Arama

Zeytin soframıza gelene kadar hangi işlemlerden geçer? - Sayfa 2

En İyi Cevap Var Güncelleme: 27 Mart 2014 Gösterim: 29.119 Cevap: 21
patron:caner - avatarı
patron:caner
Ziyaretçi
31 Ekim 2012       Mesaj #11
patron:caner - avatarı
Ziyaretçi
zeytin soframıza gelene kadar cok aşamadan geçer en once bunu soluyum ki zeytin ağaçları 10 metreye kadar boyu uzar ve hep gübre ve su dökülür...Ağacın zeytinleri olduktan sonra bunlar hasatlanır ve bir yerde biriktirilirip tokmak ile kırılır.
Sponsorlu Bağlantılar
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
31 Ekim 2012       Mesaj #12
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Alıntı
patron:caner adlı kullanıcıdan alıntı

zeytin soframıza gelene kadar cok aşamadan geçer en once bunu soluyum ki zeytin ağaçları 10 metreye kadar boyu uzar ve hep gübre ve su dökülür...Ağacın zeytinleri olduktan sonra bunlar hasatlanır ve bir yerde biriktirilirip tokmak ile kırılır.



Sponsorlu Bağlantılar

Bence daha dogru yaz dogru mu bu yazi yoksa yarm mi kaldi
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
1 Kasım 2012       Mesaj #13
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Zeytin boylu bir çalı veya 10 metreye kadar boylanabilen, sık dallı, yayvan tepeli, herdem yeşil yapraklı bir ağaçtır.. .Geniş, kıvrımlı, yamru yumru bir gövdesi vardır. Ağaç yaşlandıkça, düzgün gri renkli gövde kabuğu giderek çatlar. Ağacın tacı (tepesi), yaklaşık olarak artan boy kadar her sene genişler. Uzun ömürlü bir ağaçdır,
Baharın sonlarına doğru yaprakların koltuğunda seyrek salkımlar halinde açan, küçük beyazımsı-sarı renkli, kokulu çiçekleri vardır. Rüzgarların taşıdığı çiçek tozlarıyla döllenen çiçekler etli ve yağlı meyve verir. Meyve önce yeşil, olgunlaştıktan sonra da parlak siyah bir renk alır. Etli meyvenin içinde sert bir çekirdek vardır. Meyvenin etli kısmından ve çekirdeğinden elde edilen "yağı" bakımından çok değerli bir ağaçtır.
Hasat Zamanı: Zeytin meyvesi sofralık ve yağlık olmak üzere iki amaçla değerlendirildiği için farklı olgunluk devrelerinde toplanır.
Sofralık olarak ta yeşil ve siyah olum devrelerinde hasat edilir. Yeşil zeytinlerde hasat zamanı tane renginin yeşilden sarıya döndüğü dönemdir. Genelde 15 Ekim'de başlar. Siyah sofralıklarda ise çeşide özgü rengi alması beklenir. Bunun hasadı da Kasım-Aralık aylarında olur.Yağlık zeytinler olgunlaşınca tane yumuşar, elle sıkışınca meyvenin suyu akar ve kabuk etten kolayca ayrılır. Bölgemizde yağlık zeytinlerin hasadı 15 Kasım'dan sonra başlar.
Soframıza gelmeden önce ise zeytin türüne göre işlenir. Örneğin sele zeytininin işlenmesi için yapılanlar ; içlerindeki yaralı, çürük rengi açık daneler ve yabancı maddeler ayrıldıktan sonra zeytinler yıkanır. Daha sonrada zeytinler selelere bir kat tuz, bir kat zeytin olacak şekilde doldurulur. Üzerine kanaviçe bezi örtülüp kenarları sepete dikilerek tutturulur. Zeytin ağırlığının % 15-20 si kadar iri tuz kullanılır. Seleler gün aşırı sağ-sol, alt-üst çevrilerek danenin her tarafının tuzla teması sağlanır. Zeytinler yaklaşık bir ay içinde tatlanır. Daha sonra elenerek tuzdan ayrılır. Yıkama yapılmaz. Zeytinyağı-sirke karışımı sıvıya batırılarak muhafaza edilir.


