Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Sohbet (Flash Chat) Forumda Ara

Yaşar Kemal

Bu konu Edebiyat tr forumunda BARIŞ tarafından 13 Kasım 2006 (23:04) tarihinde açılmıştır.FacebookFacebook'ta Paylaş
148462 kez görüntülenmiş, 4 cevap yazılmış ve son mesaj 8 Ocak 2012 (16:14) tarihinde gönderilmiştir.
  • 5 üzerinden 4.00  |  Oy Veren: 33      
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın:    « Önceki Konu | Sonraki Konu »      Yazdırılabilir Sürümü GösterYazdırılabilir Sürümü Göster    AramaBu Konuda Ara  
Eski 13 Kasım 2006, 23:04

Yaşar Kemal kimdir, nereli, hayatı.

#1 (link)
BARIŞ
Ziyaretçi
BARIŞ - avatarı
YAŞAR KEMAL
MsXLabs.org

Yaşar Kemal
1922’de Osmaniye’nin Hemite köyünde doğdu. Asıl ismi "Kemal Sadık Göğceli". 5 yaşında kan davası yüzünden babasını yitirdi. Bir kaza sonucu sağ gözünü kaybetti. İlköğrenimini Adana Kadirli’de yaptı. Yazmaya ortaokul sıralarında şiirle başladı. Şiirleri Adana Halkevi’nin yayını olan "Görüşler Dergisi"nde yayınlandı. Ortaokul son sınıfta okulu bırakmak zorunda kaldı. Irgatlık, amelebaşılık, pirinç tarlalarında su bekçiliği, arzuhalcilik, öğretmenlik, kütüphane memurluğu yaptı. Şiirleri, Ülke, Kovan, Millet, Beşpınar gibi dergilerde yayınlandı. 1950’de komünizm propagandası suçlamasıyla tutuklandı. 1951’de cezaevinden çıktıktan sonra İstanbul’a yerleşti. Cumhuriyet Gazetesi’nde fıkra-röportaj yazarlığı yapmaya başladı. 1962’de Türkiye İşçi Partisi Yönetim Kurulu üyeliğine seçildi. 1963’ten sonra gazeteciliği bırakıp kendini tümüyle kitaplarına verdi. 1973’te Türkiye Yazarlar Sendikası’nın kuruluşuna katıldı, 1973-1974’te genel başkanlığını yaptı. 1952’de ilk kitabı "Sarı Sıcak" yayınlandı. Bu bir öykü kitabıydı. İlk romanı "İnce Memed" 1955’te yayınlandı. 1955-1984 arasında öykü, roman, röportaj ve makalelerden oluşan 33 kitabı çıktı. Bunlardan sırasıyla, Ortadirek, Yer Demir Gök Bakır ve Ölmez Otu "Dağın Öte Yüzü" üçlemesidir. Demirciler Çarşısı Cinayeti, Yusufçuk Yusuf ve Hüyükteki Nar Ağacı ise "Akçasaz’ın Ağaları" ismiyle bir dizidir. Yumurcuk Kuşu ve Kale Kapısı da "Kimsecik" isimli bir dizidir. Bu iki kitapta bir bakıma kendi yaşam öyküsünü anlatır. Yapıtlarında Torosları, Çukurova’yı, Çukurova insanının acı yaşamını, ezilişini, sömürülüşünü, kan davasını, ağalık ile toprak sorununu çarpıcı bir biçimde ortaya koyar.


ESERLERİ

ROMAN:
Teneke (1955-1987)
Beyaz Mendil (1955)
İnce Memed I (1955-1989)
Namus Düşmanı (1957)
Ala Geyik (1959)
Ölüm Tarlası (1966)
İnce Memed II (1969-1988)
Yılanı Öldürseler (1981)
İnce Memed III (1984-1988)
İnce Memed IV (1987/1989)
Ortadirek (1960-1989)
Demirciler Çarşısı Cinayeti (1974-1990)
Yumurcuk Kuşu (Kimsecik I, 1980-1988)
Kale Kapısı (Kimsecik II, 1985-1987)
Yer Demir Gök Bakır (1963-1990)
Üç Anadolu Efsanesi (1967-1987)
Ölmez Otu (1968-1988)
Ağrı Dağı Efsanesi (1970-1990)
Çakırcalı Efe (1972-1986)
Yusufçuk Yusuf (1975-1990)
Al Gözüm Seyreyle Salih (1976-1990)
Kuşlar da Gitti (1978-1990)
Deniz Küstü (1978-1990)
Hüyükteki Nar Ağacı (1982-1990)

ÖYKÜ:
Sarı Sıcak (1952-1987)

RÖPORTAJ:
Yanan Ormanlarda Elli Gün (1955)
Çukurova Yana Yana (1955)
Peri Bacaları (1957-1985)
Bir Bulut Kaynıyor (1974-1989)
Allahın Askerleri (1978-1987)

FIKRA-DENEME:
Taş Çatlasa (1961)
Baldaki Tuz (1974)
Ağacın Çürüğü (1980)

DERLEME:
Ağıtlar (1943)

ÇOCUK KİTABI:
Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca (1977-1983)

ÖDÜLLERİ

1955 Gazeteciler Cemiyeti Özel Başarı Armağanı "Dünyanın En Büyük Çiftliğinde Yedi Gün" başlıklı röportajıyla
1955 Varlık Roman Armağanı, İnce Memed ile
1974 Madaralı Roman Ödülü, Demirciler Çarşısı Cinayeti ile
1977 Fransa Edebiyat Eleştirmenleri Sendikası Yılın En İyi Yabancı Romanı: Yer Demir Gök Bakır
1979 Fransa Büyük Edebiyat Jürisi Yaz Dönemi En İyi Kitaplar: Binboğalar Efsanesi
1982 Fransa’dan Uluslararası Del Duca Ödülü
1984 Fransa Légion D’Honneur nişanı
Rapor Et
Reklam
Eski 11 Ocak 2010, 23:11

Yaşar Kemal

#2 (link)
_KleopatrA_
Ziyaretçi
_KleopatrA_ - avatarı
Yaşar Kemal
Vikipedi, özgür ansiklopedi

Yaşar Kemal , (d. 1923 - Hemite, Osmaniye) Kürt asıllı Türk, Romancı, senaryo ve öykü yazarı.
Asıl adı Kemal Sadık Gökçeli'dir. Nigâr Hanım ile çiftçi Sadık Efendi’nin oğlu. Aslen Van-Erciş yolu üzerinde ve Van Gölü’ne yakın Muradiye ilçesine bağlı Ernis (bugün Günseli) köyünden olan ailesi Birinci Dünya Savaşı’ndaki işgal yüzünden uzun bir göç süreci sonunda Adana’nın Osmaniye ilçesine bağlı Hemite (bugün Gökçedam) köyüne yerleşmişti. Küçük yaşta bir kaza nedeniyle bir gözünü kaybetti. Burhanlı Köy İlkokulu'nda başladığı ilköğrenimini Kadirli Cumhuriyet İlkokulu’nda tamamladı. Adana’da ortaokula devam ederken bir yandan da çırçır fabrikasında işçilik yaptı. Ortaokulu son sınıfta terk ettikten sonra çeşitli işlerde çalıştı. Kuzucuoğlu Pamuk Üretme Çiftliği’nde ırgat kâtipliği (1941), Adana Halkevi Ramazanoğlu kitaplığında memurluk (1942), Zirai Mücadele’de ırgatbaşlığı, daha sonra Kadirli’nin Bahçe köyünde öğretmen vekilliği (1941-42), pamuk tarlalarında, batozlarda ırgatlık, traktör sürücülüğü, çeltik tarlalarında kontrolörlük yaptı. Yirmiye yakın işte çalıştığı bu yıllarda en uzun işi beş yıl üst üste yaptığı çeltik tarlalarında kontrolörlük oldu. Bu arada 17 yaşındayken siyasi nedenlerle ilk tutukluluk deneyimini yaşadı. Askerlikten sonra 1946’da gittiği İstanbul’da Fransızlara ait Havagazı Şirketi’nde gaz kontrol memuru olarak çalıştı. 1948’de Kadirli’ye döndü, bir süre yine çeltik tarlalarında kontrolörlük yaptıktan sonra arzuhalcilik yapmaya başladı, çeşitli güçlüklerle karşılaştığı için bu işi de sürdüremedi. 1950’de Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesine aykırı eylemde bulunmak savıyla tutuklandı ve bir süre Kozan Cezaevi’nde yattı. 1951’de salıverilince İstanbul’a gitti.
Kısa bir işsizlik döneminin ardından Cumhuriyet Gazetesi'nde röportaj yazarlığı ile başladığı gazeteciliği fıkra yazarlığı ve kurduğu yurt haberleri serisinin yönetimi ile sürdürdü (1951-63). 1962’de girdiği Türkiye İşçi Partisi’nde Genel Yönetim Kurulu üyeliği, Propaganda Komitesi başkanlığı ve Merkez Yürütme Kurulu üyeliği yaptı. 1963’te ayrıldığı gazetecilikten sonra kendini bütünüyle roman yazma uğraşına verdi. 1967’de haftalık dergi Ant’ın kurucuları arasında yer aldı. Sorumlusu olduğu bu derginin yayınları arasında çıkan Marksizmin Temel Kitabı adlı yapıttan dolayı 18 ay hüküm giydi. Bu karar Yargıtay tarafından bozuldu. Ant dergisindeki yazılarından dolayı çeşitli kovuşturmalara uğradı. 1973’te Türkiye Yazarlar Sendikası’nın kuruluşuna katıldı ve 1974-75 yıllarında ilk genel başkanlığını üstlendi. 1995’te Der Spiegel’de çıkan bir yazısı dolayısıyla İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde yargılandı, 20 ay hapis cezasına çarptırıldı ve cezası ertelendi. PEN Yazarlar Birliği üyesi. Halen İstanbul’da yaşamakta ve yazarlık ile yaşamını sürdürmekte olan Yaşar Kemal bir çocuk babasıdır.
Yazar küçük yaşlarda halk edebiyatına ilgi duydu; saz çalmaya, türkü söylemeye ve destanlar anlatmaya başladı. Yöredeki halk ozanlarıyla karşılıklı atışmalar yaptı. İlkokulda okurken şiir yazmaya başladı. Köy köy dolaşarak folklor ürünleri derledi. Bu yıllarda şiirlerini Kemal Sadık Göğceli adı ile Türksözü (1939), Yeni Adana (1939) ve Vakit (1940) gazetelerinde ve Varlık, Kovan, Ülkü, Millet, Beşpınar dergilerinde yayımladı. 1940’lı yıllarda Adana’da çıkan Çığ dergisi çevresindeki yazar ve aydınlarla ilişki kurdu ve şiirleri o dergide de yayımlanmaya başladı. Abidin Dino ve ağabeyi Arif Dino ile kurduğu yakınlık onun düşünce ve edebiyat dünyasının gelişimini etkiledi. Ramazanoğlu Kütüphanesi’nde çalıştığı dönemde eski Yunan klasiklerinden Çukurova tarihine kadar pek çok kitapla tanışma olanağı buldu. Bu sıralarda Orhan Kemal’le de tanıştı. İlk öyküleri “Bebek”, “Dükkâncı”, “Memet ile Memet” 1950’lerde yayımlandı. İlk öyküsü “Pis Hikâye”yi ise 1944’te Kayseri’de askerliğini yaparken yazdı. Gözleme dayanan bu ilk öykülerinde konularını Çukurova ve Çukurova insanından aldı; bu yöre insanlarının ekonomik sıkıntılar ve güç doğa koşullarındaki savaşımını insan-doğa-çevre ilişkisi içerisinde ele aldı; giderek uzun öykülere yöneldi.
Bir folklor derlemesi olan ilk kitabı Ağıtlar (1943), o güne değin hiç derlenmemiş ya da çok az ilgi gösterilmiş tekerlemeleri ve ağıtları gün ışığına çıkardı. Bu ağıtları 16 yaşından itibaren derlemeye başlayan yazar, daha sonra Karacaoğlan’ın yayımlanmamış şiirleri üzerine çalıştı. Söz konusu derleme ve çalışmalar, yazarın ileride yazacağı romanlara önemli ölçüde malzeme sağladı.
Cumhuriyet Gazetesi'ne girdikten sonra Yaşar Kemal imzası ile yazmaya başladı. Bu dönemde Anadolu insanının iktisadi ve toplumsal sorunlarını dile getirdiği dizi röportajları ile tanınmaya başladı: “Yanan Ormanlarda Elli Gün” (1955), “Çukurova Yana Yana” (1955). “Dünyanın En Büyük Çiftliğinde Yedi Gün” (1955), “Peri Bacaları” (1957). 1952’de yayımlanan ilk öykü kitabı Sarı Sıcak’ta da yer alan “Bebek” öyküsünün Cumhuriyet gazetesinde tefrika edilmeye başlandığı dönemde yazarın imzasına olan merak giderek artmaya başladı. 1953-54’te Cumhuriyet’te tefrika edilen ilk romanı İnce Memed ise büyük ilgi uyandırdı.
Türkiye’de tarımdan sanayileşmeye geçiş evresi olarak nitelenebilecek 1950’li yıllarda, Çukurova’nın geniş biçimde makineleşmeye açılması ve verimli topraklar üzerindeki ağalar arası rant savaşımının kızışması, bunun yoksul Çukurova köylüsü üzerindeki sonuçları Yaşar Kemal’in romanlarının ilk evresinin ana temasını oluşturmuştur denilebilir. Ağa baskısı karşısında dağa çıkan eşkıya İnce Memed’le yazar, bir destan kahramanını anlatırken aynı zamanda toplumsal yapıdaki aksaklıkların da eleştirisini yapar. Roman, ağalara karşı Çukurova’nın yoksul halkına arka çıkan İnce Memed’in halkı için savaşımını konu alır. Roman kahramanının Toroslar’da beş köyün bütün topraklarına sahip bir ağaya karşı direnişi ve çekişmeleri uzun bir serüveni kapsar. Sonunda İnce Memed toprakları gerçek sahipleri olan köylülere dağıtır, ağayı öldürür, dağa çekilip kayıplara karışır ve bir efsane kişisi haline gelir. Yazarın kendi deyimiyle “mecbur adamın” öyküsüdür İnce Memed. Yayımlandığı dönemde büyük yankı yaratmış olan İnce Memed’de yazarın geleneksel masal, efsane tema ve motiflerinden yararlanarak çağdaş düzeyde romantik bir öykü kurduğu gözlenir. Teneke (1967), Çukurova yöresindeki çeltik ağalarına karşı mücadele eden ve köylünün yanında yer alan genç ve idealist bir kaymakamın trajik öyküsünü işler, “aydının mücadele gücü”nü dile getirir. Daha sonra bu romanı iki perdelik oyun biçiminde sahneye uyarlamıştır.
Psikoloji ve simgesel öğelerin yer yer ağır bastığı “Dağın Öteki Yüzü” üçlemesinin ilk kitabı olan Orta Direk’te (1960) yazar, “Torosların arka yanındaki” bir köyün insanlarının, pamuk tarlalarında ırgatlık yapmak için, Çukurova’ya doğru yola koyuluşlarını, tabiatla dövüşe dövüşe Çukurova’ya varışlarını anlatır. Roman destansı bir hava içinde ve bu havaya uygun bir Türkçe ile kaleme alınmıştır. Bu “üçleme” yazarın, Orta Direk’in önsözünde de belirttiği gibi, kendi yaşantısı ve tanıklığıdır. Dizinin ikinci kitabı Yer Demir Gök Bakır (1963) bir köy topluluğunun mit yaratması öyküsüdür. Yer Demir Gök Bakır’da, güçlükler içinde bunalan, yaşama şartlarını değiştirmek için bir umutları, bir düşünceleri olmayan köylülerin, insanoğlunun çaresiz kaldıkça başvurduğu çözüme başvurarak, bir mit yaratmalarını ve bu mite sığınışlarını anlatır. Üçlemenin son kitabı Ölmez Otu’nda ise bir yandan değişen koşullar içinde bu mitin yıkılışı anlatılırken, diğer yandan da bir kişinin bir cinayet mitini yaratışı anlatılır. Üçlemenin ilk iki kitabında korkunç sefalet koşullarında duygulanımlara kapılmadan, büyük bir serinkanlılıkla ve bir romancı gözü ile köyün ekonomik ve toplumsal gerçekliği, köylülerin yaşama ve çalışma koşullarını veren Yaşar Kemal Ölmez Otu’nda nesnel koşulları geri plana alarak doğrudan doğruya insana eğilir.
“Irmak Roman” niteliğindeki “Akçasazın Ağaları” adlı dizinin ilk iki kitabı Demirciler Çarşısı Cinayeti (1973) ve Yusufcuk Yusuf’ta (1975) ülkenin tarihsel gelişimi sürecinde Çukurova’daki toplumsal yapının değişimi anlatılır: Derebeyi artığı ağa tipinin çöküşünü, yok oluşunu ve bu yok oluşa koşut giden gelişmeyi; bir başka yönüyle Demokrat Parti’nin kredi yardımları ile tarımdan para kazanan ağaların sanayiye yatırım yapmalarını anlatarak eski toprak ağalarının yavaş yavaş sanayici olmaları sürecini betimler. Ne var ki Yaşar Kemal bu toplumsal değişme sürecinin üzerinde fazla durmaz; asıl göstermek istediği, bir düzenin çöküşü ve yozlaşmasıdır. Bu romanlarında Çukurova’da kapitalizmin gelişmesiyle yok olmaya yüz tutan bir yapının son çırpınışlarını, toprak ağası iki ailenin gerçeğinde verir.
Hüyükteki Nar Ağacı’nda, Çukurova’da tarımdaki makineleşme sonucunda ortaya çıkan işsizlik sorunu ele alınır. Çukurova’ya çalışmaya inen kırsal kesim insanının bu yeni gelişme karşısındaki dramını ve çaresizliğini işler. “Kimsecik” üçlemesinin ilk kitabı Yağmurcuk Kuşu yarı özyaşam öyküsü niteliği taşımaktadır. Van Gölü kıyısındaki bir köyden yine Çukurova’ya göçen bir ailenin karşılaştıkları sorunlar çevresinde göç serüveni yansıtılır. Bu üçlemenin ortak noktasını köy insanlarının, özellikle de bir köy çocuğunun duyguları, düşünceleri, özleyişleri oluşturmaktadır. “Korku” teması bu “üçleme”nin odağında yer almaktadır. Özellikle “üçleme”nin ikinci kitabı Kale Kapısı “korkunun romanı” olarak nitelenebilir. “Üçleme”nin son kitabı Kanın Sesi bir evdeki kişilerin, daha çok da bir çocuğun, Salman’ın öyküsüdür aynı zamanda, Salman’la birlikte bütün çocukların öyküsüdür. Kanın Sesi “korkunun sesi”, “cinayetin sesi” olduğu kadar “sevginin sesi”dir de.
Yaşar Kemal pek çok yapıtında Anadolu’nun efsane ve masallarından yararlanmıştır. Halk öykücülüğünden yola çıkarak, sözlü gelenekte yaşayan Köroğlu, Karacaoğlan, Alageyik öykülerini Üç Anadolu Efsanesi (1967) adıyla yeniden kaleme almıştır. Ağrıdağı Efsanesi’nde (1970) bir aşk olayından yola çıkarak ve bu simgesel tema içerisinde baskı karşısında halkın dayanışma gücünü; Binboğalar Efsanesi’nde (1971) ise Toros eteklerindeki Türkmen göçebelerin yerleşik düzene geçmeleriyle ortaya çıkan güçlükleri, düş kırıklıklarını ve geçmiş yaşamlarına duydukları özlemi anlatır. Osmanlının son dönemlerinde haksızlıklara karşı dağa çıkmış bir eşkıyanın yaşamını Çakırcalı Efe’de (1972) ele alır. Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca’da ise yine bir halk öyküsünden yola çıkar; alegorik bir üslupla sömürenlerle sömürülenler arasındaki ilişkiler anlatılır.
Yaşar Kemal 70’li yılların ortalarından itibaren yazarlığında yeni bir yönelimin ürünleri olarak nitelenebilecek ürünler vermeye başlar. Al Gözüm Seyreyle Salih (1976), Kuşlar da Gitti (1978) ve Deniz Küstü (1978) romanlarında yazar ilk kez Çukurova dışına çıkarak kenti ve deniz insanını konu edinir. Deniz Küstü’de büyük kentin karmaşasını, yozluğunu işler. Deniz insanının kentteki yaşam serüveninden yola çıkarak kente yabancılaşmasını, deniz doğasının yok oluşunu yansıtır. Aynı olguyu Kuşlar da Gitti’de çocukların dünyasından ele alır. Bir deniz kasabasındaki insanların sorunlarını, uğraşılarını, birbirleriyle ilişkilerini Al Gözüm Seyreyle Salih’te dile getirir.
“Bir Ada Hikâyesi” üçlemesinin ilk kitabı olarak kaleme aldığı Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana’da Ege’de mübadele hükümleri gereğince Yunanistan’a göç ettirilen Rumların boşalttığı bir ada ekseninde Balkan Savaşı’ndan Sarıkamış’a, değin yakın tarihte yaşanan acıları dile getirir. K. Şahin, romanı değerlendirirken “Romanın asıl amacı, mübadele sonrasının kıpırtısızlığında bu topraklarda yaşanan savaşlara, çoktan unutulmuş olan, kimsenin sözünü bile etmediği, etmek istemediği savaşlara dair bir şeyler anlatmak sanki” der.
Yazarın Anadolu insanının sözlü anlatım geleneğinin ürünleri olan destanlardan, ağıtlardan, halk öykülerinden, masallardan, türkülerden ve çağdaş roman tekniklerinden yararlanarak vardığı bireşim ve üslup onu her bakımdan özgün bir çağdaş sanatçı kimliğine ulaştırmıştır. Kurduğu imge ve mit dünyası, benzetmeler, betimlemeler, doğanın tüm yönleriyle anlatımı, kullandığı dil, yerel sözcükler ve deyimler, atasözleri, yakarışlar, sövgüler onun anlatımını canlı ve etkileyici kılan özellikler olarak görünmektedir. Anlatımındaki özgünlük “düşle gerçeği, doğayla insanı iç içe” vermedeki başarısından kaynaklanmaktadır. Yarattığı dünyanın dış görünümünü etkileyici bir biçimde çizer. Şiirsel üslubu, olağanüstü düş gücü, modern romanla epik anlatım biçimlerini başarıyla bağdaştırması onu özgün kıldığı kadar güçlü de kılan özellikleridir.
Yazarın İnce Memed adlı romanı yaklaşık 40 dile çevrilerek yayımlandı. Diğer romanları da çok sayıda yabancı dile çevrildi; kitaplarının yurtdışındaki baskısı 140’tan fazladır. Bu bağlamda uluslararası bir üne sahip olan Yaşar Kemal ilgili kurum ve kişilerce Nobel Edebiyat Ödülü’ne de aday gösterilmiştir.
Roman ve öykülerinden yapılan uyarlamalarla çağdaş Türk tiyatrosuna da katkıları oldu; Yer Demir Gök Bakır, “Uzundere” adıyla 1965’te, Teneke yazarın oyunlaştırması ile Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatrosu tarafından 1965’te ve Ağrı Dağı Efsanesi 1974’te çeşitli tiyatrolar tarafından sahnelendi. Birçok yapıtı da sinemaya uyarlandı. Bunlardan “Beyaz Mendil”i 1955’te Lütfü Akad; “Namus Düşmanı”nı 1957’de Ziya Metin; “Alageyik”i 1959’da, “Karacaoğlan’ın Sevdası”nı 1959’da ve “Ölüm Tarlası”nı 1966’da Atıf Yılmaz; “Ağrı Dağı Efsanesi”ni 1974’te Memduh Ün; “Yılanı Öldürseler”i 1981’de Türkân Şoray, “İnce Memed”i 1984’te Peter Ustinov ve “Yer Demir Gök Bakır”ı 1987’de Zülfü Livaneli yönetti.
İspanyol göçmeni Mandil Paşa'nın torunu Tilda ile evliydi.

Eserleri

Öykü

  • Sarı Sıcak, İst.: Varlık, 1952
  • Bütün Hikâyeler, İst.: Cem, 1975.
Roman

  • İnce Memed, I. Cilt, İst., 1955
  • Teneke, İst.: Varlık, 1955
  • Orta Direk, İst.: Remzi, 1960
  • Yer Demir Gök Bakır, İst.: Güven, 1963
  • Ölmez Otu, İst.: Ant, 1968
  • İnce Memed, II. Cilt, İst., 1969
  • Akçasazın Ağaları / Demirciler Çarşısı Cinayeti, İst.: Cem, 1974
  • Akçasazın Ağaları / Yusufcuk Yusuf, İst.: Cem, 1975
  • Yılanı Öldürseler, İst.: Cem, 1976
  • Al Gözüm Seyreyle Salih, İst.: Cem, 1976
  • Kuşlar da Gitti, (uzun öykü) İst.: Milliyet, 1978
  • Deniz Küstü, İst.: Milliyet, 1978
  • Yağmurcuk Kuşu / Kimsecik I, İst.: Toros, 1980
  • Hüyükteki Nar Ağacı, İst.: Toros, 1982
  • İnce Memed, III. Cilt, İst., 1984
  • Kale Kapısı / Kimsecik II, İst.: Toros, 1985
  • İnce Memed, IV. Cilt, 1987
  • Kanın Sesi / Kimsecik III, İst.: Toros, 1991
  • Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana / Bir Ada Hikayesi I, İst.: Adam, 1997
  • Karıncanın Su İçtiği / Bir Ada Hikayesi II, İst.: Adam, 2002
  • Tanyeri Horozları / Bir Ada Hikayesi III, İst.: Adam, 2002.
Destansı Roman

  • Üç Anadolu Efsanesi, İst.: Ararat, 1967
  • Ağrıdağı Efsanesi, İst.: Cem, 1970
  • Binboğalar Efsanesi, İst.: Cem, 1971
  • Çakırcalı Efe, İst.: Ararat, 1972.
Röportaj

  • Yanan Ormanlarda 50 Gün, İst.: Türkiye Ormancılar Cemiyeti, 1955
  • Çukurova Yana Yana, İst.: Yeditepe, 1955
  • Peribacaları, İst.: Varlık, 1957
  • Bu Diyar Baştan Başa, İst.: Cem, 1971
  • Bir Bulut Kaynıyor, İst.: Cem, 1974.
  • Allahın Askerleri, İst.: Milliyet, 1978
Deneme-Derleme

  • Ağıtlar, Adana: Halkevi, 1943
  • Taş Çatlasa, İst.: Ataç, 1961
  • Baldaki Tuz, (1959-74 gazete yazıları) İst.: Cem, 1974
  • Gökyüzü Mavi Kaldı, (halk edebiyatından seçmeler, S. Eyüboğlu ile)
  • Ağacın Çürüğü: Yazılar - Konuşmalar, (der. Alpay Kabacalı) İst.: Milliyet, 1980
  • Yayımlanmamış 10 Ağıt, İst.: Anadolu Sanat, 1985
  • Sarı Defterdekiler: Folklor Derlemeleri, (haz. Alpay Kabacalı) İst.: Yapı Kredi, 1997
  • Ustadır Arı, İst.: Can, 1995
  • Zulmün Artsın, İst.: Can, 1995.
  • Binbir Çiçekli Bahçe, İst.: YKY, 2009.
Çocuk Romanı

  • Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca, İst.: Cem, 1977
Çeviri

  • Ayışığı Kuyumcuları (A. Vidalie; Thilda Kemal ile), İst.: Adam, 1977
Ödülleri

  • 1955 Gazeteciler Cemiyeti Başarı Armağanı (“Dünyanın En Büyük Çiftliğinde Yedi Gün” adlı röportaj dizisi ile)
  • 1956 Varlık Roman Armağanı (İnce Memed ile)
  • 1966 İlhan İskender Armağanı (Teneke’den aynı adla uyarlanan oyunu ile)
  • 1966 Uluslararası Nancy Tiyatro Festivali Birincilik Ödülü (“Teneke” oyunu ile)
  • 1974 Madaralı Roman Armağanı (Demirciler Çarşısı Cinayeti ile)
  • 1977 Fransa Eleştirmenler Sendikası En İyi Yabancı Roman Ödülü (Yer Demir Gök Bakır ile)
  • 1978 Fransa'da En İyi Yabancı Kitap Ödülü (Ölmez Otu ile)
  • 1979 Fransa “Büyük Jüri” En İyi Kitap Ödülü (Binboğalar Efsanesi ile)
  • 1982 Uluslararası Cino Del Duca Ödülü
  • 1984 Fransız Legion d’Honneur Ödülü Commandeur payesi
  • 1984 TÜYAP Kitap Fuarı Halk Ödülü
  • 1985 Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü
  • 1986 Orhan Kemal Roman Ödülü (Kale Kapısı ile)
  • 1988 TÜYAP Kitap Fuarı Halk Ödülü
  • 1988 Fransa Kültür Bakanlığı Commandeur des Arts et des Lettres Nişanı
  • 1991 Fransa Strasbourg Üniversitesi Onur Doktorası
  • 1992 11. TÜYAP Kitap Fuarı Onur Yazarı
  • 1992 Antalya Akdeniz Üniversitesi Onur Doktorası
  • 1993 Kültür Bakanlığı Büyük Ödülü
  • 1994 Mülkiyeliler Birliği Rüştü Koray Armağanı
  • 1995 Morgenavissen Jylaand-Pösten Ödülü (Danimarka)
  • 1996 Türkiye Yayıncılar Birliği Düşünce Özgürlüğü Ödülü
  • 1996 Kanın Sesi ile Akdeniz Yabancı Kitap Ödülü (Perpignan, Fransa)
  • 1996 VIII Katalunya Uluslararası Ödülü (Barcelona, İspanya)
  • 1996 Lillian Hellman/Dashiell Hammett Baskıya Karşı Cesaret Ödülü, İnsan Hakları İhlallerini İzleme Örgütü,(New York)
  • 1997 Toplu eserleri için Premio Internazionale Nonino Ödülü, İtalya
  • 1997 Kenne Vakfı Düşünce ve Söz Özgürlüğü Ödülü (Uppsala, İsveç)
  • 1997 Norveç Yazarlar Birliği ödülü, Wole Soyinka ile ortak
  • 1997 Frankfurt Kitap Fuarı Alman Yayıncalar Birliği Ödülü
  • 1998 Frei Üniversitesi Berlin Fahri Doktora
  • 1998 Bordeaux Yayıncılar Birliği Yabancı Edebiyat Ödülü
  • 2002 Bilkent Üniversitesi Fahri Doktora
  • 2003 Z. Homerus Şiir Ödülü
  • 2003 Savanos Ödülü (Selanik)
  • 2003 Türkiye Yayıncılar Birliği Yayıncılık Emek Ödülü.
  • 2008 Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük ödülü
Rapor Et
Eski 24 Mayıs 2011, 12:03

Yaşar Kemal

#3 (link)
MsXTeam
_Yağmur_ - avatarı
YAŞAR KEMAL

(1922 Hemite Köyü/Osmaniye), öykü ve roman yazarı.

Kadirli Cumhuriyet İlkokulu'nu bitirdikten sonra girdiği Adana I. Ortaokulu'nun son sınıfından ayrıldı (1941). Uzun süre beden ve fikir ayrımı yapmadan çeşitli işlerde çalıştı. Irgatlık, amelebaşılık, kunduracı çıraklığı, öğretmen vekilliği, arzuhalcilik vb. işlerle yaşamını sürdürdü. Güney Anadolu Bölgesi'nin köy, kasaba, kent koşullarını, bu koşullar içindeki her sınıf ve tabakadan insanı, onların birbirleriyle ve doğayla ilişkilerini gördü, gözleme olanağı buldu. Uzun süre folklorla uğraşarak halk sanatının kaynaklarına indi.

CHP iktidarının son aylarında Ceza Yasası'nın 142. maddesine aykırı eylemde bulunma savıyla Kozan Cezaevi'nde tutuklu kaldı. Çıkınca İstanbul'a gelerek Cumhuriyet gazetesinin yurt haberleri servisinde gazeteciliğe başladı (1951). Kemal Sadık Göğçeli imzasıyla Ülkü, Kovan, Millet, Başpınar (1942-1943) dergilerinde yayımladığı şiirlerle yazın hayatına giren Yaşar Kemal, ilkin Çukurova bölgesinden yaptığı röportajlarla tanındı. Gözlem gücünü öykülerinde kullanmasını bildi.

Roman düzeyindeki ilk çalışması "Teneke"de kasaba eşrafının yasadışı eylemlerine boyun eğmeyen bir kaymakamın halkla birlikte verdiği savaşımı işledi. Sonra, gücünü sözlü halk anlatılarından alan büyük soluklu romanlar yazdı. Kırsal kesimde yaşayan insanları değişik konumları içinde yansıtarak onların doğayla, birbirleriyle ve egemen güçlerle ilişkilerini öyküleştirdi. Güncel gerçeklerle tarihî gerçekleri birlikte gözledi. Kişilerini, yaşadıkları çevrenin somut koşulları içinde vermeyi başardı.

Özellikle doğa betimlemeleriyle edebiyatımıza büyük özgünlükler kazandırdı. ilk romanlarından "İnce Memed" Varlık Roman Ödülü'nü aldı (1955). Özellikle bu yapıtı birçok Doğu ve Batı diline çevrildi. İsveç'te yirmiye yakın basımı oldu. Fransa'da, Sovyetler Birliği'nde defalarca yayımlandı. Kimi romanları, öyküleri oyunlaştırılarak sahneye konuldu. "Yer Demir, Gök Bakır" oyunu Uluslararası Nancy Festivali'nde birincilik kazandı. Kimi romanları filme de alındı. Birkaç kez Nobel Edebiyat Ödülü'ne de aday gösterilen Yaşar Kemal'in bu aşamada ülke dışındaki en büyük başarısı Uluslararası Del Duca Ödülü'dür (1982).

Yapıtları:
  • "Sarı Sıcak" (öyküler, 1952),
  • "Teneke" (büyük öykü, 1955),
  • "Yanan Ormanlarda Elli Gün" (röportajlar, 1955),
  • "Çukurova Yana Yana" (röportajlar, 1955)
  • "İnce Memed" (roman, 1955, ikinci cildi 1969),
  • "Peri Bacaları" (röportaj, 1957),
  • "Orta Direk" (roman, 1960),
  • "Taş Çatlasa" (denemeler, 1961),
  • "Yer Demir, Gök Bakır" (roman 1963),
  • "Üç Anadolu Efsanesi" (1967),
  • "Ölmez Otu" (roman, 1969),
  • "Ağrı Dağı Efsanesi" (1970),
  • "Bu Diyar Baştanbaşa" (röportajlar, 1971),
  • "Binboğalar Efsanesi" (1971),
  • "Çakırcalı Efe" (roman, 1972),
  • "Demirciler Çarşısı Cinayeti" (roman, 1974),
  • "Yusufçuk Yusuf" (roman, 1975),
  • "Yılanı Öldürseler" (roman, 1976),
  • "Al Gözüm Seyreyle Salih" (roman, 1976),
  • "Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca" (roman, 1977),
  • "Allah'ın Askerleri" (roman, 1978),
  • "Kuşlar da Gitti" (büyük öykü, 1978),
  • "Deniz Küstü" (roman, 1979),
  • "Ağacın Çürüğü" (yazılar, 1981),
  • "Kimsecik" (roman, 1981),
  • "Hüyükteki Nar Ağacı" (roman, 1982),
  • "İnce Memed III" (1982),
  • "Kimsecik II" (1985),
  • "İnce Memed IV" (1987),
  • "Kanın Sesi" (Kimsecik III, 1991).
Yaşar Kemal 1984 yılında Fransız hükümeti tarafından Legion d'Honneur Nişanı'na layık görülmüştür.

MsXLabs.org & Morpa Genel Kültür Ansiklopedisi
Rapor Et
Eski 8 Ocak 2012, 16:10

Yaşar Kemal

#4 (link)
keten_kedi_
Ziyaretçi
keten_kedi_ - avatarı
YAŞAR KEMAL

yasarkemal 1922’de Osmaniye’nin Hemite köyünde doğdu. Asıl ismi "Kemal Sadık Göğceli". 5 yaşında kan davası yüzünden babasını yitirdi. Bir kaza sonucu sağ gözünü kaybetti. İlköğrenimini Adana Kadirli’de yaptı. Yazmaya ortaokul sıralarında şiirle başladı. Şiirleri Adana Halkevi’nin yayını olan "Görüşler Dergisi"nde yayınlandı. Ortaokul son sınıfta okulu bırakmak zorunda kaldı. Irgatlık, amelebaşılık, pirinç tarlalarında su bekçiliği, arzuhalcilik, öğretmenlik, kütüphane memurluğu yaptı. Şiirleri, Ülke, Kovan, Millet, Beşpınar gibi dergilerde yayınlandı. 1950’de komünizm propagandası suçlamasıyla tutuklandı. 1951’de cezaevinden çıktıktan sonra İstanbul’a yerleşti. CumhuriyetGazetesi’nde fıkra-röportaj yazarlığı yapmaya başladı. 1962’de Türkiye İşçi Partisi Yönetim Kurulu üyeliğine seçildi. 1963’ten sonra gazeteciliği bırakıp kendini tümüyle kitaplarına verdi. 1973’te Türkiye Yazarlar Sendikası’nın kuruluşuna katıldı, 1973-1974’te genel başkanlığını yaptı. 1952’de ilk kitabı "Sarı Sıcak" yayınlandı. Bu bir öykü kitabıydı. İlk romanı "İnce Memed" 1955’te yayınlandı. 1955-1984 arasında öykü, roman, röportaj ve makalelerden oluşan 33 kitabı çıktı. Bunlardan sırasıyla, Ortadirek, Yer Demir Gök Bakır ve Ölmez Otu "Dağın Öte Yüzü" üçlemesidir. Demirciler Çarşısı Cinayeti, Yusufçuk Yusuf ve Hüyükteki Nar Ağacı ise "Akçasaz’ın Ağaları" ismiyle bir dizidir. Yumurcuk Kuşu ve Kale Kapısı da "Kimsecik" isimli bir dizidir. Bu iki kitapta bir bakıma kendi yaşam öyküsünü anlatır. Yapıtlarında Torosları, Çukurova’yı, Çukurova insanının acı yaşamını, ezilişini, sömürülüşünü, kan davasını, ağalık ile toprak sorununu çarpıcı bir biçimde ortaya koyar.

Rapor Et
Eski 8 Ocak 2012, 16:14

Yaşar Kemal

#5 (link)
Derinn
Ziyaretçi
Derinn - avatarı
Yaşar Kemal (d. Kemal Sadık Gökçeli,[1] 1923; Gökçedam, Osmaniye), Türk romancı, senaryo ve öykü yazarı. Türk edebiyatının en önde gelen kalemlerinden biridir. İlk öykü kitabı Sarı Sıcak'ta da yer alan Bebek öyküsü ile ilk romanı İnce Memed, Cumhuriyet'te tefrika edildi. İnce Memed, yaklaşık kırk dile çevrilerek yayımlandı ve kitaplarının yurtdışındaki baskısı yüz kırktan fazladır.[1]
Yaşar Kemal pek çok yapıtında Anadolu'nun efsane ve masallarından yararlanmıştır. PEN Yazarlar Derneği üyesidir. Nobel Edebiyat Ödülü'ne aday gösterilen ilk Türk yazardır.[3]


Yaşar Kemal, Nigâr Hanım ile çiftçi Sadık Efendi'nin oğlu olarak aslen Van-Erciş yolu üzerinde ve Van Gölü'ne yakın Muradiye ilçesine bağlı Ernis (bugün Günseli) köyünden olan bir aileden dünyaya geldi.[1] Ailesi, Birinci Dünya Savaşı'ndan dolayı Adana'nın Osmaniye ilçesine bağlı Hemite (bugün Gökçedam) köyüne yerleşti.[1] Beş yaşındayken, babasının camide öldürülüşüne tanık oldu.[4] Orta okul döneminde çeşitli işlerde çalıştı. Kuzucuoğlu Pamuk Üretme Çiftliği'nde ırgat kâtipliği (1941), Adana Halkevi Ramazanoğlu kitaplığında memurluk (1942), Zirai Mücadele'de ırgatbaşlığı, daha sonra Kadirli'nin Bahçe köyünde öğretmen vekilliği (1941-42), pamuk tarlalarında, batozlarda ırgatlık, traktör sürücülüğü, çeltik tarlalarında kontrolörlük yaptı.[1]
Sanat hayatı [değiştir]

Bu alt başlığın geliştirilmesi gerekiyor.
1978 yılındaki bir söyleşinde sanat çalışmalarına ilkokula başlamadan önce şiirle işe koyulduğunu ve okula başladığında "yaşlı halk şairleriyle çakıştığını" anımsadığını belirtti.[5] İlkokulun son sınıfındayken arkadaşı Aşık Mecit, çok iyi saz çalarken kendisi annesinden ötürü sazı "berbat" çalmaktaydı. Bunun nedenini şu sözlerle dile getirdi:
"Benim saz çalamamamın sebebi var, anam aşık olacağım da diyar diyar dolaşacağım diye saza, aşıklığa düşman olmuştu. Onun tek çocuğuydum ve gözünden ayırmıyordu beni. Okulda, düğünlerde bayramlarda beni hep Aşık Mecitle çakıştırırlardı. Aşık Mecitle Kadirlide bir kahvede bir gece sabaha kadar çakıştığımı şimdi iyice anımsıyorum."[5]
Ortaokuldan ayrıldıktan sonra folklor derlemelerine başladı ve 1940-1941 yılları arasında Çukurovadan ile Toroslardan derlediği ağıtları içeren ilk kitabı olan Ağıtlar, Adana Halkevi tarafından 1943 yılında yayınladı.[5] 1944 yılında ilk hikâyesi Pis Hikâye'yi yayınladı. Bunu, Kayseri'de askerlik yaparken yazmıştı. Bebek, Dükkâncı, Memet ile Memet öyküleri 1950'lerde yayımlandı.
Kemal Sadık Göğceli adı ile çeşitli yayımlarda yazarken Yaşar Kemal adını Cumhuriyet gazetesine girince kullanmaya başladı. 1952 yılında yayımlanan ilk öykü kitabı olan Sarı Sıcak'ta da yer alan Bebek öyküsü burada tefrika edildi.[6]
1947'de İnce Memed'i yazdı fakat yarım bıraktı ve 1953-54’te bitirdi.[7] Romanı yazma nedeni eşkiya olan ve dağda vurulan amcasının oğlunun vurulması olduğunu 1987 yılındaki bir söyleşisinde belirtti. Ayrıca aynı söyleşide, çocukluğunun eşkiyalığın içinde geçtiğini, dayısının "en büyük" eşkiyalardan biri olduğunu, o çevrede 1936'lara kadar beş yüze yakın eşkiya bulunduğunu ve bunlardan birinin de Kurtuluş Savaşı'nda Kadirli'yi ilk örgütleyenlerden olan Karamüftüoğlu ailesinden ünlü Remzi Bey olduğunu söyledi.[8] Remzi Bey'in kendisine, ilk İnce Memed hikayesinde "Çakırdikeni" diye yer alan diken hikâyesini anlattı ve Yaşar Kemal'le "eşkıyalığın felsefesini" yaptı.[8]
Yaşar Kemal'in dünyada ilk kez yayımlanan eseri, Bebek öyküsüdür ve önce Fransızcaya, sonra İngilizceye, İtalyancaya, Rusçaya, Romenceye ve diğer dillere çevrildi.[9]
Siyaset [değiştir]

Bu alt başlığın geliştirilmesi gerekiyor.
17 yaşıdan bu yana sosyalist politikanın içindedir.[8] 1961 Anayasası'ndan sonra kurulan Türkiye İşçi Partisi'ne 1962'de katıldı.[9] Emekçi sınıfının tamamen yönetime gelmesini isteyen Kemal,[9] TİP'te sekiz yıl çalıştı ve yöneticilerden biriydi.[7] 1987'deki bir söyleşisinde Türkiye'de bir Marksist partiye ihtiyaç olduğunu belirtmiştir.[8] Aynı söyleşideki "Nasıl bir sol modelden yanasınız?" sorusuna, şu cevabı vermiştir:
"Her ülke sosyalist modelini kendisi kurar. Sovyetlerin 70 yıldır yaşama geçmiş modelini kabul edemeyiz. Yüzde yüz bağımsızlıktır sosyalizm. Kişi bağımsızlığı, ülke bağımsızlığı, politik bağımsızlık, ekonomik bağımsızlık, özellikle de kültürel bağımsızlık... Sosyalizmin başka bir anlamı yok benim için. Bu çağa gelinceye kadar kültürler birbirlerini beslemişlerdir, yok etmemişlerdir. Oysa çağımızda, kültürler kültürleri yok etmek için, bilinçli olarak kullanılmışlardır, emperyalistler tarafından. Benim için dünya bin çiçekli bir kültür bahçesidir; bir çiçeğin bile yok olmasını, dünya için büyük bir kayıp sayarım."
TİP'ten ayrılan yazar, nedenini partinin niteliğini yitirmesine, bürokratların eline geçmesine ve emekçilerden kopmasına bağladı.[9] Sovyetler Birliği çökmesinin, sosyalizmin de çökmesi değil, tam tersine dünya sosyalizminin zaferi olduğunu 1993'teki bir söyleşisinde dile getirmiştir.[7]
Temalar [değiştir]

« Halka kim zulmediyorsa, etmişse, halkı kim eziyor, ezmişse, onu kim sömürmüş, sömürüyorsa, feodalite mi, burjuvazi mi... Halkın mutluluğunun önüne kim geçiyorsa ben sanatımla ve bütün hayatımla onun karşısındayım. [...] Ben etle kemik nasıl biribirinden ayrılmazsa, sanatımın halktan ayrılmamasını isterim. Bu çağda halktan kopmuş bir sanata inanmıyorum. »
Yaşar Kemal'im edebi çalışmalarında halka dönük bir düşünce hakim oldu ve bunu, bir yerde politik düşünce ile birleştirerek yürüttü. Yapıtlarıda halk şiirinde, epopelerde olduğu gibi insan değerlerinden kopmamaya çalıştı.[5] Yşar Kemal, siyasi görüşü ile sanatının paralel olduğunu, "halk ve doğa"ya inandığını, sanatının proletaryanın çıkarlarının emrinde olduğunu dile getirmiştir.[9]
Eserleri [değiştir]

Öykü
Sarı Sıcak, İst.: Varlık, 1952
Bütün Hikâyeler, İst.: Cem, 1975.
Roman
İnce Memed, I. Cilt, İst., 1955
Teneke, İst.: Varlık, 1955
Orta Direk, İst.: Remzi, 1960
Yer Demir Gök Bakır, İst.: Güven, 1963
Ölmez Otu, İst.: Ant, 1968
İnce Memed, II. Cilt, İst., 1969
Akçasazın Ağaları / Demirciler Çarşısı Cinayeti, İst.: Cem, 1974
Akçasazın Ağaları / Yusufcuk Yusuf, İst.: Cem, 1975
Yılanı Öldürseler, İst.: Cem, 1976
Al Gözüm Seyreyle Salih, İst.: Cem, 1976
Kuşlar da Gitti, (uzun öykü) İst.: Milliyet, 1978
Deniz Küstü, İst.: Milliyet, 1978
Yağmurcuk Kuşu / Kimsecik I, İst.: Toros, 1980
Hüyükteki Nar Ağacı, İst.: Toros, 1982
İnce Memed, III. Cilt, İst., 1984
Kale Kapısı / Kimsecik II, İst.: Toros, 1985
İnce Memed, IV. Cilt, 1987
Kanın Sesi / Kimsecik III, İst.: Toros, 1991
Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana / Bir Ada Hikayesi I, İst.: Adam, 1997
Karıncanın Su İçtiği / Bir Ada Hikayesi II, İst.: Adam, 2002
Tanyeri Horozları / Bir Ada Hikayesi III, İst.: Adam, 2002.
Çocuk Romanı
Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca, İst.: Cem, 1977 Hepsini yazmasanda olur
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.359 saniyede (86.38% PHP - 13.62% MySQL) 16 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +3 - Saat: 14:25
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi