Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Sohbet (Flash Chat) Forumda Ara

Karate-Do Nedir? Karate-Do Hakkında Genel Bilgiler

Bu konu Dövüş Sporları forumunda Fatix tarafından 10 Ekim 2005 (11:24) tarihinde açılmıştır.FacebookFacebook'ta Paylaş
26006 kez görüntülenmiş, 7 cevap yazılmış ve son mesaj 3 Ağustos 2012 (01:50) tarihinde gönderilmiştir.
  • 5 üzerinden 3.00  |  Oy Veren: 2      
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın:    « Önceki Konu | Sonraki Konu »      Yazdırılabilir Sürümü GösterYazdırılabilir Sürümü Göster    AramaBu Konuda Ara  
Eski 10 Ekim 2005, 11:24

Karate-Do Nedir? Karate-Do Hakkında Genel Bilgiler

#1 (link)
Fatix
Ziyaretçi
Fatix - avatarı
KARATE-DO NEDİR ?
MsXLabs.org

Karate-do, ellerin ve ayakların sistemli olarak eğitimleri sonucunda, beklenmedik saldırıların savuşturulmasında gerçek bir silah etkisi yaratabilecek güçte olan silahsız savunma şeklidir. Kazananın ve kaybedenin kim olduğuna karar vermek nihai amaç değildir. Karate-do karakterin, eğitim yoluyla geliştirilmesini amaçlayan bir mücadele sanatıdır.

Karate-do nihai amacı olarak kazanmayı değil çalışma ve eğitim sonucu tecrübe birikimine sahip olarak karakter mükemmeliyetine erişmeyi hedef alan bir martial sanattır. Aynı zamanda güç ve sistematik çalışma sayesinde her biri etkili ve güçlü silah haline gelen vücudun her bölümünün tümünü kullanmak suretiyle yapılan, bir nefis müdafası şeklidir. Karate tüm vücut hareketlerinin bir muvazeneye erişmesi ve bu yolla vücut hareketlerinin bir bütün halinde olgunluk meydana getirmesini amaçlar.

Karate-da'nun büyük hocası Giçin Funakoşi'nin de defalarca belirttiği gibi, bu sanatı takip edebilmek için ilk amaç; ulvi ve tevazu sahibi bir ruh geliştirmektir. Aynı zamanda da, vahşi bir hayvanı tek bir vuruşla durdurabilecek kadar büyük bir güç geliştirilmelidir. Karate-do'nun gerçek bir tatbikçisi olmak ancak ve ancak kişinin ruhsal ve fiziksel yanının mükemmeliğe erişmesiyle mümkündür.
Karate-do bir dövüş biçimidir ancak katılanlara şiddete karşı olma duygusu aşılar. Bir yanlış anlama ya da eksik öğreti sonucu sadece bir dövüş tekniği olarak çalışıldığı zaman karate olmaktan çıkar. Dövüşmeği öğrenmek için karateye ihtiyaç yoktur, sokak dövüş teknikleri de bu iş için yeterlidir. Bir karateka dövüş becerisine mükemmelen sahip olduğu halde gördüğü eğitim ona şiddetten ve dertten kaçınmasını öğretmiştir.

Karate-do geçmiş yıllardan itibaren bütün dünyada popüler olamaya başlayan bir uğraştır. Fakat bu popülerliğin artması ile birlikte ne yazık ki, bazı üzüntü ve pişmanlık verici girişimler ve çabalar da oldu. Bunlardan biri karatenin çin boksuyla karıştırılıp iki adamın birbirlerine kıyasıya vahşice saldırması olarak ve ya müsabıkların ayaklarını da kullanarak bir birleriyle yaptıkları savaş olarak, ya da bir adamın eliyle ayağıyla ve ya kafasıyla kiremitleri kırması olarak görenler vardır. Bunun yanı sıra bazı guruplar karatenin esas amacı olan ahlaki ve ruhsal bakışlara sahip olan serbest dövüşe gereğinden fazla önem verilmesi sonucu doğurur. Gerçek karate-do vücut ve ruhu eğiterek hasma saygı duymayı gerektirir, ki bu da yürekten ve tüm enerjiyle aynı zamanda tevazu ile çalışılarak elde edilir.

