
Günlük tutamaz her yürek..
Korkar düşlerinde büyüttüklerini anlatmaktan...
Belkide kaçar o kocaman yüreğinden...
anlatamaz işte....
Bir günün özetini yazmam gerekiyorsa eğer..
Her satırda her kelimede seni yazmam gerek...
Mesela güne seninle başladığımı..
Muhakkak dökmeliyim beyaz kağıda...
Yüzümü yıkarken aynada belli belirsiz yer alan simanı anlatabilmeli kelimeler
...
El ele tutuşup kahvaltı masasına oturusumuzu
bir kaç bir şey atışrırıp..
kendimizi sokağa attığımızı yazmalıyım mesela...
sonra nereye gittiğimizi bilmeden yürüyüşümüzü..
başımıza düşen yağmur damlarına aldırmadan attığımız sakin adımları..
en önemliside ellerimizin hiç ayrılmadığını yazmalıyım...
dökmeliyim beyaz kağıda...
akşam eve sırılsıklam gelişimizi...
kurt gibi aç oluşumuzu...
herseyden birşeyler alıp televizyonun karşısında keyifli keyifli yiyişimizi...
Birlikte kitap okuyuşumuzu..
aklımda fikrimde hep sen olduğundan
okuduklarımdan hiçbirşey anlamasamda
anlıyormusum gibi yaptığımı anlatmalıyım...
Omuzlarına başımı koyduğumda herşeyi unuttuğumu...
senin varlığının benim hayatımdaki en güzel şey olduğunu...
sana sımsıkı sarıldıgımda bedenimin titrediğini yazmalıyım beyaz kağıda...
Sen benim ömrümsün..canımsın...hayalimsin..sevdiğimsin...
demeliyim diyebilmeliyim...beyaz kağıda..






