Arama

Varis Hastalığı

Güncelleme: 26 Kasım 2016 Gösterim: 47.656 Cevap: 8
Mystic@L - avatarı
[email protected]
Ziyaretçi
11 Eylül 2006       Mesaj #1
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi

VARİS

Ad:  varis1.jpg
Gösterim: 1866
Boyut:  39.3 KB


Sponsorlu Bağlantılar
Bu maddedeki yazılar yalnızca bilgi verme amaçlıdır. Yazılanlar, doktor uyarısı ya da uzman önerisi değildir.

Varis nedir?


Varis hastalığını anlamak için normal bacaklardaki kan akımının fizyolojisini anlamamız gerekir.
Kan toplar damarlar (venler) yoluyla bacaklardan kalbe doğru akar. Bacaklarımızda 3 çeşit toplar damar bulunmaktadır.
  • Derin yerleşimli popliteal ve femoral venler çevrelerindeki kas pompası yardımıyla kan akımının 95 % sağlamaktadır.
  • Yüzeyel venler cilt altında yerleşmekte olup kan akımının 5% sağlar.
  • Perforan venler derin ve yüzeyel toplar damar sistemini birleştirir.
Yukarıda bahs edilen her 3 toplar damar sisteminde kan akımını yukarıya doğru sağlayan kapakcıklar bulunmaktadır . Kas pompası ise özellikle derin venöz sistemde etkili olup toplar damarlardaki kanın yukarıya doğru akmasını sağlar.

Varis hastalığı yüzeyel toplar damarların hastalığıdır. Mültiple faktorlerin etkisi altında yüzeyel toplar damarlar dilate olup elastisitelerini kayb ediyorlar. Venlerdeki kapakcıklar ise normal fonksiyonlarını kayb edip kan akımı sırasında tamamen kapanmıyorlar ve bunun sonucunda kan ters yönde kalbe doğru değil ayaklara doğru akar .

Derin venöz sistemdeki dolgunluk perforan venler yoluyla yüzeyel venöz sistemi de etkiler ve yüzeyel venöz sistemde genişleme ve dolgunluk ortaya çıkar .

VARİS ve TOPLARDAMAR HASTALIKLARI

Toplardamarların görevi nedir?


Kalp her atışta vücudun ihtiyaçlarını karşılamak için bir miktar kanı atardamarlar ile dokulara gönderir. Bu temiz kan gerekli oksijeni ve besleyici maddeleri hücrelere verir ve ortamda oluşan artık maddeleri toplar. Oluşan bu kanın artık rengi koyudur ve toplardamarlar aracılığı ile kalbe geri taşınır. İşte varis bacaktaki bu toplardamarların genişlemesidir.

Bacak toplardamarları iki bölümde incelenebilir:


Yüzeysel toplardamarlar: Cilt altında yerleşirler ve gözle görülebilirler. Vücudumuzda kirli kanı kalbe taşıyan yan yollar olarak düşünülebilirler. Yüzeyel toplardamarlarda en sık görülen hastalık varislerdir.

Derin toplardamarlar: Komşu oldukları atardamarla birlikte derinde seyrederler ve gözle görülemezler. Bacak kirli kan drenajının % 90’nını sağlayan otoyollar olarak değerlendirilirler. Derin toplardamar sisteminde en sık görülen hastalık tıkanma ve iç varis olarak da bilinen kapak yetersizliğidir.

Toplardamar sisteminin görevi dokulardan alınan kanın kalbe taşınmasıdır. Atardamarların aksine toplardamarların içinde hassas kapakçıklar bulunur. Bu kapakçıklar yerçekiminin etkisine rağmen kanın kalbe doğru tek yönde hareketini sağlayıp geri kaçışı önlerler ve insan ayakta olsa bile toplardamar drenajı sağlanır. Ayakta sabit olarak çok fazla duran bireylerde ise bu kapakçıklar bozulur ve varis gelişebilir. Öğretmenler, hemşireler, cerrahlar, polisler, diş hekimleri, ve garsonlar risk altındadır. Buna karşın ayakta çok durmalarına karşın baldır kaslarını çok sık kullanan sporcularda varis gelişme olasılığı azdır. Uzun sure oturarak çalışmada daha az olsa da risk taşımaktadır. Sekreterlerde ve uzun sure bilgisayar karşısında çalışan bireylerde varis görülme oranı az değildir.

Varis nedir ve sıklığı nedir?


Varis bacak toplardamarlarının genişlemesi, uzaması ve büklümlü hale gelmesi olarak tanımlanır. Antik Yunan döneminden bu yana bilinmekte olan bir hastalıktır. 2500 yıl önce yapılan bazı heykellerde varisler çok belirgin olarak gösterilmiştir. Varis ile ilgili diğer ilginç bir özellik doğada yalnızca insanlarda görülmesidir. Diğer hiçbir memeli türünde saptanmamıştır. Ülkemizde sağlıklı istatistikler bulunmadığından tam sıklığını bilmiyoruz. Ancak batı toplumumunda % 10-20 gibi yüksek oranda görülmektedir. Buradan yola çıkılarak Türkiye’de 5 milyon bireyde değişik derecelerde varis olduğu öngörülebilir. Kadınlarda erkeklerden daha sıktır. Yaşla birlikte varis görülme olasılığı çok artmaktadır.

Neden oluşur?


Aslında varisin oluşma nedeni tam olarak bilinmemektedir. Oluşan temel sorun toplardamar duvarında oluşan yapısal bozukluk nedeniyle damarın genişlemesidir. Ancak asıl başlangıcın damar duvarındaki bozukluk mu, yoksa kapakçıklardaki hasar mı olduğu net değildir. Varise ailesel bir yatkınlık söz konusudur ve olguların önemli bir kısmında aile bireylerinde de varis vardır. Bir çalışmada anne veya babasında varis bulunan bireylerde varis gelişme olasılığının % 80 olduğu bildirilmiştir. Hamilelerde de varis sıktır. Bunun nedeni erken dönemde değişen hormonal dengedir. Bilindiği gibi hamilelik sürecinde anne de bazı hormonların düzeyi çok artar. İşte bu hormonlar damar duvarındaki düz kasları da etkiler ve damarlar genişler. Daha ileri hamilelik döneminde anne rahminde büyüyen bebeğin mekanik olarak etraftaki toplardamarlara baskı yapmasıda rol oynar. İyi olan doğum sonrası birkaç ay içinde bu varislerin %60-70 oranında düzelmesidir.

Varislerin daha nadir olan nedenleri de vardır. Derin toplardamarları tıkalı olan bireylerde yüzeysel toplardamarlar tüm bacağın kirli kan dönüşünü üstlenirler. Bu nedenle çapları artar ve varis görünümü alırlar. Ancak bu damarlara dokunulmamalıdır, çünkü bunlar vücudun bir savunma mekanızmasıdır. Ayrıca atardamar ile toplardamarlar arasında bağlantılar oluşan bazı hastalarda da varis oluşabilir. Buradada altta yatan hastalık düzeltilmelidir.

Yakınmalar:


Çapı 1 mm civarında olan genişlemelere kılcal varis denmektedir . Kılcal varisler genelde görüntü bozukluğu dışında bir yakınmaya yol açmazlar. Özellikle çapı 3-4 mm üzerinde olan varislerde ise görüntü bozukluğuna ek olarak belirgin yakınmalar başlar. Uzun süre ayakta kalma sonrası bacakta ağrı, şişme, hassasiyet ve ağırlık hissi oluşabilir. Hastalar bacakta sürekli bir sızlama olduğunu ve dinlenseler de kolay kolay geçmediğini farkederler. Bu yakınmalar günün sonuna doğru çok belirgin hale gelir ve hastalar ayakkabılarının dar geldiğini tanımlar. Bayan hastalarda adet dönemlerinde yakınmalar belirgin olarak artar.

Geç dönem varis hastalarında özellikle ayak bileği iç tarafında şişme ve siyaha yakın renk değişikliği başlar. Bu alan kaşıntılıdır ve ayakkabı vurması gibi küçük kaza ile yara açılabilir. Bu yaralar tipik olarak geniş, ancak derin olamayan yaralardır. Dipleri canlı kırmızıdır. Tedavi çok güçtür. Açılan bu yaraların kapanması için uzun süren pansumanlar gereklidir ve tedavi hayat boyunca süregelir.

Tedavi edilmeyen varislerde gelişebilecek bir diğer komplikasyon enfeksiyondur. Varis kanın göllendiği alandır ve kan mikroplar içinde çok iyi bir beslenme ve çoğalma ortamıdır. Enfeksiyon gelişirse bu alanda kızarıklık, bölgesel ısı artışı, hassasiyet ve şişlik oluşur. Tedavi öncelikle antibiotikler ile enfeksiyonun kontrolüdür.

Tanıda kullanılan radyolojik yöntemler:


Günümüzde en sık kullanılan yöntem Doppler ultrasondur. Bu yöntem ile gözle görülemeyen derin toplardamarlar incelenebilmekte, kapak yetersizliği değerlendirilebilmektedir. Varis tedavisi öncesi altta yatan tüm sorunları anlayabilmek için Doppler ultrason gittikçe daha sık kullanılmaktadır. Bu yöntem ağrısız olup iğne kullanılmamaktadır. Pahalı bir inceleme değildir.

Tedavi:


Yakınması az olan hastalar veya cerrahi riski yüksek olan hastalara varis çorabı önerilir. Ayrıca varisten korunmak içinde kullanılmaları uygundur. Varislerin yerleşimine göre dizaltı, dizüstü veya külotlu varis çorapları önerilmektedir. Ancak hastalar en kolay dizaltı varis çoraplarını kullanabilmektedir. Hafif, orta, yüksek ve çok yüksek basınç uygulayan varis çorapları mevcuttur. Korunma amacıyla hafif basınçlı çoraplar yeterlidir. Ancak varisleri ve şişliği olan hastalar daha yüksek basınç basınçlı çorapları giymelidir.