Kaynak: Zeytin soframıza gelene kadar hangi işlemlerden geçer?
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
3 Kasım 2012       Mesaj #14
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
zeytinyağ hangi aşamalardan geçer bilgi lütfenn
ilknur - avatarı
ilknur
Ziyaretçi
8 Kasım 2012       Mesaj #15
ilknur - avatarı
Ziyaretçi
ben naıl ypıldığını dordum ağacın boyunu deyil Msn Sad
ilknur - avatarı
ilknur
Ziyaretçi
8 Kasım 2012       Mesaj #16
ilknur - avatarı
Ziyaretçi
ben nasıl yapıldığını sordum ağacın boyunu değil Msn Sad
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
11 Kasım 2012       Mesaj #17
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Zeytin boylu bir çalı veya 10 metreye kadar boylanabilen, sık dallı, yayvan tepeli, herdem yeşil yapraklı bir ağaçtır.. .Geniş, kıvrımlı, yamru yumru bir gövdesi vardır. Ağaç yaşlandıkça, düzgün gri renkli gövde kabuğu giderek çatlar. Ağacın tacı (tepesi), yaklaşık olarak artan boy kadar her sene genişler. Uzun ömürlü bir ağaçdır,
Baharın sonlarına doğru yaprakların koltuğunda seyrek salkımlar halinde açan, küçük beyazımsı-sarı renkli, kokulu çiçekleri vardır. Rüzgarların taşıdığı çiçek tozlarıyla döllenen çiçekler etli ve yağlı meyve verir. Meyve önce yeşil, olgunlaştıktan sonra da parlak siyah bir renk alır. Etli meyvenin içinde sert bir çekirdek vardır. Meyvenin etli kısmından ve çekirdeğinden elde edilen "yağı" bakımından çok değerli bir ağaçtır.
Hasat Zamanı: Zeytin meyvesi sofralık ve yağlık olmak üzere iki amaçla değerlendirildiği için farklı olgunluk devrelerinde toplanır.
Sofralık olarak ta yeşil ve siyah olum devrelerinde hasat edilir. Yeşil zeytinlerde hasat zamanı tane renginin yeşilden sarıya döndüğü dönemdir. Genelde 15 Ekim'de başlar. Siyah sofralıklarda ise çeşide özgü rengi alması beklenir. Bunun hasadı da Kasım-Aralık aylarında olur.Yağlık zeytinler olgunlaşınca tane yumuşar, elle sıkışınca meyvenin suyu akar ve kabuk etten kolayca ayrılır. Bölgemizde yağlık zeytinlerin hasadı 15 Kasım'dan sonra başlar.
Soframıza gelmeden önce ise zeytin türüne göre işlenir. Örneğin sele zeytininin işlenmesi için yapılanlar ; içlerindeki yaralı, çürük rengi açık daneler ve yabancı maddeler ayrıldıktan sonra zeytinler yıkanır. Daha sonrada zeytinler selelere bir kat tuz, bir kat zeytin olacak şekilde doldurulur. Üzerine kanaviçe bezi örtülüp kenarları sepete dikilerek tutturulur. Zeytin ağırlığının % 15-20 si kadar iri tuz kullanılır. Seleler gün aşırı sağ-sol, alt-üst çevrilerek danenin her tarafının tuzla teması sağlanır. Zeytinler yaklaşık bir ay içinde tatlanır. Daha sonra elenerek tuzdan ayrılır. Yıkama yapılmaz. Zeytinyağı-sirke karışımı sıvıya batırılarak muhafaza edilir

