Arama

Ensefalit

Güncelleme: 1 Mart 2016 Gösterim: 8.488 Cevap: 4
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
11 Aralık 2006       Mesaj #1
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Beyin İltihabı (Anseptik Menenjit)

Sponsorlu Bağlantılar
Bu maddedeki yazılar yalnızca bilgi verme amaçlıdır. Yazılanlar, doktor uyarısı ya da uzman önerisi değildir.


Merkezi sinir sisteminin virüslerden ileri gelen hastalıklarına ansefalit adı verilir. Şiddetli baş ağrısı, ense sertliği ve ateş gibi belirtilerle başlar. Bu hastalığa kabakulak, herpes simplex, enfluenza, enfeksiyoz hepatit ve enfeksiyoz mononükleoz gibi virüsler neden olurlar. Kuduz virüsünün neden olduğu ansefalit ise öldürücüdür. Bu hastalığa, bakteriye rastlanmadığı göz önünde tutularak, cerahatli menenjitten ayırmak için aseptik menenjit adı da verilir. Teşhis için alınan beyin omurilik sıvısında, glikoz, normal hücreler yani lenfositler ve albüminin artmış olduğu görülür.
Lenfositler çok arttığı için lenfositik koriomenenjit adı verilen bir viral menenjit tipi daha vardır ki, grip gibi, salgın olarak görülür. Bu gibi vakalarda baş ağrısı, ateş, ense sertliği gibi menenjit belirtileri hafif olarak vardır. Hastalık genellikle 1-2 haftada semptomatik tedavi ile iyileşir.
Tedavide antiviral ve ağrı kesici, ateş düşürücü ilaçlar kullanılır. Komada gibi baygın yatan hastalar hastanede bakıma alınır, kas kasılmaları şeklinde görülen konvülsiyonların hastaya zarar vermemesine çalışılır.
Son düzenleyen Daisy-BT; 11 Ekim 2009 03:01
Sedef 21 - avatarı
Sedef 21
Ziyaretçi
30 Aralık 2007       Mesaj #2
Sedef 21 - avatarı
Ziyaretçi
Ensefalit
Beyin Hastalıkları:
Sponsorlu Bağlantılar
Beyinde görülen kanamalar,urlar, iltihaplanmalar vb. çeşitli hastalıklardır. En önemli organ olan beyinde görülen çeşitli hastalıkların vücudun başka bir yerinde önemli bozukluk yaratma olasılığı yüksektir. Kızamık, tifo, zatürree gibi hastalıklar sırasında, ya da göz, iltihaplanmalarında mikroplar beyne yayılarak beynin iltihaplanmasına yol açabilirler, buna beyin iltihabı (ansefalit) denir. Ansefalit, ölümle, psikolojik yetersizliklerle ya da felçlerle sonuçlanabilir. Kılcal damarların sertleşmesinden doğan beyin kanamaları daha çok yaşlılarda görülür. Şiddetli kanamalarda koma durumu, felç ya da ölüm görülebilir. Kan dolaşım sistemine katılan bir kan pıhtısı beyinde tıkanmaya neden olur, buna beyin ambolisi denir ve sonucunda felç görülür. Beyin damarlarının iç yüzeylerinin kanser vb. gibi hastalıklarla bozulmasından dolayı tıkanmalar da olabilir, buna beyin trombozu adı verilir. Çeşitli nedenlerle beyin dokusunda ya da beyin zarında urlar ortaya çıkarak, bulundukları yere ve neden oldukları rahatsızlıklara göre değişik belirtiler gösterirler. Hareketlerde görme, işitme gibi duyularda bozukluklar, baş ağrısı gibi belirtiler yapan urlar çoğunlukla ameliyatla alınır. Daha çok küçük yaşlarda beyine, beyin-omurilik suyunun birikmesinden ileri gelen “hidrosefali” görülür. Nedeni, beyin-omurilik sıvısının beyinden akmasını sağlayan yollardan birinin tıkanmasıdır. Düşme, çarpma, vurma gibi olaylar sonucu beyin sarsıntıları, ezilme, yaralanma ve beyin patlaması görülür. Kimi akıl hastalıkları doğrudan beynin yapısıyla ilgili değilse de, psikoz tipi hastalıklar beynin iyi çalışmaması sonucu ortaya çıkar. Bellek yitimi (amnezi) gibi hastalıklarsa beyin zedelenmesiyle ilgilidir. Bu bakımdan birçok akıl hastalığı son zamanlarda beyin cerrahisiyle iyileştirilmektedir.
Son düzenleyen Blue Blood; 31 Aralık 2007 09:07
SEDEPH - avatarı
SEDEPH
Ziyaretçi
8 Nisan 2009       Mesaj #3
SEDEPH - avatarı
Ziyaretçi
Beyin İltihabı (Ensefalit), Beyin İltihap

