Arama

Yaş Nedir?

Güncelleme: 20 Mart 2016 Gösterim: 1.334 Cevap: 5
Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
20 Haziran 2015       Mesaj #1
Safi - avatarı
SMD MiSiM
YAŞ a.
1. Bir insanın, bir hayvanın doğumundan belli bir tarihe kadar geçen ve yıl birimiyle belirtilen zaman: Aşağı yukarı aynı yaştalar. 28 yaşındayım. Oğlunuzun yaşı kaç? Büyük bir yaş farkı. Ben sizin yaşınızdayken. Bir atın yaşı. (Bk. ansikl. böl.)
Sponsorlu Bağlantılar
2. Bir bitkinin var duşunun başlangıcından, bazı şeylerin duşmasın- dan, üretilmesinden, kurulmasından bu yana geçen zaman: Bir ağacın yaşı. Bir kayanın yaşı. Evrenin yaşı. Güneşin yaşı. Tohumlann yaş sının. Demokrasimizin yaşı.
3. insan yaşamının evrelerinden birine denk gelen ya da bir etkinlik, bir davranış türü, bir düşünme biçimi vb. ile belirlenen dönem; çağ: Her yaşın kendine göre uğraşları vardır. Her yaşta yapılabilen bir spor. Bu yaşlarda bu tür sorunlarla karşılaşılabilir. Saçmalıklarla uğraşma yaşını çoktan geçti.
4. Yaşlılık: Yaşın etkisi.
5. Yaşı başı, bir kimsenin yaşam boyu kazandığı deneyimlerin, görgü ve bilgilerin tümü, yetkinlik, dgunluk: Yaşına başına bakmadan böyle yerlere gidiyor || Yaş günü, bir kimsenin doğduğu günün yıldönümü. || Yaş haddi, bir kimseye görevini sürdürmesi ya da o görevde kalması için yasaların tanıdığı en ileri yaş: Yaş haddinden emekli olmuştu. || Yaş ilerlemek, yaşlanmak. || Yaşı benzemesin, çok genç yaşta ölen biriyle bir çocuğu ya da genci harhangi bir yönden kaışılaştınrken söylenir. || Yaşı ne başı ne, sözü edilen bir işe, genç bir kimsenin bilgi ve deneyim yönünden yapmaya elverişli olmadığını vurgulamak için söylenir. || Yaşı yerde sayılası, yaşı toprakta sayılası, "dilerim ki genç yaşta ölsün” anlamında söylenen ilenme sözü. || Yaşında, bir yaşını doldurmuş: Çocuk daha yaşında bile değil, dokuz aylık. || Yaşını almış yaşını başını almış yaşı oldukça ilerlemiş, yaşlanıp olgunlaşmış || V&ş/nı göstermemek, dış görünüşüyle, davranışlarıyla olduğundan gençmiş gibi göstermek.

—Antropd. Yaş sınıfı, aynı yaşta olduklan için aynı statü altında toplanan ve aynı yükümlülüklere (en başta, ayrı zamanda aynı geçiş törenlerinden geçme yükümlülüğüne) tabi tutulan her iki cinsten bireylerin tümü.

—Astrofiz. Evrenin yaşı, Evren’in ölçek faktörünün sıfır olduğu dönemden bugünkü döneme kadar geçen sûra (Bu süre, 12-15 milyar yıl arasında tahmin edilmektedir.)

—Çoc. hekim. Boy yaşı, boya göre belirlenen yaş. I Kemik yaşı, iskelette ortaya çıkan kemikleşme noktalarının radyolojik de ettiği ortalama sonuçla birdir.

—Yet. Yaş tayini, dişlerin muayenesiyle hayvanın (özellikle atlann) yaşını belirleme —Yerbil Bir katın var olduğu zaman dilimi ya da bunun jeokronolojik eşdeğeri.

—ANSİKL. Bitkinin yaşı, tohumun ya da daha ilkel bitkilerde sporun çimlenmesinden, yumurtlayan hayvanlarınki yavrunun yumurtadan çıkmasından, doğuran hayvanlarınki yavrunun doğmasından başlanarak hesaplanır. Bunlardan başka, döllenme anından başlayarak embriyonun, ekiminden başlanarak tohumun, farklılaşmasından başlanarak hücrenin yaşından, hatta bir organın, bir döl kuşağının yaşından da söz edilebilir.
Yaşın ilerlemesi, türe özgü bazı değişiklikleri beraberinde getirir. Bu değişikliklerden hemen hemen evrensel olanı büyümedir. ileride ölümle sonuçlanacak olan üreme ya da çoğalma, büyümeyle ya birlikte olur ya da onu izler. Canlı birçok grupta, özellikle hayvanlarda, büyüme önce hızlıdır, sonra yavaşlar ve durur, bu sırada organik bir yıpranma sayılan yaşlanma ortaya çıkar. Gençlerde anabolizmanın katabolizmadan üstün, yetişkinlerde ikisinin birbirine eşit, yaşlılarda katabdizmanın üstün olduğu söylenebilir. Fakat bu gözlem bir ağaç ya da bir böcek için doğru değildir, genel olarak önemli ölçüde başkalaşma geçiren hayvanlar için de geçerli değildir. Canlı bireyin erişebileceği en ileri yaş, o türün potansiyel ömür,uzunluğunu gösterir.

