Cevap Yaz Yazdır
Gösterim: 67.060|Cevap: 4|Güncelleme: 9 Mayıs 2012

Omurgalılar (Omurgalı Hayvanlar)

Mesaja atla
probLem girL
17 Kasım 2007 06:19   |   Mesaj #1   |   
probLem girL - avatarı
Ziyaretçi
Omurgalı Hayvanlar
Omurgalılar
(Latince: Vertebrata), hayvanlar aleminin kordalılar (Chordata) şubesine ait bir alt şubedir.
Omurgalıların en karakteristik özelliği, birbirini takip eden omurlardan yapılmış bir omurgaya sahip olmalarıdır. Omurga sütunu çok kuvvetli bir destek, fakat aynı zamanda eğilebilir bir yapıdadır. Aşağı omurgalılarda, omurga kıkırdak halinde olmasına rağmen, yüksek yapılı omurgalılara doğru kemikleşmeye başlar.
Sponsorlu Bağlantılar
Birçok omurgalıda omurgaya iki çift ön ve arka üyelerde tutunur. Vücut bilateral (iki yanlı bakışımlı) simetriktir. Baş, gövde ve kuyruk olmak üzere üç kısma ayrılmıştır. Sölom yani vücut boşluğu yalnız gövde bölgesinde bulunur. Sindirim kanalı bel kemiğinin karın (ventral) tarafındadır. Dolaşım sistemi kapalıdır. Yürek en az iki, en çok dört boşluk ihtiva eder. Kanın alyuvarlarında hemoglobin denilen solunum pigmenti vardır. Hemoglobin, kana kırmızı rengi verir. Boşaltım organları çifttir. Boşaltım ve üreme organı açıklıkları, tek veya ayrı ayrı olarak bulunur.
İki çift ekstremiteleri vardır. Bunlar balıklarda bulunan göğüs ve karın yüzgeçleri, karada yaşayanlarda ise ön ve arka bacaklardır. Suda yaşayanlar solungaç, havadakiler akciğer solunumu yapar. Kafatası içinde muhafaza edilen karmaşık yapılı bir beyinleri vardır.
ÖR: inek , kedi , köpek , balina , yunus vs.

Bilimsel sınıflandırma

  • Üst alem: Eukaryota - Ökaryotlar
    • Alem: Animalia - Hayvanlar
      • Alt alem: Eumetazoa - Gerçek dokulular
        • Üst şube: Deuterostomia - İkincil ağızlılar
          • Şube: Chordata - Kordalılar
            • Alt şube: Vertebrata - Omurgalılar Cuvier, 1812
              • Sınıflar
                • Acrania - Kafatassızlar
                  • Hemichordata - Yarı sırtipliler
                  • Urochordata veya Tunicata - Tulumlular
                  • Cephalochordata - Başı kordalılar
                • Craniata - Gerçek kafataslılar
                  • Agnatha - Çenesizler
                  • Gnathostomata - Gerçekçeneliler
                    • Pisces - Balıklar
                      • Placodermi - Fosil balıklar
                      • Chondrichthyes - Kıkırdaklı balıklar
                      • Osteichthyes - Kemikli balıklar
                    • Tetrapoda - Dört üyeliler
                      • Amphibia - İki yaşamlılar
                      • Reptilia - Sürüngenler
                      • Aves - Kuşlar
                      • Mammalia - Memeliler

Son düzenleyen asla_asla_deme; 4 Mayıs 2010 15:05
13 Kasım 2008 14:19   |   Mesaj #2   |   
asla_asla_deme - avatarı
VIP Never Say Never Agaın
OMURGALILAR, sırtları boyunca uzanan omurgalarıyla tüm öbür hayvvanlardan ayrı­lır. Omurga, kıkırdaktan, kemikten ya da her ikisinden oluşan iskeletlerinin en önemli bö­lümü ve temel eksenidir. Omurgalılar genel­likle omurgasızlardan daha iri ve daha karma­şık yapılıdır. Bu geniş hayvan grubu balıklar, amfibyumlar, sürüngenler, kuşlar ve memeli­lerden oluşur. Omurgasızlar ise böcekler, yumuşakçalar ve kabuklular gibi, omurgadan yoksun hayvanlardır. Omurgalıların öbür hayvan grupları içindeki yerini daha ayrıntılı olarak HAYVAN maddesinde bulabilirsiniz.
İlk omurgalılar yaklaşık 510 milyon yıl önce ortaya çıkan ilkel balıklardır. Omurganın kaslarla hareket ettirilebilen esnek bir destek oluşturduğu, böylece bu hayvanların hızlı yüzmesine olanak sağladığı düşünülmektedir. Omurga ayrıca, içindeki kanalda yer alan ve sinir sisteminin en yaşamsal bölümlerinden olan omuriliği korur. Omurilik, gövde ve uzantıları ile beyin arasında bir sinir köprüsü kurar.
Günümüzde omurgalılar, kordalılar bölü­münün (filumunun) bir altbölümü olarak sınıflandırılmaktadır. Kordalıların öbür iki altbölümünü batraklar ve tulumlular oluştu­rur. Kordalıların vücudu, gelişimlerinin ilk evrelerinde ya da yaşamları boyunca, sırtipi (notokord) denen oldukça sert bir dokuyla desteklenmiştir. Sırtipinin evrim sürecinde omurganın öncüsü olduğu düşünülmektedir. İnce uzun yapılı küçük balıkları andıran batraklarda ve larva evresindeki tulumlularda sırtipi bulunmakla birlikte omurga oluşumuna rastlanmaz. Tüm omurgalılar ise gelişimleri­nin başlangıcında sırtipli bir evreden geçerler.
Sponsorlu Bağlantılar