Varis çorabı pek çok kişi tarafından yanlış kullanılmaktadır. Varis çorabı hastanın toplardamarlarının en boş olduğu aşamada giyilmelidir. Öncelikle hasta yatağa yatmalı ve bacağını 5-10 dakika yukarı kaldırmalıdır. Ardından varis çorabını giymelidir. Gün içinde ayakta kaldığı süre içinde varis çorabı ile dolaşmalıdır. Gece yatarken çorabın giyilmesi gerekli değildir.

Tedavi gerekliliği ve tipi hastaya göre değişir. Genç bir bayanda görüntü bozukluğuna yol açan küçük bir varis tedavi edilebileceği gibi, yaşlı hastalarda daha yaygın varisler basınçlı çorap ile yaşam boyu izlenebilir. Genelde bireyi rahatsız edici görüntü bozukluğu, ağrı ve şişliğe yol açan varisler tedavi edilmelidir. İleri derece varisler özellikle ciltte renk değişikliği ve yara varsa mutlaka tedavi edilmelidir.

Tedavi seçenekleri:


Varis tedavisinde 2 ayrı sorun birlikte giderilmelidir. Dıştan görülebilen varisler tedavi edilmeli, ancak belki bundan daha önemli olan altta yatan ve toplardamar içindeki basıncın artmasına yol açan sorunun giderilmesidir. Böylece hastanın görüntü sorunu giderildiği gibi ağrı ve bacakta şişme yakınlaraı düzelecektir. Belki de en önemlisi hastaların temel kuşkusu olan varislerin tekrarlama olasılığı en aza indirilecektir.

Skleroterapi (iğne tedavisi):


Bacaktaki varislerin içine çok ince iğneler ile bir madde verilerek toplardamarın tıkanmasıdır. Orta ve büyük çaplı damarlarda başarı şansı düşük olduğundan önerilmemektedir. Çapı 1-3 mm civarında olan varislerde kullanılabilir . Uygulanan venin çapı arttıkça yöntemin başarısı azalmaktadır. Köpükle yapılan skleroterapi son 10-15 yıl içinde İspanya dan popüler hale gelmiş ve son zamanlarda bazı Batı Avrupa ülkelerinde de uygulanmaya başlanmıştır. Bu girişim muayenehane veya poliklinik koşullarında yapılmaktadır. Her seansta belli bir alan yapılmakta ve belirli aralıklarla hasta çağırılarak tedavi tamamlanmaktadır. Hasta girişim sonrası yürüyerek evine gidebilmekte, araba kullanabilmektedir. Girişim sonrası 3-5 gün arasında varis çorabı giyilmesi önerilmektedir. Başarı oranı yüksektir. Yan etkiler nadir olsa da görülebilir. Allerjik reaksiyon son derece nadirdir. Verilen ilacın damar dışına sızması renk değişikliğine yol açabilir. Tedavi sonrası bu bölgede oluşan morluklar ve şişlikler geçicidir.

Lazer tedavisi


Lazer teknolojisi varis tedavisinde son 5 yıldır gittikçe artan yaygınlıkta kullanılmaktadır. Cildin dışından verilen lazer ışınları ile çapı 1 mm altında olan toplardamar genişlemeleri yok edilebilir . Ancak daha geniş çaplı damarlar cilt dışından lazer ile tedavi edilmemelidir. Damarı kapatmak için gereken yüksek enerji ciltte yanıklara, renk değişikliğine ve parşömen gibi değişikliklere yol açabilir.

Günümüzde tüm dünyada en popüler tedavi büyük varislerin içten lazer ile kapatılmasıdır . Bu girişim eskiden hemen daima cerrahi tedavi gerektiren hastalarda rahatlıkla kullanılabilmektedir. İşlem sırasında öncelikle bir iğne ile damarın içine girilmektedir. Ardından Doppler ultrason denen bir cihaz kılavuzluğunda öncü tel damarda uygun yere yerleştirilmektedir (resim 8). Ardından lazer ışığını damar duvarına verecek olan ince tüp damar içinde ilerletilmektedir. Son olarak lazer kaynağı çalıştırılarak kontrollü olarak damarın içten tıkanması sağlanmaktadır . Bu yöntem önemli avantajlara sahiptir. Öncelikle lokal anestezi altında yapılabilmektedir. İşlem ortalama 30 dakika-1 saat sürmekte, hasta 1-2 saat dinlendikten sonra yürüyerek evine gönderilmektedir. İşlem sonrası hareketlerinde herhangi bir kısıtlama gerekmemektedir. Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa ülkelerinde heryıl onbinlerce hasta bu yöntem ile tedavi edilmektedir. Girişimin başarı oranı %98 civarındadır. Bu yöntem varis yakınması olan olguların % 70’ine uygulanabilmektedir. Başarı için iyi hasta seçimi çok önemlidir.

İşlemin komplikasyonları nadirdir. Olguların %20’sinde bacakta geçici morluk oluşabilir. Yöntemin önemli dezavantajı maliyettir. Kullanılan lazer tüpleri tek kullanımlık olup herbiri 400 dolar civarındadır. Günümüzde bu teknoloji ülkemizde tarafımızdan yaygın olarak uygulanmaktadır.

Lazere benzer şekilde damarın içten kapatılmasını sağlayan diğer bir yöntem ses dalgalarının kullanılmasıdır. Bu girişimin uygulanması lazer ile aynıdır. Tek fark lazer enerjisi yerine ses dalgaları kullanılarak tıkanma sağlanmasıdır. Bu yöntemde lokal anestezi altında yapılmakta ve hasta girişim sonrası evine gönderilebilmektedir.

Cerrahi tedavi


Burada amaç dıştan görülen varislerin çıkartılmasının yanısıra toplardamarların içinde yüksek basınca yol açan, ve hemen daima kasık bölgesindeki kapakçıkların yol açtığı yetersizliğin giderilmesidir. Bu yetersizlik giderilmezse hastaların yakınmaları süregelecek ve varisler kısa zamanda tekrarlayacaktır. Hastaların ameliyat öncesinde Doppler ultrason ile incelenmesi bu nedenle çok önemlidir. Eskiden ayak bileğinden kasığa kadar tüm toplardamar bir tel yardımı ile soyulmakta idi. Bu girişim artık son derece nadiren kullanılmaktadır. Çünkü diz altındaki ana yüzeysel toplardamarın kendisinde varis gelişme olasılığı azdır . Bu damar ileride yapılabilecek kalpte bir bypass operasyonu için gereklidir ve olabildiğince korunmalıdır. İdeal tedavi lazer veya ses dalgası enerjisi kullanarak kasık-diz arasındaki sorunu gidermek ve kalan yan dal varislerini bölgesel olarak çıkartmaktadır.

Hastada kapak yetersizliği yoksa tek gerekli olan genişlemiş varis yumaklarını üzerlerine yapılan küçük cilt kesileri ile çıkartmakdır. Bunlar cildin doğal çizgilerine paralel olarak yapılan 2-3 mm uzunlukta kesilerdir ve çoğu zaman dikiş gerektirmeden iyileşmektedir . Bu nedenle ameliyat sonrası iz kalmamaktadır. Girişim yan dal varislerin çokluğuna ve hastanın isteğine bağlı olarak genel anestezi veya lokal anestezi altında yapılabilmektedir. Hasta genelde hastanede kalmamakta ve aynı gün ayağa kalkıp evine gidebilmektedir. 3-4 gün dinlenme önerilmekte ancak kesin yatak istirahati gerekmemektedir. 1-2 hafta varis çorabı önerilmektedir.

Korunma


Varis gelişiminde muhtemel en önemli faktör genetik eğilimdir. Bunun üzerine hareket gerektirmeyen işlerde çalışan bireylerde varis gelişmektedir. Bu nedenle insanlar genetik yapılarını değiştiremeyeceklerinden ve kolay kolay meslek değiştiremeyeceklerinden varis oluşmasından kesin korunma sözkonusu değildir. Sigara ve içki kullanılmasının varis gelişmesi ile doğrudan bağlantısı yoktur. Ayrıca varis gelişimini engelleyecek bir ilaç bulunmamaktadır. Değişik kaynaklarda belirtilen varis önleyici kremlerin bilimsel olarak yararı gösterilememiştir. Bu nedenle alınabilecek en önemli önlemler kilo kontrolü, düzenli egzersiz, uzun süre sabit poziyonda kalmama ve koruyucu varis çolabı kullanmaktır. Hasta her fırsatta bacağını yüksekte tutmalıdır. Varis hastalarının topuklu ayakkabıları olabildiğince az giymesi önerilmektedir.

RADYOFREKANS DALGALARI İLE VARİS TEDAVİSİ
Bu uygulama 20 milimetreye kadar olan safen damarları için yapılmaktadır. İyileşme süresi çok kısadır. Kozmetik olarak çok başarılıdır. Bu yeni teknolojik uygulama yöntemi lokal anestezi ile yapılmaktadır. Hastanın uygulama sonrasında hastahanede yatmasına gerek olmamaktadır. Ağrılı reflusu olan Varis Damarlarına diz altından iğne ile girildikten sonra, ince bir Radio Frekansı kateteri yerleştirilip Renkli Doppler görüntü desteği ile egmental ablasyon ( 7cm,7F ) yöntemi uygulanarak 120°C enerji verilmektedir. Kateterin 7cm’lik bölgeye 20 saniyelik segmental ablasyon yöntemi uygulanması sonunda kurutularak kateter dışarı çıkarılmaktadır. Total uygulama süresi bir hasta için 30 dakikayı, damara girildikten sonra 3.5 dakikayı geçmemektedir. Hastanın uygulama yapılan bacağına bandaj sarılarak 2-3 gün boyunca damarın kapalı kalmasına yardımcı olunmakta ve bu süreye müteakip basınçlı varis çorabı tedavisine geçilmektedir. Bu yöntem ile tedavi edilen hastalar bir gün sonra normal aktivitelerine dönebilmektedir. Varisli hasta damarın kurutularak kapatılması sonucunda, sağlıklı yeni damarlar gelişerek onun yerini almaktadır. Normal kan akışı sağlandığında ağrı ve varise bağlı diğer oluşumlar iyileşmektedir. Uygulama sonrasında hastalarda morluk, şişlik ve yara izi olmamaktadır. Bu uygulama etkili ve başarılı olmaktadır.


