Arama

Peygamber Efendimizin yaşadığı ders verici olaylara örnek verir misiniz? - Sayfa 4

En İyi Cevap Var Güncelleme: 6 Mart 2016 Gösterim: 141.584 Cevap: 41
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
1 Mayıs 2013       Mesaj #31
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
bende tam hatırlayamadım başlığı hala aklımda şunu yazarsanız işinizi kolayca halledebilirsiniz başlığın adı ifk hadisesi
Sponsorlu Bağlantılar
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
2 Mayıs 2013       Mesaj #32
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
AHLAKTA MÜKEMMEL ÖRNEK

Sponsorlu Bağlantılar
Peygamberimizin çocukluk yıllarına ait örnek olaylar o vazifeyi gördürmek için yaratıcı tarafından verilmiş cüzi bir ücrettir.

Güzel ahlak adı altında toplanan tüm güzel vasıfları örnek insanTıpkı şahsi hayatın devamı için yemeğin içine konulan lezzet gibi.

Gerekolarak en mükemmel şekilde yaşayan insan hiç şüphesiz Peygamberimizdir (Aleykümtarihî açıdan gerekse insan yaratılışı açısından Peygamberimizin evliliklerini incelediğimizde karşımızaSelam.m.) O'nun ahlakı o kadar yücedir ki Bizzat Cenab-ı Hakşöyle bir tablo çıkıyor.

25 yaşına kadar gençliğinin en heyecanlı çağında O'na hitaben şöyle buyurur 'Muhakkak Senin için tükenmeyen bir mükafatkavmi içinde bekar yaşamış ve hiçbir kadınla ilişkiye girmemiş iffetvardır. Çünkü Sen pek yüce bir ahlak üzerindesin' (Kalem süresisahibi olduğu dost ve düşmanın ittifakıyla sabit olmuştur. Hatta kavmi4)

Nitekim Hz. Aişe Efendimizin ahlakından örnek almak isteyen ona her yönüyle güvenilen biri olarak 'Muhammedül-Emîn' unvanını vermişlerdi.

Oysa içindeSahabilere şöyle buyurmuştur: 'Siz Kur'an'ı okuyor musunuz? O'nun ahlakı Kur'an'dır'bulunduğu toplum çok kadınla münasebeti normal addediyordu; Buna rağmen o Peygamberimizin hayatından her tabakadan insanlar örnek alacak yönler bulabilir. Bizatihigerek 25 yaşına kadar ve gerekse daha sonraki hayatında pekinsan olarak O'nun hayatından alacağı sayısız fazilet ve güzellikler yanındaçok hem de bakire kızla hayatını birleştirebilirdi. Ancak o böylekendi mesleğini ve cemiyetteki yerini ilgilendirecek pekçok derside alabilir. Çünküyapmayıp kendisinden 15 yaş büyük 40 yaşında dul bir kadınla O'nun hayatı her yönüyle örnektir.

Peygamberimizin ahlakı ile evlenmiştir. Hem de bu evliliği eşi vefat edene kadar tam Hususiyetleri Peygamberimizin ahlakının en mühim bir hususiyeti Allah (c.c) 25 yıl sürmüştür. Yani elli yaşına kadar tek ve dulvergisi oluşudur. Allah (c.c) O'nu kusursuz eksiksiz mümtaz bir şekildebir hanımla yetinmiştir. Onun evliliklerinde nefsaniyet olmadığının bir delili de müşriklerin yaratmıştır. O'nu terbiye edem edep ve ahlakın en seçkin özellikleriyle davasından vazgeçmesi için yaptıkları teklife verdiği cevapta saklıdır.

Müşrikler amcası Ebusüsleyen Yüce Rabbidir.

Diğer bir hususiyette birbirine zıt ve Talip'e gelip 'yeğenin eğer başımıza reis olmak istiyorsa onu reisters huyların orta yolu doğru yolu bulmasıdır. Bazı anlar olmuşyapalım veya en güzel kız ve kadınlarımızı ona verelim. Ta en cesur bir asker gibi meydanlara çıkmış savaşmış. Ama bu ki bu davadan vazgeçsin.' dediler.