MsxLabs & TemelBritannica

19 Mart 2009 20:50   |   Mesaj #3   |   
Keten Prenses - avatarı
Üye
Omurgalılar, sırtları boyunca uzanan omurgalarıyla tüm öbür hayvanlardan ayrılır. Omurga, kıkırdaktan, kemikten ya da her ikisinden oluşan iskeletlerinin en önemli bölümü ve temel eksenidir. Omurgalılar genellikle omurgasızlardan daha iri ve daha karmaşık yapılıdır. İlk omurgalılar yaklaşık 510 milyon yıl önce ortaya çıkan ilkel balıklardır.

Omurganın kaslarla hareket ettirilebilen esnek bir destek oluşturduğu, böylece bu hayvanların hızlı yüzmesine olanak sağladığı düşünülmektedir. Omurga ayrıca, içindeki kanalda yer alan ve sinir sisteminin en yaşamsal bölümlerinden olan omuriliği korur. Omurilik, gövde ve uzantıları ile beyin arasında bir sinir köprüsü kurar.

Bu geniş hayvan grubu balıklar, amfibyumlar, sürüngenler, kuşlar ve memelilerden oluşur.

MEMELİLER (MAMALİA)

Yavrularını süt salgılayan göğüs bezleriyle beslediklerinden bu hayvanlara Mammalia adı verilmiştir. Bu hayvanlar Jura’da memeli benzeri sürüngenlerden (Synapsida alt sınıfının Therapsida takımından) ayrı bir dal şeklinde meydana gelmişlerdir. Bu gruptaki hayvanların temel özelliklerinden birisi de tümünün vücudunda az yada çok sayıda kılın bulunmasıdır.
Memeliler üç ana gruba ayrılır. Bunların arasında tekdelikliler yada yumurtlayan memeliler olarak tanınan grup ornitorenk ve ekidnelerden oluşur. Bu ilginç hayvanların yavruları, kışlar gibi yumurtadan çıkar, ama sonra anne sütüyle beslenir.
İkinci grupta keseliler yer alır. Keselilerin yavruları çok az gelişmiş olarak doğar. Yeni doğanların uzunluğu genellikle 6 santimetreyi aşmaz. Başlıca keseliler arasında opossum, tasmanyaşeytanı, bandikut, kuskus ve kangru sayılabilir.
Eteneli memeliler en geniş memeliler grubunu oluşturur. Plasenta adıyla da tanınan etene, annenin içinde gelişen ve yavru ile anne arasında köprü kurarak doğana kadar yavruyu besleyen bir organdır. Eteneli memeliler başlıca 10 grup altına toplanabilir:
Böcekçiller (Insectivora) en çok eski dünyada bulunmakla birlikte bir ölçüde Kuzey Amerika’ya da yayılmıştır. Köstebekler, kirpiler ve sivrifareler en bilinen üyeleridir.

Yarasalar (Chiroptera),
uçan memelileri kapsar. Hemen hemen bütün iri yarasalar meyveyle beslenirken, küçüklerinin çoğu böcekleri avlar.

Primatlar (Primates)
maymunlar ve insanlardan oluşur. Gelişmiş beyinleri ve el becerileriyle dikkat çekerler.