Karatenin dünya üzerindeki popülaritesinden söz açmışken karatenin sportif yönünde değinmek gerektiğine inanıyorum çünkü ülkemizde olduğu gibi dünya üzerinde milyonları aşan sporcu kitlesi mevcut. Spor karatesinde tarafların yeteneklerini ölçme amacıyla müsabakalar yapılır. Fakat müsabakalarda kazanmaya çok önem vermek gibi bir eğilim vardır ki böyle yapanlar, temel teknikleri çalışmayı ihmal ederek ilk fırsatta serbest dövüşe başlarlar.

Müsabaka kazanmaya çok önem vermek, kişini temel teknikleri kullanmasına ve eğitimine yardımcı olmayacağı gibi aynı zamanda onların orijinal formlarını da bozar. Ayrıca bu bozulma, kişinin güçlü ve etkili bir teknik uygulamasını da engeller. Müsabaka kazanma isteği, temel teknikleri öğrenmedeki ciddiyeti yok edeceğinden zararlıdır. Ayrıca müsabakalarda vahşi bir dayanıklılık ve güç gösterisi yapmayı amaçlamak tamamen istenmeyen bir durumdur. Bu olduğu zaman, rakibe karşı nazik olma gereği unutulur ki bu nezaket karatenin her türlü tanımında yer alan en önemli noktadır.

Eğer karate bir dövüş tekniği olarak çalışılırsa bu pişmanlık duymak için bir sebeptir. Temel teknikler uzun yılların çalışması sonucunda geliştirilmiş ve mükemmelleştirilmiştir. Fakat bu tekniklerin etkili olarak kullanılabilmesi için, bu kendini savunma sanatının ruhsal yanının iyice anlaşılması ve en baskın rolü oynaması gerekir. Eğitim denince, hem vücudun, hem de ruhun eğitimi anlaşılmalıdır.

kaynak : http://www.Turkkarate.Com


Son Düzenleyen _Yağmur_; 15 Haziran 2013 @ 21:45. Sebep: sayfa düzeni
Benzer Konular: Etiketler:
  • karate do nedir
  • karate hakkinda genel bilgi
  • karate hakkinda kisa bilgi
  • karate ile ilgili bilgi
  • karete kisa hakkinda bilgi
Rapor Et
Reklam
Eski 26 Nisan 2006, 18:49

Karate-Do Nedir? Karate-Do Hakkında Genel Bilgiler

#2 (link)
Mystic@L
Ziyaretçi
Mystic@L - avatarı
Karate, özerklikten sonra şampiyonalardan da kaçıyor

Türk sporunda geçen yıl başlayan özerkleşme süreci, son günlerde büyük bir hız kazandı. Fakat Karate Federasyonu'nun yönetim kurulunda aldığı özerk olmama kararı bir dizi sorunu da beraberinde getirdi.

Özerklik konusunda son derece kararlı olan Gençlik Spor Genel Müdürlüğü, Karate Federasyonu'na 2006 yılı için verilen 700 bin YTL'lik bütçeyi, 400 bin YTL'ye indirdi. Buna tepki koyan Karate Federasyonu Başkanı Dinçer Türkmen, geçen hafta sonu yapılması gereken Yıldızlar Karate Şampiyonası'nı iptal ederek şampiyonalardan da kaçtığını gösterdi.

Yıl içindeki diğer önemli uluslararası organizasyonları da yapmama kararı alan Türkmen, karate camiasından büyük tepki topladı. Karate Antrenörleri Eğitim, Güçlendirme ve Koruma Derneği yetkilileri, yaptıkları açıklamada, 2 bin sporcunun ve yüzlerce yöneticinin hazırlandığı şampiyonanın yapılmaması Türk sporuna maddi ve manevi büyük bir kayıp yaşatmıştır. ifadesini kullandı.