Hastalığa özgü tedavi yöntemleri henüz yeterince geliştirilemediği için hiç istenmeyen sonuçlar ortaya çıkabilir.

Doğrudan beyin zarında yayılan ya da kan ve lenf yoluyla geüp beyne yerleşen değişik etkenler (bakteri, spiroket, virüs, asalaklar, zehir), iltihabi bir süreç başlata­bilir. Bu süreç farklı özellikler gösterebi­lir. İltihabın yayılım düzeyine, yerleşimi­ne, irinli kanamak oluşuna ya da doku ölümüne yol açma eğilimine, ayrıca sinir dokusunun etkilenen bölgelerinin genişli­ğine göre farklı tablolar ortaya çıkar.

Beyin İltihabı Nedenleri

Çeşitli bakteri, mantar ve asalaklar beyin-beyin zarı (meninks) iltihabı yapabi­lir, ama ensefalit terimi genellikle yalnız­ca virüslerin neden olduğu iltihaplar için kullanılır. Merkez sinir sistemindeki akut virüs iltihaplan genellikle şöyle sınıflan­dırılır: Akut viral beyin iltihabı (ensefa­lit) beyin dokusunu ilgilendirir; enfeksi­yon sonrası beyin-omurilik iltihabı (ensefalomiyelitler) bir enfeksiyonun komplikâsyonu olarak gelişir.
Günümüzde, bazıları mevsimlerle il­gili ve coğrafi özellikler gösteren 40'tan fazla virüs merkez sinir sistemi enfeksi­yonlarından sorumlu tutulur.

Beyin İltihabı Belirtileri, Hastalık Nasıl Ortaya Çıkar

Nedenleri çok çeşitli olduğundan ve beynin çok değişik bölgelerinde görül­düğü için ensefalit farklı belirtiler vere­bilir. Olguların büyük bir bölümünde en özgül belirti olan uyku eğilimi bazı ol­gularda görülmez. Hatta bazen olağan­dışı uyuşukluk (letarji) belirtileri yerine psikomotor aşın uyarılmayla (eksitasyon) seyreden inatçı bir uykusuzluk gö­rülebilir (psikomotor: Zihinsel ya da ruhsal etkinliğe bağlı kas hareketi). Kli­nik tablonun çeşitlilik göstermesi, bu tablolar arasında önde giden belirtilere ya da belirti gruplarına göre ayrım yap­mayı gerektirir. Bilinen başlıca türler oküloletarjik, hiperkinetik, amiyostatik-akinetik, miyoklonik, koreik ve konfüzyonel periferiktir. Bu tabloların her birinin ayrıntılı bir biçimde tanım­lanması da hastalığın eksiksiz bir gö­rüntüsünü saptamak için yeterli değil­dir. Bu nedenle önce tek tek belirtiler, daha sonra bu belirtilerin en sık görül­düğü gruplar incelenecektir.

En özgül ve yaygın tablo olan okü­loletarjik tipte başlıca üç önemli klinik belirti görülür: Baş ağrısının eşlik ettiği yüksek ateş, uykuya eğilim (ya da uyku düzeninin bozulması), gözlerde felç. • Ateş. Genellikle çok yüksek değildir ve kısa sürer. Kırıklık, halsizlik, iştah­sızlık, baş ağrısı, hafif yutak iltihabı (farenjit), bazen hafif beyin zarı örse­lenmesi belirtileri (hafif ense sertliği) gibi hastalık öncesi bulgular görülebi­lir. Bazı olgularda ateş hiç yükselmez, genellikle birkaç gün süreyle 37°C-38°C arasında gider, sonra birden dü­şer. Bazen düzensiz gerilemeler göster­mekle birlikte, çok daha yüksek olabi­lir. Özellikle ağır ve ölümcül olgularda, hastalığın kısa seyri boyunca yüksektir; hastalık çok seyrek de olsa uzarsa bir kaç hafta boyunca sürekli ve fazla yük­selmeden sürebilir. Genellikle yaygın ve hafif baş ağrısı ile birliktedir.

• Uyku düzeni bozuklukları

Hastalı­ğın en özgül belirtilerindendir. Genel­likle sürekli bir uykuya eğilim ya da aşın uyku, bazen de gerçek bir uyuşuk­luk görülür. Bu durum birkaç gün, bir­kaç hafta ya da birkaç ay sürebilir. Ba­sit bir uyku eğilimi ya da uyku fazlalığı görülen hafif olgularda hasta kolay uya­nır, uyaranlara yanıt verir, otonom sinir sisteminin olağan işlevleri sürer. Ama dış uyaranlar gelmezse hasta hemen uyuklamaya başlar. Genellikle oturur oturmaz, hatta bazen yemek yerken bile uyuklar. Ağır letarji durumunda uyku daha derin ve uzundur, şiddetli uyarılar bile hastayı ancak birkaç saniye uyandı­rabilir. Çok seyrek olarak letarjinin ko­maya değin ilerlediği, hastanın idrar ve dışkısını kaçırdığı, beslenemediği ve şiddetli uyaranlarla bile uyanmadığı ol­gular görülebilir. Bazen uykuya eğilim belirli aralıklarla gelir ya da nöbetler halindedir, yani düzenli ya da düzensiz aralıklarla aniden başlar; bazen de alı­şılmış uykudan farklı olarak, zihinsel etkinliklerin normal olarak süregeldiği bir uyku durumu görülür.

Birçok olguda uyku eğilimi yalnız gündüzleri görülür, hasta gecelerini hu­zursuz geçirir ve bir türlü uyuyamaz, yani uyku düzeni ters dönmüştür. Bu ol­gularda gün içinde aşın uyuma, uykuya eğilim ya da letarji görülürse de tablo hiçbir zaman gerçek bir komaya dönüş­mez. Bazen aşırı uyku yerine "agripnia" yani gece ve gündüz süren inatçı bir uy­kusuzluk görülebilir ve günlerce sürebi­lir. Bu olgularda agripnia özellikle ge­celeri ortaya çıkan huzursuzlukla, bazen gerçek bir psikomotor aşırı uyarılmayla birlikte görülebilir.

• Göz bozuklukları

Gözkapaklarının düşmesi (ptoz) ve çift görme (diplopi) ile birlikte şaşılık gelişir. Ptoz bazen yalnızca biçimseldir, yani gözkapaklarının düşmesi uyku eğilimine bağlıdır. Gene de, birçok olguda hasta uyandırıldığında gözkapaklarını kaldıramaz. Göz kaslarının felci (oftalmopleji) genellikle tam değildir. Hemen ardından içe ya da dışa dönük bir şaşılık ve buna bağlı çift görme gelişir. Göz kaslarının felci geçi­cidir; genellikle aşın uykuyla birlikte birkaç gün ya da birkaç hafta sürer.
Öbür kafa çiftleri (kafa çift sinirleri) hastalığa çok daha seyrek yakalanır. Bazen tek ya da iki taraflı bir yüz felci, daha seyrek olarak da yutma, konuşma ve çiğneme bozuklukları görülür. Kol ve bacaklardaki felçler enderdir ve hafif gidişlidir. Kas gerginliği (tonus) bozuk­lukları çok daha yaygındır.

