Arama

Dünya Kentleri: Madrid

Güncelleme: 13 Mayıs 2018 Gösterim: 6.772 Cevap: 6
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
1 Nisan 2007       Mesaj #1
Misafir - avatarı
Ziyaretçi

Madrid

Ad:  madrid1.jpg
Gösterim: 111
Boyut:  36.9 KB

Ispanya'nın başkenti, Madrid özerk bölgesinin (comunidad autönoma) ve Madrid ilinin yönetim merkezi.
Sponsorlu Bağlantılar

İber Yarımadasının tam orta kesiminde yer alır. Gelişmesini büyük ölçüde başkent seçilmesine borçludur. Zengin tarihsel mirasının yanı sıra canlı bir kültür ve sanat odağı olarak da önem taşır. Ülke sanayisinde ağırlıklı bir rol kazanması yakın döneme rastlar. Yüzölçümü kent, 607 km2; metropoliten alan, 1.020 km2. Nüfusu (1990 tah.) belediye, 3.120.132; (1991) kent, 2.909.792.

Doğal yapı


Avrupa’nın en yüksek başkentlerinden biri olan Madrid, kum ve kil oluşumlu Meseta Central’ın (Orta Plato) hafif dalgalı bir platosunda, 635 m yükseklikte yer alır. Kent merkezinin batısından küçük bir akarsu olan Manzanares Irmağı geçer. Hava kütlelerinin etkisine açık oluşundan ve yüksek konumundan dolayı ani sıcaklık değişiklikleri sık görülen bir durumdur. Genellikle soğuk geçen kış aylarında Orta Cordillera’ya (Coraillera Carpetovetönica) yakınlığın da etkisiyle şiddetli rüzgârlar eser. Sürekli sıcak ve kurak olan yazlar özellikle temmuz ve ağustosta boğucu hale gelir; bu aylarda sıcaklık bazen 38°C’ye kadar ulaşır. İlkbahar ve sonbaharda ise sağlıklı ve hoş bir iklim görülür. Yıllık ortalama sıcaklık 5°C-24°C arasında değişir. Temmuzda ortalama 11 mm olan yağış miktarı ekimde 50 mm’ye kadar çıkar.

Genel görünüm


Madrid farklı dönemlerdeki gelişmeleri yansıtan karşıt mimari üslupların bir arada bulunduğu bir kenttir. Başlangıçta Magriplilerden alınan alkazarın (kale) çevresinde gelişen kentin uzun bir dönemden sonra doğu yönünde gösterdiği ağır ilerleme, 20. yüzyılda hızlı dönüşümlerle belirlenen bir yayılma biçimini almıştır. Habsburg hanedanı döneminden kalma Plaza Mayor (Büyük Meydan) mimari açıdan kentin en güzel köşesini oluşturur. Bu meydanın yakınlarında, birkaç meydanı çevreleyen labirent görünümlü küçük sokakların bulunduğu eski kent merkezi yer alır. 16. yüzyıl öncesindeki sokak düzeninin bir ölçüde korunmuş olmasına karşın, aynı dönemden günümüze çok az yapı ulaşmıştır. Ender ortaçağ yapılarının en ilginç örneği Los Lujanez Evi’dir. 17. yüzyıl yapısı küçük Madrid Belediye Binası da aynı meydandadır. Kent merkezinin dışında açılmış olan geniş bulvarları yeni-klasik binalar süsler. 1700’lerin ortasında yeniden inşa edilmiş olan eski Kraliyet Sarayı’nda (Ulusal Saray) dünyanın en zengin zırh koleksiyonunun yam sıra İspanyol fatihleri Hemân Cortes ile Francisco Pızzaro’nun kılıçlan bulunur. Sarayın hemen güneyinde Madrid’in ilk katedrali Nuestra Senora de la Almudena yükselir. Kent merkezindeki modem resmî binalar ve dış mahallelerdeki apartman bloklan yakın dönemin mimari özelliklerini yansıtır. Kuzey- güney doğrultusunda bir eksen oluşturan Paseo adlı geniş ve ağaçlıklı bulvar boyunca yüksek kamu binalan, lüks oteller ve konutlar, parlamento binalan, büyükelçilikler ve önemli kültür kurumlan sıralanır.