Bu yıl yapılacak 2006 Balkan Şampiyonası için gerçekleşecek organizasyonun iptal edilmesine başta İstanbul olmak üzere Türkiye�nin tüm illerinden büyük tepki geldi. Hamit Şahin Spor Kulübü Başkanı Hamit Şahin, Şampiyonaya birkaç gün kala alınan bu kararla sporcularımızın bir senelik emekleri heba edilmiştir. Böyle sorumsuzca davranan federasyon istemiyoruz dedi. Olayı duyduğunda son derece üzüldüğünü dile getiren Milli Takımlar Antrenörü Esad Delihasan, Türk sporunun altyapısını oluşturan çocuklardan ne isteniyor? Birtakım siyasi çekişmelere çocuklar neden alet ediliyor? Acilen önem alınması gerekiyor açıklamasını yaptı.
Son Düzenleyen _Yağmur_; 15 Haziran 2013 @ 21:43. Sebep: sayfa düzeni
Rapor Et
Eski 30 Nisan 2006, 11:18

Karate-Do Nedir? Karate-Do Hakkında Genel Bilgiler

#3 (link)
Mystic@L
Ziyaretçi
Mystic@L - avatarı
Türkmen: "Dışlandım.."
Karate Federasyonu Başkanı Dinçer Türkmen, başkanlığı süresince en fazla uluslararası madalya ve şampiyonluk kazanan federasyon olmalarına rağmen istenmeyen başkan ilan edildiğini ve dışlandığını iddia etti..

Türkmen, Taksim'deki Lamartine Otel'de düzenlediği basın toplantısında, 2004 yılında federasyon başkanı seçildiği günden bu yana Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ile sıkıntılar yaşadıklarını öne sürdü.

Başkanlığı süresince en fazla uluslararası madalya ve şampiyonluk kazanan federasyon olmalarına rağmen ''istenmeyen başkan ilan edildiğini'' ve ''dışlandığını'' savunan Türkmen, bir müfettiş görevlendirilerek, Karate Federasyonu'na yönelik haksız fiil ve eylemlerin tespit ettirilmesini, sorumlular hakkında idari ve yasal soruşturma açılmasını da istedi.

Kısa zaman içinde başarıdan başarıya koştuklarını ve federasyonu adeta bir madalya deposu yaptıklarını, buna rağmen cezalandırılarak bütçelerinin kısıtlandığını belirten Türkmen, ''2006 yılı başında 700 bin YTL olan yıllık bütçemiz, kazanmış olduğumuz tüm başarılara rağmen 400 bin YTL'ye indirilmiştir'' diye konuştu.

Dinçer Türkmen, 1 yıllık süre içinde 52 altın, 37 gümüş ve 67 bronz madalya olmak üzere toplan 156 madalya kazanan federasyonun, bütçe sıkıntısı nedeniyle 2006 yılı faaliyetlerini Mart ayında sınırlamak zorunda bırakıldıklarını ileri sürdü.
Son Düzenleyen _Yağmur_; 15 Haziran 2013 @ 21:41.
Rapor Et
Eski 9 Mayıs 2006, 20:51

Karate-Do Nedir? Karate-Do Hakkında Genel Bilgiler

#4 (link)
Mystic@L
Ziyaretçi
Mystic@L - avatarı
Komik ceza mahkemeden döndü

02.03.2006 19:45:30

(CELAL KARAALİ)

Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Ceza Kurulu'nun 2005'in sonlarında aldığı bir kararla Karate Federasyonu Başkanı Dinçer Türkmen'e üç ay hak mahrumiyeti cezası vermişti. Bu karardan sonra hakkını yargıda adayan Türkmen'in itirazı sonucu Ankara 3. İdare Mahkemesi 27/01/2006 tarihinde verdiği kararla Dinçer Türkmen'in görevine iadesine karar verdi.
Siyaset mi var?
2004'de yapılan Karate Federasyonu seçimlerini Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün adayı olarak bilinen Aydoğan Çelik'e rağmen seçimi kazanan Dinçer Türkmen'e verilen cezanın yargıdan dönmesi çeşitli söylentilere de neden olmuştu. Mahkemenin kararını açıklamasının ardından görüşlerini almak istediğimiz Karate Federasyonu Başkanı Dinçer Türkmen ise konunun yargıdan dönmesinin spor adına sevindirici bir gelişme olduğunu belirtirken, "Gerekirse konuyla ilgili basın toplantısı yapacağım" dedi.
Başarıyla anıldılar
2005'de uluslararası arenada adından en çok söz ettiren ve aldıkları başarılarla tarih yazan Karate Milli Takımı 2005'de Türkiye'ye Avrupa- Balkanlar ve Dünya Şampiyonlukları getirdi. Bu başarılarına rağmen verilen hak mahrumiyeti cezası ise spor camiasında komik olarak yorumlanmıştı. (Kent YAŞAM)
Rapor Et
Eski 10 Mayıs 2006, 21:43

Karate-Do Nedir? Karate-Do Hakkında Genel Bilgiler

#5 (link)
Mystic@L
Ziyaretçi
Mystic@L - avatarı
Merkez Hakem Kurulu
MsXLabs.org

Hakem kurulunun çeşitleri

Madde 5 Hakem kurulları; merkezde Merkez Hakem Kurulu, illerde il hakem kurullarından oluşur.

Merkez Hakem Kurulunun kuruluşu
Madde 6 Merkez Hakem Kurulu, faal olarak hakemlik yapan ulusal veya uluslar arası klasmandaki hakemler arasından, Federasyon Yönetim Kurulunun kararı, Federasyon Başkanının teklifi ve Genel Müdürün onayı ile kurulur.

Son Düzenleyen _Yağmur_; 15 Haziran 2013 @ 21:41. Sebep: sayfa düzeni
Rapor Et
Eski 9 Temmuz 2009, 20:49

Karetede Kumite nedir?

#6 (link)
ıp-HaCkeR-ıp
Ziyaretçi
ıp-HaCkeR-ıp - avatarı
Kumite
MsXLabs.org

Kumite, katada öğrenilen savunma ve saldırı tekniklerinin pratik olarak uygulandığı bir eğitim metodudur. Katanın kumiteden daha önemli olduğu yadsınamaz. Eğer karate teknikleri doğallıktan uzak bir şekilde uygulanırsa, vücudun duruşu bozulur.
Ve eğer kata tekniklerini uygulamada bir karışılık olursa, kumitede hiçbir ilerleme beklenemez. Başka bir deyişle kumitede ilerleme direk olarak katada ilerlemeye bağlıdır.

Kumite çalışırken her karate-ka kendi seviyesine göre değişik kumite metodlarını çalışır. Bu yüzden bu metodların birbirlerinden farklarını anlayarak ve amaçlarını gözönünde bulundurarak çalışmak gerekir.
Kumite, kata ve mai'nin(mesafe) uygulanmasıdır. Karate de kata ve kumitenin önemi bir arabanın iki tekerleğiyle kıyaslanabilir. Karate ilk zamanlar okinavada ilk olarak yalnız kata teknikleri olarak uygulanırdı. Japonyada uygulanmaya başlandığı zaman funakoşi sensei kumitenin ilk şeklinide uygulamaya başlamıştır. Daha sonra kata ve kumiteye aynı önemle çalışılmıştır. Uzun yıllar süren gayret ve incelemeler sayesinde günümüzün kumite müsabakaları halini almıştır.

Son Düzenleyen _Yağmur_; 15 Haziran 2013 @ 21:39. Sebep: Sayfa düzeni
Rapor Et
Eski 6 Haziran 2011, 21:56

Karate-Do Nedir? Karate-Do Hakkında Genel Bilgiler

#7 (link)
pesimist
Ziyaretçi
pesimist - avatarı
KARATE

Alm.
Karate, Fr. Karaté, İng. Karate. Uzakdoğu ülkelerinde geliştirilmiş ve bütün dünyâda yaygınlaşmış olan umûmiyetle yumruk ve ayak vuruşlarından ibâret bir çeşit savunma, kültürfizik ve yarışma sporu. Çin, Japonya, Kore gibi ülkelerde geliştirilen bu sporun sayısız ekolleri vardır. Herkesce sevilen karate, genç ihtiyar demeden kadın ve çocuklar tarafından da tatbik edilmektedir.

