Cevap Yaz Yazdır
Güncelleme: 3 Nisan 2017  Gösterim: 17.129  Cevap: 4

Gazi Osman Paşa

21 Mayıs 2008 22:55       Mesaj #1
The Unique - avatarı
Üye

Osman Paşa (GAZİ)

Ad:  Gazi Osman Paşa1.jpg
Gösterim: 432
Boyut:  69.7 KB

tam adı OSMAN NURÎ PAŞA
(d. 1833, Tokat - ö. 5 Nisan 1900, İstanbul),
Sponsorlu Bağlantılar
Plevne Savunması’yla ün kazanmış Osmanlı komutan.

Yazıcıoğulları adıyla anılan yoksul bir aileden geliyordu. Küçük yaşta ailesiyle birlikte İstanbul’a gitti. 1849’da Kuleli Askeri İdadisi’ni, 1853’te de Harbiye Mektebi’ni bitirerek erkân-ı harbiye sınıfına ayrıldı. 1853-56 Kırım Savaşı’nda Rumeli’deki Osmanlı ordusunda görev yaptı. Savaştan sonra öğrenimini sürdürerek 1858’de kolağası (önyüzbaşı) oldu. 1859’da kadastro usulüyle Anadolu’nun haritasının çizilmesi işini üstlenen heyette yer aldı. 1864’te Hassa Ordusu’nda görevlendirildi.

Ertesi yıl rütbesi binbaşıhğa yükseltildi. Yusuf Kerem’ in Cebel Lübnan’da giriştiği ayaklanmanın bastırılmasına katıldı. 1866’da Girit’te, Rumların adayı Yunanistan’a ilhak etmek amacıyla çıkardıkları ayaklanmanın bastırılmasında görev aldı. 1876’da kaymakam (yarbay), ertesi yıl miralay (albay) oldu. Aynı yıl başlayan Yemen ayaklanmasının bastırılmasında gösterdiği başarıdan dolayı mirlivalığa (tuğgeneral) yükseldi. 1873’te Yenipazar fırka komutanlığına atandı. Fırkanın eğitimindeki başarısından ötürü rütbesi ferikliğe (korgeneral) yükseltilerek İstanbul merkez komutanlığına, daha sonra îşkodra (bugün Shkoder), 1874’te de Bosna komutanlığına getirildi.

1875’te Erzurum’daki 4. Ordu erkân-ı harbiye reisi oldu. Balkanlar’da çıkan karışıklıklar üzerine Eylül 1875’te Niş’teki (bugün Nis) 1. Fırka komutanlığına atandı. Temmuz 1876’da Sırpların OsmanlIlara savaş ilan etmesi üzerine ani bir harekât düzenledi ve İzvor Tepelerini ele geçirerek parlak bir zafer kazandı. Bu başarısı üzerine rütbesi müşirliğe yükseltildi. 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı başladığı sırada 3. Ordu’ya bağlı Garp Ordusu komutanı olan Osman Paşa, Vidin ve Rahova’da (bugün Orehovo) Rus ordularını durdurarak Temmuz 1877’de Plevne’ye girdi. Rus kuşatması altında, Osmanlı tarihinde Plevne Savunması olarak bilinen parlak bir savunma savaşı verdi. Ama 10 Aralık’ta kuşatmayı yarmak için kaleden çıktı ve yaralanarak teslim olmak zorunda kaldı. Gene de savunmadaki başarısından dolayı Gazi unvanı verildi. Serbest bırakıldıktan sonra İstanbul’a döndü ve II. Abdülhamid tarafından Hassa müşirliğine getirildi (1878). Bu görevine ek olarak mabeyn müşirliğini de üstlendi. Kasım 1878’de seraskerliğe atandı. 1885’te Bulgaristan sorununda savaş yanlısı olmakla suçlanarak seraskerlikten alındı.

İki oğlunu II. Abdülhamid’in kızlarıyla evlendiren Osman Paşa yaşamının son yıllarını mabeyn müşiri ve yaver-i ekrem olarak geçirerek anılarını kaleme aldı. 1890’a değin geçen olayları kapsayan anıları Mahmud Talat’ın Plevne Müdafaası (1927) adlı kitabında yayımlanmıştır.

kaynak: Ana Britannica

Son düzenleyen Safi; 3 Nisan 2017 15:43


Edd-iTöR
13 Temmuz 2008 12:40       Mesaj #2
Edd-iTöR - avatarı
Ziyaretçi
Ad:  Gazi Osman Paşa2.jpg
Gösterim: 212
Boyut:  65.9 KB
Gazi Osman Paşa

93 Harbi'nde 145 günlük Plevne müdafaasını komuta etmiş ve direnişiyle askerlik tarihine geçmiş, türkülere konu olmuş , müdafaa hattı stratejileriyle esir bulunduğu dönemde rus çarından bile saygı görmüş , dönemin tüm komutanları tarafından örnek alınan büyük bir Türk komutanıdır. Kendisi Rus esaretinden sonra Osmanlı Devletinde büyük görevler almış; Seraskerlik makamını idare etmiş sonrasında da sultan II ABDULHAMİT' in yaverliğini yapmıştır.

Devleti Ali Osmaniyedeki bu başarılarından sonra çıkarcılar ve satılmış kumandanlar ona düşman olmuş onu Rus sempatizanı olmakla ve devleti ruslara peşkeş çekmekle suçlamışlar fakat bu suçlamalarının asılsız olduğu ortaya çıkınca bir kısmı idam edilmiş , diğerleride sürgüne gönderilmiştir.hayatını gayet mütevazı bir şekilde geçirmiş israftan ve lüks ten kaçınmıştır, bu tutumuylada devletin dindar tebaasının gönüllerinde taht kurmuş ,dolayısıyla yaveri bulunduğu II ABDULHAMİT'in saray içinde otoritesini güçlendirmiştir ve bu büyük sultanın ülke yönetimine müspet katkılarda bulunmuştur.vefaat etmesiyle İstanbul efradı yaslara bürünmüş ve üç gün onun adına mevlütler okutulmuştur. MUSTAFA KEMAL bu büyük kumandan için kendisi askeri alanda örnek aldığım mümtaz bir şahsiyetti , savunma ve siper hattı anlayışıyla tüm dünya'ya bir hazine bıraktı demiştir.

1832'de, Tokat'ta, Yağcıoğulları ailesinin bir ferdi olarak dünyaya gelmiştir. 1897'de vefat etmiş ve Fatih Camii avlusuna gömülmüştür.
Son düzenleyen Safi; 3 Nisan 2017 15:43
9 Haziran 2012 02:39       Mesaj #3
Mira - avatarı
VIP VIP Üye
Gazi Osman Paşa
Ad:  Gazi Osman Paşa3.jpg
Gösterim: 204
Boyut:  122.7 KB

Askerî Rüştiye'de, Kuleli Askerî İdadisi'nde ve Harp Okulu'nda okudu. Genç yaşta Kırım savaşlarına katıldı. Daha sonra Niş'te ve Vidin'de kolordu komutanlığı yaptı. 1876'daki Sırp İsyanı'nda önemli rol oynadı, isyanların bastırılmasında başarı gösterdi. Bu başarıları üzerine müşir oldu. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı başladığı zaman, Osman Paşa, Vidin ile Rahova bölgelerinin savunmasından sorumlu bulunuyordu. Çarlık ordusunun Tuna'yı geçmesi ve güneye doğru ilerlemeye başlaması üzerine Vidin'den ayrıldı ve daha önce Çarlık ordularının eline geçmiş olan Plevne'yi alarak burasını Çarlık ordularının daha güneye inmelerini engelleyecek şekilde tahkim etti.

19 Temmuz 1877'den 10 Aralık 1877'ye kadar Plevne'yi Çarlık kuvvetlerine ve onlara katılmış olan Romanya Krallığı kuvvetlerine karşı başarıyla savundu, Çarlık ve Romanya kuvvetlerinin daha güneye inmelerini başarıyla engelledi. Bu nedenle kendisine "Gazi" unvanı verildi. Ancak 10 Aralık 1877'de Plevne'den yapılan çıkış sırasında yaralandı ve esir düştü. Savaşın sonuna kadar Çarlık Rusyası'nda kaldı ve büyük bir saygı gördü, silâhlarını taşımasına izin verildi. Savaştan sonra İstanbul'a döndü, bir ara serasker, daha sonra da mabeyn müşiri oldu. II. Abdülhamit, ününden yararlanmak için onu hiç yanından ayırmadı, ama önemli bir göreve de getirmedi. Oğulları da II. Abdülhamit'in kızlarıyla evlendirildi.

MsXLabs.org & MORPA Genel Kültür Ansiklopedisi
Son düzenleyen Safi; 3 Nisan 2017 15:43
3 Nisan 2017 04:31       Mesaj #4
Safi - avatarı
SMD MiSiM
Ad:  Gazi Osman Paşa4.jpg
Gösterim: 198
Boyut:  112.1 KB
GAZİ OSMAN PAŞA

(1833-1900)
19. yüzyılın en ünlü Osmanlı komutanlarındandır. Tokat'ta doğdu. Küçük yaşta İstanbul'a giderek askeri okullarda okudu. 1853'te Harbiye Mektebi'ni (bugün Kara Harp Okulu) bitirerek subay oldu. O yıl Osmanlı Devleti ile Rusya arasında Kırım Savaşı'nın çıkması üzerine Tuna Cephesi'ne gönderildi. 1856'da savaşın bitiminde İstanbul'a döndü ve 1858'de Erkân-ı Harbiye Mektebi'ni (bugün Kara Harp Akademisi) bitirerek kurmay oldu. Tesalya, Lübnan, Girit, İşkodra gibi yerlerde görev yaptı. 1868-71 yılları arasında bulunduğu Yemen'deki başarılarından ötürü paşalığa yükseldi.

1875'te Bosna-Hersek ayaklanmasının başlamasından sonra Vidin'deki tümenin komutanlığına getirilen Osman Paşa ertesi yıl Sırbistan'ın ayaklanmayı genişletmek amacıyla Osmanlı Devleti'ne karşı açtığı savaşta önemli başarılar kazandı ve rütbesi müşirliğe (mareşal) yükseltildi. Sırbistan'ın yenilgiye uğraması üzerine Rusya Nisan 1877'de Osmanlı Devleti'ne savaş ilan etti. Savaş başladığında Vidin-Rahova bölgesi komutanı olan Osman Paşa'nın Ruslar'ı Tuna Irmağı'nın kuzeyinde karşılama yolundaki önerisi kabul edilmedi. Kısa bir süre sonra Ruslar Tuna'yı geçerek güneye doğru ilerleyince Osman Paşa Balkanlar'da önemli bir geçit noktasında bulunan Plevne'yi savunmakla görevlendirildi.

Osman Paşa hiçbir savunma tesisi bulunmayan Plevne'yi çepeçevre kazdırdığı siperler ve toprak tabyalarla güçlü bir direnme merkezi durumuna getirdi. O zamana kadar görülmemiş bu savunma düzeni Osman Paşa'ya askeri tarihte önemli bir yer kazandırdı. 60 bin kişilik Osmanlı ordusu zamanla sayıları 250 bine varan Rus-Rumen ordusuna karşı beş ay (Temmuz-Aralık 1877) başarılı bir savunma savaşı verdi. Girişilen üç büyük saldırıyı püskürten Osman Paşa da "Gazi" sanıyla ödüllendirildi. Ne var ki, Plevne'nin kasım ayı başında bütünüyle kuşatılması üzerine hiçbir yardım alamayan Osman Paşa'nın 10 Aralık'ta giriştiği yarma hareketi başarısızlığa uğradı, kendisi de yaralandı.

Teslim olmak zorunda kalan Osman Paşa'ya Rus Orduları Başkomutanı Grandük Nikola büyük saygı gösterdi. Savaş alanına kadar gelen Rus Çarı II. Aleksandr da Osman Paşa'nın askeri gelenek uyarınca sunduğu kılıcı geri verdi. Daha sonra Rusya'ya götürülen Osman Paşa'ya orada da savaş tutsağı olarak değil, bir konuk gibi davranıldı.

1878'de imzalanan Ayastefanos (Yeşilköy) Antlaşmasından sonra İstanbul'a dönen Osman Paşa sarayda hassa müşirliği ve mabeyn müşirliği gibi yüksek askeri görevlerde bulundu. 1878-91 yılları arasında aralıklarla dört kez seraskerlik (savaş bakanlığı) yaptı. Mabeyn müşiri iken İstanbul'da öldü.

kaynak: Temel Britannica
Son düzenleyen Safi; 3 Nisan 2017 16:07
3 Nisan 2017 04:37       Mesaj #5
Safi - avatarı
SMD MiSiM
GAZİ OSMAN PAŞA
türk asker
(Tokat 1832 - İstanbul 1900)

Kırım savaşı'nın çıkması üzerine (1853) kurmay okulunu bitiremeden teğmen (mülazımı sani) rütbesiyle Tuna cephesine gönderildi. Savaştan sonra kurmay öğrenimini yüzbaşı rütbesiyle tamamladı ve önyüzbaşı (kolağası) olarak Genelkurmay başkanlığında (seraskerlik) görev aldı. Batı Anadolu'nun, özellikle Bursa ve yöresinin topografyasını yapmakla görevlendirildi (1857). Tesalya ordusunun Vbnişehir fırkası kurmay kurulunda, daha sonra Lübnan'da görev yaparak binbaşılığa yükseldi (1862). Girit'te başlayan yunan ayaklanmasını bastırmak üzere başkomutan (serdarı ekrem) Ömer Paşa ile birlikte adaya gönderildi ve burada ayaklanmacılara karşı girişilen harekâtta büyük başarı göstererek albay (miralay) oldu (1866).

Ardından 7. Yemen ordusu'nda görev aldı ve general (mirliva) rütbesiyle Rumeli V. Ordusu Manastır tümen (fırka) komutanlığına atandı (1875). Bosna-Hersek ayaklanması sırasında ferik olarak Niş fırkası komutanlığına getirildi. Sırp ve Karadağ prensliklerinin OsmanlI devletine savaş açmaları üzerine birinci ferik olarak buyruğuna verilen orduyla izvor tepelerini aşıp (2 temmuz 1876) hiç beklenmedik bir anda düşmanın önemli askeri harekât merkezlerinden Zayçar kasabasını ele geçirdi (31 ekim 1876) ve "Taşkent fatihi" diye anılan rus mareşali Çernaiyef komutasındaki sırp ordusunu kesin yenilgiye uğratarak mareşalliğe (müşirlik) yükseltildi (1876).

Türk -Rus savaşı başlayınca (1877), Vidin ve Rahova'yı savunmakla görevlendirildi. Rus çekilme hattını kesmek amacıyla Tuna boyunca ilerleyerek Plevne'yi ele geçirdi. Tabyaları ve kalesi bulunmayan Plevne'yl, dünya savaş tarihinde ilk kez kendi buluşu olan toprağı kazdırarak yaptırdığı siperlerle sağlamca berkitilmiş bir kent durumuna getirdi. Rus kuvvetleri, çarın kardeşi grandük Nikolay komutasında Plevne'yi geri almak için saldırıya geçtiler. Romen ordusunun da yardımını sağladıktan sonra Plevne'yi üç çember içine alarak kuşatan çok üstün rus kuvvetlerine karşı yaklaşık 5 ay süren (19 temmuz - 10 aralık 1877) ve dünyanın tüm askerlik uzmanlarını şaşırtan başarılı bir savunma gerçekleştirdi. (PLEVNE SAVUNMASI.) Dört evrede ele alınan tür yardımdan yoksun olan Plevne'yi üçüncü büyük saldırılarında da (7-12 eylül 1877) ele geçiremeyince Osman Paşa'ya Abdülhamit II tarafından “Gazi" unvanı verildi. Ancak, erzak ve mühimmat kalmadığı ve askerin de dayanma gücü kırıldığı için bir yarma hareketine geçen paşa, rus kuşatma çemberinin ikisini yarıp üçüncüsünü de yarmak için savaşırken yaralandı ve tutsak düştü (10 aralık 1877).

Büyük türk askerini merak ederek savaş alanına gelen çar Aleksandr II, ona saygı gösterip kılıcını almadığı gibi, üniformasını taşıma izni de verdi. Çarın karargâhında bakımı yapıldıktan sonra Harkov'a götürüldü ve savaşın sonuna kadar bir tutsaktan çok, bir konuk gibi ağırlandı. Ayastefanos antlaşmasfnın imzalanmasından (3 mart 1878) sonra İstanbul'a gelen paşa, burada sevgiyle karşılandı. Yıldız sarayı'nda padişah tarafından kabul edilerek hassa müşirliğine atandı. Ardından mabeyn müşiri ve bu görevi de kendinde kalmak üzere genelkurmay başkanı (serasker) oldu (1878-1885).

Ölene kadar saray mareşali unvanını taşıyan komutanın iki oğluna müşirlik rütbesi veren padişah, kızlarından Zekiye Sultan'ı onun büyük oğlu Nurettin Paşa ve Naime Sultan’ı da öteki oğlu Kemalettin Paşa ile evlendirdi. Türk-Yunan savaşı sırasında (1897), ordu genel müfettişi sıfatıyla Selanik'e gönderildi. Tüm resmi törenlerde padişahın yanında yer alan ve saltanat arabasında onun karşısında oturan paşa, öldüğünde vasiyeti gereğince Fatih camisi'nin haziresine gömüldü. Türbesi, ona büyük saygı ve sevgi duyan Abdülhamit II tarafından yaptırıldı. Türk halkının da hayranlık duyduğu paşanın adına yakılan türküler bugün bile söylenir.

Kaynak: Büyük Larousse
Son düzenleyen Safi; 3 Nisan 2017 15:46


Daha fazla sonuç:
Gazi Osman Paşa

Hızlı Cevap
Mesaj:


Kaynak:

Bu sayfalarımıza baktınız mı
paneli aç