Cevap Yaz Yazdır
Gösterim: 19.339|Cevap: 6|Güncelleme: 28 Aralık 2015

NATO - Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü

16 Ekim 2006 19:25   |   Mesaj #1   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
NATO
Ad:  800px-Flag_of_NATO.svg.png
Gösterim: 415
Boyut:  34.1 KB

North Atlantic Treaty Organization yani Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü, resmen açıklanmasa da II. Dünya Savaşı sonrası oluşan politik ayrımda, İngiliz Lord Ismay'ın deyişi ile "Rusları dışarıda, Almanya'yı alaşağı edilmiş halde ve ABD'yi içeride" tutmak için kurulmuştur. Yani amaç salt SSCB'ye karşı güvenlik değil, aynı zamanda Avrupa'nın güvenliği için ABD'nin katkı koymasını sağlamak, Almanya'nın yeniden silahlandırılmasını bölgeye tehdit oluşturmadan gerçekleştirmektir. Çünkü bilindiği gibi o dönemde ABD kongresi ve kamuoyu ülkenin Avrupa ülkeleri arasındaki ilişkilere karışmasını istemiyordu.
9 Nisan 1949'da Washington Antlaşması ile kurulan NATO bir kollektif savunma örgütü olarak bilinmektedir. Kurucu antlaşmanın özellikle 3., 4., ve 5. maddeleri önemlidir. Bu maddelerle üye ülkeler, ortak savunma için yeteneklerini gelistirmeye, herhangi bir uyenin toprak butünlüğu, siyasi bagimsizlik ve guvenligi tehlikede oldugunda bir araya gelmeyi ve herhangi birine salidirildiginda bu saldırıya hepsine karsi yapilmis bir salidiri olarak kabul etmeyi taahhut etmislerdir.
Sponsorlu Bağlantılar
NATO'nun kuruluşuna karşı, SSCB ve Doğu Bloğu ülkeleri, kendi savunma anlaşmalarını yapmışlar ve Soğuk Savaşın yol açtığı kutuplaşma iyice belirginleşmiştir. Varşova Paktı olarak bilinen bu anlaşma, 1955'ten 1991'e kadar varlığını sürdürmüştür.
Türkiye, Adnan Menderes'in başbakanlığı sırasında, o güne kadar ABD ve SSCB arasında tutunduğu tarafsız tavırdan vazgeçerek ABD yanlısı politikalar gütmeye başlamış, bunun sonucunda da 1952 yılında NATO'ya katılmıştır. Türkiye'nin gene Adnan Menderes hükümeti zamanında Kore Savaşı'nda ABD ve Güney Kore'nin yanında çarpışmak üzere asker göndererek 1000 şehit vermesi, NATO üyeliği için yapılan bir hareket olarak değerlendirilmektedir. Norveç, Danimarka gibi Kuzey Avrupa ülkeleri Türkiye'nin üye olmasına uzun müddet karşı çıkmışlardır.
NATO'nun etkinlği dış güvenlik ile sınırlı kalmamıştır. 1950'li yıllarda İtalya'dan başlayarak NATO ülkelerinde gizli Özel Harekat daireleri kurulmuştur. Gladio adı ile anılan bu birimler ülkelerdeki devrimci sol hareketler başta olmak üzere her tür muhalefete karşı bir önlem olarak oluşturulmuştur. Bu birimler aynı zamanda Derin Devlet kavramının da ortaya çıkmasında büyük rol oynamıştır. Pek çok ülkede daha sonra bu birimler ortaya çıkarılarak sorumluları yargılandıysa da, Türkiye dahil çoğu ülke bu süreci henüz yaşamamıştır. NATO, Soğuk Savaş sonrası Gladio kurumlarının dağıtıldığını iddia etse de, bu birimlerin şu anki durumu hakkında kesin bir bilgi bulunmamaktadır.
Günümüzde NATO ve savunduğu değerler tartışılmakta, kuruluş amacı olan SSCB ve Doğu Bloğu'nun dağılması nedeni ile kendisine yeni amaçlar aramaktadır. Artan uluslararası terör olaylarına karşı etkin rol oynaması, şu durumda olasılığı en fazla olan yeni misyondur. Doğal afetlere müdahalede harekete geçirilmesi de 2005 yılında ard arda gelen doğal afetler sonucunda gündeme gelmiştir. Bununla birlikte Bosna katliamına müdahale etmemiştir.
Özellikle Gladio birimlerinin teker teker ortaya çıkması ve ABD'nin Irak ve AfganistanNATO'ya ciddi eleştiriler yöneltilmesine sebep olmuştur. Ayrıca, BM kararlarının NATO'ya herhangi bir etkisinin olmadığı görüldükten sonra, pek çok grup NATO'ya karşı muhalefeti arttırmışlardır. NATO, bazı kesimler tarafından "terörist örgüt" olarak adlandırılmaya dahi başlamıştır. 21. yüzyıla girilirken, NATO'nun geleceği konusunda tartışmalar hala devam etmektedir. işgallerinde oynadığı rol,

Anti-NATO Merkezi
Ad:  Map_of_NATO_countries.jpg
Gösterim: 407
Boyut:  28.7 KB
NATO üyesi ülkeler haritası (mavi ile gösterilen ülkeler)

Soğuk Savaş'ın bir ürünü olan NATO bu savaşın bitimiyle birlikte işlevini önemli ölçüde yitirdi ve bir tü kimlik bunalımına girid. Ancak Rusya'ya olan şüpheci yaklaşım korundu. Orta ve Doğu Avrupa'da genişleme devam etti ve Rusya bu genişlemeden pek de hoşnut olmadı. Anti-NATO merkezi bu çerçevede kurulmuştur. NATO’nun Doğu’ya doğru genişlemesini engellemek için Rusya’nın başkenti Moskova’da 23 Aralık 2005'de ‘Anti NATO Merkezi’ kuruldu. Ukrayna Halk Muhalefeti lideri Natali Vitrenko’nun inisiyatifiyle kurulan merkezin diğer bir amacı ise turuncu devrim ülkesi Ukrayna’nın NATO’ya girişini engellemek. Merkezin faaliyet alanıyla ilgili olarak yapılan açıklamada, “Rusya’da çok sayıda Ukrayna vatandaşı yaşıyor ve onlar, ülkelerinin NATO’ya girmesini istemiyor. NATO’nun Doğu’ya doğru genişlemesine karşı çıkan merkezimiz, tartışma, haberleşme ve görüşme platformu olacak.” denildi. Geçtiğimiz kış yaşanan Batı destekli halk hareketiyle yönetimi değişen Ukrayna, NATO’ya girmek isterken, Rusya yanlısı muhalefet ülkenin yönünü Moskova’ya çevirmesini istiyor. Moskova ise NATO’nun genişlemesini istemezken iki yıl önce Roma Antlaşması’yla NATO-Rusya Konseyi oluşturulmuştu. Konsey kararlarına göre Rusya, bu örgütün hayati olmayan kararlarında söz sahibi olabiliyor. Bu arada gaz fiyatlarının ve askerî üslerin kiralarının artırılması yüzünden Rusya ile Ukrayna arasında çıkan tartışmalar halen sürüyor (Mirzet Çetinkaya).

NATO'nun Askeri Yapısı
Teşkilatın askeri yapısı, üye ülkelerin Genelkurmay Başkanlarından veya onlar adına daimi görev yapan temsilci askeri personelden oluşur. Konseye karşı sorumlu olan Askeri Komite, ittifakın en üst düzeydeki askeri merciidir. Konseye ve Savunma ve Planlama Komitesine askeri konularda bilgi sağlayan ve önerilerde bulunan Askeri Komite, iki büyük Nato Komutanlığına direkitf verebilmektedir.

Büyük NATO Komutanlıkları

NATO'nun halen Askeri Komiteye bağlı Atlantik Müttefik Komutanlığı ve Avrupa Müttefik Komutanlığı olmak üzere iki büyük komutanlığı bulunmaktadır. Ayrıca Kanada ve A. B. D. Bölgesel Planlama Grupları da mevcuttur. Savunma Planlama Komitesinin 12 Mayıs 1992 tarihli kararıyla; "CINHAN" adıyla bilinen Manş Müttefik Komutanlığı, teşkilatı ve sorumluluk sahası tadil edilerek l Temmuz 1994 tarihinden itibaren "Afnortwest" adıyla Avrupa Yüksek Komutanlığına bağlanmıştır. Avrupa Müttefik Komutanlığı (ACE)'nın sorumluluk sahası; ku-zeyde, Norveç'in kuzey burnundan Akdeniz'in güney kıyılarına; Ba tıda, Atlantik Okyanusu'ndan Türkiye'nin Doğu sınırlarına kadar uzanır. "SHAPE" adıyla anılan karargahı, Belçika'nın Mons şeh-rindedir ve komutanı "Saceur" olarak bilinir. Saceur'un ana ast komutanlıkları ise; Kuzeybatı Avrupa Müttefik Komutanlığı AFNORTWEST, Merkezi Avrupa Müttefik Komutanlığı AFCENT ve Güney Avrupa Müttefik Komutanlığı AFSOUTH'dur
AFSOUTH (Güney Avrupa Müttefik Komutanlığı)'nın Kuruluşu da şöyledir:
(1) LANDSOUT: Bir İtalyan Generalinin komutasında İtalya'nın savunulmasından sorumludur.
(2) LANDSOUTHEAST: Karargahı İzmir'de olup, bir Türk Generalinin komutasında Türkiye'nin savunmasından sorumludur.
(3) AIRSOUT: Güney Bölgesi Hava Komutanlığıdır. Nato'nun komutanlık yapısı; gelişen durum ve şartlara uygun olarak değişikliğe açık bir özellik arzeder.

NATO'nun Değişmeyen Prensipleri
a. İttifak, savunma amaçlıdır.
b. Caydırma için yeterli bir gücü muhafaza etmek esastır.
c. Üyelerin toprak bütünlüğü ve bağımsızlığı garanti edilerek dünya barışma katkı devam ettirilir.
d. Üye ülkelerden birine yapılan tecavüz, tamamına yapılmış kabul edilir. (5 nci madde)
e. İttifak, Avrupa'da Amerika'nın konvansiyonel ve nükleer askeri varlığını zaruri sayar.
f. NATO Savunmasının kollektif tabiatı, işbirliğine ve entegrasyonuna istinad eder.
g. Nükleer silahlarda sıfır çözüme ulaşıncaya kadar, konvansiyonel ve nükleer silahların uygun bir kombinasyonunu kullanmaya devamı zorunlu görür. Nükleer silahların amacı siyasi olup, ittifakın güvenliğinin en önemli garantisidir. Bu kuvvetler savaşı ve dengeyi korumak için asgari düzeyde tutulur.

NATO'ya Göre Tehdit Değerlendirmesi
Doğu Bloku'nun dağılmasından sonra NATO'nun geleneksel tehdit değerlendirmesi sona ermiştir. Bunun yerini Belirsizlik, İstikrarsızlık, çok yönlü tehdit ve riskler almıştır. Buna göre; 1990'lı yıllardan itibaren Türkiye ve NATO için esas risk, Rusya'nın cepheden planlı bir taarruzundan ziyade, bölgesel kriz ve çatışmaların teşkil ettiği riskler teşkil etmeye başlamıştır.

NATO'nun Genişlemesi
Ad:  559px-NATO_expansion.png
Gösterim: 321
Boyut:  127.5 KB
NATO'nun Avrupa'da genişleme süreci

NATO'nun genişlemesinden maksat; karşılıklı hak ve yükümlülükler çerçevesinde ittifaka tam üye statüsünde yeni üyelerin kaydedilmesi ve dolayısıyla NATO'nun sınırlarının genişletilmesidir.
29 MART 2004 Tarihinde NATO'ya 7 yeni üye ülke daha katıldı. Bu ülkeler;
  • Bulgaristan
  • Estonya
  • Letonya
  • Litvanya
  • Romanya
  • Slovakya
  • Slovenya' dır.
Ayrıca;
  • Arnavutluk,
  • Makedonya ve
  • Hırvatistan aday ülkelerdir.

6 Kasım 2008 14:31   |   Mesaj #2   |   
asla_asla_deme - avatarı
VIP Never Say Never Agaın
Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü' nün (North Atlantic Treaty Organization) İngilizce'sinin kısaltılmış adıdır. II. Dünya Savaşı'nın (1939-45) bitmesi ve "soğuk savaş" döneminin başlamasıyla birlikte 12 ülke, 4 Nisan 1949'da Washington'da bir antlaşma imzaladılar. Buna göre bu ülkeler, içlerinden herhangi birine yapılacak bir saldırıyı, öteki üye ülkelere yapılmış sayacaklarını kabul ediyorlardı. Bu 12 ülke, Belçika, Kanada, Danimarka, Fransa, İzlanda, İtalya, Lüksemburg, Hollanda, Norveç, Portekiz, İngiltere ve ABD idi. 1952'de Yunanistan ve Türkiye, 1955'te de Almanya Federal Cumhuriyeti topluluğa kabul edildiler.
Kuzey Atlantik Konseyi'nin yönetim mer­kezi Brüksel'dedir. Burası, örgütün temel siyasal kararlarının alındığı yerdir. Örgütün en üst dereceli görevlisi genel sekreterdir. Her üye ülke, kendi seçtiği bir büyükelçi ile temsil edilir. NATO başkomutanı, kuvvetleri üye ülkelerce sağlanan NATO ordularının askeri planlama ve harekâtlarını denetler.
1955'te, Doğu Avrupa'daki sosyalist ülke­ler NATO'ya karşı bir denge oluşturmak için Varşova Paktı olarak bilinen bir ittifak kurdu­lar. Bu paktın amacı, birleşik bir askeri komuta sistemi yaratmak ve üye ülkelerin toprakları üzerindeki SSCB birliklerinin varlı­ğının sürdürülmesini sağlamaktı. Bu ittifaka katılan ülkeler, SSCB, Bulgaristan, Çekoslo­vakya. Alman Demokratik Cumhuriyeti, Ma­caristan, Polonya ve Romanya'dır. Arnavut­luk 1968'de bu pakttan ayrılmıştır.


MsxLabs & TemelBritannica
Blue Blood
19 Kasım 2009 10:49   |   Mesaj #3   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi

Nato Nedir?

Nato Nedir?

NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) siyasi ve askeri alanlarda işbirliği yaparak ortak güvenliklerini sağlama amacı güden, günümüz itibariyle 26 ülkeden oluşan bir ittifaktır. İttifakın temel amacı üye devletler için müşterek savunma temin etmektir.

Buna karşın, Soğuk Savaşın sona erdiği tarihten bu yana, NATO yapısını ve politikalarını hem Avrupa’nın genel güvenliğini artırmaya yardımcı olacak hem de Müttefikler ile komşu ülkeler arasındaki siyasi diyaloglar için istikrarlı ve barış dolu bir çerçeve temin edecek şekilde uyarlamıştır. Genel güvenlik ortamında uzun zamandır sağlamaya çalıştığı bu iyileştirmelere yanıt olarak, İttifak aynı zamanda ek sorumluluklar da yüklenmiştir; Avrupa güvenliği için tehdit oluşturan bölgesel ve etnik çatışmalarla mücadele görevi de buna dâhildir. Bugün İttifak, Rusya, Ukrayna ve NATO dışındaki diğer ülkelerle işbirliğini sağlamak ve üye devletlerle bu devletlerin halkının güvenliğine ya da çıkarlarına zarar verebilecek ya da zarar veren güvenlik sorunlarıyla aktif bir şekilde mücadele etmek için tasarlanan daha çeşitli ve de kapsamlı etkinliklerle uğraşmaktadır.


Alvarez Ocean
28 Kasım 2009 10:31   |   Mesaj #4   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
NATO


Vikipedi, özgür ansiklopedi

NATO (İngilizce resmi: North Atlantic Treaty Organization, Fransızca resmi: Organisation du Traité de l'Atlantique Nord ("OTAN") ve Türkçe: Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü'nün kısaltması), resmen açıklanmasa da II. Dünya Savaşı sonrası oluşan politik ayrımda, İngiliz Lord Ismay'ın deyişi ile "Rusları dışarıda, Almanya'yı alaşağı edilmiş halde ve ABD'yi içeride" tutmak için kurulmuştur. Yani amaç salt SSCB'ye karşı güvenlik değil, aynı zamanda Avrupa'nın güvenliği için ABD'nin katkı koymasını sağlamak, Almanya'nın yeniden silahlandırılmasını bölgeye tehdit oluşturmadan gerçekleştirmektir. Çünkü bilindiği gibi o dönemde ABD kongresi ve kamuoyu ülkenin Avrupa ülkeleri arasındaki ilişkilere karışmasını istemiyordu.


NATO Bayrağı

477px FlagaNATO PL28cropped29

9 Nisan 1949'da Washington Antlaşması ile kurulan NATO bir kollektif savunma örgütü olarak bilinmektedir. Kurucu antlaşmanın özellikle üçüncü, dördüncü ve beşinci maddeleri önemlidir. Bu maddelerle üye ülkeler, ortak savunma için yeteneklerini geliştirmeye, herhangi bir üyenin toprak bütünlüğü, siyasî bağımsızlık ve güvenliği tehlikede olduğunda bir araya gelmeyi ve herhangi birine saldırıldığında bu saldırıya hepsine karşı yapılmış bir saldırı olarak kabul etmeyi taahhüt etmişlerdir. Bu çerçevede belki de en önemli ve tartışmalı madde, NATO'nun görev sahasını belirleyen 6. maddedir. Literatürde "alan-dışılık" (out of area) kavramıyla anılan bu düzenlemeye göre, NATO sadece sınırları antlaşmada açıkça tarif edilen Kuzey Atlantik bölgesinde meydana gelen saldırılara karşı işlevseldir. Soğuk Savaş'ın sona ermesinden sonra "esnek yorum" yöntemiyle içeriği genişletilen bu madde, özellikle Afganistan müdahalesiyle tamamen işlevsiz kılınmıştır.

NATO'nun kuruluşuna karşı, SSCB ve Doğu Bloğu ülkeleri kendi savunma durumlarını gözden geçirmişler ve 1955'te Federal Almanya'nın NATO'ya alınması üzerinde de Varşova Paktı'nı kurmuşlardır. Böylece Soğuk Savaş olarak anılan ve 1991'de Varşova Paktı'nın kendini lağvetmesine kadar süren kutuplaşma da iyice belirginleşmiştir.

Türkiye ve Yunanistan 1952 yılında eş zamanlı olarak NATO'ya kabul edilmiştir. Sadece demokrasi ile yönetilen Avrupa ve Kuzey Amerika ülkelerinin bulunduğu bu ittifaka, İspanya, Franko diktatörlüğü yıkıldıktan sonra, 1982 yılında katılmıştır. Avrupa güvenliğinde ABD'nin bu denli etkili olmasına karşı çıkan De Gaulle döneminde NATO'nun askeri kanadından çekilen Fransa, Sarkozy dönemiyle birlikte NATO'yla ilişkilerini tekrar geliştirmeyi en önemli dış politika önceliklerinden birisi yapmıştır.

NATO'nun etkinlği dış güvenlik ile sınırlı kalmamıştır. 1950'li yıllarda İtalya'dan başlayarak NATO ülkelerinde gizli Özel Harekat daireleri kurulmuştur. Gladio adı ile anılan bu birimler ülkelerdeki devrimci sol hareketler başta olmak üzere her tür muhalefete karşı bir önlem olarak oluşturulmuştur. Bu birimler aynı zamanda Derin Devlet kavramının da ortaya çıkmasında büyük rol oynamıştır. Pek çok ülkede daha sonra bu birimler ortaya çıkarılarak sorumluları yargılandıysa da, Türkiye dahil çoğu ülke bu süreci henüz yaşamamıştır. NATO, Soğuk Savaş sonrası Gladio kurumlarının dağıtıldığını iddia etse de, bu birimlerin şu anki durumu hakkında kesin bir bilgi bulunmamaktadır.

SSCB ve Doğu Bloğu'nun dağılması ve Soğuk Savaş'ın sona ermesiyle varlığı ve amaçları tartışma konusu olan NATO, kendine yeni hedefler ve görev sahaları edinmiştir. Bu çerçevede 1990'lar boyunca çeşitli dönüşümler geçiren NATO, 11 Eylül saldırılarını takiben iyice belirginleştiği üzere uluslararası terörle mücadeleyi ana hedef olarak belirlemiştir.
Diğer yandan, doğal afetlere müdahalede harekete geçirilmesi de 2005 yılında ard arda gelen doğal afetler sonucunda gündeme gelmiştir. Üst düzey uluslararası zirvelerin ve uluslararası spor etkinliklerinin güvenliğinin sağlanması gibi farklı faaliyetlerde de bulunmaya başlayan NATO, "insani müdahale" olarak adlandırılan kimi askeri harekatlarda da bulunmaktadır. Örneğin, Bosna katliamına müdahale etmekte geç davranmış, Kosova'da ise daha başarılı bulunmuştur.

Özellikle Gladio birimlerinin teker teker ortaya çıkması ve ABD'nin Irak ve Afganistan işgallerinde oynadığı rol, NATO'ya ciddi eleştiriler yöneltilmesine sebep olmuştur. Ayrıca, BM kararlarının NATO'ya herhangi bir etkisinin olmadığı görüldükten sonra, pek çok grup NATO'ya karşı muhalefeti arttırmışlardır. 21. yüzyıla girilirken, NATO'nun geleceği konusunda tartışmalar hala devam etmektedir.

NATO'nun Askeri Yapısı

Teşkilatın askeri yapısı, üye ülkelerin Genelkurmay Başkanlarından veya onlar adına daimi görev yapan temsilci askeri personelden oluşur. Konseye karşı sorumlu olan Askeri Komite, ittifakın en üst düzeydeki askeri merciidir. Konseye ve Savunma ve Planlama Komitesine askeri konularda bilgi sağlayan ve önerilerde bulunan Askeri Komite, iki büyük Nato Komutanlığına direktif verebilmektedir.


NATO'nun Değişmeyen Prensipleri

İttifak, savunma amaçlıdır.
Caydırma için yeterli bir gücü muhafaza etmek esastır.
Üyelerin toprak bütünlüğü ve bağımsızlığı garanti edilerek dünya barışına katkı devam ettirilir.
Üye ülkelerden birine yapılan tecavüz, tamamına yapılmış kabul edilir. (5 nci madde)
İttifak, Avrupa'da ABD'nin konvansiyonel ve nükleer askeri varlığını zaruri sayar.
NATO Savunmasının kollektif tabiatı, işbirliğine ve entegrasyonuna istinad eder.
Nükleer silahlarda sıfır çözüme ulaşıncaya kadar, konvansiyonel ve nükleer silahların uygun bir kombinasyonunu kullanmaya devamı zorunlu görür. Nükleer silahların amacı siyasi olup, ittifakın güvenliğinin en önemli garantisidir. Bu kuvvetler savaşı ve dengeyi korumak için asgari düzeyde tutulur.

NATO'ya Göre Tehdit Değerlendirmesi

Doğu Bloku'nun dağılmasından sonra NATO'nun geleneksel tehdit değerlendirmesi sona ermiştir. Bunun yerini Belirsizlik, İstikrarsızlık, çok yönlü tehdit ve riskler alIr. Buna göre; 1990'lı yıllardan itibaren Türkiye ve NATO için esas risk, Rusya'nın cepheden planlı bir taarruzundan ziyade, bölgesel kriz ve çatışmaların teşkil ettiği riskler teşkil etmeye başlamıştır.

Büyük NATO Komutanlıkları

NATO'nun halen [Askeri Komite]ye bağlı Atlantik Müttefik Komutanlığı ve Avrupa Müttefik Komutanlığı olmak üzere iki büyük komutanlığı bulunmaktadır. Ayrıca Kanada ve ABD Bölgesel Planlama Grupları da mevcuttur. Savunma Planlama Komitesinin 12 Mayıs 1992 tarihli kararıyla; "CINHAN" adıyla bilinen Manş Müttefik Komutanlığı, teşkilatı ve sorumluluk sahası tadil edilerek 1 Temmuz 1994 tarihinden itibaren "Afnortwest" adıyla Avrupa Yüksek Komutanlığına bağlanmıştır. Avrupa Müttefik Komutanlığı (ACE)'nın sorumluluk sahası; kuzeyde, Norveç'in kuzey burnundan Akdeniz'in güney kıyılarına; Batıda, Atlantik Okyanusu'ndan Türkiye'nin Doğu sınırlarına kadar uzanır. "SHAPE" adıyla anılan karargahı, Belçika'nın Mons şehrindedir ve komutanı "Saceur" olarak bilinir. Saceur'un ana ast komutanlıkları ise; Kuzeybatı Avrupa Müttefik Komutanlığı (AFNORTWEST), Merkezi Avrupa Müttefik Komutanlığı (AFCENT) ve Güney Avrupa Müttefik Komutanlığı (AFSOUTH)'dur.

AFSOUTH (Güney Avrupa Müttefik Komutanlığı)'nın Kuruluşu da şöyledir:

(1) LANDSOUTH: Bir İtalyan Generalinin komutasında İtalya'nın savunulmasından sorumludur.
(2) LANDSOUTHEAST: Karargahı İzmir'de olup, bir Türk Generalinin komutasında Türkiye'nin savunmasından sorumludur.
(3) AIRSOUTH: Güney Bölgesi Hava Komutanlığıdır. Nato'nun komutanlık yapısı; gelişen durum ve şartlara uygun olarak değişikliğe açık bir özellik arzeder.

Türkiye'nin NATO Üyeliği

Sovyetler Birliği ile Lenin zamanında imzalanan Brest Litovsk Barış Antlaşması, Moskova Antlaşması ve Kars Antlaşması'na rağmen, 2. Dünya Savaşı sırasında Stalin'in önce 1939'da Molotov kanalıyla Ribbentrop ve Hitler'den, daha sonra da 1945'te Truman ve Churchill'den Türkiye sınırları ile ilgili talepleri dolayısıyla Türkiye, Batı ittifakı ve NATO ile yakınlaşmıştır.

1950'de Adnan Menderes hükümeti döneminde TBMM kararıyla Kore Savaşı'na Birleşmiş Milletler komutası altında ABD ve Güney Kore'nin yanında çarpışmak üzere asker gönderilmiş ve böylece NATO üyeliği konusundaki niyetini uluslararası arenaya göstermiştir. Kore savaşında verilen şehitler dönemin muhalefet lideri İsmet İnönü ve partisi CHP tarafından NATO üyeliği için yapılan bir taviz olarak adlandırılmıştır.

Başlangıçta 12 devletin iştirakiyle akdedilmiş olan Kuzey Atlantik Antlaşmasına Londra'da 17 Ekim 1951 tarihinde düzenlenen bir Protokol ile Türkiye ve Yunanistan'ın da katılımları onaylanmış, Türkiye 18 Şubat 1952'de yine Fuat Köprülü'nün dışişleri bakanlığını yaptığı Adnan Menderes hükümeti döneminde NATO'ya resmen üye olmuştur. Norveç, Danimarka gibi üyeler Türkiye'nin üye olmasına, çok yakın zamana kadar Monarşi yle yönetildiği ve yeterli demokrasi tecrübesi olmadığı gerekçesiyle uzun müddet karşı çıkmışlardır.

8 Eylül 1952'de [1] Türkiye NATO'ya kabul edildikten yedi ay sonra İzmir'de Müttefik Kara Kuvvetleri Karargahı (LANDSOUTHEAST) kurulmuş, karargahın başına ABD'li bir korgeneral getirilmiştir. 1954'te karargaha Fransa, İngiltere ve İtalya'dan askerler dahil edilerek üs güçlendirilmiştir.

“NATO Kuvvetler Statüsü Sözleşmesi”[2] adlı uluslararası anlaşma, İzlanda hariç, NATO üyesi diğer devletler tarafından imzalanmıştır. Sözleşme Türkiye tarafından 10 Mart 1954 tarihli ve 6375 sayılı kanunla onaylanmıştır. NATO Kuvvetleri Sözleşmesi, her biri oldukça detaylı kaleme alınmış yirmi maddeden oluşur. Kısaca bu anlaşmayla ABD’nin Türkiye topraklarında askeri tesisler ve üstler kurması ve askeri personel bulundurulması kabul edilmiştir.
1966'da, NATO'ya ait haber alma tesislerinin sayısı 112'ydi. Türkiye'de 35 kilometrekarelik alan NATO'nun denetiminde olup buraya, bakanlar dahil Türk yetkililerin NATO komutasından izinsiz girmesi yasaktı.

ABD ile Türkiye arasında 1976 yılında imzalanan "ABD-Türkiye Savunma ve İşbirliği Anlaşması", İncirlik, Kargaburun ve haber alma tesislerinin NATO adına ABD tarafından kullanılmasını sağladı. 1980 yılında 12 Eylül Darbesi sonrasında imzalanan "Savunma ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması" ise 12 askeri üssün NATO adına ABD tarafından 5 yıllık kullanılmasına karar verildi. Bu anlaşma, ABD'nin talebi doğrultusunda halen yürürlüktedir...

NATO'DA GÖREV YAPAN TÜRK DAİMİ TEMSİLCİLERİ
  • 1952-1954 - Fatin Rüştü Zorlu
  • 1954-1957 - Mehmet Ali Tiney
  • 1957-1960 - Selim Sarper
  • 1960-1960 - Haydar Görk
  • 1960-1972 - Muharrem Nuri Birgi
  • 1972-1976 - Orhan Eralp
  • 1976-1978 - Coşkun Kırca
  • 1978-1988 - Osman Olcay
  • 1988-1989 - Tugay Özçeri
  • 1989-1991 - Ünal Ünsal
  • 1991-1997 - Tugay Özçeri
  • 1997-2002 - Onur Öymen
  • 2002-2004 - Ahmet Üzümcü
  • 2004-2006 - Ümit Pamir
  • 2006- - Tacan İldemir
Türkiye'deki NATO Üsleri

(Afyonkarahisar)Türkiye'nin en büyük askeri havaalanıdır.NATO'nun 2. büyük havaalnıdır. "Ana Jet Bakım Üssü" olarak kullanılmaktadır. Sivil uçuşlara açılması konusundaki çalışmalara NATO'dan izin çıkmamıştır.
İncirlik Hava Üssü yönetimi ve denetimi TSK'da olan, NATO'nun önemli bölgesel bir depo üssüdür. Adana'ya 10 km uzakta bulunan üs, Akdeniz'e 56 km uzaklıktadır. Türk Hava Kuvvetleri 10. Ana jet üssü ve ABD hava kuvvetleri 39. Ana jet üssü burada görev yapmaktadir.
İzmir Hava Üssü İzmir'in 17 km kuzey batısında Çiğli'de bulunan Avrupa'daki ABD hava kuvvetleri'ne (USAFE) bağlıdır. 42 uçak ve 300 asker-personel bulunan üste I-HAWK ve Roland füze sistemleri konuşlandırılmıştır. İzmir Hava Üssü NATO'nun Türkiye'deki en eski üssü olmakla beraber, son yıllarda önem kazanmıştır. 11 Ağustos 2004'de LANDSOUTHEAST karargâhı Napoli'den İzmir'e taşınmış [3], 1 Ocak 2006'da da ABD 16. hava filosu, Almanya'nın Ramstein hava üssünden alınarak buraya yerleştirilmiştir.
Şile üssü: Stinger füzelerinin fırlatılması için uluslararası standartlarda bir atış alanıdır.
Konya 3. Ana Jet Üs Komutanlığı: Irak savaşı sürecinde NATO tarafından getirilen AWACS'lar burada üslenmiştir.
Balıkesir 9. Hava Jet Üssü: Bu üsde 6 adet "vault" denilen füze rampası bulunmaktadır.
Muğla Aksaz Deniz Üssü.
Ankara-Ahlatlıbel, Amasya-Merzifon, Bartın, Çanakkale, Diyarbakır-Pirinçlik, Eskişehir, İzmir-Bornova, İzmit, Kütahya, Lüleburgaz, Sivas-Şarkışla, İskenderun, Ordu-Perşembe, Rize-Pazar, Erzurum, Van-Pirreşit ve Mardin'de NATO'ya bağlı Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezleri (CAOC6)

NATO Altyapı Programı

NATO Altyapı Programı; Askeri Kuvvetleri desteklemek için ihtiyaç duyulan ve NATO altyapı envanterinine ait bina, tesis, teçhizat ve sistemleri temin etmek için tahsis edilen bir fondur. NATO üyesi ülkeler bu fona mali destek verirler ve bu fondan giderlerini karşılarlar. Türkiye, NATO Altyapı Programına katıldığı 1953 yılından, 2007 yılına kadar programa 284 Milyon Avro katkıda bulunmuş, NATO Fonlarından yaklaşık 4.5 Milyar Avro pay almıştır. Türkiye'nin fonda katkı oranı yaklaşık %1.5 dur.[4]


NATO'nun Genişlemesi

NATO'nun genişlemesinden maksat; karşılıklı hak ve yükümlülükler çerçevesinde ittifaka tam üye statüsünde yeni üyelerin kaydedilmesi ve dolayısıyla NATO'nun sınırlarının genişletilmesidir.
29 Mart 2004 Tarihinde NATO'ya 7 yeni üye ülke daha katıldı. Bu ülkeler;
  • 22px Flag of Bulgariasvg Bulgaristan
  • 22px Flag of Estoniasvg Estonya
  • 22px Flag of Latviasvg Letonya
  • 22px Flag of Lithuaniasvg Litvanya
  • 22px Flag of Romaniasvg Romanya
  • 22px Flag of Slovakiasvg Slovakya
  • 22px Flag of Sloveniasvg Slovenya' dır.
1 Nisan 2009 Tarihinde NATO'ya 2 üye daha katıldı. Bu ülkeler;
  • 22px Flag of Croatiasvg Hırvatistan
  • 22px Flag of Albaniasvg Arnavutluk
Ayrıca;
  • 22px Flag of Macedoniasvg Makedonya ise Yunanistan tarafından veto edilmiştir.
  • 22px Flag of Cyprussvg Kıbrıs Türkiye tarafından veto edilmiştir.
Bu arada Nisan 2008'de Bükreş'te yapılan NATO Zirvesinde, Rusya'nın bütün tehditlerine rağmen, 22px Flag of Ukrainesvg Ukrayna ve 22px Flag of Georgiasvg Gürcistan 'ın da ileride NATO'ya tam üye olacakları karar altına alınmıştır.

ANTİ-NATO Merkezi

Soğuk Savaş'ın bir ürünü olan NATO bu savaşın bitimiyle birlikte işlevini önemli ölçüde yitirdi ve bir tür kimlik bunalımına girdi. Ancak Rusya'ya olan şüpheci yaklaşım korundu. Orta ve Doğu Avrupa'da genişleme devam etti ve Rusya bu genişlemeden pek de hoşnut olmadı. Anti-NATO merkezi bu çerçevede kurulmuştur. NATO’nun Doğu’ya doğru genişlemesini engellemek için Rusya’nın başkenti Moskova’da 23 Aralık 1994'de ‘Anti NATO Merkezi’ kuruldu. Ukrayna Halk Muhalefeti lideri Natali Vitrenko’nun insiyatifiyle kurulan merkezin diğer bir amacı ise turuncu devrim ülkesi Ukrayna’nın NATO’ya girişini engellemek. Merkezin faaliyet alanıyla ilgili olarak yapılan açıklamada, “Rusya’da çok sayıda Ukrayna vatandaşı yaşıyor ve onlar, ülkelerinin NATO’ya girmesini istemiyor. NATO’nun Doğu’ya doğru genişlemesine karşı çıkan merkezimiz, tartışma, haberleşme ve görüşme platformu olacak.” denildi. Geçtiğimiz kış yaşanan Batı destekli halk hareketiyle yönetimi değişen Ukrayna, NATO’ya girmek isterken, Rusya yanlısı muhalefet ülkenin yönünü Moskova’ya çevirmesini istiyor. Moskova ise NATO’nun genişlemesini istemezken iki yıl önce Roma Antlaşması’yla NATO-Rusya Konseyi oluşturulmuştu. Konsey kararlarına göre Rusya, bu örgütün hayati olmayan kararlarında söz sahibi olabiliyor. Bu arada gaz fiyatlarının ve askerî üslerin kiralarının artırılması yüzünden Rusya ile Ukrayna arasında çıkan tartışmalar halen sürüyor.
20 Şubat 2013 03:24   |   Mesaj #5   |   
_EKSELANS_ - avatarı
Üye
Nato (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü)
MsxLabs.org

Sponsorlu Bağlantılar
Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü anlamına gelen North Athlantic Traty Organization olarak yazılan İngilizce aslındaki sözcüklerin kısaltılmış şeklidir. Uluslararasında sık kullanılan bu kısaltılmış biçim artık bir kısaltma olmaktan çıkmış kendine özgün anlamı olan bir sözcük gibi kullanılmaya başlanmıştır.

Uluslararası bir kuruluştur. Birleşmiş Milletler Örgütüne üye bazı uluslar 1949 yılında kendi aralarında yeni bir birleşme ve dayanışma örgütü kurdular. Bu örgütü Amerika Birleşik Devletleri Kanada Fransa İngiltere İzlanda Hollanda Belçika İtalya Danimarka Norveç ve Portekiz kurdu. Daha sonra NATOya 1952 yılında Türkiye 1954 yılında Yunanistan 1982 yılında da Batı Almanya ve ispanya katıldı. Bugün NATOya üye 16 ülke vardır.

Üye ülkeler tarafından savunma amacı ile kurulmuş olan bir örgüttür. Üye devletlerin birinin saldırıya uğraması durumunda öbürleri saldırgan ülkeye karşı işbirliği içinde savaşmayı kabul etmişlerdir. Üye devletler birbirlerini korur ve kollarlar. Bu amaçla işbirliği yaparlar. NATOnun amacı; barış düzenini uluslararası güvenliği sosyal gelişmeyi üye ulusların özgürlüğünü korumak olarak özetlenebilir. NATO amacına ulaşmak için çalışmalarını belli bir düzen içinde yürütür.

NATO'nun çalışma organları ve görevleri şunlardır:


NATO Konseyi:
Üye ülkelerin sürekli temsilcilerinden ya da dışişleri bakanlarından oluşur. NATO Genel Sekreterinin başkanlık ettiği bu toplantılarda ekonomik askeri siyasal kültürel konular görüşülür.

Sekreterya:
Genel Sekreter ve yardımcılarından oluşur. Görevi NATOnun günlük işlerini yürütmektir.

Askeri Komite:
NATOya üye ülkelerin genel kurmay başkanlarından oluşur. Askeri Komite NATO Konseyine bağlıdır. Askeri bakımdan en yüksek kuruldur. Bu kurulda savunma sorunları görüşülür. Komite içinde Daimi Grup adı ile anılan üçlü bir grup vardır. Bu grup yürütme organı işlevini görür. Görevi NATO Komutanlarına gerektiğinde emir vermektir.

NATOnun dört büyük komutanlığı vardır. Bunlar:


Avrupa Yüksek Komutanlığı
Atlantik Yüksek Komutanlığı
Manş Komitesi Komutanlığı
Amerika Kanada Bölgesi Komutanlığıdır.

Her yıl 4 Nisan NATO Günü olarak üye ülkelerde kutlanır. NATO Gününde NATOnun kuruluşu organları amacı ve çalışmaları anlatılır.

Son düzenleyen Safi; 28 Aralık 2015 17:23
1 Ağustos 2013 22:53   |   Mesaj #6   |   
_VICTORY_ - avatarı
VIP Silent storM
NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü)
MsXLabs.org & MORPA Genel Kültür Ansiklopedisi
Kuzey Atlantik İttifakı Örgütü'nün kısa adı (North Atlantic Treaty Organization).
İttifak 4 Nisan 1949'da 12 ülkenin temsilcilerinin Washington'da imzaladıkları antlaşmayla kuruldu. Kurucu ülkeler Belçika, Kanada, Danimarka, İtalya, Lüksemburg, Fransa, İzlanda, Hollanda, Norveç, Portekiz, İngiltere ve ABD idi. NATO ittifakına 1951'de Türkiye ve Yunanistan, 1954'te Federal Almanya, 1982'de İspanya katıldılar. Antlaşma 14 maddeden oluşur. Bunların en önemlileri, ittifakın kapsadığı bölgeleri belirleyen 6. madde ve bir Sovyet saldırısı hâlinde üye devletlerin yükümlülüklerini belirten 5. maddedir. 6. maddede ittifakın kapsadığı alan Avrupa ve Kuzey Amerika'da üye ülkelerin toprakları, Türkiye, Fransa'nın Cezayir'deki toprakları olarak belirlenir (Fransa'nın Cezayir'deki varlığı 1962'de sona erdi). Örgütün genel politikalarını, üye ülkelerin temsilcilerinden oluşan Kuzey Atlantik Konseyi saptar. Konseyin çalışmasında çok önemli bir organ genel sekreterliktir. Ayrıca konseye bağlı birkaç sivil komite vardır. Bunların ikisi askerî altyapı yatırımlarıyla ilgilenen komite ve üye ülke hükümetlerinin askerî programlarını, ittifaka yapmayı taahhüt ettikleri katkılar açısından denetleyen komitedir. Konseye bağlı olarak faaliyet gösteren komutanlıkların en önemlileri SACEUR ("Supreme Allied Commander in Europe"-Avrupa Yüksek Müttefik Komutanlığı) ve SACLANT'tır ("Supreme Allied Commander Atlantic"-Atlantik Yüksek Müttefik Komutanlığı). Avrupa'nın savunmasını üstlenen SACEUR, Güney Avrupa ve Akdeniz'e yönelik iki alt komutanlığa sahiptir. Kurulduktan sonra NATO'nun önemli sorunları, üye ülkelerin sahip olacakları silâhlı kuvvetlerin nitelikleri ve nicelikleri, Almanya'nın ittifaka yapacağı toplam katkının miktarı, Birleşik Devletler'in ittifaka ayıracağı asker ve silâh miktarı oldu. 1966'da Fransa'nın, ABD'nin NATO'daki egemen konumunu eleştirerek NATO'nın askerî kanadından çekilmesi üzerine genel karargâh Paris'ten Brüksel'e taşındı (1967). Yunanistan, Türkiye'nin Kıbrıs'a müdahalesinedeniyle 1974'te NATO'nun askerî kanadından çekildi (1980'de geri döndü). ABD de aynı nedenle Türkiye'ye silâh ambargosu uyguladı. Türkiye'nin NATO'yla ilişkileri 1980'den sonra düzelmeye başladı. Daha sonra ABD ile SSCB arasında imzalanan orta menzilli nükleer füzeler antlaşması (Aralık 1987), NATO tarafından desteklendi. Bu füzelerin kaldırılmasıyla doğacak boşluğun başka savunma sistemleriyle giderilmesi ve konvansiyonel silâhlarda modernleştirilmeye gidilmesi önerildi. Pershing ve Cruise füzelerinin sökülmesine başlandı. 1996 Martında Fransa, birlikten ayrılmamakla birlikte askerî güçlerini NATO'dan çekti; Aralık 1995'ten yeniden askerî komiteye katıldı. Mayıs 1997'de NATO, Rusya ile Varşova Paktı üyelerini ittifaka girmelerini sağlayan bir anlaşma imzaladı. Buna bağlı olarak aynı yıl Macaristan, Polonya Çek Cumhuriyeti, Mart 1999'da ittifaka katıldı.
28 Aralık 2015 17:29   |   Mesaj #7   |   
Safi - avatarı
SMD MiSiM
NATO (North Atlantic Treaty Organization) [Kuzey Atlantik antlaşması örgütü], "Kuzey Atlantik bölgesinde barış ve güvenliği korumak, istikrarı ve huzuru geliştirmek” amacıyla, 4 nisan 1949’da VVashington’da ABD, Belçika, Büyük Britanya, Danimarka, Fransa, Hollanda, İtalya, İzlanda, Kanada, Lüksemburg, Norveç ve Portekiz’in imzaladığı antlaşma. 1952’de Türkiye ve Yunanistan, 1955’te de Almanya Federal Cumhuriyeti antlaşmaya katıldılar (ispanya ise, ancak 1982'de katıldı). Avrupa'da, ikinci Dünya savaşı'nın ertesinde SSCB’nin izlediği politikanın yarattığı tedirginlik ile Batı ülkelerinin içinde bulunduğu askeri güçsüzlük bu ülkelerden bazılarını, bir savunma sistemi oluşturmak için birleşmeye zorladı. Bu anlayışın ilk sonucu, İngiltere ile Fransa arasındaki Dunkerque antlaşması (1947) oldu; daha sonra Benelüks ülkeleri, Büyük Britanya ve Fransa arasında Brüksel antlaşması (1948) yapıldı. ABD, Sovyetler'in Batı'da yayılmasını durdurmak amacıyla, barıştan sonra Batı Avrupa’nın güvenlik sisteming katılmaya karar verdiğinde, bir antlaşma örgütü kurma düşüncesi doğdu (1949).

BM antlaşması çerçevesine giren 1949 antlaşması, kendini tam bir savunma antlaşması olarak belirler. Devletlerin egemenliğini sınırlandırmadan ortak bir güvenlik sistemi kurar. Yönetim organı, Kuzey Atlantik konseyi'dir. Üye ülkelerin temsilcilerinden oluşan Konsey, Brüksel’de bakanlar düzeyinde yılda bir kez, sürekli temsilciler düzeyinde de en az haftada bir kez toplanır. Savunma sorunları, 1966'dan bu yana Savunma planlan komitesi'nce görüşülmektedir. Sürekli bir genel sekreter, Konsey'e ve Komite'ye başkanlık eder, ayrıca sivil ve askeri organlar arasında eşgüdüm sağlar (lord ismay, 1952-1957; Paul Henri Spaak, 1957-1961; Dirk Stikker, 1961-1964; Manlis Brosio, 1964-1971; Joseph Luns, 1971-1984; Lord Carrington, 1984-1988; Manfred Wörner, 1988). Siyasal, ekonomik vb. sorunları inceleyen çok sayıda komite vardır. Ancak, ittifakın özgünlüğü, askeri yapılarından ileri gelir. Na- to, barış zamanından başlayarak, müttefiklerarası komutanlıklar ve kurmay heyetleri, lojistik, altyapı ve ortak araçlarla donatılmıştır.
Sponsorlu Bağlantılar
ittifakın en yüksek komutanlığı olan Askeri komite, on üç müttefik devletin genelkurmay başkanlarının temsilcilerinden oluşur (Fransa, 1966’da örgütten çekildikten sonra burada yalnızca bir irtibat merkeziyle temsil edilmektedir). Askeri komite’ nin sürekli merkezi Brüksel’dedir, yılda iki -üç kez genelkurmay başkanları düzeyinde toplanır.
NATO’nun savunma bölgesi üç komutanlığa ayrılır:
1. Avrupa Müttefik yüksek komutanlığı (SACEUR), Kore savaşı sırasında, 1951’de kuruldu, genel karargâhı (SHAPE) 1951'den 1966’ya kadar Rocquencourt' da (Fransa) idi, daha sonra-Mons yakınında Casteau'ya (Belçika) yerleşti; eylem alanı Avrupa ve Akdeniz’i içerir;
2. Atlantik Müttefik yüksek komutanlığı (SACLANT), 1950’de kuruldu, merkezi Norfolk’tadır (ABD);
3. Manş Müttefik yüksek komutanlığı (CİNCHAN), 1952’de kuruldu, merkezi Northwood’dadır (Büyük Britanya); Kanada-ABD bölgesel strateji grubu da ona bağlıdır.
Uluslararası durumun giderek değişmesi, NATO’nun işleyişini doğrudan etkiledi. Sovyetler Birliği’nin 1956-57’lerde başlayan nükleer gelişmesi, ABD’nin bu alandaki tekelini kırdı ve iki blok arasında bir dengeyle sonuçlandı. Aynı zamanda, daha güçlü bir termonükleer silahlanmanın baş göstermesi, bu iki ülkeye birbirlerini yok etme olanağı sağlıyordu. Bu da her türlü üstünlük kavramını anlamsızlaştırdı; pragmatik bir biçimde, barış içinde bir arada yaşama ilkesine yönelinmesine yol açtı. Bu dönüşüm, ABD’nin avrupalı müttefiklerine sağladığı güvencenin inandırıcılığını tartışmayı zorunlu kılıyordu, işte bu koşullarda, iktidara gelişinin hemen ertesinde (1958), de Gaulle, Eisenhower’a, İngiltere ile birlikte, ittifakın bünyesindeki nükleer stratejinin görüşülmesi ve uygulanmasıyla görevli bir triumvira (üçlü yönetim) kurmayı önerdi. Bunun hişbir yankı uyandırmaması üzerine, Fransa kendi nükleer silahlanmasını oluşturmaya ve toprakları üzerinde amerikan nükleer silahlarının bulundurulmasını yasaklamaya karar verdi.
1962’de, ABD Savunma bakanı Robert McNamara, amerikan düşüncesini açıklığa kavuşturdu ve ABD’nin, düşman tehdidinin gelişmesini değerlendirebilecek tek ülke olduğunu ve yaşamsal bulmadığı çıkarlar için “intihar"ı göze alamayacağını açıklayarak “esnek karşılık” doktrinini tanımladı. Bunun üzerine, 1960’ta nükleer güç haline gelmiş olan Fransa, kuvvetlerini, Akdeniz (1962) ve Atlantik (1963) NATO birleşik deniz komutanlıkları’ndan çekmeye karar verdi. 1963’te, Amerika’ nın çok-taraflı bir nükleer güç tasarısı başarısızlığa uğradı.

Uluslarüstü bir nükleer güç oluşturma denemesi başarısızlığa düşünce, ittiakın avrupalı üyeleri, antlaşmanın, örgütün eylemini dünya ölçeğinde genişletecek ve askeri alanı aşacak biçimde değiştirilmesini istediler. Bu tür bir reformun gerçekleştirileceğine pek güvenmeyen Fransa, 7 mart 1966’da, üyelikten ayrılmadan, NATO'nun askeri kanadından çekildiğini açıklamaya ve bütün NATO organlarının topraklarından ayrılmasını istemeye karar verdi. Öteki on dört üye, ittifakla askeri örgüt arasında bir ayrım yapılmasına karşı çıktılar; ancak bu herhangi bir kopmaya yol açmadı. Konseye katılmayı sürdüren Fransa, Askeri komite ve SFlAPE’de bir misyon tarafından temsil edilmeyi sürdürdü ve Almanya'daki askeri güçlerinin işbirliğinde bulunması ilkesini kabul etti.

1967 ekiminde Konsey, Genel sekreter ve Askeri komite, Paris’ten ayrılarak Brüksel’e yerleşti. Onlardan önce, nisanda, SHAPE Belçika’ya yerleşmişti. Yeni kurulan Savunma planları komitesi, aralık ayında, amerikan esnek karşılık kuramını benimsedi.
Konsey, 1968’de, Reykjavik’te (İzlanda) askeri caydırma gücünün korunması, ama aynı zamanda bir yumuşama politikası izlenmesi gerekliliğini vurguladı. Aynı yıl, Çekoslovakya'nın Varşova paktı üyeleri tarafından işgali, bu görüşten vazgeçilmesine yol açtı, ancak ittifak içi bağları güçlendirdi; bununla birlikte, önce 1969'da silahsızlanma üzerine SALT görüşmeleri, daha sonra 1973'te Arap-israil savaşı nedeniyle VVashington ve müttefikleri arasındaki danışma eksikliği, ittifakın geleceğini tehdit eden unsurlar oldu. Yine de NATO, 1968’de bir Atlantik sürekli deniz gücü ve 1969’da Müttefiklerarası Akdeniz acil deniz gücü kurmayı başardı. Örgüt, Norveç'ten Türkiye'ye kadar uzanan bir hava gözleme entegre sistemi (NADGE), uydular aracılığıyla bir telekomünikasyon sistemi, 1972'de de Santa Marıa’da (Asor adaları) bir denizaltı akustik araştırma merRezi kurarak altyapısını geliştirmeyi sürdürdü.
26 haziran 1974’te, Başkan Nixon ve ittifakın bütün üyeleri, ortak bir savunmanın gerekliliğini bir kez daha vurgulayıp İngiliz ve transız nükleer güçlerinin özel rolünü ve Avrupa'daki amerikan güçlerinin varlığının sürdürülmesi gereğini kabul ettiler. 1974'te, Kıbrıs bunalımının ardından, Yunanistan, ittifak içinde kalmakla birlikte, NATO’nun askeri kanadından çekildi (1980'de geri döndü). 15 şubat 1975'te, ABD, Kıbrıs'ta amerikan silahlarının kullanılmasına karşı bir yaptırım olarak, Türkiye'ye gidecek savaş malzemelerine ambargo koydu. Türkiye de, misilleme olarak, ulusal toprakları üzerindeki amerikan üslerinin, NATO'ya bağlı gözüken incirlik dışında, kapatılmasına karar verdi (25 temmuz 1975); bu önlem, NATO’nun güney -batı cephesini zayıflattı.

1976’da Oslo’da, Konsey, balıkçılık bölgesi üzerindeki ingiltere-izlanda anlaşmazlığına son verdi. Aynı sıralarda, ABD' ye yaptığı bir ziyaret sırasında, Cumhurbaşkanı Giscard d’Estaing, Fransa'nın konumunu yeniden hatırlattı: her türlü askeri bütünleşmeyi ret, ancak ittifakın etkililiğine yardım etmek. 1978 temmuzunda, çetin görüşmelerden sonra, ABD, Türkiye’ye silah teslimi üzerindeki ambargoyu koşullu olarak kaldırdı. Türkiye de karşılık olarak NATO yararına çalışarak sovyet stratejik güdümlü füzelerinin denetimini kolaylaştıran amerikan üslerinin yeniden açılmasına izin verdi. 10 ocak 1980'de, iki ülke arasında yeni bir savunma ve işbirliği antlaşması imzalandı. Avrupa'da istikrarın, ABD'nin güvenliği için temel önemde olduğunu göz önüne alan, öte yandan Varşova paktı birliklerinin gücünün artması gibi bir durumla karşı karşıya kalan Başkan Carter, Konsey’in 6 ocak 1978 tarihli toplantısında, Avrupa'da yerleşik amerikan kuvvetlerinin güçlendirileceğini açıkladı.

19 nisan 1979’da, Almanya Federal Cumhuriyeti'nin girişimiyle Evere’de (Belçika) Avrupalılar'ı da kapsaması olası SALT görüşmelerini izleme kaygısından doğan Nükleer silahların denetimi için özel grup'un ilk toplantısı yapıldı. Bu yeni grup, ittifakın iki yönlü stratejisini çok iyi açıklar: bir yandan caydırmanın, öte yandan yumuşamanın sürdürülmesi. 1980’ de, Savunma planları komitesi'nin otoritesi altında, "caydırma” kanadı iki organdan oluşuyordu:
—Nükleer savunma sorunları komitesi;
—Nükleer planlar grubu; bu grup, düzenli olarak toplanır (savunma bakanları düzeyinde yılda iki kez); nükleer alandaki uygulama doktrinlerinin öntasarılarını hazırlamak ve silahların modernleştirilmesi konusundaki incelemeleri yapmakla görevlidir.

''Yumuşama" kanadı, Konsey'in doğrudan uzantısı olan ve Brüksel’de bulunan bir siyasi komite ile Viyana'da MBFR (Mutual Balanced Force Reduction; karşılıklı ve dengeli güç indirimi) görüşmelerine katılan bir çalışma grubundan oluşur.
NATO ve Varşova paktı uzmanları arasında 1973'ten beri Viyana'da sürdürülen Orta Avrupa'da karşılıklı ve dengeli kuvvet indirimi görüşmelerinden olumlu bir sonuç alınamadı. Sovyet SS-20, SS-22, SS-23 füzelerine karşı B. Avrupa’da 108 pershing ve 464 cruise füzesinin yerleştirilmesi kabul edildi. Bazı Avrupa ülkeleri NATO dışında bir savunma birliği arayışını sürdürdüler. Belçika, Fransa, Almanya Federal Cumhuriyeti, İtalya, Lüksemburg, Flollanda ve İngiltere Savunma bakanlarının katıldığı Batı Avrupa birliği toplantılarında yakın işbirliğine dayanan ortak bir savunma siyaseti izlenmesi kararlaştırıldı (haziran, ekim 1984). ABD Birlik'i desteklediyse de üye ülkeleri, NATO çerçevesi dışında silahlanma denetimi konusunda ortak girişimlerde bulunmamaları hususunda uyardı. Türkiye’nin, Limni adasının Yunanistan tarafından silahlandırılmasına karşı çıkması NATO'ca desteklendi. Bunun üzerine Yunanistan, ekim 1983'ten sonra Ege denizi’ndeki NATO manevralarını boykot etti. Papandreu, Yunanistan' ın ulusal güvenliği için NATO’da kaldığını, NATO'dan çıkarsa Türkiye ile savaşın kaçınılmaz olduğunu ileri sürdü (ocak 1984). ABD ile SSCB arasında imzalanan Orta menzilli nükleer füzeler antlaşması (aralık 1987). NATO tarafından da desteklendi. 1990'da 16 NATO ülkesinin toplam silah ve asker mevcudu şöyleydi: 4 948 300 asker, 25 091 tank, 34 453 zırhlı araç, 20 620 top, 5 939 savaş uçağı, 1 736 helikopter. Bu klasik silah mevcudunda 1995-1996'ya kadar yapılması öngörülen değişiklikler ise söyledir; 19 142 tank, 29 822 zırhlı araç, 18 286 top, 6 662 uçak, 2 000 helikopter.
Nato nisan 1993'te BM'nin isteği üzerine ilk kez geleneksel müdahale bölgesi dışında askeri görev üstlendi: Bosna- Hersek üzerinde Sırplara uygulanan uçuş yasağını denetleme (bu denetime türk jetleri de katıldı).

Kaynak: Büyük Larousse