Cevap Yaz Yazdır
Güncelleme: 15 Nisan 2018  Gösterim: 10.304  Cevap: 7

Basınç

27 Aralık 2009 05:17       Mesaj #1
ThinkerBeLL - avatarı
VIP VIP Üye

Basınç


fizik bilimlerinde, birim alana düşen dikey kuvvet ya da kapalı kap içindeki bir akışkanın bir noktasındaki gerilim. Taban alanı 100 cm2 olan 50 kg ağırlığındaki bir kutunun bulunduğu yüzeye uyguladığı basınç, kuvvetin, uygulandığı alana bölünmesiyle elde edilen değere eşittir; başka bir deyişle cm2 başına yarım kg’dir (0,5 kg/cm2). Yer atmosferinin yeryüzü üzerindeki her birim alana etki eden ağırlığına atmosfer basıncı denir; bu basıncın değeri deniz düzeyinde cm2 başına yaklaşık 1 kg’dir.
Kapalı bir kaptaki gazın yarattığı basınç, sayısız gaz molekülünün hızlı ve sürekli bombardımanı nedeniyle kabın yüzeylerinde oluşan kuvvetlerin ortalama etkisinden kaynaklanır. Bir gaz ya da sıvının mutlak basıncı, atmosfer basıncının etkisini de içermek üzere, yarattığı toplam basınca eşittir. Sıfır değerdeki bir mutlak basınç, boş uzaya ya da tam bir boşluğa (vakum) karşılık gelir.
Sponsorlu Bağlantılar

Yer yüzeyinde sıradan aygıtlarla yapılan basınç ölçümleri (örn. bir otomobil lastiğindeki basıncın ölçümü), yalnızca atmosfer basıncının üzerindeki değerleri gösterir. Örneğin, lastikteki basıncı ölçen aygıt cm2 başına 2 kg’lik bir değeri gösterdiğinde, havanın lastik içinde uyguladığı mutlak basınç, atmosfer basıncıyla birlikte cm2 başına 3 kg’dir. Atmosfer basıncının altındaki basınçlar ise bu tür aygıtlarla ölçüldüğünde eksi değer verir ve kısmi bir hava boşluğunu gösterir.

Hidrostatik basınç,

Ad:  basınç.JPG
Gösterim: 250
Boyut:  41.8 KB

kapalı kaptaki bir akışkanın (sıvı ya da gaz) içindeki her noktada ve bütün doğrultularda eşit olarak uygulanan gerilim ya da basınçtır. Bu, denge halindeki bir akışkan içinde mümkün olan tek gerilimdir.
Bir kaya kütlesine çevresindeki kayaların uyguladığı gerilimi belirten litostatik basınç ise, bir bakıma akışkanlardaki hidrostatik basınca benzer biçimde, yerkabuğunda oluşan basınçtır ve Yer yüzeyinden derine doğru inildikçe artar.

basınç ölçme aygıtları


denge halindeki bir akışkanın (sıvı ya da gaz), birim alana uyguladığı kuvveti ölçmeye yarayan aygıtların ortak adı. Birim alana etki yapan kuvvet inç kare başına pound (psi) ya da santimetre kare başına newton (N/cm2) gibi birimlerle belirtilir.
Aygıtta okunan değer, iki basınç değeri arasındaki farktır ve gösterge basıncı olarak tanımlanır. Bu iki basınçtan düşük olanı atmosfer basıncı ise, toplam ya da mutlak basınç, gösterge basıncı ile atmosfer basıncının toplamıdır.
62 N/cm2’ye (90 psi) kadar olan statik basınçların ölçülmesinde kullanılan en basit aygıt U borulu manometredir. Bu aygıtta, iki basınç arasındaki fark, iki sıvı sütunu arasındaki düzey farkıyla belirlenir ve düzey farkı (h) ile sıvının yoğunluğunun (d) çarpımına eşittir. Manometrelerde en çok kullanılan sıvılar cıva, yağ, alkol ve sudur.

1850’lerde geliştirilen Bourdon borusu, bugün de yaygın olarak kullanılan basınç ölçme aygıtlarından biridir. Bu aygıtla her türden sıvı ve gazın, su, hava ve su buharının 70.000 N/cm2’ye kadar olan basıncı ölçülebilir. Yassı, dairesel bir borudan (C-c kesiti) oluşan Bourdon borusu, bir daire yayı oluşturacak biçimde bükülmüştür. Borunun gövdedeki B noktasına lehimlenen ucundan, basıncı ölçülecek olan akışkan içeri alınır; öteki uç ise kapalıdır ve ibre miline bağlanmıştır. Borunun içindeki basınç dışardaki basınçtan fazla olduğunda boru yavaş yavaş düzleşerek ibreyi döndürür. Basınç, dairesel ve derecelenmiş bir kadrandan okunur.

Metal körükler ve diyaframlar da basınç ölçme aygıtları olarak kullanılabilir. Körüklü ölçekler, küçük basınç değişmelerinde bile büyük sapmalar gösterdiğinden, özellikle atmosfer basıncının altındaki basınçların ölçümünde kullanılır. Oluklu iki diyaframın kenarlarından lehimlenmesiyle oluşturulan ve havası alman kapsüller ise çoğunlukla atmosfer basıncını ölçen aneroit barometrelerde kullanılır (altimetre).

Bağlantı düzenekleri mekanik türden olan bu aygıtlar temel olarak statik basınçların ya da yavaş değişen basınçların ölçümünde kullanılır. Hızlı değişen basınçların ölçümünde ise, basıncı elektrik sinyallerine çeviren dönüştürücülerden (transdüktör) yararlanılır. Gerinim mastarları, hareketli değimli dirençler, piezoelektrik etkiye ya da elektriksel indüktans, relüktans ve sığa değişimine bağlı olarak çalışan aygıtlar, bu amaçla kullanılan çeşitli dönüştürücü türleridir. Hızlı çalışma ve güç gerektiren hidrolik denetleyicilerde ise akışkanın basıncındaki değişimleri elektrik sinyallerine çeviren elektromekanik dönüştürücüler kullanılır.

BAKINIZ
Atmosferik Basınç
Osmotik Basınç
Önemli İcatlar - Barometre
Altimetre Nedir?

Son düzenleyen Safi; 23 Şubat 2017 01:41

Misafir
15 Aralık 2011 18:35       Mesaj #2
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Basınç
Ad:  1.JPG
Gösterim: 243
Boyut:  20.1 KB

Basınç Gradyan Kuvvet

Basınç, bir yüzey üzerine etkide bulunan dik kuvvetin, birim alana düşen miktarı. Katı, sıvı ve gazlar ağırlıkları nedeniyle bulundukları yüzeye bir kuvvet uygularlar. Kuvvetin kaynağı ne olursa olsun birim yüzeye dik olarak etki eden kuvvete basınç [P], bütün yüzeye dik olarak etki eden kuvvete de basınç kuvveti [F] denir.
Sponsorlu Bağlantılar
Ad:  2.JPG
Gösterim: 204
Boyut:  9.4 KB
  • P : Basınç
  • F : Kuvvet
  • S[G] : Alan
Katılarda basınç
Katılarda basınç cismin ağırlığının taban alanına bölümü ile bulunur. Katılarda basınç kuvveti cismin ağırlığıdır. Katılarda eğer cismin ağırlığı artarsa basınç artar, taban alanı artarsa basınç azalır. Cismin ağırlığının yerçekimi ivmesi ile olan ilişkisinden dolayı da basınç yerçekimi ile de alakalıdır. Yerçekimi ivmesinin artmasıyla basınç da artar. Aynı maddeden yapılmış geometrik cisimlerde (silindir, kare dik prizma, küp vb.) basınç yüksekliğe bağlıdır. Yüksekliği fazla olanın basıncı da fazladır.
Ad:  3.JPG
Gösterim: 198
Boyut:  9.1 KB
Sıvılarda basınç
Sıvılarda basınç sıvının yoğunluğu ve sıvını yüksekliği ile ilişkilidir. Sıvının yoğunluğu ve sıvının yüksekliği arttıkça sıvının basıncı da artar. Sıvının basıncı miktarı ile alakalı değildir. Ayrıca yerçekimi ivmesi ile de alakalıdır. Yerçekimi ivmesi ile doğru orantılıdır.
P=h.d.g
Sıvının basınç kuvveti de sıvının basıncı ile sıvının taban alanının çarpımı ile bulunur.Yani;
F=h.d.g.S
  • Sıvılarda sıvının herhangi bir yerine uygulanan basıncı sıvılar tüm yönlere iletir. Sıvıların bu basıncı her yöne iletme prensibinden yararlanılarak hidrolik fren sistemleri ve krikolar yapılmıştır.
Kapalı gaz basıncı
Gazlarda basınç ise bir çok unsurla bağlantılıdır. Gazların basıncının hesaplanmasında sıcaklık, bulunduğu kabın hacmi, gazın miktarı ve R sayısı önemlidir. Bunları formülle ifade edecek olursak; P.V=n.R.T Gazlarda basınç, gazın mölekül sayısı ve sıcaklığı artarsa artar; gazın bulunduğu kabın hacmi artarsa azalır. R sayısı ise sabit bir sayıdır. Kapalı gazlarda basınç manometreler yardımı ile ölçülür.

Açık hava basıncı

Açık Hava Basıncı deniz seviyesinde 0 santigrat derecede ve sabit hava şartlarında 76 cmHg'dir. Yani 76 cm civadır. Bu da bir atm'dir. Açık hava basıncı her 105 metre yükseğe çıkıldığında 1 cmHg azalır. Açık hava basıncını ölçen aletlere barometre denir.

Basınç farklarının oluşumu

Dünya, güneşten gelen ısıyı ekvator bölgesinin her zaman dik açıyla, kutup bölgelerinin de her zaman eğik açıyla almasını sağlayacak bir konumda oluşmuştur. Bu durum ekvator bölgesinin her zaman çok sıcak, kutup bölgelerinin de her zaman çok soğuk olmasını sağlamıştır. (Dünyanın kutup ekseni ile yörünge düzlemi arasında 23.5 derecelik bir açı vardır ve dünya sağa doğru eğik konumuyla kendi ekseni etrafında ve güneş etrafındaki yörüngesinde hareketlerini sürdürmektedir).
Ekvator bölgesi (0-30 kuzey enlemleri, 0-30 güney enlemleri arası) kara ve denizde en sıcak alanlardır. Bu alanlarda önce kara yüzeyleri ısınır. Isınan yüzeyler alttan itibaren havayı ısıtır. Isınan hava yükselir. Yükselen havanın yerinde, havanın yükselerek terk etmesinden dolayı boşluk oluşur. Bir başka deyişle basınç düşer. Bu sebeple ekvator bölgesi sürekli olarak dünyanın alçak basınç alanlarıdır. Aynı zamanda yükselen hava yükseldikçe soğur.
Soğuk kutup alanlarında hava alttan itibaren soğur. En soğuk hava en alttaki hava olur. Soğuyan hava ağırlaşır birbirine doğru sıkışarak çöker. Çöken hava aynı zamanda ısınır. Bu yığılma sonucunda yüzeyde yüksek basınç oluşur. Dolayısıyla kutup alanları dünyanın her zaman yüksek basınç alanlarıdır.
Yeryüzünde her zaman var olan bu alçak ve yüksek basınç alanlarının yanında diğer alanlarda karada ve deniz yüzeyinde bölgesel veya daha küçük ölçeklerde oluşan ve rüzgarların oluşmasına sebep olan basınç merkezleri görülür.

Son düzenleyen Safi; 22 Şubat 2017 02:22
19 Aralık 2011 00:59       Mesaj #3
CeLebRindaL - avatarı
VIP why did you go why
Sıvıların ve gazların yaptığı basınç
daha değişik bir açıdan değerlendirilir. Sıvılar, içinde bulunduğu kabın yan çeperlerine ve içlerindeki herhangi bir noktaya da basınç uygularlar. Belli bir derinlikteki basınç, o noktanın üzerinde kalan sıvı sütununun yüksekliği ile sıvı özgül ağırlığının çarpımına eşittir.

Sıvıların basıncı ağırlıktan ileri gelmektedir. Sıvılar hemen hemen sıkışmaz. Yani basınç altında yoğunluğu sabit kalan akışkanlardır. Gazlar ise tam tersine, sıkışabilir akışkanlardır ve bu sebeple basınçla yoğunluğu değişir. Bundan dolayı deniz seviyesinde hava basıncı maksimum değerdedir ve bu da 760 mm civa sütununun basıncına eşittir. Deniz seviyesinden yükseldikçe, basınç, hem hava sütununun kısalmasından, hem de yoğunluğun azalmasından dolayı düşer. Üst kısımlardaki havanın ağırlığı alt kısımlardaki havayı sıkıştırdığından alt kısımların yoğunluğu daha fazladır.

Gazın bulunduğu yer, atmosfer gibi çok geniş değilse, gazın ağırlığının basınca tesiri çok azdır. Çünkü gazların yoğunluğu çok küçüktür. Küçük kaplar gibi, ağırlığın ihmal edilebileceği durumlarda basınç, gazın moleküllerinin çeperlere çarpmasından ileri gelir. Kapalı kaplardaki gaz basıncını ölçmek için “Manometre”, atmosfer basıncını ölçmek için ise “Barometre” denilen aletler kullanılır.

Basınç ifade edilirken, mutlak basınç ve efektif basınç olmak üzere iki tarif kullanılır. İçinde yaşadığımız atmosferde hali hazırda mevcut olan bir atmosfer basıncı vardır. Bu basınç, atmosfere açık olan gaz ve sıvı sistemlerine tesir eder. Dolayısıyla atmosfere açık sistemlerde sıvı veya gaz sütununun yüksekliği ile özgül ağırlığı çarparak bulduğumuz basınç gerçek basınç değildir. Buna bir de atmosferin yaptığı basıncı eklemek gerekir. Bu toplam basınca “mutlak basınç” denir. Diğer taraftan atmosferin basıncını gözönüne almayıp, içinde yaşadığımız çevrenin basıncını sıfır kabul ettiğimiz zaman bulunan basınca ise “efektif basınç” adı verilir. Yani mutlak basınç, atmosfer basıncı ile efektif basıncın toplamına eşittir.
P= mutlak basınç
Pa= atmosfer basıncı
Pe= efektif basınç

P= Pe+ Pa'dır.
Kaynak: Rehber Ansiklopedisi
Son düzenleyen Safi; 22 Şubat 2017 02:27
31 Mart 2013 09:41       Mesaj #4
_Yağmur_ - avatarı
SMD MsXTeam

Basınç Nedir?


Bir yüzey üzerine etkide bulunan gücün yüz ölçümü birimine düşen miktarı, tazyik:
Basınç, bir yüzey üzerine etkide bulunan dik kuvvetin, birim alana düşen miktarıdır. Katı, Sıvı ve Gazlar ağırlıkları nedeniyle bulundukları yüzeye bir kuvvet uygularlar. Kuvvetin kaynağı ne olursa olsun birim yüzeye dik olarak etki eden kuvvete Basınç Msn Photo, bütün yüzeye dik olarak etki eden kuvvete de basınç kuvveti ( F) denir.

Basınç ile basınç kuvveti arasında; P=F/A bağıntısı vardır. Basınç kuvvetinde birim yüzeyin yani alanın önemi yoktur. alan ayrıca S harfiyle de ifade edilir.

Sıvıların Basıncı miktarla değil yükseklikle orantılıdır. Aynı zamanda yer çekim ivmesine ve yoğunluğa da bağlıdır. Kısaca diyebiliriz ki; P=h.d.g.

Gazlarda basınç ise bir çok unsurla bağlantılıdır. Gazların Basıncının hesaplanmasında Sıcaklık, bulunduğu kabın hacmi, Gazın miktarı ve R sayısı önemlidir. Bunları formülle ifade edecek olursak; P.V=n.R.T

R sabit bir sayıdır. Kabaca 0,082 olarak geçer. Formülden de anlaşılacağı üzere gazlarda, Sıcaklıkla basınç çözünürlüğün tersine doğru orantılıdır.

Basınç farklarının oluşumu
Dünya, güneşten gelen ısıyı ekvator bölgesinin her zaman dik açıyla, kutup bölgelerinin de her zaman eğik açıyla almasını sağlayacak bir konumda oluşmuştur. Bu durum ekvator bölgesinin her zaman çok Sıcak, kutup bölgelerinin de her zaman çok soğuk olmasını sağlamıştır. (Dünyanın kutup ekseni ile yörünge düzlemi arasında 23.5 derecelik bir Açı vardır ve dünya sağa doğru eğik konumuyla kendi ekseni etrafında ve güneş etrafındaki yörüngesinde hareketlerini sürdürmektedir).

Ekvator bölgesi (0-30 kuzey enlemleri, 0-30 güney enlemleri arası) kara ve denizde en Sıcak alanlardır. Bu alanlarda önce kara yüzeyleri ısınır. Isınan yüzeyler alttan itibaren Havayı ısıtır. Isınan Hava yükselir. Yükselen Havanın yerinde, havanın yükselerek terk etmesinden dolayı boşluk oluşur. Bir başka deyişle basınç düşer. Bu sebeple ekvator bölgesi sürekli olarak dünyanın alçak basınç alanlarıdır. Aynı zamanda yükselen hava yükseldikçe soğur.
Soğuk kutup alanlarında hava alttan itibaren soğur. En soğuk hava en alttaki hava olur. Soğuyan hava ağırlaşır birbirine doğru sıkışarak çöker. Çöken hava aynı zamanda ısınır. Bu yığılma sonucunda yüzeyde yüksek basınç oluşur. Dolayısıyla kutup alanları dünyanın her zaman yüksek basınç alanlarıdır.

Yeryüzünde her zaman var olan bu alçak ve yüksek basınç alanlarının yanında diğer alanlarda karada ve deniz yüzeyinde bölgesel veya daha küçük ölçeklerde oluşan ve rüzgarların oluşmasına sebep olan basınç merkezleri görülür.

Amosfer Basıncı
Atmosferi oluşturan gazların belli bir ağırlığı vardır. Gazların yeryüzündeki cisimler üzerine uyguladığı Basınca Atmosfer basıncı denir.

Normal Hava Basıncı
45° enlemlerinde, deniz seviyesinde ve 15°C Sıcaklıkta ölçülen basınca normal hava basıncı denir.
  • Cıva sütununun yüksekliği ile (normal basınç 760 mm)
  • Cıva sütununun ağırlığı ile (normal basınç 1033 gr)
  • Kuvvet birimi ile (normal basınç 1013 milibar) ifade edilir.
  • Basınç barometre ile ölçülür. Cıvalı barometre, barograf, aneroid baramotre ve altimetre gibi çeşitleri vardır.
Basınç Etmenleri
Hava basıncı çeşitli etmenler altında değişiklik gösterir.

a) Sıcaklık (Termik Etken)
Basıncı en çok etkileyen etmen sıcaklıktır. Sıcaklığın günlük mevsimlik değişimine bağlı olarak basınç değişir. Isınan hava genleşerek yükselir. Gazların seyrelmesi nedeniyle basınç düşer ve alçak basınç alanı oluşur. Soğuyan Havada Gaz molekülleri sıkışarak ağırlaşır. Ağırlaşan gazlar yeryüzüne doğru yığılır ve yüksek basınç alanı oluşur.

b) Yükselti
Yeryüzünden yükseldikçe; Yerçekimi ve atmosferdeki gazların miktarı azalır. Bunlara bağlı olarak basınç düşer.

c) Hava Yoğunluğu (Dinamik Etken)
1 m3 havanın içerisindeki gazların miktarına hava yoğunluğu denir. Yoğunluk Su buharına ve toz zerreciklerine göre değişir.
  • Yerçekiminin azalıp çoğalması,
  • Havanın ısınıp soğuması,
  • Yükseltinin artması,
  • Dünya’nın ekseni çevresindeki dönüşü,
  • Hava yoğunluğunun değişmesine neden olur.
Hava yoğunluğu arttıkça basınç yükselir, yoğunluk azaldıkça basınç düşer.

d) Yerçekimi
Dünya’nın geoid şekli nedeniyle yerçekiminin Ekvator’dan kutuplara doğru artması, Basıncın kutuplarda yüksek olmasının nedenlerinden biridir.

e) Mevsim
Mevsimlerin basınç üzerindeki etkisi ılıman kuşakta belirgindir. Yaz aylarında ısınmanın etkisiyle karalar alçak Basınç, denizler ise yüksek basınç alanıdır. Kışın ise denizler alçak basınç, karalar yüksek basınç alanıdır. Bu durum sıcaklığın basınç üzerindeki etkisini kanıtlar.

f) Dünya’nın Günlük Hareketi
Dünya, ekseni çevresinde döndüğü için hava akımları yönlerinden sapar. Sapmalar sonucu 30° enlemlerinde alçalıcı hava hareketleri ile yoğunluk arttığından basınç yükselir ve dinamik yüksek basınç alanı oluşur.
60° enlemlerinde ise batı ve kutup rüzgarları karşılaşır. Bu rüzgarların birbirlerini iterek yükselmesiyle 60° enlemlerinde gaz yoğunluğu azaldığından basınç düşer. Böylece dinamik alçak basınç alanı oluşur.
UYARI: Dünyanın günlük hareketi sonucunda hava akımlarının sapması, dinamik basınç alanlarını oluşturur. Dünya’nın ekseni çevresindeki hareketine bağlı olarak oluşan Basınçlara dinamik basınç denir.

Basınç Tiplerinin Özellikleri :
1013 milibardan düşük olan basınçlara alçak basınç (siklon) yüksek olanlara ise yüksek basınç (antisiklon) denir.

Alçak Basınç (Siklon)
  • Termik ve dinamik alçak basınç merkezlerinde benzer hava hareketleri görülür.
  • Havanın yoğunluğu azdır.
  • Hava yükseltici bir hareket gösterir.
  • Yeryüzündeki hava hareketi çevreden merkeze doğrudur.
  • Merkezden çevreye doğru basınç artar.
  • Dünya’nın günlük hareketi nedeniyle hava akımları, Kuzey Yarım Küre’de Saat ibresinin tersi yönde, Güney Yarım Küre’de ise saat ibresi yönünde sapmaya uğrar.
UYARI: Basınç farkının olduğu yerlerde, hava hareketi her zaman yüksek Basınçtan alçak basınca doğrudur.
  • Termik alçak basıncın etkili olduğu alanlarda hava Sıcaklığı yüksektir.
  • Dinamik alçak basıncın etkisi altında olan yerlerde sıcaklık düşüktür.
Yüksek Basınç (Antisiklon)
  • Termik ve dinamik yüksek basınç merkezlerinde benzer hava hareketleri görülür.
  • Havanın yoğunluğu fazladır.
  • Hava alçalıcı bir hareket gösterir.
  • Yeryüzündeki hava hareketi merkezden çevreye doğrudur.
  • Dünya’nın günlük hareketi nedeniyle hava akımları, Kuzey Yarım Küre’de saat ibresi yönünde, Güney Yarım Küre’de saat ibresinin tersi yönde sapma gösterir.
UYARI: Basınç farkının olduğu yerlerde, hava hareketi her zaman yüksek basınçtan alçak basınca doğrudur.
  • Dinamik yüksek basıncın etkili olduğu yerlerde hava sıcak ve kurudur. Termik yüksek basıncın etkili olduğu yerlerde ise hava soğuk ve kurudur.
Basınç Kuşakları:

Termik Alçak Basınç Kuşağı (Tropikal Basınç Kuşağı)

  • Ekvator ve çevresinde sıcaklığa bağlı olarak oluşmuştur.
  • Sıcaklık yüksek olduğu için sıcak çekirdekli siklon da denir.
Dinamik Yüksek Basınç Kuşağı ( Subtropikal Basınç Kuşağı )
Dünya’nın ekseni çevresindeki dönüşünün rüzgarlar üzerinde oluşturduğu sapma etkisiyle 30° enlemleri çevresinde oluşan basınç kuşağıdır. Bu kuşak Kuzey Yarım Küre’de yaz aylarında kuzeye, kış aylarında güneye kayar. Alçalıcı hava hareketlerine bağlı olarak havanın ısınması ve nem miktarının düşmesi nedeniyle 30° enlemleri çevresinde çöller oluşur.

Dinamik Alçak Basınç Kuşağı ( Subpolar Basınç Kuşağı )
60° enlemlerinde kutup rüzgarları ve batı rüzgarlarının karşılaşması ile oluşur. Sıcaklık düşük olduğu için soğuk çekirdekli siklon da denir.
Kışın kara ve denizlerin farklı ısınmaları aynı enlem üzerinde farklı basınç koşullarının görülmesini sağlar. Bu nedenle kışın karalar üzerinde yüksek basınç oluşması bu basınç kuşağını kesintiye uğratır.

Termik Yüksek Basınç Kuşağı (Polar Basınç Kuşağı)
Kutuplar çevresinde düşük sıcaklık nedeniyle oluşan, yüksek basınç alanıdır.
UYARI: Basınç kuşakları, Kuzey Yarım Küre’de karalar üzerinde kesintiye uğrar. Güney Yarım Küre’de ise karaların oranı çok az olduğundan basınç kuşakları daha düzenli ve süreklidir.

Türkiye’de Etkili Olan Basınç Merkezleri
Türkiye farklı özellikteki Basınçların etkisinde kalır. Bu durum daha çok Türkiye’nin matematik konumunun sonucudur.

Yüksek Basınçlar:

a) Sibirya Antisiklonu

  • Ülkemizde doğu ve kuzeydoğudan sokulan termik kökenli yüksek basınç alanıdır.
  • Türkiye’yi sadece kış aylarında Doğu Anadolu ve Balkanlar üzerinden sarkarak etkiler.
  • Az fakat etkin Kar yağışı ile soğuk ve ayazın fazla olduğu hava tipini simgeler.
  • Balkanlardan sarktığında Azor yüksek Basıncı ile birleşerek İzlanda Alçak Basıncı’nın Türkiye’yi etkilemesine izin vermez. Bu nedenle uzun süreli, sakin ve soğuk kış koşulları yaşanır.
b) Azor Antisiklonu
  • Ülkemizi sürekli etkileyen dinamik kökenli yüksek basınç alanıdır.
  • Kışın serin, yağışsız ve batı yönlü rüzgarlarla kendini belli eder. Rüzgar hızları yavaştır.
  • Kışın sürekli alçalıcı hareket gösterdiği ve soğuk yeryüzüne dokunduğu için havanın alt kısımlarında soğuk, durgun bir hava katmanı oluşur. Bu durgun hava bölümü içerisinde şehirsel atıklar birikerek hava kirliliğine neden olur.
  • Kış ayalarında Kuzey Afrika üzerinde İzlanda Alçak Basıncı’nın sıcak bölümü oluşarak İzlanda Alçak Basıncı’nın değişmesine yardım eder. Yaz aylarında ise güneş ışınlarının gelme açısına bağlı olarak etki alanını Akdeniz üzerinden İngiltere’ye kadar genişletir. Bu durumda Türkiye’de kuzey yönlü rüzgarlar etkili olur.
Alçak Basınçlar :

a) İzlanda Siklonu
  • Dinamik kökenli bu alçak basınç alanı kışın etkilidir.
  • Ülkemize batı ve kuzeybatıdan sokulur.
  • Hareketli hava kütlelerini getirdiği için rüzgar birkaç Gün ara ile çok farklı yönlerden eser. Rüzgarın esme yönü güneybatıdan başlar, kuzeybatıya kadar döner. Bu basınç merkezinde güney sektörlü rüzgarlar sıcaklığı artırırken, kuzey sektörlü rüzgarlar sıcaklığı düşürücü etki yapar ve cephesel yağışlara neden olur. Özellikle Karadeniz’de bu basınç alanı etkisiyle cephesel ve orografik yağışlar görülür.
  • Eğer kendisinden daha sıcak olan Akdeniz’e iner ve uzun bir süre burada kalırsa nem yüklenir. Türkiye’nin güneybatı kıyılarında aşırı kış yağışlarına neden olur.
b) Basra Körfezi – İran Siklonu
  • Termik kökenli bu basınç alanı, yaz aylarında karaların aşırı ısınması nedeniyle oluşmuştur.
  • Ülkemizde güney ve güneydoğudan sokulan ve yaz aylarında etkili olan Basra Alçak Basıncı;
  1. Aşırı çöl sıcaklarının yaşanmasına,
  2. Yaz başlarında karaların fazla ısınması ve atmosferin üst kısımlarının daha soğuk olması nedeniyle ani, gök gürültülü, sağanak yağışlara,
  3. Azor Yüksek Basıncı’nın da etkisiyle kuzey yönlü rüzgarların etkin olmasına neden olur.
Son düzenleyen Safi; 22 Şubat 2017 02:28
20 Aralık 2016 17:35       Mesaj #5
_Yağmur_ - avatarı
SMD MsXTeam

BASINÇ

Ad:  Basınç.jpg
Gösterim: 258
Boyut:  5.0 KB

Birim yüzeye etkiyen kuvvet (simgesi P,p). SI birim sisteminde birimi paskaldır. Ayrıca inç kareye düşen libre (psi) olarak ve santimetre kareye düşen din (bari) ya da kilogram olarak da ölçülür. Atmosfer, mm. Hg (milimetre cıva okunur), milibar da birer basınç birimidir. Kinetik teoriye göre, gazlarda basınç, gaz moleküllerinin, içinde bulundukları kabın çeperlerine çarpmalarıyla ilgilidir.

İdeal gazlar için basınç, mutlak sıcaklıkla doğrudan, hacimle ters orantılıdır. Hareketli olmayan bir sıvının basıncı hidrostatik basınç olarak adlandırılır. Bu basınç, derinlikle artar ve eşit derinlikteki bütün noktalarda aynıdır. Sabit sıcaklık altındaki bir gazın basıncı, yükseklikle birlikte azalır; bu azalma, sıvılardaki gibi lineer değil, üsteldir. Düzgün hareket hâlindeki sıkıştırılamayan bir akışkanın basıncı, hızı ve yüksekliği arasındaki ilişki, Bernouilli eşitliğiyle ifade edilir. Bir sıvı, değişken kesitli bir borunun içinde akarken, kesitin daraldığı yerlerde yüksek hız ve düşük basınç oluştuğu gözlenir.

Gaz basıncı en doğru şekilde, bir silindir içinde, yüzey alanı bilinen pistonun ağırlığıyla gaz basıncından doğan kuvvetin dengelenmesiyle ölçülür. Kapalı kaplardaki basınçlar yani atmosfer basıncının üzerindeki basınçlar manometreyle ölçülür. Mutlak basınçsa, atmosfer basıncının bu değere eklenmesiyle bulunur. Pratikte bu iki basınç, "ata" ve "atü" biçiminde ifade edilir.

Sıvılarda basınç: Bir sıvı, içinde bulunduğu kabın kenarlarına veya içine daldırılmış cisimlere kuvvetle tesir eder. Bir sıvının 1 sm.2'lik yüzeye yaptığı basınca, «hidrostatik basınç» denir. Sıvılar pek az sıkışabilirler. Bu özelliklerinden faydalanılarak su cendereleri ve hidrolik frenler yapılmıştır.

Gazlarda basınç: Gazlar da, aynı sıvılar gibi içinde bulundukları kabın kenarlarına bir basınç yaparlar. Fakat gazların basıncı pek önemli değildir. Hava basıncı barometre ile ölçülür. Kapalı bir kapta bulunan bir gazın ve su buharının basıncını ölçmek İçin de «manometre» denilen alet kullanılır.

Birim alana dik olarak etki eden kuvvet miktarı. Bu kuvvet, ağırlık, zorlama veya gaz moleküllerinin (hareketli olmalarından dolayı) yüzeye çarpmaları neticesi meydana gelen darbelerin toplamı olabilir. Basınç, yüzeye tesir eden toplam kuvvet miktarının yüzey alanına bölünmesiyle bulunur. (P= F/S) basıncın ölçüsünü ifade etmek için pekçok birim kullanılır. MKS (metre, kilogram, saniye) birim sisteminde basınç birimi Newton/m2 dir. (Bu da bir pascal’a eşittir.)

Ad:  Basınç Nedir.jpg
Gösterim: 290
Boyut:  13.9 KB
Kuvvet, kütle ile ivmenin çarpımına eşittir. Kütle birimi kg, ivme birimi m/sn2 ise, kuvvet birimi newton= kg.m/sn2 dir.) CGS (santimetre, gram, saniye) birim sisteminde basınç birimi dyn /cm2dir. (Bu da bir bari’ye eşittir.) Bari birimi çok küçük olduğundan bunun 106 katı (milyon katı) olan bar kullanılır. (dyn, CGS sisteminde kuvvet birimidir ve dyn= gr.cm/sn2 dir.) mühendislik sisteminde kuvvet olarak kg kullanıldığından basınç birimi kg/cm2 dir. İngiliz birim sisteminde ise basınç birimi psi= 1b/inç2dir.

Çok kullanılan diğer bir basınç birimi de atmosfer dir ki, 76 cm yüksekliğindeki civa sütununun birim alana yaptığı basınçtır. Civanın özgül ağırlığı 13,6 gr/cm3 olduğundan, atmosfer 1,033 kg/ cm2 ye eşittir. Buna benzer bir basınç birimi de 1 mm civa sütununun yaptığı basınca eşit olan Tordur. Sıvıların ve gazların yaptığı basınç, daha değişik bir açıdan değerlendirilir. Sıvılar, içinde bulunduğu kabın yan çeperlerine ve içlerindeki herhangi bir noktaya da basınç uygularlar. Belli bir derinlikteki basınç, o noktanın üzerinde kalan sıvı sütununun yüksekliği ile sıvı özgül ağırlığının çarpımına eşittir. Sıvıların basıncı ağırlıktan ileri gelmektedir. Sıvılar hemen hemen sıkışmaz.

Yani basınç altında yoğunluğu sabit kalan akışkanlardır. Gazlar ise tam tersine, sıkışabilir akışkanlardır ve bu sebeple basınçla yoğunluğu değişir. Bundan dolayı deniz seviyesinde hava basıncı maksimum değerdedir ve bu da 760 mm civa sütununun basıncına eşittir. Deniz seviyesinden yükseldikçe, basınç, hem hava sütununun kısalmasından, hem de yoğunluğun azalmasından dolayı düşer. Üst kısımlardaki havanın ağırlığı alt kısımlardaki havayı sıkıştırdığından alt kısımların yoğunluğu daha fazladır.

Gazın bulunduğu yer, atmosfer gibi çok geniş değilse, gazın ağırlığının basınca tesiri çok azdır. Çünkü gazların yoğunluğu çok küçüktür. Küçük kaplar gibi, ağırlığın ihmal edilebileceği durumlarda basınç, gazın moleküllerinin çeperlere çarpmasından ileri gelir. Kapalı kaplardaki gaz basıncını ölçmek için Manometre, atmosfer basıncını ölçmek için ise Barometre denilen aletler kullanılır. Basınç ifade edilirken, mutlak basınç ve efektif basınç olmak üzere iki tarif kullanılır. İçinde yaşadığımız atmosferde hali hazırda mevcut olan bir atmosfer basıncı vardır. Bu basınç, atmosfere açık olan gaz ve sıvı sistemlerine tesir eder.

Dolayısıyla atmosfere açık sistemlerde sıvı veya gaz sütununun yüksekliği ile özgül ağırlığı çarparak bulduğumuz basınç gerçek basınç değildir. Buna bir de atmosferin yaptığı basıncı eklemek gerekir. Bu toplam basınca "mutlak basınç" denir. Diğer taraftan atmosferin basıncını gözönüne almayıp, içinde yaşadığımız çevrenin basıncını sıfır kabul ettiğimiz zaman bulunan basınca ise "efektif basınç" adı verilir. Yani mutlak basınç, atmosfer basıncı ile efektif basıncın toplamına eşittir. P= mutlak basınç Pa= atmosfer basıncı Pe= efektif basınç P= Pe+ Pa'dır.

Basıncı etkileyen faktörler


1. Sıcaklık: Isınan havanın molekülleri birbirinden uzaklaşır, hava genişler, hafifler ve yükselir. Yükselen havanın yere uygulamış olduğu basınç azalır. Dolayısıyla sıcaklığın artmasıyla basınç azalır. Ekvator ve çevresi, güneş ışınlarını yıl içerisinde daima dik ve dike yakın açılarla aldığı için, sıcaklık değerleri her mevsim yüksektir. Sıcaklığın her mevsim yüksek olmasından dolayı sürekli alçak basınç alanlarıdır. Soğuyan havanın hacmi daralır, sıkışır, ağırlaşır ve alçalmaya başlar. Alçalan havanın yere yapmış olduğu basınç da artar. Kutuplar ve çevresine güneş ışınları daima yatay açı ile düşer. Ayrıca yılın belli zamanlarında, güneş hiç doğmadığı için sıcaklık değerleri düşüktür. Kutuplar ve çevresinde sıcaklık her mevsim düşük olduğu için sürekli yüksek basınç alanıdır. Sıcaklık ile basınç arasında ters orantı vardır.

2. Yerçekimi: Maddenin ağırlığını yerçekimi belirler. Dünya’nın geoid şeklinden dolayı, Ekvator’dan kutuplara doğru yer çekimi, artmaktadır. Buna bağlı olarak atmosferin yere yapmış olduğu basınç değeri de enleme bağlı olarak değişmektedir. Teorik olarak yerçekiminin etkisi, Ekvator’dan kutuplara doğru atmosfer basıncını, arttırıcı rol oynamaktadır. Yerçekimi ile basınç arasında doğru orantı vardır.

3. Yükselti: Deniz seviyesinden yükseldikçe atmosferin kalınlığı ve gazların yoğunluğu azalmaktadır. Yoğunluğun azalmasına bağlı olarak, yükseldikçe basınç da azalır. Yükseldikçe basınç yaklaşık her 10,5 metrede 1 mm düşer. Yükselti ile basınç arasında ters orantı vardır.

4- Dinamik Etkenler (Günlük Hareket): Hava kütlelerinin, sıcaklık dışında başka bir kuvvetle, alçalarak yığılması veya yükselerek seyrekleşmesi sonucunda da basınç değerleri değişir. Dinamik etkenlerin rolü, atmosferi oluşturan gazların, atmosfer yoğunluğunu etkilemesi ile olur. Buna göre yoğunluğun artması ile basınç artar. Yoğunluğun azalmasına bağlı olarak, basınç da azalır.

Örneğin Ekvator’dan yükselen hava kütlelerinin 30° enlemeleri çevresinde alçalmasıyla Asor ve Hawaii gibi dinamik yüksek basınçlar oluşmaktadır. Yine 60° enlemleri civarında karşılaşan Batı rüzgârları ile Kutup rüzgârları yükselmeye uğrar.Burada İzlanda ve Aleut gibi dinamik alçak basınçlar oluşur. Yoğunluk ile basınç doğru orantılıdır. 1 nolu kapta gazların miktarı fazla olduğundan yoğunluk fazladır. Yoğunluğun artması basıncı arttırır.

Basınç Merkezlerinin Özellikleri


1) Alçak Basınç: 1013 milibardan daha az olan basınçlara alçak basınç denir. İki yönlü hareketi vardır.
  • Dikey Yönlü Hava Hareketi: Alçak basınç alanının merkezinde hava hareketi yükselici bir özellik gösterir.
  • Yatay Yönlü Hava Hareketi: Alçak basınç alanlarındaki yatay yönlü hava hareketi çevreden merkeze doğrudur. Ancak bir doğru boyunca ilerlemez. Dünyanın dönmesi nedeniyle sapmalar olur. Kuzey yarım kürede esme yönünün sağına, Güney yarım kürede ise esme yönünün soluna sapar. Daha kolay bir ayrım ise KYK’de “S”, GYK’de ise ‘Ters S’ oluşturur.
2) Yüksek Basınç: 1013 milibardan daha fazla olan basınçlara yüksek basınç denir. İki yönlü hareketi vardır.
  • Dikey Yönlü Hava Hareketi: Yüksek basınç alanlarının merkezinde hava hareketi alçalıcı bir özellik gösterir.
  • Yatay Yönlü Hava Hareketi: Yüksek basınç alanlarındaki yatay yönlü hava hareketi, merkezden çevreye doğrudur.

Basınç Alanlarının Özellikleri


  • Alçak basınç alanlarında
  • Yükselici hava hareketi vardır.
  • Hava hareketi çevreden merkeze doğrudur.
  • Yıllık yağışı fazla olan yerler.
  • Gökyüzü kapalı-bulutlu
  • Yerin ısı kaybı azdır. Sıcaklık farkı az.
  • Bitki örtüsü gürdür.

Yüksek Basınç alanlarında


  • Alçalıcı hava hareketi vardır.
  • Hava hareketi merkezden çevreye doğrudur.
  • En az yağışlı yerler
  • Gök yüzü açık.
  • Yerin ısı kaybı fazla. Sıcaklık farkı fazladır.
  • Bitki örtüsü cılızdır.
İzobar Haritaları: Haritalarda basıncın yeryüzündeki dağılışını göstermek için izobar (eş basınç) eğrilerinden yararlanılır. İzobar eğrileri, yeryüzünde aynı basınç değerlerine sahip noktaların birleştirilmesi ile elde edilir.

MsXLabs.org
-derlemedir.
22 Şubat 2017 02:39       Mesaj #6
Safi - avatarı
SMD MiSiM

BASINÇ


a. Akışkan, mekan. Bir yüzeye dik ve düzgün olarak etkiyen kuvvet yeğinliğinin, bu yüzeyin alanına oranı: Yağ basıncını, lastiklerin basıncını denetlemek. (Bk. ansikl. böl.)

—Akust.
  • Akustik basıncın tepe değeri, bir akustik titreşimin belirli bir zaman aralığında, bir akışkanın bir noktasını etkileyen ani akustik basıncın en büyük değeri.
  • Ani akustik basınç, bir akışkanın bir noktasında, belli bir andaki basınçla statik basınç arasındaki fark.
  • Etkili akustik basınç, dönemsel bir akustik titreşim için bir akışkanın bir noktasında bir dönem boyunca etkili olan ani akustik basınçların ikilenik ortalaması.
  • Işınım basıncı, esnek bir ortamda yayılan akustik bir titreşimin, bir engelin belli bir noktasına uyguladığı basınç.
  • Maksimum akustik basınç, bir akışkanın bir noktasında, dönemsel akustik bir titreşimin belli bir çevrimi boyunca etkili olan ani akustik basıncın en büyük değeri. Statik basınç, akustik bir titreşim yokluğunda bir akışkanın bir noktasını etkileyen basınç.
—Biyol. Boşluk basıncı, içi boşluklu bir organın esnek çeperlerinin bu oryanı dolduran sıvıya ve (tersine) bu sıvı çeperleri genişletip lifleri gerdiği zaman sıvının çeperlere yaptığı basınç. (Bk. ansikl. böl.)

—Bot. Kök basıncı, ham besisuyunun kökten başlayarak iletim borularında yükselmesini sağlayan kuvvet.

—Denizbil. Basınç sırtı, yüzen buzların kumsallara yaptığı basınç etkisiyle oluşan tepecik.

—Dülg. Basınç çubuğu, Polonceau tipi bir çatı makasında makas kirişiyle alt gergiler arasında bulunan basınç gerilimi etkisi altındaki çubuk.

—Elekt. Elektrostatik basınç, denge halindeki bir iletken yüzeyinin bir M noktası, bir <T yüzeysel yük yoğunluğu taşıdığında ve M noktasını çevreleyen bir ds sonsuz küçük alanı iletken yüzeyine dik, dielektriğe doğru yönelmiş bir d t kuvvetiyle karşılaştığında elde edilen dftds oranı. (Sl'de bu basıncın değeri p =ırJ/2t bağıntısıyla verilir; bağıntıda E dielektriğin geçirgenliğini gösterir.)

—Elektroakust. Basınç odacığı, basınçlı bir hoparlörde,zarla devingen sistemi içeren kutu arasındaki hava hacmi. (Zarın salınımlarının etkisiyle hava sıkışır ve
akustik huniye bağlı aralıktan ses dalgaları biçiminde yayılır.)

—Fiz. Kısmi basınç, bir gaz karışımı bileşeninin, karışımın hacmini, aynı sıcaklıkta tek başına doldurduğunda göstereceği basınç, (ideal gazların karışımı için, toplam basınç, farklı bileşenlerin kısmi basınçlarının toplamına eşittir [Dalton yasası).)

—Fizyol.
  • Atardamar basıncı, içindeki kanın atardamar çeperine yaptığı basınç. (Maksimum basınç ya da sistol basıncı, kalp kasıldığı zaman ortaya çıkan basınçtır. Minimum basınç ya da diyastol basıncı, kalbe kan dolduğu zamanki basınçtır.)
  • Basınç düşmesi, bir organizmanın yüksek bir basınçtan alçak bir basınca geçmesi ile meydana gelen değişiklik. (Bk. ansikl. böl.)
  • Toplardamar basıncı, içindeki kanın toplardamar çepe rine yaptığı basınç. (Bk. ansikl. böl.)
  • Yüksek basınç — HİPERBAR.
—Ger. day. Basit basınç, bir Kirişin dik ke sıtıne etki eden basınç. (Bu basıncı doğuran dış kuvvet kesite diktir ve kirişin ağırlık merkezinden geçer. Bu tür basınçta kesit düzgün dağılan dik gerilımlerle karşılaşır.)

—Havc. ve Uz. havc.
  • Basınç düşmesi, bir uçak kabininin ya da bir uzay gemisindeki mürettebat kabininin iç basıncının azalması. (Bir uzay gemisi mürettebat kabinindeki basınç düşmesi istenerek [uzaya çıkıştan önce] sağlanabildiği gibi kazayla da [kabinin ya da aracın sızdırmazlığının yitimi] doğabilir. Kazadan kaynaklanan ani basınç düşmesi, 11 haziran 1971'de Soyuz kabininde olduğu gibi uzay giysisi giymemiş astronotların ya da kozmonotların ölümüne yol açar.)
  • Basınç düşürmek, bir uçak kabininin ya da bir uzay gemisindeki mürettebat kabininin basıncını azaltmak.
—Hidr. pnöm.
  • Basınç giderici, kapalı bir kapta bulunan sıkıştırılmış havayı, gazı ya da buharı, yavaş yavaş normal basınca getirmeye yarayan aygıt.
  • Basınç yükseltici, bir akışkanın basıncını artırmaya yarayan kompresör ya da pompa. (Bir yapının yüksek katlarını beslemek için dağıtım ağının basıncı yetersiz kalırsa bu aygıtlar devreye girer.)
—Mad. oc.
  • Basınç düşmesi, bir havalandırma devresinde hava akışının basıncındaki azalma. (Basınç düşmesi olan bir ocakta, hava basıncı girişten başlayarak çıkıştaki vantilatöre doğru gittikçe azalır; vantilatörün görevi basıncı, yerel atmosfer basıncı düzeyinde tutmaktır.)
  • Arazi basıncı, cevher çıkarmadan kaynaklanan boşluklarının etkisiyle gerilmelerin dağılımındaki değişmenin yol açtığı olayların tümü. (Bu olaylar kayaç mekaniğinin ana konusudur.)
  • Bir kayacın basınç dayanımı, bir kayacın ezilmeden dayanabildiği basınç. (Basınç dayanımı, maden ocağı topuklarının ölçülerini belirlemede kullanılan bir parametredir.) [KAYAÇ mekaniği]
—Meteorol.
  • Atmosfer basıncı, belirli bir yerdeki hava katmanından kaynaklanan ve milimetre cıva cinsinden ya da bir barometreyle milibar olarak ölçülen basınç.
  • Su buharı basıncı, havanın içerdiği buharın kısmi basıncı. (Her sıcaklığa denk düşen en yüksek basınçlar bilindiğinden gerçek basıncı ve bağıl nemi hesaplamak için çiy noktasının sıcaklığı ile havanın sıcaklığını saptamak yeterlidir. Milimetredeki basıncı belirten rakam, metreküpte gram başına ağırlığı gösteren rakama çok yakındır [mutlak nem].)
—Nük. müh. Basınç kabı, bir nükleer reaktörde, soğutma akışkanını içeren zarf; akışkanın basıncı, reaktör türüne göre değişir. (Dayanıklı çelik ya da betondan yapılır.)

—Oftalmol. Göz basıncı, göz yuvarının içindeki basınç. (Normalde 10-20 mm cıva basıncı arasındadır. Artması bir glokom belirtisidir.) [Eşanl. GÖZ TANSİYONU.]

—Orm. san. Basınç odunu, gövdeleri basınç altında kalmış olan iğneyapraklı ağaçlarda, basınçlı yanda oluşan anormal yapıda tepki odunu tipi.

—Ûlçbil. Basınç düşürücü, basınç düşmesini sağlayan düzeneğe ya da aygıta verilen ad.

—Petrokim. Basınç düşürme balonu, basınç düşürme kulesi, yarıbuharlaşmış bir ürünün basıncını ani olarak düşürerek sıvı ve buharın ayrılmasını kolaylaştıran petrol arıtma aygıtı.

—Sil. Basınç birimi, bir taşıtın gram olarak belirlenen ağırlığı ile santimetre kare olarak belirlenen toprağa değen taşıyıcı yüzeyi arasındaki oran. (Savaş taşıtlarının yapımında [tank, zırhlı araba...] yumuşak toprakta hareket kolaylığı sağlayabilmek amacıyla mümkün olduğu kadar düşük bir basınç birimi elde edilmesine çalışılır. Bazı özel taşıtlar bu kuralın dışında kalır, çünkü bunlarda insan basınç biriminin [700 g/cm2] altına inmek zordur.)

—Ted. Basınç tedavisi, içindeki basınç, ortalama atmosfer basıncından yüksek olan bir oda kullanmaya dayanan tedavi yöntemlerinin tümü. (Basınç tedavisinin başlıca kullanım yeri hızla su yüzüne çıkan dalgıçlarda görülen hava ambolisi kazalarının önlenmesidir. Genellikle, kişi camlı bir kasaya kapatılarak uygulanır [birkaç dakikadan birkaç saate kadar]. Basınç tedavisinin özellikle göğüs cerrahisinde, tıbbi ve cerrahi başka uygulamaları da vardır.)

—Tıp. Basınç travması - BAROTRAVMATİZM.

—ANSİKL. Akışkan, mekan. Denge halindeki bir akışkan, bir noktasına yerleştirilen bir katının bir yüzey öğesine, bu yüzeye dik bir kuvvet uygular. Bu kuvvetin değerinin sözkonusu yüzey öğesinin alanına bölümü,akışkanın göz önüne alınan noktadaki basıncı adını alır. Bu tanıma göre bu kuvvetin değeri, deneyle de doğrulandığı gibi yüzey öğesinin yönünden bağımsızdır. Bir yüzeyi etkileyen basınç kuvvetleri bu yüzeye diktir, ama basınç skaler bir büyüklüktür.
Si’de basınç birimi pascaldır (Pa); ama 105 Pa değerindeki bar ve olağan hava basıncının ortalama değeri olan atmosferde (atm) kullanılır (1 atm = 1,013 25.105 Pa).
Hidrostatikte, denge halindeki bir akışkanın iki noktası arasındaki basınç farkının, bu noktalar arasındaki düzey farkıyla akışkanın özgül ağırlığının çarpımına eşit olduğu kanıtlanmıştır. Örneğin bir cıva kütlesinin iki noktası arasında yükseklik farkı 76 cm olursa, basınç farkı bir atmosfer değerindedir. Bu nedenle kimi zaman, basınç birimi olarak “santimetre cıva” da kullanılır (bir atmosfer = 76 cm cıva).
Denge halindeki bir akışkanın iki noktası arasındaki basınç farkı, sıvılar (özgül kütle değeri yüksektir) sözkonusu olduğunda önemlidir; ama uygun boyutlu ve kapalı bir kaptaki gaz için basınç farkı gözardı edilebilir. Dolayısıyla kapalı kap içindeki “gaz basıncı"ndan söz edilir.

—Biyol. Boşluk basıncı. En basitinde (atardamar), her an için Ç-Ço değeriyle orantılıdır (burada Ç, organın her günkü çapı, Ço ise, yapısal çapıdır, yani organın boş öldüğü ya da hiçbir kuvvetin lifleri germediği zamanki çapıdır). Büyük atardamarlarda, Ç değeri, karıncık sisto- lundan hemen sonra, aortun ilk birkaç santimetresindeki kan miktarına bağlıdır, oysa Ço değişmezdir. Basınç değişiklikleri, tamamiyle edilgin olan büyük atardamarlara değil, kalbe, kana ve kasılgan küçük atardamarların durumuna bağlıdır. Birçok başka organda (örneğin idrar torbası) yapı çapı Ç0 değişmez değildir; Ç ile aynı zamanda artar, öyle ki, ǗÇ0 farkıyla orantılı olan basınç, çok az artar ya da hiç artmaz.Boşluk basıncı yalnız Ç-Ço farkıyla orantılı değildir, belki bir uzama sonucu, esnek kısımlarda ortaya çıkan yerine getirme kuvvetleriyle de (K) orantılıdır.

Buna göre, bir organda K değeri (akışkan tonusu) sinir sisteminin etkisi altında da her an için değişebilir; organ sertleşir ya da yumuşar; sertleşmesi basıncı artırır, yumuşaması basıncı azaltır. Yumuşak hayvanlarda (örneğin yumuşakçalar) ve otsu bitkilerde vücut her zaman bir biçimde kalamaz, hareketler ancak sürekli olarak akışkan tonusunun ayarlanması ve bu yoldan organların boşluk basıncının düzenlenmesiyle sağlanır, iskeletli hayvanlarda bile (omurgalılar ve eklemliler), hatta yumuşakçalarda düz kaslar, yerine getirme değişmezlerini değiştirebilir ve böylece konumlarını değiştirmeye yönelik kuvvetlere karşın, hiçbir enerji harcamaksızın belli bir konumu sürdürebilirler. Çizgili kaslarda, bazı patolojik haller ("histerik” kasılma) dışında, böyle bir yetkinlik yoktur.

—Bot. Kök basıncı, köklerin biraz yukarısında sap kesilip, kesilen yere bir manometre takılarak ölçülebilir (Hales deneyi). Ölçümde bir bardan yukarı değerler elde edilir (asma 1,25 bar; huş 2-2,5 bar; atkestanesi 9 bara kadar). Kök basıncı kökteki hücrelerin, özellikle endoderm hücrelerinin metabolizma etkinliğine bağlı görünmektedir. Bu olguya etkin bir iyon yayımı eşlik eder, bu da suyun merkez silindire girmesini sağlar. Gerçekten, ham besisuyu, kök basıncındaki ritme çok yakın bir ritim izleyerek iyonca zenginleşir.

—Fizyol.
  • Atardamar basıncı, kanı atardamarlara iten kalp kasılmalarından ve bu itişe karşı atardamarın gösterdiği dirençten doğar. Basınç, bir kalp atışı süresi içinde en yüksek 130 mm cıva basıncı ile en az 70 mm cıva basıncı arasında oynar. Ayrımsat basınç, bu iki basınç arasındaki farktır. Ortalama basınç, atardamar içindeki değişken basıncın sağladığı akışın verdisini sağlayan kuramsal sabit basınçtır; bir kalp atışı süresinin birçok anında ölçülen basınç değerleri hesaba katılarak elde edilir. Atardamar basıncı, atardamaıa bir kateter sokularak ve katetere bir manometre bağlanarak çok kesin biçimde ölçülebilir. Reanimasyon ve kateterizm yapılan birimler dışında, yanlış olarak tansiyon aleti denilen sfigmomanometrelerle ölçülür. Aslında ölçülen, atardamar tansiyonu değil, atardamar basıncıdır. Buna göre, atardamar hipertansiyonu, atardamar tansiyonunun değil, atardamar basıncının yükseldiği bir hastalıktır.
  • Basınç düşmesi. Bir denizaltı dalgıcında basınç düşmesi, yani dalgıcın su yüzüne çıkması, çok hızlı olursa, atardamarlarda azot kabarcıkları oluşması ve bunların önemli önemsiz çeşitli bölgelerde tıkanmalara neden olması yüzünden çeşitli sakatlıklar ve ağır bozukluklar ortaya çıkabilir. Deride oluşan kabarcıklar tehlike işaretidir; daha ağır olan eklem ağrıları ve özellikle sinir sistemi arızalan ölüme götürebilir. Tedavi için acil gereksinimler yerine getirildikten sonra hasta yüksek basınç kasalarında yeniden basınç altına sokulmalıdır.
  • Toplardamar basıncı. Kalbin kasılması ile değişmez. Kalbe yakın toplardamarlarda atmosfer basıncından azıcık yüksektir (anatoplardamarlarda 5-10 mm cıva yüksekliği);ayakta dururken bacaklarda biraz daha yüksektir ve toplardamar kapakçıklarında yetersizlik varsa bu basınç daha da yükselir (o zaman anatoplardamardaki basınç düzeyine ulaşabilir, çünkü ölçümün yapıldığı nokta ile bu damarlar arasındaki kan sütununun hidrostatik basıncı da buna eklenir); anatoplar- damarların yukarısında bulunan toplardamarlarda, basınç düşüktür ve atmosfer basıncının altına inebilir (örneğin boyun toplardamarları, bunlarda bir yara açılması, havanın damara girmesine ve akciğerde hava ambolisine neden olabilir).
—Meteorol.
Atmosfer basıncı.
1648'de Pascal, belirli bir düzeydeki basıncın, bu düzey üzerinde bulunan hava sütununun ağırlığına eşit olduğunu deneysel olarak gösterdi. Deniz düzeyindeki ortalama basınç 760 mm'lik eıvaya eşit, yani 1 013 milibardır; bu değer, 1 kg ağırlığındaki bir cismin 1 crrP'lik bir yüzeye uyguladığı basınca yakındır. Dolayısıyla meteoroloji haritalarında 1 015 eşbasınç eğrisi olağan koşulları gösterir. Yükseğe çıkıldıkça hava sütunu hafifler ve basınç azalır. (ATMOSFER.)

Basıncın yükseltiyle düşmesi,
önemli sonuçlar doğurur. Nitekim, hava gibi oksijenin basıncı da azalır. Örneğin 500 mbar’a doğru (yaklaşık 5 km) yarıya iner. Bu değerdeki basınç, oksijenin akciğer alveolleri dokusundan geçmesi için yeterli değildir. Ayrıca uçak motorlarının yakıt karışımı içinde yetersiz kalır. Öyleyse yükseltideki dolaşım özel bir teknik gerektirir: oksijen yedekleri, hava ayarlı kabinler.
Deniz düzeyinde, soğuk hava (yani ağır), sıcak havadan (yani hafif) daha yüksek basınçlara yol açar. (ANTİSİKLON ve ALÇAK BASlNÇ.) Ama yükseldikçe basınç, yoğun soğuk havada sıcak havaya oranla daha çabuk azalır ve hatta sıcak sütuna göre daha düşük olabilir. Dolayısıyla Yer yüzeyinde saptanan basınç karşıtlıklarının tersi ortaya çıkar ve yükseltideki basınç, sıcaklığın doğrudan fonksiyonu olarak değişir.

Yatay doğrultuda basınç alanı geniş çizgileriyle oldukça yalındır. Genel olarak atmosferin alt katmanlarında bölgesel kuşaklar biçiminde etkinlik gösterir: yüksek kutup basınçları, alçak ya da göreli olarak alçak kutupaltı ve ılıman basınçlar, yüksek subtropikal basınçlar, alçak tropiklerarası ya da ekvatoral basınçlar. Öte yandan, okyanuslarla kıtalar arasındaki karşıtlıkları, kış ve yaz arasındaki değişimleri de göz önüne almak gerekir. Bu karşıtlıklar yukarıda belirtilen yoğunluğun ısıl etkilerinden kaynaklanır: kışın kıtalar denizden daha soğuktur, yazın ise tersi söz konusudur. Bölgesel kuşaklar biçiminde konumlanma, gezegensel (Yer’in dönüşü) ve coğrafik etkilerin (ATMOSFER) bireşiminden ileri gelir. Bütün Yer yüzeyinde ve özellikle alçak basınç bölgelerinde sürekli değişimler görülür. Bunlar “siklon tedirginlikleri"nin geçişinden doğar. (SİKLON.)

Bu değişimlere sürekli hava değişiklikleri eşlik eder. Dolayısıyla bu olayın bu konudaki fiziksel etkileri iyi bilinmesine karşılık biyoiklim etkileri (özellikle insan üstündeki fizyolojik etkiler) pek az bilinmektedir

Kaynak: Büyük Larousse
6 Nisan 2018 15:54       Mesaj #7
nötrino - avatarı
VIP SiNiRLi-RUTİNE AYKIRI!

Akışkanlarda Akış Hızı ile Akışkan Basıncı Arasındaki Bağlantı!


Hareket edebilen sıvı ve gaz maddeler akışkan olarak tanımlanırlar. Akışkan denildiğinde genel anlamda hava, su vb. maddeler kastedilir. Durgun akışkanlarda örneğin su dolu bir kovanın ya da havuzun tabanındaki sıvı basıncına durgun sıvı basıncı (hidrostatik basınç) adı verilir. Hareket halindeki sıvıların basıncı ise dinamik basınç olarak tanımlanır. Akışkan hızının arttığı yerde ters orantı bazında buna paralel basınç düşer.
15 Nisan 2018 14:32       Mesaj #8
nötrino - avatarı
VIP SiNiRLi-RUTİNE AYKIRI!

Basıncın Hal Değişimine Etkisi!


Basınç, birim yüzeye dik etkiyen kuvvettir. Bu bağlamda madde moleküllerini bir arada tutarak dağılmasını önleme yönünde etki yapar. Tanecikleri arasında en fazla uzaklık bulunan gaz halindeki maddeye basınç yapılırsa sıkılaşması, sıvıya daha çok basınç uygulayınca da katıya dönüşmesi mümkündür.

Katı maddeler erirken genel olarak hacimleri büyür, donarken küçülür. Erirken hacmi büyüyen maddelerde basıncın artması, erimeyi zorlaştırdığı için erime noktası yükselir.

Basıncın azalması ise erime
noktasını düşürür.
Fakat bu kurala ters davranan, yani donarken hacmi küçülmeyip, büyüyen maddeler de vardır. İlgili maddelerin başında su gelir. Suyun donarken hacmi büyür, öz kütlesi azalır. Bu nedenle buz suda yüzer.

Ağzına kadar su dolu şişenin dondurucuya konulduğunda çatlamasının nedeni de suyun donunca hacminin büyümesi, şişeye sığamamasıdır.
Hızlı Cevap
Mesaj:



paneli aç