Cevap Yaz Yazdır
Güncelleme: 14 Mayıs 2018  Gösterim: 21.082  Cevap: 6

İkona Nedir?

1 Kasım 2008 19:42       Mesaj #1
asla_asla_deme - avatarı
VIP Never Say Never Agaın

İKONA

Ad:  ikona.JPG
Gösterim: 56
Boyut:  18.2 KB

a. (rusça söze.; bizans yun. eikona, klasik yun. eikon, onos, resimden). Doğu hıristiyan kiliselerini süsleyen sabit ya da taşınabilir kutsal resim.

Sponsorlu Bağlantılar
—ANSİKL. ikona, ayin düzeninin bütünleyici bir parçasını oluşturur. Dinsel sanatın ürünü değildir. Simgeciliğe dayanır ve tinsel bir din görüşünü yansıtan kutsal sanata bağlanır. Kilise, VIII. ve IX. yy.’lardaki ikonakırıcılık bunalımında, ikonaların anlamını belirlemek zorunda kaldı; dinsel anlamı, VII. konsilde (İznik II, 787) oluşturuldu. ikona ressamı kişisel görüşü yansıtan bir sanatçı değil, ayin yöneten bir papaz gibi, Kilise'nin görüşünü dile getiren bir aracıdır, ikonanın, hıristiyanlığa ilişkin bir temeli vardır: İsa yalnız Tanrı’nın “söz"ü değil, aynı zamanda görüntüsüdür. Temel anlamıyla ikona, İsa'nın görüntüsünün insan eli değmeden cisimleşmiş biçimidir; annesinin ve azizlerin görüntüsü de tanrılaşmış bedene katılır. Tanrısal lütuf, ikonada kutsanmış olarak yer alır. Görüntüye gösterilen saygı Tanrı’ya yöneliktir.

İkonalar ilk kez yunan-roma Antikçağı'nda mezartaşı portrelerinde (el-Fayyum ya da Filistin portreleri) kullanıldı. Ağaç üzerine tutkalboyayla ya da mum cilayla resmedildi. Bu görüntüler daha hıristiyanlığın başlangıcında çok tutundu: Büyük Constantinus'un başkentin ilk üç piskoposunun portrelerini Forum’da kızıl somaki bir sütuna bağlattığı bilinir. Bu kült özellikle VI. ve VII. yy.'larda kısa sürede, bir tapınmaya dönüştü. İsa'nın, Meryem'in ya da bir azizin her türlü ikonası, hıristiyanlarca Tanrı katında birer aracı olarak kabul ediliyordu. VIII. yy.’ın başında, Leon lltikor akırıcılık hareketini başlattı ve görüntüye tapınılmasını yasakladı. Kullanımının yeniden başlamasıyla ikona, ayin düzeninin bir parçasını oluşturdu ve ikonostasın üzerinde yer aldı, ikonakırıcılık döneminde yapılan tahribatlara karşın bu olaydan önce yapılmış birkaç ikona, özellikle Sina'da bir manastırın eşsiz koleksiyonu, bugüne gelebildi. Bu koleksiyonun en ünlü ikonalarından biri, kuşkusuz, yapılış tarzıyla geç Antikçağ döneminin gerçekçi portrelerini andıran Petrus'un ikonasıdır. Atinada Bizans müzesi'nde bulunan, X.-XI. yy.lardan kalma birkaç örnek gerçekçiliğin yerini yavaş yavaş bir grafik eğilimin aldığını göstermektedir. Bununla birlikte, daha Komnenoslar döneminde (XII. yy.), büyük olasılıkla minyatür sanatının etkisiyle, antik geleneğe bir dönüş yapıldı ve ikonalarda işlenen konular çeşitlendi.

Bizans ikonaları kısa sürede başkentin dışında, özellikle Balkanlarda ve birçok okulun (Novgorod, Moskova) oluştuğu Rusya'da sanatçılara modellik etti. En ünlü ikona ressamlarından biri Andrey Rublev'di (XV. yy.'ın başı). Tretyakov galerisi’nde (Moskova) bu sanatçının birçok yapıtı yer almaktadır.
Kaynak: Büyük Larousse

