Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Sohbet (Flash Chat) Forumda Ara

RNA (Ribonükleik Asit)

Bu konu Biyoloji forumunda NihLe tarafından 14 Kasım 2006 (14:37) tarihinde açılmıştır.FacebookFacebook'ta Paylaş
18402 kez görüntülenmiş, 4 cevap yazılmış ve son mesaj 14 Haziran 2013 (15:32) tarihinde gönderilmiştir.
  • 5 üzerinden 5.00  |  Oy Veren: 1      
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın:    « Önceki Konu | Sonraki Konu »      Yazdırılabilir Sürümü GösterYazdırılabilir Sürümü Göster    AramaBu Konuda Ara  
Eski 14 Kasım 2006, 14:37

RNA (Ribonükleik Asit)

#1 (link)
NihLe
Ziyaretçi
NihLe - avatarı
Vikipedi, özgür ansiklopedi
Gerçek boyutunda görüntülemek için resme tıklayın.

Adı:  RNA.png
Gösterim: 91
Boyutu:  77.8 KB

Ribonükleik asit (RNA), nükleotidlerin ard arda yerleşmesiyle birleşmiş tek diziden oluşan yüksek kaliteli moleküldür.RNA, halk arasında DNA'ya geçen kalıtsal genetik bilgi olarak da tanımlanabilir.

Hücrelerde DNA ile birlikte çalışarak protein sentezlenmesinde rol alır. Nükleotid dizisinde şeker ribozdur, azotlu bazlar ise adenin, sitozin, guanin ve urasildir. DNA molekülünden farkı timin yerine urasil'e sahip olması ve iki yerine tek nükleotid dizisinden oluşmasıdır. Bazı RNA çeşitlerinde farklı bazlara da (inosin, psödouridin, vs.) rastlanır.

RNA çeşitleri
Hücrede farklı görevlerde kullanılan RNA molekülleri vardır. Bunlardan en çok bilineni mesajcı RNA'dır (mRNA). RNA polimeraz enzimi tarafından DNA'nın okunmasıyla sentezlenir ve protein sentezinde önemli rol oynar.

Ribozomal RNA (rRNA), ribozomların yapısına katılarak protein sentezini katalizleyen moleküldür. rRNA bütün canlılarda korunmuş olduğu için, nükleotid dizilimleri incelenerek canlılar arasındaki evrimsel ilişkiler hesaplanabilir.

Taşıyıcı RNA (tRNA) molekülleri ise protein sentezi sırasında ribozoma amino asitleri taşımakla yükümlüdür. Her amino asit için birden fazla tRNA molekülü bulunabilir. Bu moleküllerin anti-kodon bölgeleri mRNA kodonlarının tanınmasını ve böylece RNA kodunun protein koduna çevrilmesini sağlar.

Küçük nüklear RNA'lar (snRNA) mRNA'ların işlenmesinde kullanılan SNRNP proteinlerinin yapısına katılır. Ayrıca küçük nükleolar RNA'lar (snoRNA) da çekirdekçikte görev alırlar.

Bunların dışında, özelliklerine göre isimlendirilen siRNA, agRNA gibi RNA tipleri de bulunmaktadır.
Rapor Et
Eski 24 Kasım 2006, 12:05

E-cadherin genini RNAi ile susturmak

#2 (link)
NihLe
Ziyaretçi
NihLe - avatarı
RNAi geçtigimiz haftalarda 2006 Fizyoloji ve Tıp Nobel ödülü ile ödüllendirilen, moleküler biyolojide çözülmeyi bekleyen sayisiz gizemli olgulardan sadece bir tanesi.Basit olarak; hücre içerisinde meydana getirilen ya da dogal olarak üretilen çift zincirli RNA molekulleri (susturucu RNA’lar, ing: siRNA) evrimsel olarak korunmuş bir dizi ardışık moleküler olay zinciri ile dizi eşlenigi olan mRNA’ya baglanıp parçalanmasını saglıyor ve böylece gen anlatımında yazılma (transkripsiyon) ötesi bir susturulma saglanmış oluyor.

