Üye Ol
Geri Dön   MsXLabs > :: Yaşam :: > Erkekçe
Sponsor Bağlantılar
Cevap Yeni Konu Aç
Eski 25-06-2006   #11 (mesaj-linki)
Aldatmak mı sadakatsizlik mi?

Aldatmak mı sadakatsizlik mi?


Psikiyatri uzmanları 'Aldatma' diye bakılan meselenin, çiftlerin kendilerini aldatılmış hissetmeleriyle ilgili olduğunu düşünüyor. Yani aldatma ile sadakatsizlik bazen birbirine karışabiliyor.


"İnsanlar ve hayvanlar için aldatmak kuraldır, sadakat ise istisna." Tekeşlilik Efsanesi: Hayvanlarda ve İnsanlarda Sadakat ve İhanet (The Myth of Monogamy: Fidelity and Infidelity in Animals and People) adlı kitabın yazarları, psikolog David Barash ve psikolog Judith Eve Lipton, dünya üzerine yaşayan birçok çifti yakından ilgilendiren tekeşlilik olayına böyle yaklaşıyor.

Aldatmak mı sadakatsizlik mi? Psikiyatri uzmanları 'Aldatma' diye bakılan meselenin, çiftlerin kendilerini aldatılmış hissetmeleriyle ilgili olduğunu düşünüyor. Yani aldatma ile sadakatsizlik bazen birbirine karışabiliyor. Klinik psikoterapist Rebia Erdoğan, "Kişiler ikili ilişkilerde bir araya gelirken geçmişin aktarımı ile, koptukları ilk sevgiyi, yani anne ve babadan sonraki sevgiyi verecek sevgiliyi arıyor. Ama yaşam, doğal olarak, dürtülerle hareket ederken poligamdır ve ancak ego düzeyinde bakıldığında monogamdır. Bu, şu demek: İkili ilişki, karşındakiyle birlikte yaşamı üretebilme alışkanlığını elde etmektir. Yetişkin olamadığın zaman, dürtülerinle iç kaygılarını düzene koymaya çalışırken, istesen de istemesen de komşunun bahçesindeki erik hoş gelir. Ama bu kısa sürelidir. Aldatma, temelde bir ilişkiyi üretebilmek ve yaşamı paylaşabilmek becerisini geliştirememiş insanların sonsuz bağ arayışıdır. Ve iki nedene dayanır; terk edilmişlik duygusunu kapatmak ve terk edilmek yerine kendini sürekli güvencede hissetmek, dürtüsellikteki anlık hazların sürekliliğini sağlamak" diyor.


Sadakatsizlik aldatmaya dönüyor


Prof.Dr. Psikiyatr Mehmet Sungur ise tırnak içinde 'aldatma' teriminin sorunu tanımlamayacağını savunuyor ve bu terimin adının sadakatsizlik olması gerektiğini belirtiyor. Sungur'a göre her sadakatsizlikte bir miktar aldatma vardır; ama, aldatma karşı tarafı kandırmak amacıyla yapılır. Oysa sadakatsizlikte böyle bir amaç yoktur. Ancak, sadakatsizlik devam ederken bir süre sonra amaç haline geliyor. Sadakatsizlikte eşlerden biri bir başka kişiye yöneldiği zaman, amacı beraber olduğu kişiyi aldatmak değildir. Başka kişilerle beraber olurken amaç, eşi ya da sevgiliyi aldatmak olmuyor. Sungur, "Mesela, danışanlarımız bize geldiklerinde, 'Başka biriyle beraber oluyorum, çünkü karımla seks artık eskisi kadar seksi değil' diyor. Dolayısıyla, seks artık seksi olmadığı için başkalarına yöneliyor eşlerden biri. Aldatma, eşlerden birinin başka bir partner olduğunu fark ettiği noktada başlıyor. Sorular sormaya başlıyor eş; o sorulan sorulara yalanlar geliyor ve doğrular söylenmediği zaman aldatma başlıyor. O nedenle olay bir sadakatsizlik ve aldatma da bunun bir parçası" sözleriyle durumu açıklıyor.



Aldatmanın kişiler üzerindeki etkileri

Sungur'a göre, herkesin olaydan etkileniş biçimi farklı. Bazen, insanlar tüm bu sadakatsizliği bilmelerine rağmen, eşleriyle yaşamaya devam ediyor. Bazıları ilişkiyi anında koparıyor, bazıları sürekli bocalıyor. Dolayısıyla, bunlardan hangilerinin yaşanacağı tamamen insanlara bağlı.

Sungur, aldatmaya uğramış bir kadının ifadesiyle, olaylara yaklaşımı özetlemeye çalışıyor: "Aldatılan bayan, 15 yaşında tecavüze uğramıştı; ama tecavüz, bu sadakatsizlik kadar üzmemişti onu, çünkü o bir yabancıydı. Oysa bayan, eşini en iyi arkadaşı sanıyordu. Sonuçta 'Demek ki değilmiş' kararına varmıştı. Bu hasta intihara eğilimliydi. Çünkü en iyi dostunu ve dünyaya inancını kaybetmişti. Bunun için aldatma kavramının esasını anlamak gerekiyor, insan üzerindeki etkisi nedir diye. Bir ilişki sorunun sonucu olarak mı ortaya çıkıyor, yoksa böyle bir şey olduğu için mi ilişki de sorunlar yaşanıyor? Bunun iyi kavranması lazım."
Sadakatsizliğe uğrayan kişiler neler kaybediyor?

Prof.Dr. Sungur kayıpları şöyle özetliyor: "Birincisi, kimlik kaybediyorlar. Artık aynı kişi değilim, diyorlar. İkincisi, özel olduklarına ilişkin inançlarını kaybediyorlar. Onun için özel değilmişim, beni kullandı ve attı diyorlar. Üçüncüsü, temel değerlerin kaybına bağlı olarak, kişi kendine olan saygısını yitiriyor. Burada kişiler, normal koşullarda, bir aldatmaya uğramış arkadaşlarını kınarken, kendileri bu tavra sessiz kalıyorlar.

Gidemeyişlerini utanç verici buluyorlar. Hatta bu ilişkiyi devam ettirmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Sürekli olarak sadakatsizliğe uğradıkları durumu düşünüyorlar. Bu, onların düşüncelerini kontrol edemeyişlerini de beraberinde getiriyor. Aslında kontrol etmeye çalışmamak da gerekiyor; çünkü ne kadar çabalarsanız o düşünceden kurtulmanız o kadar zorlaşıyor. Düşünceden kurtulmaya çalışmak yerine bir psikiyatrla birlikte düşünmek gerekiyor. Adalete olan inançlarında bir kayıp oluyor. Dünyanın güvenilmez bir yer olduğunu düşünüyorlar. Kendilerini en çok seven insanlar bunu yaparsa, bu dünyada kime güvenebileceklerini şaşırıyorlar."

Aldatılan kişinin başka insanlarla bağları da kopuyor. Çünkü, arkadaşları sürekli olarak soru sordukları takdirde, kendini güçsüz bulduklarını düşünüyor; sormadıkları takdirde ise kendisiyle ilgilenmediklerini düşünüyor. Amaç kaybı oluyor; ölüm düşünceleri gelişiyor. Bütün bunları düşünüp her gün bu azabı çekmek yerine, hayatlarının bitmesini istiyorlar.

Bir sadakatsizliğe uğrama durumunda bazen utanç, bazen öfke duygusu uyanıyor: "Erkekler bunu her zaman yapar lafına inanmalıydım, ama inanmadığım için kendimi affedemiyorum" durumu yaşanıyor. Bazen suçluluk duygusu yaşanıyor; kişi kendini sorumlu tutuyor ve "Onu ihmal ettim bu nedenle böyle oldu" bahanesine sığınıyor. Umutsuzluk, çökkünlük yaşanabiliyor; aldatılan kişi eş olarak yetersiz olduğunu düşünebiliyor.
Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et  
Eski 25-06-2006   #12 (mesaj-linki)
Affetmek Bir Oyun

Alıntı:
arwen adlı kullanıcıdan alıntı
Uzun süreli ilişkilerden çabuk sıkılan erkek başka kadınlara yanaşarak heyecan duyar. Bazen bir ilişki ne kadar iyi olursa olsun, heyecan bittiği için erkek yeni bir oyuncak bulmuşçasına başka kadınlara yönelir.


Seninkide güzel bi bakış açısıda Arwen'im Ama Bİde Artık Şey varya İlişkilerde aldatma artık sıradan hale geldi. Araştırmalara göre sadakatsizliğin bedeli o kadar da ağır değil. Özür dilemeyi bilen kendini affettirmeyi beceriyor.

Alıntı:
arwen adlı kullanıcıdan alıntı

Erkekler özellikle orta yaş bunalımına girdikleri zaman eşlerini aldatmaya başlarlar, bu sayede kendilerine olan güvenlerini tazelerler.




Uzmanlara GÖre şöyleymiş :

Eşini aldatmak, çapkınlık yapmak, biriyle beraberken bir başkasına 'takılmak'... Bu sadece Türkiye'nin değil bütün dünyanın en önemli sorunlarından biri. Yine de içten bir özür ve empati her şeyi halledebiliyor. Doğru zamanlama ve biraz acı da işin püf noktası.

AFFETMEK BİR OYUN

Özür dilemek ve affedilmek istiyorsanız acı çekmeyi göze almalısınız. Yani yanlış yaptığınız insan bilmeli ki, pişmansınız, üzgünsünüz ve acı çekiyorsunuz. Aslında özür dilemek ve affetmek bu açıdan bir oyun gibi. Çünkü iki taraf da birbirini kaybetmek istemiyor. Sevgililerin acı çektiğini görünce affeden büyük çoğunluk bir yandan da adalet duygusunu sağlamış oluyor. Özür dilerken en çok ben merkezci insanlar zorlanıyor ve genellikle de özür dilemekten dolayı duydukları utançla birer türlü doğrudan iletişim kuramıyorlar. Özür dilemeyi ve affedilmeyi etkileyen en büyük etken zamanlama. Araya sıkıştırılan, geçiştirilen özürler pek işe yaramıyor. Peki affetmeli miyiz? Affetmekle affetmemek iki uç nokta değil tam tersi yaşanılan süreçte duyguların ne yönde gelişeceği pek belli olmuyor. Affetmek son derece acılı ve zamana yayılan bir durum içeriyor.Bu konuda bir çok psikologun üzerinde birleştiği nokta çocukları ya da aileleri yüzünden yanlış kararlar alan çiftleri ilgilendiriyor. Kimse sizi zorla affetmeye zorlamasın, hiç bir kimse için affetmiş gibi görünmeyin. Affetmek son derece kişisel bir süreç içeriyor. Önce insan acı çekeceğini bilerek ve kendini kötü hissetmeyi göze alarak affetmeye karar veriyor. Ama belli etmiyor. Bu dönemde daha çok yalnız başına kalıyor; başından geçenlere ve maruz kaldığı davranışa daha geniş bir açıdan bakmaya çalışıyor. Yani aşk her şeyi affediyor.

UZMANLAR özür dilemekte daha başarılı olanların daha kolay affedildiğini söylüyor. Karşısındakinin hislerini anlayabilen ve kendini onun yerine koyabilen eşler doğru bir zamanlamayla kolayca affediliyor

Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et  
Eski 25-06-2006   #13 (mesaj-linki)
Cvp: Erkekler neden aldatir?

Neden Aldatıyoruz ? Hesap Verin...

Sağ Elimle Yazdım, Sol Elimle Sildim.!

Bir Türk Erkeği Olarak Kalın Kafamla Cevap Veriyorum; Banane Gardaşım Özel Yaşamımdan Ya Psikologlar Uzmanlar Anlamaz Bu İşlerden Neden Böyle Şeyleri Takip Ediyorlar Ayıp Denen Bişey Var Bazı Bazı...

Kim Durdurabilir Aldatanı ?

Güzel Bir Hatunu Aldım, Bir Anda Aldattım
Aklımın Bir Yerlerinde, Farklı Farklı Bilmece
Aldatmak İçin İstediğim, Duyguları Saldığım
Hedefi Seç Bedeli Geç
Resti Çek Riski Al
Aldattım Anladım Bakmadım Kim Durdurabilir Aldatanı?



Aldatmayada Kafiye Yazdık, Tamam Ben Bir Şairim Şimdi Şeklimde Oldu.

Valla Benim Suçum Yok Aldatmıyoruz, Bunları Okutuyorsunuz Sonra Aldattı Diyorsunuz Aldatmak İsteyen Aldatır Aldatmak İstemeyen Aldatmaz Bırakın Uzmanları Psikologları Zaman Kaydı Bu İnsanın Kişiliğine Bağlı...



Sözüm Forumdan Dışarı.

Son Düzenleyen GusinapsE; 29-06-2006 @ 01:11.
Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et  
Eski 25-06-2006   #14 (mesaj-linki)
Cvp: Erkekler neden aldatir?

Alıntı:
CrasHofCinneT adlı kullanıcıdan alıntı
Valla Benim Suçum Yok Aldatmıyoruz, Bunları Okutuyorsunuz Sonra Aldattı Diyorsunuz Aldatmak İsteyen Aldatır Aldatmak İstemeyen Aldatmaz Bırakın Uzmanları Psikologları Zaman Kaydı Bu İnsanın Kişiliğine Bağlı...

Ama Şuda Var Kız Odunsa Biz Napalım?

Sözüm Forumdan Dışarı.
Evet Cinnet'ten Cİnnet Geçirtecek sözlerr . Bence SEn hiç konuşma burdaa Hatta bayanların safına geç Hatta Sus Dinlee

Cİnnet'İn ölümü Gusinin Elinden olcak yoksa


Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et  
Eski 27-06-2006   #15 (mesaj-linki)
Cvp: Erkekler neden aldatir?

Bu yazımda aldatma ya da sadakatin sürdürülememesi, ne gibi sebeplerle oluşuyor? sorusuna kadın gözüyle bir cevap vermeye çalıştım.

Genç kızlığımda biraz çapkınca sayılırdım. Gerekli altyapı olan zeka, güzellik ve cinsel cazibe de mevcut olunca hiç zor olmadı çapkınlık. (Değerlerim konusunda asla mütevazi olamadım maalesef.)

Çapkınlık derken aynı anda iki erkeği birlikte idare etmekten bahsetmiyorum. Ama birinden çabuk sıkılıp, bir diğerine fazla vakit kaybetmeden geçişten bahsediyorum. Hep de şunu gördüm ki etrafın bana ilişkin düşünceleri: "Aman bu kıza güven olmaz. Bir-iki ay arkadaşlık eder ve sallayıp atar" kapsamındaydı. Bana öyle geliyor ki bu çabuk sıkılma ve bırakma olayı biraz da; ilişki belli bir noktaya gelip te karşi taraf (erkek) daha ileri seviyede birşeyler istemeye başladığında, "- Bekaretimi evleneceğim ya da gerçekten çok fazla seveceğim, buna gerçekten değdiğine inanacağım erkeğe vermek isterim" lafı edip karşıdakini kırmamak, ancak o andaki talebi karşılıyamamak ve bunun sonucunda da "geri kafalı, çağın gerisinde kalmış kız" şeklinde damgalanmaktan bilinçaltı bir kaçış olabilirdi.

Sözü fazla uzatmayayım. Bana gerçekten inanan, sadakatime, ondan başkasına yan gözle bile bakmıyacağıma, başka erkeklere karşı nasıl davranıcağımı en iyi benim bileceğime inanan ilk erkeğe (eh tabii ki aslan gibi tabir edilen tipte, yakışıklı ve uzun boylu, güçlü kuvvetli, sağlıklı görünümünün de bunda bir etkisi vardı) bizzat ben evlenme teklifi edip, fazla nazlanmadan kabul etmesini sağlıyarak evliliğe sağlam bir adım attım.

İşin garibi, çevreme tekrar tekrar bakıyorum da hayret ediyorum, (sizin evlilikte eşinizi aldattıniz mı? Anketinin sonuçlarıyla da tamamen tezat olarak) 15 yıl süren evliliğim boyunca asla ve katiyen ihanet etmek aklımın köşesinden geçmedi. Ne zaman ki boşanmak için mahkemeye başvurdum ve boşanmamızın en iyi çözüm olacağına eşimi de inandırdım, ancak ondan sonra, onun bana yaptıklarına tek ve özet bir cevap olarak, halen onun nikahındayken, Floransa'da bir sempozyumda tanıştığım uzak doğulu masaj ustası, mühendis-ekonomistle eşime ihanet olayını gerçekleştirdim. Açıkçası hiç pişman da olmadım.

Konunun ayrıntılarını belki başka bir sefer yazarım. Tek şunu yazmadan geçemiyeceğim. Uzak doğuda cinsellik konusunda bizim en bir erkek ve güçlü kuvvetli Türk erkeklerimizinkinden çok daha fazla bilgili olanlar bulunduğu ve uygulamada da muhteşem oldukları bir gerçek. Hani "önemli olan boyut değil işlev" diyenlere pek kulak asmam ama o lafı herhalde uzak doğuluları, ya da cinsel birlikteliği onlar kadar iyi bilen erkekleri tanımak şansına erişmiş olanlar söylemiş olsa gerek diyorum bir kadın gözüyle.

Derken boşandım ve chatten benden birkaç yaş büyük bir arkadaşım oldu. İçki olayının bir erkeğe ne gibi zararlar verdiğini yaşayarak anladım. Halen anlayamadığım ise; içkinin erkekliğini öldürdüğünü anladığı halde erkekliğinin ölümüne üzüldüğü için neden o kadar çok içtiğidir. Bu çok kötü bir kısır döngüydü. İçmediği zamanlarda hiçte fena değildi oysa ki. Bu arkadaşımın içkiye ilk başlamasının eşinin kendisini aldattığını öğrenmesi nedeniyle olduğunu da anlatmadan geçemiyeceğim.

Eşinin onu neden aldattığını çok düsündüm beraberligimizde. Sunu düsündüm ki; kadinina gerçekte deger vermiyor, yanindayken bile ihmal edilmislik ve degersizlik hisleriyle bocalamasina neden oluyordu. Kendine fazla güveni olmiyan bir kadin aldatirdi böyle bir erkegi.

Ancak su da vardi ki; kendisinin aldatilmayi onca hazmedemeyisi yaninda beni aldatmakta hiçbir sakinca görmüyordu. Chatte IP numarasi kaydetmedigini bildigimden baska nicklerle özeline gidiyor ve ne kadar rahat oldugunu görüyordum. Zaten kendisi de saklamiyordu. Içince beni nasil aldattigini annesinin ona tanistirdigi bilmem kaçinci gelin adayiyla neler yaptigini anlatiyordu. Bunun nasil bir çifte deger yargisi oldugunu tarih halen çözebilmis degil. Çok sıkışınca erkekler Mars'tan, kadinlar Venüs'ten diyip isin kolayina kaçiliyor ama tanidigim insanlara bakinca bunun sadece erkeklere özgü olmadigini, tam tersi durumlar da oldugunu, kadinin hem aldattigini hem de karsisindakinin onu aldatmamasini istedigini görüyorum bazen.

Ben bizim özel iliskimizde bu durumu, onun bana yetemeyisinin kendisinde yarattigi eziklikle, daha az performansi olabilecek baska bir arkadas bulma çabasina yordum. Sonunda 27 yasinda bakire bir kizcagiz buldu ve bunu hisseden ben, onun bana her zamanki tavsiyesini tutarak kendimden epey genç biri ile birlikte oldum. Bunu da ona söyledigim anda epeyce agir hakaretler çerçevesinde olay bitti ve her ikimiz de bu izdiraptan kurtulduk.

40 yaslarinda bir kadin 26 yaslarinda bir erkekle ne paylasir? Cinsellik iyi de, yatagin ötesinde mutfakta ve sokakta, sinemada, arabada abla kardes iliskisine dönünce ne yapilir? Simdi bakiyorum da genç bir erkegin birinci ihtiyaci cinsellikse, ikincisi yemek, üçüncüsü de yaninda arkadaslarinin imrenecegi manken gibi güzel bir kizcagizla dolasmak. Olgun yastaki bir kadina yaklasimi cinsellik ötesinde de devam ediyorsa ve evlenmeye ya da beraber yasamaya dogru yöneliyorsa bunda gelecek kaygisi var. Evi, arabasi ve sürekli isi olan bir olgun bayan, ideal es kavramina giriyor bazi 26 liklarin.

Olgun yasta bir dul bayan olarak evlilik bitimindeki yasamin hizli moduna girdigimde 26 yasindaki bir gençten gece saat 3 te gelen cep telefonu mesaji ile evlenme teklifi aldigimda, cevap veremeyisimde, onun telle aramasinda da "sen ne yaptiginin farkinda misin?" diyisimde hep aldatilmak korkusu vardi. Bir 10 sene sonra, ben menapoz yollarindayken o ne yapacakti?

Yoksa toplumun deger yargilari artik önemini yitiriyor, kisi aradigini bulamadikça. O toplum bana ne verdi ki baskilari ile mutsuz etmekten baska, ben ona ne deger vereyim? Diye düsünüyor insan. "Ben bu 26-40 yas çiftlerinin evliliklerinde erkek yasliysa yürüdügüne, ama bayan yasliysa yürümeyecegine inaniyorum" demek isterdim ama gene de içimde bir yerlerde denemek denemek isteği hep taze kaldı itiraf edeyim ki.
Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et  
Cevap Yeni Konu Aç
En popüler 10 etiket
Bu Sayfanın Etiketleri
bir erkeğe sorulacak sorular, erkek sevgisini nasıl belli eder, erkekler aldattıklarını nasıl belli ederler, erkekler nasıl affeder, sevgiliye kendini affettirme, sevgiliye sorulacak en güzel sorular, sevgiliye sorulacak en zor sorular, sevgiliye sorulacak sorular, sevgiliye sorulacak zor sorular, sevgiliye zor sorular,
Erkekler Neden Aldatır? İhanet Eder? Konusuna Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Asla Bitmeyen Konu Blue Blood Kahve Molası 1068 4 Gün Önce 14:41
Medical Sözlük kompetankedi Tıp Bilimleri 11 1 Hafta Önce 03:57
Kadınlar Neden Aldatır? İhanet Eder? Morrigan Kadınca 21 2 Hafta Önce 17:34
Rüya Tabirleri Mystic@L Parapsikoloji 40 07-03-2007 11:37
Bitmiş Sevdalara -1- [Arşiv] NoRanynn Yazın Hayatı 1769 03-12-2006 20:19
Saat Dilimi: GMT +3 - Saat: 09:33Bir site yetkilisine ulaşınBize Ulaşın - Contact Us
vBulletin®, Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd. ~ SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Başka adreslerde içeriğimizi paylaştığınızda lütfen kaynak belirtmeyi unutmayınız, duyarlılığınız için teşekkürler.
Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz / sorunuz varsa bize ulaşmak için tıklayınız.
If you OWN the copyrights to any content we publish or offer for download & you want them to be REMOVED from our web site, please contact us with some proof of ownership of copyright and they will be removed immediately.
Creative Commons License
MsXLabs Directory
Sayfa 0.13532710 saniyede (55.67% PHP - 44.33% MySQL) 8 sorgu ile oluşturuldu
Top Have Fun @ MsXLabs! Designed by NeutralizeR