Bir sovalye hikayesi
30-08-2008 13:37 king nothing tarafından yazıldı
neresinden tutulmalıydı bir kadın
hangi yürüyüşü üstümden geçebilirdi ve
kaç şemsiye açılırken yağmur vakti, dağılırdı bünyem
kaç kelime hakkım vardı benim söyle bakalım
aklıma güneş geçince
sıcak cümlelerle
sana, gölgenden, haziran sonu yaptığımı anlatmaya..
ilk ereksiyonda ruh bedenimi terketmişti, çünkü;
o, kutsal atfedilendi
ve orgazm her yerde
yeminsizsen, etrafa pislik sıçratan genital artıktı
günahtı!
haramdı!
bir dinin içinden serçe parmağınla araladığın delikten
hayata sümüklerini bırakmaktı kirlenmek
temiz ruhlar cennette kalmalıydı öyleyse
Tanrı cennetin çitlerini ruhlardan inşa etmiş olabilirdi..
bir sürü olasılık vardı
yaşlı ruhların orgazmlarını önlemeye,
adettendir kadınada sormak gerek
kaç damla kan bozardı ruhu
ve kaç damla kanla
kadın olurdu ruh
neresinden tutulmalıydı bir kadın
cennete fırlatmak için
ve hangi melek tutabilirdi saçlarından Araf'ta
kaç kadın topuksuz sığardı ruhuma
ve kaç göz yaşı hakkım vardı
sana benim hiç ruhum olmadığını anlatmaya
o inandığın kelimelerimin hepsinin
altında tarla fareleri ve hunharca kullanılan organların olduğuna
bir şövalye hikayesiydi benimkisi senin asla umursamayacağın
kalemimi kalbine sokup bıraktıktan sonra
hangi delikanlı çıkarabilirse o kalemi kalbinden
hangi yürüyüşü üstümden geçebilirdi ve
kaç şemsiye açılırken yağmur vakti, dağılırdı bünyem
kaç kelime hakkım vardı benim söyle bakalım
aklıma güneş geçince
sıcak cümlelerle
sana, gölgenden, haziran sonu yaptığımı anlatmaya..
ilk ereksiyonda ruh bedenimi terketmişti, çünkü;
o, kutsal atfedilendi
ve orgazm her yerde
yeminsizsen, etrafa pislik sıçratan genital artıktı
günahtı!
haramdı!
bir dinin içinden serçe parmağınla araladığın delikten
hayata sümüklerini bırakmaktı kirlenmek
temiz ruhlar cennette kalmalıydı öyleyse
Tanrı cennetin çitlerini ruhlardan inşa etmiş olabilirdi..
bir sürü olasılık vardı
yaşlı ruhların orgazmlarını önlemeye,
adettendir kadınada sormak gerek
kaç damla kan bozardı ruhu
ve kaç damla kanla
kadın olurdu ruh
neresinden tutulmalıydı bir kadın
cennete fırlatmak için
ve hangi melek tutabilirdi saçlarından Araf'ta
kaç kadın topuksuz sığardı ruhuma
ve kaç göz yaşı hakkım vardı
sana benim hiç ruhum olmadığını anlatmaya
o inandığın kelimelerimin hepsinin
altında tarla fareleri ve hunharca kullanılan organların olduğuna
bir şövalye hikayesiydi benimkisi senin asla umursamayacağın
kalemimi kalbine sokup bıraktıktan sonra
hangi delikanlı çıkarabilirse o kalemi kalbinden
senden vazgeçeceğim...


Toplam Yorum 1
Yorumlar
| | Şovalyenin Gölgesi Aşkını kuşanmış Yiğitçe bir şovalye Adımları kararsız Duyguların içinde Yollara düştü Günün ilk ışığında Atına binmiş ilerliyor Bu cesur şovalye Sıkı takipçisi küskün bir gölge Dudağında aynı şarkı “Tüm ayrılıklar başlangıçtır” Yüreğinde ise bir karartı Özlemeyi sevdikleri Yollar eriyip gitti Mor bulutlar altında Yaşlandılar atıyla birlikte Ve başıboş gölgeler oturdu yüreklerine Onlardan daha yorulmuşcasına Ve unuttu şovalye aşkı Bulamayınca gölgeyi asıl yerinde Ve en sonunda Gücü tam tükendiğinde Rastgeldi bir ela gözlüye “Nerede” dedi Ömürlük şarkısını unutmuş bir şekilde “Nerede seni sevdiğimde Ruhuma tam işleyen o gölge” Sürdü atını şovalye son bir nefesle Karardı gözleri Ardından haykıran bir gölge Ne olursun beni orada da bekle “çölde kalakalmış bir su perisi içine bakıyor bir şövalye selamlıyor onu içtenlikle. okyanusları sermek isterken önüne, matarasındaki suyu bile serpemiyor ışık saçan saçlarına, utanıyor. yeni bir yenilgi ekleyip tarihine, çökük alnına rağmen değdiriyor gözlerini Ondi`nin susuz gözlerine.” |
30-08-2008 14:13 king nothing tarafından yazıldı
|
Toplam Trackback 0
Trackback'ler
king nothing tarafından gönderilen son mesajlar
- HAYATLARINI CH@TIRDATANLAR (19-10-2008)
- EVLİLİKTE HUZUR, SESİNİ YÜKSELTMEMEKTEN GEÇİYOR (19-10-2008)
- EINSTEIN'IN BEYNİ 240 PARÇAYA BÖLÜNEREK İNCELENDİ. (19-10-2008)
- MetaL Ve Ön YaRgI (19-10-2008)
- DIKKAT ARKADASLAR SAHTE DINCI HEACKER (18-10-2008)







