Arama

Çocuklarda Vitamin Kullanımı

Güncelleme: 6 Kasım 2008 Gösterim: 10.600 Cevap: 1
JuNe - avatarı
JuNe
VIP WaMPiR
5 Şubat 2008       Mesaj #1
JuNe - avatarı
VIP WaMPiR

Çocuklarda Vitamin KullanımıVitaminler, sağlıklı yaşamın vazgeçilmez bir parçası olan organik bileşiklerdir. Latince hayat anlamına gelen “vita” sözcüğünden kaynaklanır. Vitaminler, vücutta metabolik olayların normal bir şekilde meydana gelmesi ve sağlıklı durumun sürdürülmesi için gerekli olan ve besinler içinde ufak miktarlarda alınan maddelerdir. Vitaminler iki grupta toplanır
Sponsorlu Bağlantılar
Suda gözünen vitaminler: C ve B grubu vitaminleri (B1, B6 gibi)
Yağda çözünen vitaminler: A, D, E, K vitaminleri

Özellikle sonbaharda ve kışın enfeksiyonlardan korunmada , vücut direncini arttırmada vitaminden zengin besinler tüketilmesi gereklidir.Yiyeceklerde saklama, yıkama, pişirme sürecinde de vitamin değerlerinde önemli bir kısmı kaybolmaktadır. Eğer yeterli miktarda vitaminleri doğal yoldan alamıyorsak supleman olarak kullanmalıyız. Özellikle kış aylarında yeteri miktarda güneş ışınlarından yararlanamadığımızdan çocuk ve yaşlıların D vitamini gereksinimi de artmaktadır.
Çocuklar bulundukları ortamlarda virüs ve bakterilerin saldırısına maruz kalır. Okulda veya dışarıda hatta evlerinde tükettikleri besinler bu mikropların doğal yaşam ortamları olabilir. Çocukların bağışıklık sistemi iyi çalıştığında mikroplara karşı daha dirençli olup, hastalıklara yakalanma riskleri de azaltmaktadır. Yetersiz ve dengesiz beslenme, mevsim değişiklikleri, kronik hastalıklar bağışıklık sistemlerinin zayıflamasına yol açmaktadır. Örneğin aşırı hijyenik ortamlarda bulunma bağışıklık sisteminin gelişimini engeller ve allerji potansiyelini arttırır.
Çocuklarda 1-3 yaş arasında bağışıklık sistemlerinin düşmesi daha sık rastlanır ve eğer bu durumun farkına varılırsa bir takım destekler ile daha rahat geçirilebilir.
Çocuklarda Vitamin KullanımıBağışıklık sistemini dengede tutmak önemlidir. Bağışıklık sistemini dengede tutmak için ilk önce C ve E vitamini betakarotenin vücut tarafından alınması çok önemlidir. Bunun dışında taze meyve ve sebze yemeyi ihmal etmemek gerekir. Beslenme düzensizliği günümüzde başka hastalıkları da tetikleyen en önemli sağlık sorunu olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle geri kalmış ülkelerde görülen protein-kalori yetersizlikleri ve vitamin eksiklikleri (özellikle A, C ve E vitaminleri) görülmekte, 1-5 yaş arası çocuk ölümlerinin birincil nedeni olmaktadır.
B1 sebzelerde, tahıllarda, baklagillerde, meyvelerde bulunur. Büyüme döneminde sinir sisteminin gelişimi ve hızlı metabolizma için B1 vitaminine ihtiyaç vardır. Eksikliğinde kusma, iştahsızlık, huzursuzluk, nefes almada zorluk, kalp çarpıntısı, morarma, kalp yetmezliği, merkezi sinir sistemi bozuklukları, kalp yetmezliği, ses kaybı, beriberi hastalığı görülebilir.
B2 sakatatta, süt ve peynirde ve bazı yeşil sebzelerde bulunur. Eksikliği görme bozukluklarına, dudak kenarlarında çatlaklada, der ve mukoza hastalıklarına yol açar.
B6 eksikliğinde dilde şişme, göz, ağız ve burun çevresinde yağlanma görülür. Tahıllar, yumurta, et ve ciğer yoğun olarak B6 içerir.
B12 eksikliği sinir hücrelerini kaplayan beyaz bir madde olan miyelinin kaybına neden olarak sinir sistemini zedeleyen ve anemiye yol açar. Et, balık, deniz ürünleri ve yumurtada bulunan bu vitamini süt ve süt ürünleri de az miktarda içerir.
C vitamini turunçgiller, brokoli, domates, bibire, karnıbahar ve ıspanak gibi yeşil yapraklı sebzelerde bolca bulunur, dokular için kolejen üretimini sağlar.
A vitamini en çok balık ciğerinde, yumurtada, tereyağında ve sarı renkli meyvalarda bulunur. Kilo alamama, boyun uzamaması, gözün parlaklığını yitirerek aşırı kuruması, gözyaşının yetersiz salgılanması, kuru ve pullanmış deri, halk arasında tavuk karası diye adlandırılan gece körlüğü görülür.
D vitamini hem beslenme hem de güneş ışığı yoluyla alınır. Balık ciğerinde, az olarak peynir, süt, tereyağı ve yumurta sarısında bulunur. Eksikliği çocuklarda raşitizme neden olur. Kemiklerde kalsiyum ve fosfor dengesini düzenler. Huzursuzluk, baş terlemesi, kaşıntı, uyku bozuklukları, ileriki aşamalarda kas güçsüzlüğü ,kafatasında yumuşama, büyümüş bıngıldak, kafatası büyüklüğü , dişlerin geç çıkması, diş çürümeleri, diş minesi bozuklukları görülmektedir.
E vitamini antioksidan etkiye sahiptir ve metabolik hızın arttığı okul ve ergenlik çağında zararlı maddeleri temizleyici etkisi vardır. Eksikliğinde anemi, ödemler görülebilir.
K vitamini kanda pıhtılaşma için gerekli olan yeşil yapraklı sebzelerde bulunur. Nomalde barsaklardaki bakteriler tarafından yapılır. Pıhtılaşma faktörlerinin sentezi için gereklidir. Eksikliğinde dişeti kanamaları görülebilir.

Ne MUTLU TÜRKÜM Diyen !Türkiyem
PembeSeker - avatarı
PembeSeker
Ziyaretçi
6 Kasım 2008       Mesaj #2
PembeSeker - avatarı
Ziyaretçi
ilac yeni582

Sponsorlu Bağlantılar
Doktora danışılmadan yüksek dozda vitamin kullanımının önemli sağlık sorunlarına yol açabileceği belirtildi.
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Gül Öz, doktora danışılmadan yüksek dozda vitamin kullanımının önemli sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirterek, "Bir hastalık veya eksiklik söz konusu değilse 'mega dozlarda' vitamin alımına gerek yoktur ve böyle bir kullanımı doktorlar da önermezler" dedi.
Doç. Dr. Gül Öz, vitaminler ve minerallerin normal metabolizma için gerekli maddeler olduğunu, sağlıklı olmak, vücut fonksiyonlarını devam ettirmek ve büyümeyi sürdürmenin, bu maddelerin küçük miktarlarda alınmasıyla mümkün olabildiğini vurguladı.
Vücut bu maddeleri parçalamadan kullandığı için küçük miktarların yeterli olduğunu anlatan Öz, "Vitaminler, vücutta kimyasal reaksiyonların hızını ayarlamaya yardımcı bir grup organik maddedir. Mineraller ise kemiklerin ve yumuşak dokuların önemli bir elemanı olan doğal, organik olmayan maddelerdir. Vitaminler ve mineraller metabolizmada ortak fonksiyon görürler ve teknik olarak 'kofaktör' olarak adlandırılırlar" diye konuştu.
Vücudun normal çalışması için vitaminlere gereksinim olduğunun altını çizen Öz, ancak doktora danışılmadan yüksek dozda vitamin kullanımının önemli sağlık sorunlarına yol açabileceğini kaydetti. Doç. Dr. Öz, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ancak, vitaminler doğrudan enerji kaynağı değil günlük gıdalarla alınan besin öğeleridir. Günümüzde, yetişkinlerin çoğu besleyici bir diyete rağmen gıdalardaki vitamin ve minerallerin vücut tarafından yeterli emilemediği veya kullanılamadığı düşüncesiyle vitamin desteği kullanmaktadır.
Oysa normal yemek düzeninde, bu destek ürünlerini yüksek dozlarda almak hem faydasız hem de tehlikelidir. Doktora danışılmadan yüksek dozda vitamin kullanımı önemli sağlık sorunlarına yol açabilir. Bir hastalık veya eksiklik söz konusu değilse 'mega dozlarda' vitamin alımına gerek yoktur ve böyle bir kullanımı doktorlar da önermezler.
Bir vitaminin aşırı yüksek dozda alınması, başka bir vitaminin miktarı normal olsa bile kullanımını engelleyebileceği için her vitaminin dengelenmiş düzeyleri izlenmelidir. Örneğin, K vitamini eksikliği yüksek dozda E vitamini kullanımına bağlı olabilir. Yüksek E vitamini, vücudun K vitamini ihtiyacını arttırarak bu vitaminin eksikliğine neden olabilir.
Aşırı miktarda mineral alımı da özellikle gebe ve süt veren kadınlarda, çocuklarda ve yaşlılarda riskli olabilir.
Yaşlanma, vücutta zamana bağlı olan kötüleşmedir. Kemik kırılganlığı, kas kitlesinde azalma, hastalık ve yaralanmaya direnç bozukluğu gibi bazı değişiklikler yaşlanma sonucunda gelişir.
Bu değişiklikler A (beta karoten), C, D ve E vitamini gibi beslenme desteklerinin uygun kullanımı ile kontrol edilebilir ve azaltılabilirler. A, C ve E vitaminleri 'anti-oksidan vitaminler' olarak adlandırılırlar. Serbest radikaller ve oksidatif strese karşı savunmanın bir parçasıdırlar.
Tahıl, meyve ve sebze antioksidanların uygun ve doğal kaynaklarıdır. Antioksidanlar, hastalıktan korunmanın da önemli unsurlarıdır ve diyet desteklerinin çoğunun bileşiminde bulunurlar."
Giderek kirlenen bir dünyada yaşadığımızı ve kirliliğin zamanla yediğimiz gıdalar ve soluduğumuz hava yoluyla sağlığımızı bozduğunu anlatan Doç. Dr. Gül Öz, "Vitaminler ve mineralleri doğal kaynaklarından almak genellikle yeterli olmakta beraber yetersizlik durumunda tablet, kapsül, şurup ve ampul formları kullanılabilir. Yine de meyve, sebze ve diğer doğal kaynaklar hala vitamin ve minerallerin en iyi kaynaklarıdır" şeklinde konuştu.

Benzer Konular

2 Haziran 2016 / Misafir Cevaplanmış
27 Ocak 2010 / BARIŞ Müzik tr
12 Kasım 2012 / Misafir Arşive Kaldırılan Konular
20 Haziran 2009 / ThinkerBeLL Rüya Tabirleri