Long-Cheng Li bir doktora sonrası araştirmacı olarak çalışırken E-cadherin genini RNAi ile susturmak istedi ancak beklediginin aksine E-cadherin genine karşı tasarladıgı yapay RNA’lar bu genin anlatim düzeyini arttırdı! Bu şaşırtıcı sonucu daha önceden belki But Rossi ve onun gibi RNAi kullanan bir çok araştırmacı görüyordu ama belki de hiç bu kadar ciddiye almamışladı…

Cheng Li ise bu tuhaf bulguyu ciddiye aldi ve bir dizi başka genin de anlatım düzeyini benzer biçimde arttırabildigini duyurdu. Bu gözlem bilim dünyasında süphe ile karşılanadursun, Cheng Li bu bulguyu daha öteye taşıyıp olayin nasıl gerçekleşebilecegini araştırmaya koyuluyor. Olayın dogrulugunun ve RNAi’den bagımsız olup olmadıgının anlasilmasi icin daha başka destekleyici deneylere gereksinimi bulunuyor,ancak erken görüşler yepyeni ve büyüleyici bir moleküler düzenek ile karşı karşıya olabilecegimizi düşündürüyor…

Dogrulugu tatmin edici düzeyde kanıtlandıgı takdirde Li’nin bulguları hem temel bilim insanlarını, hem de RNAi olgusunu moleküler tıp alanında tedaviye yönelik uygulamalarda kullanmayı düşleyenleri hücre karşında bir kez daha düşünmeye zorluyor.

Canlılıgın en temel yapı birimi, moleküler örgüsu her geçen gün biraz daha fazla araştırilınca, karşılaşılabilecek en karmaşık ve büyüleyici düzenek olarak karşımıza çıkıyor.

Bir 21.yy ayrıcalıgı olan hücreyi moleküler düzeyde anlama serüvenimize heyecanımızı yitirmeden devam ediyoruz.

Alıntıdır
Rapor Et
Eski 25 Şubat 2007, 18:01

RNA (Ribonükleik Asit)

#3 (link)
MaKaLeLe
Ziyaretçi
MaKaLeLe - avatarı
img_rna_interference
rna-tegning
Rapor Et
Eski 4 Ağustos 2007, 21:13

RNA (Ribonükleik Asit)

#4 (link)
alptugra
Ziyaretçi
alptugra - avatarı
RNA (Ribonükleik asit)
MsXLabs.org



RNA

Ribonükleik asit ,nükleotidlerin ard arda yerleşmesiyle birleşmiş tek diziden oluşan (DNA nın tek sarmal zincirinden biri gibi) yüksek kaliteli moleküldür. Nükleotid dizisinde şeker ribozdur, azotlu bazlar ise adenin, sitozin, guanin ve urasildir. DNA molekülünden farkı Timin yerine Urasil olmasıdır. Yapı ve fonksiyon olarak birbirlerinden ayrılan 3 tür RNA molekülü vardır.

m-RNA
DNA molekülünde lokalize çözülme ile kopyası çıkarılan moleküllerdir. RNA polimeraz adlı enzim ile DNA dizisindeki genlerin şifresi mRNA şeklinde oluşturulur. DNA nın her bazına RNA zincirindeki tamamlayıcı baz karşılık gelir, böylece her Adenin’e bir Urasil, her Guanin e bir sitozin nükleotidleri ve bunun tam tersi kombinasyonda dizilimler oluşturulur. Mevcut bir genin bilgilerini ihtiva eden mRNA molekülü hücre çekirdeğinden ayrılarak sitoplazmadaki ribozomlara varır ve bilgilerini işlemeye başlar. mRNA lar DNA da yazılı genetik kodun karşı bir tipini oluşturur. Bu şekilde birleştirilmiş RNA molekülü, tıpkı bir fotoğrafın pozitifi ve negatifi gibi kalıtım mesajının karşı tip halindeki eşidir. Bu mesaj daha sonra sitoplazmada ribozomlar sayesinde çözülebilecek ve taşıyıcı RNA sayesinde amino asit birleşimi için kullanılacaktır.