M.Ö. 2000-3000 yıllarında budist râhipleri tarafından geliştirilmiştir. O târihlerde Budist tapınakları halkın adak ve hediyeler bırakması sebebiyle çok zengindi ve bu zenginlik de soygunculara hedef teşkil etmekteydi.

Budist inançlarına göre silâh kullanmak ve hele canlı hayâtına son vermek kesinlikle yasaktı. Bu sebeple râhipler soygunculardan kendilerini koruyabilmek için karateyi geliştirdiler ve her gün manastır avlularında dînî âyin havasında çalışmalarını sürdürdüler. Günümüzde ise karate sportif gâyeli olduğundan bir takım kurallarla sınırlandırılmıştır.


Karate bir kişinin silâhsız olarak vücûdunun tabiî organları ile kendisini müdâfaa etmesidir. Kesinlikle saldırı değil, savunma aracıdır. Savunma, spor ve vücut hâkimiyeti ile birlikte karakterin olgunlaştırılmasıdır.

Karate bir sanattır ve en büyük gâyesi galibiyet değildir; gerçek bir karate insanın ahlâk ve karakterini olgunlaştırmayı hedef edinmiştir.

Aşağı yukarı 1600 yıllarında Çin ve Japonya ile dâima iyi münâsebette bulunmuş olan Okinawa Adasında “Okinawa-te” isminde bir dövüş sanatı doğar. Bu sanat, Çin askerleri ile gelmiş olan Kendo ve adadaki yerlilerin geliştirmiş olduğu bir dövüş sanatının birleşiminden ibârettir. Bir süre sonra politik sebepler yüzünden Okinawa yerlilerinin silâh bulundurmaları yasaklanınca “Okinawa-te” hızlı bir gelişme gösterir. Son yüzyıllara kadar bu sanat gizli kalır. Eski “Okinawa-te” üzerine ne bir kitap ne de târihî bir belge bulunmaktadır.

Okinawa-te’den bugünkü karateyi kuran kişi Gichin Funakoshi’dir. Kendisi bir Okinawalıdır. Japonya’da eski dövüş sanatlarında büyük bir rönesans gerçekleştirdiğinde; yâni Jui-jitsu, Judo’ya, Japon eskriminin Kendo’ya dönüştüğünde, Funakoshi, Japonya’da bulunmaktaydı. Meydana çıkarmak istediği dövüş sanatında yaptığı hamlelerde (1917 ve 1922) büyük başarı kazandı. Bu başarısından dolayı bu sanatı Japonya’da öğretebilmesi için kendisine izin verildi. Bunun üzerine ülkeyi baştan aşağı dolaşıp kendi sanatı hakkında dersler ve seminerler verdi. Bu zaman zarfında birçok üniversite, karate grupları kurma çalışmalarındaFunakoshi’nin yardımını istemişlerdir. 1900 yıllarında Okinawa-te yerine bu dövüş sanatına “karate” denilmiştir. Burada “kara” Çin anlamındadır. Yâni tam tercümesi “Çin-eli” şeklinde olmaktadır.

Funakoshi, Japonya’da karateyi ilmî şekilde teşkilâtlandırıyordu. Böylece karateyi tehlikesiz bir spor hâline sokarak karate şampiyonaları düzenleme imkânı doğmuştu. Funakoshi, karateyi geliştirirken Judo ve Kendo’dan bir sürü teknik almış ve böylece bugünkü modern Japon karatesinin ilk temelleri atılmıştır. Funakoshi, sanatının ismini sonradan “Çin-eli”nden “Boş-el”e çevirdi. Yazılış değişse de okunuş yine aynıdır. Yâni Çin veya boş (veya silâhsız) kelimelerinin Japonca okunuşları yine “kara”dır.