Son düzenleyen Safi; 14 Mayıs 2018 01:50

Mavi Peri
7 Temmuz 2012 19:11       Mesaj #2
Mavi Peri - avatarı
Ziyaretçi
İkona
Ortodoks kiliselerinde Meryem Ana, İsa ve diğer din büyüklerini temsil eden resimler. 8. yüzyılda kiliselerdeki ikonlara karşı çıkan bir dinî akım gelişmiş, ancak bu geçici olmuş, 9. yüzyılda ikonalar tekrar kiliselere konulmaya başlanmıştır.
MsXLabs.org & MORPA Genel Kültür Ansiklopedisi

Sponsorlu Bağlantılar
Son düzenleyen Safi; 14 Mayıs 2018 01:50
Misafir
13 Mayıs 2018 21:56       Mesaj #3
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Yunanca kökenli bir terim olan İkona Εικων “ikon” kelimesinden türemiştir. İkona terimi resim, portre ve tasvir anlamını taşır. Duvara bağımlı ve duvardan bağımsız tüm dinsel temalı resimler için ikona terimi kullanılmaktadır. Her iki kategoride yer alan dinsel resim, aynı anlamsal içeriğe sahip olmakla birlikte, teknik özellikler açısından birbirinden ayrılmaktadır. Duvara bağımlı dinsel resimler mozaik ve fresko olarak tanımlanır. Roma ve Bizans sanatında en üstün aşamasına ulaşan mozaik farklı renklerde küçük taş, cam, çömlek parçalarının yan yana getirilmesiyle yapılan duvar, döşeme, tavan kaplaması şeklindedir. Fresko ise duvar sıvısı yaş iken üzerine toprak boyalarla uygulanan resimlerdir. Duvardan bağımsız ikonalar ise ahşap, mermer, kağıt, metal, seramik, fildişi, tekstil üzerine uygulanan taşınabilir dinsel sanat eserleridir. Dinsel içerikli sanat yapıtlarında betimlenen dinsel olay veya kişiyle ilgili tipleşmiş, hatta bir ölçüde standartlaşmış biçimdüzenleri veya kalıplarını inceleyen bilimsel bir disiplin içinde gelişmektedir. Bu bilimsel disiplin ikonografi olarak tanımlanır ve bu resimsel temaları işleyen kişiler ikonograf olarak bilinir. Sözü edilen biçim kalıplarının birer ismi bulunmakta ve sanatçı pek az özgürlük tanıyan biçim kalıplarına uymak zorunda ve kendisinden istenilen sahneyi istenildiği biçimde kişisel yorum payı kısıtlı olarak yapıta dönüştürmektedir. İkonografi teriminin ortaya çıkış noktasındaki bağlantıyı Grekçe bir başka terim ve “Aziz” anlamına gelen “αγιος ” taramak gerekir. Terminoloji esas alındığında “agiografi” aziz ve kutsal kişilerin tasviri anlamını taşımaktadır. Dinsel resim ressamları aynı zamanda “agiograf” olarak tanımlanabilir. Ortodoks ikonografisi, teolojinin mistik bir ifadesi olarak tanımlasa burada bilinmesi gereken nokta ardında gizlediği ifadeyi kavrayabilmek için özel bir ikonografik dilin bilinmesinin gerektiğidir. Bu dil kutsal kitabın ve aynı zamanda kilise dilidir. İkonografik dil ışığında ikonografik program ve semboller anlaşılabilir.
14 Mayıs 2018 01:43       Mesaj #4
Safi - avatarı
SMD MiSiM
Ad:  ikon.JPG
Gösterim: 26
Boyut:  36.3 KB
İkona

Ortodoks kiliselerinde kutsal resim­lere verilen addır . Ortodoks Hıristiyanların inanışına göre Tan­rı, Hz. İsa olarak insanlara göründüğünden, resimle temsil edilmesinde bir sakınca yoktu. İkonalarda Hz. İsa, Üçleme, havariler, me­lekler ve azizler konu] edilir; Kutsal Kitap'taki öykülere yer verilir. İkona yapımı Hıristiyan­lık'ın ilk döneminde başladı. Genellikle tahta levhalar üzerine çizilen desen, tutkallı boyay­la renklendiriliyor, sonra yağlı vernikle parlatılıyordu. Bizans ikonalarının koyu renkli, sert çizgili olmasına karşın, daha sonra Rus­ya'da ve öteki Ortodoks kiliselerinde yapılan ikonalarda yüz çizgilerinin yumuşadığı, kızıl, kar beyazı, zümrüt yeşili ve limon sarısı gibi parlak renklerle altın yaldız kullanıldığı görü­lür. Bundan başka mozaik ve mine işli ya da metal kaplı ikonalar da vardır.