mRNA nın keşfi Fransız ve Amerikan araştırmacıların çalışma ürünüdür. Fakat buna ait kavramı 1961’de kesinlikle belirleyenler, Fransız biyologları Jacob ve Monod’dur.

r-RNA
Ribozomal RNA;ribozomlar sitoplazma içine dağılmış küresel yapılardır. Proteinler ve ribozomal RNA denen özel bir RNA çeşidinden oluşurlar. Türe göre ribozomun %40 ila %60ını bu moleküller meydana getirir. Ribozomların rolü haberci RNA da yazılı genetik kodu çözmektir.

t-RNA
Taşıyıcı RNA; 70 ila 80 nükleotidli bir moleküldür. Zincirin bir ucu sitozin–sitozin–adenin (CCA) ve diğer ucu guanin ile son bulur. Ayrıca yapısında nadir bazlarda yer alır. Biçimi 3 yapraklı yonca yaprağı ve molekülün iki ucundan oluşan bir ‘’Sap’’ biçimidir.

tRNA nın rolü hücre ortamındaki amino asitleri ,mRNA tarafından kurulan protein montaj zincirine doğru taşımaktır. Şu halde her tRNA belirli bir amino asit için özgüldür. Bu özgüllük molekülün, bütün tRNA larda bulunan CCA bölümünün hemen önündeki ucunda yazılıdır. tRNA ve onun amino asidi bir tRNA–aminoasit bileşiği oluşturur. Her an sitoplazma her amino aside karşılık gelecek böyle bileşiklerden yedekler bulundurmaktadır.

tRNA da yoncanın yapraklarından biri üzerinde bir baz üçlüsünden oluşan özgül bir başka bölge daha vardır. Bu üçlü amino aside özgüldür ve mRNA üzerindeki ilgili kodunun bir ‘’antikodon’’unu oluşturur,Yani onun karşı-tipidir.

Ribozom tRNA üzerinde kayıtlı kodu işlerken ,onun her kodonda ‘’durduğu’’ ve o belirli anda ,bir tRNA ya ilişkin antikodona takıldığı düşünülebilir. Böylece tRNA lar, mRNA tarafından şaşmaz bir düzene, yani genetik koda göre kurulmuş montaj zinciri üzerinde arka arkaya gelecek ve yeni koda göre amino asitlerin birbirlerine takılmalarını sağlayacaktır. Bir defa kullanıldıktan sonra her tRNA yeni bir amino aside bağlanır ve onu polipeptid zincirinde dizmeye koyulur.

İşte RNA molekülleri 20 çeşit aminoasitin çeşitli sıra ve sayıda dizilimini oluşturarak protein dediğimiz yapıları oluşturma mekanizmasının yani protein sentezinin başrolünü oynar.


MsXLabs.org
Son Düzenleyen ahmetseydi; 14 Haziran 2013 @ 15:41. Sebep: Sayfa Düzeni
Rapor Et
Eski 14 Haziran 2013, 15:32

Kodlamayan RNA

#5 (link)
yangındailkkurtarılacak
Bachata - avatarı
Kodlamayan RNA
Vikipedi, özgür ansiklopedi

Kodlamayan RNA, proteine çevirisi yapılmayan işlevsel bir RNA molekülüdür. İngilizce literatürde non-coding RNA''nın kısaltması olan ncRNA olarak anılırlar, daha az sıklıkla kullanılan diğer adları non-protein-coding RNA (npcRNA; protein kodlamayan RNA), non-messenger RNA (nmRNA; mesajcı olmayan RNA), small non-messenger RNA (snmRNA; küçük mesajcı olmayan RNA), functional RNA (fRNA; işlevsel RNA). Küçük RNA (İngilizce small RNA veya sRNA) terimi bakterilerde kullanılır. Kodlamayan RNA'nın yazıldığı DNA dizileri RNA geni veya kodlamayan RNA geni olarak adlandırılır.

Kodlamayan RNA'lar arasında, taşıyıcı RNA, ribozomal RNA gibi yaygın ve işlevsel olarak önemli RNA'ların yanı sıra, snoRNA'lar, mikroRNA'lar, siRNA'lar ve piRNA'lar sayılabilir. Gen kodlamayan RNA'ların bir cinsi olan uzun ncRNA'ların bazı örnekleri olarak Xist ve HOTAIR gösterilebilir (ncRNA'ların daha ayrıntılı bir listesi için RNA'lar listesine bakınız). İnsan genomunda ncRNA'ların sayısı bilinmemektedir, ancak yakın zamanda elde edilen bulgular binlerce ncRNA'nın var olduğunu göstermektedir.Yeni tespit edilmiş ncRNA'ların çoğunun işlevi belirlenmemiş olduğu için birçoğunun işlevsel olmaması mümkündür.

ncRNA'nın biyolojik rolleri

Kodlamayan RNA'lar birkaç gruba ayrılmıştır ve çeşitli hücresel süreçlerde yer alırlar. Bazıları merkezî bir öneme sahiptir ve, tüm veya çoğu canlılarda korunmuştur. Diğerleri kısa ömürlüdür ve ancak birbirine yakın ilişkili bazı türlerde görülür. Daha yaygın olarak korunmuş ncRNA'ların son ortak ata ve RNA dünyasından moleküler fosil veya kalıntılar oldukları düşünülür.

Çevrimdeki ncRNA'lar

Korunmuş, gerekli ve yaygın ncRNA'ların çoğu çevrim süreci ile ilişkilidirler. Ribozom olarak adlandırılan ribonükleoprotein (RNP) tanecikler hücrede çevrimin gerçekleştiği 'fabrika'lardır. Ribozom'un %60'ı ribozomal RNA'dan oluşur, bunlar prokaryotlarda 3 ncRNA, ökaryotlarda 4 ncRNA'dan oluşur. Ribozomal RNA'lar nükleotit dizilerin proteine çevrimini katalizler. Bir diğer ncRNA türü taşıyıcı RNA'dır, bunlar mRNA ile inşa edilen proteinler arasında 'adaptör molekül' oluştururlar. H/ACA kutusu ve c/D kutusu snoRNA'lar, arke ve ökaryotlarda bulunur, RNaz MRP ise ökaryotlarla sınırlıdır, bu ncRNA'ların her ikisi de rRNA'nın olgunlaşmasında rol oynarlar. snoRNA'lar rRNA, tRNA ve snRNA'ların kovalent değişimine kılavuzluk ederler, RNAz MRP, beraber transkripsiyonu yapılan 18S ve 5.8S rRNA'lar arasındaki aralığı keser. RNaz P, RNaz MRP'nin evrimsel akrabasıdır. RNaz P, öncül tRNA'ların 5' lider bölgelerindeki dizi elemanlarını keserek olgun tRNA'ların oluşmasını sağlar. SRP olarak adlandırılan bir diğer yaygın RNP, yeni oluşmuş belli proteinleri tanıyıp bunları, ökaryotlar durumunda endoplazmik retikuluma, prokaryotlar durumunda ise plazma zarına taşır. Bakterilerde Taşıyıcı-mesajcı RNA (tmRNA) tökezlemiş ribozomları kurtarılmasıyla ilşkili bir RNP'dir, eksik sentezlenmiş polipeptitleri etiketler ve bozuk RNA'nın yıkımına önayak olur.

ifru

Moleküler biyolojinin merkezî dogması (DNA -> RNA -> protein), ncRNA'ların yer aldıkları süreçlerle beraber gösterimi. RNPler kırmızı, ncRNA'lar mavi gösterilmiştir.