Dişsizler (Edentata)
ya dişten tümüyle yoksundurlar yada ağızlarında basit yapılı birkaç diş taşırlar. Armadillo, karıncayiyen ve tembelhayvan bu grubun üyeleridir.
Kemiriciler (Rodentia) tür ve birey sayısı en çok olan memelilerdir. Tür sayısı 4000’i aşan memelilerin yarısından çoğunu kemiriciler oluşturur. Kobay, fare ve sıçanın yanı sıra oklukirpi, kunduz ve sincap da kemiriciler arasında yer alır.

Etçiller (Carnivora
) aslan, kaplan, pars, sırtlan, sansar, ayı, kedi, ve köpeği de içeren yırtıcı hayvanlardır. Denizde yaşamaya büyük bir uyum gösteren foklar ve morslar ise genellikle yüzgeçayaklılar (Pinnipedia) adıyla ayrı bir grupta toplanır.
Balinalar (Cetaca) hemen hemen tümüyle kılsız, balık biçimdeki memelilerdir. Suyun dışında yaşayamazlar. Gerçek balinaların yanı sıra yunuslar ve musurlar da bu grupta yer alır. Mavi balina yaşayan en iri hayvandır.

Filler (Proboscidea)
günümüze yalnız iki türüyle ulaşabilmiş kara hayvanlardır.
Tektoynaklılar (Perissodactyla) at, eşek, zebra, tapir ve gergedandan oluşurlar. Toynaklar, bu ve sonraki grubun ayak parmaklarını çevreleyen, kalınlaşarak başkalaşıma uğramış tırnaklarıdır.

Çifttoynaklılar (Artiodactyla)
deve, geyik, zürafa, sığır, antilop, keçi ve koyun gibi gevişgetirenlerin yanı sıra domuz, pekari ve suaygırı gibi gevişgetirme özelliği bulunmayan hayvanları da kapsar.

KARAKTERİSTİK ÖZELLİKLERİ

1.
Vücutları genel olarak belirli zaman aralıklarında dökülen kıllarla kaplıdır. Derilerinde ter, yağ, koku ve süt bezleri gibi çeşitli salgı bezleri bulunur. Bazı memelilerin vücut ve kuyruk kısımlarında sürüngenlerinkine benzeyen pullar vardır.

2.
Balinalar (Cetacea) ve Deniz inekleri (Sirenia) gibi deniz memelileri dışında kalanlarda dört üye vardır. Bu deniz memelilerinde arka üyeler kaybolmuştur. Her bir üyede 5 veya daha az sayıda parmak bulunur. Gerek üyeler ve gerekse parmaklar çeşitli yaşam biçimlerine göre, örneğin, yürümek, koşmak, tırmanmak, yüzmek, uçmak ve kaçmak gibi görevleri yerine getirecek şekiller kazanmışlardır. Parmak uçlarında boynuz yapısında tırnak ve toynaklar, parmak altlarında ise etli yastıklar mevcuttur.

3.
İskelet iyi bir şekilde kemikleşmiştir. Kafataslarında 2 oksipital kondil, boyunlarında 7 tane omur bulunur. Kuyrukları uzun ve hareketlidir.

4.
Her iki çenede de mevcut olan dişlerin kök kısımları çukurluklar içerisine gömülüdür. Dişler beslenme durumlarına göre çeşitli şekiller gösterir. Bazılarında dişler bulunmaz. Dilleri çoğunlukla hareketlidir. Gözlerinde hareketli göz kapakları, kulaklarında etli bir dış kulak kısmı bulunur.

5.
Kalpleri 2 kulakçık ve 2 karıncık olmak üzere 4 odacıklıdır. Kuşların tersine bunlarda yalnız sol aort kökü bulunmaktadır. alyuvarları yuvarlak ve çekirdeksizdir.

6.
Solunumları yalnız akciğerlerle olur. Larinkste ses çıkarmaya yarayan ses telleri bulunur. Kalp ve akciğerlerin yer aldığı göğüs boşluğunu karın boşluğundan ayıran ve diyafram adı verilen kaslı bir bölme vardır. Böyle bir yapı memeliler dışında hiç bir hayvan grubunda görülmez (kuşlardaki bölme kaslı değildir).

7.
Vücut sıcaklığı sabittir ve çevre koşularına bağlı olarak değişiklik göstermez (Homoiothermus). Vücut sıcaklığı metabolizma sonucunda sağlanır (endeterm). Vücut üzerinde bir kıl örtüsünün varlığı, deri altında vücudu saran bir yağ tabakasının bulunması ve kirli kan ile temiz kan dolaşımının birbirlerinden tümüyle ayrılmış olması, vücut sıcaklığının değişmezliğini sağlayan özelliklerinden bazılarıdır.

