Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Forumda Ara

Verem hastalığı tedavisindeki teknolojik gelişmeler nelerdir?

Bu konu Soru-Cevap forumunda The Mafia tarafından 2 Nisan 2009 (21:44) tarihinde açılmıştır.
8487 kez görüntülenmiş, 4 cevap yazılmış ve son mesaj 28 Mart 2011 (17:35) tarihinde gönderilmiştir.
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Eski 2 Nisan 2009, 21:44

Verem hastalığı tedavisindeki teknolojik gelişmeler nelerdir?

#1 (link)
The Mafia
Ziyaretçi
The Mafia - avatarı
Sponsorlu Bağlantılar Sponsorlu Bağlantılar
Bana Veremin Tedavisinde Teknolojinin Ne Boyutta Olduğunu Yazar Mısnız?
En iyi cevap SEDEPH tarafından gönderildi

Görüntüleme yöntemleri

1) Akciğer grafisi akc Akciğer grafisi göğüs hastalıklarında çoğu kez temel tanı aracı olarak kullanılmaktadır. Standart akciğer grafisi (Resim 1) 2 yönlü olarak çekilir. Bu sayede düz akciğer grafisinde kalbin ve diyaframların arkasında kalan lezyonlar, yan grafi ile görüntülenir. Standart akciğer grafisi; göğüs hastalıkları polikliniklerine başvuran hastaların büyük çoğunluğunda istenen ilk basamak görüntüleme yöntemidir ve bu aşamadan sonra hekim hastanın klinik bilgileri ile grafi bulgularını birleştirerek tanıya ulaşır veya daha ileri tetkiklere yönelir. Standart akciğer grafisi ile akciğer kanseri, pnömoni, bronşektazi, akciğer absesi, akciğer kisti, plörezi, pnömotoraks ve daha birçok akciğer hastalığının tanısı konulabilmektedir. Ayrıca standart akciğer grafisinde akciğerler dışında kalp, göğüs duvarının yumuşak dokusu ve kemik yapıya ait hastalıklar da teşhis edilebilir.