RNA uçbirleştirmesinde ncRNA'lar

Ökaryotlarda splisozom, intron dizilerinin çıkartılması için gerekli olan uçbirleştirme reaksiyonlarını meydana getirir, bu süreç olgun mRNA'nın oluşması için zorunludur. Splisozom, snRNP veya tri-snRNP olarak da adlandırılan bir diğer RNP'dir. Splisozomun iki biçimi vardır, bunlar majör ve minör biçimler olarak adlandırılır. Majör splisozomun ncRNA bileşenleri U1, U2, U4 ve U5'tir. Minör splisozomun ncRNA bileşenleri U11, U12, U5, U4atac ve U6atac'dir.
Bazı intronlar öncül transkriptten çıkarılmalarını kendileri katalizler, bunlara öz-uçbirleştirici RNA denir. Öz-uçbirleştirici RNA'ların iki ana grubu vardır, bunlar grup I katalitik intron ve grup II katalitik intronlardır. Bu ncRNA'lar, çoğu organızmada mRNA, tRNA ve rRNA prekürsörlerinden kendi kendilerinin çıkartılmalarını katalizler.
Memelilerde snoRNA'ların mRNA'nın alternatif uçbirleştirmesini düzenlediği bulunmuştur. Örneğin HBII-52 adlı snoRNA, serotonin reseptör 2C'nin uçbirleştirmesini düzenler.

Nematodlarda SmY adlı ncRNA, mRNA trans-uçbirleştirmesinde rol oynar.

Gen regülayonunda ncRNA'lar

Binlerce genin ifadesi ncRNA'lar tarafından düzenlenir. Bu düzenleme trans veya cis etkili olabilir.

trans-etkiyen ncRNA'lar

Yüksek ökaryotlarda mikroRNA'lar (miRNA'lar) gen ifadesini düzenler. Tek bir miRNA yüzlerce genin ifade düzeyini azaltabilir. Olgun miRNA moleküllerin etki mekanizması mRNA molekülleri ile kısmî komplemantarite yoluyla, genelde 3' UTR bölgesinde olur. miRNA'ların ana işlevi gen ifadesini aşağı düzenlemektir.

RNaz P de gen ifadesine etki eden bir ncRNA'dır. İnsan hücrelerinin çekirdeğinde RNaz polimeraz III tarafından yazılan çeşitli ncRNA'ların normal ve verimli transkripsiyonu için RNaz P gereklidir. Bunların arasında tRNA, 5S rRNA, Sinyal tanıma taneciği RNA'sı ve U6 snRNA genleri bulunur. RNaz P, Pol III ve aktif tRNA ve 5S rRNA genlerinin kromatini ile birleşerek transkripsiyon üzerindeki etkisini gösterir.

7SK RNA adlı bir metazoan ncRNA türü, RNA polimeraz II uzama faktörü P-TEFb'nin bir negatif düzenleyicisi olarak etki ettiği ve bu etkinliğin stres tepki yolağı (stress response pathway) tarafından etkilendiği gösterilmiştir.
Bakteriyel bir ncRNA olan 6S RNA, sigma70 spesifisite faktörünü içeren RNA polimeraz holoenzimi ile birleşir. Bu etkileşim sonucu, bakteriyel büyümenin duraklama evresinde (stationary phase) sigma70-bağımlısı promotörlerden gen ifadesini bastırır.

Bir diğer bakteriyel ncRNA, OxyS RNA, Shine-Dalgarno dizilerine bağlanarak ribozomun bağlanmasına engel olur ve çevrimi inhibe eder.