Son düzenleyen Safi; 26 Kasım 2016 01:43
Mystic@L - avatarı
[email protected]
Ziyaretçi
12 Eylül 2006       Mesaj #2
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi
Ad:  varis2.jpg
Gösterim: 485
Boyut:  37.8 KB

Modern Toplumların Hastalığı Varis

Damar hastalıkları arasında en sık görülen varis bir toplar damar hastalığıdır. Erişkin nüfusun yaklaşık %15'inde rastlanmaktadır.Kelime anlamı olarak; deri altındaki toplar damarların genişleyip kıvrımlı bir hal alması ve görünür hale gelmesidir.

Sponsorlu Bağlantılar
Latincede kıvrımlı anlamına gelen " varix " kelimesinden türetilmiştir. Amerika Birleşik Devletleri'nde yaklaşık halkın üçte biri kadarının varis hastası olduğundan söz edilmektedir. Ülkemizde bu rakam dan daha düşük olduğu tespit edilmiştir. Bazen sadece kozmetik olarak rahatsızlık veren bu hastalık bazen de ilerleyerek daha büyük problemlere neden olabilmektedir. Vücudumuzdaki arterler kanı dokulara iletmektedir.

Venler ise bu dokulardaki kullanılan kanı kalbe tekrar geri götürmektedirler. Bu geri taşıma olayının gerçekleşmesi esnasında bacaklarınızdaki venleriniz yerçekimin doğal gücüne karşı çalışırlar. Bu yerçekimine karşı kanın geri taşınması işlemine venlerinizin gerilen,elastik duvarları,tek yöne izin veren minik kapakçıkları ve de alt bacak kaslarınızın kasılmaları(bu kasılmalar pompa gibi etki yapar) yardımcı olur. Yaşın ilerlemesi ile birlikte venleriniz elastikiyetlerini kaybederler. Bu venlerde gerilmeye , sertleşmeye ve balonlaşmaya neden olur. Bu olayın ardından venlerdeki tek yönlü akıma izin veren minik kapakçıklar işlevlerini düzgün yapamaz hale gelirler. Kalbinize doğru gitmesi gereken kan bu kapakçıklardan geriye doğru kaçma yapar ve venlerinizin sertleşmiş,elastikiyetini kaybetmiş duvarlarını doldurup,dışa doğru zorlayarak ciltte varis görünümünü oluşturur.

Varis konusunda özellikle kadınlar daha talihsizlerdir. Kadınlık hormonları venlerin duvarlarını gevşetmeye ,elastikiyeti bozmaya meyillidir. Hastalık iki cinsiyette de görülse de kadınların üçte ikisinde,erkeklerin de üçte birinde bu hastalığın şikayete neden olduğu bilinmektedir. Spider varislerde (örümcek ağı gibi ince kırmızı) genelde kadınlarda rastlanmaktadır, ve çoğunlukla kozmetik bir problem olduğu sanılsa da,tedavi edilmez ise acıya ,ağrıya ve dahada çoğalmaya yol açabilmektedir. Şikayetler fazla oturma veya fazla ayakta durma neticesinde de artabilmektedir. Hastalık tedavi edilmez ise,ilerleyen safhalarında varis bölgelerinde ödem(cilt altında su toplanması) yol açabilir. Ne yazık ki varislerin ilerlemesi kendiliğinden durmamaktadır ve yaş arttıkça hastalığın gelişimi de bir o kadar hızlanmaktadır. Ayakta fazla kalma, hamilelik, hareket eksikliği,venlere ait hastalıklar,aşırır kilo gibi sebeplerden oluşan basit varisler, kronik (süregen) damar yetmezliğine, daha sonra da varikoz ülser ve büyük kan dolaşımının aşırı zorlanmasına yol açabilmektedir. Hiç şüphesiz varislerin varislerin oluşumunda genetik faktörlerin de önemi vardır. Egzersiz varis oluşumuna yol açmaz! Tam tersine,eksikliği risklidir.Yürüyüş ,yüzme gibi bacak kaslarını çalıştıran egsersizleri haftada 3 gün 30-40 dakika yapmaya özen gösterebilirsiniz. Egzersiz bırakılınca varisler üzerindeki olumlu etki gerileyebilir. Varislerin sadece kozmetık bir problem değil aynı zamanda tedavi edilmesi gereken önemli bir hastalık olduğu artık açıkça bilinmektedir.

Varislere neden olan etkenler:
1. İş yerinde uzun süre oturarak çalışmak
2. İş yerinde çok fazla ayakta ve /veya hareketsiz kalmak,
3. Spor yapmamak,
4. Evle iş arasında araç kullanmak,
5. Yürümekten kaçınmak,çok seyahat etmek,
6. Sigara ve alkol kullanmak,
7. Karaciğer hastalıkları
8. Aşırı sıcaklara maruz kalmak(sıcak banyo,Aşırı güneşlenme,kum banyosu,sıcak çamur banyosu...)
9. Anne ,baba, yakın akrabalarda varis olması
10. Gebelik ve aşırır kilo almak..

vb. durumlar (zamanı genetik faktörlere bağlı olarak) er ya da geç varislere yol açacaktır. Bunlara maruz kalan kişiler kendilerindeki durumun farkına varır varmaz önlem alarak durumun kısa sürede daha kötüye gitmesini önlemiş olur.

Bu durumdaki kişiler için olası bir varis riskinden korunmaları için ise:
Mümkün olan her fırsatta ve uygun olan her ortamda kalp seviyesinin üzerinde olacak şekilde (2-3 yastık) bacaklarınızı dinlendiriniz. ( Günde 3-4 kez10-15 dk.)
Evinize döndüğünüzde baş ve gövdeniz yatar pozisyondayken bacaklarınızı havaya kaldırarak güvenli bir yere dayayınız ve 10-15 dk.istirahat ettiriniz.

Bol bol spor yapması, mümkün olan durumlarda da asansör yerine merdivenleri kullanması ve sigara alkol gibi damar hastalıklarına yol açabilecek etkenlerden uzak durması önerilir.

Seyahatlerde mümkün olduğunca bacaklarınızı kıvırmadan,uzatarak oturabileceğiniz yerleri seçiniz. Uzunseyahatlerde eğer olanak varsa mutlaka iki saatte bir mola veriniz ve ayakta durmak yada oturmak yerine yürüyünüz.Hekiminiz tavsiye ediyorsa,seyahatlerinizde onun saptadığı basınç değerlerine uygunVaris çorapları kullanabilirsiniz. Birçok hasta bacaklarınızdaki varislerden dolayı doktoruna başvurmaktan kaçınmaktadır.Ancak az miktarda hasta çok fazla fiziksel rahatsızlık verdiği için ya da görsel rahatsızlığa neden olduğu için doktora başvurmaktadır. Tedavi konusunda size uygun olanın seçimi için doktorunuza başvurunuz. Şanslıyız ki tedavi artık sadece hastaneye yatmak anlamına gelmiyor. Günümüzde genelde ayakta tedavi olanağı sunulabilmektedir.

Varislerin Tedavisi
Bacak adalesini kuvvetlendiren jimnastik yapılması, ayağın yükseğe kaldırılması, varis çorabı kullanılması, diyet ve yaşam tarzının değiştirilmesi (zayıflama, aşırı oturarak veya ayakta uzun zaman durarak çalışmaktan sakınmak), aşırı sıcaktan korunma, soğuk duş (günde iki kez, topuktan başlayarak yukarı doğru) gibi uygulamalar varislerin ilerlemesini yavaşlattığı gibi hastanın rahatlamasını da sağlayabilir.
Tüm bu önlemlere rağmen gerek fonksiyonel gerekse kozmetik nedenler ile ileri tedaviler önerilebilir.

SKLEROTERAPİ :
Hastaneye yatmayı gerektirmeyen tedavi yöntemlerinden biridir. Küçük ve orta boyuttaki varislerin içerisine bir solüsyon enjekte edilerek kapatılması esasına dayanır. Bu işlem kanı sağlıklı damarlara yönlendirir. Tedavide bandajlama, kullanılan yöntem ve hastanın uyumun çok önemlidir. enjektör özel olduğundan iğneye bağlı can yanması söz konusu değildir. Varislerin yaygınlığına ve hastanın doku özelliklerine göre tedavi ikişer gün ara ile yaklaşık on ile onbeş dakika süren bacaktaki varis dağılımına bağlı olarak(2-10seans )oluşmaktadır. Her seans sonrası yarım saat yürüyüş yapmanız.Bandajı48 saat boyunca(gece yatarken ve banyoda çıkabilir)kullanmanız önemle tavsiye edilmektedir. Aşağıdaki soruları cevaplayıp doktorunuza danışabilirsiniz:
  • Aile bireylerinizden(kendi soyunuzda)herhangi birinde varis var mıdır?
  • İlk defa ne zaman varisinizin farkına vardınız?
  • Varislerizin çevresi kaşıntılımı ?
  • Akşamları bacaklarınız şişiyor mu ?
  • Oturmaktan ve ayakta durmaktan bacaklarınız ağrıyor mu ?
  • Dinlenirken herhangi bir şikayetiniz var mı ,örneğin geceleri ?
  • Yürümek veya yüzmek şikayetlerinizi azaltıyor mu, çoğaltıyor mu
  • Acıyı bacağınızın içinde mi,dış yüzünde mi hissediyorsunuz?
  • Bacağınıza ani saplanan acı hissediyor musunuz ?
  • Bacağınızda sürekli bir ağrı var mı ?
  • Kemikleriniz ağrıyor mu , örneğin merdiven çıkarken ?
  • Ayak tırnaklarınızda herhangi bir problem dikkatinizi çekiyor mu ?
  • Bacaklarınızdaki varise benzettiğiniz oluşumlar sizi görsel olarak rahatsız ediyor mu ?

