Cevap Yaz Önceki Konu Sonraki Konu

Fotoğraf nedir, türleri nelerdir, fotoğraf çekerken nelere dikkat edilmelidir?

Gösterim: 15676 | Cevap: 6
  • fotograf cesitleri
  • fotograf cesitleri nelerdir
  • fotograf turleri
1
  • 1 Gönderen fadedliver
berkceyhan
Cevaplanmış   |    3 Ekim 2009 10:49   |   Mesaj #1   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi

Fotoğraf nedir, türleri nelerdir, fotoğraf çekerken nelere dikkat edilmelidir?

Arkadaşlar benim 7 Ekim perşembeye kadar fotoğrafçılık dersi için "Fotoğraf nedir? Fotoğraf türleri nelerdir? Fotoğraf çekerken nelere dikkat edilmelidir? ve Fotoğrafın öğeleri nelerdir?" sorularına cevap bulmam gerekiyor.Cevap verirseniz çok sevinirim.Çok ayrıntılı olmasına gerek yok 7. sınıfa uygun olabilirse çook sevirim.Şimdiden teşekkürler!!!
En iyi cevap fadedliver tarafından gönderildi

Alıntı
berkceyhan adlı kullanıcıdan alıntı

Arkadaşlar benim 7 Ekim perşembeye kadar fotoğrafçılık dersi için "Fotoğraf nedir? Fotoğraf türleri nelerdir? Fotoğraf çekerken nelere dikkat edilmelidir? ve Fotoğrafın öğeleri nelerdir?" sorularına cevap bulmam gerekiyor.Cevap verirseniz çok sevinirim.Çok ayrıntılı olmasına gerek yok 7. sınıfa uygun olabilirse çook sevirim.Şimdiden teşekkürler!!!:)

Fotoğraf sözcüğü, eski yunanca φῶς, fos, φωτός, fotos, "Işık (Gök cisimlerinin)“, "Aydınlık“ ve γράφειν, grafein, "Çizmek“, "Kazımak“, Resim yapmak“, "Yazmak" sözcükleri birleştirilerek türetilmiş bir isimdir. Kelime anlamı, ışık yardımı ile iz bırakmaktır. Fotoğraf cisimlerden yansıyan elektromanyetik radyasyonun toplanıp odaklanmasıyla oluşturulur. En yaygın rastlanan fotoğraflar insan gözünün görebileceği kalıcı görüntüler yaratan dalga boylarıyla yaratılan fotoğraflardır.

Fotoğrafta en önemli unsur ışıktır Işık üzerine vurduğu nesneleri görülebilir kıldığı gibi, fotoğraf oluşumuna da olanak sağlar. İşte bu yüzden fotoğrafı çekecek makinedeki objektif de önem arzetmektedir. Objektifin diyafram değeri ne kadar küçükse içeriye giren ışık miktarıda o kadar çok olacağından, fotoğraf çekiminde daha yüksek enstantaneler kullanılabilinecektir. Diyafram'ın 1 olması objektife gelen ışığın tamamının sensöre düşmesidir. Kaliteli ve pahalı lenslerin diyafram değerleri genel olarak 2,8 ve daha düşüktür.
Çoğu fotoğraf, ışığı fotoğraf filmine, CCD’ye ya da CMOS görüntü algılayıcısına odaklayan fotoğraf makinesiyle çekilir. Nesneler ışığa duyarlı kağıdın üzerine yerleştirilip, ışığa maruz bırakılarak (fotogram) ya da bir tarayıcının üzerine konularak da fotoğraf elde edilebilir. İyi fotoğraf'ın ne olduğu her zaman tartışma konusu olmuştur.

Dijital fotoğraf bilgisayar ortamında saklanan çeşitli dosya formatlarından oluşur. Bu formatlardan en popüler olanı sıkıştırılmış JPEG'dir. Diğer formatlar ise TIFF ve RAW formatlarıdır.