B2 RNA, RNA polimeraz III tarafından üretilen küçük bir transkripttir, ısı şokuna tepki olarak fare hücrelerinde mRNA transkripsiyonunu bastırır. B2 RNA, çekirdek (core) Pol II'ye bağlanarak promotörde bir başlama-öncesi kompleksi oluşturur ve RNA sentezini bloke eder.

ncRNA dizilerinin transkripsiyonunun gen ekspresiyonuna etki ettiği gösterilmiştir. Schizosaccharomyces pombe mayasında RNA polimeraz II tarafından ncRNA'ların transkripsiyonu kromatinin yeniden şekillenmesi için gereklidir. ncRNA türlerinin transkripsiyonu yapıldıkça kromatin daha "açık" bir biçim alır.

cis-etkiyen ncRNA'lar

Ana maddeler: Beş üssü çevrilmeyen bölge ve Üç üssü çevrilmeyen bölge

Bazı Protein kodlayan genlerin 5' UTR bölgelerinde ncRNA'lar bulunur, bunlar çeşitli yollardan ifadeye etki eder. Örneğin, bir ribo-anahtar, bir küçük hedef moleküle doğrudan bağlanıp genin etkinliğini değiştirebilir.
Amino asit biyosentetik operonlarının ilk geninin ön tarafında (akış yukarısında) RNA lider dizileri bulunur. Bu RNA dizi elemanları, iki farklı yapı oluşturabilir, ayrıca ribozom tarafından çevrilince operonun son ürünü olan amino asitten çok sayıda bulunduran kısa peptit diziler kodlar. Düzenleyici amino asitten bol miktarda bulunduğu ve ribozomun hareketi engellenmediği zamanlarda, RNA'nın bu bölgesinde bir RNA polimerazı durduran bir sonlandırıcı yapı oluşur. Buna karşın, düzenleyici amino asiti taşıyan yüklü tRNA'dan yeterli miktarda yoksa, lider peptit çevrimini yapmakta olan ribozom "tökezler" ve bir anti-sonlandırıcı yapı oluşur. Bu yeni oluşan yapı RNA polimerazın operonun transkripsiyonunu yapmasına izin verir. Bu şekilde çalıştığı bilinen RNA liderli operonlar, histidin, treonin ve triptofan operon liderleridir.

Demir tepki elemanları, (İngilizce Iron response element veya IRE) demir tepki proteinleri (iron response proteins veya IRP) tarafından bağlanır. Bu IRE dizi elemanları, demir metabolizmasıyla ilgili proteinleri kodlayan çeşitli mRNA'ların UTR'lerinde (çevrilmeyen bölgelerinde) bulunur. Demir konsantrasyonu düşük olunca IRP, ferritin mRNA IRE'sine bağlanarak çevrim baskılamasına yol açar.

Dahilî ribozom giriş konumları (İngilizce Internal ribosome entry site veya IRE), bir mRNA dizisinin ortasında çevrimin başlamasını sağlayan RNA yapılarıdır.

ncRNA'lar ve Genom savunması

Memeli testis ve somatik hücrelerinde ifade edilen Piwi-etkileşimli RNA'lar (piRNA'lar), Piwi proteinleri ile RNA-protein kompleksleri oluşturur. Bu piRNA kompleksleri (piRNA complexes veya piRC) retrotranspozonların ve spermatogenez ile ilgili genetik elemanların transkripsiyonel gen susturması ile ilişkilendirilmişlerdir.

Kümelenmiş Düzenli Aralıklı Kısa Palindromik Tekrarlar (İng. Clustered Regularly Interspaced Short Palindromic Repeats veya CRISPR), çoğu bakteri ve arke'nin DNA'sında görülen tekrar dizileridir. Bu tekrarlar benzer uzunluklu aralıklarla birbirlerinden ayrılmıştır. Bu aralıkların fajlardan elde edildiği ve hücreyi enfeksiyondan koruduğu gösterilmiştir.

ncRNA'lar ve kromozom yapısı

Telomeraz, kromozomlarin telomer bölgelerine spesifik olan DNA dizi tekrarları (örneğin omurgalılarda "TTAGGG") ekleyen bir RNP enzimidir. Telomerler ökaryot kromozomlarının uçlarında bulunan özelleşmiş bölgelerdir, DNA'larının yoğunlaşmış durumda olması kromozoma stabilite sağlar. Telomerler her hücre bölünmesinde kısalır ve sonra telomeraz tarafından normal uzunluğuna geri getirilir. Telomeraz bir ters transkriptazdır, içerdiği telomeraz RNA, telomerlerin uzatılmasında bir kalıp olarak kullanılır.

Xist (X-inactive-specific transcript) plasentalı memelilerin X kromozomunda bulunan uzun bir ncRNA'dır, Barr cisimleri oluşturan X kromozom inaktivasyonunda rol oynayan önemli bir unsurdur. Tsix adlı antianlam RNA Xist'in bir negatif düzenleyicisidir. Tsix ifadesi olmayan (ve dolayısıyla yüksek Xist transkripsiyon düzeyleri olan) X kromozomları, normal kromozomlardan daha sık inaktive olur. XY cinsiyet belirleme sistemi kullanan Drosophila'da da, roX (İng. RNA on the X teriminden) RNA'ları dozaj telafisinde rol oynar. Xist ve roX, epigenetik transkripsiyon düzenlemesi yoluyla çalışırlar, bu süreçte histon modifiye edici enzimler seferber edilir.

Çift işlevli RNA

Çift işlevli RNA'lar iki farklı işleve sahip RNA'lardır.Bilinen çift işlevli RNA'ların çoğunluğu hem prtoein kodlayan mRNA hem de ncRNA'dırlar. Artan sayıda ncRNA'nın iki farklı ncRNA kategorisine (örneğin H/ACA box snoRNA ve miRNA) girdiği keşfedilmektedir.

Çift işlevli RNA'ların iyi bilinen iki örneği SgrS RNA ve RNAIII'tür. Başka çift örnekli RNA'ların da varlığı bilinmektedir, örneğin, SRA (Steroid Receptor Activator, Steroid Reseptör Etkinleştiricisi), VegT RNA , Oskar RNA ve enod40

ncRNA ve hastalıklar

Proteinlerde olduğu gibi, ncRNA'larda da mutasyonlar veya ncRNA repertuvarındaki dengesizlikler çeşitli hastalıklara yol açabilir

Kanser

Çoğu ncRNA'lar kanserli dokularda anormal biçimde ifade edilir. Bunlar arasında miRNA'lar, long mRNA-like ncRNAs, telomeraz RNA ve Y RNA'lar sayılabilir. miRNA'lar, protien kodlayan pekçok genin düzenlenmesinde rol oynar,Y RNA'lar DNA ikileşmesinin başlatılmasında önemlidir, telomeraz RNA, telomeraz için kalıp (primer) olarak görev yapar mRNA-benzeri ncRNA'ların işlevi henüz iyi bilinmemektedir.

miR-16-1 ve miR-15 birincil öncüllerindeki mutasyonların kronik lenfositik lösemi hastalarının germ hücrelerinde çok daha sık olduğu gösterilmiştir, kontrol topluluklara kıyasla.

hsa-mir-196a2 üzerinde bulunan ender bir SNP'in küçük hücre-olmayan akciğer karsinoması ile ilişkili olduğu gösterilmiştir. Benzer şekilde, göğüs kanseri ile ilişkili genleri düzenlediği tahmin edilen 17 miRNA üzerinde yapılan bir elemede miR-17 ve miR-30c-1'de varyasyonlar bulunmuştur. Hastalarda BRCA1 veya BRCA2 bulunmadığı için, bu bulgu, ailesel göğüs kanserinin bu miRNA'lardaki varyasyonların neden olabileceği olasılığını ortaya çıkarmıştır.

Prader-Willi sendromu

Prader-Willi sendromunun birincil nedeninin C/D kutulu snoRNA SNORD116'nın 48 kopyasının yok edilmesi olduğu gösterilmiştir. Prader-Willi, aşırı yemek ve öğrenme zorlukları ile ilişkili bir gelişimsel bozukluktur. SNORD116'nın bir takım protein kodlayıcı genlerin içinde potansiyel bağlanma hedefleri vardır ve alternatif uçbirleştirme düzenlenmesinde bir rolü olabilir.

Kıkırdak-saç hipoplazi

RNaz MRP içindeki mutasyonların kıkırdak-saç hipoplazisine neden olduğu gösterilmiştir. Amiş ve Finlandiyalılarda görülen bu hastalık kısa boy, seyrek saç, iskelet bozuklukları ve bastırılmış bağışıklık sisteminden oluşan bir belirtiler grubu ile ilişkilidir. En iyi karakterize edilmiş varyant, korunmuş bir psödo-düğümün 5' tarafındaki bir ilmikte bulunan, nükleotit 70 konumundaki bir A->G transisyonudur. Ancak bu hastalığa neden olan çeşitli başka mutasyonlar da bilinmektedir.

Alzheimer hastalığı

BACE1-AS adlı ters anlamlı RNA'nın transkripsiyonu, BACE1'in karşı tarafındaki iplikten yapılır, Alzheimer hastalarında yukarı düzenlenmiştir. BACE1-AS, transkripsiyon-sonrası bir ileri-besleme mekanizmasıyla BACE1 mRNA stabilitesini artırır ve BACE1 ifadesini düzenler. Ayrıca, aynı mekanizma ile senil plakların başlıca bileşeni olan, beta amiloid konsantrasyonunu da artırır. Alzheimer hastalarında ve amiloid öncül proteini ifade eden transgenik farelerde BACE1-AS konsantrasyonu yüksektir.

miR-96 ve duyma kaybı

Olgun miR-96'nın tohum bölgesindeki varyasyonlar, insan ve farelerde, otozomal baskın, ilerlen duyma kaybı ile ilişkili olduğu bulunmuştur. Homozigot mutant fareler tamamen sağırdır, hiç kokleal tepki göstermezler. Heterozigot fare ve insanlar zamanla duyma yeteneklerini kaybederler.

İşlevsel RNA ile ncRNA arasındaki farklılıklar

ncRNA terimi, yukarıda verilen tanımı dışında, mRNA'nın, RNA düzeyinde işlevsel olan bölgeleri için de kullanılmıştır. Bu tür RNA dizileri protein kodlamak dışında bir biyolojik işlevleri de vardır, protein kodlayıcı bir mRNA içinde yer almalarına rağmen. Bunların örnekleri arasında ribo-anahtarlar ve SECIS elemanları gösterilebilir. Bu tür ncRNA'lar ile protein kodlayıcı bölgeler örtüşebilir ve dolayısıyla RNA ve protein düzeyinde olmak üzere çift işlevlidirler (örneğin SgrS RNA ve RNAIII) Ancak,Dizi Ontoloji'nin ncRNA tanımı kesinlikle hiç protein kodlayıcı diziler bulundurmayan bir RNA molekülüdür. Bu iki tanım birbiriyle çelişkili olduğu için bazı yayınlar ncRNA yerine işlevsel RNA (İng. functional RNA veya fRNA) terimini kullanmaya başlamışlardır, protein kodlamalarından bağımsız olarak RNA düzeyinde işlevsel olan dizi bölgelerini tanımlamak için. Dolayısıyla her ncRNA aynı zamanda fRNA'dır, ama bazı fRNA'lar (ribo-anahtarlar, SECIS elemanları ve diğer cis-düzenleyici elemanlar) cnRNA olmayabilir. Ancak, mRNA'nın da protein kodlaması nedeniyle "işlevsel" olduğu öne sürülebilir. Ayrıca, yapay evrilmiş RNA'lar da fRNA teriminin altına girebilirler. Bazı yayınlar ncRNA ve fRNA terimlerinin yaklaşık eşanlamlı olduğu belirtmiştir.
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.282 saniyede (81.02% PHP - 18.98% MySQL) 17 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +2 - Saat: 20:16
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi