Arama

Şiir Nehri -3- - Sayfa 12

Güncelleme: 17 Ekim 2018 Gösterim: 65.092 Cevap: 535
ahmed - avatarı
ahmed
Ziyaretçi
25 Temmuz 2010       Mesaj #111
ahmed - avatarı
Ziyaretçi
SİYAH GÖZLERİNE BENİ DE GÖTÜR

Sponsorlu Bağlantılar
Daha dokunmadan kurudu irem
çöllere bir türlü yağamıyorum
yeni bir koşunun başlangıcında
biraz deprem sonrası
biraz şehir hülyası
bir kalp yangınından geriye kalan
siyah gözlerine beni de götür
artık bu yerlere sığamıyorum.

Pembe uçurtmalar yolladığından beri
sarardı tiryaki menekşeleri
sonbaharın tozlu kafeslerinde
sevgi turnaları yakalıyorum
turnalar gidiyor;ben kalıyorum
avareyim,asudeyim,yorgunum
bilmiyorum neden sana vurgunum
Erzurum garında banklar üstünde
uyku tutmuyor karanlıkları
yitik düşlerimi kovalıyorum
gölgeler gidiyor;ben kalıyorum.

Binbir türlü kokuyorsa yaylalar
siyah gözlerine beni de götür
baharın koynundan koparıp sana
ipek bir mendile sardığım yüreğimle
şehzade gülleri gönderiyorum
umutlar kalıyor;ben gidiyorum.

Bütün yelkenlileri,deniz fenerlerini
kaptanları sorgulayan
yanından geçen küheylanların
korku tufanına yakalandığı
siyah gözlerine beni de götür
güneş ülkesinden gelen yiğitler
benzeri olmayan bir dünya kursun
cellat,ayrılığın boynunu vursun.

Usul usul intizarı çürüten
bu hercai diken,bu çılgın arzu
sürüklüyor imkansız muştuların
eşiğine gönül vadilerini
bir ağaçtan düşen yapraklar gibi
düşüyorum tanyerine
ya topla yaralı kırlangıçları
ya da bu vefasız şarkıyı bitir
özgürlüğe giden tutsaklar gibi
siyah gözlerine beni de götür.


Nurullah Genç

Elçin - avatarı
Elçin
Ziyaretçi
30 Temmuz 2010       Mesaj #112
Elçin - avatarı
Ziyaretçi
Anlayana

Sponsorlu Bağlantılar
Parkta banklardada yattım,
Pera Palasın süitinde şampanyada patlattım.
Aç gezdiğim günlerde oldu,
Havyarlı balolardada boy gösterdim.
Zindandaki odamda soğuktan titredim,
Ama sıcak kucaklarda teselli buldum.
Çok yalnızlıklar çektim,
En büyük aşkıda ben yaşadım.

Buna benzer birşeydi Nazım'ın kendini anlattığı şiiri,
Yaşadığı hayatın detayları hala tartışılırken,
O bu hayatı bir şiire sığdırabildi.
Nelerin mücadelesini yaptı,
Nelerden yargılandı.
Onuda zamanında kimse anlamamıştı,
Onunda aşkları tepki görmüştü.
Fikirleri çoğunluğa hep tersti,
Ama yazdıkları hep beğenildi.
Boyuda uzunmuş rahmetlinin,
Gözleride ÇAKIR mış.
Benimde ölesim geliyor anlaşılmam için desem,
Anlaması gereken anlarmı acaba....

Mehmet Atila Çakıroğlu

RivaN - avatarı
RivaN
Ziyaretçi
30 Temmuz 2010       Mesaj #113
RivaN - avatarı
Ziyaretçi
Beceriksizdim..
Gitmeyi hiçbir zaman öğrenememiştim seninleyken..
Sen gidince,gitmek zorunda kalmıştım sadece..
Sakın çağırma gelemem!
Ezberim kuvvetli değil,nasıl gidilir unuttum
Gelirsem bir daha gidemem!


Tüm dillerde unut gel demeyi..kekeme ol
Önce gel de bana sonra me..(gel-me)...[RivaN]
ahmed - avatarı
ahmed
Ziyaretçi
31 Temmuz 2010       Mesaj #114
ahmed - avatarı
Ziyaretçi
BU DA ÖYLE BİR AŞK

Sırtımda çıplak
Islak nefesin
Bi gidip bi geliyor

Biz senlen yatmıyoruz ki
Yaşamıyoruz da
Hep yarışıyoruz
Sen mi ben mi
Önce kim
Ölümü öldürecek diye

CAN YÜCEL
ahmed - avatarı
ahmed
Ziyaretçi
31 Temmuz 2010       Mesaj #115
ahmed - avatarı
Ziyaretçi
SEVEBİLME İHTİMALİ
s s s
Soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim çocuk olmaktan
Ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam...
Ben seninle bir gün Veyselkarani'de haşlama yeme ihtimalini sevdim.
İlkokulun silgi kokan, tebeşir lekeli yıllarında
Ankara'da karbonmonoksit sonbaharlar yaşanırdı o zaman
özlemeye başladım herkesi...
Ve bu hasret öyle uzun sürdü ki, adam gibi hasretleri özlemeye başladım sonra..
Bizim Kemalettin Tuğcu'larımız vardı...
Bir de camların buğusuna yazı yazma imkanı...
Yumurta kokan arkadaşlarla paylaşılan kahverengi sıralarda,
solculuk oynamaya başladık..
Ben doktor oluyordum sen hemşire, geri kalanlar kontrgerilla...
Kırmızı boyalarla umut ikliminde harfler yazılıyordu pütürlü duvarlara ve
Türk Dil Kurumu'na inat bir Türkçeyle...
Ağbilerimizden öğrendik, S harfinden orak çekiç figürleri türetmeyi..
Ankara'ya usul usul karbonmonoksit yağıyordu.
Ve kapalı mekanlarda sevişmeyi öneriyordu haber bültenleri.
Oysa Ankara'da hiç sevişmedim ben.
Disiplin kurulunda tartışılan aşkım olmadı benim..
Sınıfça gidilen pikniklerde kıçımıza batan platonik dikenleri saymazsak..
Ankara'ya usul usul kurşun yağıyordu..
Ve belli bir saatten sonra sokağa çıkmamayı öneriyordu haber bültenleri.
Oysa hiç kurşun yaram olmadı benim
Ve hiç bir mahkeme tutanağında geçmedi adım
Çatışmaların ortasında sevimli bir çocuk yüzüydüm sadece
Sana şiirler biriktiriyordum fen bilgisi defterimde, ama sen yoktun
Ben, senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum, suni teneffüs saatlerinde
Okul servisi seni hep zamansız, amansızca bir lojman griliğine götürüyordu
Ben, senin benimle Tunalı Hilmi Caddesi'ne gelebilme ihtimalini seviyordum.

Ben, senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum.

Yaz sıcağı toprağa çekiyor da tenimin çatlamaya hazır gevrekliğini
Sonra otobüs oluyordum, kırık yarık yolların çare bilmez sürgünü
Ne yana baksam dağ ve deniz sanıyordum
Muş ovasının yalancı maviliğini
Otobüs oluyordum bir süre
Yanımızdan geçen kara trenlerle yarışıyordum, yanağım otobüs camının garantisinde
Otobüs oluyordum
Bir ülkeden bir iç ülkeye
Çocukluğuma yaklaştıkça büyüyordum.
Zap suyunun sesini başına koyuyordum şarkılarımın listesinin
Korkuyordum
Sonra iniyordum otobüsten
Çarşıdan bizim eve giden, ömrümün en uzun,
ömrümün en kısa, ömrümün en çocuk,
ömrümün en ihtiyar yolunu koşuyordum.
Çünkü sonunda annem oluyordum, babam kokuyordum sonunda..
Soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim çocuk olmaktan
Ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam
Ben seninle bir gün Van'daki bir kahvaltı salonunda
Ben seninle sadece bilmek zorunda kalanların bildiği
bir yol üstü lokantasında
Ben seninle, Ağrı dağına mistik ve demli bir çay kıvamında bakan
Doğubeyazıt'ın herhangi bir toprak damında
Ben seninle herhangi bir insan elinin
terli coğrafyasında olma ihtimalini sevdim

Ben senin, beni sevebilme ihtimalini sevdim..

(YILMAZ ERDOĞAN)
ahmed - avatarı
ahmed
Ziyaretçi
1 Ağustos 2010       Mesaj #116
ahmed - avatarı
Ziyaretçi
Öyle bir hayat yaşıyorum ki..

Öyle bir hayat yaşıyorum ki cenneti de gördüm
cehennemi de.
Öyle bir aşk yaşadım ki tutkuyu da gördüm, pes etmeyi
de.
Bazıları seyrederken hayatı en önden, kendime bir
sahne buldum oynadım.
Öyle bir rol vermişler ki okudum okudum anlamadım.
Kendi kendime konuştum bazen evimde, hem kızdım hem
güldüm halime.
Sonra dedim ki söz ver kendine
Denizleri seviyorsan dalgaları da seveceksin,
Sevilmek istiyorsan önce sevmeyi bileceksin.
Uçmayı seviyorsan düşmeyi de bileceksin. Korkarak
yaşıyorsan yalnızca hayatı seyredersin.
Öyle bir hayat yaşadım ki son yolculukları erken
tanıdım.
Öyle çok değerliymiş ki zaman hep acele etmem bundan
anladım!!!

alıntı.
Elçin - avatarı
Elçin
Ziyaretçi
2 Ağustos 2010       Mesaj #117
Elçin - avatarı
Ziyaretçi

MUTLU AŞK YOKTUR

İnsan her şeyi elinde tutamaz hiç bir zaman
Ne gücünü ne güçsüzlüğünü ne de yüreğini
Ve açtım derken kollarını bir haç olur gölgesi
Ve sarıldım derken mutluluğuna parçalar o şeyi
Hayatı garip ve acı dolu bir ayrılıktır her an
Mutlu aşk yoktur

Hayatı bu, silahsız askerlere benzer
Bir başka kader için giyinip kuşanan
Ne yarar var onlara sabah erken kalkmaktan
Onlar ki akşamları aylak kararsız insan
Söyle bunları hayatım ve bunca gözyaşı yeter
Mutlu aşk yoktur

Güzel aşkım tatlı aşkım kanayan yaram benim
İçimde taşırım seni yaralı bir kuş gibi
Ve onlar bilmeden izler geçiyorken bizleri
Ardımdan tekrarlayıp ördüğüm sözcükleri
Ve hemen can verdiler iri gözlerin için
Mutlu aşk yoktur

Vakit çok geç artık hayatı öğrenmeye
Yüreklerimiz birlikte ağlasın sabaha dek
En küçük şarkı için nice mutsuzluk gerek
Bir ürperişi nice pişmanlıkla ödemek
Nice hıçkırık gerek bir gitar ezgisine
Mutlu aşk yoktur

Bir tek aşk yoktur acıya garketmesin
Bir tek aşk yoktur kalpte açmasın yara
Bir tek aşk yoktur iz bırakmasın insanda
Ve senden daha fazla değil vatan aşkı da
Bir tek aşk yok yaşayan

ARAGON ŞİİRLERİ
RivaN - avatarı
RivaN
Ziyaretçi
2 Ağustos 2010       Mesaj #118
RivaN - avatarı
Ziyaretçi
Bir’den fazla aşklar tam senin kalemindi.
Senin şartlarına göre
Yüreğinde çok aşk’lılık günah değildi !(rivan)
arwen - avatarı
arwen
Ziyaretçi
3 Ağustos 2010       Mesaj #119
arwen - avatarı
Ziyaretçi
Değmezmiş Hiç Sana...
Sanma ki kapında yalvaracağım;
Kıymet bilenlere verilir değer.
İstesen olurdun benim baş tacım;
Değmezmiş hiç sana,değmezmiş meğer...

Bir heves olarak kalacan bende;
Vefasız kim imiş gördüm sayende.
Gün gelir anlarsın gerçeği sen de;
Değmezmiş hiç sana, değmezmiş meğer...

Hayatın baharı,yazı var ama;
Yazdan sonra gelen hazan,unutma...
Kendini yüksekte tutup avutma;
Değmezmiş hiç sana,değmezmiş meğer...

01.08.2010
Erman Ulusoy
RivaN - avatarı
RivaN
Ziyaretçi
5 Ağustos 2010       Mesaj #120
RivaN - avatarı
Ziyaretçi
Şiirlerime dokunamıyorum artık
Oysa ki mısralarımdı BENİ ayakta tutan
Canım yandığında ya da özlediğimde SENİ
yüreğimdeki dizelere tutunurdum…

ELLerim

kör bakmalı bundan böyle kalemime
Kağıtlarım sağır ve dilsiz kalmalı…
Yüreğimde can bulan yangındır
toz duman olmuş devasız bir yaradır !!!
Hızlı Cevap
Mesaj:

Benzer Konular

2 Aralık 2006 / Misafir Genel Mesajlar
18 Ocak 2010 / virtuecat Genel Mesajlar
26 Haziran 2011 / ThinkerBeLL Coğrafya
9 Eylül 2012 / ThinkerBeLL Coğrafya
27 Kasım 2012 / Valeria Coğrafya
Etiketler: Şiir Nehri -3-