ikilem yaratmak, bir rakibin entellektüel duruşunun zayıflığını göstermek için kullanılan klasik bir retorik silahıdır. Rakibin zayıflığını ve dolayısıyla kendinin güçlülüğünü ortaya koyarak, karşıdakini ikna etme amacını taşır. Bu konuda verebileceğim klasik bir örnek bizi MÖ 5. YY’a, eski Roma’ya götürecek. Vereceğim örnek, Korax (the ‘crow’ –karga-) ve Tisias’ın çift ikilemidir.
Bir hatip ve sofist olan Korax, Tisias’ın (ve aynı zamanda Atina’da büyük bir hitabet hocası olan ve Plato’nun dialoğunda da kendi ismiyle bulunan, böylece sofist kelimesine olumsuz bir anlam kazandırmış olan Gorgias’ın da) öğretmeniydi. Tisias, kazanacağı ilk davadan alacağı ücretten Korax’a da bir pay ödemeyi kabul etmişti. Fakat hiç dava almadı, dolayısıyla da hiç para ödemedi. Bunun üzerine Korax dava açtı ve Tisias da kendini şu ikilemle savundu:
“Eğer bu davayı ben kazanırsam, mahkemenin kararı nedeniyle para ödememe gerek kalmayacaktır. Eğer kaybedersem, aramızdaki sözleşmenin şartları yerine gelmemiş olacağı, yani davayı kazanmamış olacağım için yine ödememe gerek kalmayacaktır. Bu yüzden bu davayı kazanayım veya kaybedeyim fark etmeyecek, para ödemem gerekmeye çektir.”
Korax bu savunmayı şöyle cevapladı:
“Eğer bu davayı ben kazanırsam, mahkemenin kararı nedeniyle bana para ödemen gerekecektir. Eğer kaybedersem, aramızdaki sözleşmenin şartları yerine gelmiş olacağı, yani davayı kazanmış olacağın için yine bana para ödemen gerekecektir. Bu yüzden bu davayı kazanayım veya kaybedeyim farketmeyecek, bana para ödemen gerekecektir.”
Mahkeme davayı reddetti (yani Tisias kazanmış oldu), fakat mahkeme Tisias’ın davranışını “kötü bir kargadan kötü bir yumurta” şeklinde nitelendirdi. Dolayısıyla bir anlamda ikilemlerin her ikisi de başarısız kaldı, çünkü birbirlerinin etkilerini sıfırlamışlardı. Kuşkusuz Korax’in başarısı, bu hikayenin yirmi dört asır sonra bile hâlâ anlatılmasıdır.
Kaynak: William H. RIKER, SİYASİ MANIPULASYON SANATI, Türkçesi: Hakan YURDAKUL, Nehir Yay. 1997, İstanbul
Toplam Yorum 0