Amcası bu teklifi ilettiğinde Efendimiz (a.s.m)halinde bile yumuşak kalpliliğini merhametini esirgememiştir. Bu kadar ağır birşu karşılığı verdi:

'Ey amca! Eğer sağ elime güneşi sol elimevazife üzerinde olduğu halde O kendisini Rabbine vermiş Gününün büyükde ayı koysalar 'vallahi ben bu davadan yine vazgeçmem.'

Bu cevap kısmını ibadetle geçirmiştir. Bu yönüyle dünyadan alakasını kesmiş görünse deonun neyin peşinde olduğunu kadın gibi reislik gibi insanların değerli O hep sosyal hayatın içinde idi. O'nun ahlakı biraddettikleri şeylerin onun nazarında ne kadar değersiz olduğunu ispata yeter. İkincimeleke halinde idi ki O'nu gören herkes faziletleri ile yaratıldığı evliliği ise Hz. Hatice'nin vefatından sonra yine yaşlı ve dul kanaatine varırdı.
Son düzenleyen _Yağmur_; 3 Mayıs 2013 11:29 Sebep: Sayfa düzeni.
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
5 Aralık 2013       Mesaj #33
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Alıntı
__neseLi__ adlı kullanıcıdan alıntı

Hz. Muhammed (s.a.v) anılarına ihtiyacım var yardım edermisiniz?

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) birgün Kureyş kabilesinin hanımlarına sohbet vermekteymiş. Sohbet esnasında kapı çalınmış ve Efendimiz (s.a.v) kimdir gelen diye sormuş. Bunun üzerine gelenin Hz. Ömer olduğu söylenmiş ve hemen sonrasında Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) içeri almayın çünkü yanımda Kureyş kabilesinin kadınları vardır demiş. Bundan sonra dakika sonra gene kapı çalmış ve kapıyı çalan gene Hz. Ömer'miş, ve Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) tekrar kimin olduğunu sormuş? Gelen gene Hz. Ömer'miş ve Efendimiz (s.a.v) tekrar içeri alınmamasını buyurmuş. Aradan bir 10 dakika daha geçmiş ve kapı tekrar çalınmış. Belliki gelen gene Hz. Ömer'di söyleceği şey önemliydi. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) Hz. Ömer'in içeri alınmasına izin vermiş. Efendimiz (s.a.v)in izin vermesiyle birlikte Kureyş kadınları yerlerinden fırladığı gibi odada ki perdelerin arkasına saklanmaya başlamışlar. Bu olay üzerine Peygamber Efendimiz (s.a.v)'i birden bir kahkaha tutmuş, öyle güzel gülüyormuş ki... Hz. Ömer ise bu durumu görünce birden yüzü kızarmış ve;
-Ya Allah'ın Resulu seni utandıracak ya da kalbini kıracak birşey mi yaptım, eğer öyle yaptıysam affet beni demiş.
Bu cümle üzerine Efendimiz (s.a.v);
-Hayır ya Ömer, Kureyş kadınları senin geldiğini duyunca korkularından perdelerin arkasına saklandılar demiş. Halbuki ben Allah'ın peygamberiyim benden bu kadar korkmuyorlar. demiş...
Bunun üzerine Hz. Ömer;
-Ya Kureyş kadınları ben ki Allah'ın bir kulu Ömer'im neyimden korkarsınız benim demiş.
Bu söz üzerine hemen lafa giren Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v);
- Öyle deme ya Ömer, şeytan bile senin olduğun sokağa girmeye korkuyor, demiş...
zerozone007, mehmet1973, dofurkan666 ve 4 kişi daha bunu beğendi.
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
17 Aralık 2013       Mesaj #34
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
peygamber efendimizin çocukluk anıları çok lazım lütfen paylaşırmısınız.
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
22 Aralık 2013       Mesaj #35
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
bana güzel hikayeler lazım
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
1 Mayıs 2014       Mesaj #36
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
* Peygamberimiz yoksullara yardım etmeyi çok severdi. Yine bir gün davet ettiği muhtaçlara önceden hazırladığı yardımı sırayla dağıtmış, alanlar da dağılıp gitmişlerdi ki, tam o sırada bir başka yoksul uzaklardan koşarak gelip kendisine verilecek bir şey kalmadığını anlayınca üzülmüştü. Peygamberimiz üzülen bu yoksula, “Üzülme.” dedi: “Sana da bir çare bulabiliriz.” Bulduğu çareyi de şöyle açıkladı: “Buradan doğruca Medine çarşısına git, ihtiyaçlarını satan dükkanlara gir, ne lazımsa al, sonra da de ki: “Mal benim, borç Resulüllah’ındır! Yeter ki çocuklarını sevindir, sen de üzülme!”