• Kas gerginliği (tonus) bozuklukları

Bu bozukluklar ekstrapiramidal sistem tutulması sonucunda özellikle kas ger­ginliğinin azalması (hipotoni) ya da art­ması (hipertoni) biçiminde ortaya çıkan ve parkinson belirtilerine benzer yapıda­dır. Parkinson sendromu olarak adlandırılan bu durum hastalığın akut dönemin­den bazen birkaç ay ya da birkaç yıl son­ra gelişebilir, ama amyostatik-akinetik tabloda sürecin başında görülür. Tüm hareketler yavaşlamıştır (bradikinezi), yüz görünümü maske katılığındadır, ses monotondur, kas tonusu artmıştır; ref­lekslerde değişmezlik (fiksasyon) belir­gindir, bazen gerçek bir katalepsi (dona-kalım) görülür.

• Ruhsal bozukluklar

Genellikle her zaman hastalığın akut evresinde görü­lürler, akut tutulmanın belirtisiz gittiği olgular bu kuralın dışındadır. Ağır ol­mayan tablolarda ruhsal bozukluklar ha­fif duyarsızlık, apati (duyumsamazlık) ve karar alma güçlüğü ile düşünce yavaşlaması biçiminde ortaya çıkar. Bazı olgularda huzursuzluk kaygı ile birlikte görülür ve bu durum ağır bir psikomo­tor aşın uyarılma aşamasına değin vara­bilir.

Beyin İltihabı Tedavisi

Virüslerin etken olduğu beyin-beyin za­rı iltihabının özgün bir tedavisi yoktur; bu nedenle hastanın sıkıntılarını hafifletebilen ve hastalığın gidişini iyileştirebilen tüm önlemler büyük önem taşır. Hastalığın klinik gidişi oldukça üzücü olsa da, sonucu genellikle iyidir. Akut virütik beyin zarı iltihaplarında yapılabi­lecek fazla bir şey yoktur. Hasta yatakta tutulur, çevreden akılcı bir şekilde so­yutlanır ve genellikle tam olarak bilin­meyen enfeksiyon etkeninin yayılmasını önlemeye yönelik bazı sağlık önlemleri alınır (dışkının uzaklaştırılması, kişisel eşyasını başkalarının kullanmaması vb). İki temel belirti olan baş ağrısı ve ateş aspirin ile denetlenebilir. Çırpınma nö­betleri görülürse, barbitürat türevleri (fenobarbital) verilebilir.

Virüslerin etken olduğu "beyin ilti­haplarında, daha önce değinilen önlem­lerin yanı sıra, hastanın kolayca girebi­leceği stupor ya da koma durumunu yönlendirmek gerekir. Özellikle solu­num yollarına yabancı maddelerin kaç­ması sonucunda gelişen zatürreeler, id­rar yolu enfeksiyonları ve yatak (dekubitus) ülserleri gibi istenmeyen sonuçla-n önlemeye yönelik önlemler alınır. En iyisi hastayı yüzü aşağıya dönük olarak yatırmaktır, böylece mide içeriğinin ak­ciğerlere kaçması önlenebilir. Aynı so­nuç yatağın ayakucunun başucuna göre biraz yüksek tutulmasıyla da sağlanabilir. Bu yatış biçimi soluk borusu ve bronş salgılarının çıkarılmasını da ko­laylaştırır. Bu salgılardan korunmak için gerekirse, burun-yutak ya da burun-soluk borusu yoluyla konulan sondalarla emilim (aspirasyon) uygulanabilir. Fizik tedavi uzmanı denetimindeki hemşireler yatak ülserlerini önlemek için hastanın konumunu sürekli değiştirmeli ve aşın kas sertleşmelerini (kontraktür) önle­mek için hastaya uygun hareketler yap­tırmalıda Beslenmenin burun-mide sondası ile yapılması en iyi yöntemdir.

Virüs ensefalitlerinde en önemli teh­likelerden biri sinir dokusunda önemli miktarda sıvı tutulmasıdır (beyin ödemi). Beyin kümesi, esneme yeteneği ol­mayan bir kutu olan kafatasında yer alır. Dolayısıyla beyin hacmindeki küçük bir artış bile mekanik bir baskıya ve buna bağlı sinir ve damar zedelenmelerine yol açabilir. Beyin ödemi gelişirse alına­cak ilk önlem, damar yoluyla yüzde yir­milik mannitol eriyiği verilmesidir.