Madrid’in büyük bölümü sıkışık bir yapılaşma izlenimi verir. Bunun temelinde geçmişte tek katlı yapıların yaygın olması, resmî yapılarla manastırların geniş bir yer tutması ve kent surlarının ancak 19. yüzyılın ikinci yarısında yıkılması gibi nedenlerle yapılaşmanın sınırlı bir alanda yoğunlaşması yatar. Mahalleler arasında gelir düzeyine bağlı belirgin bir farklılaşma görülür. Plaza Mayor'un aşağısında Toledo Caddesi (calle) boyunca ırmağa doğru uzanan mahalleler güzel manzaralı olmakla birlikte hâlâ yoksul bir görünüm taşır. Irmağın iki yakasındaki kurutulmuş bataklıkları düşük gelirlilerin oturduğu konut alanları kaplar. Kent merkezinin bulunduğu tepenin güney yamacında ünlü Rastro Bitpazarı yer alır. Kenti çevreleyen geniş yeşil alanlar arasında El Pardo Ormanı, Casa de Campo ve Retiro Parkı sayılabilir.

Nüfus


Sanayileşmeyle birlikte artan dış göçler, Madrid’in, hemen her bölgeden öğeler taşıyan bir nüfus bileşimi kazanmasını saklamıştır. Ortaçağda kentin yerel birliklerinin surlara tırmanma yeteneğinden dolayı Madridliler için kullanılan gatos (kediler) takma adı, kentlilerin geç saatlere değin süren yaşam biçimine de uygun düşmektedir. Eğlence ve kültür etkinlikleri son derece canlıdır. Yabancı kökenliler yalnızca küçük bir topluluk oluşturur. Amerika’ya göç eğiliminin tersine döndüğü 1970’lerden bu yana Latin Amerikalıların sayısında belirgin bir artış gözlenmektedir. Ekonomi. Madrid’in yönetim hizmetleri, bankacılık ve sigortacılığa dayanan ekonomisine ulaşım sisteminin odak noktası ve turizm merkezi olmasından kaynaklanan gelirler de önemli katkıda bulunur. II. Dünya Savaşı’ndan sonra sanayinin gelişmesiyle imalat sektörünün de ağırlığı artmıştır. Başlıca sanayi ürünleri arasında otomobil, kamyon motoru, elektrik ve elektronik donanımı, plastik eşya, lastik, uçak ve optik eşya sayılabilir. Madrid’in basımcılık alanında da önde gelen bir konumu vardır. Yaygın metro ağı ve otobüs hatları gelişkin bir kent içi toplu taşımacılık sistemi yaratmıştır. Hemen her yöne dpğru uzanan kara ve demir yolları Madrid’i İspanya’nın öteki kentlerine ve her iki kıyı şeridine bağlar. Baraias Uluslararası Havalimanı kentin 8 km (dışındadır.
Ad:  madrid7.jpg
Gösterim: 82
Boyut:  65.1 KB

Yönetsel ve toplumsal koşullar


Başkent olarak önemli merkezî kurumlan barındıran Madrid’in geniş yetkilerle donatılmış özel bir belediye yönetimi vardır. Yerel yönetimin başında seçimle gelen belediye başkanı ve kent meclisi bulunur. Madrid aynı zamanda bir piskoposluk ve birinci askeri bölge merkezidir.

Kültürel yaşam


Madrid’in özgün bir yanını oluşturan tertulia (sohbet toplantısı, dost topluluğu) geleneğinin ortadan kalkmasıyla birlikte, eski gösterişli cafe'ler de azalmıştır. Günümüzde sinema, tiyatro ve müzik kültürel yaşamda önemli bir yer tutar. Geleneksel bir eğlence olan boğa güreşleri hâlâ çok sayıda izleyici çeker. Dev Santiago Bernau ve Vicente Calderön stadyumları futbola duyülan yaygın ilgiyi yansıtır. Her mahallede koruyucu aziz anısına düzenlenen özel şenliklerde (verbena) açık havada zarzuela denen müzikli oyunlar sahnelenir.