8.
Sidik keseleri vardır ve boşaltım maddesi sıvı haldedir.

9.
Beyinleri gelişmiş, cerebrum ve cerebellum kısımları oldukça büyüktür. Beyinden 12 çift sinir çıkar.

10.
Erkeklerinde bir kopulasyon organı (penis) mevcuttur. Testisleri genellikle karın boşluğu dışında yer alan ve scrotum adı verilen torbalar içerisinde bulunur. Yumurtaları küçük ve kabuksuzdur. Yumurtanın gelişmesi yumurta kanalı (ovidukt)’nın değişmesiyle meydana gelen döl yatağında (uterus) tamamlanır. Amnion, korion ve allantois gibi embriyonik zarlar mevcuttur. Genellikle embriyoyu uterusa bağlayarak onun beslenmesini ve solunumunu sağlayan bir plasenta bulunmaktadır. yavrular doğumdan sonra dişi hayvanın süt bezlerinden salgılanan süt ile beslenir.
-Memeliler sürüngenlerden meydana gelmiş olmalarına karşın onlardan bir çok yapısal farklılıklar gösterirler. Bu farklılıkların en önemlileri şunlardır:

11.
Memelilerde vücut örtüsü olarak pullar yerine kıllar bulunur. Yalnız bazı memelilerin vücutlarında ve kuyruk bölgelerinde sürüngenlerden kalma bir özellik olarak hala pullar mevcuttur.

12.
Memelilerin kafatasında iki oksipital kondil bulunur (sürüngenlerde bir tane) ve beyin kutusu daha büyüktür.

13.
Memelilerde göğüs boşluğu ile karın boşluğunu birbirinden ayıran kaslı bir diyafram vardır

14.
Memelilerde alt çene kemiği bir parça halindedir (sürüngenlerde çok sayıda).

15.
Memelilerde alt çene kemiği doğrudan kafatası ile eklem yapmaktadır (sürüngenlerde quadratum ile eklem yapar).

16.
Memelilerin orta kulağında incus, malleus ve stapes olmak üzere üçlü bir kemik zinciri vardır (sürüngenlerde yalnız stapes karşılığı olan Columella iç kulakta bulunur, diğer iki kemik çene ile birleşmiştir).

17.
Memelilerde belirli zamanlarda dökülen dişler bulunur (sürüngenlerde dişler belirli zamanlarda değiştirilmez).

18.
Memelilerde kalp dört odacıklıdır ve yalnız sol aort kökü mevcuttur.

19.
Memelilerde ses kutusu çok iyi gelişmiştir (sürüngenlerde körelmiştir).

20.
Memeliler yavrularını salgıladıkları süt ile beslerler.

21.
Vücutlarında kılların bulunması, görme, işitme ve koku alma duyularının çok gelişmiş olması, beyinlerindeki cerebrum ve cerebellum kısımlarının gelişmişliğine bağlı olarak tüm faaliyetleri iyi bir şekilde koordine edebilmesi, öğrenme ve öğrenilen şeylerin hatırda tutulmasına yarayan bir bellek oluşumu ise memelilerin kuşlardan daha evrim geçirmiş olduklarını kanıtlayan özelliklerdir.


Kaynak
30 Mayıs 2010 13:40   |   Mesaj #4   |   
_Yağmur_ - avatarı
VIP VIP Üye
OMURGALI HAYVANLAR

BALIKLAR
Köpek balığıvirgs alabalıkvirgs sazanvirgs levrek.
KURBAĞ
ALAR
Kara kurbağasıvirgs su kurbağası
SÜRÜNGENLER
Yılanvirgs kertenkelevirgs timsah
KU
ŞLAR
Serçevirgs kargavirgs bülbülvirgs şahin
MEMELİ
LER
İnsanlarvirgs maymunlarvirgs balinalarvirgs yunuslar