2) Ultrasonografi Daha çok batın ve pelvik incelemede yeri olan ultrasonografi, akciğer hastalıklarının tanısında kısıtlı kullanım alanına sahiptir. Özellikle plevral sıvıların (bkz: Plörezi) tanı ve takibinde kullanılır ve bu alanda diğer görüntüleme yöntemlerine göre daha ucuz ve daha hassas olması avantajıdır. Yine bazı hastalarda minimal plevral sıvı varlığında, plevra boşluğundan sıvı alabilmek için ultrasonografi rehberliğine başvurulabilir.
3) Bilgisayarlı tomografi bt Standart akciğer grafisinde elde edilen bulgular tanı için yeterli olmuyorsa ya da tedavi planlaması açısından akciğer hastalığının daha detaylı incelenmesi gerekiyorsa, 2. basamak görüntüleme yöntemi olarak hasta bilgisayarlı tomografiye yönlendirilir. Bu yöntemde hastadan elde edilen görüntü sinyalleri bir bilgisayar tarafından işlenerek görüntü haline getirilir. Bilgisayarlı tomografide göğsün yukarıdan aşağıya doğru, (kullanılan kesit aralığına bağlı olarak değişmekle birlikte) yaklaşık olarak her bir santimetresi ayrı ayrı görüntülenip basılabilir (Resim 2). Bu sayede standart akciğer grafisinde görülen lezyonun, orijinini nereden aldığı, iç yapı özellikleri, komşu doku ve organlarla ilişkisi, bölgesel lenf bezlerinin hastalığa katılıp katılmadığı, akciğer zarı ve göğüs duvarının hastalıkla ilişkisi olup olmadığı gibi birçok detay incelenebilir. Bronkoskopi ile ulaşılamayan, (yani bronşlarla ilişkisi olmayan) periferik (akciğerin uç kısımlarında yer alan) lezyonlardan dışarıdan iğne ile biyopsi alınmasında bilgisayarlı tomografi rehber olarak kullanılabilir. Bu teknikte hasta tomografi cihazı içerisinde iken alınan görüntüler ile lezyonun yeri belirlenir ve buna göre biyopsi iğnesinin giriş yeri saptanır. Biyopsi iğnesi lokal anestezi uygulandıktan sonra göğüs duvarından ve kaburgaların arasından lezyona doğru ilerletilerek biyopsi yerine ulaştırılır. Bu aşamada tekrar görüntü alınarak iğnenin lezyonun içine girdiği yani doğru yerde olduğu saptandıktan sonra biyopsi alınarak tanıya ulaşılır. Ayrıca akciğer kanseri nedeniyle radyoterapi görecek hastalarda tedavinin planlanması için de bilgisayarlı tomografiden yararlanılmaktadır.
4) Manyetik rezonans (MRI) mri Beyin ve kemik dokunun görüntülenmesinde bilgisayarlı tomografiye göre büyük üstünlükleri olan MRI, göğüs hastalıklarında kısıtlı kullanım alanına sahiptir. Akciğer dokusunun hava içermesi nedeniyle MRI, bilgisayarlı tomografi kadar başarılı değildir ve bu nedenle standart akciğer grafisinden sonra ilk tercih edilecek tetkik daima tomografi olmalıdır. Özellikle akciğer ve akciğer zarının kanserlerinde, lezyonun ana damarlar, göğüs duvarının yumuşak dokusu ve kemik dokusu, omurgalar, diyafram gibi komşu yapılar ile ilişkisini ortaya koymak için tomografiden sonra gerekli görüldüğü taktirde manyetik rezonansa başvurulur. Örneğin Resim 3'te yer alan MRI kesitinde, sol akciğere yerleşen tümör dokusunun komşuluk yoluyla omurgaları da istila ettiği görülmektedir.


5) Pozitron Emisyon Tomografisi (PET) pet Bu teknikte vücuttaki biyomoleküllerin yapısına giren radyoaktif bir ajan hastaya verilir ve hücrelerin metabolizma faaliyetleri sırasında bu radyoaktif ajanı yapısında tutmasından hareketle PET kamerası aracılığıyla değişik planlarda görüntü alınır. Tümör hücrelerinde metabolizma diğer hücrelere göre daha hızlı olduğundan tümör dokusunun yani kanser hücrelerinin bulunduğu yerlerde radyoaktif madde daha fazla tutulur ve bu durum alınan görüntülerde saptanır. Bu tanımdan anlaşıldığı gibi PET akciğer kanserinin tanısında, ayrıca kanserin bölgesel lenf bezleri ya da uzak organlara metastazlarının saptanmasında kullanılmaktadır. Resim 4'te sağ akciğer üst lobda yer alan akciğer tümörü ve bu tümörün sol akciğerdeki metastazı (okla işaret edilen) görülmektedir. PET'in dezavantajları beyin dokusunda yer alan tümör ya da tümör metastazlarını saptayamaması, pahalı bir yöntem oluşu ve tüberküloz, sarkoidoz gibi bazı hastalıklarda yanlış pozitif sonuç vermesidir. Özellikle ülkemizde tüberkülozun hala yaygın bir hastalık oluşu nedeniyle PET pozitif olgularda olası bir tüberküloz hastalığı daima akılda tutulmalıdır.


Kaynak
Sponsorlu Bağlantılar
Son Düzenleyen MeLL; 2 Nisan 2009 @ 22:33.
Rapor Et
Eski 2 Nisan 2009, 22:34

Verem hastalığı tedavisindeki teknolojik gelişmeler nelerdir?

#2 (link)
MeLL
Ziyaretçi
MeLL - avatarı
Lütfen inceleyiniz: http://www.msxlabs.org/forum/tip-bil...loz-verem.html
Rapor Et
Eski 2 Nisan 2009, 22:39

Verem hastalığı tedavisindeki teknolojik gelişmeler nelerdir?

#3 (link)
SEDEPH
Ziyaretçi
SEDEPH - avatarı
Verem (Tüberküloz) basil Verem yada tüberküloz , Mycobacterium tuberculosis adı verilen bakterinin neden olduğu bulaşıcı bir hastalıktır. Bu hastalığa neden olan bakteri R.Koch tarafından 24 Mart 1882 tarihinde bulunmuştur ve bu nedenle bakteri Koch basili adı ile de bilinir. Solunum yoluyla bulaştığından sıklıkla akciğerlerde hastalığa neden olmakla birlikte, kemik, beyin, akciğer zarı, kalp zarı, böbrek ve daha birçok organda daha nadir olarak hastalık ortaya çıkabilmektedir. Bugün dünya nüfusunun yaklaşık 1/3 ü verem mikrobu ile enfekte olmuştur yani bu insanlar yaşamlarının bir döneminde bu bakteriyi vücutlarına almışlardır ve her yıl bu popülasyondan bir kısmı organizmalarında bulunan bu uyur durumdaki bakterinin çeşitli nedenlerle harekete geçmesi sonucu verem hastalığına yakalanmaktadırlar.
Hastalık nasıl bulaşır ? Verem hastalığına yakalanmış insanların akciğerlerinde hastalığın ilerlemesi ile bakteriden salınan bazı enzimlerin ve organizmamızın savunma sisteminin etkisi ile halk arasında "yara" olarak bilinen bir kovuk (kavite) oluşur. (bkz: şekil 2) Verem mikrobu bu kovuğun içerisinde ve etrafında hızla çoğalmaya devam eder. Bu kovuk hava yollarımız yani bronşlarımızla iştirak halinde olduğundan hastalıklı insanın öksürük, hapşuruk gibi güçlü solunum faaliyetleri ile ağzından saçılan çok küçük damlacıklar içersinde verem bakterileri dış ortama salınır. Bu küçük damlacıklar aynı sigara dumanının havada uzun süre asılı kalması gibi iyi havalandırılmayan kapalı ortamlarda saatlerce havada uçuşurlar. İşte böyle bir ortamda bakteri içeren bu damlacıklar sağlıklı insanlar tarafından nefes alma esnasında akciğere çekilir ve ilk kez bakteri sağlıklı insanın organizmasına girer yani artık bu birey verem basili ile enfekte olur. xray
Akciğere yerleşen verem mikrobu çoğunlukla bağışıklık sistemi tarafından hastalık meydana gelmeden belirli bölgelerde hapsedilir. Ancak kişinin yaşamı boyunca özellikle savunma sisteminin zayıfladığı bazı durumlarda uyur durumdaki bu mikroplar birden harekete geçerek üremeye başlayabilir ve verem hastalığını ortaya çıkartabilirler.Bu tür verem hastalığı erişkin tipi tüberküloz olarak bilinir. Kontrol altında olmayan şeker hastalığı, AIDS, beslenme bozuklukları, ağır stres ve alkolizm savunma sistemimizi bozarak erişkin tipi tüberküloz hastalığına yol açan risk faktörleri olarak sayılabilir. Ancak birçok olguda da hiçbir neden saptanmaksızın hastalık ortaya çıkabilir. Bazen de basil daha ilk vücuda girdiğinde savunma sistemimiz tarafından yeterli bir direnç gösterilemediğinden doğrudan hastalığa neden olurki bu tür verem hastalığına primer tüberküloz adı verilir ve çoğunlukla çocukluk veya ergenlik döneminde görülür.
Hastalık belirtileri nelerdir ? Akciğer veremi kilo kaybı, iştahsızlık, hafif ateş, özellikle geceleri artan terleme, halsizlik gibi genel belirtilerin yanı sıra akciğerde meydana gelen doku reaksiyonu ve harabiyet neticesinde öksürük, balgam çıkarma, kan tükürme, ilerlemiş olgularda nefes darlığı gibi akciğere özgü belirtiler ile kendini gösterir. Bu belirtilerin hiçbirisi verem hastalığına özgü değildir ve birçok akciğer hastalığında aynı semptomlar vardır.
Hastalık belirtileri varlığında ne yapmalı ? 3 haftayı geçen öksürük, kan tükürme, gece teri, hafif ateş, iştahsızlık, kilo kaybı gibi belirtilerin varlığında derhal akciğer grafisi çekilmeli ve verem hastalığından şüpheleniliyorsa balgamda verem mikrobu aranmalıdır. Bu sayede verem hastalığı olmasa dahi aynı belirtilere neden olabilecek birçok akciğer hastalığının da erken tanısına olanak sağlanır.Aile ya da yakın çevrede aktif verem hastalığı tanısı konulmuş ve özellikle balgamında verem mikrobu tespit edilmiş bireyler varsa, hastalık belirtileri olmasa dahi kontrol olmak gerekir.
Verem teşhisinde kullanılan laboratuar yöntemleri nelerdir ? Akciğer vereminin kesin tanısı hastanın balgamında verem mikrobunun yani mycobacterium tuberculosis'in gösterilmesi ile konulur. Bunun için tercihan sabah aç karnına çıkartılan balgam ince bir cam üzerine yayılıp özel boyalarla boyandıktan sonra mikroskopta incelenir. Verem mikrobu mavi boyanmış zemin üzerinde kırmızı ince çubuk yada çengel şeklinde yapılar olarak gösterilir.Balgamda verem mikrobu 15 gün ara ile ikişer kez bakılmasına rağmen görülemez ise bu takdirde hastanın verem olup olmadığına klinik bulgular, akciğer grafisi, bazı kan tahlilleri ve PPD testi gibi diğer yöntemlerle uzman bir hekim tarafından karar verilip tedavi başlanabilir. Özellikle hastalığın başlangıç dönemlerinde akciğerdeki bakteri sayısı az olduğundan balgamda verem mikrobu görülmeyebilir. Balgamda verem mikrobunun gösterilmesinin daha duyarlı ve kesin bir yöntemi de kültür çalışması yapmaktır. Burada alınan balgamın bir kısmı verem mikrobunun üremesine müsait besi yerlerine ekilerek 3-6 hafta beklenilir. Eğer balgamda verem mikrobu varsa bu süre sonunda besiyerinde her bir verem mikrobunun üreyerek oluşturduğu basil kolonileri gözle görülür ve hastalığın kesin tanısına ulaşılır.ppd
PPD testinde; test solüsyonunun, ön kolun iç yüzüne deri içi uygulanmasından 72 saat sonra, burada meydana gelen 10mm'nin üzerindeki endurasyon(sertlik) pozitif olarak değerlendirilir. Pozitif PPD testi vücudun verem mikrobu ile enfekte olduğunu yani bireyin verem mikrobu ile karşılaştığını gösterir. Ancak verem aşısı uygulaması da PPD testini pozitif hale getirir. Ülkemizde olduğu gibi verem aşısının (BCG aşısı) uygulandığı bölgelerde bu nedenle PPD testi pozitifliği hastalık tanısı açısından fazla bir önem taşımaz. Ancak önceden yapılmış PPD testi negatif olan bir şahısta örneğin 1 yıl sonra tekrar yapılan PPD testi pozitif bulunmuşsa bu hastanın bu süre zarfında verem mikrobu ile enfekte olduğu söylenebilir.
Verem hastalığı nasıl tedavi edilir ? Verem tanısı konulan hastada tedavinin derhal başlanması gerekir. Bu sayede hem hasta en kısa sürede sağlığına kavuşur hem de etrafındaki insanlara hastalığı bulaştırma riski ortadan kalkar. Verem hastalığının tedavisi diğer enfeksiyon hastalıklarından farklı olarak uzun sürelidir. Tedavi başlangıcında 4 çeşit ilaç birlikte kullanılır. Tedavi mutlaka bu konuda uzmanlaşmış hekim ya da Verem Savaşı Dispanseri kontrolünde sürdürülmelidir. Tedavide yapılan bazı hatalar verem mikrobunun kullanılan ilaçlara direnç kazanmasına neden olabilir ki bu durumda hem tedavi süresi uzamakta hem de tedavi maliyeti artmaktadır. Verem tedavisi en az 6 ay devam etmelidir ancak tedaviyi takip eden hekim gereğinde bu süreyi 8 aya kadar uzatabilir.


Kaynak
Rapor Et
Eski 2 Nisan 2009, 22:40

Verem hastalığı tedavisindeki teknolojik gelişmeler nelerdir?

#4 (link)
SEDEPH
Ziyaretçi
SEDEPH - avatarı
Görüntüleme yöntemleri

1) Akciğer grafisi akc Akciğer grafisi göğüs hastalıklarında çoğu kez temel tanı aracı olarak kullanılmaktadır. Standart akciğer grafisi (Resim 1) 2 yönlü olarak çekilir. Bu sayede düz akciğer grafisinde kalbin ve diyaframların arkasında kalan lezyonlar, yan grafi ile görüntülenir. Standart akciğer grafisi; göğüs hastalıkları polikliniklerine başvuran hastaların büyük çoğunluğunda istenen ilk basamak görüntüleme yöntemidir ve bu aşamadan sonra hekim hastanın klinik bilgileri ile grafi bulgularını birleştirerek tanıya ulaşır veya daha ileri tetkiklere yönelir. Standart akciğer grafisi ile akciğer kanseri, pnömoni, bronşektazi, akciğer absesi, akciğer kisti, plörezi, pnömotoraks ve daha birçok akciğer hastalığının tanısı konulabilmektedir. Ayrıca standart akciğer grafisinde akciğerler dışında kalp, göğüs duvarının yumuşak dokusu ve kemik yapıya ait hastalıklar da teşhis edilebilir.


2) Ultrasonografi Daha çok batın ve pelvik incelemede yeri olan ultrasonografi, akciğer hastalıklarının tanısında kısıtlı kullanım alanına sahiptir. Özellikle plevral sıvıların (bkz: Plörezi) tanı ve takibinde kullanılır ve bu alanda diğer görüntüleme yöntemlerine göre daha ucuz ve daha hassas olması avantajıdır. Yine bazı hastalarda minimal plevral sıvı varlığında, plevra boşluğundan sıvı alabilmek için ultrasonografi rehberliğine başvurulabilir.
3) Bilgisayarlı tomografi bt Standart akciğer grafisinde elde edilen bulgular tanı için yeterli olmuyorsa ya da tedavi planlaması açısından akciğer hastalığının daha detaylı incelenmesi gerekiyorsa, 2. basamak görüntüleme yöntemi olarak hasta bilgisayarlı tomografiye yönlendirilir. Bu yöntemde hastadan elde edilen görüntü sinyalleri bir bilgisayar tarafından işlenerek görüntü haline getirilir. Bilgisayarlı tomografide göğsün yukarıdan aşağıya doğru, (kullanılan kesit aralığına bağlı olarak değişmekle birlikte) yaklaşık olarak her bir santimetresi ayrı ayrı görüntülenip basılabilir (Resim 2). Bu sayede standart akciğer grafisinde görülen lezyonun, orijinini nereden aldığı, iç yapı özellikleri, komşu doku ve organlarla ilişkisi, bölgesel lenf bezlerinin hastalığa katılıp katılmadığı, akciğer zarı ve göğüs duvarının hastalıkla ilişkisi olup olmadığı gibi birçok detay incelenebilir. Bronkoskopi ile ulaşılamayan, (yani bronşlarla ilişkisi olmayan) periferik (akciğerin uç kısımlarında yer alan) lezyonlardan dışarıdan iğne ile biyopsi alınmasında bilgisayarlı tomografi rehber olarak kullanılabilir. Bu teknikte hasta tomografi cihazı içerisinde iken alınan görüntüler ile lezyonun yeri belirlenir ve buna göre biyopsi iğnesinin giriş yeri saptanır. Biyopsi iğnesi lokal anestezi uygulandıktan sonra göğüs duvarından ve kaburgaların arasından lezyona doğru ilerletilerek biyopsi yerine ulaştırılır. Bu aşamada tekrar görüntü alınarak iğnenin lezyonun içine girdiği yani doğru yerde olduğu saptandıktan sonra biyopsi alınarak tanıya ulaşılır. Ayrıca akciğer kanseri nedeniyle radyoterapi görecek hastalarda tedavinin planlanması için de bilgisayarlı tomografiden yararlanılmaktadır.
4) Manyetik rezonans (MRI) mri Beyin ve kemik dokunun görüntülenmesinde bilgisayarlı tomografiye göre büyük üstünlükleri olan MRI, göğüs hastalıklarında kısıtlı kullanım alanına sahiptir. Akciğer dokusunun hava içermesi nedeniyle MRI, bilgisayarlı tomografi kadar başarılı değildir ve bu nedenle standart akciğer grafisinden sonra ilk tercih edilecek tetkik daima tomografi olmalıdır. Özellikle akciğer ve akciğer zarının kanserlerinde, lezyonun ana damarlar, göğüs duvarının yumuşak dokusu ve kemik dokusu, omurgalar, diyafram gibi komşu yapılar ile ilişkisini ortaya koymak için tomografiden sonra gerekli görüldüğü taktirde manyetik rezonansa başvurulur. Örneğin Resim 3'te yer alan MRI kesitinde, sol akciğere yerleşen tümör dokusunun komşuluk yoluyla omurgaları da istila ettiği görülmektedir.


5) Pozitron Emisyon Tomografisi (PET) pet Bu teknikte vücuttaki biyomoleküllerin yapısına giren radyoaktif bir ajan hastaya verilir ve hücrelerin metabolizma faaliyetleri sırasında bu radyoaktif ajanı yapısında tutmasından hareketle PET kamerası aracılığıyla değişik planlarda görüntü alınır. Tümör hücrelerinde metabolizma diğer hücrelere göre daha hızlı olduğundan tümör dokusunun yani kanser hücrelerinin bulunduğu yerlerde radyoaktif madde daha fazla tutulur ve bu durum alınan görüntülerde saptanır. Bu tanımdan anlaşıldığı gibi PET akciğer kanserinin tanısında, ayrıca kanserin bölgesel lenf bezleri ya da uzak organlara metastazlarının saptanmasında kullanılmaktadır. Resim 4'te sağ akciğer üst lobda yer alan akciğer tümörü ve bu tümörün sol akciğerdeki metastazı (okla işaret edilen) görülmektedir. PET'in dezavantajları beyin dokusunda yer alan tümör ya da tümör metastazlarını saptayamaması, pahalı bir yöntem oluşu ve tüberküloz, sarkoidoz gibi bazı hastalıklarda yanlış pozitif sonuç vermesidir. Özellikle ülkemizde tüberkülozun hala yaygın bir hastalık oluşu nedeniyle PET pozitif olgularda olası bir tüberküloz hastalığı daima akılda tutulmalıdır.


Kaynak
Rapor Et
Eski 28 Mart 2011, 17:35

Verem hastalığı tedavisindeki teknolojik gelişmeler nelerdir?

#5 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
abi yaaa veremmin teknolojinin gelişmesiyle tedavisinde ne tür ilerlemeler kaydedilmiştir o kadar yazı yazmışsınnız bu sorunun cevabı yok kolay gelisin
Sponsorlu Bağlantılar
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.243 saniyede (81.92% PHP - 18.08% MySQL) 17 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +2 - Saat: 20:18
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi