Arama

Jeodezi

Güncelleme: 14 Ağustos 2012 Gösterim: 6.246 Cevap: 2
Asi-BeL - avatarı
Asi-BeL
Ziyaretçi
4 Aralık 2006       Mesaj #1
Asi-BeL - avatarı
Ziyaretçi
Jeodezi, genel anlamda yerkürenin şeklini tespit ve yeryüzünü ölçme işlemlerini konu edinen bir bilim dalıdır.

Sponsorlu Bağlantılar
Haritacılık ve topografyanın da ilkelerini içerir. Bölgelere göre değişen yerçekimi ve ayrıca dünyanın dönüşü, kutupların durumu, gel-git gibi zamana bağlı olarak farklılık gösteren olaylar jeodezinin inceleme konularıdır.

Yer, kendi ekseni etrafında dönen tüm gök cisimleri gibi, dönüşünün yol açtığı merkezkaç kuvvetinin etkisi ile basıklaşarak ideal bir küreden çok az sapan görünüm kazanmıştır. Kabaca bir elipsoit olarak tanımlanabilecek bu şeklin ortalama çapı 12.742 km. dir. Kutuplar arası uzaklık ile ekvator çapı arasında, yaklaşık binde üç oranında bir basıklığa işaret eden, 43 kilometrelik bir fark bulunur.

Uluslararası standart olarak benimsenen Jeodezik Referans Sistem 1980, GRS80 (Geodetic Reference System 1980) elipsoidi, Yer'in biçimine en uygun referans geometrik şekil olarak kabul edilir. Bu, yarı büyük ekseni 6.378.137 metre, basıklığı 1/298,25722 olan bir elipsoittir. Yeryüzü ya da onun bir parçası ideal olarak bu elipsoide göre ölçülür.

Ancak, gerek tarihsel alışkanlık, gerekse uygulamadaki kolaylık nedeniyle yeryüzünün topoğrafik yüksekliklerinin deniz seviyesine göre belirlenmesi, uygulamada jeoit adı verilen ve ideal bir elipsoitten farklı bir geometrik şekil tanımlamayı gerekli kılmıştır. Bunun nedeni, yerkürenin iç yapısının tümüyle homojen olmamasından kaynaklanan yerçekimi farklılıkları yüzünden deniz seviyesinin yerçekimi ivmesinin nisbeten az olduğu alanlarda GRS80'e oranla daha yüksek, ivmenin daha çok olduğu alanlarda ise daha alçak olmasıdır.

Jeoit, yeryuvarı kütleçekimi alanının, ortalama deniz seviyesine en yakın eşpotansiyel yüzeyi olarak tanımlanabilir, jeoit yüzeyi herhangi bir noktasında, çekül eğrisine diktir. Jeoidin GRS80'e göre sapması, en yüksek olduğu noktada +85 metre ile Pasifik Okyanusu'nda, en alçak olduğu noktada ise -106 metre ile Hint Okyanusu'nda gerçekleşir. Yüzey şekillerinin jeoide göre yaklaşık 20 kilometrelik bir aralık içinde yer aldığı görülür: en yüksek nokta 8.850 metre ile Everest tepesi, en alçak nokta ise -10.910 metre ile Marianara çukurudur.

BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.
BrookLyn - avatarı
BrookLyn
Kayıtlı Üye
26 Ocak 2009       Mesaj #2
BrookLyn - avatarı
Kayıtlı Üye
Yer Ölçümü (Jeodezi)
Harita çizimi ve inşaat mü­hendisliği gibi amaçlarla yeryüzünün ölçülme­si yöntemine yerölçümü yada arazi ölçümü denir. Bu maddede, yerden yapılan ölçümler anlatılmaktadır. Havadan uçaklarla çekilen fotoğraflarla yapılan ölçümlere ilişkin bilgiyi ise HARİTA VE HARİTACILIK maddesin­de bulabilirsiniz. Yerölçümünde üç tür ölçme söz konusu­dur: Uzaklık, açı ve yükseklik. Yeryüzündeki iki nokta arasındaki uzaklığı ölçmenin en basit yolu, zincirle ölçüm tekniğidir. Bu yöntem, kâğıt üzerindeki iki noktanın arasını bir cetvelle ölçmeye benzer. Zincir yönteminde cetvelin yerini, iki nokta arasın­daki düz bir çizgi üzerine yerleştirilen bir zincir ya da şerit alır. Kısa uzaklıklar hâlâ böyle ölçülür. Daha büyük uzaklıklarda ise günümüzde elektronik aletler kullanılır. Bu aletler bir noktadan öbür noktadaki bir yansıtıcıya ya da vericiye bir ışın demeti ya da radyo sinyali gönderir. Sinyal geri döndüğünde, dalganın iki nokta arasında gidip gelme süresinden bu noktalar arasındaki uzaklık hesaplanır. Açılar, "teodolit" denen aletlerle ölçülür. En basit biçimiyle teodolit, ölçeğe benzer yatay bir dairesel kadranın üzerine yerleştiril­miş bir teleskoptur. Kadranın üzerinde dere­ce, dakika ve saniyeler işaretlidir. Teleskopun ortasında, görüntüyü tam hedeflemek için bir çapraz kıl vardır. İki çizgi arasındaki yatay açıyı ölçmek için yerölçümcü teodoliti açının tepe noktasına, yani iki çizginin birleştiği noktaya yerleştirir. Teleskopu çizgi doğrultu­suna getirir ve dairesel kadranda verilen değeri not eder. Sonra öbür çizgiyi görene kadar teleskopu çevirir ve gene kadranı okur. İki değer arasındaki fark, çizgiler arasındaki açıyı verir.
Sponsorlu Bağlantılar

Teodolit, teleskop yukarı aşağı oynatılabi­lecek biçimde yapılmıştır. Teleskop ile yatay düzlem arasındaki açı dikey bir ölçekle oku­nur. Bu, yüksek bir binanın ya da tepenin yatayla yaptığı açı gibi, dikey düzlemdeki açıları ölçmeye yarar. Böyle bir ölçümle, bina ya da tepenin yüksekliği kabaca hesaplanır. Yükseklik farklılıklarının ölçülmesine ni­velman denir. Bu iş için düzeç yada nivo denen bir alet kullanılır. Nivo, üç ayaklı bir sehpa üzerine yatay biçimde yerleştirilmiş ayarlanabilir bir teleskoptur. Yerölçümcü bu teleskopla, yükseklik farkları istenen iki nok­ta üzerinde dik duran, metre ve santimetre cinsinden ölçeklenmiş bir çubuğa bakar. Eğer A noktasında okunan değer 2,31 ise, bu, teleskop A noktasının 2,31 metre yukarısında demektir. B'deki değer 1,21 metre ise o zaman teleskop B'nin yalnızca 1,21 metre yukarısındadır. Böylece B noktası, A nokta­sından 2,31 — 1,21 = 1,10 metre daha yukarıda demektir. Teodolitle birlikte kullanıldığında, nivolardan uzaklık ölçümünde de yararlanılabilir. Teodolitte, yatay çapraz kılın üstünde ve altında ölçme çubuğu denen iki yatay çizgi daha vardır. Gözlemci ölçme çubuğu değerle­rinin farkından, teodolit ile çubuk arasındaki uzaklığı yaklaşık olarak hesaplayabilir. Nirengi. Eğer bir üçgenin taban uzunluğu ve tabanı ile öbür kenarları arasındaki açılar biliniyorsa, bu iki kenarın uzunluğu ve üçün­cü açı geometri yardımıyla bulunabilir yada trigonometri yoluyla hesaplanabilir. Nirengi yada üçgenleşme denen yerölçümü tekniğinin temelinde bu kural yatar. Nirengi, harita çizimi için gerekli olan üçgen uzunluklarının ve açıların kesin olarak belirlenmesini sağlar. Elektronik uzaklık ölçme aletleriyle uzaklık­lar, en iyi teodolitlerle elde edilenden daha kesin bir biçimde saptanabilmektedir. Bu yüzden, açı ölçümüne gerek kalmadan üçgen­ler oluşturulabilir. Bu yönteme kenarsal üçgenleşme denir. Üçgenlerin kenar uzunlukları bulunduktan sonra açılar kolayca hesaplana­bilir.

Kaynak: MsXLabs.org & Temel Britannica

Mavi Peri - avatarı
Mavi Peri
Ziyaretçi
14 Ağustos 2012       Mesaj #3
Mavi Peri - avatarı
Ziyaretçi
Jeodezi

Dünyanın biçimi ve boyutlarının ölçülmesiyle ilgilenen bilim dalı; yerölçüm. 17. yüzyılda Snellius, Picard, Cassini vb. bilginlerin çalışmalarıyla doğdu. Başlangıçta özellikle haritaların çiziminde yararlanılan bu bilim, daha sonra dünyanın biçimini ve boyutlarını bulmakta kullanıldı (Yerkürenin biçimi tam bir küre olmayıp geoit adı verilen teorik bir biçime yakındır). Jeodezi dört temel yönteme dayanarak çalışır, nirengi (belli noktaların yerlerini saptamaya yarayan bir ölçme yöntemi), düzeçleme (yükseklik ölçme), jeodezik astronomi ve gravimetri (yerçekimi ölçümü). Çalışmalarıyla haritacılık, havacılık, astronomi vb. alanlarına yardımcı olur.

MsXLabs.org & MORPA Genel Kültür Ansiklopedisi

Benzer Konular

31 Ekim 2008 / P.u.S.u Meslekler
25 Temmuz 2010 / Misafir Soru-Cevap
28 Temmuz 2011 / Misafir Soru-Cevap
26 Haziran 2010 / ener X-Sözlük