Op.Dr. Mustafa Özdemir
Genel Cerrahi ve Fleboloji & Proktoloji Hastalıkları

Son düzenleyen Safi; 26 Kasım 2016 01:44
volture - avatarı
volture
VIP "Ipıslak Balık"
7 Temmuz 2008       Mesaj #3
volture - avatarı
VIP "Ipıslak Balık"
VARİS
Ad:  Varislerin Tedavisi.jpg
Gösterim: 702
Boyut:  47.3 KB

MsXLabs.org

Varis, toplardamarların genişlemesi, uzaması ve kıvrımlı hal alması olarak tanımlanan varis, yetişkin nüfusun büyük bir kısmını etkileyen önemli bir sağlık problemidir.

Varis nedir?


Toplardamarların genişlemesi, uzaması ve kıvrımlı hal alması olarak tanımlanan varis, yetişkin nüfusun büyük bir kısmını etkileyen önemli bir sağlık problemidir. Özellikle hareketsiz, sürekli oturarak ya da uzun sürekli ayakta çalışmayı gerektiren günümüz çalışma koşulları, çalışan kadınların büyük bir bölümünü varis hastalığı açısından riskli gruba sokmaktadır. Varis, uzun süre ayakta kalan ya da uzun süre oturarak çalışanlar için risk faktörü oluşturmaktadır. 4 saatten fazla ayakta kalanlarda varis olma riski 3 kat fazladır. Kadınlarda erkeklere oranla 4 kat fazla görülür. Hamilelik ve aşırı kilolar, doğum kontrol hapları ve hormon tedavileri de varis hastalığına yatkınlığı artırmaktadır.

Varis oluşumunun sebepleri nelerdir?


Varis oluşumunda kalıtım, riskli yaşam tarzı ve sigara kullanımı önde gelen risk faktörleridir. Aile öyküsünün pozitif olduğu hastalarda varis görülme riski, ailesinde varis olmayanlara göre 4.4 kat daha fazladır. Uzun süre ayakta kalmak ya da uzun süre oturarak iş yapmak bir risk faktörü olduğu gibi, günde 4 saatten fazla ayakta kalanlarda varis gelişme riski, 2.7 kat artmaktadır.
  • Uzun süre ayakta durmak
  • Hamilelik
  • Şişmanlık
  • Oturarak çalışmak
  • Hareketsizlik
  • Yaşlılık
  • İlaç kullanımı (Doğum kontrol hapları, menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavileri)

Varisin belirtileri nelerdir?


Hastaların en yaygın belirtileri; bacaklarının görüntüsünün bozulması, uzun süre ayakta durunca ortaya çıkan bacak ağrısı ve bacaklarda ağırlaşma hissidir. Uzun süreli bacak varislerinde kronik ayak bileği şişliği ve bacak ülserleri gelişebilir. Uzun süre ayakta durma veya obezite (şişmanlık) tüm bacak varislerinin etkilerinin daha da artmasına neden olur. Bununla birlikte; ağrı, dolgunluk hissi, kaşıntı, ayak bileğinde şişme, gece krampları, kanamalar, cilt değişiklikleri ve açık yaralardır.

Varis nasıl tedavi edilmektedir?


Varis tedavisinde amaç, yaşam kalitesini artırmaktır. Hastalık genellikle iyi huylu seyir gösterip hastaların çoğunda ameliyat gerekmez. Bu nedenle hastalığın seyri çok ciddi değilse girişimsel tedavilerden kaçınılmalıdır. Büyük varisleri bulunan hastalarda, kanama veya bacak ülseri gibi durumlar gelişirse cerrahi tedavi yöntemleri uygulanır. Etken sebepler ortadan kaldırılmadıkça (fazla kilo, uzun süre ayakta durma, östrojen kullanımı) varisin belli bir süre sonra tekrarlayacağı unutulmamalıdır.

Bacaklara masaj yaparak sürülen jel ve merhemler, kısa sürede ağrıları hafifletir. Ancak etkisi kısa süreli olduğundan bunu tekrarlamak gereklidir. Oral yolla alınan ilaçlar ise etkilerini daha uzun sürede gösterirler, ancak daha faydalıdırlar. Etkilerini tam olarak göstermeleri üç ayı bulabilir. Araba kullanırken, otobüste veya uçakta uzun süre hareketsiz otururken varisin neden olduğu ağrılar artış gösterebilir. Bu nedenle seyahate çıkmadan bir hafta önce varis ilaçları kullanmaya başlanmalıdır. Yolculuk sırasında varis çorabı giymek, bol miktarda su içmek, ağrıları azaltmaktadır.

Kimler varis çorabı kullanmalı?


Varis çorabı var olan varisleri düzeltmez. Ancak varislerin ilerlemesini engeller ve şikayetleri düzeltir. Ancak hastalar varis çorabı giyerek düzeldiklerini düşünmesinler.

Varis çorabını ben şahsen hastalarımın çoğuna öneriyorum. Çünkü İstanbul?da 3 mevsim serin gidiyor havalar. Artık varis çorapları da eskisi kadar kötü değil. Kaliteli, ince ve güzel varis çorapları var. Hasta bunlar rahatlıkla kullanabilir.

Ayakta çalışıyorsanız varis çorabı giyin


Ben varisi olan her bireyin serin havalarda varis çorabı giymesini öneriyorum. Ayrıca ayakta sabit pozisyonda çalışmak zorunda olan bireylerin de koruyucu varis çorabı giymesini öneriyorum.

Varis çorapları değişik basınçları olan çoraplardır. Bizim en çok kullandığımız diz altına giyilen orta basınç varis çoraplarıdır. Hastaların uyumu çok iyidir bu çoraplara. Rahatlıkla giyebilirler, bir problem olmaz.

Varis tedavisinde lazer nasıl kullanılır?


2004'ten bu yana Türkiye'de de lazerle varis tedavisi yapılıyor.

Lazer tedavisi sırasında varis olan damarın içine ultrason rehberliğinde girilerek çok ince bir borucuk yerleştiriliyor. Bu borucuk kasığa kadar ultrason rehberliğinde gönderiliyor ve orada lazer enerjisiyle bu damar içten kapatılıyor.

Böylece eskiden cerrahiyle çıkartmak zorunda olan damarı şu anda yerinde bırakıyoruz, ama içten kapatıyoruz. Lazerle varis tedavisi denilen yöntem bu.

Lazer yerine ses


Ancak bir ayrıntı daha var. Ses dalgalarıyla varis tedavisi de artık uygulanmaya başladı. Lazer enerjisini kullanmadan ses dalgalarıyla artık o varisli damarları içten kapatabiliyoruz.

Skleroterapi hangi varislerin tedavisinde kullanılır?


Skleroterapi çapı 1 ile 4 mm arasında olan varislere yapılan bir tedavidir. Bilinenin aksine her varis skleroterapi ile tedavi edilmez.
Skleroterapide çok ince, insülin enjektörleriyle varis olan damarların içine bir madde veriyoruz. Bu madde oradaki damarın kapanmasını sağlıyor.
Herkesin aklına şu soru geliyor; kapanan damar artık kullanılmıyor mu? Bizim varis nedeniyle tedavi ettiğimiz damarlar zaten işe yaramayan damarlardır. Bu yüzden herhangi bir zararı yok. Biz pratik olarak çapı 1 ile 4 mm arasında olan varisleri skleroterapiyle tedavi ediyoruz.

Skleroterapi ne kadar sürer?


Süre tümüyle hastaya bağlı. Çok kısıtlı bir alanda, az varisi olan bir hastanın işlemi yarım saatlik bir tedaviyle hallolabilir. Ama iki bacakta yaygın olanlar 6 defa, 7 defaya kadar gelmesi gerekebilir.
Skleroterapiden sonra hasta yürüyerek evine gider, aynı gün veya ertesi sabah işine başlayabilir. Muayenehane veya poliklinik koşullarında yapılan bir tedavidir ve hastanın istirahatine gerek yoktur.
Memorial Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı
Son düzenleyen Safi; 26 Kasım 2016 01:45
tlytncr - avatarı
tlytncr
Ziyaretçi
23 Ekim 2008       Mesaj #4
tlytncr - avatarı
Ziyaretçi
Ad:  Varislerin Tedavisi1.jpg
Gösterim: 755
Boyut:  55.0 KB
Varis Nedir?

MsXLabs.org

Kanı kalbe geri taşıyan damarlar toplardamar olarak adlandırılır. Bu damarlar kan akışının kalbe doğru tek yönlü olmasını sağlayan kapakçıklar içerir. Toplardamarlarda oluşan tıkanıklıklar ve aşırı basınç bu kapakçıkların düzgün kapanmasını engelleyerek geriye doğru kaçaklara sebep olur. Sonuçta bacaklardaki yüzeysel toplardamarlar genişler, uzar ve büklümlü bir görüntü ile varisler oluşur.

Bacaklarımızda 2 adet damar sistemi mevcuttur: biri derin toplardamarlar (kalbe giden kanın %90’ının bulunduğu sistem) ve diğeri yüzeysel toplardamarlar (bu sistem de kalan %10’u taşır).