Bu maddenin böbrek glomerül (kıl­cal damar yumağı) süzgeçlerinde yüksek yoğunlukta bulunması, nefron borucukları düzeyinde suyun geri emilimini sı­nırlar ve idrar yapımım artırır. İdrar ya­pımının artması, kan hacmini azaltarak interstisyel (doku ve organ yapısındaki küçük boşluk ve aralıklardaki/aralıksal) sıvıların dolaşıma dönmesini sağlar ve böylece beyin ödemi azalır. Beyin öde­minin uzun süreli tedavisinde kortikosteroitler yararlı olabilir. Son zamanlarda virüslere karşı etkili bazı ilaçların bulun­ması, virüs ensefalitlerinde özgün bir te­davi sağlayamamıştır, yalnızca de­neysel olarak bazı umut verici sonuçlar elde edilmiştir. Enfeksiyonlarla birlikte gelişen ya da aşılan izleyen beyin-omurilik iltihaplarında tedavi önlemleri daha önce anlatıldığı gibidir, yalnız has­talığın klinik belirtilerinin şiddetine bağ­lı olarak bazı değişiklikler yapılabilir.

Virüs ensefalitleri nasıl sınıflandırılabilir?

Sınıflandırma etken olan virüse göre yapılır. Böylece letarjik ensefalit, B ensefalit, kuduz ensefaliti ve çocuk felci ensefalitini ayırabiliriz. Tüm bu biçimler birincildir ve organizmaya giren virüsün sinir sistemine yerleşmesine bağlı olarak ortaya çıkarlar. Bir başka deyişle bunlar "nörotrop" (sinir dokulanna yönelen) virüslerin neden olduğu geleneksel enfeksiyonlardır. Ama ensefalit, kızamık, su çiçeği, kabakulak ve grip gibi genel hastalıkların etkeni olan vi­rüsler tarafından da oluşturulabilir. Bu olgularda ikincil ensefalitten söz edilir.

Kaynak
_Yağmur_ - avatarı
_Yağmur_
VIP VIP Üye
29 Şubat 2016       Mesaj #4
_Yağmur_ - avatarı
VIP VIP Üye
ANSEFALİT a. (fr. encĞphalite; yun. egkhephalos, beyin,ve -itiş, iltihaplı hastalık anlamında ek’ten). Nörol.
MsXLabs.org & Büyük Larousse

—1. Beynin irinsiz iltihaplı hastalığı. (Virüs, bakteri, asalak, mantar ya da alerji kökenli olabileceği gibi genel bir hastalığın sonucu da olabilir.)

—2. Ansefalitletarjik, ECONOMO-Cruchet ansefaliti’nin eşanlamlısı. || Enfeksiyon sonrası ya da döküntü sonrası toplardamar çevresi ansefalin, gelişimi normal görünen döküntülü bir hastalığın (kızamık, kızamıkçık, çiçek, suçiçeği) iyileşme döneminde ya da çiçek aşısından sonra ortaya çıkan ve ansefalomiyelit belirtileriyle kendini belli eden nörolojik bozukluk. (Bk. ansikl. böl.) || Yavaş virüstü ansefalit, sinirsel belirtilerin ortaya çıkmasıyla ve ölüme doğru yavaş bir gelişimle belirgin kesinlikle virüs kökenli hastalıkların tümü. (Bu hastalıkların bir başka özelliği de mikrobun bulaşmasıyla ilk belirtilerin ortaya çıkması arasında uzun bir dönemin bulunmasıdır. Hastalıktan sorumlu virüsler henüz belirlenememiştir, ama deneysel olarak hayvanlara geçirilmeleri mümkündür. Bu grupta iki çeşit hayvan hastalığı vardır: skrapi ya da koyun titreği ve vizon ansefalopatisi; insanda da iki çeşidi görülür: Creutzfeldt-Jakob hastalığı ve kuru.) [Eşanl. VİRÜSLÜ SUBAKUT SÜNGERİMSİ ANSEFALOPATİ'.]