1.BALIKLAR

Solungaçları ile solunum yapanvirgs vücut ısıları çevreye bağlı olarak değişenvirgs soğuk kanlıvirgs yürekleri çift gözlüvirgs çoğunun vücudu pulluvirgsgenellikle yumurta ile üreyenvirgs suda yaşayan omurgalı hayvanların genel adı. Bir kulakçık ve karıncıktan meydana gelen kalplerinde daima kirli kan bulunur. Kalpten çıkan kirli kan solungaçlarda temizlendiğindenvirgs vücutta temiz kan dolaşır. Ağızdan alınan sunvirgs solungaçlardan dışarı atılırken suda çözülmüş oksijenvirgs osmozla kana verilir. Bu arada suda bulunan besinler ise yutulur. Köpek balıklarında su hem ağızdan hem de ilk solungaç yarığından alınır. Tuzlu su balıkları su içtikleri haldevirgs tatlı su balıkları su içmezler. Gerekli su ihtiyaçlarını solungaç zarlarından osmozla alırlar. Deniz balıkları içtikleri suyun tuzunu böbrekle değilvirgs solungaçları ile ayırır. Balıklarda göğüs ve karın yüzgeçleri çiftvirgs sırtvirgs kuyruk ve anal yüzgeçleri tektir.
Balıkların harekette önemli rol oynayan değişik kuyruk tipleri mevcuttur. Çatallanmış kuyruk tipine “difiserk”virgs çatallı olup eşit parçalı olana “homoserk”virgs köpek balıklarında olduğu gibi çatalları eş olmayan kuyruk tipine de “heteroserk” denir.
Balıklar omurgalı canlılar içerisinde sayıca en fazla olanıdır. Çalışmalarda balık türünün 40.000 kadar olduğu söylenmektedir.
Balıkların günümüzde sportif ve akvaryumdaki değeri yanında büyük bir protein kaynağı olması ticari değerini arttırmaktadır. Balıkların yeryüzündeki dağılımları o kadar geniştir kivirgs sıcak tropikal sulardavirgs acı sulardavirgs tatlı sulardavirgs ışığın ulaştığı dağ derelerinde veya insanların henüz ulaşamadığı oldukça karanlık ve derin sularda yaşayabilmektedir. Üç türlü beslenme görülür. Herbivor (otçul)virgs karnivor (etçil) ve omnivor (hem et hem de bitkisel besin yiyenler). Yalnız çenelerinde değilvirgs bütün ağız boşluklarında ve yutaklarında sıralanış ve şekil olarak birbirinden farklı birçok diş bulunur. Bu genelde beslenme şekillerine göredir. Bazılarında farinks (yutak) dişleri gelişmiştir. Yanlız Mersin balıklarında ve Demetsolungaçlılarda diş bulunmaz.

Balıklar nasıl yüzer?

Her balık vücudunun elastikiyeti cinslere bağlıdır. Mesela; yılan balığı vücudunu bir yılan gibi hareket ettirebilir. Bütün balıklar kuyruklarını her iki yana da hareket ettirebilir. Kuyruk her iki yana hareketi sırasında geri ve yandaki suyu iter. Suyun bu hareketlere olan tepkisi balığın ters yönde hareket etmesine sebep olur. Kuyruğun başka bir vazifesi de balığın yana yatmasını önlemektir. Bunun yanı sıra hareket yönünde sabit kalmasını sağlar. Yüzgeçlerin açısının değiştirilmesi ile balık aşağı ve yukarı yüzebilir. Bu mekanizma ayrıca uçaklardaki gibi işler. Ön yüzgeçler hızı düzenleme yönünden fren etkisine sahiptir.

Balığın besin değeri:

Balık etinin besleme özelliği fazladır. Çünküvirgs kasaplık hayvan etine nazaran yağ oranı düşükvirgs protein oranı yüksektir. Ayrıca vitamin bakımından da zengindir. Bilhassa A ve B vitaminleri fazladır. Balığın önemli diğer bir özelliği de fosfor bakımından zengin bir besin maddesi olmasıdır.

