Cevap Yaz Yazdır
Güncelleme: 5 Nisan 2017  Gösterim: 171.256  Cevap: 6

Suyun Kaldırma Kuvveti (Arşimet Prensibi)

TUZCUAY
16 Aralık 2006 12:44       Mesaj #1
TUZCUAY - avatarı
Ziyaretçi

Arkhimedes ilkesi

Ad:  Arşimet Prensibi1.jpg
Gösterim: 401
Boyut:  77.7 KB

kaldırma kuvvetine ilişkin fizik yasası.


Sponsorlu Bağlantılar
İÖ 3. yüzyılda Eski Yunanlı bilim adamı Arkhimedes tarafından bulunmuştur. Bu yasaya göre bütünü ya da bir bölümü, durgun bir akışkanın (gaz ya da sıvı) içine batırılan cisimlere, yukarı doğru yönlenmiş bir kaldırma kuvveti etki eder ve bu kuvvetin büyüklüğü, cismin etkisiyle yer değiştiren akışkanın ağırlığına eşittir. Yer değiştiren akışkanın hacmi, akışkana bütünüyle batırılan cismin tüm hacmine, bir bölümü batırılmış cisminse akışkan yüzeyinin altında kalan kesiminin hacmine eşittir. Sıvı ya da gaz içinde yüzen bir cisme etkiyen kaldırma kuvvetinin büyüklüğü cismin ağırlığına eşit, yönü ise cismin ağırlığının yönüne terstir; bu yüzden de cisim, ne yükselir ne de batar.

Suya indirilen bir gemi, taşırdığı (yer değiştirmesine neden olduğu) suyun ağırlığı kendi ağırlığına eşit olana kadar batar. Gemi yüklendikçe, daha çok su taşırır ve daha derine batar; böylece kaldırma kuvveti, geminin ve yükünün ağırlığını sürekli olarak dengeler.

Eğer cismin ağırlığı yer değiştiren akışkanın ağırlığından küçükse, suya bırakılan bir tahta parçası ya da havaya salıverilen helyum dolu bir balon örneklerinde olduğu gibi, cisim yükselir. Cisim yerini aldığı akışkandan ağırsa, serbest bırakıldığında batar, ama yer değiştiren akışkanın ağırlığına eşit bir ağırlık kaybına da uğrar. Bu yüzden, duyarlı tartımlarda, cismi çevreleyen havanın kaldırma etkisi göz önüne alınarak bir düzeltme yapılmalıdır.

Kaldırma kuvveti, derinlik arttıkça akışkan basıncının da artmasından kaynaklanır. Bu yüzden, cismin daha derindeki bölümlerine etki yapan basınç daha büyüktür. Cisme akışkan basıncıyla uygulanan bütün kuvvetlerin bileşkesi olan kaldırma kuvveti, her durumda yerçekimi kuvvetine ters yönde, yani yukarıya doğrudur.
kaynak: Ana Britannica

Son düzenleyen Safi; 5 Nisan 2017 20:39


16 Aralık 2006 16:44       Mesaj #2
Finn and Jake - avatarı
VIP Antika adam
Ad:  Archimedes_water_balance.gif
Gösterim: 386
Boyut:  25.1 KB
Arkhimedes İlkesi

hidrostatiğin temel ilkelerinden biri.

Denge halinde bir akışkanı, örneğin suyu ve bu suyun, herhangi bir kapalı S yüzeyi içinde kalan bölümünü gözönüne alalım. Akışkanın bu bölümü, kendi P ağırlığı ile akışkanın kalan bölümünce S yüzeyinin çeşitli öğelerine uygulanan basınç kuvvetlerinin etkisi altında dengededir. Öyleyse bu kuvvetlerin genel Jjileşke-si sıfırdır ve basınç kuvvetlerinin, P'ye karşıt bir tek i bileşkesi vardır. S içindeki akışkan yerine, bu kez aynı yüzeyle sınırlanan ve herhangi bir yöntemle dengede tutulan bir katı cisim koyalım. Basınç kuvvetleri değişmez ve bileşkesi yine S dir. işte Arkhimedes ilkesi budur ve şöyle tanımlanır: "Bir akışkan, içine daldırılan her cisme, aşağıdan yukarıya doğru düşey bir itme kuvveti uygular; bu kuvvet cisimce yeri değiştirilen akışkanın ağırlığına eşittir ve uygulama noktası akışkanın ağırlık merkezi ya da itme merkezidir."

Bu ilke, deneysel olarak doğrulanabilir. Hidrostatik bir terazinin kefesi altına, içi boş bir A silindiri, bunun altına da A nın iç hacmine eşit hacimde, içi dolu bir B silindiri asılır. Öbür kefe üzerine konan ağırlıklarla denge sağlanır. Ardından B bir V kabındaki suya daldırılır; denge bozulur ve ağırlıkları taşıyan kefe alçalır; dolayısıyla su B'ye, yukarıya doğru bir itme kuvveti uygulamaktadır. A silindiri ağzına kadar suyla doldurulduğunda, denge yeniden kurulur. Bu olgudan da anlaşılacağı gibi itme kuvveti, yer değiştiren suyun ağırlığına eşittir.

Kaynak: MsXLabs.org & Büyük L.

Son düzenleyen Safi; 5 Nisan 2017 20:40
Daisy-BT
16 Aralık 2006 16:44       Mesaj #3
Daisy-BT - avatarı
Ziyaretçi
Sıvıların Kaldırma Kuvveti - Arşimet İlkesi
"Bir akışkan içinde yüzen ya da bir akışkana kısmen veya tamamen daldırılmış bir cisim, yer değiştirttiği akışkanın ağırlığına eş bir kuvvetle yukarı itilir" biçiminde ifade edilen, Arkhimedes'in ortaya koyduğu ilke.

Arşimet Terazisi
Arşimet ilkesinde belirtilen itmenin nicel incelenmesini ve bu ilkenin doğrulanmasını sağlayan araç.
Bir kefesinden asılı ağırlığın su dolu kaba daldırıldığında terazi dengesini bozması, taşırdığı suyun aynı kefeye eklenmesiyle teraziyi yeniden dengelemesi biçimindeki deneyler için düzenlenmiştir.

MsXLabs.org & Morpa Genel Kültür Ansiklopedisi
Son düzenleyen Safi; 5 Nisan 2017 16:04
Misafir
30 Aralık 2006 15:15       Mesaj #4
Misafir - avatarı
Ziyaretçi

Sıvıların Kaldırma Kuvveti (Arşimet Prensibi)

Ad:  ARŞİMED PRENSİBİ.jpg
Gösterim: 390
Boyut:  40.9 KB

Sıvı içerisine batırılan bir cismin hafiflemesinin nedeni sıvının cisme uyguladığı kaldırma kuvvetidir.
Arşimet Prensibi: Herhangi bir sıvı içine batırılan katı bir cisim sıvı tarafından yukarıya doğru kaldırılır. Kaldırma kuvvetinin büyüklüğü cismin sıvıya batan kısmının hacmi kadar hacimdeki sıvının ağırlığına eşittir.

Arşimet tarafından farkedilen ve ileri sürülen bir ilkeyle, suyun kaldırma kuvveti açıklığa kavuşmuştur. Su kendi yoğunluğundan da az yoğunluğa sahip olan cisimleri, yüzeyine doğru itmektedir. Yoğunluk farklılıklarından ortaya çıkan itme kuvveti etkisiyle cisim yüzmeye başlar. Burada her ne kadar gemi ve deniz mühendisliğinin alanına girdiğinden, örnek su olarak alınmışsa da bu ilke sıvılar için genel kuraldır.

Yoğunluk karşılaştırması basit şekilde söyle yapılabilir: Elinize alacağınız bir kabı taşana kadar doldurun. Tabii önce o kabı da ondan daha büyük olan başka bir kaba koyun. Sonrada yüzebilecek herhangi bir cismi kaba atın. Büyük kapta biriken taşma suyu, varsa bir ölçekle (çamaşır makinesi toz ölcüsü veya ölçekli şu sürahisi de olur) hacmini, bir teraziylede ağırlığını ölcün. Sonra bir bölme işlemiyle ağırlığını, hacme bölün. Bulduğunuz o rakam kabaca o cismin yoğunluğunu verir. Bu sayı birden küçükse kaba attığınız çisim şu an suda yüzüyor durumdadır. Birden büyükse suya batmıştır. Anlaşılacağı gibi içme suyu kullandığımız düşünülmüştür ve içme suyunun yoğunluğu 1'dir.

Aslında bu doğal olay yüzmenin de nasıl gerçekleştiğini ortaya koyar. Arşimet bu deneyi aynı büyüklükteki iki altın parçayı terazinin iki koluna bağlayıp birini suya batırarak yapmıştır. Yukarıda açıklanan kendi bulduğu yöntemle altınların ikisi de gerçekse yoğunluklarının aynı kalacağını, biri farklı karışımlardan oluşan altınsa yoğunluk farkıyla ortaya çıkacağını ileri sürmüş ve kanıtlamıştır.

ARŞİMED PRENSİBİ

Tamamı veya bir kısmı bir akışkanın (sıvı veya gaz) içine batırılan cisimlere, yukarı doğru, yönlenmiş bir kaldırma kuvveti etki eder. Bu kuvvet, cismin akışkana batmasıyla yer değiştiren akışkanın ağırlığına eşittir. Yer değiştiren akışkanın hacmi, cismin batan kısmının hacmine eşittir. O halde hacmi [V] olan bir cisim, özgül ağırlığı (g) olan bir sıvıya tamamen batmış vaziyette ise, bu cisme etki eden kaldırma kuvveti = F=V.g olur. Kısaca bir sıvının, bir cisme uyguladığı kaldırma kuvveti cismin taşırdığı, sıvının ağırlığına eşit olduğu için cisim; batan hacmi kadar sıvı hacmi taşıracağından dolayı aşağıdaki grafik ortaya çıkar. Cisim ağırlığı [G] sıvının kaldırma kuvvetinden büyük ise cisim batar. Bu durumda cismin özgül ağırlığı (g’) sıvının özgül ağırlığından büyüktür.
G G> F, g’>g
Cismin ağırlığı, sıvının kaldırma kuvvetine eşit ise, cisim sıvının içinde her yerde dengede özgül ağırlığına eşittir.
G=F , g’=g
Özgül ağırlığı, sıvının özgül ağırlığından küçük olan cisimler ise bir kısmı batmış vaziyette yüzerler.
Batan kısmın hacmi (V8) ile gösterilse F = VB g olur.
Yüzen cisimler denge halinde olduklarından F=G ‘ dir. F=G ,
Son düzenleyen Safi; 5 Nisan 2017 17:40
20 Haziran 2007 00:45       Mesaj #5
sedat sencan - avatarı
VIP VIP Üye
SU MOLEKÜLÜ
Ad:  ARŞİMED PRENSİBİ1.jpg
Gösterim: 546
Boyut:  47.7 KB

Suyun niteliği anlatılırken tadının ve kokusunun olmadığı söylenir. Ama bir yaz günü içtiğimiz suyun şekerden bile tatlı olduğunu hepimiz biliriz.
Her yerde mevcuttur. Bomboş ve taş duvardan yapılmış bir oda içinde dursak bile su vardır. Nerede mi? Kendimizde. Zira bizlerin % 65’ini su oluşturur. Bu oran patateste %80, domateste %95’e çıkar.
Pek çok sıvı madde donduğunda %10 kadar küçülür. Su da öyledir, ama bir bakıma da öyle değildir. Zira tam donma noktasında ilginç bir fiziksel özellik kazanarak genişler. Donma işlemi bitip katılaştığında eskisinden %10 daha hacimlidir. Buzun bu niteliği çok önemlidir. Zira suyun üzerinde kalmasını sağlar. Sebebi ise sudan daha az yoğun oluşudur. 1 dm3 buz, 0,9 dm3 kısmı su yüzeyinin altında kalmak üzere suya batar. Batan kısım nedeniyle 0,9 dm3 su ile yer değiştirir. Yer değiştiren su 1 dm3 buzun tamamı kadar ağırlıktadır. Böylece su, buzu, 0,1 dm3 kısmı suyun üstünde kalacak şekilde yüzdürür.
Tersi olsaydı, yani buz batsaydı, göller ve denizler diplerinden başlayarak donarlardı.
Bir oksijen atomu ile ona bağlanan iki hidrojen atomu su molekülü oluşturur. Oksijen yanmayı sağlayan elementtir. Hidrojenin bizzat kendisi yanıcı özelliktedir. Yanmaya eğilimli bu iki element uygun oranda birleşince ateş söndürücü hale gelmiş olur.
Hidrojen atomları oksijen atomlarına sıkıca bağlanırlar. Ama diğer su molekülleri ile de gevşek bağlar kurarlar. Bir su molekülünü işaretleyip onu gözlemlediğimizi düşünelim.

Onun bağlı olduğu molekülü bırakıp diğerine bağlandığını görürdük.
Kısa bir süre sonra onu bırakıp bir başkasına bağlanacaktır. Böyle sürüp gider. Bir bardak içindeki suyun sakin bir şekilde duruyor gözükmesi aldatıcıdır. Oysa içindeki herbir molekül bir saniye içinde milyarlarca defa başka molekülle bağlantı kurar. Moleküllerin birbirleriyle sağlam olmayan bağlantıları aynı zamanda güçlü olmalarını da sağlar. Suyun yüzeyindeki direnç bu nedenle oluşur. Bir su birikintisinin yüzeyindeki moleküller, alt ve yan taraflardaki moleküller ile bağlantılıdır. Ama bunların bağlantıları, üst taraflarındaki hava molekülleri ile oluşturdukları bağlardan daha güçlüdür. Bu bağlılık, bir böceği taşıyabilecek kadar güçlü bir zar yaratır. Eğer yüzme havuzuna karınüstü atlarsak bu zar direnci yüzünden göbeğimiz acır.
Bilimadamları yerküredeki su miktarının 1,3 milyar kilometreküp olduğunu söylüyor. Bu miktar sabittir, eksilmez veya artmaz. Bunun büyük kısmı okyanuslara aittir.
Nicelik olarak belirtirsek, yeryüzündeki bütün suların %97’si denizlerde bulunur. Geriye kalan %3 miktarındaki su tatlıdır, onun da çoğu buz katmanları halindedir.

SUYA BATMA
Eğer bir cismin yoğunluğu,yani birim hacmıne düşen madde miktarı, suyun yoğunluğundan daha fazla ise o cisim batar.
Suyun yoğunluğu 1 gr./1 cm.3'tür.
Başka bir ifadeyle bir santimetre küp su,bir gram gelir. Her gün gördüğümüz büyük gemiler muazzam çelik kütlelerden yapılmış olmalarına rağmen denizin üzerinde rahatlıkla yüzerler. Bunun sebebi, geminin tümü gözönüne alındığında, içinde büyük oranda hava barındırıyor olmasındandır.

Çelik, diğer yapı malzemeleri ve hava hepsi birlikte ele alındığında hepsinin ortalama yoğunluğu suyun yoğunluğundan daha azdır. Ancak geminin içine su girerse, geminin ortalama yoğunluğu üzerinde yüzdüğü suyun yoğunluğunu aşacağından batacaktır.
Son düzenleyen Safi; 5 Nisan 2017 18:46
24 Aralık 2008 21:37       Mesaj #6
Keten Prenses - avatarı
Üye
Bazı Cisimler Neden Yüzer veya Batar?
Bir cismin eşit kollu terazi ile kütlesini , şekli düzgün değilse dereceli silindir ile hacmini ölçeriz. Eğer cisim düzgün hacimli bir cisim ise matematiksel bağlantılar ile hacmini bulabiliriz.
Ad:  1.JPG
Gösterim: 388
Boyut:  16.5 KB

Yoğunluğu yukarıdaki gibi hesaplayabiliriz.
Ad:  2.JPG
Gösterim: 379
Boyut:  21.9 KB

Yukarıda bazı maddelerin yoğunluk değerleri gözükmektedir
Ad:  3.JPG
Gösterim: 373
Boyut:  16.7 KB
Yukarıda Yoğunluğu farklı ve birbirine karışmayan sıvıların bir kabın içinde sıralanışlarını görüyorsunuz.

Yoğunluğu en az olan her zaman üstte bulunur.
Ad:  4.JPG
Gösterim: 399
Boyut:  43.4 KB
Kaldırma kuvvetinin, yeri değişen sıvının ağırlığı kadar olduğunu biliyoruz. Bu yüzden cismin suya batan hacmi arttıkça, dinamometrenin gösterdiği ağırlık değeri azalır. Cisim suda yüzmeye başladığı anda ise dinamometre sıfırı gösterir. Bu sırada cisme etki eden kaldırma kuvveti cismin ağırlığına eşit olur. Aynı şekilde, kaseye taşan sıvı ağırlığı da cismin havadaki ağırlığına eşit olur.
Ad:  5.JPG
Gösterim: 507
Boyut:  17.9 KB

Şekildeki gemiye uygulanan kaldırma kuvvetinin etki alanı sadece batan kısmının alanına veya başka bir değişle batan kısmının hacmi ile ilişkilidir.

Suyun Yoğunluğu > Gemini Yoğunluğunudur
Gemini Yoğunluğunu = Geminin Kütlesi /Geminin Suya Batan Kısmının Hacmi ile bulabiliriz.
Ad:  6.JPG
Gösterim: 389
Boyut:  10.5 KB
Son düzenleyen Safi; 5 Nisan 2017 20:04
Rette Mich Bill
24 Ekim 2009 20:00       Mesaj #7
Rette Mich Bill - avatarı
Ziyaretçi
SIVILARIN KALDIRMA KUVVETİ
Ad:  Arşimet Prensibi2.jpg
Gösterim: 381
Boyut:  28.4 KB

Sıvı içinde bulunan bir cisim sıvı tarafından yukarıya doğru itilir. Bu itme kuvveti, sıvının kaldırma kuvveti olup cismin sıvı içinde kapladığı hacim kadar hacimdeki sıvının ağırlığıdır.
F=Vbatanhacim.r=Vbatanhacim.d.g
Sıvı içine bırakılan bir cisme aynı anda iki kuvvet etki eder:
G=Cismin ağırlığı G=V.dcisim.g
F=Sıvının kaldırma kuvveti F=V.dsıvı.g

Yüzme Ve Batma Koşulları
I) G>F ise; dc>ds olur. Bu durumda cisim batar.
II) G=F ise; dc=ds olur. Bu durumda cisim sıvı içinde nereye bırakılırsa orada kalır.
III) G<F ise; dc<ds olur. Bu durumda cisim sıvı içinde yukarıya yükselmeye başlar. Cismin bir kısmı sıvı dışına çıkınca cisim dengeye gelir.
Bu durumda:
G=F olur.
V.dc.g=Vbatan.ds.g
dc/ds=Vbatan/V=batma miktarı olur.
Örneğin, eğer cismin özkütlesi 1g/cm3 sıvının özkütlesi 3g/cm3 ise cismin hacminin 1/3 ü sıvı içine girer.
Bir cismin bir kısmı veya tamamı sıvı içinde ise ancak cisim batmamışsa daima cismin ağırlığı sıvının kaldırma kuvvetine eşit alınır.
Aynı cisim farklı sıvılarda şekillerdeki konumlarda dengede ise farklı sıvılar cismi daima aynı kuvvetle kaldırır.

İki cisim bir sıvıda dengede ise GX+GY=F olur.
Bir cisim, birbirine karışmayan X ve Y gibi iki sıvı içinde dengede ise G=FX+FY olur.
Cismin hacminin yarısı X, diğer yarısı Y sıvısı içinde ise dcisim=(dX+dY)/2 olur.
Serbest bırakıldığında sıvıda batabilecek olan bir cisim iple bağlanarak sıvıya daldırılmış olsun. İpteki T gerilme kuvveti T=G-F olur. Bu durumda kap G-T=F kadar ağırlaşmış olur.
Esnek olmayan cisimler iple bağlanmış olsun.
T1=G-F ve T2=F-G olur.
T ip gerilmesini değiştirmek için F kaldırma kuvvetini değiştirmek gerekir. F’yi değiştirmek için
1. Kaptan biraz sıvı dökerek cisimlerin bir kısmının sıvı dışına çıkmasını sağlamak gerekir.Bu durumda cismin sıvı içindeki hacmi azaltılmış olur.Veya;
2. Kaptaki sıvının özkütlesini değiştirmek gerekir.

İçi hava dolu esnek balon iple kabın tabanına bağlı olsun. Bu durumda T=F-G olur. İpteki gerilme kuvvetini değiştirmek için F kaldırma kuvvetini değiştirmek gerekir. F’yi değiştirmek için;
1. Sıvının özkütlesi değiştirilmelidir,veya;
2. Sıvının balona yaptığı basınç değiştirilmelidir.Basınç artarsa, balon da içindeki havanın basıncını artırmak için hacmini azaltmak zorunda kalır.

SIVILARIN KALDIRMA KUVVETİ VE KULLANILDIĞI YERLER
Sıvıların Kaldırma Kuvveti Nedir?
Sıvıların içine batırılan cisimler,yukarıya doğru itilirler ve ağırlıklarından kaybederler. Bunun nedeni sıvıların kaldırma kuvvetidir.Kaldırma kuvvetinin varlığı, Arşimet adlı bilim adamı tarafından bulunmuştur.
Bütün sıvılar içlerinde bulunan maddeye kaldırma kuvveti uygularlar. Bu kuvvet cismin akışkan içindeki hacmine ve akışkanın yoğunluğuna bağlıdır. Sıvı ne kadar yoğunsa uygulanan kaldırma kuvveti de o kadar fazladır. Bu yüzden suyun kaldırma kuvvetini suya girdiğimizde hissederiz ama havanın bize her zaman uyguladığı kaldırma kuvveti çok az olduğundan dolayı hissedemeyiz. Bu bağlamda da sıvıların kaldırma kuvvetinin yoğunluğa da bağlı olduğunu söyleyebiliriz.

Arşimet Prensibi:
Bir sıvı içindeki katı cisim,taşırdığı sıvının ağırlığına eşit bir kuvvet ile yukarıya itilir.Ünlü bir deneyde Arşimet,aynı kütledeki altın bir taç ile bir altın külçesinin taşıracakları su miktarlarının aynı olması gerektiğini ileri sürmüş ve dediği çıkmayınca tacın altın olup olmadığını anlamıştır.

Kullanıldığı Yerler:
Arşimet prensibi, cisimlerin kendi ağırlıklarının bulunmasında kullanılır.
Parmaklarımızı bitiştirip içi su dolu bir kaba batıralım.Elimizi aşağıdan yukarıya doğru iten bir kuvvet hissederiz.Denizde yüzerken de bizi suyun yüzeyine iten bir kuvvet vardır.Çok büyük kütleli ve boyutlu gemiler bile suda Arşimet prensibi sayesinde yüzerler.Bütün bu örnekler bizlere,sıvıların bir kaldırma kuvveti olduğunu gösterir.Bu kaldırma kuvvetinin kullanıldığı alanlar ise oldukça fazladır.

İnsanların yiyecek ihtiyacından tutun da,turistik faaliyetler için bile şu anda suyun kaldırma kuvvetinden yararlanılmaktadır:
Bazı bölgelerde bulunan baraj gölleri,balık bakımından zengindirler.Kayık,kaldırma kuvvetinden yararlanılarak yapılmış olduğu için kayık kullanan bir kısım balıkçılar hem geçimlerini sağlamak hem de insanların besin ihtiyacını karşılamak için bu yola başvururlar.Yine aynı şekilde, kaldırma kuvvetinden yararlanılarak yapılan bir spor da raftingdir. Her yıl binlerce turist ülkemize gelerek bu sporla ilgilenir.Turistlerin bu konudaki ilgi alanları bununla sınırlı kalmaz.

Günümüzün yaygın sporlarından Jet-Ski,Sörf,Yelkenli turistlerin ilgi odağı olmuştur. Kaldırma kuvvetini kullanıldığı bir diğer alan ise taşımacılıktır.Kıbrıs, bir ada olması bakımından oraya yapılan gezilerde su yolu kullanılmaktadır.Ülkemizde bulunan Keban Gölü'nde bile iki köy arasında gidip gelmek için kayıkla veya sallar ile ulaşım gerçekleşir.Her gün binlerce İstanbullu öğrenci Anadolu ve Avrupa yakasına varabilmek, okullarına ulaşabilmek için (köprü olmasına rağmen) ucuz ve rahat olduğu için deniz yolunu tercih etmektedirler.

Toprakları deniz kıyısında bulunan ülkeler için su ve su yolları savunma bakımından büyük önem taşır. Kaldırma kuvveti ile su üzerinde durabilen binlerce tonluk savaş gemileri yapılarak ülkeler arası güvenlik sağlanır.

Osmanlı Devleti zamanında bir çok devlet sıcak denizlere açılıp ticaret yapmak istemişlerdir.Bunun için de su yolunu kullanmışlar, dolayısıyla da suyun kaldırma kuvvetinden yararlanmışlardır.Bu şekilde ticaretlerini geliştirerek dünyanın sayılı ülkeleri haline gelmek istemişlerdir.İşte Arşimet'in bulduğu kaldırma kuvvetinden birçok devlet belki de bu prensibi bilmeden ondan yararlanmıştır.
Sonuç olarak; suyun böyle bir farkında olmasaydık hayat bizim için belki de çok zor olacaktı. Unutmayalım ki,şu anda yüzüp,denizde seyahat ediyorsak, bunlar Arşimet'in kaldırma kuvvetini bulması ile olmuştur.Bu yüzden bu prensibi en iyi şekilde kullanarak onu geliştirmeye çalışmalıyız.
Son düzenleyen Safi; 5 Nisan 2017 20:40


Hızlı Cevap
Mesaj:


Kaynak:


Bu sayfalarımıza baktınız mı
paneli aç