Varisler asla kanı ayaklara doğru taşıyan arterlere etki etmez ama kanı yukarı taşıyan damarlarda görülür. Daha çok yüzeydeki damar sistemine etki ederler.
  • Kabaca üç çeşit varis vardır. İri yeşilimtırak ana varisler
  • Cilt altında ağ biçiminde yapılar oluşturan morumsu retiküler varisler
  • Kırmızı ipliksi varisler
Varislerin tümü görünmeyebilir. Bazen gizlenen varisler de olur.

Varis Nasıl Anlaşılır?


Varis beraberinde birçok belirti verir: yorgunluk, ağırlık, ağrı, batma hissi, kramp, kaşıntı, sıcaklık, kızarıklık bunlardan bazılarıdır.

Bu belirtilere karşı uyanık olmak ve anında tedbir almak gerekir. Hissedilen ağrının varisin büyüklüğü veya yoğunluğuyla hiç bir ilgisi yoktur. Minicik bir varis çok sancı yapabileceği gibi, bazı kalın varisler de hiç ağrı yapmaz. Aslında varisler oluşurken sancı verir.

Varislerin tek zararı estetik veya verdiği rahatsızlık değildir. Varislerde biriken kan komşu dokulara sirayet ederek cilde zarar veren toksinler bırakır, bu da bacakta yaralara neden olur. Ayrıca kanamaya neden olabileceği gibi "flebite"ye de (%50 ölümcül olabilen kan pıhtısı) neden olabilir.

Bir varis ne kadar küçük olursa olsun hemen her zaman daha altlarda oluşmuş daha önemli bir varisi saklar. Bu nedenle ne kadar küçük olursa olsun sadece bir hekim varisin önemli ya da önemsiz olduğuna karar verebilir.

Varis Nedenleri


Varis oluşumu tam olarak bilinmemekte, ancak daha çok genetik, cinsiyet, yaşlılık gibi ne yazık ki kontrolümüzde olmayan nedenler üzerinde durulmaktadır.

Yine de istatistiksel olarak varis oluşumunu tetikleyen durumlar saptanmıştır:
  • Cinsiyet: Eğer kadınsanız bir erkeğe oranla 4 kat fazla risktesiniz demektir. Bunun nedeni de hormonal etkenlerdir (hamilelik, menopoz, doğum kontrol hapı, hormonal tedavi gibi). Ancak genel anlamda kadın-erkek, genç-yaşlı, aktif-pasif herkes bu problemle karşılaşabilir.
  • Hamilelik: Birden fazla doğum yapmış kadınlarda 3-4 kat daha fazla görülür. Anne karnında büyüyen bebeğin baskısı ve hormonlardan dolayı damar düz kaslarındaki gevşeklik bacakta kan göllenmesine ve toplar damar yüksek tansiyonuna neden olabilir.
  • Genetik: Varisli hastaların birincil derecede akrabalarında görülme risk oranı % 70’dir.
  • Yaşlılık: Varis genç insanlarda da sıkça görülmesine rağmen yaşlılıkta oluşum riski artmaktadır.
  • Yaşam Tarzı ve Şişmanlık: Yaşam tarzı problemin ağırlaşmasına neden olabilir. Obezite ve hareketsizlik ya da fazla ayakta kalma veya bacaklarda bir travma geçirmiş olmak da varislerin oluşmasına sebep olabilir.
Ayrıca bazı araştırmalar doğu mutfağının da (rafine ürünler, şeker ve yağ olarak zengin olması nedeniyle) varisi tetiklediğini göstermiştir.

Varis Tedavi Yöntemleri


Hasta damarı tedavi etmek mümkün olmadığından, tedavi hasta damarı yok ederek gerçekleştirilir.

Bunun için üç prensip mevcuttur: iğne ile yapılan skleroterapi, ambulatuvar flebektomi ve stripping. Dördüncü ama az kullanılan bir yöntem de endolaser tekniğidir.

En çok kullanılan yöntem skleroterapidir. Doktor bölgeye salisilat ve iyot bazlı bir karışımı iğneyle zerk eder. Vücut reaksiyon olarak elyaflı bir doku oluşturarak damarı tıkar. Birkaç hafta içinde damar sertleşir, büzülür ve yok olur. Böylece kan sağlıklı damarlardan kendine yeni bir yol oluşturur. Tedavi muayenehanede yapılabilir ve anestezi gerektirmez. Hemen hiç ağrıya neden olmaz ve hastanın normal hayatına devam etmesine imkan verir. Kırmızılık, şişlik, morluk gibi ikincil etkileri de hafiftir.

Hastanın iyot alerjisi bulunuyorsa ambulatuvar flebektomi yöntemi uygulanır. Bu daha hassas bir tekniktir. Bu teknik lokal anestezi ile orta kalınlıktaki damarlara yapılan cerrahi bir müdahaledir. Cerrah üst deride 2-5 cm aralıklarla yaptığı 2-3 mm’lik kesiklerden çalışır ve tığa benzer bir aletle istenmeyen damarın ucunu çıkararak yok eder. Sonuç skleroterapiyle aynıdır.

Stripping ise genel anestezi altında yapılan oldukça karmaşık bir yöntemdir. Kalın damarların tedavisinde kullanılır. Ancak bu yöntem gittikçe daha az uygulanmaktadır. Damarların skleroterapiye cevap vermeyecek kadar bozulmuş olduğu %10’luk durumlarda kullanılan bir yöntemdir.

Varis problemi yüzünden alınan damarlar sadece %10’luk bir kan taşıma sisteminin parçaları olduğundan sağlık için bir tehlike oluşturmazlar. Doğru tanı ve iyi bir müdahale ile tüm tedaviler iyi sonuç verir.

Varis hastalığında önemli olan problemin kaynağını kurutmaktır. Varis tedavisinde önemli olan bir husus daha kalın varislerden tedaviye başlayarak incelere doğru gitmek, üst varislerden altlara doğru devam etmek ve daima ilk tedavi edilenlerin iyice kurutulduğuna emin olmaktır. Kaçınılması gereken hata ise sadece görünen varislerin tedavi edilmesidir.
Tedaviler genellikle kesin bir çözümdür ancak nadiren tekrarlayabilir. Genel anlamda yeni varisler oluşabileceği için düzenli aralıklarla hekim kontrolünde kalınması tavsiye edilir.

Varis Korunma Yöntemleri

  • Sıcaktan kaçının.Güneş,sıcak banyo ve sauna varisi tetikler.- Uygun bir kiloda kalın.
  • Uzun süre ayakta kalmanız gerektiğinde başparmaklarınızı gererek oynatın, parmak uçlarınıza basarak gerinin, ağırlığınızı bir bacaktan diğerine verin.
  • Oturur durumdayken bacak bacak üstüne atmaktan kaçının.
  • Diz altı çorap giymeyin, lastikleri baskı yapar. Kasıklarınızı sıkan giysiler de kullanmayın.
Varis tedavisi ile ilgili bilmek istedikleriniz .

AMELİYATSIZ VARİS TEDAVİSİ NEDİR?
Hoş bir görünüşe sahip olmayan yüzeye çıkmış olan damarların tedavisidir. Kılcal damar çatlamaları, telenjiektaziler ve varisler bacaktaki çalışması bozulmuş, istenmeyen damarlardır. Varis tedavisinde damarların içine ince iğnelerle ilaç enjekte edilir. Daha sonra basınç bandajları, ve çorap uygulanır. İnce ve kalın varisler ve kılcal damar çatlamaları sclerotherapy ile başarılı bir şekilde tedavi edilebilmektedir

VARİS TEDAVİSİ NE KADARA MAL OLUR VE SİGORTA BUNU KARŞILAR MI?
Varis tedavisinin her seansının maliyeti neredeyse muayene ucreti kadar ekonomiktir. Bir çok sigorta programı bu tedavi bedelini karşılamaktadır, ancak hastaların sigorta şirketlerinden Sclerotherapy tedavisini karşılayıp karşılamadıklarını araştırmaları gerekmektedir

VARİS TEDAVİSİNİ NE ZAMAN YAPTIRMALIYIM?
Varisler ne kadar erken tedavi edilirse o kadar iyi olur. Erken tedavi ileride olusabilecek bir cok ciddi durumun ortadan kalkmasını saglar. Sclerotherapy belirli kusurlu damar tiplerinde ve daha zararlı kusurlu oluşumların azaltılmasında kullanılır. Ayrıca tromboz ve damarlardaki varislerin azaltılmasında olduğu kadar diğer tedavi teknikleri ile birlikte de kullanılmaktadır

GÜVENİLİRMİDİR? AGRI DUYAR MIYIM?
Tedavi gören kişi aynı gün işlerine dönebilmektedir.Yüzeydeki varislerin yok olması için birkaç tedavi gerekli olabilir. Tedavi edilen varisler tamamen yok olmadan önce, birkaç hafta için olduğundan daha kötü görünebilir.Bu sebeple, tedavinin iyi planlanması veya özel durumlardan birkaç hafta önce yapılması tavsiye edilmektedir

VARİS TEDAVİSİNDE BAŞKA TEDAVİLER VARMIDIR? ONLARIN ETKİLERİ NASILDIR?
Yeni lazer tedavileri kılcal damar çatlamalarında gelişme göstermiştir. Fakat son araştırmalar göstermektedir ki lazer tedavisi Sclerotherapy’den çok daha pahalı ve daha az etkilidir.Ambulatory phlebectomy belirli tipteki Varislerin küçük bir cerrahi yarma işlemiyle ortadan kaldırılması işlemidir. Bu tedavi yönteminde Sclerotherapy tedavisinde görülen etkilerin yanı sıra cerrahi yarma işleminin doğal sonucu olarak , yara izleri meydana gelmektedir. Varisli damarların kazınması ve / veya bağlanması işlemi büyük varisli damarların tedavisinde kullanılabilmektedir. Bu uygulamada hastanın anestezi alması ve hastanede kalması gerekir. Damar kazınması ve / veya bağlanması işlemi bazı hastalarda sinir felci yan etkisine yol açabilmektedir.Diğer istenmeyen etkileri akciğere embolisi enfeksiyon ve kalıcı yaralardır. Anestezinin de bazı ciddi riskleri vardır. Bunlar arasında ölüm, beyinde hasar ve felç tehlikesi sayılabilir

KAÇ SEANS TEDAVİYE İHTİYACIM OLACAK?
Tam olarak temizlenmesi veya iyiye gitmesi için gerekli tedavi sayısı hastadan hastaya varislerin durumuna ve kılcal damar çatlamalarına bağlı olarak değişim göstermektedir. Genellikle en fazla 1 ila 4 seans yada biraz daha fazla seansa gereksinim duyulabilir. Bağımsız varisler genellikle 1 ila 3 seans ile yok olmaktadır
Son düzenleyen Safi; 26 Kasım 2016 01:45
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
7 Ocak 2009       Mesaj #5
Misafir - avatarı
Ziyaretçi

Varis Nedir?

MsXLabs.org

Doktorunuz size mutlaka bir açıklama yapmıştır. Eğer hoşnut kalmadıysanız başka bir doktora tekrar sorunuz.
V
aris (hastalık), Toplardamarların, fonksiyonel bozuklukları sonucu ya da kan akımının önündeki bir engel nedeniyle genişliyerek kıvrımlı bir hal almasıdır. Yüzeysel olduğu gibi derin venlerde de varis gelişebilir.

SCLEROTHERAPY (Ameliyatsız Varis Tedavisi) Nedir?
Hoş bir görünüşe sahip olmayan yüzeye çıkmış olan damarların tedavisidir. Kılcal damar çatlamaları, telenjiektaziler ve varisler bacaktaki çalışması bozulmuş, istenmeyen damarlardır. Varis tedavisinde damarların içine ince iğnelerle ilaç enjekte edilir. Daha sonra basınç bandajları, ve çorap uygulanır. İnce ve kalın varisler ve kılcal damar çatlamaları sclerotherapy ile başarılı bir şekilde tedavi edilebilmektedir.

Varis tedavisi ne kadar mâl olur ve Sigorta bunu karşılar mı?
Sclerotherapy ile varis tedavisinin her seansının maliyeti neredeyse muayene ucreti kadar ekonomiktir. Bir çok sigorta programı bu tedavi bedelini karşılamaktadır, ancak hastaların sigorta şirketlerinden Sclerotherapy tedavisini karşılayıp karşılamadıklarını araştırmaları gerekmektedir

Varis tedavisini ne zaman yaptırmalıyım?
Varisler ne kadar erken tedavi edilirse o kadar iyi olur. Erken tedavi ileride olusabilecek bircok ciddi durumun ortadan kalkmasını saglar. Sclerotherapy belirli kusurlu damar tiplerinde ve daha zararlı kusurlu oluşumların azaltılmasında kullanılır. Ayrıca tromboz ve damarlardaki varislerin azaltılmasında olduğu kadar diğer tedavi teknikleri ile birlikte de kullanılmaktadır

Güvenilir midir? Ağrı duyar mıyım?
Sclerotherapy varisli damarların tedavisinde çok etkilidir.Tedavi gören kişi aynı gün işlerine dönebilmektedir.Yüzeydeki varislerin yok olması için birkaç tedavi gerekli olabilir. Tedavi edilen varisler tamamen yok olmadan önce, birkaç hafta için olduğundan daha kötü görünebilir.Bu sebeple, tedavinin iyi planlanması veya özel durumlardan birkaç hafta önce yapılması tavsiye edilmektedir

Eğer Sclerotherapy tedavisini uygulamazsam, oluşabilecek muhtemel komplikasyonlar nelerdir? S
Varislerin ilerlemesi ve yaygınlasması Varis yaraları Tromboz (pıhtı) Flebit Emboli (pıhtının akcigere gitmesi)

Sonuçları kalıcı mıdır?
Sclerotherapy ile yok edilen varisler tekrarlamazlar. Ancak bazı hastalarda seneler icinde yeni kılcal damar çatlamaları meydana gelebilmektedir. Fakat bunlar daha önceki kılcal damar çatlamalarının geri dönmesi olarak anlaşılmamalıdır, bunlar sonradan oluşabilecek yeni varislerdir

Varis tedavisinde başka tedaviler var mıdır? Onların etkileri nasıldır?
Yeni lazer tedavileri kılcal damar çatlamalarında gelişme göstermiştir. Fakat son araştırmalar göstermektedirki lazer tedavisi Sclerotherapy'den çok daha pahalı ve daha az etkilidir.Ambulatory phlebectomy belirli tipteki Varislerin küçük bir cerrahi yarma işlemiyle ortadan kaldırılması işlemidir. Bu tedavi yönteminde Sclerotherapy tedavisinde görülen etkilerin yanı sıra cerrahi yarma işleminin doğal sonucu olarak , yara izleri meydana gelmektedir. Varisli damarların kazınması ve / veya bağlanması işlemi büyük varisli damarların tedavisinde kullanılabilmektedir. Bu uygulamada hastanın anestezi alması ve hastanede kalması gerekir. Damar kazınması ve / veya bağlanması işlemi bazı hastalarda sinir felci yan etkisine yol açabilmektedir.Diğer istenmeyen etkileri akciğere embolisi enfeksiyon ve kalıcı yaralardır. Anestezinin de bazı ciddi riskleri vardır. Bunlar arasında ölüm, beyinde hasar ve felç tehlikesi sayılabilir.

Bu teknik nasıl çalışır?
Sclerotherapy için kullanılan ilaçlar, alkol ve sodyum tetradecy içermektedir. Bu ilaçlar kan örtüsü oluşumlarında ve ayrıca kan damarları hattındaki (kusurlu) hucrelerin hasar görmesinde harekete geçer. Damar içinde mikroskobik bir yara olusur ve damarın duvarları birbirine yapışır. Böylece varisler once sertlesir ve sonra tamamen kaybolurlar.

Etkileri:
Damar içinde mikroskobik bir yara olusur ve damarın duvarları birbirine yapışır. Böylece varisler once sertlesir ve sonra tamamen kaybolurlar.Uygulanması gereken seansların sayısı tedaviye başlamadan önce var olan damarların boyutlarına ve yaygınlığına bağlı olarak değişmektedir.

Bilimsel olarak kanıtları:
Yıllar boyunca birçok ülkede yapılmakta olan klinik deneyler, Sclerotherapy'nin eğitimini almış uygulayıcılar tarafından uygulanması durumunda, varis ve kılcal damarların ortadan kaldırılmasında güvenli bir yöntem olduğunu göstermektedir.

Sclerotherapy herkeste işe yarar mı?
Sclerotherapy uygulanan birçok kişide tamamiyle iyileşme yada en azında büyük bir ölçüde iyileşme görülecektir.

Uygulama acı verir mi?
Sclerotherapy uygulamasını kabul etmiş olan çoğu hasta, iğnelerin aslında ne kadar ağrısız ve acısız olduğunu farkettiklerinde çok şaşırmışlardır. Küçük bir çimdikleme yada sivrisinek ısırığı hissedilmektedir. Genellikle hissedilen bununla sınırlıdır. Bazen iğneden sonra hafif bir yanma hissedilebilir, ancak bu yanma çok hızlı bir şekilde azalır ve yok olur.

Kaç seans tedaviye ihtiyacım olacak?
Tam olarak temizlenmesi veya iyiye gitmesi için gerekli tedavi sayısı hastadan hastaya varislerin durumuna ve kılcal damar çatlamalarına bağlı olarak değişim göstermektedir. Genellikle en fazla 1 ila 4 seans yada biraz daha fazla seansa gereksinim duyulabilir. Bağımsız varisler genellikle 1 ila 3 seans ile yok olmaktadır.

Kılcal damar çatlamaları önlenebilir mi?
Bilim adamları henüz tam anlamıyla önleyebilecek metotları bulamamışlardır. Bunun ile birlikte bazı bilim adamları destekleyici çorapların, kilo kontrolünün ve eksersizlerin yardımcı olabileceğini belirtmektedirler.

Prosedür nasıldır?
Sclerotherapy muayenehanelerimizde ayakta tedavi şeklinde uygulanmaktadır. Cilt alkol ile temizlenir ve iğneler uygulanır. Çoğu tedavi yaklaşık 15 dakika sürmektedir. Bir bandaj ve-veya destekleyici çoraplar bacaklara yerleştirilir. Bu destekleyici çoraplar 5-10 gün için giyilir. Yürüyüş ve hafif egzersizler çoğu hasta için tavsiye edilir. Bu arada rahatsızlık hissi en az düzeydedir. Tedavi edilen bölge etrafında hafif-geçici morluklar görülebilir.

En çok görülen yan etkiler nelerdir?
Sclerotherapy tedavisinde genellikle görülmekte olan yan etkiler; KAŞINTI : Kullanılan solisyonların cinsine göre değişmesine karşın, damarlar boyunca hafif kaşıntı yaşanabilir. Bu kaşıntı normalde 1 veya 2 saat sürmektedir. KISA SÜRELİ HIPERPIGMENTASYON : Sclerotherapy uygulanan hastaların, yaklaşık olarak % 10'unda tedavi sonrası renk değişimleri (açık kahverengi çizgiler ) farkedilmiştir. Hastaların birkısmında uygulamadan sonra damarlar koyulaşmaktadır. Bu koyuluklar genellikle 10 - 14 günde ortadan kalkmaktadır. Çok az durumlarda bu koyuluklar 4 -12 aya kadar devam edebilmektedir. SOYULMALAR : Soyulmalar Sclerotherapy uygulananhastaların % 1'inden daha azında oluşmaktadır

MsXLabs.org
Son düzenleyen Safi; 26 Kasım 2016 01:28
Keten Prenses - avatarı
Keten Prenses
Kayıtlı Üye
30 Ocak 2009       Mesaj #6
Keten Prenses - avatarı
Kayıtlı Üye

Varis nedir ?


Yüzeyel toplar damarların genişlemesi kıvrılarak uzaması,cidarının incelmesi, yüzeyelleşmesi ve fonksiyonlarını yeterince iyi bir şekilde yapamaz hale gelmesidir.

Varisin yan etkileri
Varis tedavi edilmemesi halinde hayati önem arzeden problemlere sebep olabilir.Bunlar:

FLEBİT:
Varisli damarın içinde oluşan pıhtının bulunduğu yerde iltihap başlar ve bacakta çok ciddi düzeylerde ağrı,hassasiyet ve şişlik olur.

ULCUS CRURİS(VARİS ÜLSERİ):
Daha çok ayak bileği ve bacak ön yüzde görülür. Varislerin olduğu alan ve daha aşağısında toplar damar basıncı artar buna bağlı olarak cildi besleyen kılcal damarlardan yeterli temiz kan geçemediğinden beslenemez ve hafif bir travmayla yaralar açılır.Basınç yüksekliği devam ettiğinden açılan yaralar tüm tedavilere rağmen çok zor iyileşir.Bazen hiç travma olmadanda yaralar açılabilir.Tedavisi uzun sürer önce varisler tedavi edilerek bölgesel basınç düşürülür böylece yara yerinin kanlanması normale getirilmiş olur.Beslenmesi düzelen yarada iyileşme süreci başlar yara bakımına devam edilir.

PİGMENTASYON(LEKE):
Sebebi net bilinmeyen bir şekilde varisin belirgin olduğu alanda hefif kahverenginden çok koyu kahverengine kadar değişen çeşitli düzeylerde lekeler olur. Tedavisi zordur laserle kısmi düzelme sağlanır.

ÖDEM(ŞİŞLİK):
Varisli bacakta toplar damarlar kanı yeterince rahat bir kalbe taşıyamadığından kılcal damar basıncı artar ve damar dışına sıvı sızıntısı olur bu da bacakta çeşitli düzeyde şişliklere(venöz yetmezlik)sebep olur.Varis tedavi edildiğinde ek bir tedaviye ihtiyaç duymadan kendiliğinden geriler.

KANAMA:
Varis bulunduğu alanda ciltaltı destek dokusunu inceltir ve tedavi edilmezse cilt kağıt kadar incelir ve hassaslaşır incelen bu cilt kendiliğinden veya basit bir travmayla delinir ve kontrolü çok zor kanamalara sebep olabilir.Basınçlı tampon uygulamasıyla kanama kontrol altına alınır devamında varis tedavi edilir.

Varisler nasıl ve neden meydana gelirler ?
Bacaklarda toplardamarlar iki ayrı sistem oluşturarak kanı ayaklardan tekrar kalbe yönlendirirler. Birinci sisteme derin venler (toplardamarlar) diğerine ise yüzeysel venler adı verilir. Ayaklara atardamarlarla gelen kan dokuları besledikten sonra kılcal damarlar yolu ile en çok derin ven sistemi tarafından toplanır ve bacak kaslarının kasılmaları sayesinde yukarıya doğru gönderilir. Bu toplardamarlarda kanın yerçekiminden etkilenip tekrar ayaklara inmesini engelleyen kapakçıklar vardır. Bu kapakçılar sadece tek yönlü olarak açılırlar. Deriye giden kanları ise yüzeysel ven sistemi toplar ve bu iki ven sistemi kasık hizasında birleşip, ana toplardamar sistemine akarlar.

İlerleyen yaşlarda bu kapakçık sistemi yetersiz hale gelmeye başlar ve kan yerçekimiyle ayaklarda birikmeye başlar. Kan basıncı artması ile ayaklarda şişmeler meydana gelir. Derin venlerden geri dönemeyen kan yüzeysel venlerle kalbe dönmeye çalışır. Fakat yüzeysel sistemdeki venler böyle bir görev için yapılandırılmadıkları için kısa sürede genişler ve torbacıklar oluştururlar. İşte bunlar gözle görülebilen varislerdir.

Toplardamarların dayanıklılığını kötü yönde etkileyen ve dolayısı ile varislerin oluşumunu hızlandıran faktörlerin başlıcaları: sigara, çay ve kahve gibi uyarıcı maddeler, şişmanlık, uykusuzluk, yorgunluk ve düzensiz ve dengesiz beslenmedir.

Sigara içmenin sebep olduğu öksürük de hemoroitlerin oluşmasında en büyük rolü oynar. Hemoroitler de aynı bacak varisleri gibi, hareketsizlik ve sigara tüketiminden dolayı meydana gelirler. Ayrıca içki ve acılı yemekler hemoroitlerin “azmasında” önemli etkenlerdir.

Varislerin oluşması nasıl engellenir ?
Tahmin edebildiğiniz gibi sebepleri ortadan kaldırmak en basit ve etkili yoludur. Bunun yanında yürümek her türlü ilaçtan daha etkilidir. Dinlenme saatlerinde ayakları uzatmak, hatta kalp hizasının üstünde tutmak kanın kalbe geri dönüşünü hızlandırır.

Nasıl tedavi edilir ?
Eğer varisler belirmişse ve hatta ayaklar şişiyorsa, birinci tedbir varis çorabı denilen ve bacakları sıkıca saran elastik çorap giymektir. Varislerin tıbbi tedavisi çok mutluluk verici değildir. Piyasaya sürülen hiçbir ilaç gerçekten etkinliği göstermediği gibi çok pahalıdır. Ciddi boyutlara varan varisler ise cerrahi yoldan tedavi edilebilir. Hemoroitler de oturur pozisyonda bile ağrı vermeye başladıkları zaman cerrahi tedavinin vakti gelmiş demektir.

Özetlersek, uzun süreli oturur pozisyonu engelleyen sürücü politikası, dengeli beslenme, sigara tüketimini azaltma ve fazla kilolardan kurtulmak, sizleri varislerden uzak tutacak basit ve etkili tedbirlerdir.

VARİS ÇORABI KULLANIMINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR


Varis çoraplarının uzun ömürlü olması, daima giyerken ve çıkarırken gösterilen itinaya bağlıdır
  • Varis çorabını giyerken kırışık kalmamasına dikkat edin. Çünkü kırışık olan yerlerde çorap bacağınızı sıkarak kan dolaşımınızı engelleyebilir.
  • İlk tehlike uzun el ve ayak tırnaklarıdır.
  • Varis çoraplarını giyip çıkarmada fazla sert çekilmemesi ve zorlanmaması gerekir.
  • Çoraplarınızda bir yırtılma olursa bu farkına varıldığında değiştirilmelidir.
  • Benzin, yağ, krem, neft, vs. kimyevi maddelerden çoraplarınızı koruyunuz.
  • Varis çorabınızı ılık suyla ve sabunla yıkayıp, sıkmadan havlu arasında kurutun. Soba ve kaloriferde kurutmayınız.
YIKAMA TARİFESİ
  • Varis çorapları da her çorap gibi haftada en aşağı bir defa yıkanmalıdır.
  • Çorabı tersine çevirdikten sonra beyaz kalıp sabun ile köpürtülmüş ılık suda el ile çalkalayarak kesinlikle oğuşturmadan yıkayınız. Çorabınızın en büyük düşmanı sıcak su, çamaşır makinesi ve deterjanlardır.
  • Varis çorap kesinlikle sıkılmaz, iki havlu arasında düz olarak ıslaklığı alındıktan sonra gölge ve havadar bir yere asılır. Kurutma asla güneşte, soba yanında ve ütü ile yapılmaz.
NASIL GİYİLİR?
  • Elinizi çorabın içine sokunuz ve topuğundan tutarak erkek çoraplarında olduğu gibi tersine çeviriniz.
  • Çorabın koncunu hafifçe topuğunuzun üstünden kaydırarak bileğinize kadar getiriniz.
  • Çorabı şekilde olduğu gibi ayağınıza geçiriniz ve çorabın topuğunu ayak topuğunuza iyice oturmasına dikkat ediniz.
NASIL ÇIKARILIR?
  • Çorabın koncunu tek elinizle tutup aşağıya hafifçe çekip kıvırınız.
  • Çorabı yavaş yavaş aşağı doğru kaydırınız. Bu durumda çorap iki kat oluşturur.
  • Çorabı yavaşça topuğunuzun üstünden kaydırınız. Bu şekilde çorabınız hem kolay hem de yıpranmadan çıkmış olur.
Son düzenleyen Safi; 26 Kasım 2016 01:31
Quo vadis?
pesimist - avatarı
pesimist
Ziyaretçi
10 Mayıs 2011       Mesaj #7
pesimist - avatarı
Ziyaretçi

Varislerinizden kurtulabilirsiniz!


MsXLabs.org

Damar içi lazer tedavisi ile varislerden kurtulmak mümkün artık! Sema Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Aşkın Ali Korkmaz damar içi lazer tedavisi hakkında merak edilenleri anlattı…

Varis nedir?
Varis; vücudumuzda kanın geri dönüşünü sağlayan toplardamarın hastalığıdır.
Kanın geri dönüşünü yerçekimine karşı etkili biçimde yapabilmek için toplardamarların içinde tek yönlü çalışan (yukarı doğru) kapakçıklar vardır. Bu kapakçıklardaki yetersizlik sonucu kan bacaklarımızda birikir. Zaman içinde bu biriken kanın oluşturduğu basınç cilt altındaki toplardamarların genişleyip görünür hale gelmesine neden olur.

Özellikle bacağımızın iç yüzünde ayak bileğinden kasığa kadar seyreden ana toplardamarda (büyük safen damarı) oluşan geri kaçış daha küçük yüzeysel damarları etkileyerek bacaklarda diz altı ve üstünde varisler yapar.

Varislerin bacaklarımızdaki görüntüyü çirkinleştirmesi dışında bacaklarda ağrı, şişlik ve dolgunluk hissine neden olur. Bazen gece krampları görülebilir. Eğer tedavi edilmezse zaman içinde egzama, cilt lekeleri hatta iyileşmeyen bacak yaraları gibi ciddi komplikasyonlara neden olabilir.

Varis kimlerde olur?
Dünya üzerinde milyonlarca insan varis şikayeti ile doktora başvuruyor. Çoğunlukla kalıtımsal nedenler ön planda. Kadınların %40′ı erkeklerin %25′inde varis görülüyor.

Diğer nedenler;
  • Hamilelik, doğum kontrol hapı alınması.
  • Uzun süre ayakta kalmayı ya da oturmayı gerektiren meslekler.
  • Hareket azlığı, şişmanlık.
  • İleri yaş.
  • Bacak enfeksiyon ve travmaları, jartiyer yada sıkı lastikli çorap kullanımı eğilimi olanlarda varise neden olabilir.
EVLT (Damar içi lazer tedavisi) nedir?
EVLT varise neden olan toplardamarın, iz bırakmadan ve ameliyatsız lazer ışınları kullanarak içten yakılması yöntemidir. Lokal anestezi ile basit bir müdahale odasında yapılabilmesi ve kısa ve büyük ölçüde ağrısız bir iyileşme dönemi olması gibi avantajları bulunuyor.
Tedavi genellikle 1 saatten az bir sürede yapılıyor ve hasta müdahale odasından yürüyerek çıkıp aynı gün evine dönebiliyor. Günlük normal aktivitelerini hemen yapabilen hastalar eğer çalışıyorlarsa 1–2 gün içinde işlerine başlayabiliyor.

EVLT nasıl yapılır?
İşlem öncesi:
Tedaviden birkaç saat veya hemen önce yapılan muayene ve tetkikler bulunuyor. Bacağın ultrasonik doppler ile değerlendirilmesi ve fizik muayene bulguları ile problemin nedeni ve ciddiyeti anlaşılıyor. Bu bilgiler ışığında hastaya hastalığı ve girişimin ne şekilde yapılacağı ayrıntısı ile anlatılıyor ve hastanın soruları cevaplanıyor. Girişimin olası riskleri konusunda hasta aydınlatılıyor ve onayı isteniyor.

İşlem sırasında:
  • Müdahale odasında yatırılan hasta steril örtülerle örtülür.
  • İşlemin yapılacağı bacakta kateterin giriş noktasına lokal anestezi yapılır.
  • Ultrason rehberliğinde işlem yapılacak damar bulunur.
  • Lazer kateteri kasığa kadar yine ultrason rehberliğinde ilerletilir.
  • Damarın seyri boyunca yine özel karışım bir lokal anestezi (tümesan anestezi) yapılır.
  • Lazer kateteri yavaş bir şekilde kasıktan giriş yapılan yere kadar çekilerek damar içten lazer ışınları ile tahrip edilir.
İşlem sonrası:
  • EVLT işleminin hemen sonrasında elastik bandaj veya basınçlı varis çorapları ile işlem yapılan bacağa kompresyon uygulanır.
  • Bandaj ya da çorabın ne kadar kalması gerektiği (en az 24 saat) ve hangi durumlar olmadıkça gevşetilmemesi konusunda hastaya ayrıntılı bilgi verilir.
  • Hasta aynı gün evine gönderilir eve giderken yürüyebilir ve eve döndükten sonrada kısa yürüyüşler yapması önerilir.
  • 2 gün sonra kontrole çağrılan hasta, artık günlük işlerine dönebilir sadece sıcak banyo ve ağır egzersizler yapmaması önerilir.
  • EVLT işlemi sonrası rahatsızlık hissi minimumdur hastayı çok rahatsız etmeyen, işlem bölgesindeki hassasiyet ve kızarıklıklar 7–14 gün içinde iyileşmektedir.
  • Hasta 1 hafta sonra kontrole çağrılır. Daha sonraki kontrollerinin nasıl ve ne zaman olması gerektiği konusunda
bilgilendirme yapılır.

EVLT hakkında sık sorulan sorular
EVLT cihazı ne şekilde çalışıyor?
Lazer enerjisi fiber kateter içinden geçerek hastalıklı toplardamarı içten yakıyor ve damarın büzülüp kapanmasına neden oluyor böylece damar içinden artık kan geçemiyor.

Bu damarın kapatılması sorun oluşturur mu?
Hayır. Bacaklarımızda toplardamarlar bir ağ gibidir, diğer damarlar kanın yukarı dönüşünü rahatlıkla sağlayabilir.

İşlemin olası riskleri nelerdir?
Her türlü tıbbi işlemin birtakım komplikasyonları olabilmektedir, ancak EVLT eğer usulüne uygun yapılırsa ciddi problemlere neden olmamaktadır. Sadece bazı hastalarda bacaklarda hassasiyet, kızarıklık nadiren geçici uyuşmalar olabilmektedir.

EVLT’ye alternatif tedaviler nelerdir?
Hastalıklı damarın tedavisinde geleneksel yöntem cerrahi olarak damarın çıkarılması ve bağlanmasıdır (Stripping ve ligasyon). Bu yöntemde kasıkta ve diz ya da bilek seviyesinde en az iki kesi yapılması gerekir. Bu işlem genellikle genel anestezi altında yapılmaktadır. Bütün bunlar hastanede kalış ve iyileşme süresini uzatır, ameliyat izleri daha büyüktür.

EVLT sonrası varisler tekrar oluşabilir mi?
EVLT ile tedavi edilen bu damardaki hastalık varislerin en önemli nedenidir bu yüzden yeniden varis oluşumu çok nadir olmakla birlikte garantisi yoktur.

EVLT’nin başarı oranı nedir?
Yeni bir yöntem olması ile birlikte, elimizde 5 yıllık takip sonuçları vardır ve araştırmalar başarı oranının yüzde 98′in üzerinde olduğunu belirtmektedirler
Son düzenleyen Safi; 26 Kasım 2016 01:32
_Yağmur_ - avatarı
_Yağmur_
VIP VIP Üye
13 Haziran 2011       Mesaj #8
_Yağmur_ - avatarı
VIP VIP Üye
VARİS

Toplardamarlarda meydana gelen müzmin hastalık.

Damar çeperinin zayıflaması, toplardamarın tıkanması ya da kapakçıkların yetersizliğinden ileri gelir. Kan dolaşımını güçleştiren bütün nedenler aynı zamanda varislerin oluşumunu da hazırlarlar. Gebelik, karında su toplanması, fazla ayakta durmak ya da devamlı oturmak gibi etkenler de bu oluşumda rol oynarlar. En yaygın varis türü bacaklardaki yüzeysel damarlarda görülendir.

Damar çeperlerindeki hücrelerin irileşmesi ve damarın genişleyip uzayarak kıvrımlar oluşturması, bu nedenle de bacaklarda düğümsü yapıların ortaya çıkması biçiminde görülür. Bacak varisi, genellikle özel yapımlı varis çorabı giyilerek giderilmeye çalışılır. Kesin tedavi yoluysa, varisli damarları sertleştirici iğnelerle tıkamak ya da hasta olan damarları ameliyatla almaktır. Varislere bacaklardan başka anüste (hemoroit), erbezlerinde ve yemekborusunda da rastlanır.


MsXLabs & Morpa Genel Kültür Ansiklopedisi
BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 2 üye beğendi.
"İnşallah"derse Yakaran..."İnşa" eder YARADAN.
Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
5 Temmuz 2015       Mesaj #9
Safi - avatarı
SMD MiSiM
VARİS a. (fr. varice; lat. varix, -icis’den). Patol.
1. Bir toplardamarın kalıcı genişlemesi.
2. İç varis, dokuların içinde derinde bulunan ve bu nedenle görülemeyen varis.

—ANSİKL. Varisler daha çok bacaklarda olur. Leğen bölgesinde toplardamar üzerindeki bir baskıdan (ur) ya da flebitten ileri gelebileceği gibi toplardamar kapakçıklarındaki yetersizliğe de bağlı olabilir. Mesleklerinin gereği olarak hareket etmeden ayakta duran kişilerde sık görülmesinin nedeni budur: toplardamarlarda bir sürekli basınç hüküm sürer ve kapakçıklar sonunda yetersiz hale gelir.
Tedavide yerel baskılar (varis çorabı), genişlemiş damarlara sertleştirici madde şırınga ederek damar tıkama ya da ameliyatla damar çıkarma gibi yöntemler uygulanır.
Özellikle sirozlu hastalarda, kapı toplardamarında hipertansiyona bağlı yemek- borusu varislerine de rastlanabilir. Bu varisler çatlayabilir ve ağır kanamalara yol açabilir.
Ayrıca gebelik sırasında, vulva ve vajina varisleri görülebilir; bunların büyük çoğunluğu doğumdan sonra ortadan kalkar.

Kaynak: Büyük Larousse
Hızlı Cevap
Mesaj:

Benzer Konular

12 Mart 2018 / Ziyaretçi Tıp Bilimleri
26 Kasım 2016 / Ziyaretçi Tıp Bilimleri
29 Mart 2009 / HipHopRocK Tıp Bilimleri
25 Kasım 2016 / Ziyaretçi Tıp Bilimleri