—ANSİKL Nörol. Ansefalitler, sinir sisteminin bozulan yerine göre çeşitlere ayrılır: polyoansefalitler, özellikle bozmaddede, lökoansefalitler akmaddede, panansefalitler, aynı anda hem bozmaddede, hem de akmaddede olur. Teşhis sırasında, yaygın ya da yerel sinirsel belirtiler gösteren enfeksiyonlu bir sendromun birlikte bulunup bulunmadığı da göz önünde bulundurulur; bazen bir beyin zarı sendromuyla karşılaşılır. Epidemiyolojik veriler teşhis koymakta önemli kanıt olabilir.

Ansefallerde öteden beri şöyle bir ayırım yapılır: ansetalitlerin en belirgin olanları virüslerden ileri gelenlerdir, zaten ansefalit sözcüğüyle en çok bunlar kastedilir. Sonra alerjik sayılan döküntülü hastalıklardan doğan ansefalitler, ondan sonra da bakterilerden, asalaklardan ve mantarlardan kaynaklanan ansefalitler gelir.

Virüs kökenli esas ansefalitler
Virüsün, merkez sinir sistemine girmesinden ileri gelir. Bu virüsler, özellikle nöronların yıkımı, bu hücrelerin makrofajtarca yutulması, bağ dokusunda çoğalma ve damar çevresine lenf ve kan hücreleri sızması olgularıyla belirgin polyoansefalltlere yol açar. Biyopsiyle alınan beyin dokusunda, nöronların ve makrofajların sitoplazma ve çekirdekleri içinde sızıntı cisimciklerin görülmesi teşhis için önemli bir bulgudur. Elektron mikroskobuyla yapılan inceleme sonucunda virüs parçacıklarının görülmesi teşhisi kesinleştirir. Bu hastalığa birçok virüs neden olabilir.

• fl.AM.7i (ribonükleik asit) virüsler. Enterovirus cinsi virüslerden poliovirus en sık görülen virüs türüdür, omuriliğin ön boynuzundaki hareket nöronlarına yerleşerek çocuk felcine neden olur. Daha ender olarak, coxsackıe ya da echo grubundan virüsler lenfosit kökenli menenjitlere neden olurlar,

Arbovirus cinsinden virüsler ABD’de Saint Louis ansefalitini, Japonya’da A ansefalitini, Orta Avrupa ile Sovyetler Blrliği’nde kene ansefalitini yaparlar. Rabdo- virus grubundan yalnız kuduz virüsü insanda hastalık yapar. Bu virüsün yol açtığı ansefalitin belirgin özelliği, Ammon boynuzundaki nöronlarda, sltoplazma içinde, asitçil inklüzyonlar halinde, Negrl cisimciklerinin bulunmasıdır. Paramyxo- virus cinsi virüsler kabakulak ve griple birlikte ansefalit de yapabilirler. Daha başka bulaşıcı hastalıklar gibi kızıl hastalığı da toplardamar çevresi ansefalitine yol açabilir; fakat özellikle kızamık virüsü şimdi subakul skterozan panansefalit adı verilen bir lökoansefalopati yapar. Bu hastalığa panansefalit denmesinin nedeni, hem bozmaddenin, hem akmaddenin hastalanmasıdır; lezyonlar bozmaddede mikroglialı bir gliyoz ve nöron içi inklüzyon- larla, akmaddede yaygın bir miyelinslzleşme ve astrositli bir gliyozla belirginleşir.

• D N.A Tı (dezoksiribonükleik asit) virüsler
Herpes grubu virüsler, uçuk, sitomegalik inklüzyon hastalığı, zona ve suçiçeği yapar. Herpesli ansefali! ya da nekrozlaştırıcı ansefalit, A alt grubundan bir virüsün işidir ve özellikle şakak loplarını ve limbik bölgeleri sarar. Lezyonların fazlalaşması kanamalı bir nekrozla sonuçlanır. Bu hastalığa nekrozlaştırıcı ansefalit denmesinin nedeni budur.

Suçiçeği virüsüyle özdeş olan zona virüsü, zona döküntülerinin bulunduğu bölümlerle ilgili art omurga gangliyonlarını ve omurilik arka boynuzlarını bozar. Bununla birlikte iltihap lezyonları komşu omurilik bölümlerine ve zarlarına da yayılarak tam bir ansefalit görünümü alabilir.