Kaynak: Zeytin soframıza gelene kadar hangi işlemlerden geçer?
Follow us: MsXLabs.MK on Facebook
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
2 Aralık 2012       Mesaj #18
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Zeytin boylu bir çalı veya 10 metreye kadar boylanabilen, sık dallı, yayvan tepeli, herdem yeşil yapraklı bir ağaçtır.. .Geniş, kıvrımlı, yamru yumru bir gövdesi vardır. Ağaç yaşlandıkça, düzgün gri renkli gövde kabuğu giderek çatlar. Ağacın tacı (tepesi), yaklaşık olarak artan boy kadar her sene genişler. Uzun ömürlü bir ağaçdır,
Baharın sonlarına doğru yaprakların koltuğunda seyrek salkımlar halinde açan, küçük beyazımsı-sarı renkli, kokulu çiçekleri vardır. Rüzgarların taşıdığı çiçek tozlarıyla döllenen çiçekler etli ve yağlı meyve verir. Meyve önce yeşil, olgunlaştıktan sonra da parlak siyah bir renk alır. Etli meyvenin içinde sert bir çekirdek vardır. Meyvenin etli kısmından ve çekirdeğinden elde edilen "yağı" bakımından çok değerli bir ağaçtır.
Hasat Zamanı: Zeytin meyvesi sofralık ve yağlık olmak üzere iki amaçla değerlendirildiği için farklı olgunluk devrelerinde toplanır.
Sofralık olarak ta yeşil ve siyah olum devrelerinde hasat edilir. Yeşil zeytinlerde hasat zamanı tane renginin yeşilden sarıya döndüğü dönemdir. Genelde 15 Ekim'de başlar. Siyah sofralıklarda ise çeşide özgü rengi alması beklenir. Bunun hasadı da Kasım-Aralık aylarında olur.Yağlık zeytinler olgunlaşınca tane yumuşar, elle sıkışınca meyvenin suyu akar ve kabuk etten kolayca ayrılır. Bölgemizde yağlık zeytinlerin hasadı 15 Kasım'dan sonra başlar.
Soframıza gelmeden önce ise zeytin türüne göre işlenir. Örneğin sele zeytininin işlenmesi için yapılanlar ; içlerindeki yaralı, çürük rengi açık daneler ve yabancı maddeler ayrıldıktan sonra zeytinler yıkanır. Daha sonrada zeytinler selelere bir kat tuz, bir kat zeytin olacak şekilde doldurulur. Üzerine kanaviçe bezi örtülüp kenarları sepete dikilerek tutturulur. Zeytin ağırlığının % 15-20 si kadar iri tuz kullanılır. Seleler gün aşırı sağ-sol, alt-üst çevrilerek danenin her tarafının tuzla teması sağlanır. Zeytinler yaklaşık bir ay içinde tatlanır. Daha sonra elenerek tuzdan ayrılır. Yıkama yapılmaz. Zeytinyağı-sirke karışımı sıvıya batırılarak muhafaza edilir


Kaynak: Zeytin soframıza gelene kadar hangi işlemlerden geçer?
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
2 Aralık 2012       Mesaj #19
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Ön İşlemler•
Sıvı fazm (yağ ve karasu) katı fazdan uzaklaştırılması
• Yağ ve karasuyun ayrılması

Ön İşlemler
• Yaprakların uzaklaştırılması yıkama
• Zeytinlerin Kırılması
•Zeytin hamurunun yoğurulması (malaksasyon)

Zeytinlerin temizlenmesi



Zeytinlerin içerebileceği dal, yaprak,toprak v.b.yabancı maddelerin uzaklaştırılması amacıyla uygulanır.. İklim koşullarına ve zeytin toplama yöntemine bağlı olarak yabancı madde miktarının % 15 değerine kadar ulaştığı bilinmektedir. Özellikle yağ kalitesi açısından ve kullanılan ekipmanların güvenliği için zeytinlerin yıkanması önemlidir. Zeytinin fazla miktarda yaprak içermesi, özellikle metal kırıcıların kullanılması durumunda; yağın yeşil renginin artmasına, duyusal açıdan da istenmeyen sonuçların oluşmasına neden olmaktadır.
Di Giovacchini ve ark. (2002) tarafından yapılan bir çalışmada; zeytinin yaprakla
etkili olmadığı belirtilmektedir.

