Cevap Yaz Yazdır
En İyi Cevap Var|Gösterim: 19.951|Cevap: 1|Güncelleme: 30 Temmuz 2016

5 kişilik bitki ve hayvan fabl örnekleri verir misiniz?

20 Aralık 2011 16:45   |   Mesaj #1   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
5 kişilik bitki ve hayvan fabl örnekleri verir misiniz?
EN İYİ CEVABI Safi verdi
Fabl
Kişileri hayvanlardan seçilen ve öğretici bir amaç taşıyan öykücük.

Sponsorlu Bağlantılar
Başlangıçta Türkçede masal, efsane, kıssa sözleriyle karşılanmış, Türk Dil Kurumu'nca öykünce sözcüğü önerilmiştir. Dünya edebiyatında ilkçağlardan başlayarak bir ahlâk dersi vermeyi amaçlayan, bu amaçla eğitim-öğretimde de yararlanılan fabl türünün ilk temsilcileri Doğu'da Beydeba (Kelile ve Dimne), Batı'da ise Aisopos (Ezop), Phaedrus (Lâtin edebiyatı) ve daha sonra La Fontaine'dir. Fabllerin ana özelliği bir ahlâk kavramından, ilkesinden kaynaklanmalarıdır. Anlatılan kısa olayın ya da konunun kahramanları genellikle hayvanlardan seçilerek canlılaştırma yoluyla ders vermek amaçlanır. Bitkilerin, cansız varlıkların, kimi zaman da insanların karıştığı olayın sonunda ya kahramanlardan biri ya da yazarın kendisi, bu öyküden alınması gereken dersi açıklar. Buna eskiden "kıssadan hisse" denilirdi.

Fabl Özellikleri
İnsanlar arasında cereyan eden olayları hayvanlar bitkiler ya da cansız varlıklar arasında geçiyormuş gibi göstererek bu yolla insanlara ahlak ve ibret dersi vermek örnek göstermek ya da bir düşünceye güç kazandırmak isteyen bir çeşit masaldır.
  • Teşhis ve intak sanatları üzerine kurulmuştur.
  • En önemli bilinen kişileri Beydeba, Ezop ve La Fontaine'dir.
  • Türkiye'de ise Ahmet Mithat Efendi ve Şinasi'dir..
  • Dünya edebiyatında ilk ve önemli fabllar Hint yazarı Beydeba'ya aittir. Beydeba'nın fablları Kelile ve Dimne adlı bir eserde toplanmıştır.
  • Türkçedeki ilk örneği 'Harname' (Şeyhi)dir.
  • Fabllar manzum(şiir) veya nesir(düz yazı) biçiminde yazılabilirler.
BALIKLAR VE KAVAL ÇALAN ÇOBAN
Anet kıza vurgunTirsis çoban
Öyle yanık türküler söyler
Öyle sesler çıkarırmış ki kavalından
Mezarlarında ürperirmiş ölüler.
Bir gün yine türküleri, kavalıyla
Yürüyormuş bir dere boyunca.
Kırlarda türlü çiçekler açmış
Tatlı yeller esiyormuş çayırda.
Tirsis çoban bir de bakmış
Sevgilisi balık avlıyor oltasıyla.
Ama şu sersem balıklara bak ki sen
Tutulmuyorlar hiçbiri çoban kızına.
İnsan, hayvan, yüreği taştan
Her yaratığı duygulandıran çoban
Balıkları da büyülerim sanmış,
Ama aldanmış;
Şöyle bir türkü döktürmüş onlara:
— Ey bu akarsuların yurttaşları;
Bırakın sizin o ünlü su perisi
Bekleye dursun derin mağarasında da
Bin kez daha güzelini gelin görün;
Tutsağı olmaktan korkmayın bu güzelin.
Onun zulmü bizleredir yalnız;
Sizler güler yüzlü karşılanırsınız.
Korkmayın, canınıza kıymak istemiyor ki,
Billur gibi bir havuzda besleyecek sizi.
Bir kaçınız bu arada can verirse de
Ne mutlu ölene Anet’in ellerinde.
Hiçbir etkisi olmamış bu söylevin.
Sağır ve dilsizmiş hepsi dinleyenlerin.
Tirsis çoban ne diller dökse nafile;
Ya, demiş, demek tatlı söz kâr etmiyor size.
Gitmiş upuzun bir ağ getirmiş
Balıklar sürüyle dolmuş içine;
Hepsini Anet’in ayakucuna sermiş.
Ey krallar, koyun değil insan güdenler,
Kimi zaman beyinsiz bir sürüye
Akıl vermek için boşuna nefes tüketenler:
Tatlılıkla getiremezsiniz onları yola.
Laf anlamazlara başka türlü davranmak gerek
Gücünüzü kullanıp ağlarınızı gererek.