Madrid’de çok sayıda müze bulunur. Dünyanın en büyük resim koleksiyonlarından birini içeren Prado Müzesi’nde başta Francisco de Goya ve Diego Velâzquez olmak üzere 15. yüzyıl ile 19. yüzyıl başlan arasında yaşamış ressamların yapıtları sergilenir. Picasso’nun “Guernica” (1937) tablosu Prado Müzesi yönetimindeki Buen Retiro Sarayı’ndadır. Ulusal Kütüphane ve Kraliyet Sarayı Kütüphanesi tarihsel yazmaları ve ender kitaplarıyla tanınır. Her ilkbaharda düzenlenen Kitap Fuarı büyük ilgi toplar. Önde gelen yükseköğretim kurumlan arasında Madrid Özerk Üniversitesi ile Üniversite Kenti’nde (Ciudad Universitaria) yer alan Açık Üniversite, Madrid Complutense Üniversitesi ve Politeknik Üniversitesi sayılabilir. Madrid’de güzel sanatlar, tarih ve İspanyol kültürüyle ilgili akademiler de vardır.

Tarih


Manzanares Irmağına bakan kayalık bir çıkıntı üzerinde kurulu alkazarın çevresinde gelişen kentten 932 tarihli kayıtlarda Majerit adıyla söz edilir. Kastilya ve Leön kralı VI. Alfonso’nun 1083’te Müslümanlardan aldığı Madrid, zamanla Kastilya krallarının bazı dönemlerde oturduğu bir kent durumuna geldi. 1309’dan sonra Kastilya Cortes'i (Parlamento) burada toplanmaya başladı. Alkazarın 1466’daki depremde yıkılmasından sonra inşa edilen ortaçağ kraliyet sarayı, kentin gelişmesine yeni bir hız kazandırdı. II. Felipe’nin maiyetini buraya taşımasıyla (1561) önemi artan Madrid, 1607’de resmen başkent oldu. Kentin 1598’de 60 bin olan nüfusu 1656’da 100 bine ulaştı.

Cisneros Evi, Segovia Köprüsü, San Isidro Katedrali ve Plaza Mayor gibi yapılar Habsburg yönetimi sırasında inşa edildi. İspanya Veraset Savaşı’nda (1701-14) Madrid halkı Habsburglara karşı Bourbonların yanında yer aldı. Bourbon hükümdarları görkemli Kraliyet Sarayı’nın yanı sıra çeşitli kültür kurumlarının da temelini attı. III. Carlos döneminde (1759-88) geniş cadde ve meydanların açılmasıyla planlı bir gelişme başladı. Ünlü Alcalâ Kapısı (Puerta de Alcalâ) ve Güneş Kapısı (Puerta del Sol) bu dönemden kalmadır.

Napoleon Savaşları (1800-15) sırasında Fransız işgali altına giren Madrid, Joseph Bonaparte’ın tahta geçmesinden (1808) sonra başlayan ulusal ayaklanmada öncü bir rol oynadı. Kente “kahraman” unvanını veren VII. Fernando, değerli sanat koleksiyonlarının Prado’da toplanmasını sağladı. Aynı dönemde açılan yeni bulvarlar kentin kuzeye doğru gelişmesine zemin hazırladı. 19. yüzyılın ikinci yarısında kente modern bir görünüm kazandıran planlı bir yapılaşma başladı. İspanya İç Savaşı (1936-39) sırasında iki yıl boyunca süren ağır bombardımanlar ve çarpışmalar Madrid’i büyük yıkıma uğrattı. Bunu geniş çaplı bir onarım dönemi izledi. Yeniden inşa için hazırlanan planlar hızlı sanayileşme nedeniyle kentin büyümesindeki düzensizliği önleyemedi. Kentsel gelişme zamanla çevredeki banliyöleri de içine aldı. Özellikle 1960’lardaki köklü değişim kültürel mirasa ağır bir darbe vurdu. Sonraki yıllarda tarihsel yapıları korumaya yönelik önlemler alındı.
Ad:  madrid9.jpg
Gösterim: 66
Boyut:  33.1 KB

Madrid, İspanya’nın orta kesiminde özerk bölge (comunidad autönoma)


1983’te çıkarılan bir yasayla oluşturulan özerk bölge, Madrid iliyle aynı alanı kaplar. 1833’te oluşturulan ilin yüzölçümü 7.995 knr’dir. Meseta Central’ın (Orta Plato) üzerinde yer alır ve Guadarrama Dağlarının (2.430 m) güney yamaçlarına kadar uzanır. Sularını Jarama, Henares ve Manzanares ırmakları toplar. Dağın yamaçlarındaki çam ormanları, başkent ve il merkezi Madrid’in yazlık banliyösü ve bir kış sporları merkezidir. Henares ve Jarama kıyılarında bahçecilik yapılır. Madrid metropoliten alanının dış mahallelerinde bulunan kümes hayvanı ve domuz çiftlikleri, günümüzde anayollar boyunca uzanan villa ve fabrikaların arasında kalmıştır. Madrid ilinde başta Guadarrama’ daki ocaklardan çıkarılan taş ve güneyde elde edilen kil olmak üzere bol miktarda yapı malzemesi çıkarılır.

İlin iç kesimlerinde bulunan dağların üzerindeki geçitler sayesinde ulaşım kolaylıkla yapılabilmektedir. Navacerrada Geçidinden (puerto) Madrid-Segovia demiryolu geçer. Ülkenin bütün büyük demiryolu hatları il topraklarında birleşir. Nüfus (1991 geç.) 4.845.851.
kaynak: Ana Britannica
BAKINIZ İspanya (Reino de España) ve İspanya Tarihi
Son düzenleyen Safi; 13 Mayıs 2018 16:57
Mira - avatarı
Mira
VIP VIP Üye
17 Aralık 2012       Mesaj #2
Mira - avatarı
VIP VIP Üye
MADRİD
İspanya'nın başkenti. Nüfusu tahmini 4.845.851 (1991). Yeni Castilla'da, Sierra Guadarrama eteklerinde kurulmuştur. Özellikle 19. yüzyılın başlarından bu yana gelişen kent, birçok kara, demir ve havayollarının düğüm noktasıdır. Büyük ticarî işletmeleri, birçok tarihî yapıtları, banliyösünde kurulmuş çeşitli sanayi kuruluşları (makine, otomobil, uçak, elektrik araçları, besin maddeleri) ve üniversitesiyle Avrupa'nın en önemli merkezlerinden ve en çok turist çeken başkentlerinden biridir.
Sponsorlu Bağlantılar

MsXLabs.org & MORPA Genel Kültür Ansiklopedisi

Son düzenleyen Safi; 8 Mayıs 2018 01:23
theMira
Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
8 Mayıs 2018       Mesaj #3
Safi - avatarı
SMD MiSiM
Ad:  madrid3.jpg
Gösterim: 48
Boyut:  29.2 KB

MADRİD


ispanya'nın başkenti ve Madrid /7/’nin merkezi, Castilla la Mancha'da, Manzanares ırmağı kıyısında, Sierra de Guadarrama'nın eteklerinde; 3 200 000 nüf. (1990).

COĞRAFYA


Kentin gelişmesi önce oldukça yavaş oldu. Madrid’in nüfusu 1723’te 130 000, 1843’te 217 000, 1897’ de 512 000’di ve iç savaş öncesinde bir milyonu buldu. Franco döneminde uygulanan merkeziyetçi siyaset (hizmetlerin yoğunlaştırılması), kapitalizmin gelişmesi (bankalar sigortalar, büyük yabancı firmalar) ve hem kent merkezini (iş merkezi görünümü kazandırdı) hem de çevresini (göçmenler için geçici konutların yoğunlaşması: chabolalari) yeniden biçimlendiren sanayi kuruluşlarının kurulması sayesinde gelişme hızlandı. 1950’de Madrid’in nüfusu 1,5 milyona yaklaştı; 1960'ta 2 milyonu, 1970'ten önce 3 milyonu aştı. 1970' ten sonra kentin gelişmesi yavaşladı ve başkent Madrid, aynı zamanda büyük bir hizmetler kesimi kenti (bankacılık, yönetim, üniversite, turizm, siyasal kuruluşlar bakımından ispanya’da birinci) oldu; öte yandan Madrid, uzun süredir nüfusunun artışına (Castilla kırsal kesiminden büyük göç almasının sonucudur) oranla daha yavaş bir hızla sanayileşti. Madrid, 1963’ ten bu yana, 22 komünden oluşan ve 1 727 km2'lik bir alan kaplayan bir anakenttir. Çevresi (Escorial, Aranjuez, Alcalâ de Henares) tarihsel değerini korumaktadır; bunlara, çok etkin olan Alcorcön ile Getafe ve elli kilometre kadar uzaktaki yazlık konutlar ve Guadarrama kış sporları merkezleri de eklenir.

Demiryolu gereçleri ve traktör yapımı, dönüştürme metalürjisi, elektrikli gereçler yapımı, besin sanayisi, tekstil, kimya, Carabanchel, Vallecas, Barajas (havalimanı) banliyölerine dağılır; oysa yönetim merkezi (Alcalâ, Castellana), D.'dan Retiro parkı’yla sınırlanan ve yüzyıllardır merkezden kaçma eğilimleri gösteren bir ülkenin ortasında yer alan başkentin ağırlığını artırır.

—Madrid ili, 7 995 km2; 5 028 120 nüf. (1990). Nüfusunun büyük bölümü başkentte toplanır; çevre kırsal kesimin nüfusuysa azdır. K.'de, il, Sierra de Guadarrama'nın güney yamacında uzanır. Henares'in G.'inde, kireçtaşlı platolar, koyun yetiştiriciliğiyle birlikte yürütülen kuru tahıl tarımı alanıdır. Henares, Tajuha ve Tajo’nun suladığı vadiler yoğun tarımın yapılabildiği tek alandır; köylerin çoğu bu vadilerde toplanır.

TARİH


Tarihöncesi’ne ait çok eski bir yerleşim yeri olan Madrid, ancak XI. yy.’ın sonlarına doğru, kral Castillalı Alfonso VI’ nın, Güney Iber ovasının girişine hâkim arap kalesi Macrit'i işgal etmesi üzerine önem kazanmaya başladı. Fuero’larını (krallar tarafından kentlere tanınan bazı ayrıcalıklar) elde eden kent, Corteslerde temsil edilmek yetkisine sahip 18 kentten biri oldu. Merkezi durumu ve iyi kurulmuş bir krallık sarayının bulunması, iç savaşlar sona erip devlet hizmetlerinin gelişmesi için resmi idarenin yerleşik olmasını zorunlu kıldığında Kari V’e elverişli bir oturma yeri sağladı. Felipe ll’nin 1561’de başkent yaptığı Madrid, XVII. yy. başlarında birkaç yıl dışında, bir daha bu niteliğini hiç kaybetmedi, ilk önemli gelişmesi, Habsburg hanedanından son üç kralın girişimiyle gerçekleşti (1598-1700). Ülkeyi saran genel bunalıma rağmen, etkin bir siyasal, iktisadi ve kültürel yaşam, Altın yüzyıl’ın edebi ve sanatsal gelişimi ve önemli anıtların gerçekleştirilmesi biçiminde kendini gösterdi.

Bourbonlar’ın gelişi, başkentin merkezi özelliğini daha da belirginleştirdi. Bir yangında (24 aralık 1734) harap olan eski Alcâzar'ın yerine İtalyan anlayışına uygun biçimde yeni bir krallık sarayı yapıldı. imar ve sağlık durumu iyileştirildi ve kent yeni yapılarla süslendi. Madrid çevresinde bir sıra kral ikametgâhı inşa edildi ya da var Olanlar genişletildi; saray erkânı, yılın bir bölümünde buralarda oturuyordu (San ildefonso, El Escorial, Aranjuez).

Fransızlarla karşı mayıs 1808 ayaklanması,Madrid’de patlak verdi. Napolöon kenti kuşattı ve 4 aralık 1808’de Madrid'e girdi, ispanya kralı olan Napolâon'un kardeşi Joseph ülkede kalmayı başarabildiği sürece Madrid başkent olmaya devam etti.
Ad:  madrid4.jpg
Gösterim: 61
Boyut:  21.6 KB

XIX. yy.'da, dama tahtası biçiminde inşa edilen yeni mahallelerin geliştiği ve özellikle su gereksiniminin karşılanmasıyla ilgili olmak üzere bazı önemli işlerin gerçekleştirildiği görüldü. Nüfusu çok karmaşık nitelikli olan ve durmadan artan kente tipik bir özellik (castizo) verilmesi amacıyla kültürel alanda bazı çabalar harcandığına tanık olundu.

1936-1939 iç savaşı nın başlangıcından itibaren, general Miaja'nın komutasındaki yaklaşık 100 000 kişilik bir cumhuriyetçi ordu tarafından savunulan kent, üniversite sitesinde, Casa del Campo'da, Vallecas’ta, Getafe havaalanı’nda, hastanede şiddetli çarpışmalara sahne oldu. Madrid ancak francocuların ülke çapındaki zaferinden sonra ve milliyetçi beşinci kolun eylemi sonucunda 28 mart 1939’da teslim oldu.

GÜZEL SANATLAR


Madrid'in ispanya'nın siyasal başkenti olmadan önceki dönemden kalma yapıları, S. Pedro el Real kilisesi (XII. yy., XIV. yy.'dan kalma mücear kule), S. Jerönimo el Real kilisesi (XVI. yy. başı), Capilla del Obispo (1520) ve Casa de los Lujanes'tir (XVI. yy.). Avusturya sülalesi döneminden kalan yapılar: XVII. yy. flaman duvar halılarının bulundu ğu Descalzas Reales kilisesi ve manastırı, modern Madrid'de gerçekleştirilen ilk büyük şehircilik yapıtı olan Plaza Mayor (J. Gömez de Mora, 1617) ile aynı mimarın yapıtı Casa municipal (Belediye sarayı) ve Cârcel de Corte'dir (bugün devlet bakanlığı) [1629-1634].
Ad:  madrid5.jpg
Gösterim: 77
Boyut:  30.3 KB

Bu dönemden kalan yapılar arasında Encarnaciön manastırı (1611), S. Plâcido benedikten manastırı (1611) [kilisesi resim ve heykel açısından çok zengindir], S. isidro (bugün Mad rid katedrali) ve yalnızca Josö de Churriguera'nın gerçekleştirdiği ön cephesi ayakta kalan S. Cayetano kilisesi de (1700) sayılabilir XVIII. yy.'ın ilk yarısından kalma yapılar arasında R de Ribera'nın elinden çıkma Virgen del Puerto ermitajı (1718 - 1735), Toledo köprüsü, Miraflores ve Perales sarayları, Conde-Duque kışlası (1720), Montserrat'daki tamamlanmamış Nuestra Sehora kilisesi, Hospicio S. Fernando'nun cephesi (bugün Belediye müzesi) [1722-1729] gibi barok yapıları saymak gerekir.

Oriente sarayı ya da Krallık sarayı, klasik tarzdaki Salesas Reales kilisesi ve S. Josö, S. Miguel (1734-1745) gibi rokoko kiliseler de aynı dönemdendir. S. Francisco el Grande kilisesi'nde (F. Sabatini'nin yapıtı, 1776-1784), özellikle de S. Antonio de la Florida capellası’nda (1797) Goya’nın yapıtları sergilenir. S. Marcos kilisesi, V. Rodrlguez'in gerçekleştirdiği Alba ve Liria sarayı, Caballero de Gracia capellası (1786-1795), J. de Villanueva'nın inşa ettiği gözlemevi ve görkemli Prado müzesi (1785-1787) yeniklasik yapıtlardır. XVIII. yy.'da şehircilik alanında gerçekleştirilen çalışmalar arasında Retiro parkı (XVII. yy.) yakınındaki Prado gezisi ve Sabatini’nin yapıtı Puerta de Alcalâ (1764-1788) sayılabilir.
Kaynak: Büyük Larousse
Son düzenleyen Safi; 13 Mayıs 2018 16:58
Quot capita, tot sententiae..
Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
8 Mayıs 2018       Mesaj #4
Safi - avatarı
SMD MiSiM

Madrid antlafması


Kari V ile François I arasında 14 ocak 1526’da imzalanan antlaşma. Bu antlaşmaya göre, François I, özgürlüğüne kavuşmak için, Milano, Asti, Cenova, Napoli ve Tournai'yı bırakıyor, Flandre ile Artois üzerindeki metbuluğundan vazgeçiyor, Bourgogneü geri vereceğini ve Kari V’in kız kardeşi Eleonore ile evleneceğini vaat ediyordu. Kral, Fransa'ya dönünce, tutsaklığında verdiği sözlerden geri döndü; böylece, antlaşmanın bir bölümü uygulanmadan kaldı.
kaynak: Ana Britannica
Quot capita, tot sententiae..
Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
8 Mayıs 2018       Mesaj #5
Safi - avatarı
SMD MiSiM

Madrid müzeleri

Ad:  madrid6.jpg
Gösterim: 80
Boyut:  23.1 KB

Prado müzesi'nin yanı sıra, Madrid'de birçok müze bulunur Başlıcaları;

ULUSAL ARKEOLOJİ MÜZESİ


Tarihöncesi, iber, Yunan, Roma ve Erken hıristiyanlık dönemi yapıtları, ortaçağ ve rönesans emayları ve kuyumculuk eşyaları, XVII. yy. duvar halıları ve XVIII. yy. mobilyaları bulunur.

SAN FERNANDO KRALLIK AKADEMİSİ


1752'de kurulmuştur; daha çok XVII. ve XVIII. yy. resim sanatının örneklerini barındırır İspanyol ustalar ağırlıktadır: Coello, Ribera, A. Cano, Murillo, Zurbarân, Carreho, Vslâzquez, Goya; yabancı okullar, Rubens, Van Loo, Mignard, Mengs ile temsil edilir.

KRALLIK SARAYI (XVIII. yy.)


Juvara ve Sacchetti'nin yapıtıdır; anıtsal merdiveni, Tiepolo’nun süslediği taht salonu, flaman ve İspanyol duvar halıları başlı başına bir müze oluşturur; ayrıca, sol kanatta eski silahlar müzesi Armera yer alır.

LÂZARO GALDİANO MÜZESİ


İspanyol primitifleri, XVI. yy. saray portreleri, altınçağ yapıtları, Goya ve Lucas y Padilla'nın tabloları sergilenir. Yabancı okullar arasında İngiliz okulu (Reynolds'un 10 portresi; Gainsborough, Constable vb) dikkati çeker.

BELEDİYE MÜZESİ


eski Madrid ile ilgili belgeler yer alır:
CERRALBO MÜZESİ, güzel bir resim koleksiyonuna sahiptir; INSTİTUTD VALENCİA DE DON JUAN'da dokumalar, kumaşlar ve çoğunlukla İslam sanatına bağlanan seramikler yer alır: ROMANTİZM MÜZESİ, Vega inclân markisi tarafından kurulmuştur; XIX. yy. İspanyol sanatçılarının yapıtlarını barındırır. Madrid'de, Mirö, Dalı, Chillida, Tâpies, Saura, Canogar gibi sanatçıların yapıtlarının sergilendiği bir ÇAĞDAŞ SANAT MÜZESİ de vardır.

Kaynak: Büyük Larousse
Son düzenleyen Safi; 13 Mayıs 2018 16:59
Quot capita, tot sententiae..
Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
8 Mayıs 2018       Mesaj #6
Safi - avatarı
SMD MiSiM

Madrid Kodeksi


Latince CODEX TRO CORTESİANUS,
Kolomb öncesi Maya döneminden kalma hiyerogliflerden oluşan ve 16. yüzyılda İspanyol din adamlarının giriştiği kitap yakınımdan kurtularak günümüze kalan başlıca üç metinden biri. Ötekiler Paris ve Dresden kodeksleridir. Geç Maya döneminin (İS y. 1400) ürünü olduğuna inanılan Tro-Cortesianus büyük olasılıkla klasik dönem Maya bilginlerinin ortaya koyduğu bir metnin daha sonra üretilmiş bir kopyasıdır. Kodeksin figür ve glifleri (oyma resim yazısı karakterleri) iyi çizilmemiştir; günümüze ulaşan öbür iki kodekse göre daha düşük niteliktedir.

Madrid Kodeksi astroloji ve kâhinlik uygulamaları üzerine çok zengin bilgiler içerir. Çeşitli Maya tanrılarını belirlemeye ve yeni yıl öncesi ayinleri çözümlemeye çalışan tarihçi ye antropologlar için özel bir değer taşır. Örneğin burada, Muluk yıllarının uzun koltuk değnekleri üzerinde yapılan bir dansla nasıl kutlandığı betimlenir. Ayrıca seramik ve dokuma gibi zanaatlarla avcılık gibi etkinlikler de anlatılır.
İki yanı da yazılmış 56 sayfadan oluşan kodeks incir ağacı kabuğundan elde edilen levhaların kıvrılması ve ikiye katlanmasıyla hazırlanmıştır. 1860’larda Ispanya’nın iki ayrı yerinde farklı uzunluktaki iki parça (Troano ve Cortesianus) halinde bulunan metin bugün Madrid’deki Amerika Müzesi’nde korunmaktadır.
kaynak: Ana Britannica
Quot capita, tot sententiae..
Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
13 Mayıs 2018       Mesaj #7
Safi - avatarı
SMD MiSiM
Ad:  madrid.jpg
Gösterim: 117
Boyut:  162.0 KB
Quot capita, tot sententiae..
Hızlı Cevap
Mesaj:

Benzer Konular

13 Nisan 2017 / perlina Spor
6 Eylül 2010 / ener Turizm
6 Eylül 2010 / ener Turizm
6 Eylül 2010 / ener Turizm
6 Eylül 2010 / ener Turizm