Cevap Yaz Yazdır
Gösterim: 22.586|Cevap: 3|Güncelleme: 13 Mart 2016

Doğal Afetler - Fırtına

Mesaja atla
Blue Blood
14 Aralık 2007 23:27   |   Mesaj #1   |   
Blue Blood - avatarı
Ziyaretçi
Fırtına
Vikipedi, özgür ansiklopedi
Ad:  800px-Chaparral_Supercell_2.JPG
Gösterim: 357
Boyut:  28.4 KB
Sponsorlu Bağlantılar
Fırtına bulutları

Fırtına rüzgarın hızlı bir şekilde esmesine denir. Rüzgar hızı 27 knot üzerine çıktığında, yani 7 bofor ve üzeri olduğunda rüzgara artık fırtına denir.

Denizde fırtına
Hızlı esen rüzgar kendi kuvvetinin yanında çevresini de etkiler. Öncelikle estiği denizde veya okyanusta suları kabartarak büyük dalgalar oluşturur. Fırtınaya yakalanan yelkenli tekneler, herhangi bir liman ya da marinaya sığınamayacak kadar açıktaysalar, fırtınaya hazırlık yapmaları gerekir. Şiddetli rüzgara karşı yapılacak en etkili önlem, yelkene camadan vurmaktır. Bunun anlamı yelkenin alanını küçülterek, rüzgardan daha az faydalanmaktır. Bu şekilde rüzgarın tekneyi bayıltıcı etkisinin birazda olsa önüne geçilmiş olunur. O da yetmiyorsa teknedeki ana yelken indirilir ve ön yelkenle (flok veya cenova) seyire devam edilir.
Geceleyin seyir yapan yatlar ve tekneler şiddetli rüzgarlara yakalandıklarında tüm ekipte güvenlik çakarları bulunmalıdır. Ayrıca ekip güvertede duruyorsa güvenlik bakımından herhangi bir yere bağlı olmaları tavsiye edilir. Çünkü hem dalgalı, sert rüzgarlı bir denizde hem de geceleyin, suya düşen kişinin kurtarılması çok zordur. Ayrıca fırtınalı havalarda tekne dalgalar veya sağnak yağmur sonucu su alır, bunu boşaltmak için gerektiğinde sintine motorlarını açık bırakmak gerekebilir. Tabiki bazı fırtınalar şimşekli ve gökgürültülü olabilir. Böyle durumlarda en güvenli yerler kapalı alanlardır. Eğer tanker, şilep, büyük yolcu gemileri gibi yıldırım tehlikesine karşı sistemlenmiş bir tekne değilse, en kısa sürede limana dönmek yapılacak en doğru davranıştır.
Şimşeğin hareketi rastgele bir harekettir ne zaman nasıl oluşacağı bilinemez. Genelde bulutlar arası gezen bu elektriksel hareket bazen yer yüzünü de etkisi altına alabilir. Şimşekli havalarda eğer denizdeysek, mümkün olduğunca metal ve metalik olan tüm aksesuarlardan uzak durmalıyız. Yıldırım vurursa büyük olasılıkla en yüksek yer olan yelken direğine isabet edecektir. Dolayısıyla direğin altına kalın bir kablo takılıp denize atılırsa, bir ölçüde de olsa topraklama yapılabilir.
Ülkemizde tropik kuşaklardaki gibi veya okyanuslardaki gibi çok şiddetli fırtınalar oluşmaz. Ama gene de tedbir almak gerekir. En azından denizdeyken ve denize çıkarken hava raporlarına bir göz atmak akıllıca olacaktır.

Ad:  475px-Rembrandt_Christ_In_The_Storm_On_The_Sea_Of_Galilee.jpg
Gösterim: 222
Boyut:  47.2 KB
Rembrandt'tan bir deniz fırtınası betimlemesi

Bia
1 Haziran 2008 13:46   |   Mesaj #2   |   
Bia - avatarı
Ziyaretçi
Fırtınalar

Bahar ve yaz mevsimlerinde genellikle öğleden sonra havada bir ağırlık belirdiği zaman gökyüzünde kara bulutlar birikmeğe başlar. Bunun ardından, bazen dolu ile karışık sağanak halinde bir yağmur boşanır.
Sponsorlu Bağlantılar

Yıldırım

Bu yağmurun nedeni, elektrikle yüklü çok büyük kümeler halindeki kümülonimbüs bulutlarıdır. Bunlardan ikisi birbirine dokunduğu zaman bir elektrik boşalması olur ki, buna yıldırım denir. Bunun, ansızın çakan ve gökyüzünü yırtar gibi kırık çizgiler halinde görünen izleriyse şimşek'tir.

Gök gürlemesi bu elektrik boşalmasının sesinden başka bir şey değildir; gürleme, özellikle dağlık yerlerde iki kayalık yamaç arasında olursa korkunç tarrakalar halinde işitilir (yankı olayı). Ses, ışıktan daha yavaş, yayıldığı için (saniyede yaklaşık olarak 340 m) şimşek gök gürültüsünden önce görülür.

Fırtına

Fırtınalar bazen çok korkunç olabilir. Şiddetli yağmurlar ekinlere, sebze ve meyve bahçelerine çok zarar verir: mevsime ve bitkilerin durumuna göre ürünler, tomurcuklar, filizler ve yumuşak meyveler dolu ile paramparça olur; dereler ve çaylar birdenbire yükselir. Dışarıda bulunan insanları ve hayvanları yıldırım çarpabilir. Yüksekte bulunan madeni kütleler ya da yüksek noktalar yıldırımı çeker. Bu nedenle açık arazide fırtınaya yakalanınca ağaçların altına sığınmaktan kaçınmak gerekir.

Yıldırım Siperi

Yıldırım bir bulutla yer arasında meydana gelen şiddetli bir elektrik akımı olduğundan bunun elden geldiğince zararsız bir şekilde yere geçmesini sağlamakta yarar vardır. Bu nedenle yüksek binaların, minare ve camilerin tepesine yıldırım siperi (paratoner) konur. Yıldırım siperini, 1754'te Benjamin Franklin bulmuştur.

En basit yıldırım siperi uzun ve kalın bir tel ile bunu yere bağlayan bir zincirden oluşur. Tele düşen yıldırım zarar vermeden bu yoldan toprağa gider. Bu düzenek madeni eşyadan ve elektrikli aygıtlardan uzak olmalıdır, çünkü yıldırım içinden geçerken bu tel tıpkı bir yüksek gerilim kablosunu andırır.

Yıldırım siperi sistemi «İsviçre yöntemi» ile daha da mükemmelleştirilmiştir. Buna göre bir yapının üstüne kısa boylu (30 cm) birçok madeni uç konur, sonra bunlar birbirine bağlanır. Bunlardan da yere sacayağı gibi birçok tel indirilip toprağa gömülür.

Saniyeleri Saymak

Gök gürlemesi korkulacak bir şey değildir: işitildiği zaman yıldırım çoktan düşmüştür. Şimşeğin çakışıyla gök gürültüsünün işitildiği an arasında geçen saniyeler sayılarak fırtınanın uzaklığı hesaplanabilir (3 saniye yaklaşık 1 km demektir).

Magnetik Fırtınalar

Her on bir buçuk yılda bir Güneş'in etkinliği yükselir: içten gelen püskürmeler sonucunda uzaya elektrikli tanecikler fışkırır ve bunların bir kısmı atmosfere gelir. O zaman Dünya bir mıknatıs gibi davranır: kutuplar ışık saçan göktaşları n ı çeker ve bunlar kutuplarda kutup kızıllığı denen olayları meydana getirir 3u taneciklerin gelişi üç-dört gün süreyle Yer'in magnetizmasını değiştirecek magnetik fırtınalara yol açar. Pusulaların ibresi şaşkına döner; radyo dalgaları karışır ve bozulur.

Alıntıdır..

Daisy-BT
31 Temmuz 2011 00:16   |   Mesaj #3   |   
Daisy-BT - avatarı
Ziyaretçi

Fırtına

Çok şiddetli rüzgâr ve bunun deniz ya da çöllerde meydana getirdiği dalgalanma.

Beaufort ölçeğine göre hızı 10'a (saniyede 25 m., saatte 90 km.) çıkan rüzgâr, fırtınadır. Oysa halk arasında hızı çok daha düşük olan şiddetli rüzgârlara da fırtına denmektedir. Denizciler saniyede 15 m., saatte 55 km. hızla esen rüzgâra fırtına derler. Okyanuslardaki fırtınalar, rüzgârın hızını kesecek engebeler olmadığından ve sıvı yüzeyde sürtünme çok az olduğundan daha şiddetlidir.

Fırtına, şiddetine ya da tipine göre çeşitli adlar alır. Daha çok ekvatora yakın bölgelerde meydana gelen ve döne döne yer değiştiren fırtınalara "kasırga"; öbür fırtınalardan farklı olarak çok geniş alanları (binlerce kilometre kare) kaplayan, akış yönleri dünyanın dönüşünden etkilenerek sarmal olan fırtınalara "siklon"; bir noktadan hızla yukarı yükselen havanın oluşturduğu çok büyük emme gücüyle hızı saatte 480 km.yi bulan fırtınalara "hortum" denir. Atlas Okyanusu'nda meydana gelen siklon fırtınaları "kasırga", Büyük Okyanus'takiler "tayfun" adını alırlar.

Tropik denizlerde görülen bu fırtınalar zaman zaman kıyı bölgelerini de etkiler, buralarda çok büyük zararlara yol açarlar. Fırtınalar kimi zaman kurudur (kum ve toz fırtınaları); kimi zaman ise yağmur ve kar getirirler. Genel olarak, atmosferin iki ayrı bölgesi arasındaki basınç farklarından oluşan bu fırtınalardan başka, bir de "manyetik fırtına" vardır. Bu, bir hava hareketi olmayıp Güneş'teki patlamalar ya da lekelerden kaynaklanır; belli bir bölgede mıknatıslı ibrelerin birdenbire düzensiz sallanmaya başlamasıyla kendini gösterir. Radyo yayınlarını da bozar.

MsXLabs.org & Morpa Genel Kültür Ansiklopedisi
13 Mart 2016 01:26   |   Mesaj #4   |   
Safi - avatarı
SMD MiSiM
TIRTINA NEDİR? NASIL OLUŞUR?
Fırtına Alm. Sturm (m), Fr. Oragen (n), İng. Storm. Şiddetli rüzgar ve bunun çöllerde veya denizlerde meydana getirdiği dalgalanmalar. Meteoroloji uzmanları, hızı saatte 100 km’yi geçen rüzgarlara fırtına derler. Fakat halk arasında fırtına denilen birçok rüzgarın hızı bundan azdır. Denizciler arasında da saniyede 15 metreden daha hızlı esen rüzgarlara fırtına denir.
Fırtına başlamadan önce hava çok durgun olur. Sonra biraz rüzgar eser ve birden şiddetlenir. Sağanak halinde yağmur başlar, şimşekler çakar. Kasırga çok büyük bir koni biçimindedir. Bir kasırganın başladıktan sonra hızı 160 km’yi bulur.
Sponsorlu Bağlantılar

Fırtına Çeşitleri
Fırtınalar bazan yağışsız da olabilir. Bunlar daha çok denizlerde tehlikeli olurlar.
Fırtına çeşitleri arasında;
  • kum, toz, kar (tipi),
  • kasırga,
  • siklon,
  • hortum
  • tayfunlar
Kum ve toz fırtınaları yağışsız ve kurudur. Kum fırtınaları çöllerde meydana gelir. Gündüz çöllerin aniden ısınması neticesinde ısınan hava yükselir. Bu yükselen havanın yerine geçen soğuk havanın meydana getirdiği rüzgar çöl bölgelerinde kum fırtınalarını meydana getirir. Rüzgarların taşıdığı kum tanecikleri bir engele rastgelince hemen oraya yığılırlar. Bu sebepten dolayı kum tepeciklerinin yeri çok sık değişir. Kar fırtınaları da, kar yağarken veya yağmış donmamış karların rüzgarın etkisiyle sürüklenmesinden meydana gelir.

Fırtına Nasıl Oluşur ?

Ad:  fırtına3.jpg
Gösterim: 80
Boyut:  86.0 KB
Fırtına atmosferde oluşan bir çalkantıdır. Şiddetli rüzgârlar ve genellikle yağmur, sulu kar, kar ya da dolu biçiminde yağış getirir. Çoğu zaman fırtınaya şimşek ve gök gürültüsü eşlik eder. Kuzeye doğru ilerleyen sıcak ve nemli havanın güneye doğru inen soğuk ve kuru havayla karşılaşması fırtınaya yol açar. Fırtına bu sıcaklık farkından doğar.

Belli başlı dört çeşit fırtına vardır: Siklon, kasırga, tornado ve şimşekli, gök gürültülü fırtına. Siklon dönerek eserek dönen şiddetli rüzgâr fırtınasıdır ve genellikle yağmur getirir. Yüzlerce kilometreyi etkisi altına alan siklonlar çok büyük zarar neden olur. Kasırga sıcak tropik iklimde görülen bir siklon türüdür. Tornado çok şiddetli küçük bir siklondur. Bu tür fırtınada huni biçiminde kapkara bir bulut hızla dönerek önüne çıkan her şeyi yerle bir eder. Gök gürültülü fırtına sınırlı bir alanı etkiler; şimşek, yağmur bazen de dolu getirir.

Fırtına Oluşumu
Çok hızlı esen rüzgarlara genelde “kasırga” denir. Bu tip fırtınalar evleri yıkacak, ağaçları sökecek, dalları kıracak hatta insanları bile yerlerinden uçuracak güçte olurlar. Fakat “kasırga” kelime anlamı olarak ekvator bölgeleri ve civarlarında döne döne yer değiştiren fırtına anlamındadır. Siklon ve hortumlar, fırtınaların tersine binlerce kilometre karelik alanı kaplarlar. Bunlar da rüzgarlar gibi alçak basınç merkezine doğru eserler.

Akış yönlerini dünyanın dönüşü etkilediği için fırtınalar helezonidir. Siklon denilen hortumlar, fırtınalar çok şiddetli oldukları zaman meydana gelirler. Hızlı yukarıya yükselen havanın etrafında ters yönlere esen rüzgar, burada üst tarafa yükselen bir çevreye yol açar. Merkez kaç kuvveti havayı merkezden dışarılara doğru yollar. Bu da bir alçak basınç noktası meydana getirir. Bu basınç, normal basıncın onda biri kadardır. Bu alçak basınç büyük bir emme etkisi yaparak geçtiği yerlerde araçların, insanların, ağaçların ve evlerin çatılarının uçması gibi korkunç etkileri vardır.Normal bir fırtınanın hızı 100 km civarında olduğu halde hortumlar saatte 480 km hıza ulaşabilirler. Bunun sonuçları ise tahmin edilmeyecek kadar korkunç olur. Bu siklon hortumları denizlerde, havaya doğru bir su sütunu yükseltir. Bunun neticesi olarak da Özellikle gemiler ve sahildeki ev ve insanların ve diğer yerleşim yerlerinin büyük tehlikeye düşmesidir.

Tayfun Nedir ?
Tayfunlar ise, siklonların, tropikal iklimlerde çok büyük kuvvet kazanmasından hasıl olur. Bunların tesirleri çok olup, yıkım kuvvetleri fazladır. Bu fırtınalar açık denizlerde meydana gelir ve engin denizlere doğru giderler.Kasırgalar; Atlas Okyanusunda Afrika’nın batısı, kimisi de Meksika Körfezi, KarayibDenizinde olurlar.Tayfunlar ise Büyük Okyanusun batısında meydana gelirler. Bunlar genelde Filipinler çevresinde görülür.

Kasırga Nedir ?
Büyük çaplı ve çok şiddetli Beufort ölçeğine göre saatte 75 milden fazla hızla ve dönerek esen tropik rüzgâr. Doğu Büyük Okyanus ve Güney Atlantik hâriç subtropikal ve tropikal iklim kuşağındaki bütün sıcak denizlerde sıksık meydana gelir. Ağustos, eylül aylarında Antillerde görülür. Batı Büyük Okyanus’unda Tayfun adını alır. Başlangıç ve mevsim sonu kasırgaları, Karaiplerin batısında görülür. Orta Amerika kıyılarının biraz açıklarında Büyük Okyanusunda ve Meksika Körfezinde de sık sık rastlanır.
Kasırgalar, mahallî fırtınalar kadar şiddetli sayılmazlar. Orta kuşakta meydana gelen ekstratropik siklonlar kadar da geniş çaplı değildirler. Fakat bunlar nisbeten geniş çapta ve kesafette olursa, bütün fırtınaların en tehlikelisi ve tahrip edicisi hâlini alırlar. Atlantikte ortalama yılda yedi kasırga vuku bulduğundan doğu Büyük Okyanus'ta de yaklaşık aynı sayıda kasırga vuku bulur. 1890-1910 arası çok, 1910-1930 arası az, 1930-1950 arası çok sık kasırga vuku bulmuştur. Kasırgaların ekseni kuzeybatı istikametinde eser.
Kasırga Nasıl Oluşur ? Meydana geliş ve hareket
Kuzey Atlantikteki kasırgalar ekseriyetle hazirandan ekime kadar olur. Bu müddet zarfında deniz yüzeyinde sıcak ve rutubet en fazla haldedir. Mayıs ve kasım aylarında daha az, diğer aylarda ise pek seyrek meydana gelir. Kuzey Atlantik bölgesinde yılda meydana gelen ortalama tropik siklon miktarı sekizdir. Bunun beşi ise kasırga tipindedir. Eylül ayında Atlantik Okyanusunun güneyindeki büyük subtropikal anti-siklon bölgesinde tropik fırtınalar eser. Antisiklon bölgesinin güneyinde esen doğu rüzgârları tarafından tahrik edilerek birkaç günlüğüne batı istikametine kayar. Fırtınaların çoğu antisiklon bölgesinin batı ucundan kıvrılarak bazıları Amerika’yı kasıp kavurur. Diğerleri ise kıyıdan geçer. Diğer fırtınalar kıvrılmadan batı istikametinde doğruca eserek Meksika Körfezini veya Orta Amerika’yı tesiri altına alır. Mevsimin başında ve sonunda patlak veren kasırgalar meydana geldikten sonra kuzey istikametinde eserler. Fırtınaların hızı ortalama 80-240 km’yi bulur.

Rüzgâr ve yağış

Tropik bir siklonun kasırga olarak adlandırılabilmesi için hızının en azından 117 km/saat olması gerekir. Ekseriya saate 240 km’den fazla hıza sâhiptirler. Sebeb oldukları direkt zarardan başka rüzgarlar felaketlere yol açan büyük deniz dalgalarına ve denizin kabarmasına sebep olurlar. Carolis hareketleri adı verilen hareketler sebebiyle kuzey yarım kürede esen rüzgârlar saat yelkovanının tersi istikametinde, güney yarım kürede ise saat yelkovanı istikametindedir. Kasırgalarla birlikte yağış da gelir. Tropik bir rüzgâr kuşağının ortalama yağış miktarı 75-150 mm’dir. Daha çok yağış düştüğü de olur. Böyle yağışlar karaların iç kısımlarında ciddî sellere sebebiyet verir.
Ad:  fırtına.jpg
Gösterim: 79
Boyut:  55.9 KB

Büyüklük ve yapı

Çok yüksek hıza sâhib olan bulutların taşıdığı yağmur, nisbeten daha sâkin bir bölge olan kasırganın dönen kısmının arkasına düşer. Kasırga boydan boya 50-800 km genişliğindedir. Büyük kasırgalarda havanın sirkülasyonu 12.000 m’den daha üst bölgelere kadar tesir eder. Hattâ bâzı kasırgalarda bu tesir stosferde dahi görülebilir. Sağnak yağmur getiren kümülüs ve kümülonimbüs bulutları rüzgâr kuşağında spiral bir şekil almaya meyillidirler. Şekiller radar ekranında görülebilmekte ve böylece muhtemel bir kasırganın gelişi anlaşılmaktadır. Kara istasyonları, uçaklar ve denizdeki gemiler, radarlar vâsıtasıyla kasırgaları tâkip edebilmektedirler. Kasırganın dönen kısmın arkasına (gözüne) yaklaşıldıkça rüzgârın hızı kesilir ama tamâmen durmaz. Yağış durur. Ortadaki bulutlar kaybolur, alçak bulutlar ekseriyetle kalır. Aralarından güneş ışıkları geçer. Kuşlar kasırga gözüne kapılır ve sürüklenir. Kasırga gözü geçtikten bir saat sonra aksi istikamette daha kuvvetli bir rüzgâr eser.
Kasırganın orta kısmı (otağında) ısı normalden 10°-15°C daha yüksektir. Çünkü buradaki hava daha az faaldir. Yanlardaki yüksek hava basıncından merkezdeki alçak hava basıncına doğru kuvvetli bir hava akımı meydana gelir. Fakat bu iç hava akımı adı verilen hadisenin kuvveti kısmende olsa sürtünme ile hafifler. Kasırganın göz ve odak merkezi kısmından dış kısımlara bilhassa yukarıya doğru santrafüj kuvvetler vâsıtasıyla bir hava akımı meydana gelir. Bu bölgede rüzgâr hızı azalır. Deniz seviyesindeki şiddetli siklonik akıma tezat teşkil ederek antisiklonik bir akım meydana gelir. Kasırgalar basit bir buharla çalışan motora benzetilebilir. Kasırgayı hareket ettiren dinamo iç hava akımıdır. Hareketini ısı değişiklikleri sağlamaktadır. Mal ve can kaybına sebep olan kasırgalar üzerinde senelerdir çalışmalar yapılmaktadır. Sun’i peykler vasıtası ile kasırgaların doğuşu, takip ettiği yollar, büyüklüğü ve zararları hakkında yardımcı bilgiler alınmaktadır.

Hortum Nedir ?
Hortum, kümülüs bulutları ile bağlantılı olarak silindir şekilinde dönerek gezen bir rüzgar türüdür. Bu “hortum” bulutlardan yere kadar uzanır ve büyük yıkıcı güce sahip olan bir doğa felaketidir. Hortumlar hakkında bir bilimsel teori ilk olarak 1917 yılında Alfred Wegener tarafından üretilmiştir ve bu teori günümüzde de doğru olarak kabul edilmektedir.
Bir denizin ya da gölün üzerinde meydana gelen bir hortum, yerden emdiği sular ile bir “Su hortumu” oluşturur.
Bir hortum’un oluşması

Bir hortumun meydana gelmesi çok karmaşıktır, ve hâlâ tatmin edici bir bilimsel açıklama ortaya sürülememiştir. Ayrıntılara yönelik soruların hepsi cevaplandırılamamış olmasına rağmen, bir hortum’un mekanik özellikleri iyi tanınmaktadır. Belli koşullar altında dünyanın her yerinde ve her zaman hortumlar oluşabilir. Atmosferin bir hortum üretmesinde, ne belli bir zaman ne de belli bir coğrafya sınırı bulunur. Ama bir hortum oluşma olasılığı az veya çok olan bölgeler ve zamanlar kabaca şekilde belirlenebilir (bunun ayrıntıları daha aşağıda Klimatoloji başlığı altında açıklanmıştır).
Bir hortum için elverişli olan hava koşulları

Bir hortumun oluşabilmesi için atmosferin yüksek bölümlerine kadar çıkabilecek konveksiyon olması gerekir: Atmosferin katlarını zayıflatan, dik olarak göğe çıkan ve yükseldikçe soğuyan hava; atmosferin 1 – 2 kilometre yükseklerine kadar nemli hava bulunması ve bu nemli konveksiyonu başlatacak, güneş ışıklarının yere çarpmasıyla oluşan bir sıcak hava termiği.

Bu tür fırtınaların oluşması için katkıda bulunan diğer bir etken, havada ve bulutlardaki su buharındabulunan ısıdır. Ancak kondensasyon ile etkili hale gelen bu ısı katkısı hali hazırda var olan ısı ile birlikte bir nemli konveksiyon’u mümkün kılar. Nemli konveksiyon olmadan diğer koşullar, kücük-tromb denilen zararsız hortumlar oluşturabilirler ama eğer bu küçük-tromb’lar nemli konveksiyon termiği ile temasa geçerse bunlar da gerçek bir hortum oluşturabilir. Dünyanın kuzey yarımküresinde oluşan hortumlar, saatin tersi yönde, güney kümede oluşan hortumlar saat yönünde döner.

Mezosiklon hortumlar
Mezosiklon hortumların yukarıda anlatılanlara ek özellikleri, iki ayrı yönden gelen rüzgarın birbiri ile kesişmesi; yani yükseğe doğru yönlerinin degişmesi. Bu şartlar altında dönerek yükselen bir rüzgara (mezosiklon’a) sahip olan bir “Süper-hücre” olusur. Bu Süper-hücre saatlerce sürebilir ve dev dolu taneleri, bardaktan boşanırcasına yağmur ve yukarıdan gelip yere çarpan 200 km/sa hızında “düşen-rüzgâr”lar yaratabilir. Böyle bir süper-hücre’nin bir hortum oluşturması olasılığı %10-%20 civarındadır.

Siklon Nedir ?

Atmosferde bir k basınç alanı çevresinde hızla dönen rüzgârların oluşturduğu şiddetli fırtına, siklon. Siklonlar e saat yönünde, kuzey yarıkürede aksi istikamette dönerler.

Tropik siklonlar ve ekstratropik siklonlar olmak üzere iki tür siklon vardır. Bu siklonlar bir alçak basınç merkezi etrafında saate ters yönde hareket eden rüzgarlara sahiptir. Birbirlerinden bazı farkları vardır.

Tropik siklonlar :
Tropik okyanuslar üzerinde oluşur. Fırtına merkezi çevre havasından daha sıcaktır. Cepheleri yoktur. En kuvvetli rüzgarlar yeryüzü yakınındadır. Tropik siklonlar daha çok yaz mevsimlerinde etkilidir.

Ekstratropik siklonlar :
Tropikler dışında oluşurlar. Fırtınanın merkezi çevre havasından daha soğuktur. Cepheleri vardır. En kuvvetli ları daha üst atmosferdedir. Ekstratropik siklonlar özellikle kış mevsimi boyunca etkilidir.
Kısaca birbirlerinden oluşum yerleri, güçleri ve etki süreleri farklıdır. Burada rüzgarlar alçak merkez etrafında saat yönünün tersinde eserler. Böylece sıcak hava yükselir. Yükselen hava ortamın nem oranı durumuna göre her 100 m yükseklikte 0.6-1.0 derece arasında soğur. Havanın soğumasıyla içindeki buhar yoğunlaşmaya başlar ve böylece bulut oluşumlarına yol açarken açığa çıkan gizli ısı bulutun gelişmesini sağlar.



Kum Fırtınası

Kum fırtınası veya Toz fırtınası, kurak ve yarı kurak bölgelerde yaygın olan meteorolojik olay. Kum fırtınası, boranın cephesinin gevşek kum ve tozun uçurulduğunda ortaya çıkar. Parçacıklar, uçurulma ve durdurulma ile nakledilir ve bir yerde toprak erozyonuna ve başka yerde depozisyona neden olur.

Sahra Çölü ve Arap Yarımadası çevresindeki kurak topraklar, İran, Pakistan ve Hindistan'dan geleip Umman Denizi'nde biriktirilen bazı katkılar ile birlikte, havadan inen kum ve tozun başlıca kaynaktır. Çin'deki fırtınalar ise Büyük Okyanus'da tozları yerleştirir.

Sahra Çölü ve Arap Yarımadasının dışında ABD ile Kanada'da Rocky Dağları'nın doğusu boyunca uzanan Büyük Düzlüklerde, Çin'in İç Moğolistan Özerk Bölgesi'nden Moğolistan Cumhuriyeti'ne uzanan Gobi Çölünde ve Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde bulunan Taklamakan Çölü'nde meydana gelen kum fırtınası bilinir.

Toz Fırtınası Nedir ?

Kum fırtınası terimi çoğunlukla çöldeki kum fırtınası bağlamında kullanılır ve özellikle Sahra'da görünürlüğü düşüren ince parçacıkların yanı sıra, önemli bir miktarda daha büyük kum parçacıklarının yüzeye yakın yerlerde uçurulduğunda kullanılr.
Toz fırtınası terimi ise daha ince parçacıkların uzun mesafelerde uçurulduğunda ve özellikle kentsel alanları etkilediğinde kullanılır.
Ad:  fırtına1.jpg
Gösterim: 240
Boyut:  90.4 KB

Kar Fırtınası Nedir ?
Yağmur, dolu, kum ve toz fırtınaları gibi kar fırtınaları da, doğal ve yapay çevre ile bütün canlıların yaşamını olumsuz yönde etkilemektedir. Kar fırtınası ya da tipi, kuvvetli rüzgâr ve yoğun kar yağışı ile ortaya çıkan, yatay ve dikey görüş uzaklığının çok kısıtlandığı tehlikeli bir meteorolojik olaydır.

Tipi, daha önce yağan ve yeryüzünde örtü oluşturan kardan kaynaklandığı gibi, yoğun kar yağışı sırasında da görülebilen bir doğal tehlikedir. Bu iki duru­ma göre adlandırılan tipilerin oluşumu aşağıdaki şekilde özetlenebilir.

Yeryüzünde oluşan kalın kar örtüsünün, yer rüzgârının hızına ve yönü­ne bağlı olarak, bulunduğu yerden bir başka yere taşınmasıyla büyük kar yığın­ları oluşur. Doğal olarak o yerin topografik Özellikleri, kar örtüsünün kalınlığı, yığılan kann miktarı ve rüzgârın hızı ve yönü arasında çok yakın bir ilişki var­dır. Kar örtüsü ne kadar fazla, rüzgâr ne kadar hızlı ise, taşınarak yığılan kar miktarı da o kadar fazladır. Kar yağışının durmasından sonra, yeryüzündeki ka­rın şiddetli rüzgârlarla sürüklenmesi ve taşınması sırasında görüş uzaklığı son derece kısıtlanır ve göz gözü görmez hâle gelir. Bu olay yer tipisi olarak adlan­dırılır.

Bazı durumlarda yoğun kar yağışı sırasında; yerden kaldırılan kar tane­cikleri ve yerdeki diğer partiküller ile yağan kar taneleri, kuvvetli rüzgârlarla yatay yönde taşınarak sürüklenebilir. Bu durumda görüş uzaklığı birkaç metre­nin altına kadar düşebilir ki, bu doğal olaya da gerçek tipi adı verilmektedir.

Aslında her iki olay da yoğun kar yağışı ve çok hızlı esen rüzgârla ortaya çıkmaktadır. Bunun için, bu iki olay da tipi olarak adlandırılmaktadır.

Ancak afet olarak karşımıza çıkan olaylar, çoğunlukla gerçek tipi adı veri­len olay sonucunda görülür ve büyük can ve mal kayıpları yaşanır. Çünkü bu olayda çok düşük sıcaklık, kuvvetli rüzgâr ve yoğun kar yağışı aynı anda et­kili olmaktadır.

Diğer fırtınalar hemen her mevsimde görülebildiği hâlde, kar f utmaları sa­dece soğuk mevsimlerde kar yağısının görüldüğü etkili fırtına sistemlerinde ve orografik yağışa bağlı olarak da dağlık alanlardaki kar yağışı sırasında gö­rülmektedir.
Ad:  fırtına4.jpg
Gösterim: 74
Boyut:  118.8 KB
Kar Fırtınasının Oluşumu ve Zararları
  • Yoğun kar, dondurucu soğuk ve kuvvetli rüzgârın birlikte yarattığı koşul­lar, canlı ve cansız doğa ile insan yaşamı üzerinde çok olumsuz durumlar yarat­maktadır. Bunları aşağıdaki şekilde özetlemek mümkündür.
  • Tipi sırasında adeta yeryüzüyle gökyüzü birleşmiş gibidir. Bu ürkütücü beyazlık, insan psikolojisi üzerinde olumsuz etkiler yaratır.
  • Tipiye yakalanan insanların, sığınacak bir yer bulamadıkları takdirde ya­şama şansları oldukça azdır. Ya boğularak, ya da donarak ölebilirler veya sakat kalabilirler.
  • Yoğun kar yağışı ve/veya sürüklenen kar nedeniyle yollarını kaybeden hayvanların yaşama şansları insanlara göre daha azdır. Nefes alma güçlüğün­den boğularak, aç kalarak, ya da donarak ölebilirler.
  • Tipinin daha sık ve daha etkili yaşandığı dağlık alanlarda çeşitli amaçlar için bulunan (kayakçı, dağcı, görevli v.b.) insanlar, görüş uzaklığının çok kısıt­lanması, aşırı soğuk ve kuvvetli rüzgâr nedeniyle hayatlarını yitirebilirler.
  • Kara, deniz ve hava ulaşımında görüş uzaklığının azalmasına bağlı ola­rak, büyük can ve mal kaybına neden olan kazalar yaşanabilir.
  • Özellikle kara yollarına yığılan kar ve bu karın aşın soğuk nedeniyle kay gani aşması nedeniyle büyük kazalar görülebilir.
  • Tipi süresince taşınan ve yığılan kar nedeniyle yapıların üstü tamamen karla örtülebilir, yapılar çökebilir. Bunun sonucunda büyük can ve mal kayıpla­rı yaşanabilir.

Kar Fırtınasının Zararlarından Korunma
  • Gerçek tipi; yoğun kar yağışı, dondurucu soğuk ve kuvvetli rüzgârla orta­ya çıkan bir doğal afettir. Dolayısıyla yoğun kar yağışı için alınacak önlemlerin hepsi, tipi için de geçerlidir. Ancak bu önlemlere ek olarak, aşırı soğuğun ve fır­tınanın zararlarından korunmak için de önlemler alınmalıdır. Bunları aşağıda­ki şekilde özetlemek mümkündür.
  • Hava tahmin raporlarında yoğun kar yağışı ve fırtına beklenmesi hâlinde, mümkün olduğu ölçüde kara yolu trafiğine çıkılmamalıdır. Yolda olan araçlar ise uygun bir yerde beklemelidir.
  • Tipi sırasında dağcılar, kayakçılar, tatilciler veya görevliler dağdaki ko­naklama yerlerine veya buldukları en yakın sığınağa girmelidir.
  • Özellikle dağlık arazilerden geçen kara ve demir yollarının kapanmama­sı için yol kenarlarına kar tutucu engeller yapılmalıdır.
  • Tipinin olabileceği zamanlarda, özellikle kırsal kesimde, kısa mesafeli de olsa, bir yerleşme biriminden diğerine gitmek için yaya olarak yola çıkılmamalı hayvan nakli yapılmamalıdır.
  • Tipi beklendiği zaman veya tipi sırasında evcil hayvanlar devamlı bulun­dukları yerlere, bu mümkün olmazsa en yakın sığmağa toplanmalıdır.
  • Dağ tesislerinin bulunduğu bölgede acil müdahale için her türlü tıbbî ön­lem alınmalı ve acil taşıma için helikopter kolaylığı sağlanmalıdır.
  • Tipiye hassas yerlerden geçen kara yollarında, tipiden korunabilecek im­kânlara sahip sığınaklar yapılmalıdır.
  • Olası bir tipi haberini; meteoroloji kuruluşları başta olmak üzere, bütün sorumlu kurum, kuruluş ve kişiler, çeşitli haberleşme araçlarıyla halka ulaştırmakdır.

Türkiye’deki başlıca fırtınalar:

Memleketimizde halk arasında bir yıl boyunca umumiyetle senenin belli günlerinde esen fırtınalara çeşitli isimler verilmiştir:“ Zemherir, kocakarı, kırlangıç, koz kavuran, sitte-i sevr, gün dönüm, kızılerik, çaylak” bunların en Ünlülarıdır.
Ad:  fırtına2.jpg
Gösterim: 79
Boyut:  99.4 KB




Daha fazla sonuç:
Doğal Afetler - Fırtına

Hızlı Cevap
Mesaj:



Bu sayfalarımıza baktınız mı
paneli aç