Zeytinlerin Kırılması:Ezme işlemi; mesokarp kısmında yer alan hücre çeperlerinin fiziksel yolla hasara uğratılması ve böylelikle mikro moleküller yapıdaki yağ zerreciklerinin birleşerek; katı sıvı faz ayrımına daha uygun ve akışkan bir form kazanmalarının sağlanması amacıyla uygulanır.
Bu amaçla;
Klasik ve fasılalı sistemlerde granitten yapılmış taş değirmenler, sürekli sistemlerde ise otomasyona elverişlilikleri nedeniyle metal kırıcılar kullanılmaktadır. Zeytinlerin kırılması sırasında oluşan kinetik enerji sonucu zeytin hamurunun sıcaklığı ; taş değirmenler kullanıldığında 4-5°C, metal kırıcılar kullanıldığında 13-15°C artmaktadır.

Zeytinlerin kırılmasında kullanılan sistemler;•Serbest yağ asidi
• Peroksit sayısı
• UV absorbans değeri
Duyusal özellikler gibi yağın kalitatif özelliklerini etkilememektedir. Ancak metal kırıcıların kullanılması; yağın toplam fenolik madde içeriğini yükseltmekte, buna bağlı olarak yağın oksidatif stabilitesini de arttırmaktadır.

Malaksasyon (Yoğurma):
Bu işlemin amacı ; zeytin hamurunun homojenleştirilmesi ve yağ globüllerinin birleşerek elde edilen hamurun bir sonraki sıvı-katı faz ayrımı işlemine hazırlanmasıdır. Malaksasyon kademesinde ; yağ damlacıklarının devamlı bir faz oluşturacak şekilde birleşerek büyük damlalar oluşturması ve yağ-su emülsiyonunu kırarak yağm serbest hale gelmesi sağlanır. Örneğin ; kırma-ezme işleminden sonra yağ damlacıklarının %45'i 30 m'dan büyük iken, yoğurma işleminden sonra bu oran %80'e yükselmektedir.
Yoğurma İşleminin Etkinliği;
• Zeytin hamurunun reoloj ik özelliklerine, ^ t
• İşlem koşullarına (sıcaklık - süre) bağlıdır.
Taş değirmenler kullanıldığında optimum yoğurma koşulları; 20-25°C, 10-20 dak. Metal kırıcılar kullanıldığında en fazla 90 dak.dır.
Yoğurma süresinin = Top.polifenol ;
uzaması miktarında azalma
Yoğurma sıcaklığının 50-60°C değerinden yüksek olması vakslarm, alifatik alkollerin ve triterpen di-alkollerin yağdaki çözünürlüğünü arttırmakta, bunun sonucunda da standart dışı zeytinyağı üretimi söz konusu olmaktadır. Bu değerler, natürel zeytinyağını pirina yağından ve rafine yağdan ayıran özelliklerdir.
Natürel zeytinyağının elde edilmesindeki işlemler temel olarak, 37oC'yi geçmeyen fiziksel işlemlerdir. Zeytinyağı üretiminde sistem ne olursa olsun, elde edilecek zeytinyağının kalitesinin muhafazası açısından, hamur sıcaklığı 25 oC'yi ve su sıcaklığı da 40 o C'yi geçmemelidir.
Malaksasyon sırasında uygulanan verim arttırıcı teknikler;
• Enzim kullanımı
• Talk kullanımı
• Pulsed Electric Field (PEF) tekniğinin uygulanması
Günümüzde kullanılmaya başlanan PEF tekniğinde, bitki dokusundaki membran geçirgenliği elektrik uygulaması ile arttırılmaktadır. Nanosaniye - mikrosaniye arasında değişen sürelerde elektrik uygulaması, elektroplazmoliz olarak tanımlanan hücre çeperlerinin parçalanmasına neden olmakta, bunun sonucu olarak ta sıvı-katı ekstraksiyonu işleminin verimi artmaktadır.
Elektroplazmoliz oluşumunun geri dönüşümlü ya da geri dönüşümsüz oluşunu;
• Uygulanan elektrik akımının şiddeti,
• Akım uygulama sayısı ve süresi belirlemektedir.
Elektrik akımının şiddetinin 1-10 kV/cm, süresinin ise 20ns-1 Oms arasında değişmesi, hücre çeperinde geri dönüşümlü elektroplazmoliz oluşumuna neden olmaktadır. Ancak katı-sıvı ekstraksiyonunda verim artışı oluşturmak amacı ile uygulanan PEF tekniğinde hücre çeperlerinde geri dönüşümsüz bir elektroplazmoliz oluşumunun gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Bu amaçla elektrik akım şiddeti aynı sınırlar içinde uygulanmakta, elektriksel akım uygulama süresi ise 10-15 ms arasında değişmektedir. PEF işlemi ile hücre matrisinin geçirgenliği değiştirilerek hücre içinde yer alan sıvı fazın daha etkili bir şekilde katı fazdan alınması mümkün olmaktadır.
Yoğurucu dizaynmdaki yenilikler;
Yoğurucularm üstü kapalı olarak dizayn edilmesi ve azot gazı altında yoğurma işleminin gerçekleştirilmesi, oksidasyonun engellenmesi için önerilen bir yöntem.
Zeytinyağı üretiminde kullanılan sistemler;

Klasik Sistemler;
a. Mengeneler
b. Presleme (süper presler hidrolik presler)

Modern Sistemler;
A.Santrifüjleme
B.Perkolasyon
c.PerkolasyonveSantrifüjleme sistemlerinin kombinasyonu

Fasılalı Sistemler;
Klasik presleme yöntemi; ön işlemlerden geçirilerek yeterli kıvama getirilen zeytin hamuruna pres yardımıyla baskı uygulanması esasına dayanmaktadır. Böylece sıvı fazı oluşturan yağ ve karasu katı fazdan ayrılmaktadır. Yağ ve karasu; yoğunluk farkı esasına dayalı santrifüjleme ya da dekantasyon yöntemlerinin kullanılması ile birbirinden ayrılır.
Klasik presleme yönteminin olumlu yönleri
• Sistemin yatırım maliyeti düşüktür
• Pres parçaları basit, sağlam ve dayanıklıdır
• Enerji tüketimi düşüktür
• Pirinanın nem içeriği düşüktür
• Yağ içeriği düşük çok az miktarda karasu oluşur

Klasik presleme yönteminin olumsuz yönleri
• Kullanılan ekipmanlar çok hantaldır
• İş gücü gereksinimi yüksektir
• Sistem aralıklı çalışır
• Pirina da yağ içereği daha yüksektir.
• Kullanılan jüt disklerin temizliği zor olup, kolay kontamine olabilirler
Sürekli Modern Sistemler: :
Santrifüjleme işleminin ilkesi; Zeytin hamurundaki sıvı fazın (yağ ve karasu) katı fazdan yüksek hızla dönen santrifüjler - dekantörler yardımıyla alınması esasına dayanır. Santrifüjleme yönteminin; Olumlu yönleri;
• Kullanılan makinalar hantal değildir
• Sistem otomasyona uygun olup, sürekli ya da yarı süreklidir
• İş gücü gereksinimi düşüktür
• Pirina daha az yağ içerir
Olumsuz yönleri;
• Yatırım maliyeti yüksektir
• Enerj i tüketimi yüksektir
• Sıcak su gerekebilir
• Pirina yüksek oranda su içermektedir
• Oluşan büyük miktardaki sıvı faz bir miktar yağ kaybına neden olmaktadır
Santrifüj leme yöntemi;
• İki fazlı sistemler
• Üç fazlı sistemler
• 2 V% fazlı sistemler
Santrifüj leme sisteminin yağ kalitesi üzerindeki etkisi İki ve üç fazlı sistemler arasında yağın serbest yağ asidi içeriği, peroksit sayısı, UV absorbans değeri ve duyusal özellikleri açısından önemli düzeyde farklılık yoktur. Seyreltme suyunun daha az kullanıldığı iki fazlı sistemlerden elde edilen yağın toplam polifenol içeriği ve buna bağlı olarak oksidatif stabilitesi daha yüksektir.
Seçici filtrasyon (perkolasyon) yöntemi; Zeytin hamurunun içerisine daldırılan çelik plaka yüzeyinin, sıvı fazlar arasındaki (yağ ve karasu) yüzey gerilimi farkı nedeniyle yağ fazıyla kaplanması esasına dayanmaktadır.
Olumlu yönleri;
• Otomasyona uygundur
• Güç gereksinimi çok düşüktür
Olumsuz yönleri
• Yağ verimi çok düşüktür
• Prinada kalan yağ oranı yüksektir
Perkolasyon sisteminde yağ verimi çok düşük olup prinada kalan yağ oranı yüksektir (%8-12). Bu nedenle perkolasyon yöntemi genel olarak santrifüjleme sistemiyle beraber kullanılmaktadır. Modern kontinü sistem yağ fabrikaları çalışması kolay fakat dikkat ve
(%8-12). Bu nedenle perkolasyon yöntemi genel olarak santrifüjleme sistemiyle beraber kullanılmaktadır. Modern kontinü sistem yağ fabrikaları çalışması kolay fakat dikkat ve bilgi isteyen makineler ihtiva eder. Kullanıcıların değişik kalitedeki zeytinlerin işlenmesinde bilinçli hareket etmesi gerekmektedir. Aksi takdirde yağ randımanı düşer, karasu ve pirinada daha fazla yağ kalır. Klasik veya modern sistemlerden elde edilen yağm karasudan ayrılması dikey santrifüj separatörler ile yapılmaktadır. Bu nedenle otomatik veya manuel temizlemeli separatörler sık sık temizlenmeli ve gerekli ayarlar yapılmalıdır. Zeytinyağı üretiminde, kalite özellikleri (duyusal ve kimyasal nitelikler) bakımından en iyi ve en dayanıklı olan yağ modern kontinü sistem ve klasik sistemlerden de kuru sistem yağlarıdır. Sulu sistemlerin yağları bunlara göre daha az dayanıklıdır. Bu bakımdan modern kontinü sistemlerin yaygınlaştırılması gereklidir. Yağ verimi açısından da en yüksek verime sahip olanlar kontinü sistemlerdir. Aynı zamanda bu sistem daha az işçilik gerektirdiği gibi, çevre üzerine daha az zarar verici etkiye sahiptir. Zeytinyağının kalitesi rengine bakılarak anlaşılamaz. Zeytinyağının rengi zeytin çeşidine, olgunluk durumuna ve hasat zamanına bağlı olarak değişiklik gösterir. Ancak onu koklayarak ve tadarak duyusal özellikleri hakkında bilgi sahibi olunabilir.

C) Zeytinyağının Muhafaza ve DepolanmasıÇeşitli sistemlerle elde edilen natürel zeytinyağı» tüketiciye sunulmadan önce, kalitesinde meydana gelebilecek bozulmaların önlenmesi için uygun koşullarda saklanması gerekmektedir. Etkin ve sağlıklı bir depolama yapabilmek için zeytinyağının biyolojik ve kimyasal özellikleri ile depolama materyallerinin bazı özelliklerinin tam olarak bilinmesi gerekmektedir. Günümüz zeytinyağı sanayin daha büyük üretim ünitelerine doğru yol aldıkça işletmelerde kullanılan depolama tanklarının kapasiteleri de üretim potansiyeli ile orantılı olarak artmaktadır. Yeni depolar klimatik özellikli ve ısı kontrollü olarak tasarlanmakta, çeşitli "nedenler ile de aynı özelliklerde tanklar gerektiğinde hava ile teması önleyen azot gazı uygulamalı olarak imal edilerek kullanılmaktadır.
Depolamada kullanılan bu tankların özelliklerini kısaca belirtmek gerekirse; 1 -) Tanklar sıvı geçirgenliği olmayan maddelerden imal edilmelidirler. 2-) Tankların yapımlarında kullanılan maddeler yağa karşı fiziksel ve kimyasal olarak stabil olmalıdır.
3-) Yağı bozucu koku ve tatları bünyesine almamalı, oksidasyona neden olacak metalleri içermemelidir.
4-) Yağları hava ve ışıktan korumalı, yağı sabit sıcaklıkta tutmalıdır. Isı tercihen 14-15 ° C olmalıdır.
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
8 Şubat 2013       Mesaj #20
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Ülkemizde sofralık zeytin sektörünün çok eski bir geçmişi olmasına rağmen bugüne kadar küçük aile işletmeciliği yapısında faaliyet göstermiştir. Ülkemizde mevcut sofralık zeytin işleyen ünitelerin yaklaşık %70 i 50 ton ve altındadır. Bu durum ülkemizde küçük aile tipi işletmelerin çoğunlukta olduğunu göstermektedir. Sofralık zeytin sektörü dünyada olduğu gibi ülkemizde de bir atılım içerisindedir. Son yıllardaki yeni teknolojileri uygulayan alt yapıların kurulması ve önümüzdeki yıllarda bu sektördeki gelişmeler ülkemizin, dış pazarların istediği nitelikte zeytin işlemesine ve rekabet etme şansına fırsat yaratacaktır. Sofralık siyah zeytin her çeşit zeytinden yapılabilir: Ancak eti fazla, çekirdeği küçük, ve kabuğu ince olan Gemlik çeşidi zeytinlerden daha kaliteli ürün elde edilir. Siyah zeytinlerin tatlandırılmasında farklı metotlar bulunsa da hasattan tatlandırmaya kadar olan işlemler aynıdır. Bu işlemleri sırasıyla görelim .

1. Hasat ve taşıma: Zeytinler danenin siyahlaştığı, et kısmının menekşe mor renk aldığı zaman hasat edilmelidir. Hasat sofralık siyah zeytinin kalitesine etki eden önemli bir faktördür. Erken hasat edilen zeytinler koyu siyah renkte ürün vermez. Geç hasat edilen fazla olgunlaşmış zeytinlerde salamurada kolayca yumuşar ve ezilir. Hasat bir kerede değil, olgunluğa erişenleri parti parti toplayarak yapılmalıdır. Toplanan zeytinler fazla derin olmayan ve zeytini zedelemeyen 20- 25 kg'lık tahta veya plastik sandıklar içerisinde işletmeye taşınmalıdır.

2. Boylama, ayıklama: Salamura işletmesine getirilen zeytinler boylama ve ayıklama işleminden geçirilir. Eğer zeytin çok olgun ise yalnızca ayıklama işleminden geçirilir. Boylama işlemi ise zeytin tatlandıktan sonra da yapılabilir. Burada boylamanın amacı; küçük daneli yağlık zeytinleri ayırmak, ayıklamanın amacı ise; yaralı, bereli, hastalıklı ve yumuşak zeytinlerin, sağlıklı zeytinlerden ayrılmasıdır.

3. Yıkama: Zeytinler fermantasyon tanklarına yerleştirilmeden önce üzerindeki toz, toprak ve çamurun temizlenmesi için yıkama işlemine tabi tutulur.

4. Salamuraya koyma ve fermantasyon: Siyah zeytinin tatlandırılmasında uygulanan yöntemleri kısaca şu şekilde inceleyebiliriz.

Benzer Konular

15 Ocak 2013 / Misafir Cevaplanmış
19 Ocak 2015 / Misafir Soru-Cevap
15 Ocak 2013 / Misafir Cevaplanmış
19 Mart 2014 / Misafir Cevaplanmış