Karate Japonya’da büyük bir hızla gelişirken, Okinawa ve Çin’den başka karate hocaları Japonya’ya geldi. Bu sırada Japonya’da başka karate sistemleri de doğdu. Bunlar teknik açıdan birbirlerinden farklı ise de, öz ve esasta aynıdırlar. En tanınmışları şunlardır. Wado-Ryu, Goju-Ryu ve Shito-Ryu (Ryu, okul demektir). Gichin Funakoshi’nin kurduğu karatenin ismi Shotokan’dır. Bu stil en tanınmışı ve en çok yayılıp benimsenmiş olanıdır. Shito-Ryu, 1930’da Kenwa Mabuni tarafından kurulmuştur. Birkaç sene sonra Chojun Miyagi, Goju-Ryu karatesini kurdu. Goju-Ryu’nun bugünkü yöneticisi Gogen Yamaguchi’dir. Lâkabı ise kedidir.

1935’te Funakoshi’nin talebesi olan Hironori Otsuka, Wado-Ryu’yu kurdu. Wado’nun mânâsı “barışa giden yol” demektir. Teknik bakımdan Wado-Ryu karatesi ile Shotokan stili arasında pek fark yoktur. Karatenin esası sayılan Kung-fu Çin’de, Taek-wan-do ise Kore’de geliştirildi.

Karate ve çeşitleri yalınayak ve özel üniformalı olarak çalışılır. Bele, dereceye göre çeşitli renklerde “kemer” bağlanır. Kung-fu stillerinde Çin halkının günlük olarak giydiği elbiselerle ve kapalı terliklerle (iskarpinlerle) çalışılır.

Karatede açık el, yumruk, ayak ve diz darbeleri görüldüğü gibi bu hareketler (blok) olarak da kullanılmaktadır. Bâzı karateciler yumruk hattâ parmak ucu ve ayak vuruşlarını sert satıhlara tatbik ederek darbe noktalarını sertleştirmektedirler. Önceleri kanayan temas noktaları daha sonra nasırlaşarak sertleşir. Fakat hekimler böylesi bir çalışmanın sıhhat yönünden geriye dönüşü olmayan menfî tesirler bırakacağını bildirmiştir.

“Öldürücü vuruşların” ve isimleri efsâneye karışmış bâzı karatecilerin olağanüstü güce sâhib oldukları söylenmektedir. Bu güçler arasında, meselâ, küçük kuşların bir haykırış (kader bağırışı) ile öldürülmesi, vücudun belirli hassas ve gizli noktalarına hafifçe temas etmek suretiyle ölüme sebebiyet verme (ölüm dokunuşu) ve çıplak el darbesi ile düşmanın vücûdunu bölerek hâlen çarpmakta olan yüreği sökme de yer almaktadır. Ancak bütün bu olağanüstü gibi gözüken olayları belgeleyici ve inandırıcı vesikalar bulunamamıştır.

Yumuşak ve sert stiller: Karatede yumuşak stili benimsemiş olan bir ekol, sürat ve inceliğe önem verirken; sert stili benimsemiş olanlar vuruş gücünün arttırılmasını ön planda tutmaktadırlar. Birincisinde, meselâ süratli bir vuruşun meydana çıkardığı rüzgâr ile muma dokunmadan ateşinin söndürülmesi antrenmanı yer alırken, ikincisinde meselâ bir tuğlanın kırılması hüner olarak görülmektedir.

Katalar (Dövüş şekilleri): Tek veya birçok hasıma karşı “hayâlî” bir savunmada, öğrenilen bütün tekniklerin bir plan dâhilinde gösterilmesine kata denilmektedir.

Müsâbakalar: Karate müsâbakalarında umumiyetle darbeler hedefe 1 cm kadar bir mesâfede durdurulur. Böylece bir veya birkaç sayı toplanır. Başlıca hedefler arasında baş, gözler, yüz, göğüs, karaciğer ve kasıklar bulunmaktadır. Zamanımızda batılı ülkelerde ortaya atılan “full contact” karate müsâbakalarında, ayak ve kasıklarda koruyucu eldiven, tozluk ve süngerler bulunmaktadır.

Kemerler: Başlangıçta her kareteciye beyaz renk kemer verilir. Zamanla antrenman ve müsâbakalarda tecrübe kazanan karateciler belirli imtihanlara tâbi tutularak kemer atlarlar. Böylece kemerlerin rengi veya işâretleri değişir. Karatede en üst seviye, hocalık derecesi olan siyah kuşaktır. Bundan sonra “dan” denilen yükselmelere geçilir.

Japon Karate Cemiyeti 1948’de kurulmuştur. Birleşik Amerika’da 1965’te kurulan “Birleşik Karate Federasyonu” yalnız Amerika’da bulunan karate okullarını tanımaktadır.

Karate-do 1960 yılından sonra dünyâya penceresini açmıştır. Fakat bugün en çok sporcusu bulunan sevilen bir spor haline gelmiştir.

Türkiye’de karate: İnsanlık târihi kadar eski olan mücâdele sporları her milletin özünde vardır. Milletler bunları kendi dillerine göre adlandırmışlar ve kendi kültürleri içinde yaymaya çalışmışlardır.

Biz de târihimize baktığımız zaman, usûllü vuruş denilen boks veya karateye benzer bir sporun, Göktürklerde bugünkü pankreasa benzer vurdulu kırdılı güreşlerin olduğunu; Osmanlılar devrinde askerlerin, mermerlere vuruşlar yaparak uzuvlarını sertleştirdiklerini ve bir Osmanlı tokadı ile hasımlarını yere serdiklerini, hattâ bugün köylerimizin pek çoğunda gençlerin tekme oyunu diye karşılıklı geçip birbirlerini tekmeledikleri görülmektedir. Ama kimse bunlarıJaponlar gibi sistematize edip, prensip ve usûller dâhilinde dünyâya tanıtmamışlardır.

1962’de, yurdumuza judonun girmesi ile berâber, karate de aynı kültürün ürünü olarak geçiş yaptı.

Modern Türk judosunun önderlerinden ve ilk ustalarından olan İbrahim Öztek, Namık Ekin, Ahmet Ökten ve Natık Canca çalışmalarında karateye de yer verdiler. Judonun tanıtılması ve yayılması için çeşitli gösterilerde korunma teknikleri (Kime-Waza) şeklinde teknik ve vuruşlar yaparak, karateyi de tanıtmaya başladılar. 1969’da Türk Judo Federasyonu Teknik Direktörü Michael Novowitch, antrenör kurslarında Karate-do, Aiko-do ve Ken-do dersleri de verdi.

İlk çalışmalarına Hakkı Koşar’ın yanında başlayan Ahmet Doğaner, Ferhat Özsert, Atilla Çeliktürk, Hakan Alpay, Ali Koca ve Kempo sistemini yurdumuza getiren Enver Hancı gibi değerli hocalar büyük bir gayretle çalışarak kısa bir zamanda binlerce sporcu yetiştirerek bu spora en büyük hizmeti vermişlerdir.
Rapor Et
Eski 3 Ağustos 2012, 01:50

Cvp: Karate-Do Nedir? Karate-Do Hakkında Genel Bilgiler

#8 (link)
Lethe
buz perisi - avatarı
Karate
MsXLabs.org & MORPA Genel Kültür Ansiklopedisi

Bir Japon sporu. Karate 6. yüzyılda Japonya'da doğdu. 17. yüzyılda Okinawa, bu oyunu geliştirdi ve kurallara bağladı. Japonların eski geleneksel oyunu jiujitsu, öldürücü bir oyundu. Karate ondan esinlenmekle birlikte, rakibi öldürmeden etkisiz duruma getiren bir savunma ve saldırı oyunu oldu. Oyuncular, iki ya da üç dakika süren karşılaşma boyunca, darbelerin karşı oyuncunun vücudunun hemen yakınında durdurulmasına özen göstermek zorundadırlar. Bu biçimde ve can alıcı yerlere yönelik darbelere bir puan (ippon), diğer darbelere yarım puan verilir (vazaari).
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.237 saniyede (81.06% PHP - 18.94% MySQL) 16 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +3 - Saat: 21:41
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi