Cevap Yaz Yazdır
En İyi Cevap Var|Gösterim: 44.399|Cevap: 1|Güncelleme: 15 Eylül 2016

Türkiye NATO'ya ne zaman ve nasıl üye olmuştur?

Misafir
11 Nisan 2010 18:06   |   Mesaj #1   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Türkiye NATO'ya ne zaman ve nasıl üye olmuştur?
EN İYİ CEVABI Safi verdi

Türkiye ve NATO.


II. Dünya Savaşı’ndan sonra Türk dış politikasının temel doğrultularından biri, Batı Bloku’nun bütün örgütlenmelerinde yer almak biçiminde belirlendi. Ama NATO’ya üyelik için ilk başvurusunu Nisan 1949’da yapan Türkiye’nin bu istemi, 11 Mayıs 1950’de toplanan ABD, İngiltere ve Fransa dışişleri bakanlan tarafından karara bağlanamadı. Türkiye’nin üyelik istemi yalnızca İtalya tarafından desteklenirken, Ingiltere Türkiye’nin Ortadoğu çerçevesindeki bir askeri antlaşmada yer almasında ısrar etti. Başta Danimarka, Norveç ve Belçika olmak üzere öteki üyeler de Türkiye’nin Batı uygarlığının bir parçası olmadığı gerekçesiyle üyelik istemine karşı çıktılar.

Sponsorlu Bağlantılar
Türkiye’nin ikinci başvurusu da Eylül 1950’deki NATO Konseyi’nce geri çevrildi. Daha sonra konseyin 21 Eylül 1951 tarihli bildirisiyle Türkiye ve Yunanistan NATO’ ya katılmaya davet edildi. 17 Ekim 1951’de Londra’da imzalanan bir protokolle Türkiye ve Yunanistan’ın NATO’ya üyeliği kabul edildi. Türkiye Büyük Millet Meclisi 18 Şubat 1952’de Türkiye’nin NATO’ya katılmasına karar verdi. Bundan sonra Türkiye ve ABD arasında NATO çerçevesinde yoğun bir ikili anlaşmalar ağı oluşturuldu. Türkiye topraklannda çok sayıda üs ve tesis kuruldu, ayrıca “Jüpiter” nükleer füzeleri, toplar ve mayınlar yerleştirildi. Türk Silahlı Kuvvetleri de ABD askeri normlarına uyduruldu. Türkiye’nin NATO’yla ilişkileri 1960’lara değin hemen hiçbir anlaşmazlık doğmadan sürdü.

1960’lann ortalarından sonra Türkiye’de ABD’ye yönelik tepkilerin gelişmesi, ABD başkanı Johnson’m Türkiye’nin Kıbrıs’a müdahalesini önlemek için Haziran 1964’te Başbakan İsmet İnönü’ye gönderdiği mektup, Küba bunalımında Türkiye’nin konumunun gündeme gelmesi, “Jüpiter” füzelerinin ABD’nin tek yanlı kararıyla sökülmesi, U-2 bunalımı ve başka gelişmeler Türkiye’nin NATO’ya üyeliğinin tartışma konusu olmasına yol açtı. Türkiye’nin NATO’dan sağladığı yararlar ile üstlendiği yükümlülüklerin dengelenmesi hükümetlerin de benimsediği bir politika durumuna geldi. NATO içinde ABD ile Avrupa kanadı arasında daha dengeli bir tutum izlenmeye başladı. Türkiye’nin Kıbrıs’a müdahalesinden (1974) sonra ABD’nin Türkiye’ye karşı uyguladığı silah ambargosu Türkiye’nin NATO’yla ilişkilerinin yeniden sorgulanmasına yol açtı. Türkiye, savunma giderlerine büyük kaynaklar ayırdığı halde yeterince yardım alamadığından ve ordunun modernizasyon gereksinmelerinin karşılanamadığından yakındı. Örgütün sorumluluk alanının genişletilmesine, Ortadoğu ve Körfez bölgesinin de bu alana katılmasına karşı çıkarak Avrupa kanadıyla birlikte hareket etti.

Türkiye’nin Kıbrıs’a müdahalesi nedeniyle 1974’te NATO’nun askeri kanadından çekilen Yunanistan, NATO Müttefik Kuvvetleri Başkomutanı General Rogers’ın adını taşıyan plan doğrultusunda Türkiye’nin veto kullanmaması üzerine, Ekim 1980’de yeniden askeri kanada döndü. Bu arada Yunanistan’a ait Limni Adasını savunma planlarına katmaya yanaşmayarak Türkiye’ ye yakın bir tutum alan NATO, daha sonra en azından savaş senaryolarında bu tutumunda bir değişikliğe yöneldi.

Türkiye’nin NATO’yla ilişkileri 1980’den sonra yeniden düzelme yoluna girdi. Ama Türkiye ile Yunanistan arasındaki gerginlikler örgütün güney kanadının işlerliği konusunda kuşkulara ve tartışmalara yol açtı. Soğuk Savaş’ın sona ermesiyle NATO’nun güney kanadının ve Türkiye’nin stratejik öneminin azalabileceği düşünülürken, Sovyet blokunun ve SSCB’nin dağılmasıyla Balkanlar’da ve Kafkaslar’da baş gösteren istikrarsızlık ortamı NATO müttefiklerinin Türkiye’ye eskisinden daha çok ilgi göstermesine yol açtı. 1990’ ların başlarında NATO’nun bütünleşmiş askeri yapısındaki personelin yüzde 15’i, tank toplamının yüzde 11 ’i, jet uçaklarının da yüzde 3,2’si Türkiye’de bulunmaktadır.

DEVAMI NATO - Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü
Son düzenleyen Safi; 15 Eylül 2016 00:26
Diğer Konular:
15 Eylül 2016 00:27   |   Mesaj #2   |   
Safi - avatarı
SMD MiSiM
Bu mesaj 'en iyi cevap' seçilmiştir.

Türkiye ve NATO.


II. Dünya Savaşı’ndan sonra Türk dış politikasının temel doğrultularından biri, Batı Bloku’nun bütün örgütlenmelerinde yer almak biçiminde belirlendi. Ama NATO’ya üyelik için ilk başvurusunu Nisan 1949’da yapan Türkiye’nin bu istemi, 11 Mayıs 1950’de toplanan ABD, İngiltere ve Fransa dışişleri bakanlan tarafından karara bağlanamadı. Türkiye’nin üyelik istemi yalnızca İtalya tarafından desteklenirken, Ingiltere Türkiye’nin Ortadoğu çerçevesindeki bir askeri antlaşmada yer almasında ısrar etti. Başta Danimarka, Norveç ve Belçika olmak üzere öteki üyeler de Türkiye’nin Batı uygarlığının bir parçası olmadığı gerekçesiyle üyelik istemine karşı çıktılar.

Türkiye’nin ikinci başvurusu da Eylül 1950’deki NATO Konseyi’nce geri çevrildi. Daha sonra konseyin 21 Eylül 1951 tarihli bildirisiyle Türkiye ve Yunanistan NATO’ ya katılmaya davet edildi. 17 Ekim 1951’de Londra’da imzalanan bir protokolle Türkiye ve Yunanistan’ın NATO’ya üyeliği kabul edildi. Türkiye Büyük Millet Meclisi 18 Şubat 1952’de Türkiye’nin NATO’ya katılmasına karar verdi. Bundan sonra Türkiye ve ABD arasında NATO çerçevesinde yoğun bir ikili anlaşmalar ağı oluşturuldu. Türkiye topraklannda çok sayıda üs ve tesis kuruldu, ayrıca “Jüpiter” nükleer füzeleri, toplar ve mayınlar yerleştirildi. Türk Silahlı Kuvvetleri de ABD askeri normlarına uyduruldu. Türkiye’nin NATO’yla ilişkileri 1960’lara değin hemen hiçbir anlaşmazlık doğmadan sürdü.

1960’lann ortalarından sonra Türkiye’de ABD’ye yönelik tepkilerin gelişmesi, ABD başkanı Johnson’m Türkiye’nin Kıbrıs’a müdahalesini önlemek için Haziran 1964’te Başbakan İsmet İnönü’ye gönderdiği mektup, Küba bunalımında Türkiye’nin konumunun gündeme gelmesi, “Jüpiter” füzelerinin ABD’nin tek yanlı kararıyla sökülmesi, U-2 bunalımı ve başka gelişmeler Türkiye’nin NATO’ya üyeliğinin tartışma konusu olmasına yol açtı. Türkiye’nin NATO’dan sağladığı yararlar ile üstlendiği yükümlülüklerin dengelenmesi hükümetlerin de benimsediği bir politika durumuna geldi. NATO içinde ABD ile Avrupa kanadı arasında daha dengeli bir tutum izlenmeye başladı. Türkiye’nin Kıbrıs’a müdahalesinden (1974) sonra ABD’nin Türkiye’ye karşı uyguladığı silah ambargosu Türkiye’nin NATO’yla ilişkilerinin yeniden sorgulanmasına yol açtı. Türkiye, savunma giderlerine büyük kaynaklar ayırdığı halde yeterince yardım alamadığından ve ordunun modernizasyon gereksinmelerinin karşılanamadığından yakındı. Örgütün sorumluluk alanının genişletilmesine, Ortadoğu ve Körfez bölgesinin de bu alana katılmasına karşı çıkarak Avrupa kanadıyla birlikte hareket etti.

Türkiye’nin Kıbrıs’a müdahalesi nedeniyle 1974’te NATO’nun askeri kanadından çekilen Yunanistan, NATO Müttefik Kuvvetleri Başkomutanı General Rogers’ın adını taşıyan plan doğrultusunda Türkiye’nin veto kullanmaması üzerine, Ekim 1980’de yeniden askeri kanada döndü. Bu arada Yunanistan’a ait Limni Adasını savunma planlarına katmaya yanaşmayarak Türkiye’ ye yakın bir tutum alan NATO, daha sonra en azından savaş senaryolarında bu tutumunda bir değişikliğe yöneldi.

Türkiye’nin NATO’yla ilişkileri 1980’den sonra yeniden düzelme yoluna girdi. Ama Türkiye ile Yunanistan arasındaki gerginlikler örgütün güney kanadının işlerliği konusunda kuşkulara ve tartışmalara yol açtı. Soğuk Savaş’ın sona ermesiyle NATO’nun güney kanadının ve Türkiye’nin stratejik öneminin azalabileceği düşünülürken, Sovyet blokunun ve SSCB’nin dağılmasıyla Balkanlar’da ve Kafkaslar’da baş gösteren istikrarsızlık ortamı NATO müttefiklerinin Türkiye’ye eskisinden daha çok ilgi göstermesine yol açtı. 1990’ ların başlarında NATO’nun bütünleşmiş askeri yapısındaki personelin yüzde 15’i, tank toplamının yüzde 11 ’i, jet uçaklarının da yüzde 3,2’si Türkiye’de bulunmaktadır.

DEVAMI NATO - Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü

Daha fazla sonuç:
turkiye natoya ne zaman girdi

Hızlı Cevap
Mesaj:



Bu sayfalarımıza baktınız mı
Pixabay Resimleri:
paneli aç