Hayvanların yaşı. Eşeyli üreyen bir hayvanın yaşamı, yumurtanın döllenmesinden ölümüne dek sürer. Bu süreç yaşamın her evresi için biyolojik bir yaş saptamamızı sağlar. Fakat, insanın ve evcil hayvanlann resmi ve konuşulan yaşı, doğumdan başlanarak hesaplanır. Böcekler, kurbağalar vb gibi önemli başkalaşma geçiren türlerin yaşı, genellikle erişkin biçim edinildikten sonra hesaba katılır. Öte yandan, bir hayvanın doğum tarihi, yumurtadan çıkma anı ya da başkalaşması ancak onun yetiştirilmesiyle ya da laboratuvar- da üretilmesiyle bilinebilir: doğada, hayvanın yaşı hakkında, ancak onun dış görünüşüne bakarak bir hükme varabiliriz ki, o görünüş de türe göre oldukça değişkendir.
Eıcil memelilerin yaşı, dişlerinin aşınma derecesine göre, bazı dere balıklanma ve kaplumbağaların^, pullarının üzerindeki yıl çizgilerine (skalimetri) göre saptanır.
Yumuşakçaların kabukları üzerindeki çizgiler de bunların yaşlan hakkında, çoğunlukla pek kesin olmasa da bilgi verir; erkek geyiklerin yaşı, boynuzlanndaki dalların sayısından anlaşılır. Eklembacaklılardan bazı kırkayakların yaşı, vücutlarındaki halka sayısından tahmin edilebilir. Erişkin bir böcek ölümüne dek dış görünümünü değiştirmediği halde, larvanın dış görünümü her deri değişiminde değişir, bu nedenle onun yaşını saptamak daha kolaydır. Bir türde yaşamaya en elverişli bireylerin erişebileceği en ileri yaş, o türün mutlak ömür uzunluğudur. Doğan, ya da yumurtadan çıkan 100 bireyden 50 tanesinin hayatta kaldığı yaş. o türün yan -ömrüdür. (Genellikle ömür uzunluğunun yarısından azdır.)

Bitkilerin yaşı. Ağaç ya da çalı biçimindeki ikiçerıeklilerde dal ve gövdelerin enine kesitinde iç içe halkalar görülür; ılıman bölgelerde kışın bitkinin büyümesi durur ve ilkbaharda bitki canlılığını yeniden kazanır, bu sırada meydana gelen odun geniş damarlı olur. Damarlann çeperi ince ve hafif renklidir, bitkinin büyümesi yavaşladığında, odun yoğun ve koyu olur. Böy- lece her ilkbahar, dolayısıyla her yıl için açık renkli bir bölge vardır, bu bölgeler büyüme halkalarını oluşturur. Bu yaş belirleme yöntemi, ağaçlara, çalılara, hatta dibi odunsu olan çokyıllık bitkilere uygulanabilir. Oysa, sıcak bölgelerde, büyüme halkalan yıllardan çok, yağmur dönemlerine denk geldiğinden bu yöntemden yararlanılamaz. Birçenekliler ile, çiçeksiz bitkilerde büyüme halkaları olmadığından, onlann yaşını belirlemek için kesin bir yöntem yoktur.
Dağlarda yetişen bazı ağaççıklar çok küçük oldukları halde çok yaşlı olabilirler (8 cm uzunluğundaki bir gtobulana 70 yaşında olabilir). Ağaçların erişebileceği en uzun yaş türlere göre çok değişiktir; ılıman bölgelerdekiler yüzyıllarca yaşayabilirler: karaağaç 300 yıl, çam, göknar ve ıhlamur ağaçları 500 yıl, meşe 700-800 yıl (bazı değerlendirmelere göre 1 800 yıllık olduğu sanılan bir meşe örneği vardır), ceviz ve sedir ağaçları 900 yıl. Birçok zeytin ağacı 500 ila 600 yaşına erişebilir, fakat en yaşlıları genellikle 1 000 yaşını geçer. Bununla birlikte, bugün İsrail'de görülen zeytin ağaçlannın İsa'nın zamanından beri yaşadığı savı pek olası değildir. Kuşkuyla karşılanması gereken bazı değerlendirmeler, inanılamayacak yaşlar ortaya çıkartmıştır: okaliptüs, sekoya, ginkgo ve baobab kolaylıkla t 000 yaşını geçerek 2 000-3 000 yaşına ulaşır! Etıra kestane ağacının yaşı 3 500 ila 4 000 arası tahmin edilmektedir, bazı baobabların 6 000 yaşıQİ geçebileceği gibi, Tenerif'teki yalancı kardeşkanı ağacının tarihöncesi devirlerden günümüze ulaştığı rivayet edilmektedir! Diğerlerinden farklı olan bu ağaç- lann Heri yaşlara ulaştığı yadsınamaz, ama bunların yıllık büyüme oranının belirsizliğinden dolayı bu kadar uzun ömürlü olabileceklerinden kuşku duyulabilir.

Kaynak: Büyük Larousse


Son düzenleyen Safi; 20 Mart 2016 17:48
X-Sözlük Konusu: ne demek anlamı tanımı.
Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
20 Mart 2016       Mesaj #2
Safi - avatarı
SMD MiSiM
YAŞ sıf.
1. Hafifçe ıslanmış, su emmiş ya da emdirilmiş şey için kullanılır; nemli. ıslak: Çamaşırlar hâlâ yaş. Yaş ellerle orayı burayı tutma.
Sponsorlu Bağlantılar
2. Canlılığını, tazeliğini yitirmemiş, kurumamış bitki mevye, sebze için kullanılır; taze: Yaş meyve.
3. Tkz. Yolunda gitmeyen, kötü, olumsuz dan şey için kullanılır: Bugünlerde işler yaş.
4. Yaş tahtaya, yaş yere basmak, bir işte ya da girişimde yeterince uyanık davranılmaması yüzünden aldanmak

—Fizs. kim. Yaş tepkime cisimlerin çözündüğü anda (örneğin su içinde) duşan tepkime.
—Kim. müh. Yaş yöntem, sulu ortamda uygulanan yöntem.

—Metalürj. Yaş kalıplama, dökümcülükte etüvde kurutulmamış silisli ve alümidi döküm kumuyla yapılan kalıplama.

♦ a.
1. Ağlarken gözlerden dışan akan sıvı; gözyaşı: Yanağına birkaç damla yaş süzüldü.
2. Yaş akıtmak, yaş dökmek, ağlamak. || Yaşını içine akıtmak, duyduğu acı ve üzüntüyü sezdirmemek, dışa vurmamak. || Yaşlara boğulmak, çok ağlamak.

Kaynak: Büyük Larousse

SİLENTİUM EST AURUM
Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
20 Mart 2016       Mesaj #3
Safi - avatarı
SMD MiSiM
yaş
isim

1 . Doğuştan beri geçen ve yıl birimi ile ölçülen zaman, sin (II):
"Yaş otuz beş, yolun yarısı eder."- C. S. Tarancı.
2 . Hayatın çeşitli evrelerinden her biri, çağ:
"Genç yaşında. Kızımızı yetiştirdik bu yaşa getirdik."- M. Yesarî.
3 . Bir kurum, bir kuruluş, düzen vb. nin kurulduğundan bu yana geçen zaman.
4 . meteoroloji Bir gök cisminin oluşmaya başladığı günden bu güne kadar geçirdiği zaman süresi.

Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
yaşı benzemesin
yaşında
yaşı ne, başı ne?
yaşını almak (veya yaşını başına almak)
yaşını bitirmek
yaşını doldurmak
yaşı yerde (veya toprakta) sayılası
yaş ilerlemek
yaşta kalmış, kavat pabucu (gibi)
yaş yetmiş, iş bitmiş

Birleşik Sözler
yaş baş
yaş dönümü
yaş günü
yaş haddi
yaş sınırı


yaş (II)
sıfat

1 . Nemli, ıslak:
"Yaş ağaca balta vuran el onmaz."- Atasözü.
2 . Kendi suyunu, canlılığını yitirmemiş, kurumamış, kurutulmamış, taze.
3 . isim Ağlandığında gözlerden akan berrak sıvı, göz yaşı:
"Ne olsa, önü sonu göz yaşı idi."- R. H. Karay.
"Gözlerinden yaş gelecek kadar esnemekten baş alamıyordu."- H. Taner.
4 . argo söz Kötü, korkulu, zor.

Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
yaş akıtmak (veya dökmek)
yaşını içine akıtmak
yaşlara boğulmak
yaş tahtaya (veya yere) basmak

Birleşik Sözler
yaş çayır
yaş kesim
yaş pasta
yaş sebze
yaş üzüm
SİLENTİUM EST AURUM
Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
20 Mart 2016       Mesaj #4
Safi - avatarı
SMD MiSiM
Ağaç yaş iken eğilir
çocuk küçük yaşta iken terbiye edilmelidir. Alışkanlıklar küçük yaşta kazanılır.

Kurunun yanında yaş da yanar

suçlunun yanında suçu olmayan da bazen ceza görür.

Yaş yetmiş iş bitmiş
yaşı ilerlemiş insandan fayda beklenmez.
SİLENTİUM EST AURUM
Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
20 Mart 2016       Mesaj #5
Safi - avatarı
SMD MiSiM
yaş ingilizcesi
  • tear
SİLENTİUM EST AURUM
Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
20 Mart 2016       Mesaj #6
Safi - avatarı
SMD MiSiM
yamyaş

sıfat (ya'myaş)

  • Çok yaş, sırılsıklam.
SİLENTİUM EST AURUM

Benzer Konular

26 Mayıs 2016 / Misafir Tıp Bilimleri
5 Mayıs 2014 / Misafir Cevaplanmış
17 Mart 2010 / Misafir Soru-Cevap
24 Ocak 2018 / Misafir Cevaplanmış
7 Şubat 2014 / Misafir Taslak Konular