En İyi Cevap Var|Gösterim: 26.821|Cevap: 2|Güncelleme: 29 Haziran 2016

Einstein'in icatları hakkında bilgi verir misiniz?

7 Ocak 2009 16:23   |   Mesaj #1   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Einstein'ın icatları nelerdir?
EN İYİ CEVABI Safi verdi
EINSTEIN VE ATOM BOMBAS
Çok az buluşun insanlık üzerindeki etkisi, Einstein'in özel izafiyet teorisindeki kadar büyük olmuşturBu teoriyle barışçıl nükleer enerjinin kapıları açıldığı gibi, atom ve hidrojen bombalarının yapımında gerçekleşmiştirBu teorinin bir çok yönü vardır, fakat bizi burada ilgilendiren, maddenin; güneşin çekirdeğinde bulunabilecek kadar yüksek ısılarda ısı enerjisine dönüşebileceğini gösteren ünlü E = MC2 denklemidir Bu denklemde geçen C, saniyede 300000 km gibi inanılmaz bir hız olan ışık hızını göstermektedir Dolayışıyla,çok küçük miktarda bir maddenin dev miktarda bir enerji açıga çıkaracağı görülecekti
1905'te Einstein'in kendisi bile bunu patlatabileceğine hiç inanmıyorduİnsanın atomdan,dizgin altına alamayacağı bir güç üretebilecegi konusundaki kuşkuları uzun sürmedi1920'ler ile1930'larda Atomla ilgili buluşlarda muazzam bir gelişme olduMaddenin içine hapsolmuş enerjinin açığa çıkması için çok büyük sıcaklıklara gerek olmadığı hemen keşfedildiBu,Atomları başka Atomlarla bombardıman ederek de yapılabilirdi Lord Rutherford, Atomların merkezindeki aşırı bir nüvenin yani çekirdeğin etrafını kuşatan elektronlardan oluşan gevşek bir yapısının olduğunu ortaya koyarak, Atom kuramlarının temellerini atmıştı.
Sponsorlu Bağlantılar

9 Ocak 1931… Dünyanın bir numaralı fizikçisi Albert Einstein ve en önde gelen astronomu Edwin Hubble, güney Kaliforniya’daki Mount Wilson Gözlemevi’nin yolunu tutarlar. Şoför onları zikzaklar çizen çamurlu bir dağ yolundan, Pasadena’nın 1.5 km üzerindeki zirveye kurulmuş gözlemevi kompleksine götürüyordu.
Hubble, çığır açan astronomik gözlemlerini dönemin en büyük teleskopuna sahip Mount Wilson gözlemevinde yapmıştı. Hubble 1924’te, teleskopun o günün standartlarıyla devasa boyutlardaki yaklaşık 2.5 metre çapındaki aynasıyla Samanyolu galaksisinin, uzayın uçsuz bucaksızlığındaki sayısız ‘ada evrenden’ yalnızca biri olduğunu saptamıştı. Hubble ve yardımcısı Milton Humason, spiral şeklinde dönen bu galaktik disklerin hareketlerini izlemiş ve daha da şaşırtıcı bir sonuca ulaşmıştı: Uzay, galaksileri birbirlerinden uzaklaştıracak şekilde genişliyordu.

EVRENİ KAĞIT ÜSTÜNDE ÇÖZMÜŞTÜ
Mount Wilson Tepesi’nde baharı anımsatan güneşli bu ocak gününde, 51 yaşındaki Einstein, büyük bir zevkle dünyanın en büyük teleskobunu kurcalıyordu. Oyun oynayan bir çocuk gibi, ev sahiplerinin dehşet dolu bakışları altında teleskopun iskelesine tırmandı. Einstein’ın yanında eşi Elsa da vardı. Kendisine, dev teleskopun evrenin yapısını belirlemek amacıyla kullanıldığı söylendiğinde Elsa şu yanıtı verdi: “Öyle mi, eşim Albert aynı işi bir kağıt parçası üzerinde yapıyor.”
Einstein, Hubble’ın kozmik genişlemeyi teleskop gözlemleriyle saptamasından henüz yıllar önce, evrenin genişlemesini kuramsal olarak Genel Görecelik Kuramı’nda tasarlamıştı. Gözlemlerde uzaya atılan her bakışın ucu dönüp dolaşıp Einstein’ın teorisine varıyor.
Makalenin tamamını National Geographic dergisinin Mayıs sayısının sayfalarında bulabilirsiniz.

EİNSTEİN BUZDOLABI DA İCAT ETMİŞTİ
Olağanüstü bir teorisyen olduğu kadar tamirciliğe de meraklı olan Einstein, dönemin yeni mekanik buzdolaplarının gürültüsünden hiç hazzetmiyordu. Berlin’deki bir ailenin hatalı contalardan sızan toksik soğutucu yüzünden can verdiğini öğrenince, hemen kolları sıvadı. Budapeşteli genç bir fizikçi olan Leo Szilard ile bir beyin fırtınası yaptı. İkili 1930’da oynak parçaları olmayan, elektrik gerektirmeyen ve soğutucuyu sabit, güvenli bir basınçta dolaştıran bir buzdolabı için patent aldı.

DEVAMI Albert Einstein
Son düzenleyen Safi; 29 Haziran 2016 05:00
Blue Blood
7 Ocak 2009 16:29   |   Mesaj #2   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Görelilik kuramını geliştirmiş, kuantum mekaniği, istatistiksel mekanik ve kozmoloji dallarına önemli katkılar sağlamıştır. Kuramsal fiziğine katkılarından ve fotoelektrik etki olayına getirdiği açıklamadan dolayı 1921 Nobel Fizik Ödülü'ne layık görülmüştür.
Fizik alanındaki çalışmaları modern bilimi büyük ölçüde etkiledi. Kendisi özellikle zaman ve uzay için düzenlenmiş bağlılık (izafiyet) teorisiyle tanındı. Bu teori üç bölüme ayrılır: Newton mekaniğinin yasalarını değiştiren ve kütle ile enerjinin eşdeğerli olduğunu öne süren sınırlı bağlılık (1905); eğrisel ve sonlu olarak düşünülen dört boyutlu bir evrene ait çekim teorisini veren genel bağlılık (1916); elektro-manyetizma ve yerçekimini aynı alanda birleştiren daha geniş kapsamlı teori denemeleri. Albert Einstein, ilk iki teorinin geçerliliği atom fiziği ve astronomi alanında yapılan deneylerle çok başarılı bir biçimde sınanmıştır; çağdaş fiziğin temel taşları arasında yer alırlar.Söylediği güzel bir söz vardır "Ben atomu iyi bir şey için keşfettim,insanlar atomla birbirlerini öldürüyorlar"
29 Haziran 2016 04:59   |   Mesaj #3   |   
Safi - avatarı
SMD MiSiM
Bu mesaj 'en iyi cevap' seçilmiştir.
EINSTEIN VE ATOM BOMBAS
Çok az buluşun insanlık üzerindeki etkisi, Einstein'in özel izafiyet teorisindeki kadar büyük olmuşturBu teoriyle barışçıl nükleer enerjinin kapıları açıldığı gibi, atom ve hidrojen bombalarının yapımında gerçekleşmiştirBu teorinin bir çok yönü vardır, fakat bizi burada ilgilendiren, maddenin; güneşin çekirdeğinde bulunabilecek kadar yüksek ısılarda ısı enerjisine dönüşebileceğini gösteren ünlü E = MC2 denklemidir Bu denklemde geçen C, saniyede 300000 km gibi inanılmaz bir hız olan ışık hızını göstermektedir Dolayışıyla,çok küçük miktarda bir maddenin dev miktarda bir enerji açıga çıkaracağı görülecekti
1905'te Einstein'in kendisi bile bunu patlatabileceğine hiç inanmıyorduİnsanın atomdan,dizgin altına alamayacağı bir güç üretebilecegi konusundaki kuşkuları uzun sürmedi1920'ler ile1930'larda Atomla ilgili buluşlarda muazzam bir gelişme olduMaddenin içine hapsolmuş enerjinin açığa çıkması için çok büyük sıcaklıklara gerek olmadığı hemen keşfedildiBu,Atomları başka Atomlarla bombardıman ederek de yapılabilirdi Lord Rutherford, Atomların merkezindeki aşırı bir nüvenin yani çekirdeğin etrafını kuşatan elektronlardan oluşan gevşek bir yapısının olduğunu ortaya koyarak, Atom kuramlarının temellerini atmıştı.
Sponsorlu Bağlantılar

9 Ocak 1931… Dünyanın bir numaralı fizikçisi Albert Einstein ve en önde gelen astronomu Edwin Hubble, güney Kaliforniya’daki Mount Wilson Gözlemevi’nin yolunu tutarlar. Şoför onları zikzaklar çizen çamurlu bir dağ yolundan, Pasadena’nın 1.5 km üzerindeki zirveye kurulmuş gözlemevi kompleksine götürüyordu.
Hubble, çığır açan astronomik gözlemlerini dönemin en büyük teleskopuna sahip Mount Wilson gözlemevinde yapmıştı. Hubble 1924’te, teleskopun o günün standartlarıyla devasa boyutlardaki yaklaşık 2.5 metre çapındaki aynasıyla Samanyolu galaksisinin, uzayın uçsuz bucaksızlığındaki sayısız ‘ada evrenden’ yalnızca biri olduğunu saptamıştı. Hubble ve yardımcısı Milton Humason, spiral şeklinde dönen bu galaktik disklerin hareketlerini izlemiş ve daha da şaşırtıcı bir sonuca ulaşmıştı: Uzay, galaksileri birbirlerinden uzaklaştıracak şekilde genişliyordu.

EVRENİ KAĞIT ÜSTÜNDE ÇÖZMÜŞTÜ
Mount Wilson Tepesi’nde baharı anımsatan güneşli bu ocak gününde, 51 yaşındaki Einstein, büyük bir zevkle dünyanın en büyük teleskobunu kurcalıyordu. Oyun oynayan bir çocuk gibi, ev sahiplerinin dehşet dolu bakışları altında teleskopun iskelesine tırmandı. Einstein’ın yanında eşi Elsa da vardı. Kendisine, dev teleskopun evrenin yapısını belirlemek amacıyla kullanıldığı söylendiğinde Elsa şu yanıtı verdi: “Öyle mi, eşim Albert aynı işi bir kağıt parçası üzerinde yapıyor.”
Einstein, Hubble’ın kozmik genişlemeyi teleskop gözlemleriyle saptamasından henüz yıllar önce, evrenin genişlemesini kuramsal olarak Genel Görecelik Kuramı’nda tasarlamıştı. Gözlemlerde uzaya atılan her bakışın ucu dönüp dolaşıp Einstein’ın teorisine varıyor.
Makalenin tamamını National Geographic dergisinin Mayıs sayısının sayfalarında bulabilirsiniz.

EİNSTEİN BUZDOLABI DA İCAT ETMİŞTİ
Olağanüstü bir teorisyen olduğu kadar tamirciliğe de meraklı olan Einstein, dönemin yeni mekanik buzdolaplarının gürültüsünden hiç hazzetmiyordu. Berlin’deki bir ailenin hatalı contalardan sızan toksik soğutucu yüzünden can verdiğini öğrenince, hemen kolları sıvadı. Budapeşteli genç bir fizikçi olan Leo Szilard ile bir beyin fırtınası yaptı. İkili 1930’da oynak parçaları olmayan, elektrik gerektirmeyen ve soğutucuyu sabit, güvenli bir basınçta dolaştıran bir buzdolabı için patent aldı.

DEVAMI Albert Einstein
acebook yorumları
paneli aç