DEVAMI Fabl ve Fablın Özellikleri

Son düzenleyen Safi; 29 Temmuz 2016 23:54
30 Temmuz 2016 14:04   |   Mesaj #2   |   
Safi - avatarı
SMD MiSiM
Bu mesaj 'en iyi cevap' seçilmiştir.
Fabl
Kişileri hayvanlardan seçilen ve öğretici bir amaç taşıyan öykücük.

Başlangıçta Türkçede masal, efsane, kıssa sözleriyle karşılanmış, Türk Dil Kurumu'nca öykünce sözcüğü önerilmiştir. Dünya edebiyatında ilkçağlardan başlayarak bir ahlâk dersi vermeyi amaçlayan, bu amaçla eğitim-öğretimde de yararlanılan fabl türünün ilk temsilcileri Doğu'da Beydeba (Kelile ve Dimne), Batı'da ise Aisopos (Ezop), Phaedrus (Lâtin edebiyatı) ve daha sonra La Fontaine'dir. Fabllerin ana özelliği bir ahlâk kavramından, ilkesinden kaynaklanmalarıdır. Anlatılan kısa olayın ya da konunun kahramanları genellikle hayvanlardan seçilerek canlılaştırma yoluyla ders vermek amaçlanır. Bitkilerin, cansız varlıkların, kimi zaman da insanların karıştığı olayın sonunda ya kahramanlardan biri ya da yazarın kendisi, bu öyküden alınması gereken dersi açıklar. Buna eskiden "kıssadan hisse" denilirdi.

Fabl Özellikleri
İnsanlar arasında cereyan eden olayları hayvanlar bitkiler ya da cansız varlıklar arasında geçiyormuş gibi göstererek bu yolla insanlara ahlak ve ibret dersi vermek örnek göstermek ya da bir düşünceye güç kazandırmak isteyen bir çeşit masaldır.
  • Teşhis ve intak sanatları üzerine kurulmuştur.
  • En önemli bilinen kişileri Beydeba, Ezop ve La Fontaine'dir.
  • Türkiye'de ise Ahmet Mithat Efendi ve Şinasi'dir..
  • Dünya edebiyatında ilk ve önemli fabllar Hint yazarı Beydeba'ya aittir. Beydeba'nın fablları Kelile ve Dimne adlı bir eserde toplanmıştır.
  • Türkçedeki ilk örneği 'Harname' (Şeyhi)dir.
  • Fabllar manzum(şiir) veya nesir(düz yazı) biçiminde yazılabilirler.
BALIKLAR VE KAVAL ÇALAN ÇOBAN
Anet kıza vurgunTirsis çoban
Öyle yanık türküler söyler
Öyle sesler çıkarırmış ki kavalından
Mezarlarında ürperirmiş ölüler.
Bir gün yine türküleri, kavalıyla
Yürüyormuş bir dere boyunca.
Kırlarda türlü çiçekler açmış
Tatlı yeller esiyormuş çayırda.
Tirsis çoban bir de bakmış
Sevgilisi balık avlıyor oltasıyla.
Ama şu sersem balıklara bak ki sen
Tutulmuyorlar hiçbiri çoban kızına.
İnsan, hayvan, yüreği taştan
Her yaratığı duygulandıran çoban
Balıkları da büyülerim sanmış,
Ama aldanmış;
Şöyle bir türkü döktürmüş onlara:
— Ey bu akarsuların yurttaşları;
Bırakın sizin o ünlü su perisi
Bekleye dursun derin mağarasında da
Bin kez daha güzelini gelin görün;
Tutsağı olmaktan korkmayın bu güzelin.
Onun zulmü bizleredir yalnız;
Sizler güler yüzlü karşılanırsınız.
Korkmayın, canınıza kıymak istemiyor ki,
Billur gibi bir havuzda besleyecek sizi.
Bir kaçınız bu arada can verirse de
Ne mutlu ölene Anet’in ellerinde.
Hiçbir etkisi olmamış bu söylevin.
Sağır ve dilsizmiş hepsi dinleyenlerin.
Tirsis çoban ne diller dökse nafile;
Ya, demiş, demek tatlı söz kâr etmiyor size.
Gitmiş upuzun bir ağ getirmiş
Balıklar sürüyle dolmuş içine;
Hepsini Anet’in ayakucuna sermiş.
Ey krallar, koyun değil insan güdenler,
Kimi zaman beyinsiz bir sürüye
Akıl vermek için boşuna nefes tüketenler:
Tatlılıkla getiremezsiniz onları yola.
Laf anlamazlara başka türlü davranmak gerek
Gücünüzü kullanıp ağlarınızı gererek.

DEVAMI Fabl ve Fablın Özellikleri
paneli aç