Arama

Nazal N - Türkçe'de Silüeti Olmayan Ses

Güncelleme: 14 Nisan 2008 Gösterim: 17.306 Cevap: 2
Avatarı yok
KiTiaRa
Ziyaretçi
20 Şubat 2008       Mesaj #1
Avatarı yok
Ziyaretçi
“NAZAL N”

Türkçe'de silüeti olmayan ses.

Gök Türkçe'de iki türlü n sesi vardı: Biri bugün de kullanılan n, diğeri ise geñizden çıkan nazal ñ sesi idi.
Gök Türkler bu sesleri ayrı harflerle yazarlardı. Uygurlar,Gök Türk alfabesini değil, Soğdaklardan aldıkları yabancı bir alfabeyi kullandıkları ve bu alfabe de nazal ñ'yi içermediği için tek bir n harfi kullanmışlardır. Daha soñra Arap alfabesini kullanan Türkler (Karahanlılar, Gazneliler, Selçuklular, Osmanlılar vs...)


Nazal ñ'yi üstü üç noktalı kef (nazal nûn veya kef-i nûn) ile göstermişlerdir.

Türkiye Cumhuriyeti'nde 1 Kasım 1927'de harf devrimi yapıldığında, iki n de tek n'ye indirgenmiş ve o tarihe kadar kullanılan geñizden çıkan nazal ñ sesi dilimizde kaybolmuştur.
Nazal, burundan gelen demektir. Nazal n ise, n harfinin burnun derinliklerinden geniz yakınlarından çıkartılan, n ile g harflerinin bir kombinasyonu gibi anlaşılan versiyonudur. Bir sözcük içinde yan yana gelmiş gn veya ng harflerinin okunuşu sırasında g harfinin tam olarak okunmayıp, n harfinin de burundan okunur.
Bu ses Türkmence gibi "Türkî" dillerde birinci ve üçüncü tekil şahıs için iyelik eki anlamı ve fonksiyonu içerir.
Nazal n Türkiye,Denizli, Antalya ve Göller Yöresi şivesi Kayseri/Niğde civarının temel taşlarından biridir. Birçok
Türk lehçesinde vazgeçilmez bir ses olarak önemini korur. Denizli’de göçer Türkmenlerin konuştuğu Oğuz Türkçesinin, yerleştikleri topraklardaki başka kültürlerin ve dillerin etkilemesiyle de epeyi kendine özgü bir aksana dönüşmüştür.

DENİZLİ. Kentin adı Cengiz han sözcüğü ile etimolojik köken olarak akrabadır:
Cengiz Han: Dengiz Kağan... ancak Dengiz sözcüğündeki g harfi tam olarak okunmaz ama n harfi burundan okunur. bu nedenle de "nazal n" adını taşır;. Denizlililer, kentlerinin adını nazal n ile söylerler.Orta Asya Türkçe 'sinden kalmadır; Türkmenistan,Özbekistan Türkçe' lerin de hala kullanılır. Ülkemizde de Denizli başta olmak üzere kimi illerimizde, eski göçer Türk'lerin hançeresinden bir kalıntı olarak varlığını sürdürür. Nazal n' yi anlamak için tipik Denizlililerin "Denizli" demesini anımsamak yeter.

Ege'de çokça kullanılan söyleyiş biçimi. Özellikle ikinci tekil iyelik eklerinde.

Kıbrıs Türkçesi'ndehala varlığını sürdüren bir sestir.
İspanyolcada ñ harfiyle ifade edilir.
Eski Türkçe yazıları bugünkü harflerle yazarken "ng" diye yani nun+kef olarak yazıldığı da görülür.

Mesela;

ming = biñ, meng = beñ te(ng)ri = teñri vs...

Sonradan yaklaşık 10uncu 11inci yüzyılda nun harfi terk edilmiş nazal n'ler sadece kef ile gösterilir olmuştur.
Bu harf her ne kadar alfabemizde yer almasa da günümüzde telaffuz bakımından varlığını sürdürmektedir. "n" harfinin arkasından "g" harfi geldiğinde o "n" nazal olarak okunur.
Örnek vermek gerekirse "mangal" kelimsini telaffuz ederken söylediğimiz "n" ile "konuşmak" kelimesini telaffuz ederkenki "n" birbiriyle aynı değildir. Şu anda denemek için bu iki kelimeyi söylerseniz buna dikkat ettiğinizden dolayı iki harfi aynı şekilde söyleyebilirsiniz, ancak normal bir konuşma sırasında bunlar birbirinden farklı telaffuz edilir. "Konuşmak" taki "n" yi, dilimizi üst dişlerimize değdirerek* söylerken "mangal"daki "n"de dilimizle dişlerimizin pek bir alakası yoktur.Bu günkü İngilizcede de -ing kalıbındaki fiillerin sonundaki g çoğunlukla okunmaz ve onun yerine bu damaksıl n sesi çıkarılır. Kıbrıs Türkcesindeki ses daha çok "n" ve "g" seslerinin birleşiminden meydana gelir. Bu ses için fonetik alfabesinde ayrı bir sembol da vardir ("n" harfinin kuyruklu versiyonu gibi).

İngilizcede çokça kullanılan bir sestir. Örneğin, /ng/ ile biten sözcüklerdeki son ses nazal n'dir (ya da /nk/ ile biten sözcüklerde /k/den önceki ses nazal n'dir). ipa' de kuyruklu n olarak gösterilir. türkçede olmadığından İngilizce öğrenen Türklerin en çok yaptığı telaffuz hatalarına örnek teşkil eder."ng" gibi bir söyleniş biçimi vardır.

Alfabemizde böyle bir harfin bulunması anlatım bakımından işe yarayabilir. örneğin;

"elini yaktı" cümlesi iki anlama gelir.birincisi; "o senin

elini yaktı" ikincisi; "kendi elini yaktı".

ama nazal n kullanılırsa

-elini yaktı. (kendi elini yaktı)

-eli"ng"i yaktı (o senin elini yaktı)
Son düzenleyen KiTiaRa; 20 Şubat 2008 22:04 Sebep: Paragraf düzeni
Avatarı yok
KiTiaRa
Ziyaretçi
20 Şubat 2008       Mesaj #2
Avatarı yok
Ziyaretçi
NAZAL N (NG) KULLANIMI

Boyabat Ağzında “Nazal N” denilen “burun N”si çokça kullanılır. Bu kullanım Anadolu’nun birçok yerinde mevcuttur. Bu ses dilin arka tarafının damağın arka tarafına değdirilmesi ve dilin üst ön dişlere yakın bir yerde dişlere değmeden durması ile çıkar. Bugünkü kullanımda en yakın ses tanımı N ve G seslerinin aynı anda çıkarılmaya çalışılmasıyla oluşur. Bunun için biz bu kullanımı kelime içinde (ng) şeklinde ifade edeceğiz. Nazal N Boyabat ağzında oldukça yaygın olarak kullanılır.

Sa(ng)sak
A(ng)şa (Ayşe)
Do(ng)mak
Dursu(ng)
Da(ng)alak
Dö(ng)gel
So(ng)ül
İ(ng)eze

B. FİİLLERİN KULLANIMINDAKİ FARKLILIKLAR

1.Tekil şahıs çekiminde II. Tekil şahıs eki kullanılır ve karışıklığın giderilmesi için de I. Tekil şahsın kullanımında mutlaka “ben” şahıs zamiri getirilir:

Ben geliyon
Ben yazıyon
Ben düşünüyon
Ben biliyon


2.II. Tekil ve çoğul şahıslar –isimler dahil- “nazal n ile” ifade edilir:

Sen gidiyo(ng) mu? Siz biliyo(ng)uz mu?
Sen biliyo(ng) Siz biliyo(ng)uz
Seni(ng) gözü(ng) Sizi(ng) gözü(ng)üz
Seni(ng) eli(ng)Sizi(ng) eli(ng)iz
3. Zaman eklerinin son sesleri değişikliğe uğrar:
Şimdiki zaman:

Geliyorum yerine geliyon
Geliyorsun yerine geliyo(ng)
Geliyor yerine geliyo
Geliyoruz yerine geliyoz
Geliyorsunuz yerine gelyo(ng)uz
Geliyorlar yerine geliyola

Gelecek zaman:

Gideceğim yerine Gidecen
Gideceksin yerine Gidece(ng)
Gideceğiz yerine Gidecez
Gideceksiniz yerine Gidece(ng)
Avatarı yok
nünü
Ziyaretçi
14 Nisan 2008       Mesaj #3
Avatarı yok
Ziyaretçi
Kök Türükçe'de iki türlü n sesi vardı: Biri bugün de kullanılan n, diğeri ise geñizden çıkan nazal ñ sesi idi. Kök Türükler bu sesleri ayrı harflerle yazarlardı. Uygurlar, Kök Türük alfabesini değil, Soğdaklardan aldıkları yabancı bir alfabeyi kullandıkları ve bu alfabe de nazal ñ'yi içermediği için tek bir n harfi kullanmışlardır. Daha soñra Arap alfabesini kullanan Türkler (Karahanlılar, Gazneliler, Selçuklular, Osmanlılar vs...) nazal ñ'yi üstü üç noktalı kef (nazal nûn veya kef-i nûn) ile göstermişlerdir. Türkiye Cumhuriyeti'nde 1 Kasım 1927'de harf devrimi yapıldığında, iki n de tek n'ye indirgenmiş ve o tarihe kadar kullanılan geñizden çıkan nazal ñ sesi dilimizde kaybolmuştur. Ama bu ses Türki cumhuriyetleriñ birçoğunda hala korunmaktadır.

Kök Türükler bu harfi ng olarak okurlardı (tañrı=tengri, dinle=tingle göñül=köngül gibi). Ben de bu kelimeleriñ listesini oluşturmak istedim. Aklıma n'li kelimeler geldikçe Şemseddin Sami'niñ Kamûs-i Türkî sözlüğüne müracaat ederek aşağıdaki listeyi oluşturdum. Listedeki kelimeler günümüz halleriyle yazılmıştır. Zira Kök Türkler devrinde günümüzde d ile başlayan kelimeleriñ çoğunu t ile (demir=temir, dağ=tag damga=tamga dik=tik dokuz=toguz gibi), günümüzde g ile başlayan kelimeleriñ çoğunu ise k ile (geri=keri, göl=köl, göz=köz, güçlü=küçlüg, gün=kün gibi) başlatıyorlardı.

Öz Türkçe'de Nazal Ñ Harfini İçeren Bazı Kelimeler:

Eski Türk Lehçelerinde Var Olan ve Değişim Geçirmiş Haliyle Günümüz Türkçe'sinde de Kullanılanlar:

A añmak, añlamak, añlaşmak, añdırmak, añırmak, alañ
B biñ, beñzemek, biñbaşı, buñamak, beñiz, beñ (yüzdeki)
Ç çeñe, çañ
D deñiz, deñemek, doñmak, deñ, doñdurma, diñlenmek, diñlemek, diñmek, düñür, doñuz (domuz), deriñ
E eñse, eñ (sıfat), eñ, eñgin
G geñiş, geñiz, göñül, geliñ
İ iñlemek, iriñ, iñek
K koñuşmak, koñşu (komşu), koñuk, koñak, kañlu (kağnı), karañlık
O oñur, oñurga (omurga)
Ö öñ, öñce, öñlemek, öñlük, öñcü, öñdin
P pıñar
S soñra, soñ, siñek, siñir, siñsi, siñmek, süñgü, sañsar
T tañ, tañrı, tırñak
Ü üñ, üñlü
Y yeñi, yalñız, yañlış, yañılmak, yalıñ, yañak, yañaşmak, yeñiçeri, yañ, yöñ, yüñ, yeñmek, yañkı, yañsımak

Günümüz Türkçe'sinde Olmayıp Sadece Kök Türükçe'de Olanlar:

beñgü: ebedi; abide, anıt
buluñ: taraf, köşe
buñ: keder, elem, dert, sıkıntı
büñ-: boynuz vur-, tosla-
eñle-: avla-
meñle-: avlan-
kalıñ: mal, servet, çeyiz
kañ: baba
kiñsür-: ayağa kalk-
kiñşür-: kışkırt-; kız-, öfkelen-
köñek: kova
küñ: cariye
küzeñü: çan, zil; ayna
meñ: gıda, yiyecek
meñi: neşe, mutluluk
müñre-: böğür-
neñ: şey, nesne, hiç
neñnen: ne, her ne
oñ-: rengi sol-
öñ: güneşli; renk
öñi: ayrı, başka
öñüş-: yırt-, del-, böl-
örüñ: beyaz, ak
örüñmeg: ışık, beyazlık, nur
kalıñsız: cihazsız
kañ: baba
koñuz: böcek
señün: general
sıñar: yarı, buçuk
siñil: küçük kız kardeş
suña: tuna, erkek ördek
suñur: sungur denilen av kuşu
süñüg: mızrak
süñük: kemik
süñüş-: savaş-
terkiñ: amir
teyeñ: sincap
tiñ: takat, derman, iktidar
toñta-:aşağı iğ-
tüñür: davul
uruñ: memuriyet
ürüñ: beyaz
yañı: gün
yañra-: çınla-
yazıñ-: kabahat işle-
yoñşur-: karıştır-
yürüñ: beyaz, ak

Zarflarda ñ'niñ Kullanılışı:
seniñ ...ñ
oña, onuñla, onuñ, onu, ondan, onları, buña, şuña, baña, saña
...iñ, ...ıñ (kalemiñ, kitabıñ, çocuğuñ)
Hızlı Cevap
Mesaj:

Benzer Konular

30 Temmuz 2014 / Ziyaretçi Soru-Cevap
13 Ocak 2009 / Ziyaretçi Soru-Cevap
24 Mayıs 2011 / zuhurrap Soru-Cevap
7 Nisan 2011 / exoperator Soru-Cevap
21 Haziran 2015 / Finn and Jake Mustafa Kemal ATATÜRK