Arama

Sigorta Nedir? Sigorta Hakkında

Güncelleme: 14 Haziran 2013 Gösterim: 103.930 Cevap: 6
NihLe - avatarı
NihLe
Ziyaretçi
17 Kasım 2007       Mesaj #1
NihLe - avatarı
Ziyaretçi
Sigortalar ve Sigorta poliçesi çeşitleri hakkında bilgiler;

Sponsorlu Bağlantılar
Sigorta Nedir?
Sigorta ; Kişilerin bazı şartlar altında karşılaşacakları, zarara ve gelir kaybına yol açan olayların ekonomik sonuçlarından kendilerini korumak için belli bir prim karşılığında risklerini devrettiği anlaşmadır.

Sigorta Süresi Nedir?
Poliçenin yürürlükte kalacağı süredir. Birikimli yaşam poliçelerinin bazılarında sigorta süresi sabit olmayıp maksimum ve minimum süreler vardır. Bazılarında ise sigortalı ile sözleşme hazırlanırken belirlenen sigorta süresi mevcuttur.

Sigortacı Nedir?
Sigorta ettiren tarafından ödenen prim karşılığında, sigortalıya ya da tazminattan yararlanacağı belirtilmiş kişiye, rizikonun gerçekleşmesi halinde tazminat ödemeyi üstlenen kurumdur.

Sigortalı Nedir?
Yaşamı ya da sağlık giderleri sigortayla teminat altına alınan kişidir.

Sigorta Ettiren Nedir?

Sigortacı ile sigorta sözleşmesini yapan ve prim ödeme yükümlülüğü altına giren kişidir. Sigorta ettiren ile sigortalı aynı kişi olabilir.

Poliçe Nedir?
Sigorta poliçesi ; Sigortalanan mal veya cana ait belirleyici bilgileri, sigortanın baslangıç ve bitiş tarihlerini, ödenecek prim ve teminat tutarlarını vb. içeren sözleşmeye ait yazılı belgedir.

Prim Nedir?
Sigorta primi sigortalının ödediği ücrettir. Bu ücret sigorta riskinin karşılığı , idari giderler, komisyonlar, kar gibi unsurları içerir.

Kloz nedir?
Sigorta çeşitlerine göre poliçe genel şartlarındaki hususları tamamlayan ve özellikle dikkat edilmesi gereken şartları gösteren uyarı notudur.

Hasar nedir?
Sigorta Poliçesi genel şartlarında yeralan rizikonun gerçekleşmesi (menfaatin zarara uğraması) halinde, sigortacının tazminat ödeme yükümlülüğünün doğması durumudur.

Aktüer nedir?
Sigorta matematikçisidir. Hangi risk için hangi şartlarda ne kadar sigorta primi ödenmesi gerektiğini hesaplayarak standardize eder. Eski Roma 'da sayan kişi anlamına gelirdi. Ülkemizde her sigorta şirketi mutlaka en az bir aktüer bulundurmak zorundadır.
Sigorta matematiğine ise aktüerya adı verilir.

Birikim Tutarı (Birikim Kapitali) Nedir?
Sigortacı her yıl sonu, portföyündeki uzun süreli poliçelerin sigorta bedelleri üzerinden, bazı matematiksel yöntemlerle belirlenen bir fon ayırır. Şöyle ki, sigortalının ödediği primlerin yıllar itibariyle yasal ve teknik kesintileri yapıldıktan ve teknik faiz ile faizlendirildikten sonra elde edilen tutara birikim tutarı denir.

Genel Şartlar Nedir?
Devletin yetkili kurumları (T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı) tarafından her sigorta branşı için hazırlanmış olan ve Sigorta şirketlerinin bunu aksine hareket edemeyecekleri koşullardir.

Ihtarname Nedir?
Zamanında ödenmeyen primlerin poliçenin iptaline yol açması söz konusu olduğundan, prim borçlarını ödemeleri için sigortalıya gönderilen uyarı mektubudur (ihtar). Sigortalıya ulaştıktan sonraki 30 gün içinde ödeme zorunluluğu vardır. Aksi halde şirket poliçeyi iptal veya tenzil eder.

Ikraz (Borç Alma) Nedir?

Uzun süreli ve birikimli sigortalarda mevcut olup, sigortalının ileriki yıllarda poliçesinin kar paylı birikim tutarını azami %95'ini yıllık faizle borç alabilmesidir. Ikraz halinde, poliçenin tüm hakları korunur. Sigortalı bir sonraki yıl, borcunu ödemeden o yıla ait ikraz faizini ve bu faiz üzerinden alınacak %5'lik gider vergisini ödemek suretiyle sigortaya devam edebilir. Faiz sigorta şirketi tarafından serbest olarak belirlenir ve peşin alınır.

Iptal Nedir?
1. Uzun süreli hayat sigortalarında: sigorta ettirenin 30 gün içinde prim borcunu ödememesi halinde, poliçenin yürürlükten kaldırılmasıdır. Bu durumda prim iadesi yapılmaz.
2. Bir yıl ve daha kısa süreli hayat, sağlık ve kaza sigortalarında: Sigorta ettiren şirketçe belirtilen süre zarfında prim borcunu ödemediği taktirde, poliçe temerrüde düşer. Temerrüd tarihini izleyen 15 günün sonunda prim borcu
ödenmezse teminatlar durdurulur. Durdurulma tarihinden itibaren geçen 15 gün içinde de borç ödenmezse ihtara gerek kalmaksızın poliçe iptal edilir.

Irat
Nedir?
Yaşam boyu veya belirtilen süre boyunca periyodik olarak gelir sağlayan yaşam sigortası teminatıdır.

Istira (Satın alma) Nedir?
Birikim priminin alındığı yaşam sigortalarında sigorta şirketinin, poliçe özel şartlarında yazılı asgari sürenin geçmesi ve bu süreye ait primlerin ödenmesinden sonra sigorta ettirenin talebi ile kar paylı birikim tutarını ödeyerek poliçeyi satın almasıdır.
Sigortalı için, poliçenin paraya çevrilme olanağıdır.

Kar Payı Tutarı Nedir?
Sigortalıların ödediği primlerin yasal ve teknik kesintileri yapıldıktan sonra yatırıma yönlendirilmesi sonucunda elde edilen karın bir kısmının katılım nispetinde poliçeye işlenen tutarıdır.

Sigortalanabilir Menfaat nedir?
Sigorta ile güvence altına alınan, maddi veya manevi değerler üzerindeki menfaatlerdir.
Sigorta sözleşmesi (poliçe) yapılırken sigortalanabilir bir menfaat ilişkisinin bulunması gereklidir. Rizikonun gerçekleşmesi neticesinde sigortalının yasal, para ile ölçülebilir bir zararı ve fiziki bir kaybı olmalıdır. Kanunlara, ahlaka ve adaba aykırı işlemler sonucu doğacak menfaatler sigorta edilemez.

Menfaatdar Nedir?
Yaşam sigortalarında, sigorta sözleşmesine taraf olmamakla birlikte, yaşam kaybı (vefat) rizikosunun gerçekleşmesi halinde poliçede belirtilen hakların ödeneceği kişidir. Poliçede menfaattar ismen belirtilmemişse, kanuni varisler menfaattar olarak kabul edilir. (Menfaattar = Lehdar = Alacaklı)

Meriyet Nedir?
Poliçenin geçerli ve yürürlükte olma durumudur.

Özel Şartlar Nedir?
Sigorta özel şartları ; Sigorta şirketlerinin gelistirdikleri poliçelerin detayli özel koşullarını içeren ve genel şartların aksine hükümler içermeyen sözleşme maddeleridir.

Reasürans Nedir?
Bir sigorta şirketinin poliçe sattığı sigortalılardan satın aldığı risklerin bir kısmını veya tamamını diğer bir şirkete satmasıdır.
Daha basit bir ifadeyle sigorta şirketinin sigortalanmasıdır.

Risk Nedir?
Zararın veya hasarın ortaya çıkmasının muhtemel olduğu durumdur.

Istisna Nedir?

Sigorta teminatları dışında kalan durumlardır.

Tazminat Nedir?
Poliçe türüne göre, sağlık giderleri, maluliyet ve kritik hastalık durumunda sigortalıya, sigortalının vefati durumunda ise menfaattara ödenmesi gereken toplu tutar.

Teknik Faiz Nedir?

Yaşam poliçeleri için kullanılan ve sigortacının garanti ettiği minimum faiz oranıdır.

Teminat Nedir?

Sigortacının sigortalıya rizikonun gerçekleşmesi halinde vermeyi taahhüt ettiği güvencedir.

Tenzil (Dondurma) Nedir?
Uzun süreli sigortalarda poliçe özel şartlarında yazılı azami sürenin geçmesi ve bu süreye ait primlerin ödenmesinden sonra prim ödemelerinin durdurulması ve sigortalının maluliyet, kritik hastalık, vefat gibi tazminat hakkından yararlanmadan sadece yatırılan birikim tutarı üzerinden kar payı almaya devam etmesidir.

Tıbbi Tetkikler Nedir?
Sigortalının yaşına ve istediği teminat tutarına bağlı olarak sigortacı tarafından istenebilen tıbbi raporlardır.

Risk Kabul (Underwriting) Nedir?

Sigortacının, başvuruyu kabul edip, etmeyeceğinin ve kabul ederse hangi şartlarda onaylayacağının belirlendiği süreçtir.

Yaşam Sigortası (Hayat Sigortası) Nedir?
Sigortanın yürürlüğe giriş tarihinden itibaren kişiyi poliçe türüne göre vefat, hayatta kalma, maluliyet veya kritik hastalıklar gibi büyük risklere karşı güvence altına alan; birikim priminin alındığı durumlarda primleri yatırıma yönlendirerek, sigorta süresi sonunda toplu para ya da emeklilik hakkı tanıyan, sigortadır.

Zeyilname Nedir?
Zeyilname ; Poliçenin yürürlüğü sırasında meydana gelen değişikliği belirten poliçenin ayrılmaz bir parçası olarak düşünülen ek sigorta sözleşmesidir. Örneğin yaşam poliçelerinde prim artışı, sağlık poliçelerinde aile poliçesine çocuk eklenmesi gibi değişikliklerin yanı sıra sigortalının talebiyle düzeltilmesi de zeyilname düzenlenmesini gerektiren işlemdir .
sigortasi.org

NihLe - avatarı
NihLe
Ziyaretçi
17 Kasım 2007       Mesaj #2
NihLe - avatarı
Ziyaretçi
Sigorta Nedir? Türleri Nelerdir?
Ani ve beklenmedik risklere karşı, önceden ödenen prim karşılığında olası riskin sigorta şirketine transferini kapsayan iki taraflı sözleşmeye sigorta denir.
Sponsorlu Bağlantılar

Hayat ve Hayat Dışı Sigortalar olmak üzere iki ana gruba ayrılmaktadır. Hayat Dışı Sigortalar başlıca aşağıda belirtilen branşlarda hizmet verir;

Yangın Sigortaları:
Bireyin sahip olduğu konut, işyeri ve muhteviyatı için düzenlenen ve Doğal Afetleri de içeren poliçelerdir.

Oto Kaza Sigortaları: Karayolunda kullanılabilen motorlu motorsuz taşıtların uğrayacağı maddi zararları karşılar

Oto Sorumluluk Sigortaları: Motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı işletene düşen hukuki sorumlulukları tazmin eder.

Sorumluluk Sigortaları: Özel/Tüzel Kişilerin 3. Şahıslara, kendileri ile bir sözleşme akdi bulunan kimselere vereceği maddi veya bedeni zararlardan dolayı oluşacak hukuki sorumluluklarını karşılayan sigorta ürünleridir.

Mühendislik Sigortaları: İnşaat ve Montaj işlerinde meydana gelecek maddi zararları ve de Makine/Elektronik ekipmanlarda yaşanacak arıza, bozulma hasarlarını temin eder.

Ferdi Kaza Sigortaları: Ani ve harici bir olayın etkisi ile sigortalının iradesi dışında vefatı veya sakat kalması hallerini temin eder.

Sigorta Yaptırmanın Avantajları Nelerdir?
  • Özellikle işletmelerde firmanın olası risklerini sigorta ettirmesi, işletmenin gelecekteki faaliyetlerini sürdürmesi açısından oldukça önemlidir.
  • Oluşan bir hasar sonrasında firmalar zararlarını sigorta şirketlerinden karşılayarak kendi öz sermayelerini tüketmezler.
  • Faaliyetlerini sürdürmek için ek sermaye ihtiyacına gerek duymaksızın sigorta şirketlerinden alacakları tazminat ile faaliyetlerine devam ederler.
  • İşletmelerin teminat altına aldıkları varlıklarının bedeli ile karşılaştırıldığında ödenen primlerin çok düşük olduğu görülür.
  • İşletmeler geleceğe yönelik taahhütlerini yerine getirirken, sigorta yaptırarak dolaylı olarak bu taahhütlerini de garanti altına alırlar.
Sigorta Satın Alırken Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar
Sigorta satın alırken;
  • Poliçenin işletmenin tüm risklerini karşılayıp karşılamadığına,
  • Teminatların içeriklerine,
  • Muafiyet koşullarına,
  • Sigorta bedellerine, dikkat edilmelidir.
Unutmamalıdır ki; en ucuz primli poliçe en iyi poliçe değildir. Sigorta poliçelerinde teminatlar ve sigorta bedelleri arttıkça ödenecek prim de mutlaka artar.

İşletmelere önerimiz, sigorta yaptırmadan önce mutlaka sigorta danışmanları aracılığıyla işletmelerinin risklerini tespit ettirmeleri ve tespit edilen risklere karşı en geniş korumalı poliçeleri satın almalarıdır.
Kaynak: Finans Sigorta
kobifinans.com.tr

Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
1 Aralık 2008       Mesaj #3
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Sigorta
Vikipedi, özgür ansiklopedi
Sigorta, risklerin gerçekleşmesi sonucu doğabilecek zararları gidermek için kullanılan mali araç. Sigorta sözleşmesi, sigorta yapılması için hukuken gerekli sözleşme. Sigorta şirketi, sigorta işlerinin yönetilmesi, işletilmesi, satışı ile ilgilenen şirket. Sigortacılık, bu işlerle ilgilenen meslek.
İnsanların tüm varlık ve girişimleri risk (riziko) adı verilen belirsizliklerin tehdidi altındadır. Sigorta, risklerin gerçekleşmesi halinde doğan zararı karşılar, böylece geleceğin maddi açıdan belirli hale gelmesini sağlar. Sigorta kişi ve kurumlara güven sağlar, böylece geleceğin planlanmasını mümkün kılar, girişimciliği teşvik eder.


Sigortanın işleyişi
Sigorta, temelde, benzer riske maruz kalan kişilerin (sigortalılar) maddi güçlerini birleştirerek yardımlaşmasıdır. Sigorta şirketlerinin işlevi, bu kişilerin birbirlerini bulmasını ve gerçekleşen zararların giderilmesini organize etmektir.

Aynı riske maruz kalan kişiler bir araya gelerek gerçekleşen riskleri hep birlikte karşıladıklarında, kişi başına düşen ödeme miktarı düştüğünden büyük bir risk bile herkes için karşılanabilir hale gelebilir. Bir araya gelen kişi sayısı ne kadar fazla olursa, kişi başına düşen zarar miktarı o kadar tahmin edilebilir hale gelir. Olasılık hesaplarında büyük adetler kanunu (veya büyük sayılar kanunu) adı verilen kanuna göre, aynı riske konu olan kıymetlerin sayısı ne kadar fazla olursa, gerçekleşecek hasar, riskin oluşma ihtimaline o denli yakın olacaktır.
Bir sigorta şirketinin organizasyonu altında biraraya gelen sigortalılar gelecekteki hasarları karşılamak için prim adı verilen ücreti öderler. Prim tutarına, hasarlar için yapılacak ödemelerin yanı sıra, sigorta şirketinin işletme masrafları, kârı, vergiler, acente komisyonları gibi kalemler de dahildir.

Sigorta, öngörülemez ve maddi zarar doğuracak olaylara (yani risklere) karşı yapılır. Ne zaman olacağı önceden bilinen olaylara karşı sigorta yapılmaz. Kumar, hisse senedi alım-satımı gibi spekületif riskler ve kanuna aykırı olarak yapılan işler sigortalanamaz. Keza, kanunlardan kaynaklanan cezalara karşı sigorta olmaz.

Sigorta teminatının işlemeye başlaması için sigortalı ile sigorta şirketi arasında sigorta sözleşmesi yapılır. Poliçe, sigorta sözleşmesinin koşullarını içeren ve ispatlayan belgedir. Poliçe üzerinde sigorta şirketinin ünvanı, adresi, sigortalının adı, riskle ilgili bilgiler, prim, sigorta başlangıç ve bitiş tarihleri, sigorta koşulları vs. yer alır.

Sigorta satışları bazen doğrudan sigorta şirketleri tarafından yapılmakla birlikte, genellikle sigorta aracıları tarafından yapılır. Sigorta aracıları belli bir sigorta şirketine bağlı çalışan acenteler ve sigorta şirketlerinden bağımsız çalışan sigorta brokerleridir. Aracıların başlıca görevleri, sigorta müşterisini riskler ve buna uygun çözümler hakkında bilinçlendirmek, prim ödemelerini, hasarların tazmin edilmesini ve poliçenin yenilenmesini takip etmek, gerektiğinde hatırlatmada bulunmaktır. Prim tahsil etme yetkisi bulunan acenteler, müşterilerden aldıkları primleri sigorta şirketine öderler. Bu hizmetlerine karşılık aracılar komisyon alırlar. Komisyon genellikle prim tutarına dahil edilir.

Sigorta edilmiş bir riskin gördüğü zarara hasar denir. Bir hasar gerçekleştiğinde, sigortalı, sigorta şirketinde ihbarda bulunur. Sigorta şirketi, hasarı kendisinden bağımsız bir eksperin incelemesini sağlar. Daha sonra eksper raporunu inceleyerek, sigorta teminatı içindeki zararı tazmin eder, sigortalıya tazminat öder.
Can sigortalarında ve bedeni hasarlarda ise tazminat, aktüer denilen uzmanların yaptığı aktüerya hesaplarının sonucuna göre ödenir.
Eğer bir hasar üçüncü bir şahsın kusuru sonucu oluşmuşsa ve sigortalının o şahıstan tazminat talep etme hakkı veya daha başka hakları doğduysa, halefiyet denilen hukuki ilke uyarınca bu haklar ödediği hasar oranında sigorta şirketine geçer. Sigorta şirketinin bu hakkını kullanarak kusurlu taraftan tazminat talep etmesine rücu adı verilir. Örneğin, A ve B araçlarının karıştığı bir kazada, B aracı kusulu ise, A'nın sigortacısı önce A'ya tazminat öder, daha sonra, ödediği tazminatı B'den talep edebilir.

Sigorta şirketleri önce bu haklarını kusurlu kişilerle anlaşarak (sulhen) kullanmayı denerler. Sulhen giderilemeyen sorunların çözümü için mahkeme yoluna gidilir. Çağdaş sigorta şirketlerinde rücu ve hukuk işlerinde uzmanlaşmış bölümler bulunur.
Deprem gibi büyük felaketler sonucu ödenen hasarların sigorta şirketlerinin mali güçlerini aşan tutarlara ulaşması nedeniyle, sigortacılar da kendi üstlendikleri riskleri sigortalarlar. Bu yeniden sigortalama işlemine reasürans denir. Reasürans konusunda çalışan şirketlere reasürör adı verilir. Reasürörler, verdikleri teminat karşılığında sigorta şirketlerinden prim alırlar. Reasürans, uluslararası bir iştir. Bir sigorta şirketi, risklerini pek çok reasüröre devredebilir. Böylece, deprem gibi felaket boyutlarındaki riskler bile dünya çapında pek çok şirkete dağılarak ödenebilir hale gelir. Bu durumun bir yansıması olarak, dünyanın herhangi bir yerinde meydana gelen bir felaket, tüm sigorta piyasasını etkiler. Örneğin, ABD'de meydana gelen 11 Eylül Saldırıları sonucunda, Türkiye'deki sigorta primleri de (Dünya çapında olduğu gibi) arttı.

Artan rekabet sonucu, çağdaş sigorta şirketleri müşterilerine tazminat ödeyerek yardımcı olmanın dışında sayısı giderek artan bazı yardım hizmetleri, örneğin yolda kalan araçlar için çekici, bozulan musluklar için tesisatçı temini gibi ek hizmetler vermektedir.
Sigorta şirketleri çoğu ülkede (ve Türkiye'de) hayat ve hayat dışı branşlarda çalışan şirketler olarak ikiye ayrılır.

Türkiye'de sigortacılık Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenmekte ve denetlenmektedir.
Türkiye'deki sigorta müşterileri, sigorta şirketi ile anlaşmazlığa düştüklerinde, Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği'ne veya Hazine Müsteşarlığı'na başvurabilir.

Sigorta türleri



Kanunen "sigortalanamaz" olarak nitelenen riskler dışındaki tüm riskler sigortalanabilir. Başlıca sigorta türleri şunlardır:
  • Can Sigortaları
    • Hayat sigortası
    • Ferdi kaza sigortası
    • Sağlık sigortası
  • Mal sigortaları
    • Kasko vb. oto sigortaları
    • Yangın sigortası
    • Nakliyat sigortası
    • Mühendislik sigortaları
  • Sorumluluk sigortaları
  • Hukuksal koruma sigortaları
  • Kredi sigortaları
Sigorta türleri, zorunlu olup olmamasına göre de sınıflanabilir. Türkiye'de başlıca zorunlu sigortalar Trafik Sigortası ile Zorunlu Deprem Sigortasıdır.

Tarihçe

Babilliler'in MÖ 1800 yıllarında geliştirdiği Hammurabi Kanunları, sigortanın bilinen ilk hukuki şeklini içeriyordu. Buna göre, bir kervana haydutların saldırması halinde, zarar kervan sahipleri arasında bölüşülür.
Antik Yunan ve Roma medeniyetlerinde bir tür nakliyat sigortası vardı. Gemi sahipleri, ticaret seferine çıkacakları zaman sermaye olarak deniz ödüncü denilen bir borç alırlardı. Eğer gemi sağ salim geri dönerse, gemi sahibi deniz ödüncünü misliyle geri öderdi. Ancak gemi yolda batarsa, deniz ödüncü gemi sahibinde kalırdı.

Yine aynı dönemde, Rodos Kuralları denilen bir düzenlemeyle müşterek avarya kavramı ortaya çıktı. Buna göre, kaptan bir tehlikeyle karşılaştığında gemisini kurtarmak için yükün bir kısmını denize atarsa, bu zarar gemi ve yük sahipleri arasında paylaşılırdı.
14. yy'da, Cenevizliler tarihte sigortaya özgü (diğer ticari konuları içermeyen) ilk sözleşmeleri yaptılar.

15. yy'da İspanya'da sigorta hukukuna ilişkin ayrıntılı düzenlemeler yapıldı. 1435 ve 1436 yıllarında kabul edilen iki kararname ile nakliyat sigortalarına dair kurallar kondu.
17. yy'dan itibaren İngiltere'de ilk sigorta şirketleri kurulmaya başladı. O zamana dek sigorta işi tüccarlar tarafından yapılıyordu. Ancak 1666'da 13.200 ev ve 87 kiliseyi yok eden Büyük Londra Yangını sonrasında öyle büyük zararlar oluştu ki, sadece yangın sigortası üzerine uzmanlaşan sigorta şirketleri kuruldu. Önemli bir ticaret merkezi olan Londra, bu yüzyıldan itibaren dünya sigortacılığının önde gelen şehri haline geldi.

250px Lloydsbuildinglondonarp
''Lloyd’s binası, Londra (önde, mavi vinçli). Arkadaki salatalık biçimli bina, büyük bir reasürans şirketi olan Swiss Re'ye aittir.''


17. yy'ın sonlarına doğru, Londra'nın dünya ticaretindeki artan önemi nedeniyle, bu şehirde nakliyat sigortacılığı konusunda da önemli bir talep doğmaya başladı. 1680'lerin sonuna doğru Edward Lloyd, Londra'da denizcilerin gittiği bir kahvehane açmıştı. Kahve, zamanla gemilerini veya yüklerini sigorta ettirmek isteyenler ile bu riskleri kabul etmek isteyenlerin buluşma noktası halini aldı. Lloyd's, zamanla kahvehaneden nakliyat ve özel riskler konusunda uzmanlaşmış dünya çapında bir sigorta borsası haline dönüştü.

Mucit ve siyaset adamı Benjamin Franklin, ülkesi ABD'de sigortacılığın gelişmesi için çaba gösterdi. Kurduğu sigorta şirketi, yangına karşı sigorta yaptığı gibi, sigortalıları yangın riskine karşı bilinçlendiriyor, yüksek riskli ahşap binaları sigortalamıyordu.

Türkiye'de sigortacılık

Sigorta kelimesi, Türkçe'ye İtalyanca sicurta kelimesinden geçmiştir.
Ahilik teşkilatı gibi mesleki loncalar, kurdukları yardım sandıklarıyla Osmanlı İmparatorluğu'ndaki ilk sigorta örneklerini verdiler. Bu sandıklar yangın ve ölüm gibi bugün de sigorta konusu olan risklere karşı üyelerini koruyordu.

Bu ilk örnekler dışında, Türkiye'de sigortacılık geç gelişti. Bunun nedeni olarak İslam dininin kadercilik anlayışı gösterilir. Belki de daha önemli bir neden, ticaretin ve mali yapının Batı Avrupa'ya kıyasla geri kalmış olmasıydı.

1870 yılında özellikle İstanbul'daki azınlıkların ve yabancıların mallarını etkileyen Beyoğlu yangını, sigorta düşüncesinin yaygınlaşmasına ve ilk sigorta şirketlerinin kurulmasına neden oldu. Bunların çoğu yabancı kökenliydi. İlk yerel sigorta şirketi, 1893 yılında kurulan Osmanlı Umum Sigorta Şirketi oldu. 1864 tarihli Deniz Ticareti Kanunu'nda sigortacılıkla ilgili ilk düzenlemeler yapıldı. Bu düzenlemeler 1906'da kara sigortacılığına özel hükümler kanunlaşıncaya kadar kıyas yöntemiyle kara sigortalarında da kullanıldı. Yabancı sigorta şirketlerinin başına buyruk çalışmalarını düzenlemek amacıyla 1914'te sigorta denetimi konusunda ilk kanun çıkarıldı.

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasıyla birlikte, milli iktisat anlayışı doğrultusunda, sigortacılık alanında da yerel sermayenin varlık göstermesi için yeni sigorta şirketleri kuruldu.
1929 yılında, sigortacıların meslek kuruluşu olarak Sigortacılar Cemiyeti Daire-i Merkeziyesi kuruldu. Bu kuruluş, bugün de varlığını Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği adıyla devam ettirmektedir.

1956 yılında düzenlenen Türk Ticaret Kanunu'nun beşinci kitabında, sigortacılıkla ilgili düzenlemeler yapıldı. 2007 yürürlüğe girecek yeni Türk Ticaret Kanunu'nun taslak çalışmasında sigortacılıkla ilgili önemli düzenlemeler öngörülmüştür.
1980'li yıllarda Turgut Özal'ın başbakanlığı döneminde uygulanan liberal siyaset sayesinde yabancı şirketler türk sigorta sektörüne dönmeye başladı.

1990 yılında, o zamana kadar devlet tarafından belirlenen sigorta tarifeleri serbest bırakıldı. Bunun sonucu olarak sigorta primleri ve şirket kârları hızla düştü, rekabet zorlaştı. Düşen kârlar ve 90'lı yıllarda yaşanan ekonomik krizler nedeniyle yabancı şirketler yavaş yavaş Türk sigorta piyasasından çekildiler. Ancak Türk sermayeli banka ve holdinglerin öncelikle kendi grup risklerini sigortalamak üzere çok sayıda şirket kurması nedeniyle sektörde bir daralma yaşanmadı.

1990'ların son yıllarından itibaren Türkiye'ye yabancı sermayeli sigorta şirketlerinin yeniden geldiği ve pazar paylarını giderek büyüttükleri görülmektedir. 2006 yılında sektörde yabancı sermayeli şirketlerin pazar payı %50'yi geçmişti.
asla_asla_deme - avatarı
asla_asla_deme
VIP Never Say Never Agaın
29 Ekim 2009       Mesaj #4
asla_asla_deme - avatarı
VIP Never Say Never Agaın
Sigorta Bedeli Nedir?

Sigorta bedeli, bir sigorta sözleşmesiyle teminat altına alınan kıymetlerin toplam maddi bedeli. Poliçe üzerinde sigorta bedeli açıkça belirtilir.

Sigorta bedeli, sigorta şirketinin sorumluluğunun üst sınırını oluşturur. Dolayısıyla sigortalı riskin bedeli poliçede hatalı belirtilmiş olsa dahi, sigorta şirketi, sigorta bedelinin üzerinde kalan hasarlardan sorumlu olmayacaktır. Sigortalanan varlığın gerçek piyasa bedeline, sigorta değeri denmektedir. Doğru işleyen bir sigorta sözleşmesinde, sigorta bedeli ile sigorta değeri, birbirine eşit olmalıdır.

Ender durumlarda sigortacının sorumluğu, sigorta bedelinin üzerinde gerçekleşebilir. Bunlar, genellikle hukuki bir anlaşmazlıkta, mahkemenin sigorta şirketi aleyhine karar vermesi halinde, sigorta şirketinin, sigorta bedeli dışında gecikme faizi, mahkeme masrafı gibi kalemleri de ödemekle yükümlü kılınması durumunda ortaya çıkar.
Vikipedi

BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 2 üye beğendi.
Şeytan Yaşamak İçin Her Şeyi Yapar....
Valeria - avatarı
Valeria
VIP Çilekli
12 Ekim 2012       Mesaj #5
Valeria - avatarı
VIP Çilekli
Sigorta Nedir? Sigorta Hakkında
MsXLabs.Org & Morpa Genel Kültür Ansiklopedisi

İleride ortaya çıkabilecek tehlike ve kazadan doğacak zararın giderilmesinin, önceden yapılan ödemeler (prim) karşılığında taahhüt altına alınması.

İnsanlar çok eski zamanlardan beri yaşamlarını ve mallarını muhtemel zararlara karşı güvence altına almak istemişlerdir. Bu isteğin sonucu olarak sigortacılık 14. yüzyılda İtalya'nın kıyı limanlarında, daha sonra İngiltere'de başladı. Dünya ticaretinin gelişmesiyle sigortacılık da önemli ilerlemeler kaydetti. Türkiye'de ilk sigorta şirketi 1893'te kurulan Osmanlı Sigorta Şirketi'dir. Cumhuriyet'ten sonra sigortacılık giderek gelişti. Ruhsat alarak çalışmaya başlayan sigorta şirketi, belirli nedenlerle oluşacak zararlara karşı tazminat vermeyi taahhüt eder. Sigorta yaptıran ile sigorta şirketi arasında oluşacak zararın tazminat miktarı üzerinde bir anlaşmaya varılır. Sigortalama karşılığı olarak, sigorta yaptıran şirkete yıllık prim ödemelerinde bulunulur. İki tarafı bağlayan anlaşmaya sigorta poliçesi denir. Sigortalanacak nesnelerin çeşidi kadar sigorta vardır. Sözgelimi evin, işyerinin, eşyaların, taşınır malların, gemilerin vb. nesneleri yangına karşı sigorta ettirilmesi yangın sigortası adını alır. Yangına karşı sigorta ettirilen nesnelerin maddî değeri, yangın olma ihtimalinin büyüklüğü (rizikosu) sigorta şirketi tarafından araştırıldıktan sonra tazminat bedeli kararlaştırılır. Malın maddî değeri ve rizikosu ne kadar büyükse ödenecek primler de o kadar yüksek olur. Aynı şekilde, kaza sigortası, afet sigortası, deniz kazalarına karşı sigorta, hayat sigortası vb. vardır. Hayat sigortası, kişinin yaş, sağlık, meslek durumuna göre, daha önceden edinilmiş istatistiksel verilerden yararlanılarak yapılır.
ölmez fenerli - avatarı
ölmez fenerli
Ziyaretçi
15 Kasım 2012       Mesaj #6
ölmez fenerli - avatarı
Ziyaretçi
Sigorta Nedir?
Sigorta, organize bir sosyal dayanışma sistemidir. Sigorta sistemine dahil olan kişilerin risklerini ortak bir havuzda birleştirmesi ve risk oluştuğunda bu havuzdan zararlarının karşılanması üzerine kurulmuş bu sistemde katılımcı ne kadar fazla olursa, risk daha fazla kişi ile paylaşıldığından zarar da doğrusal olarak azalır.
Bachata - avatarı
Bachata
Ziyaretçi
14 Haziran 2013       Mesaj #7
Bachata - avatarı
Ziyaretçi
Sigorta Nedir?
MsXLabs.org & Dini Kavramlar Sözlüğü

Sigorta, sigortacının, bir prim karşılığında diğer bir kimsenin para ile ölçülebilir bir menfaatini halele uğratan bir tehlikenin (rizikonun) meydana gelmesi halinde tazminat vermeyi yahut bir veya birkaç kimsenin hayat müddetleri sebebiyle veya hayatlarında meydana gelen belli bir takım hadiseler dolayısıyla bir para ödemeyi veya diğer edalarda bulunmayı üstlendiği bir akittir.

Sigorta, İslâm'ın ilk dönemlerinde bilinmeyen, yakın zamanlarda ortaya çıkmış bir akittir. Bu nedenle sigorta konusunda fıkıh kaynaklarımızda bir açıklama bulunmamaktadır. Çağdaş araştırmacılar sigorta konusunu incelemişler ve sosyal sigortalar ve karşılıklı sigortanın caiz olduğu konusunda ittifak etmekle birlikte, ticarî sigortanın hükmü konusunda ayrılığa düşmüşlerdir. Bir kısım bilginler, ticarî sigortaların hiçbir çeşidinin caiz olmadığını söylerken, bir kısmı hayat sigortasının caiz olmadığını, mal ve eşya sigortasının ise esas itibariyle caiz olduğunu, ancak dinen hoş olmadığını söylemişlerdir. Diğer bir kısım bilginler ise, sigortayı yasaklayan kesin bir nass bulunmadığından, faiz karışmaması ve genel ahlaka aykırı olmaması şartıyla sigortanın bütün çeşitlerinin caiz olduğunu kabul etmişlerdir. Akitlerde asıl olan caiz olmaktır; İslâm'ın öngördüğü temel prensiplere aykırı bir husus içermeyen ve akdin dinen aranan bütün unsur ve şartlarını taşıyan her akit sahihtir.

Asr-ı saadette ve müçtehit imamlar döneminde bilinmeyen ve yakın zamanda ortaya çıkan sigorta akdi, bu genel prensipler doğrultusunda değerlendirildiğinde, söz konusu unsur ve şartları taşıması halinde caizdir.

Sigorta, meydana gelen zararın yalnızca riske maruz kalanın üzerinde kalması yerine, sigortalıların ödedikleri primlerden ödenen tazminat yoluyla bütün sigortalılara dağıtılmasını ve böylece felaket ve kazaların zararının hafifletilmesini gaye edinmiş karşılıklı taahhüt ve yardımlaşmaya dayanan bir sistemdir. İslâm'ın, sosyal ve iktisadî hayata dair bütün düzenlemelerinin hedefi, hak ve görevlerde, mutlak manada karşılıklı yardımlaşma ve kefâlet esasına dayanan bir toplum meydana getirmektir.

Buna göre sigorta İslâm dinindeki bu yüce hedefe aykırı değildir. İslâm'ın ilk dönemlerinde mevcut olan ve ileriki dönemde sosyal yapıdaki değişikliğe paralel olarak yeni formlar kazanan âkile sistemi; Hz. Ömer, İbn Mes'ûd, İbn Abbâs, İbn Ömer gibi büyük sahabe fakihlerinin ve Hanefîlerin kabul etmiş oldukları muvâlât akdi; Hanefî, Malikî ve Hanbelîlere göre geçerli kabul edilen meçhul bir borca kefil olmak; Malikîlerin kabul ettiği borçlu kılan vaat, sigorta sisteminin örneğini ve caiz olduğunu göstermektedir. Ancak ticarî sigorta çeşitlerinden birikimli hayat sigortası ile bireysel emeklilik tasarruf ve yatırım sisteminde, genel olarak primler şirketler tarafından nemalandırılarak, iştirakçilere kâr payı dağıtılmaktadır. Bu da bir nevi ortaklık olduğundan, yatırılan primlerin değerlendirilme alanları dini hüküm bakımından önem kazanmaktadır.

Bunun için yatırılan primlerin, dinen helal olan alanlarda değerlendirilmesi durumunda, bu tür birikimli hayat sigortası yaptırmak ve bireysel emeklilik tasarruf ve yatırım sistemine dahil olmak ve bunların verdiği kar paylarını almak caiz; helal olmayan alanlarda nemalandırılması halinde ise caiz değildir. Diğer taraftan, belli bir süre prim ödendikten sonra, sigorta şirketinin maktu bir meblağ ödemesi veya aylık bağlaması şeklinde yapılacak hayat sigortası; paranın vadeli olarak satışı olacağından faiz kapsamında değerlendirilir. Buna göre, konusu din tarafından yasaklanmış olan sigorta caiz değildir; kâr payı esasına dayalı çalışan birikimli hayat sigortası ile bireysel emeklilik tasarruf ve yatırım sistemi, yatırılan primlerin, dinen helal olan alanlarda değerlendirilmesi durumunda caizdir. Bunun dışında kalan sosyal sigortalar, karşılıklı sigortalar ve ticarî sigortalar ise, böyle bir kayıt söz konusu olmaksızın caizdir.
BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.
Hızlı Cevap
Mesaj:

Benzer Konular

8 Haziran 2014 / Ziyaretçi Cevaplanmış
9 Haziran 2010 / Misafir Soru-Cevap
1 Kasım 2015 / Safi X-Sözlük
13 Mart 2016 / nötrino X-Sözlük