Sitomegalik inklûzyon hastalığı ansefalleri, B alt grubundan bir virüsten ileri gelir. Hastalık başlıbaşına ortaya çıkabileceği gibi genellikle bir koriyoretinitle birlikte ya da poliviseral bir hastalık çerçevesi içinde de görülebilir. Enfeksiyon erken dölüt evresinde yerleşirse, en başta hidrosefali ve kafa içi kireçlenme olmak üzere birtakım sekellere yol açar.

2. Papova grubu virüsler (virüs JC ve SV 40 PML), ilerleyici çok odaklı lökoansefalopati yapar; bu hastalık bağışıklık yetersizliğe bağlı çeşitli hastalıklar (Hodgkin hastalığı, süreğen lenfoit lökozlar, böbrek nakilleri) sırasında görülür.

Bazı hastalıklarda virüs henüz bulunup ortaya çıkarılamamıştır: von Economo* -Cruchet ansefalitinde.paraneoplazik ansefalomiyelitte ve yavaş virüslü ansefallerde durum böyledir.

Bu ansefalitler yüksek ateş, çırpınma ve bazen de komayla belirir. Hemipleji, parapleji ve kafa sinirlerinde bozukluk görülürse, bir ansefalomiyelit bulunduğu anlaşılır.

Beyin yarımkürelerinde, beyin kökünde ve omurilikte görülen dağınık doku lezyonları hep toplardamarlar çevresinde bulunur. Lezyonlar, toplardamarcıkların çevresine lenf ve kan hücresi sızıntılarından ve silindireksenlere ilişkin miyelinsizleşme odaklarından oluşur. Bu lezyonlar, deney hayvanlarında yaratılan alerjik ansefalomiyelitlere çok benzer; bu bakımdan, enfeksiyon sonrası akut ansefallerin bağışıklık-alerji ilişkilerinden doğduğu düşünülebilir. Uzmanların birçoğu, bunların dağınık akut ansefalitlerle bir olduğu görüşündedir.
Son düzenleyen _Yağmur_; 1 Mart 2016 12:51
"İnşallah"derse Yakaran..."İnşa" eder YARADAN.
_Yağmur_ - avatarı
_Yağmur_
VIP VIP Üye
1 Mart 2016       Mesaj #5
_Yağmur_ - avatarı
VIP VIP Üye
Ensefalit
MsXLabs.org & Büyük Larousse

—Vet. Ansefalit bütün hayvan türlerinde görülür. Çoğu zaman ansefalitle menenjit (meningoansefaJit) ve ansefalitle miyelit (ansefalomiyelit) bir arada olur; çok çeşitli hastalıklar bunlara sebep olabilir. Bazen hastalığın bir özgüllüğü yoktur: yakındaki bir iltihap sürecinin yaygınlaşması (otit, sinüzit, irinli oftalmi), mikroplu genel bir hastalığın karmaşası (septisemi, pyohemi) ya da organizmanın herhangi bir noktasında yerleşen bir enfeksiyon (bronkopnömoni, plörezı, endokardit, irin odağı) aynı anlama gelir Bazen ansefalit özgül bir enfeksiyonun belirtisidir. Hayvanlarda pek çok özgül ansefalit vardır; birkaçını sayalım: kuduz, Aujeszky hastalığı (bütün türlerde), atgillerde, domuz, köpek ve kuşlarda virüslü ansefalitler, sığırlarda riketsiyah ansefalil, gevişgetiren hayvanlarda listeriyoz, toksoplazmoz. Genel olarak ansefalitler, gerek ardışık coşku ve çöküntü, gerek bu hallerden birinin diğerine üstünlüğü şeklinde ortaya çıkar. Duyarlık hemen her zaman aşırıdır ve görme yok olmuş olabilir.Kendiliğinden iyileşme oldukça ender görülür. Antibiyotikler çok erken uygulanırsa ancak etkili sonuç verebilir.
"İnşallah"derse Yakaran..."İnşa" eder YARADAN.

Benzer Konular

3 Nisan 2019 / SARENAY Tıp Bilimleri