2.KURBAĞALAR

Yaşadığı yerler: Sudavirgs karada ve ağaçlarda. Avustralya ve çevre adaları hariçvirgs bütün dünyaya yayılmışlardır.
Özellikleri: Vücutları çıplak ve tıknazdır. Kuyrukları yoktur. Uzun araka bacakları zıplamaya elverişlidir. Erginleri akciğervirgs larvaları solungaç solunumu yapar.
Ömrü: 10-40 yıl.
Çeşitleri: 2000 kadar türü bilinmektedir. Su kurbağasıvirgs kara kurbağasıvirgs göl kurbağasıvirgs ağaç kurbağasıvirgs petekli kurbağavirgs Amerikan öküz kurbağası meşhur türleridir.
Vücudu zıplamaya elverişli kuyruksuz amfibyumlara verilen genel ad. Amfibyumvirgs suda ve karada yaşayan demektir. Üçgen biçimli kafalarıvirgs patlak gözleri vardır. Çoğunun üst çeneleri dişlidir. Ön bacakları dörtvirgs arka bacakları beş parmaklıdır. Çoğunlukla suda yaşayan türleri vardır. Boyları genellikle 7-15 cm arasında değişir. Burun delikleri çok öndedir ve bunları zar gibi bir kapakla istediği zaman kapatabilir. Ucu yapışkan dilleri uzun ve geriye doğru kıvrıktır. İleriye hızla fırlatarak böcek avlarlar. Deri solunumları güçlüdür. Başlarının yanında balon gibi şişen ses keseleri vardır. Kurbağalar böcekvirgs solucan ve sümüklü böcekleri severek yer. Kurbağalar işitmede en duyarlı canlılardandır. İşitme duyuları görme duyularından çok daha hassastır. Dış kulakları bulunmaz. Ancak hareket eden avlarını fark ederler. İnce ve çıplak derilerinde müküs ve zehir bezleri vardır. Müküs yapışkan bir sıvıdır. Vücudu su kaybına karşı korur. Derilerindeki zehir tahriş edicidir.
Yılan ve kuşlar zehirlerinden etkilenmez. Tehlike anında suya dalar. Kara kurbağaları gündüzleri gizlenirvirgs gece avlanmaya çıkar.
Erişkin kurbağaların hepsi akciğerleriyle solur ve suda yumurtlar. Nadir bazı türler yumurtalarını vücutları üzerinde taşır. Yumurtadan çıkan siyah renkli ve kuyruklu larvalarına “tetari” veya “iribaş” denir. Solungaç solunumu yaparvirgs sudaki küçük bitki ve böceklerle beslenirler. Kendilerinden küçük tetarileri de yerler. Gelişme devrelerinde önce arka ayaklarvirgs sonra ön ayaklar belirir. Kan dolaşımları balıklara çok benzer. Akciğerler gelişince solungaçlar kaybolur. Daha sonra kuyruk da körelir. Sudan karaya sıçrayarak barınacak yer ararlar. Üç yılda erginleşirler. Renkleri yaşadıkları çevrelere uygundur. Renk değiştirenleri de vardır. Ağaç kurbağaları yeşil renkli olduğundan düşmanları tarafından fark edilmezler. Ön ve arka ayakları arasında perde olanları ağaçtan yere planör uçuşu yaparak inerler. Yarı geçirgen derilerivirgs yaprakların terleyerek çıkardığı suyu emer. Üreme dönemlerinde suya dönerler.
Afrika ve Güney Amerika’da yaşayan pipalar (petekli kurbağalar) suda beslenir. Dilleri ve göz kapakları yoktur. Erkek tarafından döllenen yumurtalar dişinin sırtındaki peteklere yerleştirilir. Kurbağa yavrusu tamamen gelişmiş olarak annesinin sırtındaki odacığı terk eder.

3.SÜRÜNGENLER

Omurgalı hayvanların geniş bir sınıfı. Bu sınıf kertenkelevirgs yılanvirgs kaplumbağa ve timsahları içine alır. Nesilleri tükenmiş olan dinazorlarvirgs ihtiyozorlar da bu sınıfta incelenir. Bugün yeryüzünde yaşayan 7000 kadar türü bilinmektedir.
Vücutları pul veya kemiksi plaklarla örtülüdür. Sürüngenlerin pulları üst derinin kornea tabakasının kalınlaşmasından meydana gelir. Aralarında bulunan yumuşak deri sayesinde gövdeleri rahatça eğilip bükülebilir. Karın pullarıysa çoğunlukla birbirinin üstüne biner. Bu durum yılanlarda sürünmeye yardımcıdır. Kaplumbağa ve timsahların vücutlarını örten kemiksi plakların yapısına alt deri de katılır. Kaplumbağaların baasını meydana getiren plaklar birbirine kaynamıştır. Timsahlarda ise birbirinden ayrıdır. Kertenkele ve yılanlarda pullu derivirgs büyümeye mani olduğundan zaman zaman atılarak yenilenir. Bu duruma gömlek değiştirme denir. Cansız pul ve levhalardan hasıl olan derivirgs terlemeye manidir. Vücut sıvılarının buharlaşmasını önler. Sürüngenlerde ter bezi bulunmadığından kurak ve sıcak bölgelerde rahatça yaşayabilirler.
Hem yavru hem de erginler akciğer solunumu yapar. Deri solunumları yoktur. Yılan ve yılansı kertenkelelerin sol akciğerleri hava kesesine dönüşmüştür. Avlarını tutarken gerekli yedek havayı bu keseden kullanırlar.
Çift eşeylidirler. Yumurtlayarak ürerler. Yumurtalarını nemli ve sıcak topraklara bırakırlar. Çok azında yumurtalar ana karnında açıldığından yavrularını doğururlar. Deniz kaplumbağaları kilometrelerce yol kat ederek kumsallara çıkar ve yumurtalarını kumlara gömer.
Değişken ısılıvirgs soğuk kanlı hayvanlardır. Vücut ısılarını yükseltmek için güneşlenir veya sıcak taş ve topraklara uzanırlar. Soğuk havalarda uyuşurlar. Toprağı donan soğuk iklim bölgelerinde sürüngenlere rastlanmaz. Kış uykusuna yatarlar. Aşırı sıcak havalarda serin yerlere çekilerek yaz uykusuna da yatarlar. Yedikleri besinlerden hemen hemen hiç ısı elde etmezler. Fazla vücut ısısına ihtiyaç duymadıklarından rahatça bir yıl gibi uzun bir süre açlığa dayanabilirler. Bazılarının kopan parçaları yenilenir.
Yılan ve kertenkelelerin kalpleri iki kulakçık ve yarım bir perdeyle yarılmış iki karıncıktan meydana gelir. Karıncıklarda temiz ve kirli kan birbirine karıştığından vücutlarında karışık kan dolaşır. Timsah ve kaplumbağaların karıncıklarında perde tamdır. Kalpleri dört gözlüdür. Sol kısımda temizvirgs sağ kısımda kirli kan bulunur. Buna rağmen sol ve sağ karıncıktan çıkan aort kökleri kalbin hemen önünde panizza kanalı vasıtasıyla birleştiklerinden vücutta kısmen karışık kan dolaşır. Koku alma duyuları çok kuvvetlidir. Yılan ve kertenkele en hafif kokuları bile diliyle idrak edebilir.

4.KUŞLAR

Vücutları tüylerle örtülüvirgs akciğer solunumu yapanvirgs sıcakkanlıvirgs yumurtlayanvirgs gagalıvirgs kanatlı omurgalı hayvanların ortak adı.
Uçma olayında büyük enerjiye ihtiyaç duyulduğundan kuşlarda gelişmiş bir sindirim sistemi vardır. Mide ve bağırsakları diğer hayvanlarınkinden farklıdır. Örneğin kuşlarda “kursak” denilen bir torba bulunur. Burası alınan gıdayı depolamaya ve devamlı mideye aktarmaya yarar. Mideleri iki gözlüdür. Birinci mide “bezli mide”virgs ikinci mide ise “taşlık” adını alır. Kuşlar enerji depolamak için yediklerini hemen hazmeder.
Kuşların motoru kalpleridir. Pompalama faaliyetlerini hızlı bir şekilde yürütebilmesi için dakikada 500-1000 kadar kalp atışı mevcuttur. Başlıca uçuş takımları da göğüs kaslarıdır.
Kuşlarda akciğerler son derece gelişmiş olmasına rağmen küçüktür. Bununla beraber iletim kabiliyetleri yüksektir. Akciğerler göğüs boşluğunda serbest olmayıp sırt duvarına yapışıktır. Akciğerlere bağlı dokuz adet hava kesesi vardır. Hava deposu görevi yapan bu keseler uçma esnasında kuşun ağırlığını azaltır ve akciğerlere hava akımını arttırır. Solunum ağızla başlarvirgs sonra gırtlak ve soluk borusu gelir. Soluk borusunun sonunda daha çok ötücülerde gelişen ses gırtlağı bulunur. Soluk borusu iki bronşavirgs bronşlar da akciğerlerin içinde kılcal hava kanalcıklarına ayrılır.
Kuşlarda diyafram yoktur. Akciğerleri insanlarda ki gibi şişip gevşemez. Uçuş esnasında kanat çırpma sonucuvirgs göğüs kemiğinin açılıp kapanmasıyla hava keselerine yapılan basınçla akciğerler körüklenir ve hava akciğerlere rahatlıkla girip çıkar. Akciğerlerin bu özelliği solunumun çabuk olmasına ve dolayısıyla besinlerin oksijen tarafından çabuk yakılarak kuşlar için gerekli yüksek enerjinin elde edilmesini sağlar.

