| | #1 (mesaj-linki) | |
| Kan Bağışı Nedir? Nasıl Kan Bağışı Yapılır? Kan bağışı nedir ve kan bağışı nasıl yapılır? Kan bağışı, gönüllü ve kan bağışına uygun bir bağışçıdan (donör) çeşitli kan ürünleri elde etmek amacıyla kan merkezleri tarafından kan alınmasıdır. Ülkemizde Sağlık Bakanlığı, Kızılay, SSK, Üniversite hastanelerine bağlı bir çok kan merkezi ve kan istasyonu bulunmaktadır. 18-65 yaşı arasında, vücut ağırlığı 50 kg'ın üzerinde sağlıklı kişiler kan bağışı yapabilirler. Bir seferde yarım litreden az kan alınmaktadır. Bu miktar vücutta bulunan kanın yaklaşık olarak %8-9'u kadardır. Erkekler en sık 2 ayda bir, kadınlar ise 3 ayda bir olmak üzere ve yılda en fazla 4 ünite kanı rahatlıkla bağışlayabilirler. Kan bağışlamak için kan merkezlerine başvurulduğunda bir form doldurulur. Burada kaydedilen kişisel bilgiler gizli olarak tutulur. Sorgu formunda kan vermeye kesin veya geçici olarak engel hastalıkların bulunup bulunmadığı araştırılır. Önce steril şartlarda parmaktan alınan kan ile kan grubu ve hemoglobin miktarı tayin edilir. Tansiyon ölçülerek genel bir muayene yapılır. Kan vermeye engeli bulunmayanlardan tamamen steril şartlar altında ve kan almakta uzmanlaşmış personel tarafından yaklaşık 10 dakikalık süre içinde kan alınır. Yiyecek ve içecek ikramı ile birlikte 15-20 dakikalık bir dinlenme süresinin ardından kan verme işlemi tamamlanır. Aşırı efor ve dikkat gerektiren işlerle uğraşanlara 1 günlük dinlenme süresi yeterlidir. Bu durum dalıcılar için de geçerlidir. Kan verme işlemi sırasında bağışçıya hastalık bulaşması tehlikesi bulunmamaktadır. Kan bağışına bağlı olarak seyrek de olsa baygınlık, soğuk terleme, bulantı gibi geçici ve önemsiz reaksiyonlar görülebilir. Kan bağışı yapanlar, kan gruplarını, hemoglobin miktarlarını öğrenirler. Ayrıca kendilerinde Hepatit B, Hepatit C, Sifiliz ve AIDS bulunup bulunmadığını da öğrenirler. Kan bağışlayanlara verilen Kan Sigorta Kartı sayesinde kendileri veya aynı soyadını taşıyan yakınlarına kan gerektiğinde öncelikli olarak, sosyal güvencesi bulunmadığı durumlarda ücretsiz olarak sağlanır. Birçok kan merkezi, gruplar halinde kan verildiğinde gezici ekipler oluşturmakta ve kan bağışlayanların çalıştığı/bulunduğu yerlere gidebilmektedir. Bağışlanan kanlar nasıl kullanılır? Toplanan kanlar uygun koşullar altında saklanarak çeşitli formlarda tüketilir. Bir kısmı tam kan olarak kullanılırken bir kısmı çeşitli kan ürünleri yapımında kullanılır. Alyuvarlar, akyuvarlar, trombositler ayrı ayrı hazırlanırlar. Kanın sıvı kısmı (plazma) da atılmaz, bundan da çeşitli hastalıklarda yararlanmak üzere plazma solüsyonları hazırlanır. Ayrıca ileri teknik yeteneğe sahip kan merkezlerinde bir çok hastalıkta yaşam kurtaracak kan ürünleri elde edilir. Sonuç olarak bağışlanan kanın her damlası kullanılır ve kan ürünleri sayesinde bir bağışçının verdiği kan yalnızca bir hastanın değil bir çok hastanın yaşamını kurtarır. Kan grubunuzu biliyor musunuz? Kan bağışlandığında kan grubunu öğrenmek de mümkündür. Genel olarak A, B sistemi ve Rh sistemi kan gruplarını belirler. Böylece insanlar A, B, AB ve 0 kan gruplarından birine ve Rh faktörü açısından da (+) veya (-) olarak sekiz kan grubundan birine dahildir. Bu kan gruplarından başka bir çok alt grup bulunmaktadır. Aşağıdaki tabloda ülkemizde kan grubu sıklığı görülmektedir. A ve 0 kan grupları ile Rh(+) pozitifliğine en sık rastlanmaktadır. Bu bir anlamda bu tip kanlara da en fazla ihtiyaç duyulacağı anlamına gelir. Kural olarak her grup kendi grubundan kan alır. Pratik uygulamada, okullarda öğretildiği gibi genel verici-genel alıcı kan grupları yoktur. Kan bağışında engeller nelerdir?Rh pozitif.. %37,8 %14,2 %7,2 %29,8A.....B.....AB.....0 Kan bağışının dinen sakıncalı olduğu görüşünü savunan ve aslı astarı olmayan bağnaz görüşleri bir yana bırakırsak kan bağışının önündeki en büyük engel toplumsal duyarsızlıktır. Eskişehir Kan Merkezi tarafından daha önce hiç kan bağışı yapmamışlar arasında yapılan bir anket çalışmasında kan bağışı yapmayı düşünenlerin oranı %61, hiç düşünmemiş olanların oranı ise %49 olarak bulunmuştur. Kan vermeyi düşünmüş olmalarına rağmen bu kişilerin kan vermemiş olmalarının nedenleri ise aşağıdaki tabloda yer aldığı şeklide çıkmıştır: Bağış yapacak kadar çok kanım yok % 26,7 İhmal ediyorum % 20,2 Bir hastalık bulaşacağından korkuyorum % 20,1 Bir yakınıma lazım olursa, veririm % 6,1 İğnenin canımı acıtacağından korkuyorum % 3,4 Diğer sebepler % 23,5 Nedenler tek tek ele alındığında genel bir bilgi eksikliği ve duyarsızlık dikkati çekmektedir. Herşeyden önce kan bağışı yapacak kadar kanı bulunmayanlardan zaten kan alınmamaktadır. Ayrıca kan verme sırasında bir hastalık bulaşma tehlikesi de bulunmamaktadır. İğneden korkmak kan alınma sırasında lokal anestezi talep etmekle aşılabilir. Bu nedenler iyi bir bilgilendirme ile ortadan kolaylıkla kaldırılabilir. Ancak 'ihmal etmek' veya 'bir yakınıma gerekirse, veririm' yaklaşımlarının ortadan kaldırılması tamamen toplumsal kültür ve duyarlılıkla ilgilidir ve kolayca yenilmesi ne yazık ki oldukça güç görünmektedir. Ülkemizdeki durum nedir? Ülkemizde yılda yaklaşık olarak 500 bin ünite kan bağışlanmaktadır. Genel nüfusa orantılandığına kan bağışı oranının %1,49 olduğu görülmektedir. Bu oran Danimarka'da %8,61, Fransa'da %6,55, Macaristan'da %5,86'dır. Aslında ülkemizdeki toplam kan bağışlarının %35'inin askerlerden alındığı düşünülecek olursa sivil bağış oranı daha da düşük, %1'ler civarındadır. Tüm bu olumsuzluklara rağmen son zamanlarda sevindirici girişimler de bulunmaktadır. Gelişen iletişim olanakları sayesinde son bir kaç yıl içinde bir çok sanal kan bankası kurulmuştur. Ticari amaç gütmeyen bu kan bankalarına kayıtlı bulunan gönüllülere internet yoluyla ulaşılabilmektedir. Yazının sonunda bu sanal kan bankalarından bir kısmının internet adresi verilmiştir. Kan bağışı ile ilgili ayrıntılı bilgilere bu sayfalardan ulaşılabilir. Ayrıca bazı kan merkezlerinin web sitelerinin adresleri de yazının sonunda yer almaktadır. Eskişehir Kızılay Kan Merkezinin mükemmel sitesi mutlaka ziyaret edilmelidir. Son Düzenleyen ThinkerBeLL; 28-06-2009 @ 00:29. | |
|
| | #2 (mesaj-linki) | |
| Kan Bağışı Nedir? Nasıl Kan Bağışı Yapılır? Kimler kan verebilir? Donör: Kan bağışı yapan kişi. Yaş: 18 - 65 yaşları arasında olan her sağlıklı kişi kan verebilir. Sıklık: Erkekler,en sık 2 ayda bir; kadınlar ise, en sık 3 ayda bir olmak üzere ve yılda toplam 4 üniteyi geçmemek koşuluyla kan verebilirler. Vücut Ağırlığı: 50 kg'ın üzerinde olan herkes kan bağışı yapabilir. Miktar: Bağışlanan kan standart olarak 450 mL'dir. İnsan vücudunda toplam 5000-6000 mL kan olduğu düşünülürse, bu miktar, toplam kan hacminin sadece % 7,5-9' u kadardır.Kan bağışını takiben, eksilen sıvı hacmi, damar dışındaki sıvının, damar içine geçmesiyle saatler içerisinde karşılanır. Hücrelerin yenilenmesi süreci ise, 2 ay kadardır. Düzenli aralıklarla yapılan kan bağışının sağlık açısından herhangi bir sakıncası olmadığı gibi, aksine bir çok yararı mevcuttur. Anemi: Kansızlık, elbetteki kan bağışı için engeldir. Günlük yaşamın olağan sayılabilecek ve çoğunlukla psikolojik kaynaklı olan halsizlik, bitkinlik gibi durumlar, anemi olarak algılanmamalıdır. Anemi tanısı, kan testleriyle yapılmaktadır. Kan bağışı için kriter hemoglobin değeridir.. Saklama: Kanın saklanma süresi, torba içindeki antikoagülan solüsyonun niteliğine bağlıdır. Bugün kullanılmakta olan torbalarda bu süre 35-42 gündür.Bu süre, kanın tüketimi için fazlasıyla yeterli bir depolama süresidir. Sterilite: Kan torbaları, tek kullanımlık ve steril olarak imal edilmektedir. Bu sebeple, kan bağışı sırasında donöre herhangi bir hastalık bulaştırılması söz konusu değildir. Yan Etki: Kan bağışının, kilo aldırma, zayıflatma, halsiz bırakma, kaşıntı ve bağımlılık gibi yan etkileri yoktur. İlaç Kullanımı: Almış olduğunuz ilaçlar, kanınıza geçmektedir. Bu ilaçlardan bazıları kan bağışı yapmaya engel teşkil eder.Kan bağışından önce, eğer sağlığınız açısından mecbur değilseniz, ilaç almayınız. Almak durumundaysanız, kan verip veremeyeceğinizi kan merkezi doktorlarımıza danışabilirsiniz. 1. Aspirin kullanımı: Kan bağışına engel değildir. Sadece, trombosit amaçlı kal alımında veya tromboferezde dikkat edilmelidir. 2. Tegison (Sedef hastalığında kullanılan bir ilaç) kullananlar, ilacı kestikten 3 yıl sonra kan verebilir. 3. Accutan veya benzeri retinoik asit türevi ilaçları kullananlar, ilacı bıraktıktan 4 hafta sonra gönüllü donör olabilir. 4. Faktör konsantresi kullananlar, donör olamazlar. Tansiyon: Sistolik kan basıncı 180 mmHg'yı, diastolik kan basıncı ise, 100 mmHg'yı aşmamalıdır. Hastalıklar: Yine bazı hastalıklar da ilaçlar gibi kan bağışına sürekli veya belli bir dönem için engel oluşturmaktadır. Bu hastalıklara ilişkin bazı bilgiler aşağıda belirtilmiştir.( Aşağıda olmayan hastalıklar için, kan merkezlerinden bilgi alabilirsiniz.) Kimler kan veremez? 1. Hepatit B (Hiçbir zaman kan veremezler) 2. Hepatit C (Hiçbir zaman kan veremezler) 3. AIDS (Hiçbir zaman kan veremezler) 4. Sıtma (Tedavinin sağlanmasından 3 yıl sonradan itibaren kan verebilirler) 5. Frengi geçiren hastalar, iyileşmeden 1 yıl sonra kan verebilirler. 6. Creutzfeldt-Jacob hastalığı olanlar, hiçbir zaman kan veremez. 7. Chagas Hastalığı ( Alınan kan sadece fraksinasyon amaçlı kullanılabilir) 8. Tüberküloz (Tedavinin sağlanmasından 5 yıl sonra kan verebilirler) 9. Diabet (İlaç kullanmayan veya ilaç kullandığı halde, kan şekeri regüle edilmiş olanlar kan verebilir) 10. Anemi (Anemi teşhisi konmuş kişiler kan bağışçısı olamazlar) 11. Gebeler kan veremez. Doğum veya gebeliğin sonlan(dırıl)masından 6 hafta sonra kan verebilirler. 12. Koroner kalp hastalığı, angina pektoris, ciddi kardiyak aritmi, serebrovasküler hastalıklar, arteriyal tromboz veya rekküren venöz trombozu olan kişiler kan veremezler. 13. Allerji ( Astım hastaları kan veremez. Polen allerjisi olanlar ise, sadece allerjileri oldukları dönemde kan veremezler.) 14. Otoimmün hastalığı olanlar kan veremezler. 15. Kanama diatezi (Kanama eğilimi) olanlar ömür boyu kan veremezler. 16. Bronşit (Kronik bronşit hastaları kan veremez) 17. Kronik nefrit ve pyelonefritli hastalar kan veremez. Akut glomerulonefrit geçirmiş olanlar ise, iyileşmeden 5 yıl sonra bağış yapabilir. 18. Malign (Habis) hastalığı olanlar, gönüllü donör olarak kabul edilmezler. 19. Brusella almış olanlar, tam iyileşmeyi takiben iki sene sonra kan bağışı gönüllüsü olabilirler. 20. Epilepsi hastaları, kan veremezler. 21. Osteomyelit geçirmiş hastalar, tam düzelmeden 5 yıl sonra kan verebilirler. 22. Cerrahi: Büyük ameliyatlardan sonra 6 ay boyunca kan bağışı alınmaz.Mide rezeksiyonu geçirenler ise, hiçbir zaman donör olamazlar. 23. Transfüzyon: Kan veya kan ürünü alan donörler, 1 yıl boyunca kan veremezler. 24. Attenüe virus aşısı yapılmış olanlar 3 hafta kan veremez.( Su çiçeği, sarı humma, kızamık, kızamıkçık, oral polio, kabakulak) 25. Ölü bakteri aşısı olanlar, 5 gün donör olamazlar.( Kolera, tifo, antrax) 26. İnaktif virus aşısı ve toxoid alanlar ise 3 gün kan veremezler ( Polio-injeksiyon , influenza, rabies, difteri, tetanoz) Kan Bağışı nasıl yapılır? Kan merkezine gelen gönüllüler yani donörler, ilk olarak donör formunu doldurur. Bu form, kişinin donör olup olamayacağını anlamaya yönelik bazı sorulardan oluşmaktadır. Formun ikinci sayfasında ise, kişiye ait kimlik, adres ve bağış bilgileri bulunmaktadır. Donör olabilmek için gerekli koşullardan biri, Hemoglobin düzeyinin istenilen değerlere sahip olmasıdır. Toplumumuzda oldukça sık rastlanan anemi hastalığı, yani kansızlık, elbetteki kan bağışı için en sık karşılaşılan engeldir. Erkeklerde 13,5 g/dL'nin, kadınlarda ise,12,5 g/dL'nin üzerindeki hemoglobin değerleri donör olunması için yeterlidir. Bu testler, kan merkezlerinde Bakır Sülfat Solüsyonu kullanılarak yapılmaktadır. Kişinin hemoglobin düzeyi, kan bağışı için uygunsa, arteriyal tansiyon ölçümüne geçilir. Sistolik tansiyon 180 mmHg'nın, diyastolik tansiyon ise 100 mmHg'nın üzerinde olmadığı sürece, kan bağışı yapılabilir. Kan alma yatağına uzanan gönüllü donörler, kan alımı için uygun bir damar belirlenir ve antiseptik bir solüsyonla, içten dışa doğru dairesel olarak cilt temizliği yapılır. Antiseptik solüsyonun etkinliğini sağlayabilmesi için kuruması beklenmelidir. Bu süre, kullanılan sıvıya bağlıdır, ancak genellikle 30-45 sn kadar beklemek yeterli olur. Ardından sterilite şartlarını bozmamak kaydıyla, damara girilir. İğnenin damara sokulmasıyla birlikte kan torbası dolmaya başlar. Torba içindeki antikoagülan sıvı ile kanın iyice karışması sağlanmalıdır. Bu işlem manuel olarak yapılabileceği gibi, otomatik kan alma cihazları (Sağ alttaki fotoğraf) ile daha sağlıklı olarak gerçekleştirilebilir. Kan alma işlemi yaklaşık olarak 6-10 dakika kadar sürer. Bu süre komponent imalatı açısından önemlidir. İğnenin damardan çıkarılmasınından sonra, cilt bölgesi tekrar dezenfekte edilir ve steril bir gazlı bezle kapatılır. Donörün birkaç dakika kompres yapması sağlanır. Kan torbasının seti kapatıldıktan sonra iğneye doğru olan kısım kesilir. Setin bu kısmından alınan kan örneği test çalışmalarında kullanılır. İğne kısmı da kesilerek setten ayırılır. Gönüllü donör,bağıştan sonra ikram bölümüne alınır ve yiyecek-içecek ikramı yapılır. Kan Vermenin Faydaları *Kemik iliğinin yağlanmasını önleyip, kan yapımı canlı tutulur. *Verilen kanın yerine, anında vücuttan genç hücreler dolaşımına katıldığı için, bağışçı daha dinç ve canlı olur. *Kandaki yüksek yağ oranı düşer. *Kan bağışı kalp krizi ihtimalini %90 azaltır. *Kan bağışlayan kişide baş ağrısı, stres, yüksek tansiyon, yorgunluk gibi rahatsızlıkların giderilmesinde çok büyük katkısı olur. *Kan bağışçısı her kan verdiğinde: AIDS , Hepatit B , Hepatit C , Sifiliz Kan grubu taramasından ücretsiz olarak yararlanmış olur. *Trafik kazasında yaralanan bir kimsenin, kan uyuşmazlığı olan bir bebeğin, kan bulunmazsa ölecek bir hastanın sizin verdiğiniz kanla kurtulmasının, size verdiği manevi duygu ölçüsüzdür. Bağışınız çok insancıl ve onurlu bir davranıştır. Sürekli ve düzenli kan bağışlayanlara: 10 bağışta Bronz Madalya 25 bağışta Gümüş Madalya 35 bağışta Altın Madalya 40 bağışta Plaket verilerek taltif edilir. Kan bağışında bulunanlara KAN SİGORTA KARTI tahsis edilir. Bu kart gerçekleşmesini arzu etmediğimiz acil kan ihtiyaçlarında size ve soyadınızı taşıyan tüm yakınlarınıza tüm Kızılay Kan Merkezlerinden azami öncelikli kan alma ve sosyal güvencesi olmayanlar için ücretsiz kan temin edilmede kullanılır. Kan bağışı tecrübeli hekimlerimiz tarafından muayene edilerek gerçekleştirilir. kaynak | |
|
| | #3 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Kan Nakli (Kan Transfüzyonu) Hakkında Herşey Kan Bağışı Yapmanın Zararı Var mıdır ? Kan günümüzdeki bilimsel imkanlar çerçevesinde yapılması mümkün olmayan, dolayısıyla yalnızca gönüllü kişilerin kan bağışlarıyla temin edilebilen, doğru kullanıldığında hayatlar kurtarabilen, yanlış kullanıldığında ise alıcıda çok ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen değerli bir tedavi maddesidir. Bu nedenlerle kan bağışı sağlıklı bireyler için bir toplumsal sorumluluk, doğru ve dikkatli kan kullanımı ise hekimler için bir görevdir. Kan bağışı yapacak kişiler dikkatli bir sağlık sorgulamasından geçirilmektedir. Sağlıklı kişilerde kan bağışlamanın korku ve endişeden kaynaklanabilen reaksiyonlar dışında sağlık üzerine olumsuz etkisi yoktur. Şiddetli kanamalarda, hastanın yaşamını tehlikeye sokan ya da yaşam kalitesini bozan ve ilaç tedavileriyle makul bir sürede düzeltilme ihtimali az olan kansızlıklarda, kan pulcuğunun (trombosit) sayısının tehlikeli düzeylere düştüğü hallerde, kan pulcuğu veya kandaki pıhtılaşma proteinleri azalmış olan kişilerde bazı kanamalı hallerde ya da kanama olması beklendiğinde kan ürünleri transfüzyonu gerekebilmektedir. Şiddetli kanamalar dışında genellikle tam kan nakli yapılmaması, hastalara yalnızca vücutlarında eksik olan komponentin nakledilmesi tercih edilir. | |
|
![]() |
| En popüler 5 etiket
Bu Konunun Etiketleri
|
| kan bağışı hakkında bilgi, kan transfüzyonu nasıl yapılır, kan vermek kilo aldırır mı, kan vermek kilo aldırırmı, kimler kan bağışı yapamaz, |
Kan Bağışı Nedir? Nasıl Kan Bağışı Yapılır? Konusuna Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Uçurtma Nedir? Nasıl Yapılır? | ThinkerBeLL | El Becerileri ve Hobiler | 4 | 27-04-2009 17:21 |
| Armağan Edilen Bir Yürek Organ Bağışı Sayılır mı? | Keten Prenses | Duygu Yüklü Flash'lar | 1 | 18-04-2009 14:51 |
| LAN kablolama nedir, nasıl yapılır? | Ziyaretçi | Soru-Cevap | 1 | 02-01-2009 15:39 |
| Overclock Nedir? Nasıl Yapılır? | AngelFRANTIX | Bilgisayar Bileşenleri (Hardware) | 4 | 01-01-2009 01:44 |
| Organ Bağışı | SeRCaX.TR | Tıp Bilimleri | 0 | 03-08-2008 21:16 |