 2009 12:32   |   Mesaj #6   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
mrb ben 23 yaşındayım yaklaşık 4 seneden beri sigara kullanıyorum sigaraya başladıktan sonra bu rahatsızlıklarım çıktı boynumun sol tarafında damarda cekilme ve sertleşme var doktora gittiğimde beynine yeterince kan gitmediğimden oluyor dedi ve ağrı kesici verdi ne yapmam gerekiyor sizden cvp bekliyorum....
Misafir
27 Eylül 2009 21:54   |   Mesaj #7   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Mrb ben 22 yaşındayım beynımde kan pırtısı var ve şu anda ışın tedavısı goruyorum şaçlarım dokuluyo bu tedavının sonunda duzelme ihtımalım ne kadar yuksek yanı kan pırtısı dagılacak mı bunu ogrenmek istıyorum...
Misafir
9 Kasım 2009 21:07   |   Mesaj #8   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
bu hastalığın tedavisi için doktora gitmeliyiz Msn Happyçok fazla yağlı yiyecekler kanın içindeki sıvıyı yok etteğinden buda baş ağrısı ve çeşitli hastalıklara neden olur Msn Happygeçmiş olsun Msn Happy
Misafir
3 Ocak 2010 01:39   |   Mesaj #9   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
selam.benim şikayetim kanuşma zorluğu çekmem.beynimin sol kısmında sürekli bir uyuşukluk hissi var.Kalabalık bir gruba konuşma yapacağım sırada heyecan basıyor,beynim zonkluyor sonra da kekeliyorum. Nasıl tedavi olabilirim?
Misafir
5 Ocak 2010 14:24   |   Mesaj #10   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
MERHABA;

EŞİMİN BABASI ANJIO'NUN HEMEN SONRASINDA BEYNE PIHTI ATTI, FELÇ OLMADI ANCAK GÖRME, REFLEKS PROBLEMLERİ YAŞADI ŞU AN 1.5 AY KADAR OLDU BUNLARIN ÇOĞU ÇÖZÜMLENDİ ANCAK HAFIZA KARIŞIKLIĞI 1-2 GÜN DÜZELİYORSA SONRA TEKRARLIYOR. BU DURUM ÇOK UZUN SÜRER Mİ YA DA DÜZELİR Mİ?
Sponsorlu Bağlantılar

YARDIMCI OLABİLİRSENİZ SEVİNİRİM.

SAYGILAR
YASEMİN DEMİR
Son düzenleyen nötrino; 21 Ekim 2015 12:31 Sebep: Mail adresi kaldırıldı!
Cevap Yaz
acebook yorumları
paneli aç