| | #5001 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Şiir Nehri İnadına(Şiir) lanet olsun sevdim bir defa, çok seviyorum ama affetmem/inadına, çok kırdın beni dönme asla, ölüyorum sensizlikten ama özlemiyorum/inadına... durup durup ağlıyorum, yürek sancını dindiremiyorum, yangınım göklere varıyor, isyanım sana,gelsen de istemiyorum/inadına... nasılda severdim nasılda, özlemim beni aşardı da, sana gelmedi mi yoksa, yaktın beni affetmem/inadına... sende haramsın bana, içki gibi,kumar gibi, ne yaptım bilmiyorum sana, ağlasan da sevmiyorum/inadına... nefretimi haykıracağım sokaklarda, delice sevsem de/inadına, her yerde sevgimi anlatsam da, sevmiyorum diyeceğim/inadına... gözlerimde yaşı görsen de, beni sevdiğini söylesen de, sende benim gibi kendini kaybetsen de, teoride affedeceğim seni/inadına.... | |
|
| | #5002 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Şiir NehriYALNIZLIK MACERASI Oyle yalniz kaldim ki hayatimda Kimi gun oldum kimi gun ilah oldum Cok zaman annemin dizlerine hasret Koydum basimi kendi dizlerime Doya doya agladim Paylasirsa dost paylasirmis Insanin derdini sevincini Dost umidiyle ortaliga dusmeye gor Hangi kapiyi calsan kimseler yok Hangi omuza dokunsam yabanci cikar Asik mi olmadim taparcasina Bir Mecnun gecti o collerden bir de ben Diz mi cektirmedim alemde Kerem gibi Ferhat gibi gurz mu sallamadim daglara Ne Leyla yar oldu bana ne Asli ne Sirin O gun bugun sirtimi kendim sivazliyorum Sabahlari sokaga cikmadan evvel Cesaret sairim cesaret Kendi saclarimi oksuyorum geceleri Sevgilimin saclari niyetine. CAHIT SITKI TARANCI | |
|
| | #5003 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Şiir Nehri Sende Gördüm(Şiir) ihaneti sende gördüm,nefreti de, yıllarca yürekte taşınan kini de, aşkı,sevgiyi sende gördüm bir anda başlayan öfkeyi de.... gel artık bana, alma öfkeni yanına, sadece aşkınla gel buraya, sarıl sıkıca bana... dokun bana,dindir hasreti, sende gördüm ben her şeyi, aşkın başladığı anda ihaneti, olmadın benim,nasılda özlettin kendini hayır sevgili gitme, bu son olsun yeter, dayanamam bu gidişe, inan bana yürek senin için senide yener... kokma sevgili korkuları da gel... ben yaşattın bana ihaneti, ama sen sorgula beni... | |
|
| | #5004 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Şiir Nehri BEN ASK ADAMIYIM Dolastigim denizlerce dusunuyorum, Binecegim son gemi degil midir Hayir sahibi omuzlarda giden tabut. Herkes gibi teselliye muhtac olsaydim eger, Derdim ki: "Elbet bir aglayanim olur benim de; Ramazan geceleri Yasin okuyanim, Baharda kabrime menekse getirenim de." Fakat butun bunlar da olur, Yine tasa etmem, Yine kirilmam kimseye. Ben ask adamiyim, Sevmeye geldim insanlari, Gonlumle, elimle, kafamla sevmeye; Hesapsiz, karsiliksiz, Ayrilik gayrilik gozetmeden. Gun gelip gidersem sayet, Oyle severekten gidecegim ki, Karanlik kiyilardan bile olsa, Candan selamlarim, Civarimdan gececek gemileri; Gunesli gemileri; Sarkili gemileri; Iclerinde kendim varmisim gibi! CAHIT SITKI TARANCI | |
|
| | #5005 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Şiir Nehri Son Name(Şiir) Aslında döneceğini hiç düşünmüyorum, Ben içimdeki seni yaşıyorum, Arkana bakmadan gittin, Bir de ihanet ettin, Senden asla vefa beklemiyorum.... Fırtınam dinmedi gittin gideli, Aslında çok özlüyorum seni, Ama asla gelme geri, Henüz gözümün yaşı dinmedi... Oysa olsaydın yanımda, Çaresizlikte bıraktın beni,yüreğindeki vefayla Gözlerini arıyorum arada, Yüreğimde salısın hala Seni istiyorum delice, Bilmiyorsun sen sevildiğini,bilmeyeceksin de, Bir gün geriye gelirsen de, Bulur musun sevgili beni bıraktığın yerde(!) | |
|