İkona yapanlar yapıtlarına imza koymadık­larından, çoğunu kimin yaptığı bilinmemekte­dir. Bunlardan bazılarının adları yazılı belge­lerden çıkarılmıştır. Örneğin, 15. yüzyılın başında yaşamış olan Andrey Rublyov en ünlü ikona ressamlarındandı. Moskova'da Tretyakov galerisinde çok sayıda yapıtı bu­lunmaktadır. Ortodoks kiliselerinin önemli bir öğesi olan ikonalara özel saygı gösterilir. Ortodoks kiliselerinde din görevlileriyle top­luluğu ayıran İkonostasis denen bölmede, bel­li bir sırayla yer alan ikonalar, bir bakıma din­sel eğitim vermek içindir; böylece kilisede bu­lunanlar Hıristiyanlık'ın resimli tarihini izle­miş olurlar.
MsxLabs & TemelBritannica
14 Mayıs 2018 01:54       Mesaj #5
Safi - avatarı
SMD MiSiM
ikona
(Yunanca eikon: “tasvir”), Doğu Hıristiyan geleneğinde, kutsal kişi ve olayların konu edildiği, duvarlara ya da ahşap levhalar üstüne yapılmış tasvir. 8. yüzyılın ilk çeyreğinde ikonların dinsel bir işlev ve anlam taşımadığı savıyla başlayan ikonoklazm hareketinin 9. yüzyılın ortalarında sona ermesinden sonra Doğu Kilisesi ikon kullanılmasını kuramsal bir temele dayandırdı. Tanrı, İsa’nın kişiliğinde maddesel bir biçim aldığına göre resimlerde de tasvir edilebilecekti. İkonlar kilisenin ayrılmaz bir parçası sayıldı ve özel olarak yüceltildi. Ayrıca kiliselerdeki ikonostasis denen bölmenin üstüne asılan ve Yeni Ahit’ten sahneleri, yortuları, ünlü azizleri canlandıran ikonlar da din eğitimi aracı olarak kullanılıyordu.
kaynak: Ana Britannica
14 Mayıs 2018 01:55       Mesaj #6
Safi - avatarı
SMD MiSiM

ikonografi


görsel sanatlarda kullanılan simgeleri, temaları ve konulan belirleyen, tanımlayan, sınıflayan ve yorumlayan disiplin.

Sanatçılann bu öğeleri belli bir yapıtta kullanma biçimi de ikonografi terimiyle anlatılır.
16. yüzyılda yayımlanan ilk ikonografik çalışmalar ilkçağ edebiyatından alınarak ressamların kullanması için görselleştirilmiş amblem ve simge derlemeleriydi. Bu yapıtların en ünlüsü Cesare Ripa’nın Iconologia'siydi (1593). Avrupa’da 18. yüzyıla değin kapsamlı ikonografi çalışmaları yapılmadı. Bu yüzyılda ikonografi arkeolojiye yardımcı bir dal olarak değerlendirildiği için, yalnızca eski anıtlardaki konu ve motiflerin sınıflandırılmasıyla sınırlı kaldı.

19. yüzyılda ikonografi arkeolojiden bağımsız hale geldi ve öncelikle Hıristiyan sanatındaki dinsel simgelerin anlamıyla ilgili bir araştırma alanı oldu. 20. yüzyılda Hıristiyan ikonografisi araştırmalarının yanı sıra dinsel Doğu sanatı ile Avrupa sanatının dindışı ve klasik ikonografisi de incelenmeye başladı.

ikonoklazm


(Yunanca eikonoklastes: “tasvir kinci”), Bizans İmparatorluğu’nda 8. yüzyılın ilk çeyreğinden 9. yüzyılın ortalarına değin süren dinsel tasvir karşıtı hareket. İkonoklastlann ikonlara tapınılmasına karşı çıkma nedenleri arasında, Eski Ahit’teki On Emir’den İkincisinin (Çıkış 20:4) getirdiği yasak önemli bir rol oynuyordu, ikonlara tapınılmasım savunanlar ise onların simgesel bir değer taşıdığında ve bir kez yaratıldıktan sonra kutsallaştıklarında diretiyorlardı.

Hıristiyanlığın ilk dönemlerinde Hz. İsa’nın ve azizlerin resimlerinin yapılmasına ve bunların kutsal sayılmasına hep karşı çıkılmıştı. Ama ikonlar gene de, özellikle Roma İmparatorluğu’nun doğu eyaletlerinde yaygınlaştı. 6. yüzyılın sonlarına doğru ve 7. yüzyılda resmen desteklenen ikonlara, canlılık özelliği taşıdıkları inancıyla tapınılıyordu. Bu tür uygulamalara özellikle Anadolu’da karşı çıkıldı. 726’da Bizans imparatoru III. Leon ikonlara karşı açıkça tavır aldı; 730’da da ikon kullanılması resmen yasaklandı. Böylece başlayan ve ikonlara tapanları hedef alan baskı ve zulüm, Leon’dan sonra tahta geçen V. Konstantinos Kopronymos döneminde (741-775) ciddi boyutlara ulaştı.

787’de İmparatoriçe Eirene, VII. Ekume- nik Konsil olan II. Nikaia (İznik) Konsili’ni topladı ve burada İkonoklazm lanetlenerek ikon kullanılması yeniden serbest bırakıldı. 814’te V. Leon’un tahta geçmesinden sonra ikonoklastlar yeniden güçlendi ve ikon kullanılması 815’te toplanan bir konsilde bir kez daha yasaklandı. İkinci İkonoklazm dönemi, 842’de İmparator Theophilos’un ölümüyle sona erdi. Theophilos’un karısının çabalarıyla 843’te ikonlar yeniden kullanılmaya ve saygı görmeye başladı. Bu olay Ortodoks Kilisesi’nde, Ortodoks Yortusu olarak hâlâ kutlanmaktadır.
kaynak: Ana Britannica
14 Mayıs 2018 02:01       Mesaj #7
Safi - avatarı
SMD MiSiM

ikonostasis

Ad:  ikonostasis.JPG
Gösterim: 98
Boyut:  40.2 KB

Bizans geleneğinin sürdüğü Doğu kiliselerinde, rahiplere ait bema bölümünü ve apsisi orta neften ayırmak için yapılan taş ya da ahşap bölme.

Önceleri altar ile cemaatin durduğu yeri birbirinden ayıran basit bir bölmeyken, zamanla, bir sütun sırasına dönüştü ve sütunların arası ikonlarla dolduruldu. Daha sonra da orta nefin bütün enince uzanan 2-3 m yüksekliğinde bir duvar halini alarak Ortodoks kiliselerinin değişmez parçası oldu. İkonostasis'in ortasında, aharın önünde, perdeyle örtülü büyük bir kapı vardır; iki uçta da küçük birer kapı bulunur. Büyük kapının solunda İsa’nın Vücut Bulması (Anne ile Çocuk), sağında ise Pantokrator (Evrenin Efendisi) İsa’nın İkinci Gelişi konulu ikonlar yer alır. Bu iki ana ikon arasındaki kapıdan izlenebilen Komünyon Ayini de İsa’nın, iki gelişi arasındaki dönemde kilisede belirmesi olarak kabul edilir. Dört İncil yazarı ile Meryem’e Müjde ve Son Yemek sahnelerini konu alan ikonlara büyük kapının üstünde yer verilir. Cebrail ve Mikhael, 12 Havari, Eski Ahit’teki peygamberler ve kilise yortulan da ikonostasis'te, aynntılanyla düşünülmüş bir düzen içinde ve bütün figürlerin yüzleri büyük kapıya dönük olmak üzere yer alırlar.

8. ve 9. yüzyıllardaki İkonoklazm hareketi sırasında ikonları yücelten anlayış saldırılara uğradı; ama sonunda Doğu Kilisesi ikonların, ilahi vahyin ortaya konmasının temel yolu olduğunu kabul etti. Böylece, ikonostasis’in arkasında Komünyon Ayini gerçekleştirilirken, kilisede bulunanlar da Hıristiyanlığın resimli tarihini canlandıran ön yüzdeki ikonlara bakarak dinsel düşünceye dalacaklardı. Günümüzde bazı Ortodoks çevrelerde ikonostasis’in cemaatle Komünyon arasındaki bağı engellediği düşüncesi yaygındır. Bu bağın yeniden kurulabilmesi için ikonos tas is'in kaldırması ya da daha saydam ve hafif bir hale getirilmesi eğilimi gelişmektedir.
kaynak: Ana Britannica
Hızlı Cevap
Mesaj:



paneli aç