5.MEMELİLER
Yavruları vücutlarında meydana gelenvirgs sütle besleyerek büyütenvirgs sıcakkanlı omurgalı hayvanlardır. Bu sınıfın yeryüzünde beş bin kadar türü vardır. İnsan da bu sınıfta incelenir. Memelilerin et ve otla beslenen birçok türü vardır. Koyunvirgs lamavirgs deve gibi geviş getirenler bulunduğu gibi kanguru da yavrusunu kesesinde taşır.
Bütün memelilerin kalpleri dört gözlüdür. Akciğer solunumu yaparlar. Göğüs ve karın boşlukları diyafram denen bir zarla ikiye ayrılır. Kaslar ve diyafram yardımıyla ciğerlere hava emilir ve atılır. Bu nefes alış verişlerivirgs kısmen irade dışı olan kas hareketleriyle sağlanır. Ciğerlere hava alındığında göğüs kafesi genişlervirgs verildiğinde ise küçülür.
Memelilerin iskeletleri tamamen kemikleşmiştir. Omur sayısı memeli cinsine göre değişir. Kafatası beyni korumaya yarar. Çene kemikleri dişleri tutar. Memelilerde diş sayısı nadiren 44’ü geçer. Bir istisna olarak bazı yunuslarda diş sayısı 246’yı bulur.
Memelilere binlerce metre su altında ve binlerce metre yukarılardavirgs

dağ tepelerinde ve çöllerdevirgs ormanlardavirgs kutuplarda rastlamak mümkündür. Çoğu kısa mesafelerde de olsa yüzebilir. Balinavirgs tamamen suya bağlı olarak yaşar. Uçabilen memeli hayvan yarasadır. Maymunlar ağaçlarda ayak ve kuyruklarını kullanarakvirgs dallar arasında akrobatik hareketlerle hızla yer değiştirebilirler. Sincap ve kunduzlar gibi kışlık yiyecek depo edenleri de vardır. Kış uykusuna yatanlarına da rastlanır.
Memeliler sıcakkanlı olduklarından iklim ve çevre şartları ne olursa olsun vücut sıcaklıklarını sabit tutan kontrol mekanizmasına sahiptirler. Vücutlarındaki yağ tabakası ve kıllarla vücut ısısını muhafaza ederler. Birbirleriyle sesvirgs koku ve hareketleriyle anlaşırlar. Genellikle ömürleri kısadır. Yarasalar 17virgs şempanzeler 40virgs ayılar 34virgs aslanlar 30virgs bizonlar 22virgs atlar 40-60virgs dağ keçileri 25virgs filler 150-200virgs geyikler 40-50virgs kediler 22virgs köpekler 15virgs koyunlar 12-15virgs kokarcalar 6-8virgs eşekler 60-106virgs katırlar 45virgs kurtlar 20 yıl kadar yaşarlar.
Son düzenleyen Safi; 6 Aralık 2016 00:19
9 Mayıs 2012 10:55   |   Mesaj #5   |   
Mira - avatarı
VIP VIP Üye
Omurgalılar
MsXLabs.org & MORPA Genel Kültür Ansiklopedisi

Sponsorlu Bağlantılar
Kordalıların dört dalından en büyüğü (Vertebrata). Bu daldaki hayvanlar, hayvanlar âleminin en gelişmiş örnekleridir. Omurgalıları diğer bütün hayvanlardan ayıran özellikler vardır. Beyinlerini korumaya yarayan bir kafatasına sahiptirler. Canlı bir iç iskeletleri vardır. Kıkırdak ve kemikten yapılmış bu iskelet, diğer canlı dokular gibi büyür ve gerektiğinde zarar gören kısımları yenilebilir. Vücutlarındaki üye sayısı hiçbir zaman iki çifti aşmaz. Ağzı, üzerinde dişler bulunan alt ve üstçeneler sınırlar. Yürek vücudun karın (alt) yüzünde, dolaşım sistemi kapalıdır. Yani atar ve toplardamarlar birbirlerine kılcaldamarlarla bağlıdır. Sindirim sisteminden toplanan kan önce karaciğere, buradan genel dolaşım sistemine geçer. Kandaki oksijeni hemoglobin taşır ve hemoglobin her zaman alyuvar içinde bulunur. Vücutları iki tabakalı bir deriyle örtülüdür. Sinir sistemleri beyin ve omurilik ile bunlardan ayrılan sinirlerden oluşur. Birkaçı dışında hepsi ayrı eşeylidir. Balıklar dışındaki omurgalılar karada yaşarlar. Yalnızca balinalar, yunuslar gibi birkaç örnek sonradan su hayatına uymuşsa da bunlar da karada yaşayanlar gibi akciğerleriyle solunurlar.

Omurgalıların beş sınıfı vardır:
  • Balıklar
  • İkiyaşayışlılar
  • Sürüngenler
  • Kuşlar
  • Memeliler

Hızlı Cevap
Mesaj:



Bu sayfalarımıza baktınız mı
paneli aç