Adam ‘Olur mu böyle bir şey?’ demek isteyince, Efendimiz onu dükkanlara doğru yönlendirirken tembihini tekrarladı. “Unutma!” dedi, “Mal benim borç Resulüllah’ın, diyeceksin. Mal sana, ödemesi bana ait olacaktır.” buyurdu.

* Şamdan iki hristiyan alimi gelmişlerdi.Medine’yi gördükleri zaman,biri diğerine: “Bu kasaba ahir zaman peygamberinin kasabasına ne kadar benziyor.” dedi. Sonra Rasulullah(sav)’ın huzuruna geldiklerinde,O’nu hususi sıfatlarıyla tanıdılar. Allah Rasulune: “Sen Muhammed’sin ” dediler. Rasulullah (sav)’da : ” Evet” buyurdular. “Hemde Ahmet’sin dediler. Rasulullah yine: “Evet” buyurdular. Bunun üzerine dediler ki: “Biz sana bir şey soracağız” Rasul “sorunuz” buyurdu. “Bize Allah’ın kitabında en büyük şehadeti haber ver.” Bunun üzerine peygamber şu ayeti okudu: “Allah kendisinden başka ilah olmadığına şahittir,bütün meleklerle ilim uluları,adalet ve hakkaniyetle durarak şahitdirler. O Aziz ve Hakim olan Allah’tan başka ilah yoktur.”(Al-i İmran 18)

* Bir gün bir sepet hurma getirip:
-Buyur ya Resulallah turfanda hurma, dediler. Peygamberimiz, “Hurmalar oldu mu ki?” diye sordu. Hayır, olmadı; ama bizim bahçemiz sıcak bir dere içinde bu yüzden ilk hurma bizde erişir. Kimse yemeden size getirdik ki en önce siz yiyesiniz turfanda hurmayı. Peygamberimiz uzakta oynayan çocukları gösterdi, “verin bu turfanda hurmaları şu oynayan çocuklar yesinler. Ben komşularımın yemediğini yemem. Ne zaman komşularımız da hurma yemeye başlarsa işte o zaman ben de gönül rahatlığı içinde hurma yiyebilirim.” buyurdu.

* Ebe Cehil Allah Rasulunü namaz kılarken görürse,boynunu çiğneyip,yüzünü sürteceğine dair Lat ve Uzza adlı putlara yemin etmişti Bir gün Rasulullahı(sav) namaz kılarken görmüş ve dediğini yapmak üzere yanına varmıştı Fakat birdenbire arkasına dönerek elleriyle korunarak çekinmişti Onu bu halde görenler: “Ne oldu sana?” demişlerdi da şöyle cevap vermişti: “Onunla benim aramda ateşten bir hendek,bir takım kanatlar var.

Rasulullah(sav) buyurdular ki: “Ebe Cehil eğer bana yaklaşsaydı,melekler onu parça parça ederlerdi Bu olay üzerine şu ayetler inmiştir: “Baksana o nehyedene,bir kulu namaz kıldığında Baksana o hidayet üzerine giderse,Yahudi takva ile emrederse fena mı? Baksana yalanlar,aksine giderse iyi mi? Her halde Allah’ın görüyor olduğunu bilmiyor mu? Sakın Celâlim hakkı için eğer akıllanıp vazgeçmezse, muhakkak sürükleyeceğiz biz o alını,yalancı cani alını O vakit çağırsın o kurultayını,meclisini Biz çağıracağız zebanileri Sakın onu dinlemede,secde et ve yaklaş” (Alak suresi 9-19. Ayet)

* Hz Ömer anlatıyor: Bir gün Rasul Ekrem esirler arasında çocuğundan ayrılmış bir kadın gördü Kadın çocuğu- nun hasretinden rast gelen çocuğu kucağına alıyor,onu sevip emziriyordu Rasul-i ekrem ashabına: “Hiç bu kadın çocuğunu ateşe atar mı ” diye sordu Ashab “asla ” cevabını verdi Bunun üzerine Rasul-i ekrem : ” O halde biliniz ki;Allah’ın kullarına merhameti,bu kadının çocuğuna merhametinden daha fazladır” buyurdu.

* Bir gün Resulullah (s.a.v) gülümseyerek göğe bakıyordu, bir adam Hazretin gülmesinin sebebini sorunca, Resulullah (s.a.v) şöyle buyurdular: “Evet göğe bakıyordum, iki meleğin hali beni güldürdü, onlar kendi yerinde ibadetle meşgul olan mümin bir kulun gece gündüz yaptığı ibadetlerinin mükafatını yazmaları için yeryüzüne indiler, fakat onu, hasta olduğundan dolayı ibadetgahında bulamayınca, göğe çıkıp, Hak Teala’ya şöyle arz ettiler: “Ey Rabbimiz! Biz o mümin kulun ibadetini yazmak için her zamanki gibi onun ibadetgahına gittik, fakat onu orada bulamadık, hastalık yatağına düşmüştü.”

Allah Teala, o meleklere cevabında şöyle buyurdu: “O mümin kul, hastalık yatağında olduğu sürece, her gün ibadetgahında olduğu zaman ona yazdığınız her günün sevabı miktarınca ona sevap yazın. Hastalık yatağında olduğu müddetçe onun hayır amellerinin mükafatı bana aittir; onun mükafatını ben vereceğim.”
Son düzenleyen nötrino; 1 Mayıs 2014 15:03 Sebep: Mesaj düzeni ve yazım yanlışı!
FIRAT - avatarı
FIRAT
Ziyaretçi
4 Mayıs 2014       Mesaj #37
FIRAT - avatarı
Ziyaretçi
Alıntı
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı

hz muhammedin yaşadığı olaylar

BİRGÜN BİR ÇOCUK HURMA AĞACINI TAŞLAYARAK HURMA YEMEYE ÇALIŞIYORMUŞ BUNU GÖREN HURMA AĞACI SAHİBİ ÇOCUĞU HZ. PEYGAMBERE GÖTÜRMÜŞ HZ. PEYGAMBER KIZMAMIŞ VE SORMUŞ;NEDEN AĞACI TAŞLADIN?
KARNIM AÇ DEMİŞ
PEYGAMBER EFENDİMİZ;EĞER KARNIN AÇSA YERE DÜŞENLERDEN YE DEMİŞ

BUDA BİZLERE PEYGAMBER EFENDİMİZİN HİÇ KİMSEYE KIZMADIĞINI GÖSTERİR
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
4 Mayıs 2014       Mesaj #38
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
arkadaşlar buda çok güzel bir anısı
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) birgün Kureyş kabilesinin hanımlarına sohbet vermekteymiş. Sohbet esnasında kapı çalınmış ve Efendimiz (s.a.v) kimdir gelen diye sormuş. Bunun üzerine gelenin Hz. Ömer olduğu söylenmiş ve hemen sonrasında Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) içeri almayın çünkü yanımda Kureyş kabilesinin kadınları vardır demiş. Bundan sonra dakika sonra gene kapı çalmış ve kapıyı çalan gene Hz. Ömer'miş, ve Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) tekrar kimin olduğunu sormuş? Gelen gene Hz. Ömer'miş ve Efendimiz (s.a.v) tekrar içeri alınmamasını buyurmuş. Aradan bir 10 dakika daha geçmiş ve kapı tekrar çalınmış. Belliki gelen gene Hz. Ömer'di söyleceği şey önemliydi. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) Hz. Ömer'in içeri alınmasına izin vermiş. Efendimiz (s.a.v)in izin vermesiyle birlikte Kureyş kadınları yerlerinden fırladığı gibi odada ki perdelerin arkasına saklanmaya başlamışlar. Bu olay üzerine Peygamber Efendimiz (s.a.v)'i birden bir kahkaha tutmuş, öyle güzel gülüyormuş ki... Hz. Ömer ise bu durumu görünce birden yüzü kızarmış ve;
-Ya Allah'ın Resulu seni utandıracak ya da kalbini kıracak birşey mi yaptım, eğer öyle yaptıysam affet beni demiş.
Bu cümle üzerine Efendimiz (s.a.v);
-Hayır ya Ömer, Kureyş kadınları senin geldiğini duyunca korkularından perdelerin arkasına saklandılar demiş. Halbuki ben Allah'ın peygamberiyim benden bu kadar korkmuyorlar. demiş...
Bunun üzerine Hz. Ömer;
-Ya Kureyş kadınları ben ki Allah'ın bir kulu Ömer'im neyimden korkarsınız benim demiş.
Bu söz üzerine hemen lafa giren Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v);
- Öyle deme ya Ömer, şeytan bile senin olduğun sokağa girmeye korkuyor, demiş...
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
21 Ekim 2014       Mesaj #39
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Peygamberimizin sahabelerinden biri; bir akşam hurma çalan bir hırsızı yakalar ve 'seni Allah'ın resulûne götüreceğim der'. Adam yalvarmaya başlar ve 'çoluk çoçuğum aç onlar için çalmak istedim beni ne olur bırak' deyince sahabe dayanamaz bırakır ve ertesi gün peygamberimiz haberdar olmadığı hâlde olayı bilir ve sahabesine sorar 'hurmaları çalan hırsızı neden bıraktın' der. Sahabe de hırsızın söylediklerini anlatır. Peygamberimiz cevap verir 'sana yalan söylemiş bu akşam tekrar gelecek'

<p> </p>Akşam olunca hırsız tekrar hurmaları çalmaya gelir fakat peygemberimiz akşam tekrar gelecek dediği için sahabe hırsızı beklemektedir. Tam hurmaları çalarken hırsızı tekrar yakalar ve 'seni Hz. Muhammed (s.a.v.)'e götüreceğim der. Hırsız yalvarır ama sahabe dinlemez bile fakat hırsız 'bir daha yapmayacağım allah aşkına' bırak deyince sahabe dayanamaz ve tekrar bırakır.<p> </p>Ertesi gün garip bir şekilde peygamberimiz yine durumu biliyordur ve sorar 'neden bıraktın' diye.. Sahabe de aynen anlatır. Peygamberimiz 'sana yine yalan söylemiş' diye cevap verir.<p> </p>...vee 3. akşam olur hırsız tekrar gelir ve sahabe yine yakalar onu... Bu kez hırsızın yalvarıp yakarmaları fayda etmemektedir. Sonunda dayanamaz ve şunları söyler; 'seninle bir anlaşma yapalım. sen beni azad et, bende sana gerçekten işine yarayacak birşey öğreteceğim der ve bu öğreteceğim şey seni tüm kötülüklerden koruyacak der'. Sahabe kabul eder ve onu bırakır. Hırsız ona şunları söyler; 'her gece yatmadan önce Ayet-el Kürsi'yi oku. Bu dua okunan eve kötülük gelmez ve şeytan o eve yaklaşamaz der' ve gider.<p> </p>Ertesi gün peygamberimiz yine olanları sorar. Sahabe de aynen anlatır ve peygamberimiz şunları söyler; ' o hırsız çok yalancı biridir ama sana ilk defa doğruyu söylemiş. sen 3 gecedir yakaladığın hırsızın kim olduğunu biliyor musun diye sorar ve o kişi şeytan'ın kendisidir' diye cevap verir.
ayleen - avatarı
ayleen
Ziyaretçi
25 Kasım 2014       Mesaj #40
ayleen - avatarı
Ziyaretçi
Hz. Muhammed'in sabırlı olması,hoşgörülü olması vb. ile ilgili yaşadığı olaylar lazım.

Benzer Konular

18 Kasım 2013 / Misafir Soru-Cevap
19 Şubat 2014 / Misafir Soru-Cevap
12 Ocak 2012 / Misafir Soru-Cevap
26 Ekim 2015 / Misafir Soru-Cevap