| | #6 (mesaj-linki) |
Cvp: SihirbazLık / İllüzyon ve OyunLar..(ResimLi)Ay Yanılsaması (Niçin Ay Ufukta Daha Büyük?) Bulutsuz gecelerde- hele ki bir de şehrin ışıklarından yoksun sakin bir kasabadaysanız- gecenin ilerleyen vakitlerinde elinizde bir fincan çay, gökyüzünde parıldayan dolunayı seyretmenin keyfi bir başka olur. Samanyolu, yıldızlar, dolunay derken kaybolur gidersiniz gökyüzünde. Takımyıldızları içinizden geçirir, adlandırmaya çalışırsınız baktığınız yıldız kümelerini. Yazı geride bıraktığımız şu günlerde, eminim içimizde bu şölenin keyfine doya doya varmışlarımız, belki de iç geçirip sıcak yaz günlerini ananlarımız çoktur. Peki, hiç fark ettiniz mi, kimi zaman, ay ufuk çizgisine yaklaştığında daha büyük görünür gözlerimize, tıpkı kocaman bir ışık topu gibi. Sanki gökyüzünde asılı durduğu gecelerden çok daha farklı gibidir, çok daha büyük. Gözlerimizi aldatan bu görüntünün sebeplerine dair bugüne dek pek çok kuram atıldı ortaya. Bilim insanları yıllarca ayın bizlere oynadığı bu oyunun gizlerini çözmeye çalıştı. Ve bugün, bu alanda biriken bilgi dağarcığımız öyle gösteriyor ki, ayın bu "büyük" gizeminin ardında yatan bizlere oynadığı bir oyun değil, aslında basit bir algı denklemi. esikalti_clip_image003_0000.jpg Her ne kadar ay yanılsamasına dair söylenenler dallanıp budaklansa da, ne yazık ki bugün genel geçer kabul gören tek bir açıklamadan bahsedemiyoruz. Ancak yanlışlanmış kuramları bir kenara koyduğumuzda halen ayakta sağlam durmayı başarabilen ender bir açıklama bulunuyor. Bu açıklamaya geçmeden önce, psikoloji alanında "yasa" olmayı başarabilmiş nadir kuramlardan birinin üzerinden tekrar geçerek hatırlamakta fayda var: "Emmert'ın Uzaklık Yasası" Ay, gökyüzünde asılıyken gözlerimize daha küçük görünüyorken ufuk çizgisine yaklaştıkça daha büyük görünmeye başlıyor. Emmert'ın Nesne Büyüklüğü Yasası : Uzaklık algısı, deneysel psikologların ilgi alanına giren en önemli olgulardan biri kuşkusuz. Sağlıklı bir insanın görüş mesafesinin hiç de küçümsenmeyecek bir alanı kapsadığını düşünecek olursak, görüş alanımız içindeki nesnelerin gerek birbirleriyle gerekse durduğumuz noktayla olan uzaklık bağıntılarını çıkarsamak evrimsel açıdan bizlere büyük avantaj sağlayarak, hayatta kalma olasılığımızı arttırıyor. Uzaklık algısı, nesne büyüklüğü algısı ile de yakın ilişki içerisinde. Örneğin, uzaktaki nesneleri küçük, yakındakileri daha büyük görüyoruz. Uzaklaşan nesneler giderek küçülürken, yakınlaşanlar giderek büyüyor. İşte, Emmert'ın Yasası da tam bu noktada devreye giriyor. Bir formülle açıklamamız gerekirse: Algılanan Nesne Büyüklüğü = Görsel Açı x Uzaklık Emmert'ın Yasası'na göz attığımızda, yabancısı olabileceğimiz bir değişkenle daha karşılaşıyoruz: "Görsel Açı". Peki, görsel açı nedir? esikalti_clip_image004_0000.jpgesikalti_clip_image005_0000.jpg İki resmi karşılaştırdığımızda ikincisinin gözümüze daha "garip" geldiğini görüyoruz. Çünkü dünya bilgimiz bizlere uzaklaşan cisimlerin küçülüp, yakınlaşan cisimlerin büyüdüğünü dikte ediyor. İkinci resim ise bu bilgiye ters düşüyor. Görsel Açı: Görsel açı için retinamıza düşen görüntünün büyüklüğü de diyebiliriz aslında. Öyleyse, cismin retinamıza düştüğünde oluşturduğu açı küçüldükçe cismin de küçüleceğini varsayabiliriz, tıpkı Eski Yunan düşünürlerinden Euclid'in da belirttiği gibi. Ancak tam bu noktada büyük bir yanılgıyla karşılaşabiliyoruz. Çünkü küçük bir cisim gözümüze daha yakınsa uzaktaki büyük bir cisimle eşit açı yaratabiliyor. Bu durumda, her ne kadar büyüklük algısındaki önemi yadsınamasa da görüş açısı, nesnelerin büyüklüğüyle ilgili olarak bizlere çok da sağlam yanıtlar veremeyebiliyor. Çünkü işin içine farklı uzaklıklar girdiğinde bizleri yanıltabiliyor. esikalti_clip_image007_0000.jpg Farklı uzaklıklardaki nesnelerin büyüklüklerini saptama konusunda salt görsel açıya güvenemeyeceğimizi gördük. Öyleyse, aradaki uzaklığı da göz önünde bulundurmamız gerekiyor. Tıpkı, Emmert'ın bahsettiği gibi. Emmert Yasası, bir nesnenin algılanan büyüklüğünün görsel açı ile uzaklığın çarpımından elde edilebilecek bir fonksiyon olduğunu belirtiyor. Yani gözümüze küçük bir açıyla bile düşse, eğer ki bir cisim çok uzaktaysa aradaki mesafeyi hesaba katarak onu yine de "büyük" olarak algılayabiliyoruz. Cisimlerin büyüklüklerine dair görsel tutarlılığımız da işte bu şekilde gerçekleşebiliyor. esikalti_clip_image009_0000.jpg Her iki şekilde de nesnelerin retina üzerine düşen görüntülerinin oluşturduğu açı aynı. Bu durumun sağlanabilmesi için yakındaki nesnenin daha küçük, uzaktaki nesnenin ise daha büyük olması gerekiyor. esikalti_clip_image011_0000.jpg Uzaklık - Derinlik İlişkisi: Herhangi bir görüntüde nesneler arası uzaklık ilişkisi ne kadar belirginse derinlik de o denli keskin ve gerçekçi oluyor. Zaten günümüzdeki 3-boyut teknolojileri de insan algısının kullandığı derinlik ipuçlarını simüle ederek geliştirilmeye çalışıyor. Derinlik algısına dair kullandığımız pek çok ipucu ve sistem bulunuyor. Ancak burada, kısaca ay yanılsamasında oldukça büyük önem kazanan "piktoral" (resimsel) ipuçlarından bahsedeceğiz. Öncelikle isminin nereden geldiğine bakalım. Bu ipuçlarına "resimsel" denmesinin nedeni tıpkı resim, fotoğraf gibi hareketsiz 2 boyutlu görüntülerde bile derinliği algılamamıza yardımcı olan tek ipuçları olmaları. Piktoral ipuçları gölgelendirmeler, perspektif, birbirini kapatan şekiller olabilir. Aşağıdaki tabloya beraber göz atalım: Cisimlerin büyüklüklerine dair görsel tutarlılığı mesafeleri göz önünde bulundurarak gerçekleştiriyoruz. Bu tabloda, yollardaki taşların giderek küçülmesiyle desteklenen perspektif, daha öndeki nesnelerin altlarındaki nesneleri kapatışı, arkada kalan kısımların daha "koyu" resmedilişi piktoral ipuçlarını oluşturuyor. Tüm bu ipuçları, bizlere uzaklık ve derinlik konusunda bilgi veriyor. Ay Yanılsaması: Yukarıda anlattığımız bilgiler doğrultusunda esas konu başlığımıza, ay yanılsamasına geri dönüyoruz. Sorumuz şu: "Niçin ay gökyüzünde küçük görünüyorken ufuk çizgisine yaklaştıkça daha büyük görünmeye başlıyor?" Ay ufuk çizgisine yaklaştıkça yeryüzünde uzaklık algısını destekleyecek ipuçlarıyla aynı karede yer almaya başlıyor. Ağaçlar, çimenler, evler, dereler ve bu nesnelerin bir perspektif içinde sıralanışları, görsel algımıza, uzaklık ve derinlik konusunda pek çok ipucu sunuyor. Dolayısıyla, her ne kadar ayın dünyaya olan mesafesinin sürekli olarak aynı kaldığını bilsek de, yanılsamaya düşerek onla aramızdaki mesafeyi daha uzak algılıyoruz. Oysa ay gökyüzünde asılı durumdayken bize uzaklık konusunda ipucu verecek hiçbir görsel eleman bulunmuyor, boşluğa bakıyoruz. Dolayısıyla bilinç dışı olarak, ayı kendimize daha yakınmış gibi algılıyoruz. "Eğer ki ayı kendimize daha yakın algılıyorsak onu daha büyük görmeliyiz" diye yorumlayabilirsiniz. Ancak bu noktada da Emmert'ın Yasasını uygulamaya koyuyoruz: Algılanan Nesne Büyüklüğü = Görsel Açı x Uzaklık Bizim durumumuzda, ayın gözümüze geliş açısı sabit. Çünkü ayın büyüklüğü, gökyüzünde asılı da olsa, ufuk çizgisine de yaklaşsa sabit. Uzaklık algıları ise farklı. Ufuk çizgisine yaklaştıkça, ay daha uzak algılanıyor. esikalti_clip_image015_0000.jpg Dolayısıyla da, ayın algılanan büyüklüğü, ufuk çizgisine yaklaştıkça artıyor. Daha yakın algılanan gökyüzünde asılı ay ise daha küçük algılanıyor. Ay, piktoral ipuçlarından dolayısıyla ufuk çizgisine yaklaştıkça daha uzakta, gökyüzünde asılıyken ise bu ipuçlarının yoksunluğundan dolayı daha yakında algılanıyor. | |
|
| | #7 (mesaj-linki) |
Cvp: Sihirbazlık / İllüzyon ve Oyunlar (Resimli)
abi biz bunlartı bebekken yapardık ya dayvid kaperflayd bilmem neymiş bende onu iyi sihirbaz derdimde bu numarayı yapacak kadar oldupğunu bilmezdim ondaymış katr ordaki kartlartın hepsi değişik maçay sa kupa olmuş bilmem ne gerçek bi numaranız var4sa onalrı görelim beyler ![]() ![]() | |
|
| | #8 (mesaj-linki) |
Cvp: Sihirbazlık / İllüzyon ve Oyunlar (Resimli)
koçum sihirbazlık bi sanattır bu sanata sakın bi daha böle konuşma bide o david copperfield tmm mı.o ustyı skn eleştirme.... bn sana msn mi verim sana ordan bi iki num. yapim aklın başına gelsin... davidin num larından bn 15 yaşındayım ama bu işe gönül koydum ve çook te iyi yapıorum msn em magic-bilal@hotmail.cım isteyen eklesin herkesle konuşurum ve num. öğretirim.... | |
|
| | #9 (mesaj-linki) |
Cvp: Sihirbazlık / İllüzyon ve Oyunlar (Resimli)resimdeki noktaya odaklanın ve başınızı bir ileri bir geri hareket ettirin! ![]() gözününü ortadaki siyah noktaya odaklayın bir süre sonra etrafındaki gri bölge yok olacak ![]() | |
|
| | #10 (mesaj-linki) |
Cvp: Sihirbazlık / İllüzyon ve Oyunlar (Resimli)
İskambil Kartı Oyunları Desteyi masa üzerine yelpaze şeklinde açarsınız, izleyicinizden bir kart seçmesini istersiniz ve hangi kartın seçildiğini söylersiniz. Kartlarla gösteri yapan her sihirbazın başarmayı arzu ettiği bir durumdur. Kartı seçtir ve derhal ne olduğunu bil. Bunu başarmak için önceden işaretlenmiş kartlar ya da sıralanmış deste kullanılmıyorsa yukarıdaki senaryoyu başarmak için mutlaka bir ya da iki el çabukluğunun yapılması gerekir. Burada sorun, izleyicinin sanki serbestçe "herhangi" bir kartı seçtiği hissini yaratan ya da gerçekten de "herhangi" bir kartı seçmesine izin veren bir tekniğin seçilmesindedir. "Yelpaze" oyunu iki temel hileye dayanır. İlkinde, deste bilinen bir sırada önceden dizilmiştir. İkincisinde kart rastgele seçilirken bu kartı daha sonra deşifre edecek bir "anahtar" kartın belirlenmesi yöntemine başvurulur. Hazırlık: Bir çok sihirbaz sıralanmış deste fikrinden, böylesi bir desteyi hazırlamanın uzun süreceği ve zahmetli denemeler yapmak gerekeceği düşüncesiyle uzak durma eğilimindedirler. Aslında böylesi bir desteyi hazırlamak bir kaç dakikada yapılabilecek bir iştir. Oyunun sihri, seçilen kartın bir altındaki ya da bir üstündeki karta bakıldığında hangi kartın seçilmiş olduğunun anlaşılmasına dayanır. Bu etkiyi açıklamak üzere hatırlması kolay bir sıralama verelim: As, Papaz, 2, Kız, 3, Joker, 4, 10, 5, 9, 6, 8, 7. Renkler de her kartta değişir: Sinek As, Karo Papaz, Kupa 2, Maça Kız, Sinek 3, Karo Joker, Kupa 4, Maça 10... Sıralamadan sonra kartlar kutusuna yerleştirilir. Destenin daha "rastgele" sırada görünmesini sağlamak belleğinizin gücüne bağlı olacaktır. Gösteri: Deste kutusundan çıkarılır, gösteri becerinize bağlı olmak kaydıyla, bir kaç kere kesilir ya da "sahte" bir şekilde karıştırılır. Sahte karıştırmada, kartlar sol elde tutulur, sağ elle kartların yarısı alınır ve yukarıdan sol el başparmak tarafından diğer kartların üzerine doğru kartları birbirine karıştırmadan atılır. Yapılması gereken sadece kesme işlemi yapmaktır. Kartların birbirine karışmış izlenimini vermek üzere sol el başparmağı destek alınarak atılan kartların basamak oluşturacak şekilde görünmesi sağlanır. Sonra sağ elle basamaklı görünümdeki kartların üzerine vurularak tüm kartların aynı sıraya gelmesi sağlanır. Bu işlem bir kaç kez tekrarlanabilir. Sonrasında kartlar masaya yelpaze oluşturacak şekilde açılır. İzleyiciden bir kartın seçilmesi istenir. İzleyici istediği kartı seçtikten sonra sihirbaz masadaki kartları toparlar ve kutusuna yerleştirir. Burada iki olay gerçekleşir. İzleyicinin kartı seçtiği yer ortaya çıkar. Çünkü seçilen kartın komşusu az da olsa diğer kartların sırasında olmayacaktır ve çıkan kartın yeri boş olacaktır. İşte bu komşu kart bizim anahtar kartımızdır. Yelpaze kapatılırken ve deste masadan kaldırılırken bu "kesik" noktadan tutulur ve anahtar kartın destenin altına ön yüzünün görülecek şekilde gelmesi sağlanır. Bundan sonra kart kutusu alınır ve deste kutuya yerleştirilir..ken alttaki anahtar karta bir bakış atılır. Bu anda yapacağınız espriler izleyicilerin dikkati dağıtmanıza yardımcı olacaktır. Kutu, aslında tamamlanmış oyunun devamını merakla bekleyen izleyiciye uzatılır. Sıralanmış deste ve anahtar kart izleyicinin "gizlediği" kartı deşifre etmiştir. İzleyiciye son bir kez karta baktıktan sonra kutudaki destenin arasına koyması söylenir. Bu andan sonra yapacağınız "atraksiyon" espri gücünüze kalmıştır. Parmaklarınızı kapatılmış kutuya dokundurup trans haline geçebilirsiniz ya da izleyicinin sürekli olarak seçtiği kartı düşünmesini söyleyebilirsiniz... Tesadüf Etki: Sihirbaz ve izleyicisi iki farklı iskambil kağıdı destesinden birer kart seçerler ve ne tesadüftür ki iki kart da birbirinin aynısıdır. Yöntem: Bu oyunu gerçekleştirmek için sıradan iki desteye ihtiyacınız var.Destelerden birini izleyiciye verin diğeri sizde kalsın. Aynı anda desteleri karıştırın. Desteleri değişin ve tekrar karıştırın. Desteleri tekrar değişin, ancak bu kez desteyi izleyiciye verirken en alttaki karta belli etmeden bakın ve aklınızda tutun. İzleyiciye desteden bir kart seçmesini ve size göstermeden karta bakarak ezberlemesini söyleyin. Sizde destenizden bir kart seçin, ama hatırlamak için bir çaba göstermeyin. Seçilen kartın destenin en üstüne konmasını isteyin. Desteleri bir kez kesin. Şimdi seçilmiş kartlar kendi desteleri içinde kaybolmuştur. Bir kez daha desteleri değiştirin. Herkes elindeki desteyi yelpaze şeklinde masaya açsın ve kendi seçtiği kartı bulsun. Aslında siz biraz önce destenin altında gördüğünüz kartı arayın. İzleyicinin seçtiği kart, sizin gördüğünüz kartın altındaki karttır. Sanki seçmiş olduğunuz kart buymuş gibi alın ve yüzü aşağı bakacak şekilde masaya koyun. İzleyiciden de aynısını yapmasını isteyin. Aynı anda kartları açtığınızda her ikisinin de eşdeğer olduğu görülecektir. Ne tesadüf !.. Yine bildiniz Etki: İzleyici bu kez de rastgele bir kart seçer ancak sihirbaz seçilen kartı yine bulur. Yöntem: Yukarıdaki şekilde gösterildiği gibi bir kart destenin altında diğer kartlara bakacak şekilde yerleştirilmelidir. Bunu oyun öncesinde hazırlayabileceğiniz gibi oyun esnasında deste karıştırırken de halledebilirsiniz. Deste sol avucunuzda iken kartların sayılar olan yüzü baş parmağınıza bakacak, kapalı yüzleri diğer dört parmağınıza dokunur şekilde tutun. Karıştırma esnasında diğer dört parmağınızın ucuyla en dıştaki karta bastırırken sağ elinizle geri kalan kağıtları hızla çekin, ters çevirin ve sol elinizdeki kartın üzerine koyun. Bundan sonra kartları her iki elinizde tutarak en alttaki kartın görünmemesini sağlayacak şekilde yelpaze biçiminde açın. İzleyiciden bir kartı seçmesini söyleyin. Karta iyice bakıp ezberlemesini söylediğiniz anda elinizde desteyi ters çevirin. Böylelikle biraz önce hazırladığınız kart en üste gelecek ve aslında sayı bulunan yüzleri üste bakan kağıtları maskeleyecektir. Deste elinizde kalacak şekilde, izleyiciden seçtiği kartı destenin arasına koymasını isteyin. İzleyici kapalı yüzü yukarı olacak şekilde kartı desteye sokacaktır. Destedeki diğer kartların sayı bulunan yüzü tavana bakarken, izleyicinin kartı yere bakacak şekilde yerleştirilmiştir. Desteyi hızla çevirip masa üzerinde yelpaze şeklinde açtığınızda izleyicinin kartı kapalı olan kartların arasından yüzünü gösterecektir. Maskelemede kullandığınız kartın görülmemesine özen gösterin. Böyle bir tehlike görüyorsanız, ellerinizi arkaya götürün ve maske kartını düzeltin. | |
|
![]() |
| Konu Araçları | |
Sihirbazlık / İllüzyon ve Oyunlar (Resimli) Konusuna Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Tiyatro Severlere | descartes | Tiyatro | 139 | 3 Hafta Önce 17:02 |
| Resimli Şiirler -3- [Arşiv] | NoRanynn | Yazın Hayatı | 2553 | 01-01-2008 18:39 |
| Messenger Air Live (Türkçe + Resimli Anlatım) | NeutralizeR | Diğer MSN Messenger Programları | 6 | 29-08-2007 10:49 |
| Olimpik oyunlar için Vista uygun değil | Blue Blood | Çeşitli RSS Konuları | 0 | 15-08-2007 15:10 |
| Olimpiyatlar - Yaz Oyunları | ThinkerBeLL | Spor Sayfası | 1 | 22-10-2006 13:08 |
| |||||
| vBulletin®, Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd. ~ SEO by vBSEO ©2007, Crawlability, Inc. Başka adreslerde içeriğimizi paylaştığınızda lütfen kaynak belirtmeyi unutmayınız, duyarlılığınız için teşekkürler. Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz / sorunuz varsa bize ulaşmak için tıklayınız. If you OWN the copyrights to any content we publish or offer for download & you want them to be REMOVED from our web site, please contact us with some proof of ownership of copyright and they will be removed immediately. | |||||