| | #5006 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Şiir Nehri Sis sobelendim, yumuyorum... Sis perdesinin gölgelendirdiği pencere görüntüsünün Arka cephesinden geçiyor flu, sakin bir gece Krizantem parçacıkları dağılmış uçurumlar Şimdi, görünmeyen bir deniz var Tüm sabıka defterlerimde – kimse bilmiyor Kayıtlarda, mazbatalarda, belgelerde Silik pencereden bir tuval var Her baktığında öncekinin ağırlığından kurtulan Savrulmuş bir kağıt gibi gidiyorum sisin içinde Sis içimde, alıngan, aşağılayıcı bir dışavurum Gecenin kınına girmesi sancının damarlarla köprüsü Konuşan bir soğuk kulaklarımda uğuldayan Tüm şehrin çığlıklarını duyamaz sarhoşlar, belki biraz Belki hiç, belki çoktan seçmeli bir zaman içindeyim, Bildiğimi sanıyorum, Sis içinde diz çökmüş bir çocuk sobesi Saklanmış bir kağıt gibi çıkarıldım naftalinlerin arasından sıram geldi, Yumuyorum. Sandıklar açılıyor, garip bir koku vuruyor boşa Yayılıyor, derin, ağır atıl bir şey bu naftalin... Geçmişin kokusu yapıştığı yerden çıkmıyor, Sokak lambalarının altında barınağın külliyatı Sorgusuz, şimdi yarı görünür bir deniz var Tüm sabıka defterlerimde – bazıları biliyor Çakmak taşlarında, rızlalarda, kükürtte Silik pencereden loş bir tiyatro var Her oynandığında bir öncekiyle aynı duran Uçurumdan düşen bir çakıl taşı gibi gidiyorum sisin içinde Sis içimde, soluksuz, son sürat bir metropol maskaralığı Kibir gibi bir duvar örüyorlar ruhbanlar önüme Kaçıyorum, kovalıyor, önümde duruyor sis – sağol Tüm şehrin aşklarını nasıl hisseder ki ******lar? Belki biraz, belki hiç, belki çoktan seçmeli bir yalnızlığın içindeyim, Biliyor muyum? Sis elinde tabanca bir rus ruleti Sıkıştırılmış bir barut gibi çıkmalıyım demirin mayasından Sıram geldi, Yumuyorum. Kabzasından kavrıyorum – ne kadar ağır bir külfet sorgusuzluk Park simsarlarıyla dost oldum, sağır kaldım meteliğin şıngırtısına Duruşuna, pahasına duyarganın. Sokak lambalarının altında bir şehir krokisi Eskiyen, yaşlanan, gözlerinin altı kırışmış Seyir defterini yakmış bir kaptan çıkageliyor denizden. Denizi anlatıyor bin usul, Denizden bir tutam tuz koyuyor yaralarının üstüne Deniz kokuyor, tuzlu, karanlık, sisli bir gece dümende Şekilsiz, şimdi apaydınlık bir deniz var Tüm sabıka defterlerimde – herkesler biliyor Pusulalarda, limanlarda, iskele babalarında Kamara penceresinden yarım kalmış bir sinema var Oynadığında şiir gibi ağır, hiçliğe bağlı fırtınada sürüklenen bir şilep gibi gidiyorum sisin içinde sis içimde, damarlarımda, bedenimi kaplamış, göstermiyor mu yoksa beni? Sis içimde, sessiz, derin, kifayetsiz bir sorumluluk kaçaklığı Kibirden bir korsan düşürmüşler ruhbanlar peşime Yüzüyorum, yüzüyor, yüzbin yıllık yüzüşlerde Önümden çekiliveriyor sis – nereye gittin? Tüm şehrin hayatlarını bilir miyim sanıyor bunlar? Belki biraz, belki hiç, belki çoktan seçmeli bir sınavın arefesindeyim, Artık biliyorum, sis gelip geçici bir paravan eskizi Açıldığında yine herşey aydın, yine hergün aynı biliyorum, Saklanan bir çocuğum sobenin içinde ben Sisim kalktı, zaman doldu, ucunda yine sobeci olmak var. O halde çıkıyorum! | |
|
| | #5007 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Şiir Nehri Dönme Geri(Şiir) Geleceksen diye bekledim, Seveceksin diye özledin, Bir gülüş, biraz sevgi istedim, Sen sevmedin ama ben delice sevdim... Ah sevgili(!) Biraz uçuksun, biraz da deli Hiç mutlu olmadım Kalbine girdim gireli... Gelişin nasıldı bilmiyorum Ama gidişini hiç unutmuyorum Aklıma geldikçe ağlıyorum Kızgın değil, kırgınım sana, Artık gelme istemiyorum... Ah sevgili(!) Gör sevgili Öldürdün şu kalbi, Unutur muyum yıllar geçse seni Özledim desem de, gelme geri.. | |
|
| | #5008 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Şiir NehriBIZ NERDEYIZ SEVGILIM? Gecesi benden, mehtabi senden Bir bahcesi var ki askimizin, Mevsimlerdir dolasiriz, bitmez. Kim demis ki zamanla gul solar? Bulbul hic yorulur mu turuden? Dilbersin iste, delikanliyim. Ne hikmettir bu Yarab, ne guzel! Herhalde yeryuzunde degiliz; Sahiden biz nerdeyiz sevgilim? CAHIT SITKI TARANCI | |
|
| | #5009 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Şiir NehriÇıksam, Kaçsam, Çıkıp gitsem uzaklara, Burdan çok uzaklara, Yine yanımdasın ya, burkulur içim.. Hani sen gider gidersin de Evler,köyler durur ya orda, Akşamsa kuşlar göçer, Işıkları yanar evlerin, Bir hüzün çöker ya hani Karanlık iner dağlara.. Buğulanır gözlerim,burkulur içim.. Kaçıp bağırsam dağlara, Feryadım yine sen olursun ya, Burkulur içim... Hani bağırsan da çıkmaz sesin Uyansam bitse bu karabasan dersin, Bir gülüş, bir dokunuş arar yüreğin.. Uyanır bakarım yoksun, Boğulur sesim... Girsem, Girip yıkansam sulara, Buz gibi denizlerde yanar, Etim cayır cayır seni bağırır ya Burkulur işte o zaman içim... Aksini görüp sularda Sarılır kucaklarım hayalini... Koşsam, Koşup karışsam kalabalığa, Gürültülü, cıvıl cıvıl, Işıl ışıl vitrinler Gidenler gelenler. Telaşlı koşarak yürüsem, Sanki bir yere yetişecekmişim, Aceleymiş işim, Bekleyenim varmış gibi hani... İçim burkulur yine Sen gelirsin aklıma. Ayaklarım ağırlaşır gitmez... Buluşurmuşuz seninle Dediğimiz yer ve saatte. Özlermişiz, Elele yürür gülüşürmüşüz. Çok şeyimiz olurmuş konuşacak, Kimseyi görmezmiş gözlerimiz. Dünya durur, seyreder Yollarımız gül olurmuş ya hani, Dertler tasalar biter, Simit alır yermişiz Dilenciye para verirmişiz hani, İçim burkulur, burkulur içim... Kalksam, Kalkıp sofralar kursam, Mumları yaksam, donatsam, Herkesi çağırıp toplasam Sen gelirsin yine aklıma Burkulur içim... Hani çok açmışız da Güle oynaya iştahla Bağıra çağıra, döke saça yer, '' Bugün neler oldu neler '' diye Hepbir ağızdan konuşurmuşuz ya... Bir sessizlik boynunu büker, Yemekler tatsız tuzsuz olur, Kurur ekmek, lokmalar büyür. Çınlar tabak çatal Sessizlik ölüm olur Dağıtmak için pusu Sözler diken olur, Sofra küser, Gönüller alıngan olur... İçim burkulur burkulur... Düşsem, Düşüp yatsam yataklara, Sen gelirsin yine aklıma... Hani çocukmuşuz, hasta olmuşuz Gözlerimiz baygın, buğulu Yanaklarımız al al, ateşli, Dışarda oyunlar oynanır neşeli Kalkamaz yataktan Kesiliriz ya iştahtan hani... Öyle işte, boynum bükülür Sen gelirsin aklıma öksüz, yalnız Bakarım camdan, yoksun Burkulur içim.... Ölsem, Ölüp gitsem mesela, Nasıl öldüğümü bilmeden, aniden. Sen gelirsin aklıma yine... Hani ölmüşüm de Sevdiklerim, sevmediklerim, Üzgün, ağlamaklı herkes. İyiliğim, güzelliğim, bahtsızlığım, Pişmanlıklar, keşkeler, feryatlar.. Ürpertiler rüzgarla karışık, Sessiz dualarla örtülür ya toprak... İçim burkulur, üzülürüm.. Ölüp gittiğime değil de Seni burda yapayalnız, bensiz Koyup gittiğime yanar, yanar içim... Sen aklıma gelince Sessizce akar süzülür gözyaşım. Sevdiğim, yoldaşım, aşkım... Burkulur yanar içim... | |
|
| | #5010 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Şiir NehriASK ILE Baktim ki gokyuzu bastan basa bulut Unut diyor o guzel gunleri unut Baktim ki deniz her dalgasiyla dusman Kuslar av pesinde baliklar pusuda Cok gerilerde kalmis ciktigim liman Yok gorunurde siginacak bir ada Baktim ki o musibet gun gelip catmis Yolcusunda tayfasinda safak atmis Ne yelken kar eder ne kurek ne istim Dayandim ask ile yuruttum gemiyi Ask ile koskoca daglari duz ettim Avladim sonunda o civan kekligi Cahit Sitki Taranci | |
|
![]() |
| Etiketler |
| arşiv, nehri, Şiir |
Şiir Nehri -1- [Arşiv] Konusuna Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Şiir Nehri -2- | virtuecat | Yazın Hayatı | 7933 | 9 Saat Önce 23:15 |
| Dünya Nehirleri - Nil Nehri | asla_asla_deme | Dünya Coğrafyası | 2 | 07-12-2008 16:17 |
| Dünya Nehirleri - Obi Nehri | asla_asla_deme | Dünya Coğrafyası | 0 | 11-11-2008 16:34 |
| Şiir - Şiir Nedir - Şiir Hakkında | SiyahLALE | X-Sözlük | 0 | 29-10-2008 20:30 |
| Özbekistan - Ceyhun Nehri | KisukE UraharA | Özbekistan | 0 | 01-06-2008 01:13 |