Cevap Yaz Yazdır
Gösterim: 7.875|Cevap: 4|Güncelleme: 2 Ağustos 2016

Nabizâde Nâzım

Blue Blood
13 Aralık 2009 12:52   |   Mesaj #1   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi

Nabizade Nâzım

Ad:  Nabizâde Nâzım.jpg
Gösterim: 14
Boyut:  26.5 KB

(d. y. 1862, İstanbul - ö. 5 Ağustos 1893, İstanbul)
Osmanlı romancı ve şair.
Sponsorlu Bağlantılar

1884’te Mühendishanei Berrii Hümayun’u bitirerek topçu teğmeni, 1886’da da kurmay yüzbaşı oldu. Erkân-ı Harbiye Mektebi’nde fen dersleri verdi. İki yıl Suriye’de görev yaptı. 1888’de kolağalı- ğına yükseldi. 1892’de yakalandığı kemik vereminden kurtulamayarak öldü.

Öğrencilik yıllarında yazı yazmaya başlayan Nabizade Nâzım, Serveti Fünun dergisinin ilk yazarları arasına katıldı. İlk yapıtlarından Hoşnişin (1890) adlı manzum oyunu Ceridei Havadiste, ilk uzun öyküsü Seyyiei Tesamuh (1891) Serveti Fünun"da tefrika edildi. Şiirleri, düzyazıları, V. Hugo, A. de Musset, Andre Chenier’den yaptığı çeviriler Hazinei Evrak, Mir’atı Alem, Rehberi Fünun, Afâk, Berk, Manzara gibi dergilerde yayımlandı.

Heves Ettim (1885), Minimini yahut Yine Heves Ettim (1886) adlı kitaplarda topladığı şiirlerinde Fuzulî, Nedim, Şeyh Galib, zaman zaman da Recaizade Mahmud Ekrem ve Abdülhak Hamid gibi şairlerin etkisi görülür. Ağır bir dille kaleme aldığı ve 1890’ların İstanbul’unu konu ettiği romanı Zehra (1896; vb 1954, 1969) ve zor yaşam koşulları altındaki köylüleri anlattığı Kara Bibik (1890; yb 1943) adlı uzun öyküsüyle gerçekçilik ve doğalcılık akımlarının Osmanlı edebiyatındaki ilk temsilcilerinden biri olmuştur.
Yadigârlarım (1886), Zavallı Kız (1890), Bir Hatıra (1890), Sevda (1891), Hâlâ Güzel (1891), Hasba (1891) öbür öykü kitaplarıdır.

kaynak: Ana Britannica

Son düzenleyen Safi; 2 Ağustos 2016 21:04
Diğer Konular:
_KleopatrA_
12 Ocak 2010 00:17   |   Mesaj #2   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi

NABİZADE NAZIM


türk hikayeci, romancı
(İstanbul 1864 ? - ay. y. 1893)

Mühendishanei berrii hümayun'u bitirdikten (1884) sonra kurmay subay oldu (1886). Harp okulu'nda öğretmenlik yaptı. Genelkurmay'da çalıştı. Bir ara görevle Suriye'de bulundu. Kemik vereminden 1 yıl kadar tedavi gördüğü Haydarpaşa askeri hastanesi'nde öldü. Türk edebiyatında gerçekçilik (Karabibik 1890-1891) ve natüralizm (Zehra' ölümünden sonra kitap olarak basılışı, 1896) akımlarının ilk temsilcilerinden biri olarak tanınır.

Yapıtlarında köy yaşamı, İstanbul'daki tulumbacılar, Şehzadebaşı'ndaki tuluat tiyatrosu, Boğaziçi ve Beyoğlu eğlenceleri vb. ile ilgili gözlemlerinin yanı sıra aşka, kıskançlığa, vicdan azabına, düşlere vb. ilişkin çözümlemeler de yer alır. Gerçekçilik, doğallık, anlatımda yalınlık, halk dili, hikâyenin nasıl olması gerektiği gibi konulardaki görüşleri bazı yapıtlarına (Yadigârlarım, 1886; Karabibik; Haspa, 1891) eklediği kısa önsözlerdedir.

Servetifûnun dergisinde "Tahlilatı edebiye” genel başlığı altında ünlü şairlerle (Nedim, Fuzuli) ilgili incelemeleri yayımlanmıştır.

Kaynak: Büyük Larousse
Son düzenleyen Safi; 2 Ağustos 2016 18:46
24 Temmuz 2012 04:31   |   Mesaj #3   |   
buz perisi - avatarı
VIP Lethe
Ad:  karabibik.jpg
Gösterim: 19
Boyut:  20.7 KB

Karabibik



Nâbizâde Nâzım'ın romanı (1890). Antalya'nın bir köyünde geçen romanda babadan kalma toprağını güçlükle işleyen Kara Bibik'in komşusu Yusturoğlu ile çekişmesi, kızı Huri'yi evlendirme çabaları anlatılır. Yapıtının önsözünde gerçekçi bir roman örneği vermek istediğini açıklayan Nâbizâde, yazar olarak kendi kişiliğini gizlemiş, olayı doğal akışı içinde yürütmüştür.

Kişilerini konuştururken de köylülerin dilini olduğu gibi vermiştir. Köyü konu edinen gerçekçi Türk romanının ilk örneği olan Karabibik'in sadeleştirilmiş basımı Hakkı Tarık Us tarafından yapıldı (1944).

MsXLabs.org & MORPA Genel Kültür Ansiklopedisi
Son düzenleyen Safi; 2 Ağustos 2016 20:55
21 Aralık 2012 22:59   |   Mesaj #4   |   
Rower - avatarı
VIP MazessezaM
Ad:  Nabizâde Nâzım2.jpg
Gösterim: 16
Boyut:  25.2 KB

Nabizâde Nâzım


(1862 İstanbul-1893 İstanbul)
hikâyeci, romancı.

Ortaöğrenimini Mühendishanei Berri-i Hümayun İdadisi'nde (1884), yükseköğrenimini Erkânı Harbiye Mektebi'nde tamamladı (1886). Askerî okullarda matematik, askerî dersler öğretmenliği yaptı. Suriye'de görevliyken hastalanarak İstanbul'a döndü. Haydarpaşa Askerî Hastanesi'nde tedavi gördü, yakalandığı kemik veremi hastalığından kurtulamadı. Öğrencilik yıllarında edebiyata şiirle başlamış, ilk denemelerini "Heves Ettim" (1880) adlı kitapta toplamıştı. İlk hikâyesi "Seyyiei Tesâmüh" Serveti Fünun'da çıktı. 1886-1892 yıllarında sürekli olarak uzun hikâyeler yazdı.

Edebiyat dilindeki kargaşanın önlenebilmesi için konuşma dilinin incelenerek derlenmesini istiyordu. Döneminin masala kaçan hikâye anlayışına da uymadı. Kişilerinin konuşmalarını, kendi dillerinin özelliklerini koruyarak vermeye çalıştı. Konusunu işlerken araya girip kendi düşüncelerini belirtmekten kaçındığı için hikâye tekniğine oldukça uyan bir yapı kurmayı başardı. Konusunu Anadolu'dan aldığı "Karabibik"te (1890) Antalya'nın Kaş ilçesine bağlı Beymelik köyünün insanlarını yansıttı; ilk kez toprakla ilgili sorunları işledi. Önyazısında gerçekçi hikâye anlayışının ilkelerini açıkladı.

Yapıtları:


  • "Yadigârlarım" (uzun öykü, 1866),
  • "Zavallı Kız" (uzun öykü, 1889),
  • "Karabibik" (uzun öykü, 1890), "Sevda" (uzun öykü, 1891),
  • "Hâlâ Güzel" (uzun öykü, 1891),
  • "Haspa" (uzun öykü, 1891),
  • "Seyyiei Tesâmüh" (uzun öykü, 1892),
  • "Zehra" (roman, ölümünden sonra ilkin Serveti Fünun'da tefrika edildi, 1894, sonra kitap hâlinde çıktı, 1896).
Son düzenleyen Safi; 2 Ağustos 2016 21:05
2 Ağustos 2016 21:06   |   Mesaj #5   |   
Safi - avatarı
SMD MiSiM

Nabizâde Nâzım

Ad:  Nabizâde Nâzım3.jpg
Gösterim: 15
Boyut:  32.0 KB

(1862-1893)

Sponsorlu Bağlantılar
Annesini çocuk yaşta kaybetmesi nedeniyle çocukluğunu ve gençliğini çok mutlu yaşayamamıştır. Büyük Annesinin yanındayken Tophane Mahalle Mektebi’ni bitirdikten sonra Salıpazarı’ndaki Fevziye Rüştiyesi’ne başladı daha sonra Beşiktaş Askeri Rüştiyesi’ne girdi. İdadi(lise) öğrenimini bu okulda bitirdikten sonra yüksek öğrenimini Mühendishane-i Berri-i Hümayun’da (kara askeri mühendis okulu) okudu ve 1884 te topçu mülazım-ı sanisi (topçu üsteğmen) olarak bitirdi; Mekteb-i Harbiye-i Şahane’ye (genel kurmay okuluna) başladı. Bu okuldan da, 1886 da Erkan-ı Harbiye yüzbaşısı olarak mezun oldu.

Nabizade Nazım, başarılı bir öğrenci olmasından dolayı bitirdiği okulda öğretim üyesi oldu;”yüksek cebir”,”istihkam”ve”topoğrafya” gibi dersleri okuttu.”Keşif ve araştırma” yapmak için Suriye’ye gitti. 1890 da İstanbul’a geri geldi. Bir arkadaşının yardımıyla daha önce görüp sevdiği kızla evlendi. Ancak mutluluğu evlilik yaşamında da bulamadı; evlendikten çok kısa bir zaman sonra kemik veremi oldu. Haydarpaşa Hastenesi’nde iki yıl tedavi gördü ancak iyileşemdi; 6 Ağustos 1893′te yaşamını yitirdi ve Üsküdar ‘da Miskinler Tekkesi yakınındaki mezarlığa gömüldü.

Köyü konu alan ilk gerçekçi romanımız olan Karabibik‘in yazarıdır. Realist – naturalist etkilenmeler taşıyan sanatçı­nın, gözlem ve araştırma gücü dikkat çekicidir. Yazarın diğer romanı betimleme ve psikolojik tahlilde oldukça başarılı olduğu Zehra‘dır. Edebiya­tımızın ilk tezli romanı olan Zehra’da, İstanbul’daki bir Türk ailesinin yaşamı anlatılmaktadır.

Daha fazla sonuç:
Nabizâde Nâzım

Hızlı Cevap
Mesaj:

Bu sayfalarımıza baktınız mı
Pixabay Resimleri:
paneli aç