Görüntüyü görünür kılma kimyasal bazı işlemler gerektirir. "Gümüş ışıkla etkileştiğinde kararır" bilgisinden doğan sonuçları karanlık kutu (Camera Obscura) ile aynı anda, ilk kez deneyen Thomas Wedgwood'un kuramsal çıkarımları doğrudur. Ancak denemelerindeki ışıklama süresinin çok uzun olması, oluşan görüntüdeki kararmayı durduramaması, üstelik oldukça genç sayılacak yaştaki ölümü 1840'da, Sir John Herscel'in Yunanca'da türeterek "ışıkla yazmak" anlamında adlandırdığı "fotoğraf"ın mucidi olmasını engeller. Fransa'dan Joseph Nicephore Niepce, Louis Jacques Mande Daguerre, Hippolyte Bayard, ve İngiltere'den William Henry Fox Talbot bu başarıya ulaşırlar.1813'de Joseph Nicepore Niepce ışığa duyarlı bir levha üzerinde, kalıcı görüntüler elde etmeyi başarır. Niepce'in görüntüsü sekiz saat boyunca ışıklanır. 1829'da benzer çalışmalar yapan Louis-Jacques-Mande Daguerre'la ortaklık kurar. Niepce, çalışmaları bir yönteme dönüşemeden vefat eder.1835 yılına gelindiğinde, birgün Daguerre ışıklanmış bir levhayı içinde kimyasalların bulunduğu bir kaba yanlışlıkla koyar. Birkaç gün sonra levhayı farkettiğinde, elde ettiği sonuçtan kendi adını vereceği yöntemi bulur. "Daguerrotype" adını verdiği bu buluş, 1838'de Fransız Bilimler Akademisi'nce resmileştirilir.
Bu gelişme, halk arasında ilgi uyanmasına ve fotoğrafın yaygınlaşmasına yarar. Ayna görüntüsünün tersinin elde edildiği bu yöntemde; bir gümüş levha, iyot buharına tutulur, yüzeyinde gümüş iyodürden oluşan bir tabaka elde edilir, bu yüzey, karanlık kutu yeterince ışıklandıktan sonra civa buharıyla yıkanır. Benzer çalışmaları İngiltere'de sürdüren William Henry Fox Talbot 1839'da karanlık kutu ile edinilen ilk kalıcı görüntüyü kendisinin bulduğunu ileri sürse de ilgi ve kabul görmedi. Çalışmalarını sonraki yıllarda da sürdüren Talbot negatif/pozitif işlemlerini içeren "Calotype" adını verdiği yönteminde; gümüş tuzlarına batırılmış bir kâğıt kullanarak elde edilen negatif görüntülerden, yine aynı teknikle hazırlanmış kâğıtlara istenilen sayıda pozitif fotoğraf basmayı başarır.


vikipedi


Kompakt Makineler : İster filmli olsun ister dijital kayıt sistemini benimsesin yeryüzündeki en yaygın makinelerdir. Bas-çek tarzı hazırlanmışlardır ve elle ayarlara pek de uygun değildirler. Değiştirilemeyen sabit birer objektifleri vardır.Üzerlerinde genellikle basit bir flaş bulunur. Anı niteliğinde fotoğraf çekenler için uygundurlar.

Tek Objektifli Refleks Makineler (SLR): Objektiflerinin değişmesi en belirgin özellikleridir. Bu nedenle geniş açıdan,teleye, makrodan telephotoya kadar ihtiyaca dönük her türlü objektif takılabilir.(Objektif türleri az sonra incelenecek)
Vizördeki görüntü ile filme yansıyan görüntü aynıdır, bu da ileri amatörler ve profosyoneller için vazgeçilmez bir şeydir.
Dijital Tek Objektifli Refleks Makineler(DSLR):SLR kameraların dijital kayıt sistemine göre geliştirilmiş halleridir.SLR 'deki filmin yerini dijital kayıt ortamı alır. Film tek başına fotoğrafı belirleme yetisine sahiptir ama dijital kayıt çok daha karmaşık bir süreci gerektirir. DSLR lerde filmin yerini algaç=algılayıcı=sensör alır.Algaçların görevi basit anlamda ''ışığı sayısal verilere dönüştürmektir''.
Algaçların CMOS ya da CCD diye isimlendirilen türleri vardır. CCD daha karmaşık bir teknolojidir.CMOS özellikle ısıya daha duyarlı olması nedeniyle son zamanlarda yaygınlaşmaya başlamıştır. Yine de CCD kompakt makinelerde tartışmasız bir biçimde üstünlüğünü korumaktadır. Sensör türü son kullanıcı için kafaya takılacak bir şey de değildir .

SLR ve DSLR ler basit bir anlatımla yukarıdaki şekildeki gibi çalışırlar.Objektiften geçen ışık aynaya yansır, ayna bu ışığı yukarıdaki buzlu ışığa yansıtır ve sonuçta vizörde, objektifle aynı şeyi görürüz. Bu sırada ayna filmin ya da sensörün önünü kapattığından vizöre ya da filme yansıyan bir şey yoktur. Bu nedenle DSLR kameraların büyük kısmında LCD ekranda ön izleme fonksiyonu bulunmamaktadır.
Deklanşöre basıldığında ayna kalkar ve sensöre giden ışık hapsolunur ve sonuçta fotoğraf dediğimiz şey oluşur.

Telemetreliler: Ayna ve prizma bulunmaz. Bu nedenle objektif ve vizör aynı şeyi görmez. örneğin bir manzara çekerken vizörde gözükmeyen bir evin fotoğrafa dahil olduğunu görebiliriz.Paralaks hatası denen bu olgu bu makinelerin kullanımını sınırlar.

Çift Objektifli Refleks Makineler (TLR) :

Üstteki objektif bir ayna vasıtasıyla görüntüyü yukarıda oluşturur. Bu görüntü üzerinde netleme ve diğer işlemler yapılırken alttaki diğer objektif oluşan görüntüyü filme yansıtır. Paralaks hatası bunlarda da meydana gelir.



OBJEKTİFLER

Çeşitli sıralamalar yapılır bu konuda. Kısa tele,uzun tele,geniş açı,ultra geniş açı gibi dallanıp budaklanır.

Ama kabaca sınıflandırmadan önce bazı soru işaretlerini yok etmek gerek.

Objektiflerin üstündeki değerler ne anlama gelir?
Genelde objektiflerinin önündeki bu yazılar odak uzaklığını ve lensin diyafram değerini verir.

örneğin f3.5-f5.6 lensin en geniş açıdaki en açık diyaframının 3.5, telede ise 5.6 olduğunu gösterir.

Film ve dijital aynı objektifle aynı açıyı mı verir?

Hayır vermez. APSC diye adlandırılan DSLR lerde açıyı canon için 1.6, olympus için 2, sony,nikon ve diğerleri için 1.5 ile çarpmalısınız. FF kameralar ise filmle aynı açıyı verir. Bu sayede 24mm lik bir objektif APSC olan nikon d300 de 36, FF olan canon 5D de ise 24mm açı verir .


Geçelim objektif türlerine .

Normal açı : 35mm filde 50mm dir. 50mm den dar açılar(örneğin 60mm) dar açı, geniş olanlar(24 gibi) geniş açı diye adlandırılır.
APSC sensör kullanan DSLR lerde 35mm yakşaık olarak normal açıya denk gelir. Tüm bu karmaşanın nedeni bu açıların 35mm filme göre açıklanması ve dijitalde 35mm karşılığı diye belirtilmesi. Aslında pek de karışık değil

Geniş Açı: Geniş açı günümüzde yukarıdaki tanımı aşmış, kendine has bir anlam kazanmıştır.

Aşağıda kabataslak açıklamaya çalıştım , açılar birebir gerçeği vermez ama yaklaşık olarak böyledir.

27mm

35mm


70mm


110mm

Teleobjektifler : 50mm 'den uzun objektifleri bu kapsama sokabiliriz. Prime yani tek bir odak uzaklığına sahip olabilirler (135mm gibi), zoom fonksiyonları da olabilir.(70-200 gibi). 300mm ve üstü özel amaçla üretilir ve bilinçsiz amatörleri çok ciddi hayal kırıklığına uğratabilirler. pahalı olmalarına rağmen özenle kullanmaları gerekir ve mutlaka tripod üstünde kullanılmalıdırlar.
Tele objektifler mükemmel birer portre objektifi görevi de görürler.

Makro objektifler: Son zamanlarda hemen her objektifin üstünde makro yazıyor, tamamen bir aldatmacadır. gerçek makro objektifler 1:1 büyütmeye sahiptir. bu ne demek ?
Çekilen nesne ile sensörün üstüne düşen ışığın aynı olması demek .
1:1 den daha fazla büyütenlere mikro (2:1 gibi) -(nikon makro objektifleri mikro diye sınıflandırır, lütfen karıştırmayın, bu gün son kullanıcı satışı olan objektifler 1:1 büyütür ,daha fazla değil )- denir . 1:2, 1:3 gibi değerlere sahip objektiflere ise makro denemez.
Makro objektifler mükemmel optik kaliteye sahiptirler. Aynı zamanda tamamı çok da iyi portre lensidir.

Balıkgözü (fiseye) :Bazılarına saçma ve komik gelir(benim gibi ) bazıları ısrarla kullanır.
Sıradışı bir geniş açı sunarlar.


FİLTRELER

Filtreler fotoğrafçılığın vazgeçilmez aksesuarlarıdırlar.Bir kısmının fotoğrafa hiç bir etkisi yokken bir kısmı renkleri ve ışığı ciddi manada değiştirir. Bir kısmının amacı efekt vermekken bir kısmı ışığı düzeltici fonksiyon üstlenir.

Polarize filtre : Eğer bir dijital makine sahibiyseniz circular bir polarize filtre almalısınız lineer filtreler işinize yaramayacaktır.
Gökyüzü aslında ne renktir diye sorsam ''mavi'' diye atlayanlar olabilir. Ama gerçekte gökyüzü siyahtır ve bizim onu mavi olarak algılamamızın nedeni atmosferde kutuplaşarak yansıyan ışıklardır.
Polarize kontrastı değiştirebilen tek filtredir. 1970 li yıllarda fotoğraf dünyasına kazandırılmıştır.
Etkisini özellikle göküzünde gösterir. gökyüzü ve bulutlar koyulaşır ve dramatik görüntüler oluşur.

Ömer Ergin' e ait bu fotoğrafta polarizenin ustalıkla kullanıldığına şahit olmaktayız .
Gökyüzü dışında fotoğrafın genelinde dramatik ve canlı renkler hakim olur.

Polarize ayrıca ahşap yüzeyler başta olmak üzere pek çok zemideki yansımaları da yok edebilir. camdaki ve sudaki yansılamaları da yok eder. tüm bu etkileri yaratabilmek için filtrenin halkasını sağa sola hareket ettirmek yeterlidir(gözünüzün vizöre yaslı olması gerektiğini hatırlatmama bilmem gerek var mı? )

UV Filtreler: Daha çok objektifi koruma amaçlıdırlar. Işığa ya da renklere etkisi yoktur. Kaliteyi biraz olsun düşürdüğü söylenir.

ND Filtreler : 2x,4x,8x gibi değerlere sahiptirler. Işığı kısarlar, bu sayede diyaframı kısmadan düşük enstantanede çalışmamız mümkün olur.
Uzun pozlamalar için de idealdirler.f1.8 gibi objektiflerde çok güçlü ışık kullanımı durumlarında ve 1/2000 gibi değerlerin üstüne çıkamayan makinelerde ışık patlamalarının önüne geçmek gibi amaçlarla da kullanılırlar.
Fotoğrafın sadece yarısındaki ışığı kısan ND filtreler özellikle manzara fotoğrafçıları için büyük birer nimettir.

Close up : objektiflerimizin yakın çekim yeteneğini artırmak içindirler . Genelde 4 lü set halinde satılırlar.

kaynak

fadedliver
3 Ekim 2009 12:00   |   Mesaj #2   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Alıntı
berkceyhan adlı kullanıcıdan alıntı

Arkadaşlar benim 7 Ekim perşembeye kadar fotoğrafçılık dersi için "Fotoğraf nedir? Fotoğraf türleri nelerdir? Fotoğraf çekerken nelere dikkat edilmelidir? ve Fotoğrafın öğeleri nelerdir?" sorularına cevap bulmam gerekiyor.Cevap verirseniz çok sevinirim.Çok ayrıntılı olmasına gerek yok 7. sınıfa uygun olabilirse çook sevirim.Şimdiden teşekkürler!!!

Fotoğraf sözcüğü, eski yunanca φῶς, fos, φωτός, fotos, "Işık (Gök cisimlerinin)“, "Aydınlık“ ve γράφειν, grafein, "Çizmek“, "Kazımak“, Resim yapmak“, "Yazmak" sözcükleri birleştirilerek türetilmiş bir isimdir. Kelime anlamı, ışık yardımı ile iz bırakmaktır. Fotoğraf cisimlerden yansıyan elektromanyetik radyasyonun toplanıp odaklanmasıyla oluşturulur. En yaygın rastlanan fotoğraflar insan gözünün görebileceği kalıcı görüntüler yaratan dalga boylarıyla yaratılan fotoğraflardır.

Fotoğrafta en önemli unsur ışıktır Işık üzerine vurduğu nesneleri görülebilir kıldığı gibi, fotoğraf oluşumuna da olanak sağlar. İşte bu yüzden fotoğrafı çekecek makinedeki objektif de önem arzetmektedir. Objektifin diyafram değeri ne kadar küçükse içeriye giren ışık miktarıda o kadar çok olacağından, fotoğraf çekiminde daha yüksek enstantaneler kullanılabilinecektir. Diyafram'ın 1 olması objektife gelen ışığın tamamının sensöre düşmesidir. Kaliteli ve pahalı lenslerin diyafram değerleri genel olarak 2,8 ve daha düşüktür.
Çoğu fotoğraf, ışığı fotoğraf filmine, CCD’ye ya da CMOS görüntü algılayıcısına odaklayan fotoğraf makinesiyle çekilir. Nesneler ışığa duyarlı kağıdın üzerine yerleştirilip, ışığa maruz bırakılarak (fotogram) ya da bir tarayıcının üzerine konularak da fotoğraf elde edilebilir. İyi fotoğraf'ın ne olduğu her zaman tartışma konusu olmuştur.

Dijital fotoğraf bilgisayar ortamında saklanan çeşitli dosya formatlarından oluşur. Bu formatlardan en popüler olanı sıkıştırılmış JPEG'dir. Diğer formatlar ise TIFF ve RAW formatlarıdır.



Görüntüyü görünür kılma kimyasal bazı işlemler gerektirir. "Gümüş ışıkla etkileştiğinde kararır" bilgisinden doğan sonuçları karanlık kutu (Camera Obscura) ile aynı anda, ilk kez deneyen Thomas Wedgwood'un kuramsal çıkarımları doğrudur. Ancak denemelerindeki ışıklama süresinin çok uzun olması, oluşan görüntüdeki kararmayı durduramaması, üstelik oldukça genç sayılacak yaştaki ölümü 1840'da, Sir John Herscel'in Yunanca'da türeterek "ışıkla yazmak" anlamında adlandırdığı "fotoğraf"ın mucidi olmasını engeller. Fransa'dan Joseph Nicephore Niepce, Louis Jacques Mande Daguerre, Hippolyte Bayard, ve İngiltere'den William Henry Fox Talbot bu başarıya ulaşırlar.1813'de Joseph Nicepore Niepce ışığa duyarlı bir levha üzerinde, kalıcı görüntüler elde etmeyi başarır. Niepce'in görüntüsü sekiz saat boyunca ışıklanır. 1829'da benzer çalışmalar yapan Louis-Jacques-Mande Daguerre'la ortaklık kurar. Niepce, çalışmaları bir yönteme dönüşemeden vefat eder.1835 yılına gelindiğinde, birgün Daguerre ışıklanmış bir levhayı içinde kimyasalların bulunduğu bir kaba yanlışlıkla koyar. Birkaç gün sonra levhayı farkettiğinde, elde ettiği sonuçtan kendi adını vereceği yöntemi bulur. "Daguerrotype" adını verdiği bu buluş, 1838'de Fransız Bilimler Akademisi'nce resmileştirilir.
Bu gelişme, halk arasında ilgi uyanmasına ve fotoğrafın yaygınlaşmasına yarar. Ayna görüntüsünün tersinin elde edildiği bu yöntemde; bir gümüş levha, iyot buharına tutulur, yüzeyinde gümüş iyodürden oluşan bir tabaka elde edilir, bu yüzey, karanlık kutu yeterince ışıklandıktan sonra civa buharıyla yıkanır. Benzer çalışmaları İngiltere'de sürdüren William Henry Fox Talbot 1839'da karanlık kutu ile edinilen ilk kalıcı görüntüyü kendisinin bulduğunu ileri sürse de ilgi ve kabul görmedi. Çalışmalarını sonraki yıllarda da sürdüren Talbot negatif/pozitif işlemlerini içeren "Calotype" adını verdiği yönteminde; gümüş tuzlarına batırılmış bir kâğıt kullanarak elde edilen negatif görüntülerden, yine aynı teknikle hazırlanmış kâğıtlara istenilen sayıda pozitif fotoğraf basmayı başarır.


vikipedi


Kompakt Makineler : İster filmli olsun ister dijital kayıt sistemini benimsesin yeryüzündeki en yaygın makinelerdir. Bas-çek tarzı hazırlanmışlardır ve elle ayarlara pek de uygun değildirler. Değiştirilemeyen sabit birer objektifleri vardır.Üzerlerinde genellikle basit bir flaş bulunur. Anı niteliğinde fotoğraf çekenler için uygundurlar.

Tek Objektifli Refleks Makineler (SLR): Objektiflerinin değişmesi en belirgin özellikleridir. Bu nedenle geniş açıdan,teleye, makrodan telephotoya kadar ihtiyaca dönük her türlü objektif takılabilir.(Objektif türleri az sonra incelenecek)
Vizördeki görüntü ile filme yansıyan görüntü aynıdır, bu da ileri amatörler ve profosyoneller için vazgeçilmez bir şeydir.
Dijital Tek Objektifli Refleks Makineler(DSLR):SLR kameraların dijital kayıt sistemine göre geliştirilmiş halleridir.SLR 'deki filmin yerini dijital kayıt ortamı alır. Film tek başına fotoğrafı belirleme yetisine sahiptir ama dijital kayıt çok daha karmaşık bir süreci gerektirir. DSLR lerde filmin yerini algaç=algılayıcı=sensör alır.Algaçların görevi basit anlamda ''ışığı sayısal verilere dönüştürmektir''.
Algaçların CMOS ya da CCD diye isimlendirilen türleri vardır. CCD daha karmaşık bir teknolojidir.CMOS özellikle ısıya daha duyarlı olması nedeniyle son zamanlarda yaygınlaşmaya başlamıştır. Yine de CCD kompakt makinelerde tartışmasız bir biçimde üstünlüğünü korumaktadır. Sensör türü son kullanıcı için kafaya takılacak bir şey de değildir .

SLR ve DSLR ler basit bir anlatımla yukarıdaki şekildeki gibi çalışırlar.Objektiften geçen ışık aynaya yansır, ayna bu ışığı yukarıdaki buzlu ışığa yansıtır ve sonuçta vizörde, objektifle aynı şeyi görürüz. Bu sırada ayna filmin ya da sensörün önünü kapattığından vizöre ya da filme yansıyan bir şey yoktur. Bu nedenle DSLR kameraların büyük kısmında LCD ekranda ön izleme fonksiyonu bulunmamaktadır.
Deklanşöre basıldığında ayna kalkar ve sensöre giden ışık hapsolunur ve sonuçta fotoğraf dediğimiz şey oluşur.

Telemetreliler: Ayna ve prizma bulunmaz. Bu nedenle objektif ve vizör aynı şeyi görmez. örneğin bir manzara çekerken vizörde gözükmeyen bir evin fotoğrafa dahil olduğunu görebiliriz.Paralaks hatası denen bu olgu bu makinelerin kullanımını sınırlar.

Çift Objektifli Refleks Makineler (TLR) :

Üstteki objektif bir ayna vasıtasıyla görüntüyü yukarıda oluşturur. Bu görüntü üzerinde netleme ve diğer işlemler yapılırken alttaki diğer objektif oluşan görüntüyü filme yansıtır. Paralaks hatası bunlarda da meydana gelir.



OBJEKTİFLER

Çeşitli sıralamalar yapılır bu konuda. Kısa tele,uzun tele,geniş açı,ultra geniş açı gibi dallanıp budaklanır.

Ama kabaca sınıflandırmadan önce bazı soru işaretlerini yok etmek gerek.

Objektiflerin üstündeki değerler ne anlama gelir?
Genelde objektiflerinin önündeki bu yazılar odak uzaklığını ve lensin diyafram değerini verir.

örneğin f3.5-f5.6 lensin en geniş açıdaki en açık diyaframının 3.5, telede ise 5.6 olduğunu gösterir.

Film ve dijital aynı objektifle aynı açıyı mı verir?

Hayır vermez. APSC diye adlandırılan DSLR lerde açıyı canon için 1.6, olympus için 2, sony,nikon ve diğerleri için 1.5 ile çarpmalısınız. FF kameralar ise filmle aynı açıyı verir. Bu sayede 24mm lik bir objektif APSC olan nikon d300 de 36, FF olan canon 5D de ise 24mm açı verir .


Geçelim objektif türlerine .

Normal açı : 35mm filde 50mm dir. 50mm den dar açılar(örneğin 60mm) dar açı, geniş olanlar(24 gibi) geniş açı diye adlandırılır.
APSC sensör kullanan DSLR lerde 35mm yakşaık olarak normal açıya denk gelir. Tüm bu karmaşanın nedeni bu açıların 35mm filme göre açıklanması ve dijitalde 35mm karşılığı diye belirtilmesi. Aslında pek de karışık değil

Geniş Açı: Geniş açı günümüzde yukarıdaki tanımı aşmış, kendine has bir anlam kazanmıştır.

Aşağıda kabataslak açıklamaya çalıştım , açılar birebir gerçeği vermez ama yaklaşık olarak böyledir.

27mm

35mm


70mm


110mm

Teleobjektifler : 50mm 'den uzun objektifleri bu kapsama sokabiliriz. Prime yani tek bir odak uzaklığına sahip olabilirler (135mm gibi), zoom fonksiyonları da olabilir.(70-200 gibi). 300mm ve üstü özel amaçla üretilir ve bilinçsiz amatörleri çok ciddi hayal kırıklığına uğratabilirler. pahalı olmalarına rağmen özenle kullanmaları gerekir ve mutlaka tripod üstünde kullanılmalıdırlar.
Tele objektifler mükemmel birer portre objektifi görevi de görürler.

Makro objektifler: Son zamanlarda hemen her objektifin üstünde makro yazıyor, tamamen bir aldatmacadır. gerçek makro objektifler 1:1 büyütmeye sahiptir. bu ne demek ?
Çekilen nesne ile sensörün üstüne düşen ışığın aynı olması demek .
1:1 den daha fazla büyütenlere mikro (2:1 gibi) -(nikon makro objektifleri mikro diye sınıflandırır, lütfen karıştırmayın, bu gün son kullanıcı satışı olan objektifler 1:1 büyütür ,daha fazla değil )- denir . 1:2, 1:3 gibi değerlere sahip objektiflere ise makro denemez.
Makro objektifler mükemmel optik kaliteye sahiptirler. Aynı zamanda tamamı çok da iyi portre lensidir.

Balıkgözü (fiseye) :Bazılarına saçma ve komik gelir(benim gibi ) bazıları ısrarla kullanır.
Sıradışı bir geniş açı sunarlar.


FİLTRELER

Filtreler fotoğrafçılığın vazgeçilmez aksesuarlarıdırlar.Bir kısmının fotoğrafa hiç bir etkisi yokken bir kısmı renkleri ve ışığı ciddi manada değiştirir. Bir kısmının amacı efekt vermekken bir kısmı ışığı düzeltici fonksiyon üstlenir.

Polarize filtre : Eğer bir dijital makine sahibiyseniz circular bir polarize filtre almalısınız lineer filtreler işinize yaramayacaktır.
Gökyüzü aslında ne renktir diye sorsam ''mavi'' diye atlayanlar olabilir. Ama gerçekte gökyüzü siyahtır ve bizim onu mavi olarak algılamamızın nedeni atmosferde kutuplaşarak yansıyan ışıklardır.
Polarize kontrastı değiştirebilen tek filtredir. 1970 li yıllarda fotoğraf dünyasına kazandırılmıştır.
Etkisini özellikle göküzünde gösterir. gökyüzü ve bulutlar koyulaşır ve dramatik görüntüler oluşur.

Ömer Ergin' e ait bu fotoğrafta polarizenin ustalıkla kullanıldığına şahit olmaktayız .
Gökyüzü dışında fotoğrafın genelinde dramatik ve canlı renkler hakim olur.

Polarize ayrıca ahşap yüzeyler başta olmak üzere pek çok zemideki yansımaları da yok edebilir. camdaki ve sudaki yansılamaları da yok eder. tüm bu etkileri yaratabilmek için filtrenin halkasını sağa sola hareket ettirmek yeterlidir(gözünüzün vizöre yaslı olması gerektiğini hatırlatmama bilmem gerek var mı? )

UV Filtreler: Daha çok objektifi koruma amaçlıdırlar. Işığa ya da renklere etkisi yoktur. Kaliteyi biraz olsun düşürdüğü söylenir.

ND Filtreler : 2x,4x,8x gibi değerlere sahiptirler. Işığı kısarlar, bu sayede diyaframı kısmadan düşük enstantanede çalışmamız mümkün olur.
Uzun pozlamalar için de idealdirler.f1.8 gibi objektiflerde çok güçlü ışık kullanımı durumlarında ve 1/2000 gibi değerlerin üstüne çıkamayan makinelerde ışık patlamalarının önüne geçmek gibi amaçlarla da kullanılırlar.
Fotoğrafın sadece yarısındaki ışığı kısan ND filtreler özellikle manzara fotoğrafçıları için büyük birer nimettir.

Close up : objektiflerimizin yakın çekim yeteneğini artırmak içindirler . Genelde 4 lü set halinde satılırlar.

kaynak
probLem girL bu mesajı beğendi.
Misafir
20 Şubat 2011 15:12   |   Mesaj #3   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
fotoğraf nedir
Misafir
21 Şubat 2011 19:59   |   Mesaj #4   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi

fotoğraf nedir

fotoğtaf nedir
Misafir
30 Kasım 2011 15:46   |   Mesaj #5   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
benim fotoğraf nedir diye ödevim var bilen varsa yorum atsın yorumlarınınızı bekliyorum şimdiden hepinize teşekkürler..... )))
Misafir
2 Şubat 2012 13:08   |   Mesaj #6   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi

fotoraf

fotaraf nedir arkadaşlar söylermisiniz resim dersiiçin lazım aartmayım 5. sınıfa gibi olsun acil lazım
Misafir
13 Mayıs 2015 19:36   |   Mesaj #7   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
fotoğraf türleri nelerdir
Cevap Yaz
Hızlı Cevap
İsim:
Mesaj:
Önceki Konu Sonraki Konu

Fotoğraf nedir, türleri nelerdir, fotoğraf çekerken nelere dikkat edilmelidir? Konusuna Benzer Konular

Etiketler:
  • fotograf cesitleri
  • fotograf cesitleri nelerdir
  • fotograf turleri
Toprağı kullanırken nelere dikkat edilmelidir?
Gönderen: Misafir Forum: Soru-Cevap
Cevap: 0
Son Mesaj: 4 Ocak 2015 16:24
Günlük tutarken nelere dikkat edilmelidir?
Gönderen: Misafir Forum: Soru-Cevap
Cevap: 24
Son Mesaj: 19 Ekim 2013 01:40
Hamster alırken nelere dikkat edilmelidir?
Gönderen: adam14 Forum: Soru-Cevap
Cevap: 1
Son Mesaj: 31 Temmuz 2013 10:35
Yatırım ve pazarlamada nelere dikkat edilmelidir?
Gönderen: Misafir Forum: Soru-Cevap
Cevap: 0
Son Mesaj: 27 Mayıs 2013 20:48
Zatürrenin tedavisinde nelere dikkat edilmelidir?
Gönderen: Misafir Forum: Soru-Cevap
Cevap: 0
Son Mesaj: 1 Eylül 2009 13:27
Sayfa 0.392 saniyede 10 sorgu ile oluşturuldu