Cevap Yaz Yazdır
En İyi Cevap Var Güncelleme: 28 Kasım 2017  Gösterim: 111.497  Cevap: 3

Kur'an-ı Kerim'in ilk ayetleri nelerdir?

Misafir
10 Aralık 2009 18:41       Mesaj #1
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Kur'an-ı Kerim'in ilk ayetleri nelerdir?
EN İYİ CEVABI _Yağmur_ verdi
96-el-ALAK
Alak, insanın yaratılış safhalarından olan aşılanmış yumurtayı ifade eder Bu sûreye "İkra' sûresi" de denir Mekke'de inmiştir; 19 âyettir İlk 5 âyeti, Kur'an'ın ilk inen âyetleridir Bu sûrede okumanın, öğrenmenin üstünlüğü, insanın yaratılışı, kalemin özelliği, bunların insana Allah'ın ihsanı olduğu, insanın bunları düşünmesi, Rabbine itaat etmesi gerektiği, aksi halde azaba dûçar olacağı anlatılır
Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla
Sponsorlu Bağlantılar
1 Yaratan Rabbinin adıyla oku!
2 O, insanı bir aşılanmış yumurtadan yarattı
3 Oku! Rabbin, en büyük kerem sahibidir
4 O Rab ki kalemle (yazmayı) öğretti
5 İnsana bilmedikleri şeyi öğretti
Son düzenleyen Safi; 28 Kasım 2017 22:03

_Yağmur_ tarafından gönderilmiş olan #2 numaralı mesaj 'en iyi cevap' seçilmiş ve ilk mesaja eklenmiştir.
ProDoqu
28 Aralık 2011 13:42       Mesaj #3
ProDoqu - avatarı
Ziyaretçi
Kuran-i Kerimdeki Son On Sure
Kuranin Mushaf sirasina göre dizilisini ele alirsak, bu sureyle birlikte Kuran sona eriyor. Özellikle Kuranin sonuna yerlestirilen ve 'son on sure' olarak bilinip yaygin olarak ezberlenen bu sureler böylesi dizilisleri ile Kurani esasli bir mesajla sona erdirmektedir. Birçok müfessirin bu surelerin birbirinin devami oldugunu söylemesinden de ilhamla 'Fil' suresinden 'Nas' suresine kadar 'on surede on mesaj' söyle özetlenebilir.

1. Allah, Kabeyi bir Allah ve insanlik aniti ( zikra ) yapmak istemekte ve bunun için üzerine titremektedir. ( Fil Suresi )

2. Bu anitin etrafinda insanligin toplanmasini istemektedir. Bu is için birlestirecek ve toplayacak ( teqarrus ) öncü bir güç ( Kureys ) gerekmektedir. Yani artik her çagda birlestirip toplayan kimse, Kureys o olacaktir. ( Kureys Suresi )

3. Bu öncü güç, dini ( yolu ) yalanlayanlarla mücadele etmeli, öksüzlere sahip çikmali, yoksullarin sesi, kimsesizlerin kimsesi olmalidir. Gösteris dindarligindan uzak durmali, yüregini ortaya koymalidir. ( Maun Suresi )

4. Eger böyle yaparlarsa Allahin bol nimetleri ( Kevser ) üzerlerine yagacak, baslangiç da az da olsalar kisa sürede milyonlarin peslerinden geldigini göreceklerdir. ( Kevser Suresi )

5. Ise, çagin egemen paradigmalarina ( degerler dizisi ) esastan karsi çikarak, insanligin vicdanini harekete geçirerek baslamali ve egemenlerle asla uzlasmamalidirlar. Sizin dininiz size, bizimkisi bize demelidirler. ( Kafirun Suresi )

6. Egemen güçlere, para babalarina, dünyayi yöneten tefeci bezirgân takimina dogrudan karsi çikmalidirlar. Onlarin ahtapot gibi dünyanin her yanina yayilmis ellerini kesmeli, kurutmalidirlar. ( Ebu Leheb Suresi )

7. Eger böyle yaparlarsa Allah onlarla birlikte olacak, kisa sürede insanlarin bu yola kitleler halinde girdiklerini göreceklerdir. Allah insanligin gönüllerini onlara açacaktir. Bu durumda bile yapmalari gereken hamd ile tesbihtir. ( Nasr Suresi )

8. Zira nihai amaç Allahin birligini ( Tevhid ) ve bütünlügünü ( Samed ), insanligin baris içinde birlikte yasamasi ( adalet ), insanoglunun kula kulluktan kurtarilmasi ( özgürlük ) davasidir. ( Tevhid / Ihlâs Suresi )

9. Bu amaç dünyanin bir kösesinde nispeten gerçeklesmis olsa bile is bitmemektedir. Kötü niyetli kisilere, hile, desise, entrika ve planlara karsi dikkatli olunmali; para, makam, mevki, san, söhret, altin, kadin vs. nefisleri kiskirtan her tür cazibenin verecegi zarardan, kiskançlik atesiyle yanip tutusanlarin kem gözlerinden Allaha siginilmali, onun yolunda bikmadan, usanmadan yürünmelidir. ( Felak Suresi )

10. Insanlar üzerinde Rablik, Ilahlik ve Meliklik taslayanlarin Allahin özgür ve esit insanlarini kullastirmaya / kölelestirmeye kalkmalarina izin verilmemelidir. Hiçbir kisiye, sinifa, guruba, aileye, hanedana, zümreye, irka, etnik kökene ayricalik tanimadan Allahin en-nas'da ( millet, ümmet, halk ) tecelli edecek olan egemenligi tesis edilmelidir. Kimse kimseye tanrilik kalkismamalidir. Bin bir emekle kurulan tevhidin, adaletin ve özgürlügün toplumun her türünden fitne, fesat, dedikodu, fiskos ve fisiltiyla sarsilmasina ve istikrarin bozulmasina izin verilmemelidir. Bunlardan bizzat ve bilfiil uzak durulmalidir. Görünür, görünmez tüm ser odaklarina karsi uyanik olunmalidir… Ondan geldik, onun ile yasiyoruz ve ona gidecegiz. ( Nas Suresi )
Son düzenleyen Safi; 28 Kasım 2017 22:07
23 Şubat 2013 15:06       Mesaj #4
_EKSELANS_ - avatarı
Üye
Kur’ân'dan İlk İnen Buyruklar

Kesin ve mutlak olarak Kur’ân'ın ilk inen buyrukları el-Alak suresinin ilk beş ayetini teşkil eden şu buyruklardır:

"Rabbinin adıyla oku! O insanı alak’tan yarattı. Oku Rabbin en kerîm olandır. O kalemle (yazmayı) öğretendir. İnsana bilmediğini o öğretti." (el-Alak, 96/1-5)
Bundan sonra vahiy bir süre gecikti. Daha sonra el-Müddessir sûresinin ilk beş âyeti nazil oldu:

"Ey örtünüp bürünen! Kalk (ve) artık uyar. Yalnız Rabbini yücelt, elbiseni temizle, pisliklerden uzak dur." (el-Müddessir, 74/1-5)
Buhârî'yle, Muslim'in Sahih’lerinde[2] Âişe RadıyALLAHu anha'dan vahyin nasıl başladığı ile ilgili olarak şöyle dediği rivayet edilmektedir: Nihayet o Hira dağında iken hak (vahiy) ona geldi. Melek gelip ona: Oku dedi. Peygamber SallALLAHu aleyhi vesellem: Ben okuma bilmiyorum dedi... diye hadisin geri kalan bölümlerini zikrettiler. Bu hadisde şu ifadeler de yer almaktadır: Daha sonra dedi ki: "Yaratan Rabbinin adıyla oku... İnsana bilmediğini öğretti."

Yine Buhârî ile Muslim'de[3] Câbir RadıyALLAHu anh'dan gelen rivayete göre Peygamber SallALLAHu aleyhi vesellem vahyin bir süre kesintiye uğraması (fetreti)ni anlatırken şunları söylemektedir: "Ben yürüyorken ansızın semadan bir ses işittim..." diye hadisi zikretti. Hadisde şu ifadeler de yer almaktadır. Yüce ALLAH ona: "Ey örtünüp bürünen kalk ve artık uyar" buyruklarından itibaren: "Pisliklerden uzak dur" buyruklarına kadar olan bölümü indirdi.

Diğer taraftan haklarında ilk defa indirildikleri belirtilmekle birlikte belli bir şeyi gözönünde bulundurarak indirildikleri kastedilen buyruklar da vardır. Buna göre buradaki "ilklik" kayıtlı bir ilkliktir. Câbir RadıyALLAHu anh'dan Buhârî ile Muslim'de[4] yer alan şu hadiste görüldüğü gibi: Ebu Seleme b. Abdurrahman ona: Kur’ân'ın hangi bölümü ilk olarak nazil oldu, diye sordu. Câbir: "Ey örtünüp bürünen" dedi. Ebu Seleme dedi ki: Bana ilk inen buyruğun: "Yaratan Rabbinin adıyla oku" buyruğu olduğu haber verildi. Câbir dedi ki: Ben sana ancak Rasûlullah SallALLAHu aleyhi vesellem'in bildirdiğini söylüyorum. Rasûlullah SallALLAHu aleyhi vesellem buyurdu ki: "Ben Hira'da ibadete çekildim. İbadet süremi bitirince aşağı indim..." deyip hadisin geri kalan bölümünü nakletti. Bu hadiste şu ifadeler de yer almaktadır: "Hatice'nin yanına vardım. Onlara beni örtünüz ve üzerime soğuk su dökünüz dedim. Üzerime: "Ey örtünüp bürünen" buyruğundan itibaren "pisliklerden uzak dur" buyruğuna kadar olan bölümler nâzil oldu.

Câbir RadıyALLAHu anh'ın sözünü ettiği bu ilklik, vahyin fetrete kesilmesi itibariyle ilk nâzil olan buyruklardır. Yahutta risalet ile ilgili ilk nazil olan buyruklardır. Çünkü İkra’ (el-Âlak) sûresinden ilk nâzil olan buyruklar ile Peygamber SallALLAHu aleyhi vesellem'in nubuvveti sabit olmuştur. el-Müddessir suresinden ilk nâzil olan buyruklar ile de Peygamber SallALLAHu aleyhi vesellem’e hitaben "kalk ve artık uyar" buyruğu ile de risalet verilmiştir. Bundan dolayı ilim ehli şöyle demişlerdir: Peygamber SallALLAHu aleyhi vesellem'e "İkra’: oku" emri ile nubuvvet, "el-Müddessir" sûresi ile de risalet verilmiştir.

Kesin ve mutlak olarak Kur’ân'ın ilk inen buyrukları el-Alak suresinin ilk beş ayetini teşkil eden şu buyruklardır:

"Rabbinin adıyla oku! O insanı alak’tan yarattı. Oku Rabbin en kerîm olandır. O kalemle (yazmayı) öğretendir. İnsana bilmediğini o öğretti." (el-Alak, 96/1-5)
Bundan sonra vahiy bir süre gecikti. Daha sonra el-Müddessir sûresinin ilk beş âyeti nazil oldu:

"Ey örtünüp bürünen! Kalk (ve) artık uyar. Yalnız Rabbini yücelt, elbiseni temizle, pisliklerden uzak dur." (el-Müddessir, 74/1-5)

Buhârî'yle, Muslim'in Sahih’lerinde[2] Âişe RadıyALLAHu anha'dan vahyin nasıl başladığı ile ilgili olarak şöyle dediği rivayet edilmektedir: Nihayet o Hira dağında iken hak (vahiy) ona geldi. Melek gelip ona: Oku dedi. Peygamber SallALLAHu aleyhi vesellem: Ben okuma bilmiyorum dedi... diye hadisin geri kalan bölümlerini zikrettiler. Bu hadisde şu ifadeler de yer almaktadır: Daha sonra dedi ki: "Yaratan Rabbinin adıyla oku... İnsana bilmediğini öğretti."

Yine Buhârî ile Muslim'de[3] Câbir RadıyALLAHu anh'dan gelen rivayete göre Peygamber SallALLAHu aleyhi vesellem vahyin bir süre kesintiye uğraması (fetreti)ni anlatırken şunları söylemektedir: "Ben yürüyorken ansızın semadan bir ses işittim..." diye hadisi zikretti. Hadisde şu ifadeler de yer almaktadır. Yüce ALLAH ona: "Ey örtünüp bürünen kalk ve artık uyar" buyruklarından itibaren: "Pisliklerden uzak dur" buyruklarına kadar olan bölümü indirdi.

Diğer taraftan haklarında ilk defa indirildikleri belirtilmekle birlikte belli bir şeyi gözönünde bulundurarak indirildikleri kastedilen buyruklar da vardır. Buna göre buradaki "ilklik" kayıtlı bir ilkliktir. Câbir RadıyALLAHu anh'dan Buhârî ile Muslim'de[4] yer alan şu hadiste görüldüğü gibi: Ebu Seleme b. Abdurrahman ona: Kur’ân'ın hangi bölümü ilk olarak nazil oldu, diye sordu. Câbir: "Ey örtünüp bürünen" dedi. Ebu Seleme dedi ki: Bana ilk inen buyruğun: "Yaratan Rabbinin adıyla oku" buyruğu olduğu haber verildi. Câbir dedi ki: Ben sana ancak Rasûlullah SallALLAHu aleyhi vesellem'in bildirdiğini söylüyorum. Rasûlullah SallALLAHu aleyhi vesellem buyurdu ki: "Ben Hira'da ibadete çekildim. İbadet süremi bitirince aşağı indim..." deyip hadisin geri kalan bölümünü nakletti. Bu hadiste şu ifadeler de yer almaktadır: "Hatice'nin yanına vardım. Onlara beni örtünüz ve üzerime soğuk su dökünüz dedim. Üzerime: "Ey örtünüp bürünen" buyruğundan itibaren "pisliklerden uzak dur" buyruğuna kadar olan bölümler nâzil oldu..
Son düzenleyen Safi; 28 Kasım 2017 22:08
Hızlı Cevap
Mesaj:




paneli aç